Ruslar, Ermenistan’da yeni bir hayat arıyor

110 bin Rusya vatandaşı Erivan’a taşınırken 6 bin 500’den fazla yeni şirket kuruldu.

Moskova’daki Kültürel Miras alanında, Ulusal Ekonomi Başarıları sergisindeki Ermenistan Cumhuriyeti pavyonu (Shutterstock)
Moskova’daki Kültürel Miras alanında, Ulusal Ekonomi Başarıları sergisindeki Ermenistan Cumhuriyeti pavyonu (Shutterstock)
TT

Ruslar, Ermenistan’da yeni bir hayat arıyor

Moskova’daki Kültürel Miras alanında, Ulusal Ekonomi Başarıları sergisindeki Ermenistan Cumhuriyeti pavyonu (Shutterstock)
Moskova’daki Kültürel Miras alanında, Ulusal Ekonomi Başarıları sergisindeki Ermenistan Cumhuriyeti pavyonu (Shutterstock)

Nazareth Seferian

Ermenistan’ın başkenti Erivan’ın merkezinde, 2022 yazında bir ev yeniden tasarlandı. Kısa bir süre sonra da gururla yeni bir tabela asılıp bayrak göndere çekildi. Burası artık ‘Estetik Zevkler Elçiliği’ adlı yeni bir kurumdu. Çok geçmeden taksi şoförleri burayı ‘Rusların kafesi’ olarak adlandırdı. Bu, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin, eski Sovyetler Birliği’ne bağlı bazı ülkeler üzerindeki etkisine bir örnektir. Nitekim Rus göçmenler, başka bir ülkeye sadece yaşamak için taşınmayıp, aynı zamanda işlerini de oraya taşıdılar ya da yeni şirketler kurdular.

‘Elçilik’ binasının açılmasından kısa bir süre sonra kurucu ortak Misha Raifisher, bir Ermeni medya kuruluşuyla yaptığı röportajda şöyle dedi:

Moskova’da ‘Estetik Zevkler’ adında bir sanat derneğimiz vardı. Her yıl farklı mekânlarda ‘Estetik Zevk Akşamları’ adıyla üst düzey etkinlikler düzenliyorduk. Ukrayna’daki savaş patlak verdikten sonra hem Ermenistan hem de Gürcistan’da yeni bir şey ortaya koymak için fırsat aramaya başladık. Ermenistan’da bir yer bulma konusunda şanslıydık.

Şarku’l Avsat’ın Al-Majalla’dan aktardığına göre Kurum, çeşitli fikirleri aynı binada bir araya getiriyor. Bir alan bar, başka bir alan kafe olarak kullanılıyor ve binanın geri kalanında da bu böyle devam ediyor.

Mekânın kreatif direktörü İlya Kusnirovich şu açıklamalarda bulundu:

Oldukça endişeli bir şekilde Rusya’dan ayrıldım. Üzgündüm. Ben savaş karşıtıyım… Çoğunlukla da uluslararası şirketlerle çalışıyorduk; sözleşmelerimiz feshedildi ya da donduruldu. Hem savaşa karşı olmam nedeniyle hem de maddi sebepler yüzünden kalmamız için hiçbir sebep olmadığını fark ettik.

Rus işlerinin sayısal ifadesi

Ermenistan Ekonomi Bakanı Vahan Kerobyan, rakamları şöyle özetledi:

2022 yılında Ermenistan’a 108 ila 110 bin Rusya vatandaşı taşındı. Çok daha fazlası da Ermenistan’ı yaşamak için yeni bir yer bulmadan önce bir ‘geçiş bölgesi’ olarak tercih etti. Ülkede Rusya vatandaşlarının kurduğu ya da ortak olduğu yaklaşık 2 bin 500 yeni şirket kayıtlı. Bunun yanı sıra bağımsız girişimci olarak kayıtlı 4 bin Rusya vatandaşı da mevcut. Başbakan Nikol Paşinyan da Ermenistan’ın 2022 yılındaki ekonomik performansına dair konuşmasında, “Bu taşınma dalgası, yüzde 7’lik asıl büyüme hedefimizi aşmamıza kısmen katkı sağladı ve Ermenistan’ın GSYİH’si yaklaşık yüzde 13 oranında arttı

aswqd
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2019’da Erivan’daki Yüksek Avrasya Ekonomik Konseyi toplantısında bir araya geldiler. (AFP)

Ermenistan’a taşınan Rusya vatandaşlarının birçoğu otel, restoran ve kafe sektöründe iş kurmuş olsalar da en büyük yeni yatırımları, bilgi teknolojileri sektörü çekti. Kerobyan, bu yaz Forbes dergisiyle yaptığı bir röportajda şunları söyledi:

“Ermenistan’da bilgi teknolojileri sektörü, bize komşu ülkelerle karşılaştırıldığında daha gelişmiş durumda. Ermenistan’a taşınan şirketler için yerel yeteneklerin mevcut olması önemli. Rusya’dan rakip şirketlerin girişine engel olmuyoruz. Aslında başka ülkelerden şirketlerin yerel şirketlerimize rakip olması daha iyi, bu yerel şirketleri ilerlemeye mecbur eder. Ayak uyduramayan ve yeterli hızla ilerleyemeyen şirketler, yok olur.”

2022 yılında Ermenistan’a 108 ila 110 bin Rusya vatandaşı taşındı. Ülkede Rusya vatandaşlarının kurduğu ya da ortak olduğu yaklaşık 2 bin 500 yeni şirket kayıtlı. Bunun yanı sıra bağımsız girişimci olarak kayıtlı 4 bin Rusya vatandaşı da mevcut.

Ermenistan, yeni bir hayat peşinde koşan Rusya vatandaşları için uygun bir adres olarak görülüyor. Nitekim Erivan’dan Rusya’nın çeşitli şehirlerine her gün onlarca uçuş yapılıyor ve Rusya vatandaşlarının bu ülkeye gelmek için pasaporta dahi ihtiyacı yok; yanlarında ulusal kimlik kartlarını bulundurmaları yeterli. Sonra birçok Ermeni Rusçayı biliyor ki bu da gündelik yaşamı kolaylaştırıyor. Rusya vatandaşları, daha anlayışlı ve daha az düşmanca muamele görüyor. Bu da Ermenistan’ı duygusal açıdan daha cazip bir yer haline getiriyor. Ermenistan, Ukrayna’daki savaş konusunda da daha farklı bir tutum sergiliyor. Nihayetinde Ermenistan’ın Rusya ile askerî bir ittifakı var. Ermenilerin yaşadığı ve çatışmalara sahne olan Dağlık Karabağ’da barışı korumak ve sınırlarını savunmak için de Rusya’ya bağımlı. Bununla birlikte Haziran 2023’te Başbakan Paşinyan’ın, “Ukrayna’daki savaş söz konusu olduğunda Rusya’nın müttefiki değiliz” ifadesinden hareketle hükümet, net bir duruş sergiledi.

Erivan iş kurmak için de cazip bir yer. Rusya Ekonomi Okulu Müdürü, Pompeu Fabra Üniversitesi’nde Katalan İleri Araştırmalar Enstitüsü ile Barselona Politik Ekonomi Enstitüsü’nde Profesör Robin Nikolubov, konuyu şu sözlerle değerlendirdi:

Bu taşınan şirketler, hükümetten tam destek bekleyebilir. Vergiler oldukça düşük, hatta ülkenin bazı yerlerinde yok bile. Ermenistan, Avrupa’nın herhangi bir yerine kıyasla Rusya ile rahatlatıcı ticari bağlantıları sürdürüyor.

xscdf
Erivan’daki Vernissage Pazarı’nda seramik kaplar ve hediyelik eşyalar satılıyor. (Getty Images)

Ama bu, Ermenistan’ın, Ruslara diğer hükümetlerin uyguladığı yaptırımları aşmaları için alan açtığı anlamına gelmiyor. Nitekim Temmuz 2023’te Ermenistan’daki 18 bankadan sekizi, daha önce Ermenistan ile Rusya arasındaki para transferi için hızlı ve uygun bir çözüm sunan Unistream ödeme sistemine dayalı işlemleri durdurduğunu ilan etti. Kararın arkasındaki sebep ise sistemi işleten bankanın ABD yaptırımlarına maruz kalması. Ermenistan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Armen Nurbekyan, ağustos ayında yaptığı açıklamada, sadece altı bankanın Unistream sistemini Rus rublesi ve Ermeni dramıyla işletmeye devam ettiğini belirtti.

Ermenistan’daki enflasyon oranı, 2022 yılında yüzde 8,6’ya ulaşırken, ortalama daire metrekare fiyatı da yüzde 14 arttı. Yeni göçmen seli ülke ekonomisi üzerinde bir baskı oluşturarak birçok ürünün ve hizmetin fiyatını yükseltti. Doların fiyatı ise Ağustos 2023’te, Şubat 2022’ye göre yüzde 19,5 oranında düştü.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başlamasının üzerinden 500 günden fazla zaman geçti ve belirsizlik halen devam ediyor. Ermenistan’da yaşayan pek çok Rusya vatandaşı, geleceğin ne getireceğinden habersiz. Bu yüzden bugüne ve Ermenistan’daki yeni yaşamlarının olumlu yönlerine odaklanıyorlar. Tam ismini açıklamak istemeyen ve büyük bir bilişim şirketi için Ermenistan’da uzaktan çalıştığını belirten Denis, şöyle dedi:

Burada durum harika. Hava sıcak, yemekler güzel, insanlar kibar. İlk başta tek bir engelle karşılaştık: Nereye gideceğimizi bilmiyorduk ve telefonlarımızda konumları anlamaya çalışıyorduk. İki vatandaş bize yardım etti. Bu, insani yönden Rusya’da uzun bir zamandır şahit olmadığım bir şey.

Bununla birlikte Denis’e göre Ermenistan’ın iyileştirmek için çalışması gereken bazı alanlar da var:

Buradaki bazı hizmetler ve teknolojik çözümler, halen Rusya’da 2007 yılındakine benzer seviyelerde. Örneğin banka uygulamaları, halen çok basit. Bir mühendis olarak bunların dikkatime takılmaması mümkün değil. Ekonomik açıdan bakıldığında Erivan’daki bazı fiyatların St. Petersburg ve hatta Moskova’daki fiyatlara denk olması beni çok şaşırttı.

df
VTB Bankası’nın Erivan’daki merkez binası. (Getty Images)

Ermenistan’daki enflasyon oranı, 2022 yılında yüzde 8,6’ya ulaşırken, ortalama daire metrekare fiyatı da yüzde 14 arttı. Nitekim yeni göçmen seli, ülke ekonomisi üzerinde bir baskı oluşturarak birçok ürünün ve hizmetin fiyatını yükseltti. Aynı zamanda Ermenistan’da serbest çalışanlara ve memurlara ödeme yapan Batı’daki bilişim şirketlerinden yabancı para akışının artması da döviz kurlarının düşmesine yol açtı. Bunun sonucunda doların fiyatı, Ağustos 2023’te, Şubat 2022’ye göre yüzde 19,5 oranında düşerken, euro da yüzde 23,2 oranında azaldı. Doğal olarak bu, Ermenistan’da uluslararası şirketler için uzaktan çalışan kişilerin satın alma gücünde büyük bir düşüş anlamına geliyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Temmuz 2023’te, 2023-2024 arası dönemde ulusal para birimi dram değerinde ılımlı bir düşüş yaşanacağını, ancak yine de Ukrayna’daki çatışmanın başlamasından önce olduğundan daha güçlü kalacağını öngördüğünü belirtti. Çekirdek enflasyon da bir düşüşe sahne olarak, Haziran 2023’te yıllık bazda yüzde 1,5’e ulaştı.  

Sonuç olarak Ermenistan’a taşınan pek çok Rus’un Ukrayna’daki savaş sona erdiğinde ne yapacağı belli değil. Bununla birlikte birçoğu, olumlu yönlere odaklanmayı tercih ediyor. Ermenistan’da yeni bir danışmanlık şirketinin kurucu ortağı Boris Fokin, durumu şöyle değerlendirdi:

“Burada etkileme ve yaptığınız işin sonuçlarını görme imkânı gerçekten harika. Mesele sadece şahsi gelirinizle değil, etrafınızda meydana gelen dönüşümü görmekle de alakalı. Aktif olup meselenize ilişkin durumu değiştirebilirsiniz. Bu, harika bir şey! Büyük bir ülkede yaşadığınızda etkiniz çok zayıf oluyor ve kendinizi aciz, karar alamaz bir durumda hissediyorsunuz. Burada ise bir karar alabilir ve bazen geniş ölçekte etki sahibi olabilirsiniz.”

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al-Majalla dergisinden çevrildi.



Amerikalı Hristiyanlar, Suriye ve Tucker Carlson'ın değişimi

 Suriye'nin eski Halep bölgesindeki yıkımın ortasında kilisenin bir bölüm, 10 Aralık 2016
Suriye'nin eski Halep bölgesindeki yıkımın ortasında kilisenin bir bölüm, 10 Aralık 2016
TT

Amerikalı Hristiyanlar, Suriye ve Tucker Carlson'ın değişimi

 Suriye'nin eski Halep bölgesindeki yıkımın ortasında kilisenin bir bölüm, 10 Aralık 2016
Suriye'nin eski Halep bölgesindeki yıkımın ortasında kilisenin bir bölüm, 10 Aralık 2016

Kemal Allam

Son zamanlarda ABD Başkanı Donald Trump ve “ABD'yi Yeniden Harika Yap” (MAGA) hareketinin yakın çevresinde İsrail'i çevreleyen yoğun tartışma hakkında çok şey söylendi ve yazıldı. Zira şu anda ABD, Trump yönetiminin İsrail'e verdiği sarsılmaz desteğe karşı eşi benzeri görülmemiş bir tepkiye sahne oluyor.

Bu tartışma genellikle olduğu gibi Bernie Sanders destekçileri veya radikal sol tarafından değil, ABD'nin güneyindeki muhafazakar Hristiyan çevrelerin kalbi tarafından yönetiliyor. Bu hareketin büyük bir kısmına, tartışmasız Trump'ın yakın çevresindeki en önemli ve etkili isim olan Tucker Carlson öncülük ediyor.

Suriye'deki savaşın ve özellikle Suriyeli Hristiyanların içinde bulunduğu kötü durumun, Tucker'ın Fox News'deki tavrını değiştirmesine neden olduğunu söylemek abartı olmaz. Buna ilave olarak, Arap Hristiyanları tekrar gündeme getirmek ve Amerikan medyasında seslerini duyurmak için uzun bir yolculuk başladı. Amerikalı Hristiyan gruplar da Suriye'yi yavaş yavaş Hristiyanlığın kalbi olarak görür hale geldiler.

Doğu Hristiyanlığının kalbi Suriye

Suriye, 19. yüzyıldaki Osmanlı dönemine kadar giden uzun bir süre boyunca, Amerikalı Hristiyanlar için her zaman özel bir yere sahip oldu. O zamanlar Suriye Antakyası olarak bilinen ve şimdi Türkiye’nin kontrolünde olan Hatay’a yapılan hac yolculuklarında, Amerikalı hacılar Antakya ve Tarsus'tan Şam'a, ardından güneye doğru ilerleyerek Kudüs'te hac yolculuklarını tamamlarlardı.

Suriyeli rahipler Aramice ve Süryanice öğretiyor ve burada çeşitli Amerikan kolejleri kuruluyordu. Ünlü Amerikan Beyrut Üniversitesi bile 1863 yılında öncelikle Suriye Protestan Koleji adıyla açılmıştı. “Suriye” kelimesi ilk Hristiyanlarla yakından ilişkilendirilmiş ve hatta ders kitaplarında Kudüs, Güney Suriye'nin bir parçası olarak kabul edilmişti. Bu, elbette Filistin'in ve özellikle Kudüs'ün Büyük Suriye'nin bir parçası olarak kabul edildiği klasik Arapçadaki “Biladüş-Şam” terimiyle de örtüşüyor. Buna göre Hristiyanlığın beşiği Antakya'dan Şam'a ve Kudüs'e kadar uzanıyordu.

Tucker, İsrail'e Hristiyan desteğinin önde gelen isimlerinden Ted Cruz'a meydan okumuş, milyonlarca kişi tarafından izlenen bir videoda onu küçük düşürerek, ABD'nin şimdi İsrail'de ne yaptığını ve Arap Hristiyanları neden görmezden geldiğini sormuştu

Suriye'deki savaşın, Irak'tan Filistin'e kadar Doğu Hristiyanlığına yönelik baskıyı tartışmasız bir şekilde ön plana çıkardığını söyleyebiliriz. Tıpkı 19. yüzyılda olduğu gibi, Amerikalılar bir kez daha Suriye'yi Doğu Hristiyanlığının kalbi olarak görmeye başladılar. Bu aynı zamanda Arap Hristiyanların önemine ilişkin algı ve anlatıda bir değişime yol açtı.

Suriye'deki savaş tüm Suriyelilerin hayatlarını derinden etkiledi. Ancak komşu Irak ve Lübnan'da olduğu gibi, Suriye'deki Hristiyanlar da inançları nedeniyle radikal grupların hedefi haline gelerek ağır bir yük taşıdılar. 2016 yılında, Suriye ve Ortadoğu'daki savaşta Hristiyanların öldürülmesi, Rus Ortodoks Kilisesi Patriği ile Papa Francis arasında 1000 yıl aradan sonra ilk görüşmenin gerçekleşmesine yol açtı.

ABD Başkanı Donald Trump (solda), Arizona'daki canlı yayın turu sırasında Amerikalı yorumcu Tucker Carlson’a canlı bir röportaj vereceği yere geliyor, 31 Ekim 2024 (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (solda), Arizona'daki canlı yayın turu sırasında Amerikalı yorumcu Tucker Carlson’a canlı röportaj vereceği yere geliyor, 31 Ekim 2024 (AFP)

Suriye, Carlson ve Amerikalıların dikkatini çekiyor

Bu yılın başlarında, muhafazakâr Amerikalı televizyon sunucusu Tucker Carlson, Washington'un İsrail'in Filistinli Hristiyanları öldürmesine ve onlara zulmetmesine verdiği desteği sorgulayarak, İsrail lobisini ve Hristiyan Siyonist ideolojinin savunucularını kızdırmıştı. Carlson, Beytüllahimli bir papaz olan Evanjelik Lüteriyen Kilisesi'nden Rahip Munther Isaac ile röportaj yaptı. Isaac, ABD'de kutsal topraklardaki Hristiyanlara yönelik muamele konusunda süregelen farkındalık eksikliğini gösteren bir kayıt sundu. O dönemde Fox News sunucusu olan Carlson, 2018'de ana akım Amerikan medyasında Suriyeli Hristiyanların geniş çapta öldürülmesiyle ilgili bir tartışma başlattı. Şarku'l Avsat'ın al Majalla'dan aktardığı analize göre ABD'nin Ortadoğu'daki Hristiyanları hedef alan örgütlere verdiği desteği sürekli sorguladı. Ardından Tucker, İsrail'e Hristiyan desteğinin önde gelen isimlerinden Ted Cruz'a meydan okudu, milyonlarca kişi tarafından izlenen bir videoda onu küçük düşürdü. Cruz'a İncil'in temelleri hakkında sorular sordu. ABD'nin İsrail'deki mevcut eylemlerinin ve Arap Hristiyanlara karşı duyarsızlığının doğru yol olduğunun bu kitabın neresinde söylendiğini sordu.

Suriye, Arap Hristiyanları dünya haritasına yerleştirmekle kalmadı, aynı zamanda Amerikalı Hristiyanların Ortadoğu'ya bakış açısını da değiştirdi

Carlson, ABD'deki muhafazakârları harekete geçiren ve Suriyeli Hristiyanların önemini vurgulayan bir kampanyaya öncülük etti. Brad Hough ve Zachary Wingard, Suriyeli Hristiyanların çektiği acıları ve bunun Doğu Hristiyanlığı üzerindeki etkisini belgeleyen, bu konunun Amerikalı Hristiyanların dikkatini nasıl çekmeye başladığını ayrıntılarıyla anlatan “Çarmıha Gerilen Suriye” adlı ortak bir kitap yazdılar. Suriye'de görev yapmış bir ABD Deniz Piyadeleri gazisi olan Brad Hough, ABD genelinde bir tura çıkarak okullarda ve kiliselerde Arap Hristiyanlar ve Amerikan Hristiyanlığının Huckabee ve Cruz gibi Evanjeliklerin tek taraflı bakış açısından kurtulmasının önemi hakkında konuşmalar yaptı. Şimdi de eskiden “Madam Maga” olarak bilinen ABD’li Temsilci Marjorie Taylor Greene gibi isimlerin, İsrail'i destekleyen egemen Hristiyan akımdan koptuğunu görüyoruz. Önde gelen muhafazakâr bir talk-show sunucusu olan Megyn Kelly, Hristiyanların Arap Hristiyanlara olanları nasıl görmezden gelebildiğini sorguluyor.

Şam Ermeni Apostolik Kilisesi Piskoposu Armaş Nalbandyan, eski Şam bölgesindeki Bab el-Şarki'de bulunan Aziz Sarkis Kilisesi'nde düzenlenen Noel Ayini'nde su kutsaması sırasında bir güvercin heykelini tutuyor, 6 Ocak 2025 (AFP)Şam Ermeni Apostolik Kilisesi Piskoposu Armaş Nalbandyan, eski Şam bölgesindeki Bab el-Şarki'de bulunan Aziz Sarkis Kilisesi'nde düzenlenen Noel Ayini'nde su kutsaması sırasında bir güvercin heykelini tutuyor, 6 Ocak 2025 (AFP)

Arap Hristiyanlar ön planda

Tucker Carlson'ın Suriye, Gazze ve Batı Şeria'daki Hristiyan din adamlarına bir platform sunma hareketine liderlik etmesiyle birlikte, diğer Arap Hristiyanlar da öne çıkmaya başladı. Hem Trump yönetimi içinde hem de Washington’daki siyasi çevrelerde, önde gelen Arap Hristiyanların siyasete liderlik etmesinde kademeli, ancak önemli bir değişim yaşandı. Trump'ın avukatı ve yakın arkadaşı Alina Habba, Keldani ve Irak kökenli. Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı ve şu anki ABD Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Michael Waltz'un eşi Julia Nesheiwat, Ürdünlü tanınmış bir Hristiyan aileden geliyor. Nesheiwat, Waltz'un eşi olmasının yanı sıra orduda, Beyaz Saray'da ve diğer resmi görevlerde de bulunmuş. Trump'ın kızı da Arap oylarını Trump'a çekmede aktif rol oynayan ve Amerikan siyasetine daha geniş bir Arap Hristiyan tabanı kazandırmaya yardımcı olan tanınmış bir Lübnanlı Hristiyan aileden birisiyle evli. Ayman Abdel Nour, Washington'daki önde gelen Hristiyan seslerden biri ve Capitol Hill'deki Suriye politikasında etkili bir isim. Mısır asıllı Hristiyan Dr. Marty Makary, şu anda Gıda ve İlaç Dairesi Komiseri ve Trump'ın baş tıbbi danışmanı.

Tüm bunların zirve noktası, Hollywood’ın Hz. İsa'yı her zaman sarı saçlı ve mavi gözlü olarak tasvir ederken, şu anda en popüler televizyon dizisi olan The Chosen’un kadrosunda, Hz. İsa'yı canlandıran Mısır-Suriye asıllı Arap-Amerikalı aktör Jonathan Roumi'nin de yer almasıdır.

Suriye, Arap Hristiyanları dünya haritasına yerleştirmekle kalmadı, aynı zamanda Amerikalı Hristiyanların Ortadoğu'ya bakış açısını da değiştirdi.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarfından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.


Trump: Venezuela ve çevresindeki hava sahası tamamen kapatılacak

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Venezuela ve çevresindeki hava sahası tamamen kapatılacak

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağını duyurdu

Trump, Truth Social'da paylaştığı gönderide, "Tüm havayollarına, pilotlara, uyuşturucu kaçakçılarına ve insan kaçakçılarına: Venezuela üzerindeki ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağı konusunda uyarıda bulunun" ifadelerini kullandı.

New York Times'da dün yayınlanan bir habere göre, Trump geçen hafta Venezuelalı mevkidaşı Nicolás Maduro ile görüştü ve görüşmede Amerika Birleşik Devletleri'nde bir görüşme olasılığı ele alındı.

Geçtiğimiz hafta ABD, büyük havayollarını Venezuela üzerinde uçarken "kötüleşen güvenlik koşulları ve ülke içinde ve çevresinde artan askeri faaliyetler" nedeniyle "potansiyel olarak tehlikeli bir durum" konusunda uyardı.

Venezuela, ABD Federal Havacılık İdaresi'nin uyarısı üzerine ülkeye uçuşlarını askıya alan altı büyük uluslararası havayolunun işletme haklarını iptal etti.

Trump yönetimi, Karayipler'deki büyük askeri yığınağıyla, özellikle de dünyanın en büyük uçak gemisini bölgeye konuşlandırarak Venezuela üzerinde yoğun bir baskı uyguluyor.

Washington, amacın uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele olduğunu söylerken, Karakas nihai hedefin rejim değişikliği olduğunu savunuyor. Eylül ayından bu yana ABD güçleri, Karayipler ve Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı için kullanıldığından şüphelenilen 20'den fazla tekneyi imha etti ve bu saldırılarda 83'ten fazla kişi hayatını kaybetti.


Papa Francis, Lübnan'a olağanüstü bir ziyaret yapıyor

Papa XIV. Leo, Beyrut'a gitmeden önce Türkiye'yi ziyaret ediyor (Reuters)
Papa XIV. Leo, Beyrut'a gitmeden önce Türkiye'yi ziyaret ediyor (Reuters)
TT

Papa Francis, Lübnan'a olağanüstü bir ziyaret yapıyor

Papa XIV. Leo, Beyrut'a gitmeden önce Türkiye'yi ziyaret ediyor (Reuters)
Papa XIV. Leo, Beyrut'a gitmeden önce Türkiye'yi ziyaret ediyor (Reuters)

Lübnan, yarın öğleden sonra Beyrut'a gelecek ve 2 Aralık Salı günü ayrılacak olan Papa XIV. Leo'yu ağırlamaya hazırlanıyor. Ziyaret, özellikle Lübnan için olağanüstü bir zamanda gerçekleşmesi ve Vatikan dışına ilk çıkışı olması nedeniyle "tarihi" olarak nitelendiriliyor. Papa, Lübnan yolculuğu öncesinde Türkiye'ye de uğrasa da Türkiye ziyaretinin amacı, Hristiyan doktrinini oluşturan ilk ekümenik konsey olan İznik Konsili'nin 1700. yıldönümünü İstanbul Patriği ile birlikte anmaktı.

Lübnan'ın Cel el Dib kentindeki Psikiyatri Hastanesi'nde Papa XIV. Leo'yu tasvir eden poster (Reuters)Lübnan'ın Cel el Dib kentindeki Psikiyatri Hastanesi'nde Papa XIV. Leo'yu tasvir eden poster (Reuters)

Bu bağlamda, Papalık ziyaretinin resmi kilise koordinatörü Piskopos Mişel Avn, "Papa, Lübnan ve Lübnan halkının büyük acılar çektiğinin farkındadır ve yalnızca Lübnan halkı düzeyinde değil, aynı zamanda ziyaretinin Lübnan'a dünya çapında ışık tutması nedeniyle de bu ülkenin yanında durmayı gerektiren zor durumu anlamaktadır" dedi. Piskopos Avn, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Papa'nın Beyrut'tan açıklayacağı tutumların "Lübnan'ın mesajını ve bir arada yaşama taahhüdünü vurgulayacağını, böylece bölgesel veya uluslararası olsun, dünyadaki tüm karar vericilerin bunları duyacağını" belirtti. Papa, bizzat Lübnanlılara hitap edecek ve Beyrut'taki liderleri tüm vatandaşlarına layık bir devlet kurmak için birleşmeye çağıracak. Ayrıca tüm dünya için açık bir mesaj olacak"ifadesini kullandı. Avn, bu nedenle "Papa, ziyaretinde, Vatikan'ın Lübnan'ın varlığına, çağrısına ve misyonuna önem verdiğini söylemek için Lübnan'ın yanında yer aldığını" vurguladı.

Büyük Ayin

Piskopos Avn, Papa'nın seyahat programındaki durakların belirlenmesinin nedenlerini anlattı. Ziyaretin en önemli etkinliği olan ve yaklaşık yüz bin Lübnanlının katılması beklenen Büyük Ayin'in yanı sıra gençlerle buluşma da bu kapsamda değerlendirildi. Papa'nın insani yardım odaklı bir yeri ziyaret etme isteği doğrultusunda, Ortadoğu'da türünün tek örneği olan Deyr el-Salib Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi seçildi.

Dini Liderlerle Toplantı

Lübnan, diyalog ve Müslüman-Hristiyan birlikteliğinin ülkesi olarak bilindiği için Beyrut şehir merkezinde düzenlenecek "Ekümenik Toplantı" önemli bir etkinlik olacak. Lübnan'daki dini toplulukların liderleri, 1 Aralık Pazartesi günü saat 16:00'da Papa'nın etrafında toplanacak. Piskopos Avn'a göre resmi bir diyalog olmayacak, bunun yerine dört Müslüman ve dört Hristiyan liderin yapacağı sekiz konuşmanın ardından Papa konuşacak. Papa ayrıca, başta Harissa'daki din adamlarıyla bir toplantı ve Aziz Çarbel türbesinin bulunduğu Annaya'daki Aziz Maron Manastırı olmak üzere çeşitli yerleri ziyaret ederek, dua edecek.

Beyrut Limanı'nda Dua

Bu ziyaretin dikkat çeken bir özelliği de 4 Ağustos 2020'de Lübnan'ı vuran büyük patlamada hayatını kaybedenlerin anısına Beyrut Limanı'nda bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak olmasıdır. Ziyaretin başlayacağı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda üç cumhurbaşkanı yetkililerle bir araya gelecek. Üç cumhurbaşkanının, Papa'yı Beyrut Uluslararası Havalimanı'na varışında karşılayacakları da unutulmamalıdır.

Piskopos Avn, bu ziyaretin kilise üzerinde olumlu bir etki yaratmasını umduğunu belirterek, "Duanın amacı sadece ziyaretin herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmadan barışçıl bir şekilde geçmesi değil, aynı zamanda Kutsal Hazretleri'nden gelecek önemli mesajları ve sunacağı davetleri almaya hazırlanmaktır" dedi.

Farid Hazen: Ziyaretin Manevi ve Siyasi derinliği var

Papa'nın ziyaretinin dini öneminin ötesinde, siyasi bir boyutu da var. Patrikhane ile uzun süredir devam eden ilişkisinden güç alan Milletvekili Farid Hazen, bu noktayı Şarku'l Avsat'a şöyle anlattı: "Ziyaretin zamanlaması oldukça önemli. Papa'nın ilk ziyaretlerinden biri olmasının yanı sıra, asıl etken Vatikan'ın Lübnan'ı bölgedeki Hristiyanların son kalesi olarak görmesi ve Hristiyan varlığını ve Hristiyanların Lübnan'daki statüsünü korumak istemesidir." Hazen, "Bir diğer nokta da genel bölgesel durum, Güney Lübnan'da yaşananlar ve İsrail ile yaşanan savaş. Tüm bu tehlikeler, Papa'nın gelip 'Medeniyetlerin bir mesajı ve buluşma noktası, bir arada yaşama ve birlik Lübnan'ı olarak Lübnan'a bağlıyız ve Lübnan'da istikrara bağlıyız' demesi için birincil ve ilave bir motivasyon kaynağı" değerlendirmesinde bulundu.

Papa XIV. Leo'nun Beyrut'ta karşılanışı için 21 Kasım'da asılan bir poster, (AP)Papa XIV. Leo'nun Beyrut'ta karşılanışı için 21 Kasım'da asılan bir poster, (AP)

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan gelen mesajla ilgili olarak Hazen, "Vatikan Devlet Başkanı olarak vereceği mesajın büyük olasılıkla Lübnan devletinin, kurumlarının, Lübnan'daki barışçıl yolun ve genel olarak barışın onayını içereceğini" belirtiyor.

Güvenlik garantileri

Güvenlik açısından Hazen, ziyaretin iptal edilmesinin söz konusu olmadığını vurguladı. Vatikan ve Kilise'nin ziyaretin planlandığı gibi devam edeceğine dair güvence aldığını belirten Hazen, "Vatikan'ın, güvenlik sağlanacağından emin olmadan Papa Hazretleri'ni getirme riskini göze alacağını sanmıyorum" dedi.

Papa'nın ziyareti, lojistik, güvenlik ve medya düzenlemelerinin yanı sıra, özellikle seyahat edeceği güzergahlar için yol planlarını da içeriyor. İsviçre Muhafızları ve İtalyan Jandarma yetkilileri, Papa'nın gezileri sırasında güvenliğinden sorumlu.

Aktif Vatikan Diplomasisi

El-Hazen, "Lübnan yararına uluslararası toplumla temaslar aracılığıyla dünyada aktif, etkili ve çok etkili bir Vatikan diplomasisi"nden bahsediyor ve ekliyor: "Bu ziyaretin doğrudan etkisinden çok dolaylı bir etkisi var." "(Dolaylı etki) dediğimde, asıl önemli olanın ziyaret değil, Hazretleri'nin ziyaretten sonra yapacağı çalışmalar olduğunu kastediyorum."

El-Hazen, Vatikan'ın tüm mezheplerden uzak durduğunu ve aralarında birlik, iş birliği ve iletişimi teşvik etmeye kararlı olduğunu teyit ettiği için çeşitli dini toplulukların bir araya gelmesinin olağanüstü önem taşıdığını belirtti. El-Hazen, bu çoğulculuk ve çeşitlilik olmadan, Lübnan'ın Vatikan'ın hayal ettiği Lübnan olmayacağına inanıyor.

Papa'nın Lübnan'a Dördüncü Ziyareti

Papa'nın Lübnan'a yaptığı bu ziyaret, bir papanın ilk ziyareti değil. İlk ziyaret, Papa VI. Paul'ün Hindistan'a giderken Beyrut'u ziyaret ettiği ve havaalanında resmi bir karşılama aldığı 1964 yılındaydı.

Olağanüstü önem kazanan ikinci ziyaret, Papa II. Jean Paul'ün 10 ve 11 Mayıs 1997 tarihlerinde, üçüncüsü ise Papa XVI. Benedict'in 14, 15 ve 16 Eylül 2012 tarihlerinde yaptığı ziyaretti.