ABD'nin Ukrayna'ya askeri yardımları 45 milyar dolara yaklaştı

ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı yaklaşık 76 milyar dolarlık destek askeri, insani ve mali yardım olarak 3'e ayrılırken, söz konusu yardımın 44,4 milyar dolarını askeri yardımlar oluşturuyor

Yardımın 44 milyar doları, savaşın başladığı 24 Şubat 2022'den beri yapıldı (AA)
Yardımın 44 milyar doları, savaşın başladığı 24 Şubat 2022'den beri yapıldı (AA)
TT

ABD'nin Ukrayna'ya askeri yardımları 45 milyar dolara yaklaştı

Yardımın 44 milyar doları, savaşın başladığı 24 Şubat 2022'den beri yapıldı (AA)
Yardımın 44 milyar doları, savaşın başladığı 24 Şubat 2022'den beri yapıldı (AA)

Ukrayna-Rusya savaşı sürerken, Ukrayna'ya en çok yardım gönderen ülkelerin başını ABD çekti.

ABD'de Biden yönetimi, göreve geldiği Ocak 2021'den itibaren Ukrayna'ya çeşitli kanallar üzerinden yaklaşık 45 milyar dolar değerinde askeri yardım sağladı. Söz konusu yardımın yaklaşık 44 milyar dolara yakını, Rusya-Ukrayna savaşının başladığı 24 Şubat 2022'den beri yapıldı.

Almanya merkezli Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü, savaşın başlamasından bu yana ABD'nin, Ukrayna'ya insani, mali ve askeri destek içeren yaklaşık 76 milyar dolar değerinde yardım sağladığını ortaya koydu.

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) verilerine göre, ABD, savaşın başından bu yana Ukrayna'ya 2,6 milyar dolar insani yardım sağladı.

Mali yardımın değerine ilişkin ABD'den resmi açıklama gelmezken, Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü, yapılan bu yardımın yaklaşık 27 milyar dolara tekabül ettiğini öne sürüyor.

ABD, savaşın başlamasıyla Ukrayna'ya ilk askeri yardım paketini gönderdi

Biden, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından bir gün sonra 350 milyon dolarlık askeri yardım paketini onayladı.

Pentagon'dan yapılan açıklamaya göre, bu paket, küçük silahlar ve mühimmatın yanı sıra "Ukrayna'nın ön saflardaki savunucuları" için zırh ve teçhizat içeriyordu.

Biden, 13 Nisan 2022'de yaptığı yazılı açıklamada, Ukrayna'ya 800 milyon dolarlık ilave silah ve savunma yardımı yapacaklarını duyurdu.

Pentagon, Temmuz 2022'de Rusya'nın okul, hastane gibi altyapıyı hedef almaya başlamasıyla Ukrayna'ya aralarında gelişmiş hava savunma sistemleri de bulunan 820 milyon dolarlık ek güvenlik yardımı yapılacağını açıkladı.

Paketin, 2 Ulusal Gelişmiş Karadan Havaya Füze Sistemi (NASAMS); 150 bin 155 milimetre topçu mühimmatı ve 4 adet ek karşı topçu ateşi takip radarı içerdiği aktarıldı. Böylece Ukrayna hava savunması için ilk NASAMS'larına sahip oldu.

ABD, Ukrayna’ya 1 yılda 30 milyar dolara yakın silah ve ekipman verdi

ABD, savaşın ilk yılında Ukrayna ordusuna 29,8 milyar dolar değerinde silah ve ekipman verdi.

Pentagon, 7 Eylül'de yayımladığı "ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı güvenlik yardımı" adlı raporunda, bu ülkeye bugüne kadar gönderilen askeri yardıma ilişkin detaylara yer verdi.

Rapora göre, Ukrayna ordusuna bugüne kadar 300 milyon hafif silah mühimmatı ve el bombası, 12 NASAMS, Patriot hava savunma sistemi, HAWK hava savunma sistemi ve füzeleri, 198 tane 155 milimetre top mermisi fırlatan "M777" tipi obüs, 2 milyondan fazla 155 milimetre top mermisi veren ABD, 500'ü aşkın Mayına Karşı Korumalı Pusu Korumalı (MRAP) araç, 186 Bradley zırhlı piyade muharebe aracı sağladı.

ABD ayrıca bu ülkeye, 20 "Mi-17" helikopteri, 45 "T-72B" tankı, Yüksek Hızlı Anti-Radyasyon Füzeleri (HARM), 2 binden fazla Yüksek Hareketli Çok Amaçlı Tekerlekli Araç (HMMWV) gönderdi.

Almanya ile ABD arasında tank pazarlığı

ABD, uzun süre Ukrayna'ya tank vermeme konusunda direndi. Ancak Almanya'nın Leopard tanklarının Ukrayna'ya tedarik edilmesine ilişkin tartışmada, ABD'nin önce tank vermesini şart koşması Biden yönetimini zor durumda bıraktı.

Yönetim kısa sürede Ukrayna ordusuna verilmek üzere 31 adet "M1 Abrams" tankı satın alınacağını duyurdu.

ABD yönetimi, bu tankların en geç sonbaharda Ukrayna'da cephede olabileceğini tahmin ediyor.

ABD'nin Ukrayna'ya misket bombası desteği vermesi dikkati çekti

ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı yardımlar arasındaki misket bombası ve seyreltilmiş uranyum mermileri transferleri dikkati çekti.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, 7 Temmuz'da "Ukrayna'yı savunmasız bırakmayacaklarını", bu ülkeye misket bombası vereceklerini açıkladı.

Misket bombalarının sivillere zarar verme riskinin farkında olduklarını kaydeden Sullivan, Ukrayna'ya misket bombaları vermenin "kolay bir karar" olmadığını ifade etti. ABD Başkanı Joe Biden da bunun "çok zor bir karar" olduğunu belirterek, bu konuda müttefiklerle ve Kongre'deki milletvekilleriyle görüştüğünü bildirdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise Orta Doğu’daki tecrübelerin misket bombalarının çatışmalar sona erdikten sonra bile patlayabileceğini gösterdiğini belirtti. Zahavora, ABD'nin Ukrayna'ya vereceği bu bombalarla Ukraynalı ve Rus çocuklar dahil ölenlerin sorumluluğunu taşıyacağını açıkladı.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu da Rusya'nın elinde daha etkili misket bombaları olduğunu söyleyerek, "ABD, Ukrayna'ya misket bombası gönderirse, Rusya Silahlı Kuvvetleri, cevap olarak Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine karşı benzer silahları kullanmak zorunda kalacak" dedi.

Savaş kalıntısı olarak yıllarca tehdit olmayı sürdüren ve kullanımı hala tartışmalara yol açan misket bombalarının stoklanması ve satışı 2008'de imzalanan sözleşmeyle yasaklanmıştı. Söz konusu sözleşmeye ABD, Ukrayna ve Rusya taraf değil.

Seyreltilmiş uranyum mermileri Abrams tanklarında kullanılacak

Pentagon, 6 Eylül'deki açıklamasında, Ukrayna'ya savunma yardımı çerçevesinde ilk kez seyreltilmiş uranyum mermileri gönderileceğini ve bunların 31 "M1 Abrams" tankında kullanılacağını bildirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise bu karara tepki göstererek, "Seyreltilmiş uranyum mermilerinin kullanılmasının sonuçlarının sorumluluğu tamamen ABD'nin olacaktır" açıklamasını yaptı. Bu mühimmatların kullanımının daha önce onkoloji ve diğer hastalıklardan muzdarip insan sayısını artırdığını aktaran Peskov, bu sorunların, mühimmatların kullanıldığı bölgelerde bulunanların sonraki nesiller üzerinde de hissedildiğini dile getirdi.

Pentagon ise "seyreltilmiş uranyum mermilerinin sağlık için tehdit olabileceği ve kansere yol açabileceğine" ilişkin Kremlin tarafından ortaya atılan iddiaları reddetti.

ABD'nin Ukrayna'ya askeri yardımı, 2023 savunma bütçesinin yaklaşık yüzde 5'ine denk geliyor

ABD Merkezli Düşünce Kuruluşu Hudson Enstitüsünce yayımlanan "Ukrayna zaferi, Amerikalılar için neden önemli" başlıklı raporda, ABD'nin savaşın başlamasından itibaren Ukrayna'ya yaptığı toplam yardımın, ABD'nin 2023 mali yılı savunma bütçesinin yaklaşık yüzde 5'ine, gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık binde 2'sine denk geldiği belirtildi.

Biden, ek bütçe istedi

Biden, 10 Ağustos'ta başta Ukrayna'ya verilen destek, afet yardımı ve sınır ile göçmen sorunlarıyla mücadele kapsamında ek finansman sağlayabilmek için Kongre'den 40 milyar dolarlık ek acil durum fonunun onaylamasını talep etti.

Kongre'nin onaylaması halinde fonun 24 milyar dolar kadarlık kısmının Ukrayna'ya yardım ve diğer uluslararası ihtiyaçlar, 12 milyar doları afetle mücadele, 4 milyar dolar kadarının ise sınır ve göç sorunlarıyla mücadele için kullanılması planlanıyor.

ABD'den yakın dönemde Ukrayna'ya 2 yeni yardım paketi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 6 Eylül'de "sürpriz bir şekilde" gerçekleştirdiği Ukrayna ziyaretinde, bu ülkeye 1 milyar dolarlık yeni yardım paketini açıkladı.

Söz konusu paket kapsamında, Ukrayna'ya 175 milyon dolarlık savunma yardımı verilecek. Bu yardım, Yüksek Performanslı Topçu Roket Sistemi (HIMARS) füzeleri, Javelin zırh delici füze sistemleri, tanksavar sistemleri ve Abrams tankları için uranyum tank mühimmatları içeriyor.

Ayrıca yeni açıklanan paketin 300 milyon doları, Rusya'dan alınan bölgelerde düzenin tesisi için kolluk kuvveti desteğini kapsıyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) da Blinken'ın yeni askeri ve insani yardım taahhüdünden sadece bir gün sonra Ukrayna'ya 600 milyon dolarlık daha yardım paketini açıkladı.

Ukrayna Güvenlik Yardımı Girişimi (USAI) ile sağlanacak bu uzun vadeli yardım paketine, Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinin sürdürülebilirliği ve entegrasyonu için ekipman, HIMARS için teçhizat, topçu mermileri, elektronik harp araçları, imha mühimmatları ve mayın temizleme teçhizatı dahil olacak.

Pakette, eğitim ve bakım faaliyetleri de olacak.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.