Erdoğan ve Burhan, Türkiye ile Sudan arasındaki iş birliği olanaklarını görüştü

Güney Darfur’un Nyala şehrinde sivil kayıplarla sonuçlanan çatışmalar yeniden başladı

TT

Erdoğan ve Burhan, Türkiye ile Sudan arasındaki iş birliği olanaklarını görüştü

Fotoğraf: Mustafa Kamacı - AA
Fotoğraf: Mustafa Kamacı - AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile dün bir görüşme gerçekleştirdi.

Beştepe’deki görüşme, basına kapalı olarak yapıldı.

Görüşmede, ikili ilişkilerin seyri ve Sudan ile Türkiye arasındaki işbirliği umutlarının ilerletilmesi ele alındı.

Burhan, Dışişleri Bakan Vekili Ali es-Sadık, Genel İstihbarat Başkanı Ahmed İbrahim Mufaddal ve Savunma Sanayi Şirketi Genel Müdürü Korgeneral Mirghani İdris Süleyman’dan oluşan üst düzey bir heyetin eşliğinde resmi bir ziyaret için Ankara’ya gitti.

Nyala’da hava bombardımanı

Sudan’ın güneybatısında Güney Darfur Eyaleti’nin yönetim merkezi Nyala’daki sağlık kaynaklarının verdiği bilgiye göre, Sudan ordusuna ait uçakların şehirdeki bazı mahallelere düzenlediği hava saldırısında en az 20 kişi öldü, yaklaşık 60 kişi de yaralandı.

Görgü tanıklarına göre, hava saldırısı Sudan ordusuna ait bir uçağın uçuşuyla aynı zamana denk geldi.

Nyala’da, geçtiğimiz Salı günü ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri arasında çatışmalar yeniden başladı ve ordunun askeri bölge komutanlığı yakınında karşılıklı olarak topçu bombardımanı ve ağır silahlarla çatışmalar yaşandı.

Gönüllü bir sivil girişim olan Nyala Acil Servisi tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada, “El-Malja Pazarı ve diğer yerlere yapılan hava bombardımanı sonucu çok sayıda sivil öldü” denildi.

Açıklamada, Silahlı kuvvetler ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında şiddetli çatışmaların yoğunluğu nedeniyle ölü sayısını belirlemenin mümkün olmadığı da ifade edildi.

sdcf
Güney Darfur eyaletinin başkenti Nyala'da çatışmalar nedeniyle bir eczane yıkıldı (AFP)

Görgü tanıkları, hava saldırısında yıkılan binaların enkazından en az 8 kişinin cansız çıkarıldığını, çok sayıda yaralının da kurtarıldığını bildirdi.

Görgü tanıkları ayrıca, hedef alınan bölgelerde Hızlı Destek Kuvvetleri’nin bulunmadığını dile getirdi.

Hartum’da kayıplar artıyor

Hartum’un Doğu Nil bölgesindeki Acil Servisi tarafından yapılan açıklamaya göre, son iki günde Hac Yusuf el-Vahda ve Darüsselam’daki bölgeleri hedef alan hava saldırıları sonucu sivil kayıpların sayısı 45 ölü ve 120 yaralıya yükseldi.

Bölge sakinleri, orduya ait silahlı hava araçlarının (SİHA) Doğu Nil bölgesindeki Hızlı Destek Kuvvetleri’nin mevzilerini hedef aldığını bildirdi.

Hartum’un doğusunda, ordu karargahına bitişik mahallelerde, hava saldırılarına maruz kalan bölgelerden alevlerin yükseldiği görüldü.

Görgü tanıkları, Omdurman şehrinin mahallelerinde ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında karşılıklı top atışları ve şiddetli çatışma sesleri duyduklarını söyledi.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Hızlı Destek Kuvvetleri, Hartum’un güneyindeki Zırhlı Kuvvetler Komutanlığı bitişiğindeki mühimmat kampına saldırdı.

Hızlı Destek Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, ordunun Hartum, Omdurman ve Bahri şehirlerinin çeşitli bölgelerine düzenlenen hava saldırıları sonucu son iki günde (Pazartesi ve Salı) 104’ten fazla kişi öldüğü ve yüzlerce kişinin yaralandığı ifade edildi.



Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
TT

Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘İran tehdidine’ karşı bölgedeki ‘önemli’ ülkelerle yeni ittifaklar kurmaya çalıştığını söyledi. Konuşmasında söz konusu ülkelerin isimlerini belirtmeyen ve detay vermeyen Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı askeri harekatına devam edeceğini ve ‘İran'daki terörist rejimi ezmeye’ devam edeceğini vurguladı. Netanyahu, İsrail ordusunun sınırları dışında Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'da konuşlandığı bölgelere atıfla “Çevremizdeki güvenlik bölgelerini güçlendireceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Netanyahu bu açıklamaları, Yahudilerin Fısıh Bayramı arifesinde yaparken bundan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ve ABD ile ‘savaşı sona erdirme iradesine’ sahip olduğunu, ancak ‘saldırının tekrarlanmayacağına dair garantiler’ istediğini belirttiği bir açıklamada bulunmuştu.

İsrail Başbakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harekete geçmemiz gerekiyordu ve harekete geçtik. İsrail'i bölgesel bir güç, bazı yönlerden de küresel bir güç haline getirdik. Görevimize sadık kaldık ve Ortadoğu'nun çehresini değiştirdik.”

Öte yandan İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun sözlerine sert eleştiriler yöneltti. Lapid, “Netanyahu bininci kez kibirli bir konuşma yaparak ‘Ortadoğu'yu değiştirdim’ dedi. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hiçbir şeyin değişmediği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Artık Netanyahu’nun bunu yapamadığını kabul etmenin zamanı geldiğini söyleyen Lapid, savaşa rağmen tehditlerin halen devam ettiğine işaret ederek “Hizbullah Lübnan'dan ateş açmaya devam ediyor, İran İsrail'e balistik füzeler fırlatmaya devam ediyor ve Hamas hala Gazze'yi yönetiyor” şeklinde konuştu.


Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.


Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
TT

Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)

Arjantin Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Arjantin hükümeti dün İran Devrim Muhafızları'nı "terörist" kişi ve örgütler listesine ekledi.

Başkan Javier Milei'nin imzaladığı karara göre, İran Devrim Muhafızları'nın bu listeye alınması, «ülkedeki faaliyet kapasitesini sınırlamayı amaçlayan mali yaptırımların ve operasyonel kısıtlamaların uygulanmasına olanak tanıyor». Metinde, Arjantin hükümetinin «Arjantin Cumhuriyeti'ni Batı medeniyetine yeniden yöneltmeye kararlı olduğu ve onu yok etmek isteyenleri kınayıp mücadele edeceği» belirtildi.

Mili'nin Aralık 2023'te iktidara gelmesinden bu yana, Arjantin hükümeti açıkça ABD ve İsrail'in tarafını tuttu ve bu ülkelerin İran'a karşı askeri operasyonlarını destekledi.Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Mili hükümeti, ocak ayında Devrim Muhafızları'na bağlı “Kudüs Tugayı”nı “terörist” kişi ve kuruluşlar listesine aldı.

Ayrıca Arjantin yargısı, 1994 yılında Buenos Aires'teki AMIA Yahudi derneğine düzenlenen ve 85 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan saldırıdan İran ve Lübnan'daki “Hizbullah”ı sorumlu tutuyor.