İsviçre peyniri ve özel bir ada... Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un abartılı ve tuhaf hobileri

Kuzey Kore lideri, halkı açlıkla boğuşurken bile yüz milyonlarca dolar harcıyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
TT

İsviçre peyniri ve özel bir ada... Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un abartılı ve tuhaf hobileri

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un hobileri sadece Pyongyang ile Moskova arasında zırhlı tren sürmekle sınırlı değil. Kim Jong-un boş zamanlarında füze ve nükleer denizaltı fırlatmakla da yetinmiyor. Tartışmalı liderin daha pek çok abartılı hobisi var. Uzun hobiler listesine ek olarak Kuzey Kore medyası Kim’in olağanüstü yeteneklerinin olduğunu iddia ediyor.

Kim ve basketbol

Kim, İsviçre’deki öğrencilik yıllarından beri basketbola meraklı. Öğrencilik yıllarında sosyal bir yapıya sahip olmadığı için basketbol onun en büyük arkadaşı oldu. Kim, kilosuna ve boyuna rağmen bir süre basketbol ile ilgilendi. Odasının duvarlarını ABD’li basketbolcu Michael Jordan’ın fotoğraflarıyla doldurdu, sınıf arkadaşları arasında devasa spor ayakkabı koleksiyonuyla tanınıyordu.

Fotoğraf Altı: Kuzey Kore devlet televizyonu tarafından yayınlanan Kim Jong-un’un çocukluk fotoğrafları. (EPA)
Kuzey Kore devlet televizyonu tarafından yayınlanan Kim Jong-un’un çocukluk fotoğrafları. (EPA)

Daha önce İngiliz medyasına konuşan okul arkadaşları, Kim’in gergin bir oyuncu olduğunu, yarışmayı sevdiğini ve kaybetmekten de nefret ettiğini aktardı. Kim, çocukluk kahramanı Michael Jordan’ı, 2011 yılında babasından iktidarı devraldıktan sonra Pyongyang’a davet etti. Ancak Jordan ziyaret davetini kabul etmediği için onun yerine Chicago Bulls takımındaki meslektaşı Dennis Rodman’a davet gönderdi.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un ve ABD’li basketbolcu Dennis Rodman. (AP)
Kim Jong-un ve ABD’li basketbolcu Dennis Rodman. (AP)

Rodman’ın 2013 yılında ülkesi ile Pyongyang arasındaki kalın, yüksek demir duvarı nasıl aştığı uzun süre dünya gündemini meşgul etti. Rodman, Pyongyang’da sıcak bir şekilde karşılandı. Rodman’ın ziyarette Kim’e yönelik, “Ömür boyu bir dostun var” sözleri insan hakları grupları tarafından eleştirilmişti. Ancak Rodman bunu umursamadı, Kuzey Kore’ye geri döndü ve kendisiyle Kim arasındaki dostluk antlaşmasını yineledi.

Rodman Kim’in halka açık bir şekilde kutladığı doğum gününde ‘Doğum günün kutlu olsun sevgili mareşal’ şarkısını söyledi.

Atlara aşık bir lider

Kim, medyada genellikle at sırtında beliriyor. 2019’daki bir medya kampanyasında, Kuzey Kore’nin en yüksek zirvesine beyaz bir atla tırmandığı söylendi. 2021’de Kuzey Kore televizyonu tarafından yayınlanan bir belgeselde, aynı kare ekranlarda yerini aldı.

Beyaz atlar ülkenin sembolü. Kurucu büyükbabası Kim İl-sung’un beyaz bir ata bindiği ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon sömürgeciliğine karşı savaşlara öncülük ettiği söylendiği için beyaz atlar ülkenin kuruluş dönemini hatırlatıyor.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un, seçim kampanyalarında genellikle beyaz bir atın üzerinde görünüyor. (AFP)
Kim Jong-un, seçim kampanyalarında genellikle beyaz bir atın üzerinde görünüyor. (AFP)

Lüks otomobil filoları

Kuzey Kore liderinin koleksiyonunda Rusya’dan onlarca ithal at, zırhlı bir tren, özel bir uçak ve çok çeşitli lüks arabalar yer alıyor. Basında yer alan haberlere göre araba koleksiyonunda iki Maybach, bir Mercedes filosu, bir dizi Rolls Royce ve Land Roverlar bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın Telegraph gazetesinden edindiği bilgilere göre tren Kim’in, uçak, araba ve atların yanı sıra altı milyon dolar değerinde bir yatı da var. Bu yatın Kim’in tatillerini geçirdiği özel adasına götürecek ulaşım aracı olması muhtemel.

Arkadaşı Kim ile birlikte bu adayı ziyaret eden Rodman, adada birçok yüzme havuzu ve su tesisinin yanı sıra bir futbol ve basketbol sahası olduğunu belirtti. Adada ayrıca Kim’in özel partilerinin düzenlendiği bir alan da yer alıyor.

Fotoğraf Altı: Lüks arabaları seven Kim’in ve geniş bir araç koleksiyonu var. (DPA)
 Lüks arabaları seven Kim’in ve geniş bir araç koleksiyonu var. (DPA)

Milyon dolarlık geniş bir bütçe

Kim, hiçbir lüksten kaçınmıyor. Halkı açlıkla boğuştuğu zamanlarda bile hayatının ve saltanatının hiçbir aşamasında lüksü terk etmedi. 2014 yılında yayınlanan bir Birleşmiş Milletler (BM) raporu, Pyongyang rejiminin büyük miktarlarda pahalı mal satın aldığını ortaya koydu. Raporda, Kim’in bir kayak ve binicilik merkezi inşa ettiği, Kuzey Kore’deki yönetici seçkinlerin birçok pahalı araba, 35’ten fazla piyano ve bir dizi gelişmiş kayıt cihazı ithal ettiği yer aldı.

Rapora göre iktidar rejimi 2012 yılında, yani 3. Kim saltanatının ilk yılında lüks eşyalara yaklaşık 645 milyon dolar harcadı. Kim, lükse olan bu düşkünlüğünü babasından miras aldı, ancak masraflarında babasını geçti. Kim, sevdiklerine değerli saatler, özel içkiler, kürk mantolar ve mücevherler hediye ediyor.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un özel jeti bulunuyor. (KCNA)
Kim Jong-un özel jeti bulunuyor. (KCNA)

Yemekler, filmler ve şarkılar

Kim’in ithal etmediği tek ürün sigara olabilir. Zira çok fazla yerel üretim tütün içiyor. Ancak geriye kalan yiyecek ve içecekler, yurt dışından büyük miktarlarda saraylarının depolarına getiriliyor. Kuzey Kore lideri hakkında dolaşan bilgilerde, alkollü içeceklerin hayranı olduğu ve sadece pahalı olanları tükettiği de yer alıyor. Sadece 2016 yılında bir milyon dolar değerinde alkollü içecek ithal etti.

Yemek masasının vazgeçilmezleri arasında İsviçre peynirleri yer alıyor. Bu, İsviçre’deki öğrencilik yıllarından kalma bir alışkanlık. Öğle yemeklerin de ise ıstakoz ve havyar neredeyse her zaman mevcut olan iki yemek.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un ev yapımı yiyecekleri titizlikle hazırlanıyor. (AFP)
Kim Jong-un ev yapımı yiyecekleri titizlikle hazırlanıyor. (AFP)

Eğlence, Kim’in hayatının büyük bir bölümünü kapsıyor, sarayda bin kişilik bir sinema salonu bile var. Belki de onları kitlesel parti toplantıları için kullanıyor, ancak asıl amacı çok sevdiği Godzilla ve Jackie Chan’ın filmlerini izlemek. Yakınlarının aktardığına göre Kim’in ekrana olan düşkünlüğü, çocukluğundan beri bilgisayar oyunlarına olan ilgisine kadar uzanıyor.

Kuzey Kore liderinin hobileri arasında hiç ihmal etmediği müzikte yer alıyor. Hatta bir kadın grubu kurup şarkıcılarını kendisi seçecek kadar ileri gitti ve gruba Moranbong adını verdi.

Süper yetenekler

Kim, ülkesinin medyasına ve halkının inançlarına göre doğaüstü yeteneklere sahip. Kim’in üç yaşındayken araba kullandığı ve dokuz yaşında yelkenli yarışlara katıldığı söyleniyor. Ayrıca arkeolog ekibiyle birlikte efsanevi gergedanın yerini keşfettiği haberleri de yer alıyor.

Kim’in efsanevi yetenekleri tüm alanlara yayılıyor. Kim ve bir grup Kuzey Koreli bilim insanı, AIDS’i, belirli kanser türlerini, soğuk algınlığını, yaşlanmanın etkilerini ve diğer birçok hastalığı iyileştiren bir mucize ilaç icat etti.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un, Kuzey Kore’nin en yüksek dağı olan Baekdu’nun zirvesinde. (AFP)
Kim Jong-un, Kuzey Kore’nin en yüksek dağı olan Baekdu’nun zirvesinde. (AFP)

Kuzey Kore devlet televizyonu bu olağanüstü güçlerin zirvesi olarak, soğuk kış günlerinden birinde Kim’in yüksek zirvelerden birine tırmandığı anda fırtınanın dindiğini ve güneşin açtığını duyurdu. Medyada yer alanlara göre Kim bu olağanüstü güçleriyle doğayı kontrol edebiliyor.



İsrailliler ne istediklerini bilmiyor!

 İsrail'i Lübnan'dan ayıran sınır boyunca devriye gezen İsrail güçleri, 24 Kasım 2025 (AFP)
İsrail'i Lübnan'dan ayıran sınır boyunca devriye gezen İsrail güçleri, 24 Kasım 2025 (AFP)
TT

İsrailliler ne istediklerini bilmiyor!

 İsrail'i Lübnan'dan ayıran sınır boyunca devriye gezen İsrail güçleri, 24 Kasım 2025 (AFP)
İsrail'i Lübnan'dan ayıran sınır boyunca devriye gezen İsrail güçleri, 24 Kasım 2025 (AFP)

Tel Aviv Üniversitesi Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nün yaptığı kapsamlı bir kamuoyu araştırmasının perşembe akşamı yayımlanan sonuçları, İsrail kamuoyunun liderlerinin izlediği politikaları anlamakta zorlandığını ve bu politikalara çelişkili biçimde yaklaştığını ortaya koydu. Bulgular, kamuoyunun tam olarak ne istediğini bilmediğini düşündürüyor: Mevcut hükümetin düşmesini isteyen İsrailliler, aynı zamanda Binyamin Netanyahu’yu başbakanlık için en uygun isim olarak görüyor. Ayrıca siyasi liderliğin kararlarını stratejik çıkarlar yerine siyasi hesaplarla aldığına inanıyorlar; buna rağmen bu liderliğin yürüttüğü savaşları destekliyorlar.

Araştırmaya göre İsrail’deki Yahudi kamuoyunun yüzde 77’si için en büyük güvenlik endişesi Batı Şeria. Bunu yüzde 74 ile İran, yüzde 65 ile Gazze Şeridi ve yüzde 64 ile Lübnan izliyor.

Katılımcıların yüzde 37’si Suriye’yi, yaklaşık yüzde 28’i ise Yemen’i tehdit kaynağı olarak görüyor. Öte yandan yüzde 59, siyasi seviyedeki kararların mesleki değil siyasi saiklerle alındığını düşündüğünü belirtti. Yüzde 37,5 ise kararların mesleki gerekçelere dayandığını söyledi.

Tüm bu çelişkilere rağmen, katılımcıların yüzde 46,5’i İsrail’in Lübnan’a karşı savaş başlatmasını destekliyor. Bu görüşün gerekçesi olarak kuzeydeki güvenlik durumunun sınırlı bir savaşa geri dönmeyi gerektirdiği dile getiriliyor. Yüzde 12, daha sert bir savaşın ve hatta kara harekâtının gerekli olduğunu savunuyor. Yüzde 28,5 mevcut güvenlik durumunun halk için yeterli güvenliği sağladığını düşünüyor. Yüzde 13 ise bu konuda fikri olmadığını ifade ediyor.

 İsraillilerin çoğunluğu Netanyahu'nun hükümeti yönetmek için en uygun isim olduğuna inanıyor. (EPA)İsraillilerin çoğunluğu Netanyahu'nun hükümeti yönetmek için en uygun isim olduğuna inanıyor. (EPA)

Araştırmada, İsrail-Filistin çatışmasının ‘iki halk için iki devlet’ çözümüyle sona erdirilmesi fikrine katılımın düşük olduğu belirtildi. Katılımcıların yüzde 61’i bu çözümü reddederken, yüzde 31’i ‘belirli koşullar altında’ destekleyebileceğini söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki ‘ateşkes anlaşmasına’ ilişkin memnuniyet oranı da sınırlı kaldı. Katılımcıların yüzde 58’i anlaşmadan düşük ya da çok düşük memnuniyet duyarken, yüzde 37’si yüksek ya da çok yüksek memnuniyet ifade etti.

Ulusal güvenlik açısından ise görüşler bölündü. Katılımcıların yüzde 31’i İsrail’in ulusal güvenlik durumunu ‘iyi’, yüzde 23’ü ise ‘kötü’ olarak niteledi. Beş yıl içinde güvenlik durumunun iyileşeceğini düşünenlerin oranı yüzde 46 olurken, yüzde 19 bunun kötüleşeceğini öngördü. Ayrıca yüzde 73, İsrail’e yönelik dış tehditlerden dolayı çok yüksek seviyede kaygı duyduğunu, yüzde 27 ise kaygı hissetmediğini belirtti.

İç toplumsal gerilimlere dair endişe daha da yüksekti: Katılımcıların yüzde 86’sı ülkedeki sosyal gerilimlerden ciddi şekilde kaygı duyduğunu bildirdi. Yahudi kamuoyu, İsrail’in aynı anda hem önemli dış güvenlik tehditleriyle hem de derin bir iç krizle karşı karşıya olduğu, bu iki unsurun da ‘temel bir tehdit’ oluşturduğu görüşünde. Katılımcıların yüzde 33’ü kişisel güvenlik hissinin yüksek olduğunu belirtirken, yüzde 16’sı bu hissin düşük olduğunu söyledi.

Devlet kurumlarına güven oranlarında ise belirgin farklılıklar görüldü. Katılımcıların yüzde 83’ü İsrail ordusuna, yüzde 71’i iç istihbarat kurumu Şin-Bet’e, yüzde 73’ü Genelkurmay Başkanı’na ve yüzde 59’u Şin-Bet Başkanı’na yüksek güven duyduğunu ifade etti. Polis teşkilatına güven ise oldukça düşük çıktı: Katılımcıların yalnızca yüzde 34’ü polise güvendiğini söylerken, yüzde 65 düşük güven duyduğunu belirtti. Polis genel müfettişine güvenenlerin oranı yüzde 32’de kalırken, yüzde 58 bu makama düşük güven duyduğunu bildirdi.

Araştırma, Yahudi kamuoyunda İsrail vatandaşı Araplara yönelik yaygın ayrımcılık eğilimlerini de gözler önüne serdi. Katılımcıların yüzde 52’si Arap vatandaşların kamu kurumlarında aktif biçimde görev almasına karşı çıkarken, yalnızca yüzde 16’sı Arapların koalisyona ve hükümete katılımını destekledi. Yüzde 26 ise Arapların koalisyon dışında olmak kaydıyla kamu kurumlarında görev almasını uygun buldu.

Batı Şeria'nın Tubas kentinde düzenlenen askeri operasyona katılan İsrail askerleri, 26 Kasım 2025 (Reuters)Batı Şeria'nın Tubas kentinde düzenlenen askeri operasyona katılan İsrail askerleri, 26 Kasım 2025 (Reuters)

Hükümet

Araştırmada, devlet kurumlarına yönelik güven oranları da detaylandırıldı. Katılımcıların yüzde 42’si Yüksek Mahkeme’ye, yüzde 30’u hükümete, yüzde 34’ü ise Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yüksek düzeyde güvendiğini belirtti. Savunma Bakanı Yisrael Katz’a güven duyanların oranı yüzde 29, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e güvenenlerin oranı ise yüzde 27’de kaldı. Katılımcıların yüzde 45’i ultra-Ortodoksların büyük bölümünü askerlik hizmetinden muaf tutan yasa tasarısına karşı çıkarken, yüzde 43’ü tasarıyı destekledi.

Bu veriler ışığında kamuoyunun Netanyahu hükümetinin düşmesini istediği anlaşılıyor. Şarku’l Avsat’ın Maariv gazetesinin yayımladığı haftalık anketten aktardığına göre, bugün seçim yapılsa Netanyahu liderliğindeki koalisyon, oylarının dörtte birini kaybederek 68 sandalyeden 51’e düşüyor ve hükümet kurma çoğunluğunu sağlayamıyor.

Buna rağmen, kamuoyuna ‘başbakanlığa en uygun isim’ sorulduğunda Netanyahu’nun hâlâ en uygun lider olarak görüldüğü ortaya çıktı. Netanyahu, tüm muhalefet liderlerine karşı yapılan karşılaştırmalarda öne geçti. Neftali Bennett’e karşı 44’e 41, Yair Lapid’e karşı 47’ye 33, Avigdor Liberman’a karşı 46’ya 32 ve Gadi Eisenkot’a karşı 43’e 38 oranıyla üstün geldi.


“Barış planı” görüşmeleri: “ABD, Rus işgalini tanımaya hazırlanıyor”

Rus ordusu, "barış planı" görüşmeleri sürerken dün gece Kiev'e saldırı düzenledi (Reuters)
Rus ordusu, "barış planı" görüşmeleri sürerken dün gece Kiev'e saldırı düzenledi (Reuters)
TT

“Barış planı” görüşmeleri: “ABD, Rus işgalini tanımaya hazırlanıyor”

Rus ordusu, "barış planı" görüşmeleri sürerken dün gece Kiev'e saldırı düzenledi (Reuters)
Rus ordusu, "barış planı" görüşmeleri sürerken dün gece Kiev'e saldırı düzenledi (Reuters)

ABD'nin Rusya'nın Kırım ve diğer işgal ettiği Ukrayna toprakları üzerindeki hakimiyetini tanımaya hazırlandığı iddia ediliyor. 

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla Telegraph'a konuşan yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu teklifi doğrudan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e iletmesi için damadı Jared Kushner ve Özel Temsilcisi Steve Witkoff'u görevlendirdiğini söylüyor. 

Trump, Witkoff ve Kushner'ın haftaya Moskova'ya gideceğini söylemiş, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov da bunu doğrulamıştı. 

Haberde, işgal altındaki toprakların tanınmasının "ABD'nin diplomatik geleneğini bozacağı" belirtiliyor. Kaynaklardan biri "Amerikalıların, Avrupa'nın tutumunu umursamadıkları giderek daha açık hale geliyor" diyor. 

Putin, ABD'li yetkililerle Moskova'da yapılacak görüşme öncesinde toprak taleplerini yinelemişti. Perşembe günkü açıklamasında görüşmenin ana konusunun Kırım, Luhansk ve Donetsk olması gerektiğini söylemişti. 

Rusya, Kırım'ı 2014'te ilhak etmiş, yarımadanın Rusya'ya bağlanması için tartışmalı bir referandum yapılmıştı. Kremlin referandumun Kırım'ın Rusya'ya bağlanması lehine sonuçlandığını duyurmuş, Putin de 21 Mart 2024'te Kırım'ın ilhakına yönelik yasayı imzalamıştı.

Putin, Kremlin yanlısı ayrılıkçı Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını 24 Şubat 2022'de başlattığı savaştan birkaç gün önce tanımış, birlikte "Donbas" diye anılan iki bölge Eylül 2022'de resmen Rusya tarafından ilhak edilmişti.

Trump yönetiminin hazırladığı 28 maddelik plan, Kiev'in birçok taviz vermesini öngörüyordu. Ancak pazar günü İsviçre'de ABD'li ve Ukraynalı heyetlerin düzenlediği toplantıda 19 maddelik yeni bir plan hazırlanmış, toprak tavizlerine yanaşılmayacağı bildirilmişti. Toplantıda Avrupa devletleri ve Avrupa Birliği temsilcileri de vardı. Ancak Telegraph'ın aktardığına göre Washington, savaşı bitirmek için işgal altındaki toprakları tanıma stratejisini kullanmayı hâlâ düşünüyor. 

Haberde, Ukrayna Anayasası gereğince herhangi bir liderin, referanduma gitmeden toprak devretmesinin engellendiğine işaret ediliyor. 

Ukrayna lideri Volodmir Zelenski'nin özel kalem müdürü Andriy Yermak, "barış planı" müzakerelerindeki önemli isimlerden biriydi. Ancak ülkedeki yolsuzluk soruşturması kapsamında evine baskın düzenlendikten sonra dün istifa etti. Zelenski, pozisyona yeni atanacak kişi için çalışmaların bugün başlatılacağını söyledi. 

İstifasından önce yaptığı açıklamada Yermak şu ifadeleri kullanmıştı: 

Bugün aklı başında hiç kimse topraklarını bırakmak için anlaşma imzalamaz. Zelenski devlet başkanı olduğu sürece, kimse bizim topraklarımızdan vazgeçeceğimizi düşünmemeli.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC


Amerika, Ulusal Muhafızlara yönelik saldırının ardından tüm sığınma kararlarını dondurdu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)
TT

Amerika, Ulusal Muhafızlara yönelik saldırının ardından tüm sığınma kararlarını dondurdu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)

ABD hükümeti dün, iki gün önce Washington'da gerçekleşen ve bir Ulusal Muhafız askerinin ölümüne, bir diğerinin ise ağır yaralanmasına yol açan saldırının doğrudan sonucu olarak, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tüm sığınma kararlarının dondurulacağını ve göç politikasını sıkılaştırmayı amaçlayan diğer önlemlerin alınacağını duyurdu.  

2021 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne gelen 29 yaşındaki Afgan uyruklu şüpheli Rahmanullah Lakanwal cinayetle suçlanacak ve federal savcılar idam cezası talep etmeyi planlıyor.

Saldırının ardından Trump ve diğer bazı ABD'li yetkililer, ABD göç politikasının çeşitli alanlarında daha sıkı önlemler açıkladı.

Göçmenlik Müdürü Joseph Edlow, "X" platformunda yaptığı paylaşımda, Göçmenlik Dairesi'nin, çeşitli yabancıların güvenlik soruşturmasından geçene kadar ABD'de sığınma hakkı verilmesine ilişkin "tüm kararları" askıya aldığını belirtti.

Geçtiğimiz hafta Beyaz Saray yakınlarında gerçekleşen saldırıda hayatını kaybeden Ulusal Muhafız askeri Sarah Beckstrom'un anısına düzenlenen törenden, (AFP)Geçtiğimiz hafta Beyaz Saray yakınlarında gerçekleşen saldırıda hayatını kaybeden Ulusal Muhafız askeri Sarah Beckstrom'un anısına düzenlenen törenden, (AFP)

Dondurma kararı, ABD hükümetinin sığınmacı hibelerini Demokrat Başkan Joe Biden dönemindeki yaklaşık 100 bin rakamına kıyasla yıllık yaklaşık 7 bin 500'e düşürme niyetini açıklamasından bir aydan kısa bir süre sonra geldi.

Dışişleri Bakanlığı ayrıca, vize başvurusunda bulunan tüm Afgan pasaportu sahiplerine vize verilmesinin askıya alındığını duyurdu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, X platformunda, "Amerika Birleşik Devletleri için ülkemizi ve halkımızı korumaktan daha önemli bir öncelik yoktur" diye yazdı.

Ulusal Muhafızlara Saldırı

Washington'daki ABD Başsavcısı Jeanine Pirro, Lacanwal'ın Taliban, El Kaide ve D'EAŞ’a karşı komando operasyonlarıyla görevli özel bir operasyon gücü olan Afgan Ulusal Muhafızları'nın "Sıfır Birimleri"nin bir üyesi olduğunu belirtti.

Başkan Donald Trump, 20 yaşındaki Batı Virginia Ulusal Muhafız üyesi Sarah Beckstrom'un aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybettiğini duyurdu. Ayrıca, çarşamba günü Beyaz Saray yakınlarında gerçekleşen saldırıda yaralanan diğer Ulusal Muhafız üyesi 20 yaşındaki Andrew Wolf'un "hayati tehlike içinde olduğunu" belirtti.