İngiliz istihbaratı: Ukrayna güneyde kazanımlar elde etmeye devam ederken Rusya batıya doğru ilerlemeyi hedefliyor

Kiev, Batılı ortakların askeri destek sağlama konusundaki isteksizliği nedeniyle Moskova'nın kendisini güçlendirmek için yeterli zamanı olduğunu söyledi

Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)
Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)
TT

İngiliz istihbaratı: Ukrayna güneyde kazanımlar elde etmeye devam ederken Rusya batıya doğru ilerlemeyi hedefliyor

Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)
Rusya Harkov'a bağlı Podli köyünü bombaladı. (AFP)

Birçok gözlemcinin tahminlerine göre, Ukrayna savaşının iki tarafı, kış sezonuna girmeden önce sahada bazı kazanımlar elde etmeye çalışıyor ve bu durum her ikisinin de lehine olmayacak. İngiliz istihbarat raporları, Rusya'nın önümüzdeki iki ay içinde Kupyansk-Lyman eksenine yönelik saldırılarını artırarak batıya doğru ilerlemeyi ve Luhansk Oblastı çevresinde tampon bölge oluşturmayı hedeflediğini kaydetti. Ukraynalılar ise tereddütlü karşı saldırılarıyla, Kırım'a giden kara koridorunu kontrol altına almak için güneye doğru ilerlemeye çalışacaklar.

İngiltere Savunma Bakanlığı, dün (Cumartesi) X’te (eski adıyla Twitter) yayınlanan bir bildiride, “Ukrayna güneyde kazanımlar elde etmeye devam ederken, Rusya'nın Kupyansk-Lyman eksenine saldırarak kontrolü yeniden ele almaya çalışacağını” belirtti. Açıklamada, Ukrayna'nın karşı saldırısının Rus güçlerini Bakhmut ve güney Ukrayna'da baskı altına aldığı belirtildi. Buna rağmen Rus Batı Kuvvetler Grubu, kuzeydoğuda küçük çaplı saldırılara devam ederek sınırlı yerel ilerleme kaydetti.

xscdf
Ukrayna güçlerinin Rusya'dan geri aldıklarını söyledikleri Robotyn köyü (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Mihaylo Podolyak, Cuma günü yaptığı açıklamada ordunun güneye doğru ilerlediğini söyledi. Podolyak, X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Rus savunma hatları çatlamaya başladı. Güneye doğru ilerleyen Ukrayna ordusu, bir miktar başarı elde ediyor ve Kırım'a giden kara koridorunun kontrolünde yeni bir adıma yaklaşıyor. Demiryolları da dahil olmak üzere Rusya'nın tüm tedarik hatları tehlikede ve bu tek bir anlama geliyor: Rus ordusu stratejik konumlarını kaybetmek üzere.”

İngiltere Savunma Bakanlığı’nın raporunda “Ukrayna'nın karşı saldırısı Rus kuvvetlerini Bahmut ve güney Ukrayna'da baskı altına aldı. Buna rağmen Rus Batı Kuvvetler Grubu, Kupyansk-Lyman bölgesinde kuzeydoğuya doğru küçük çaplı saldırılara devam ederek sınırlı yerel ilerleme kaydetti” ifadeleri yer aldı. Raporda, Rusya'nın kuzeydoğudaki ‘operasyonel saldırıya’ geri dönerek inisiyatifi yeniden kazanmaya çalışabileceğini ifade eden Bakanlık, “Rusya'nın, Oskil Nehri'nin batı yakasına doğru ilerlemek ve Luhansk Oblastı çevresinde bir tampon bölge oluşturmak amacıyla düşmanca çabalarını yoğunlaştıracağına dair gerçekçi bir olasılık var” diye ekledi. Ukrayna, geçtiğimiz yıl Harkov bölgesinde Rus işgali altında bulunan Kupyansk’ı kurtarmıştı.

Ukrayna haziran ayında bir karşı saldırı başlatsa da Rusya'nın mayın tarlalarıyla desteklenen son derece hazırlıklı savunma hatları, Ukrayna kuvvetlerinin güneydeki Azak Denizi'ne doğru ilerleyişini yavaşlattı. Ukrayna güçleri çarşamba günü, ön cephedeki Orikhiv kasabasının yaklaşık 10 km güneyinde, Zaporijya bölgesindeki Robotyn köyünde ülke bayrağını göndere çektiklerini söyledi.

Ukraynalı bir komutan, Ukrayna kuvvetlerinin ülkenin güneyinde Rusya'nın en zorlu savunma hatlarını aştığını ve artık daha hızlı ilerleyebileceğini söyledi. Reuters'in aktardığına göre Robotyn’de bazı kuvvetlerin başında bulunan ve komuta ettiği tabura da verilen ‘Skala’ takma adını kullanan komutan, “Burada durmayacağız. Bundan sonra Berdyansk ve daha fazlası var. Hedefimizin Robotyn olmadığını, Azak Denizi olduğunu daha önce de askerlerime açıkça ifade etmiştim” ifadelerini kullandı.

Robotyn, Azak Denizi kıyısındaki Berdyansk limanına yaklaşık 100 km, stratejik Melitopol şehrine ise 85 km uzaklıktadır. Rus kuvvetleri işgalin başlangıcından bu yana her iki bölgeyi de işgal altında tutuyor. Moskova, Ukrayna'nın Robotyn’e geçtiğini doğrulamadı. ABD'li bir yetkili geçen hafta, Ukrayna kuvvetlerinin güneydeki Rus kuvvetlerini bölmeyi amaçlayan karşı saldırının bir parçası olarak Melitopol'e ulaşıp yeniden ele geçirme ihtimalinin düşük göründüğünü söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, geçen hafta ülkesinin stratejisini savundu. Ukrayna kuvvetlerinin çok yavaş ilerlediği yönündeki iddiaları reddetti ve Kiev'in Rusya tarafından kontrol edilen tüm Ukrayna topraklarını geri alacağına olan inancını bir kez daha dile getirdi.

Komutan Skala, “Mayınlı ana yollardan geçtik. İlerleyebileceğimiz en uç noktalara ulaştık. Bundan sonra daha hızlı ilerleyeceğimize eminim” dedi. Ukrayna kuvvetlerinin artık yalnızca Rus lojistik gruplarının bulunduğu bölgelere girdiğini ve buradaki Rus savunmasını delmenin zor olacağını beklemediğini açıkça ifade eden Skala “Bütün topraklarımızı özgürleştirmek için hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ukrayna'nın Harkov Valisi Oleg Sinegubov, ülkenin doğusundaki Kupyansk şehrinin Podli köyüne düzenlenen bombalı saldırıda en az iki sivilin öldüğünü söyledi. Sinegubov, dün (cumartesi) Telegram hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “Düşman, öğleden sonra sivillerin bulunduğu bir kafeyi vurdu” dedi.

Rusya, dün gece Moskova'ya yeni bir insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Bu saldırı, başkente hizmet veren üç ana havaalanının yanı sıra Ukrayna sınırındaki güney bölgedeki bir başka havaalanının da geçici olarak kapatılmasına yol açtı. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, hava savunma sistemlerinin Moskova’nın İstra ilçesinde bir İHA’yı düşürdüğünü söyledi. İstra, Kremlin'in yaklaşık 50 kilometre batısında yer alıyor. Rus haber ajansı TASS, Moskova'nın Şeremetyevo, Domodedovo ve Vnukovo havalimanlarındaki uçuşların iki saat süreyle askıya alındığını bildirdi.

Ukrayna sınırındaki Belgorod Bölgesi Valisi Vyaçeslav Gladkov, hava savunma güçlerinin Kupino köyü yakınlarında bir İHA’yı herhangi bir hasar veya insan kaybına yol açmadan düşürdüğünü, ancak Ukrayna'nın Urazovo adlı başka bir köye düzenlediği bombalı saldırıda 4 kişinin yaralandığını söyledi. Gladkov, binalardaki hasarı gösteren fotoğraflar yayınladı. Bu haberler hakkında henüz yorum yapmayan Ukrayna, 18 aydan uzun bir süre önce işgal ettiği Rusya'daki saldırıların sorumluluğunu nadiren üstleniyor. Rusya'nın güney sınırları boyunca bombalamalar ve İHA saldırıları son aylarda sık sık yaşandı, ancak İHA’ların Moskova'yı vurması yeni bir gelişme olarak öne çıkıyor.

csd
Rus kuvvetleri mensupları, Moskova'da insansız hava aracı saldırısının gerçekleştiği yerin yakınında duruyor. (AFP)

Ukrayna'nın Almanya Büyükelçisi Oleksiy Makeev, Ukrayna'nın mevcut karşı saldırısının zorluklarının nedenlerinden birini Batılı ortakların ülkesine destek sağlama konusundaki isteksizliğine bağladı. Cumartesi günü Alman radyosu Deutschlandfunk'a konuşan Makeev, “Rusya'nın kendisini güçlendirmek için yeterli zamanı vardı. Zira Ukrayna saldırı tugaylarını hazırlamak ve donatmak uzun zaman aldı” ifadelerini kullandı. Zırhlı personel taşıyıcıların ve uçaksavar sistemlerinin Ukrayna'ya teslimi konusunda Almanya'da yaşanan tartışmalara atıfta bulunan Makeev, “bu tugayların artık Batı silahları ve mühimmatıyla dolu olduğunu” sözlerine ekledi.

Makeev, Ukrayna'nın kendi toprakları üzerinde hava egemenliğinin bulunmadığını belirterek, bu nedenle F-16 savaş uçağı teslimatının çok önemli olduğunu ifade etti. Danimarka, Hollanda ve Norveç, F-16'ları Kiev'e teslim etme sözü verdi. Alman Taurus seyir füzeleriyle ilgili olarak Makeev, Alman hükümetiyle “son derece pratik ve anlamlı görüşmelerde” bulunduklarını söyledi.

zaxsd
Cumartesi günü geçici olarak kapatılan havalimanlarından biri olan Rusya'nın Moskova kentindeki Vnukovo Uluslararası Havalimanı'na inen bir uçağın arşiv fotoğrafı. (Reuters)

Makeev, Rusya ile olası barış görüşmelerine ilişkin bir soruya ise “Burada mesele soykırımla ilgili. Rusya ve ne yazık ki Rus halkı da Ukrayna'yı hiç istemiyor. Bu bağlamda uzlaşma isteğiyle görüşmelere girmiyoruz” diyerek bunun Ukrayna'nın bekası için son derece gerekli olduğunu vurguladı. Makeev, “Birçok ortak artık bunu anladı ve Rusya ile müzakerelere başlamamız için bize herhangi bir baskı yapmıyorlar” diye ekledi.

Ukrayna uzun süredir Taurus seyir füzelerini Almanya'dan talep ediyordu. Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise bu taleple ilgili çekincelerini dile getirdi. Zira bu füzelerin Rusya topraklarına ulaşmasından korkuluyor.

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov, Almanya'nın ülkesine Taurus seyir füzeleri sağlayacağından emin olduğunu ifade etti. Reznikov, Springer şirketine bağlı bir medya kuruluşunda yayınlanan röportajında, “Gerçekten iyimserim ve gelecekte Almanya'dan Taurus füzeleri alacağımızı görüyorum” dedi. Bakan, seyir füzelerini ne zaman almayı beklediğini belirtmedi, ancak “Bunun bir yıl süreceğini sanmıyorum” dedi.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Bloomberg’e verdiği röportajda Ukrayna'nın Rus kuvvetlerine karşı başlattığı saldırının ilerleyişi hakkında sorulan bir soruya yanıt olarak “G7’nin Ukrayna'daki savaşın uzayabileceğini anladığını, ancak bu savaş ne kadar sürerse sürsün Ukrayna’ya destek vermeye hazır olduklarını” belirtti. Kanada'nın balistik füze savunması konusunda ABD'ye katılmayı yeniden düşünüp düşünmemesi gerektiği konusunda tartışmaların sürdüğünü söyleyen Trudeau, ancak sesten beş kat daha hızlı hareket edebilen yeni nesil hipersonik silahlar göz önüne alındığında, kıtalararası balistik füzelerin artık tek zorluk olmadığını belirtti.



Lara Trump açıkladı: Başkan, dünya dışı yaşamın keşfini duyurmak için bir konuşma hazırladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın gelini Lara Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump’ın gelini Lara Trump (Reuters)
TT

Lara Trump açıkladı: Başkan, dünya dışı yaşamın keşfini duyurmak için bir konuşma hazırladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın gelini Lara Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump’ın gelini Lara Trump (Reuters)

Lara Trump, ABD Başkanı Donald Trump’ın, uzaylıların keşfi ilan edilirse okumak üzere önceden hazırlanmış bir konuşması olduğunu açıkladı.

43 yaşındaki Lara Trump, bu açıklamayı dün yayımlanan Pod Force One adlı podcast bölümünde yaptı. Söz konusu açıklama, eski Başkan Barack Obama’nın geçen hafta sonu yapılan röportajında uzaylıların varlığına dair yaptığı açıklamalara atıfla geldi.

Podcast sırasında sunucu Miranda Devine, Lara’ya “Eski Başkan Obama yakın zamanda bir podcastte uzaylılara inandığını ve başkanlığı sırasında bir şeyler gördüğünü ima etti. Başkanla UFO konusunu konuştunuz mu? Sizce bu konuda bir açıklama yapacak mı?” diye sordu.

Lara Trump yanıtında, “Komik olan şu ki, eşim Eric ile birlikte babasına bunu sorduk ve ‘Sen ne biliyorsun?’ dedik” ifadesini kullandı. Başkan’ın, kendisine ve Eric’e dünya dışı yaşam olasılığı sorulduğunda ‘bir şeyler saklıyormuş gibi davrandığını’ belirtti.

Lara sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben ve Eric dedik ki, Tanrım, her şeyi bize anlatmak bile istemiyor, belki bunun ötesinde bir şey var. Farklı kaynaklardan duydum ki, babam bunu bizzat söylemiş: Bir konuşması var ve doğru zamanda bunu açıklayacak… Ne zaman olacağını bilmiyorum… Belki de bu, dünya dışı yaşamla ilgili bir konudur.”

Bu açıklamalar, eski Başkan Barack Obama’nın hafta sonu katıldığı bir podcastte yaptığı yorumların ardından geldi. Obama, uzaylılarla ilgili soruya, “Varlar, ama ben görmedim ve bir yerde tutulduklarını sanmıyorum. Herhangi bir yer altı tesisi yok, tabii ki ABD Başkanı’ndan saklanan devasa bir kompleks yoksa” yanıtını vermişti.

Obama’nın sözleri internet ortamında geniş yankı uyandırdı ve bunun üzerine Instagram hesabından bir açıklama yaptı. Açıklamasında, “Hızlı tur formatına uymaya çalışıyordum, ama konu büyük ilgi görünce açıklama yapayım. İstatistiksel olarak ev çok geniş, bu da yaşam olasılığını artırıyor” dedi.

Eski başkan ayrıca, “Yıldız sistemleri arasındaki mesafeler çok büyük, bu nedenle uzaylıların bizi ziyaret etme olasılığı düşük. Başkanlığım sırasında uzaylılarla iletişim olduğuna dair herhangi bir kanıt görmedim” ifadelerini kullandı.

Yıllardır, özellikle Nevada eyaletinin güneyinde gizemli Area 51 üssüyle ilgili olarak, uzaylılar ve UFO varlığı üzerine spekülasyonlar devam ediyor. Geçen yıl yayımlanan bir belgesel, Trump’ın yakın zamanda başka yaşam formlarını tanıyabileceğine işaret etmişti.

Tüm bu iddia ve spekülasyonlara rağmen Donald Trump, görevine geri dönmesinin ardından uzaylıların varlığı konusunda henüz kesin bir açıklama yapmış değil.


Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün (Perşembe) kendi çağrısıyla oluşturulan Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek. Toplantıya 45’ten fazla ülkeden temsilcinin katılması beklenirken, Gazze’nin geleceğine ilişkin çözümsüz başlıkların gündeme damga vurması bekleniyor.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması, yeniden imar fonunun büyüklüğü ve savaş nedeniyle ağır yıkıma uğrayan Gazze halkına insani yardım akışının sağlanması gibi konuların, Konsey’in önümüzdeki haftalar ve aylardaki etkinliğinin sınanacağı temel dosyalar olması bekleniyor.

Trump’ın Washington’da kısa süre önce adını verdiği “Donald J. Trump Barış Enstitüsü” binasında katılımcılara hitap etmesi ve katılımcı ülkelerin yeniden imar fonu için 5 milyar dolar topladığını açıklaması planlanıyor. Söz konusu tutarın, ilerleyen dönemde milyarlarca dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyulması beklenen fon için ilk katkı niteliğinde olacağı belirtiliyor.

Trump’ın çağrısıyla kurulan Barış Konseyi geniş tartışmalara yol açtı. Konsey’de İsrail yer alırken Filistinli temsilcilerin bulunmaması dikkat çekiyor. Trump’ın Konsey’in ilerleyen aşamada Gazze’nin ötesindeki küresel meydan okumaları da ele alabileceğini önermesi, bunun Birleşmiş Milletler’in küresel diplomasi ve ihtilaf çözümündeki merkezi rolünü zayıflatabileceği yönündeki kaygıları artırdı.

Üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın ayrıca bazı ülkelerin Gazze’de barışın korunmasına yardımcı olmak amacıyla kurulacak uluslararası bir istikrar gücüne binlerce asker göndermeyi planladığını açıklayacağını bildirdi.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması ve böylece barış gücü birliklerinin göreve başlayabilmesi konusu ise temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Hamas, İsrail’in olası misilleme adımlarına ilişkin endişeler nedeniyle silah bırakmaya yanaşmıyor. Silahsızlandırma, Trump’ın iki yıl süren Gazze savaşının ardından Ekim ayında başlayan kırılgan ateşkese zemin hazırlayan planının maddeleri arasında yer alıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, “Silahsızlanmaya ilişkin zorlukların tamamen farkındayız, ancak arabuluculardan gelen mesajlar bizi cesaretlendiriyor” dedi.

Güvenlik Konseyi üyelerinin çoğu yok

ABD’li yetkililer, etkinliğe 47 ülkeden heyetlerin ve Avrupa Birliği’nin katılımının beklendiğini belirtti. Listede İsrail’in yanı sıra Arnavutluk’tan Vietnam’a kadar geniş bir ülke yelpazesi yer alıyor.

Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan Fransa, Birleşik Krallık, Rusya ve Çin listede bulunmuyor.

Etkinlikte Trump’ın yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair’in konuşma yapması bekleniyor. Konsey’de önemli bir rol üstlenmesi öngörülen Blair’in yanı sıra, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ve Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov’un da etkinlikte yer alacağı ifade ediliyor.

İsmini açıklamak istemeyen bir Konsey üyesi, Gazze planının ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Yetkili, diğer alanlarda ilerleme sağlanabilmesi için Gazze’de güvenliğin tesis edilmesinin temel şart olduğunu, ancak polis güçlerinin henüz yeterince hazır ve eğitimli olmadığını kaydetti.

Açıklamaya göre henüz karara bağlanmamış temel soru, Hamas’la görüşmeleri kimin yürüteceği. Konsey temsilcilerinin, örgüt üzerinde nüfuz sahibi aktörler — özellikle Katar ve Türkiye — aracılığıyla süreci ilerletebileceği değerlendiriliyor. Ancak İsrail’in bu iki ülkeye mesafeli yaklaşımı sürecin önündeki başlıca engellerden biri olarak görülüyor.

İnsani yardımın ulaştırılması da çözüm bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. Yetkili, mevcut durumu “katastrofik” olarak nitelendirirken, yardım akışının süratle genişletilmesi çağrısında bulundu. Buna karşın, dağıtımın sahada hangi yapı tarafından koordine edileceğinin netleşmediğini belirtti.


İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
TT

İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, İsrailli yetkililerin, Tahran'ın Cenevre'de yapılan son müzakerelerde ABD'nin taleplerini karşılamaması üzerine, ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘yakında’ İran'a karşı büyük çaplı bir askeri saldırı başlatabileceğini öngördüklerini aktardı. Gazeteye göre Trump yönetiminin yetkilileri, İranlıların zaman kazanmaya ve ABD'yi yanıltmaya çalıştığını düşünüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başkanlığında kısa bir süre önce gerçekleşen istişarelerde, İran'ın İsrail ordusu olası bir ABD saldırısına katılmasa bile İsrail'e füze saldırısı düzenleyebileceği yönünde bir değerlendirme yapıldı. Buna göre acil durum hizmetleri ve sivil savunmadan sorumlu askeri kurum olan İç Cephe Komutanlığı'ndan savaşa hazırlık yapması istendi. Çeşitli güvenlik kurumları da en yüksek savunma hazırlık seviyesine geçtiklerini açıklarken, güvenlik kurumları da yüksek alarm durumuna geçti.

Ne zaman olacağı bilinmiyor

ABD, Trump'ın ‘güzel filo’ olarak nitelendirdiği, İran ile kısa süreli bir çatışma yerine uzun süreli bir savaş yürütebilecek güçleri bölgeye çoktan konuşlandırdı. Ancak İsrailli yetkililer, ABD'nin saldırısının kesin zamanlamasının bilinmediğini ve nihai olarak Trump'ın kararına bağlı olduğunu belirtiyor. Karar verildikten sonra bile planlar değişebilir. İsrail'de karar anının yaklaştığı ve zamanın daraldığı yönünde bir izlenim hakim. Yetkililer birkaç gün önce iki haftalık bir süreden, ondan önce de yaklaşık bir aydan bahsetmişlerdi, ancak şimdi birkaç gün içinde harekete geçilebileceğine dair işaretler var.

Öte yandan saldırıyı geciktirebilecek birkaç faktör de söz konusu. Gazze Barış Kurulu, perşembe günü Washington'da toplanacak ve İtalya'daki Kış Olimpiyatları 22 Şubat'ta sona erecek. Trump'ın bu faktörlere ne kadar ağırlık vereceği belirsiz.

Her ne kadar kesin bir tarih belirlenmemiş olsa da ABD'nin İran ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığına dair işaretler giderek artıyor. Geçtiğimiz yıl haziran ayında yaşanan 12 günlük savaştan bu yana yüksek seviyede olan gerginlik, İran rejiminin son zamanlarda protestoculara yönelik sert müdahalelerinin ardından daha da tırmandı. ABD'li yetkililer, büyük çaplı bir operasyonun hızlı bir saldırı olmayacağını, aksine haftalarca sürebilecek bir kampanya olacağını tahmin ediyorlar. Bu da Ortadoğu'daki askeri yığınağı açıklıyor.

Herhangi bir saldırının olası hedeflerinden biri İran'da rejim değişikliği olacak. Ancak ABD yetkilileri, bu hedefin tek bir saldırıyla değil, haftalarca sürecek bir dizi saldırıyla gerçekleştirilebileceğini kabul ediyor.

Bu da İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'in yanı sıra, bazıları toplu katliamlardan sorumlu tutulan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kurumlarını da hedef alabilir. Washington ayrıca İranlıların sokaklara dökülmesini istiyor, ancak bunun için rejim muhaliflerini ABD'nin onları desteklemeye hazır olduğuna ikna etmek gerekiyor.

CNN'in haberine göre iki İsrailli yetkili, önümüzdeki günlerde ABD ve İsrail'in İran'a ortak bir saldırı düzenleyeceğine dair ‘artan işaretler’ üzerine İsrail'in askeri alarm ve hazırlık seviyesini yükselttiğini söyledi.

Haberin kaynaklarından biri olan bir askeri yetkiliye göre İsrail operasyonel ve savunma planlamasını hızlandırdı. Bir kaynak, Trump tarafından onaylanması halinde beklenen saldırının önceki 12 gün süren savaşın ötesine geçeceğini ve ABD ile İsrail arasında koordineli saldırılar içereceğini ekledi.

Diğer taraftan bugün yapılması planlanan İsrail Savaş Kabinesi toplantısı pazar gününe ertelendi. Bu ertelemenin nedeni, ABD ve İsrail'in herhangi bir karar vermeden önce İran'ın yanlış bir hesap yapıp önleyici bir saldırı düzenlemesini önlemek olabilir.

Hizbullah ve Husiler hesapların merkezinde

Son iki gün içinde, Ortadoğu'ya doğru takviye savaş uçakları, yakıt ikmal uçakları, keşif ve istihbarat uçakları ile komuta ve kontrol uçaklarının yola çıktığı görüldü. Bu hareketlilik, bölgede uzun zamandır görülmemiş büyüklükte bir ABD askeri gücü oluşturuyor. Bu devasa bir savaş makinesi ve bölgede sadece ‘pozisyon almak’ için konuşlandırılmış olması pek olası değil. Amaç sadece müzakerelerde baskı uygulamaksa, bu olağanüstü bir baskı olur, çünkü ABD İran'a çok daha az güçle saldırabilir.

Bu büyük ölçekli tehdit ve caydırıcı etkisinin, İran'ı son dakikada ABD'nin taleplerini kabul etmeye zorlayabileceği ihtimali göz ardı edilemez. Trump daha önce tehditlerinin boş olmadığını göstermişti ve müzakereler sırasında Washington’ın Tahran'a ilettiği mesaj açıktı: “Sabrımı sınama!”

Ancak, en azından kamuoyu önünde İran bu tür sonuçlara varmış gibi görünmüyor. Hatta Hamaney, Amerikan uçak gemilerini vurmakla tehdit etti. İsrail'de bu durum, iktidar sahibine pahalıya mal olabilecek aşırı bir kibir olarak görülüyor.

Çoğu gösterge, İsrail'in bu tür bir saldırıya katılacağını ve kenara çekilmesinin istenmeyeceğini işaret ediyor. ABD’li yetkililerin İsrail'in yeteneklerine, özellikle de İsrail ordusunun uzmanlığına ihtiyaç duyduğu söyleniyor. İsrail'in başlıca hedefi, İran'ın balistik füze sistemini yok etmek ya da ona ciddi şekilde hasar vermek olacak. Aynı zamanda, İsrail ordusundan iki cephede daha mücadele etmesi istenebilir. Bunlar Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husiler.

Husilerin hemen savaşa katılıp İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) ile saldıracağı tahmin ediliyor. Ayrıca, daha önce 12 gün süren savaşta olduğu gibi Hizbullah'ın bu kez tarafsız kalmayıp savaşa katılma ihtimali de var. Bu durumda İsrail, bunu hesaplaşmak için bir fırsat olarak görebilir.