İsviçre peyniri ve özel bir ada... Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un abartılı ve tuhaf hobileri

Kuzey Kore lideri, halkı açlıkla boğuşurken bile yüz milyonlarca dolar harcıyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
TT

İsviçre peyniri ve özel bir ada... Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un abartılı ve tuhaf hobileri

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un hobileri sadece Pyongyang ile Moskova arasında zırhlı tren sürmekle sınırlı değil. Kim Jong-un boş zamanlarında füze ve nükleer denizaltı fırlatmakla da yetinmiyor. Tartışmalı liderin daha pek çok abartılı hobisi var. Uzun hobiler listesine ek olarak Kuzey Kore medyası Kim’in olağanüstü yeteneklerinin olduğunu iddia ediyor.

Kim ve basketbol

Kim, İsviçre’deki öğrencilik yıllarından beri basketbola meraklı. Öğrencilik yıllarında sosyal bir yapıya sahip olmadığı için basketbol onun en büyük arkadaşı oldu. Kim, kilosuna ve boyuna rağmen bir süre basketbol ile ilgilendi. Odasının duvarlarını ABD’li basketbolcu Michael Jordan’ın fotoğraflarıyla doldurdu, sınıf arkadaşları arasında devasa spor ayakkabı koleksiyonuyla tanınıyordu.

Fotoğraf Altı: Kuzey Kore devlet televizyonu tarafından yayınlanan Kim Jong-un’un çocukluk fotoğrafları. (EPA)
Kuzey Kore devlet televizyonu tarafından yayınlanan Kim Jong-un’un çocukluk fotoğrafları. (EPA)

Daha önce İngiliz medyasına konuşan okul arkadaşları, Kim’in gergin bir oyuncu olduğunu, yarışmayı sevdiğini ve kaybetmekten de nefret ettiğini aktardı. Kim, çocukluk kahramanı Michael Jordan’ı, 2011 yılında babasından iktidarı devraldıktan sonra Pyongyang’a davet etti. Ancak Jordan ziyaret davetini kabul etmediği için onun yerine Chicago Bulls takımındaki meslektaşı Dennis Rodman’a davet gönderdi.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un ve ABD’li basketbolcu Dennis Rodman. (AP)
Kim Jong-un ve ABD’li basketbolcu Dennis Rodman. (AP)

Rodman’ın 2013 yılında ülkesi ile Pyongyang arasındaki kalın, yüksek demir duvarı nasıl aştığı uzun süre dünya gündemini meşgul etti. Rodman, Pyongyang’da sıcak bir şekilde karşılandı. Rodman’ın ziyarette Kim’e yönelik, “Ömür boyu bir dostun var” sözleri insan hakları grupları tarafından eleştirilmişti. Ancak Rodman bunu umursamadı, Kuzey Kore’ye geri döndü ve kendisiyle Kim arasındaki dostluk antlaşmasını yineledi.

Rodman Kim’in halka açık bir şekilde kutladığı doğum gününde ‘Doğum günün kutlu olsun sevgili mareşal’ şarkısını söyledi.

Atlara aşık bir lider

Kim, medyada genellikle at sırtında beliriyor. 2019’daki bir medya kampanyasında, Kuzey Kore’nin en yüksek zirvesine beyaz bir atla tırmandığı söylendi. 2021’de Kuzey Kore televizyonu tarafından yayınlanan bir belgeselde, aynı kare ekranlarda yerini aldı.

Beyaz atlar ülkenin sembolü. Kurucu büyükbabası Kim İl-sung’un beyaz bir ata bindiği ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon sömürgeciliğine karşı savaşlara öncülük ettiği söylendiği için beyaz atlar ülkenin kuruluş dönemini hatırlatıyor.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un, seçim kampanyalarında genellikle beyaz bir atın üzerinde görünüyor. (AFP)
Kim Jong-un, seçim kampanyalarında genellikle beyaz bir atın üzerinde görünüyor. (AFP)

Lüks otomobil filoları

Kuzey Kore liderinin koleksiyonunda Rusya’dan onlarca ithal at, zırhlı bir tren, özel bir uçak ve çok çeşitli lüks arabalar yer alıyor. Basında yer alan haberlere göre araba koleksiyonunda iki Maybach, bir Mercedes filosu, bir dizi Rolls Royce ve Land Roverlar bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın Telegraph gazetesinden edindiği bilgilere göre tren Kim’in, uçak, araba ve atların yanı sıra altı milyon dolar değerinde bir yatı da var. Bu yatın Kim’in tatillerini geçirdiği özel adasına götürecek ulaşım aracı olması muhtemel.

Arkadaşı Kim ile birlikte bu adayı ziyaret eden Rodman, adada birçok yüzme havuzu ve su tesisinin yanı sıra bir futbol ve basketbol sahası olduğunu belirtti. Adada ayrıca Kim’in özel partilerinin düzenlendiği bir alan da yer alıyor.

Fotoğraf Altı: Lüks arabaları seven Kim’in ve geniş bir araç koleksiyonu var. (DPA)
 Lüks arabaları seven Kim’in ve geniş bir araç koleksiyonu var. (DPA)

Milyon dolarlık geniş bir bütçe

Kim, hiçbir lüksten kaçınmıyor. Halkı açlıkla boğuştuğu zamanlarda bile hayatının ve saltanatının hiçbir aşamasında lüksü terk etmedi. 2014 yılında yayınlanan bir Birleşmiş Milletler (BM) raporu, Pyongyang rejiminin büyük miktarlarda pahalı mal satın aldığını ortaya koydu. Raporda, Kim’in bir kayak ve binicilik merkezi inşa ettiği, Kuzey Kore’deki yönetici seçkinlerin birçok pahalı araba, 35’ten fazla piyano ve bir dizi gelişmiş kayıt cihazı ithal ettiği yer aldı.

Rapora göre iktidar rejimi 2012 yılında, yani 3. Kim saltanatının ilk yılında lüks eşyalara yaklaşık 645 milyon dolar harcadı. Kim, lükse olan bu düşkünlüğünü babasından miras aldı, ancak masraflarında babasını geçti. Kim, sevdiklerine değerli saatler, özel içkiler, kürk mantolar ve mücevherler hediye ediyor.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un özel jeti bulunuyor. (KCNA)
Kim Jong-un özel jeti bulunuyor. (KCNA)

Yemekler, filmler ve şarkılar

Kim’in ithal etmediği tek ürün sigara olabilir. Zira çok fazla yerel üretim tütün içiyor. Ancak geriye kalan yiyecek ve içecekler, yurt dışından büyük miktarlarda saraylarının depolarına getiriliyor. Kuzey Kore lideri hakkında dolaşan bilgilerde, alkollü içeceklerin hayranı olduğu ve sadece pahalı olanları tükettiği de yer alıyor. Sadece 2016 yılında bir milyon dolar değerinde alkollü içecek ithal etti.

Yemek masasının vazgeçilmezleri arasında İsviçre peynirleri yer alıyor. Bu, İsviçre’deki öğrencilik yıllarından kalma bir alışkanlık. Öğle yemeklerin de ise ıstakoz ve havyar neredeyse her zaman mevcut olan iki yemek.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un ev yapımı yiyecekleri titizlikle hazırlanıyor. (AFP)
Kim Jong-un ev yapımı yiyecekleri titizlikle hazırlanıyor. (AFP)

Eğlence, Kim’in hayatının büyük bir bölümünü kapsıyor, sarayda bin kişilik bir sinema salonu bile var. Belki de onları kitlesel parti toplantıları için kullanıyor, ancak asıl amacı çok sevdiği Godzilla ve Jackie Chan’ın filmlerini izlemek. Yakınlarının aktardığına göre Kim’in ekrana olan düşkünlüğü, çocukluğundan beri bilgisayar oyunlarına olan ilgisine kadar uzanıyor.

Kuzey Kore liderinin hobileri arasında hiç ihmal etmediği müzikte yer alıyor. Hatta bir kadın grubu kurup şarkıcılarını kendisi seçecek kadar ileri gitti ve gruba Moranbong adını verdi.

Süper yetenekler

Kim, ülkesinin medyasına ve halkının inançlarına göre doğaüstü yeteneklere sahip. Kim’in üç yaşındayken araba kullandığı ve dokuz yaşında yelkenli yarışlara katıldığı söyleniyor. Ayrıca arkeolog ekibiyle birlikte efsanevi gergedanın yerini keşfettiği haberleri de yer alıyor.

Kim’in efsanevi yetenekleri tüm alanlara yayılıyor. Kim ve bir grup Kuzey Koreli bilim insanı, AIDS’i, belirli kanser türlerini, soğuk algınlığını, yaşlanmanın etkilerini ve diğer birçok hastalığı iyileştiren bir mucize ilaç icat etti.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un, Kuzey Kore’nin en yüksek dağı olan Baekdu’nun zirvesinde. (AFP)
Kim Jong-un, Kuzey Kore’nin en yüksek dağı olan Baekdu’nun zirvesinde. (AFP)

Kuzey Kore devlet televizyonu bu olağanüstü güçlerin zirvesi olarak, soğuk kış günlerinden birinde Kim’in yüksek zirvelerden birine tırmandığı anda fırtınanın dindiğini ve güneşin açtığını duyurdu. Medyada yer alanlara göre Kim bu olağanüstü güçleriyle doğayı kontrol edebiliyor.



Trump'tan FIFA Başkanı’na Folarin Balogun’un gördüğü kırmızı kartın iptali için telefon

ABD Başkanı Trump, FIFA Başkanı Infantino’nun yanında şaka yollu olarak fotoğrafçıların objektifleri karşısında kırmızı kart gösterirken (Reuters)
ABD Başkanı Trump, FIFA Başkanı Infantino’nun yanında şaka yollu olarak fotoğrafçıların objektifleri karşısında kırmızı kart gösterirken (Reuters)
TT

Trump'tan FIFA Başkanı’na Folarin Balogun’un gördüğü kırmızı kartın iptali için telefon

ABD Başkanı Trump, FIFA Başkanı Infantino’nun yanında şaka yollu olarak fotoğrafçıların objektifleri karşısında kırmızı kart gösterirken (Reuters)
ABD Başkanı Trump, FIFA Başkanı Infantino’nun yanında şaka yollu olarak fotoğrafçıların objektifleri karşısında kırmızı kart gösterirken (Reuters)

FIFA dün ABD Milli Takımı'nın forveti Folarin Balogun'a verilen kırmızı kart cezasını kaldırdı. Balogun, Bosna Hersek'e karşı oynadığı önceki maçta doğrudan kırmızı kart görmüştü. ABD Milli Takımın golcüsü Balogun, alınan bu karar sayesinde Belçika'ya karşı oynanan Dünya Kupası son 16 turunda sahaya çıkabildi.

ABD Haber Ajansı’nın haberine göre Beyaz Saray, cezanın yeniden değerlendirilmesi talebiyle doğrudan FIFA ile temasa geçti. New York Times (NYT) gazetesi ise Donald Trump'ın bizzat FIFA başkanıyla telefon görüşmesi yaptığını ve bu gelişmenin konunun Disiplin Komitesi önüne taşınmasına yol açtığını aktardı.

FIFA, kararını Disiplin Tüzüğü'nün 27. maddesine dayandırdı. Bu madde, Disiplin Komitesi'ne bazı kararları resen inceleme yetkisi tanırken kulüp ve milli takımların kırmızı kart kararlarına doğrudan itiraz hakkı ise bulunmuyor.

Karar geniş yankı uyandırdı. Trump, FIFA'ya ‘büyük bir haksızlığın düzeltilmesi’ olarak nitelendirdiği bu adım için teşekkür ederken Belçika Futbol Federasyonu karardan duydukları şaşkınlığı dile getirerek bu gelişmeye yanıt vermek için mevcut tüm seçenekleri değerlendirdiklerini açıkladı.

FIFA'nın kararı Beyaz Saray'dan Avrupa futbol çevrelerine uzanan geniş bir kesimde tepki dalgası yarattı.

Balogun'un Bosna Hersek maçında aldığı doğrudan kırmızı kart nedeniyle bir sonraki maçta sahada olmayacağı herkesçe bekleniyordu. Fakat FIFA'nın cezanın uygulanmasını bir yıllığına askıya alması, ABD’li forvete Belçika karşısındaki kritik maçta oynama imkânı tanıdı.

Takım kaptanı Christian Pulisic, kararın takıma büyük bir moral verdiğini belirterek kırmızı karta yol açan müdahalenin kasıtsız olduğunu vurguladı. Pulisic, "Onsuz oynamaya hazırdık, ama dönmesine sevindik. Bu maçta sahada olmayı hak ediyor" şeklinde konuştu.

Savunma oyuncusu Chris Richards ise oyuncuların başlangıçta haberin yapay zeka (AI) ile üretildiğini sandığını belirterek "Sosyal medyada gördük; gerçek olduğuna antrenman tesisine geldiğimizde inandık" dedi.

Bir diğer savunma oyuncusu Alex Freeman de Balogun'un dönüşünün takıma ek güven verdiğini söyleyerek oyuncuların karardan şaşkınlık duyduğunu belirtti.

Öte yandan Belçika Futbol Federasyonu şaşkınlığını dile getirerek kararın turnuva kurallarıyla çeliştiğini ve tüm hukuki seçenekleri değerlendirdiklerini açıkladı.

Belçika Milli Takımı teknik direktörü Rudy Garcia ise alaycı bir üslupla "Dünya Kupası'nda 5 Temmuz'un 1 Nisan olduğunu bilmiyordum" diyerek Belçika Futbol Federasyonu’nun yalnızca kendi takımını değil futbolun bütünlüğünü ve etiğini savunduğunu vurguladı.

Eski İngiliz hakem Graham Scott ise kararın FIFA'nın disiplin ilkeleriyle çeliştiğini belirterek turnuvanın önceki bölümlerinde benzer bir müdahale nedeniyle Katarlı oyuncu Assim Madibo'nun cezasının ağırlaştırıldığını hatırlattı.

Eski Fransız yıldız Thierry Henry de asıl kırmızı kartın haksız olduğu görüşünde olmakla birlikte FIFA'nın kararı neden bu kadar geciktirdiğini sorgulayarak "Karar doğruysa neden baştan alınmadı?" diye sordu.

Eski İngiliz savunma oyuncusu Rio Ferdinand, bu karara destek verirken yalnızca alkış emojileri paylaştı. ABD'li Kongre üyesi Darin LaHood da adımı ‘doğru karar’ olarak nitelendirdi.


Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin oturum aralarında Şara ve Zelenskiy ile görüşecek

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'yi 28 Aralık 2025'te Florida'da karşılarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'yi 28 Aralık 2025'te Florida'da karşılarken (AFP)
TT

Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin oturum aralarında Şara ve Zelenskiy ile görüşecek

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'yi 28 Aralık 2025'te Florida'da karşılarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'yi 28 Aralık 2025'te Florida'da karşılarken (AFP)

Beyaz Saray dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin oturum aralarında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile görüşeceğini duyurdu.

Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, gazetecilerle telekonferans yöntemiyle düzenlediği basın toplantısında "Başkan Trump çarşamba öğleden sonra, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile ikili görüşmeler gerçekleştirecek" dedi.

ABD’li üst düzey bir yetkili de Zelenskiy ile yapılacak görüşmelere ilişkin “Başkan’ın savaşın nasıl sona erdirileceğini görüşmek üzere Zelenskiy ile bir araya geleceği açık. Bu, onun için uzun süredir öncelikli bir konu olmaya devam ediyor" dedi.

Kimliğinin açıklanmamasını isteyen aynı yetkili, Trump'ın Zelenskiy’nin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de görüşeceğini ekledi.

Putin ve Zelenskiy cumartesi günü Trump'ı ABD'nin 250. bağımsızlık yıl dönümü vesilesiyle tebrik etmek için ayrı ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdiler.

sdvdefvf
ABD Başkanı Donald Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'yı Beyaz Saray'da kabul ederken (arşiv - Reuters)

Trump tarafından geçtiğimiz kasım ayında Beyaz Saray'da kabul edilen Suriye Cumhurbaşkanı Şara ise haziran ayında ABD Başkanı’nın açıklamalarının aksine İran yanlısı Hizbullah'a karşı Lübnan'a askeri müdahalede bulunma niyetinde olmadığını açıklamıştı.

Şara, Lübnan ile Suriye arasında şu an askeri değil, ekonomik kanallar açma arayışında olunduğunu belirtti.

ABD ile İran arasında 17 Haziran'da imzalanan mutabakat muhtırası, Lübnan'daki kırılgan ateşkesin 21 Haziran'da yürürlüğe girmesine zemin hazırladı ve ardından 26 Haziran'da Lübnan ile İsrail arasında ‘kalıcı barış’ tesis etmeyi amaçlayan bir anlaşmaya hazırlık niteliğinde çerçeve anlaşma imzalandı.


Etiyopya ordusunden denize erişim için destek: İç politikaya yönelik söylem mi, yoksa gerginlik mi?

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
TT

Etiyopya ordusunden denize erişim için destek: İç politikaya yönelik söylem mi, yoksa gerginlik mi?

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, geçtiğimiz ay yapılan seçimlerde oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)

Etiyopya, Kızıldeniz'e çıkış hakkı konusundaki ısrarcı tutumunu sürdürürken ordu da ‘bu hakkın güvence altına alınması için yüksek hazırlık düzeyinin korunmasının önemini’ vurgulayarak bu sürece dahil oldu. Mısır ve Eritre ise söz konusu yaklaşımı sert biçimde reddediyor.

Öte yandan bir Etiyopyalı parlamenter bu söylemin ‘karşı çıkanlarla çatışma anlamı taşımadığını, aksine kalkınma ve refahın korunmasını teyit etmeye yönelik iç kamuoyuna yönelik bir mesaj olduğunu’ düşünüyor. Mısır Afrika İşleri Konseyi Başkan Yardımcısı Salah Halime ise bu yaklaşımı reddederek Etiyopya'nın, bu söylemin Etiyopya iç kamuoyuna yönelik olsun ya da bir gerilimi ifade etsin, tehlikesinin farkında olması gerektiğinin altını çizdi.

Etiyopya, Eritre'nin otuz yıllık bir savaşın ardından 1993'te bağımsızlığını kazanmasıyla denize çıkışı olmayan bir devlet hâline geldi ve başta Cibuti Limanı olmak üzere komşu ülkelerin limanlarına bağımlı kaldı.

Mısır ve Eritre kıyısı olmayan bir devlet olarak Etiyopya'nın Kızıldeniz'deki herhangi bir varlığını reddederken Başbakan Abiy Ahmed bu meseleyi halkının vazgeçilmez bir hakkı olarak görüp ısrarcı tutumunu sürdürüyor.

Etiyopya Haber Ajansı'nın pazartesi günü aktardığına göre Etiyopya Genelkurmay Başkanı Berhanu Jula, Ulusal Savunma Akademisi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada ordunun ‘sürdürülen reformlar kapsamında örgütsel yapısını genişlettiğini, yüksek bir hazırlık düzeyini koruduğunu ve kendisini en güncel askeri teçhizat ve teknoloji ile donattığını’ söyledi.

Etiyopya'nın denize erişim arayışının yüksek bir hazırlık düzeyinin korunmasını gerektirdiğini ve özellikle Kızıldeniz ve Boynuz Afrika'daki güvenlik durumunun kötüleştiğini’ vurgulayan Halime, ‘dış güçlerin ve yerel silahlı grupların Etiyopya'nın güvenliğini zayıflatmak ve bölgede istikrarı sağlama rolünü engellemek amacıyla tam bir koordinasyon içinde hareket ettiği’ uyarısında bulundu.

Etiyopyalı parlamenter Muhammed Nur Ahmed ise Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı Jula’nın sözlerinin ‘kimseyle çatışmak istediği anlamına gelmediğini, aksine ülkenin kapasitesini ve çıkarlarını koruma iradesini yansıttığını’ belirtti. Ülkesinin ‘kalkınma ve refaha odaklandığını ve başka engellerle ilgilenmediğini’ vurgulayan parlamenter, “Özellikle büyük nüfusumuz göz önüne alındığında Kızıldeniz'e erişim dahil meşru hedeflerimizi ve haklarımızı gerçekleştirme kapasitesine sahibiz” şeklinde konuştu.

Muhammed Nur Ahmed, Addis Ababa'nın denize erişim talebinin uluslararası hukukla örtüştüğünü ve ‘bu hakkın reddedilmesinin uluslararası hukukla çeliştiğini’ vurguladı.

Halime ise Etiyopya'nın ‘Kızıldeniz'e erişim iddialarına dayanak oluşturacak hiçbir hukuki gerekçeye sahip olmadığını’ belirtirken ‘bu hakkın yalnızca egemen bir devletin Etiyopya'nın orada yer edinmesine mutabakat ve iş birliği çerçevesinde onay vermesi halinde söz konusu olabileceğini’ ifade etti. Halime, “Gerçek şu ki güvenliğinden hukuken sorumlu Kızıldeniz kıyısındaki devletlerden Etiyopya'nın talebine kolektif bir ret geldi; bu da uluslararası hukukun ta kendisidir” ifadelerini kullandı.

Abiy Ahmed, Nisan 2018'de göreve gelmesinden bu yana ‘liman diplomasisi’ aracılığıyla Kızıldeniz'e erişim sağlamaya çalışıyor. Etiyopya 2024 yılı başlarında ayrılıkçı Somaliland bölgesindeki Berbera Limanı üzerinden denize erişim hakkı elde etmek için bir girişimde bulundu, ancak bu girişim Mogadişu, Kahire ve Arap Birliği'nin (AL) reddine takıldı.

sfdevbfrb
Etiyopya Ordusu Genelkurmay Başkanı Berhanu Jula (Etiyopya Haber Ajansı)

Mısır'ın 2025 yılı sonlarında su payı üzerinde tehdit olarak değerlendirdiği ‘Büyük Etiyopya Rönesans (Hedasi) Barajı’nın işletmeye açılmasıyla birlikte Etiyopya'nın denize çıkış hakkına ilişkin açıklamaları da kesintisiz sürdü. Abiy Ahmed, ‘tarihi bir hata’ olarak nitelendirdiği, 1993 yılında Eritre'nin bağımsızlığını kazanmasının ardından ülkesinin denize erişimini yitirmesini düzeltme kararlılığını yineleyerek ülkenin artan ekonomik ve demografik ihtiyaçlarına dikkati çekti.

Eritre bu açıklamaları o dönemde sert biçimde reddederek bunu ‘bölgesel istikrara yönelik bir tehdit ve uluslararası hukukun açık ihlali’ olarak değerlendirdi ve ‘Assab Limanı'nın bağımsızlığından bu yana tartışmasız egemenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu’ vurguladı.

Geçtiğimiz mayıs ayında ise Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati'nin Eritre ziyaretinin ve kıyısı olmayan devletlerin Kızıldeniz'de var olmasını reddeden resmi teyidin ardından Etiyopya, Mısır'ı ‘denize erişimini engellemeye çalışmakla’ suçladı.

Abdulati, geçtiğimiz yılın ekim ayında yaptığı açıklamalarda ‘Mısır'ın Etiyopya'nın Kızıldeniz kıyılarının yönetimine katılmasını reddettiğini’ de açıkça ortaya koymuştu.

 ‘Etiyopya'nın tek taraflı görüşünü ne bu bölgedeki herkese ne de uluslararası topluma dayatamayacağını’ vurgulayan Halime ise ‘hukuka uymak ve devletlerin egemenliğine saygı göstermekten başka yolu olmadığını’ da sözlerine ekledi.