İsviçre peyniri ve özel bir ada... Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un abartılı ve tuhaf hobileri

Kuzey Kore lideri, halkı açlıkla boğuşurken bile yüz milyonlarca dolar harcıyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
TT

İsviçre peyniri ve özel bir ada... Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un abartılı ve tuhaf hobileri

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. (Reuters)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un hobileri sadece Pyongyang ile Moskova arasında zırhlı tren sürmekle sınırlı değil. Kim Jong-un boş zamanlarında füze ve nükleer denizaltı fırlatmakla da yetinmiyor. Tartışmalı liderin daha pek çok abartılı hobisi var. Uzun hobiler listesine ek olarak Kuzey Kore medyası Kim’in olağanüstü yeteneklerinin olduğunu iddia ediyor.

Kim ve basketbol

Kim, İsviçre’deki öğrencilik yıllarından beri basketbola meraklı. Öğrencilik yıllarında sosyal bir yapıya sahip olmadığı için basketbol onun en büyük arkadaşı oldu. Kim, kilosuna ve boyuna rağmen bir süre basketbol ile ilgilendi. Odasının duvarlarını ABD’li basketbolcu Michael Jordan’ın fotoğraflarıyla doldurdu, sınıf arkadaşları arasında devasa spor ayakkabı koleksiyonuyla tanınıyordu.

Fotoğraf Altı: Kuzey Kore devlet televizyonu tarafından yayınlanan Kim Jong-un’un çocukluk fotoğrafları. (EPA)
Kuzey Kore devlet televizyonu tarafından yayınlanan Kim Jong-un’un çocukluk fotoğrafları. (EPA)

Daha önce İngiliz medyasına konuşan okul arkadaşları, Kim’in gergin bir oyuncu olduğunu, yarışmayı sevdiğini ve kaybetmekten de nefret ettiğini aktardı. Kim, çocukluk kahramanı Michael Jordan’ı, 2011 yılında babasından iktidarı devraldıktan sonra Pyongyang’a davet etti. Ancak Jordan ziyaret davetini kabul etmediği için onun yerine Chicago Bulls takımındaki meslektaşı Dennis Rodman’a davet gönderdi.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un ve ABD’li basketbolcu Dennis Rodman. (AP)
Kim Jong-un ve ABD’li basketbolcu Dennis Rodman. (AP)

Rodman’ın 2013 yılında ülkesi ile Pyongyang arasındaki kalın, yüksek demir duvarı nasıl aştığı uzun süre dünya gündemini meşgul etti. Rodman, Pyongyang’da sıcak bir şekilde karşılandı. Rodman’ın ziyarette Kim’e yönelik, “Ömür boyu bir dostun var” sözleri insan hakları grupları tarafından eleştirilmişti. Ancak Rodman bunu umursamadı, Kuzey Kore’ye geri döndü ve kendisiyle Kim arasındaki dostluk antlaşmasını yineledi.

Rodman Kim’in halka açık bir şekilde kutladığı doğum gününde ‘Doğum günün kutlu olsun sevgili mareşal’ şarkısını söyledi.

Atlara aşık bir lider

Kim, medyada genellikle at sırtında beliriyor. 2019’daki bir medya kampanyasında, Kuzey Kore’nin en yüksek zirvesine beyaz bir atla tırmandığı söylendi. 2021’de Kuzey Kore televizyonu tarafından yayınlanan bir belgeselde, aynı kare ekranlarda yerini aldı.

Beyaz atlar ülkenin sembolü. Kurucu büyükbabası Kim İl-sung’un beyaz bir ata bindiği ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon sömürgeciliğine karşı savaşlara öncülük ettiği söylendiği için beyaz atlar ülkenin kuruluş dönemini hatırlatıyor.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un, seçim kampanyalarında genellikle beyaz bir atın üzerinde görünüyor. (AFP)
Kim Jong-un, seçim kampanyalarında genellikle beyaz bir atın üzerinde görünüyor. (AFP)

Lüks otomobil filoları

Kuzey Kore liderinin koleksiyonunda Rusya’dan onlarca ithal at, zırhlı bir tren, özel bir uçak ve çok çeşitli lüks arabalar yer alıyor. Basında yer alan haberlere göre araba koleksiyonunda iki Maybach, bir Mercedes filosu, bir dizi Rolls Royce ve Land Roverlar bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın Telegraph gazetesinden edindiği bilgilere göre tren Kim’in, uçak, araba ve atların yanı sıra altı milyon dolar değerinde bir yatı da var. Bu yatın Kim’in tatillerini geçirdiği özel adasına götürecek ulaşım aracı olması muhtemel.

Arkadaşı Kim ile birlikte bu adayı ziyaret eden Rodman, adada birçok yüzme havuzu ve su tesisinin yanı sıra bir futbol ve basketbol sahası olduğunu belirtti. Adada ayrıca Kim’in özel partilerinin düzenlendiği bir alan da yer alıyor.

Fotoğraf Altı: Lüks arabaları seven Kim’in ve geniş bir araç koleksiyonu var. (DPA)
 Lüks arabaları seven Kim’in ve geniş bir araç koleksiyonu var. (DPA)

Milyon dolarlık geniş bir bütçe

Kim, hiçbir lüksten kaçınmıyor. Halkı açlıkla boğuştuğu zamanlarda bile hayatının ve saltanatının hiçbir aşamasında lüksü terk etmedi. 2014 yılında yayınlanan bir Birleşmiş Milletler (BM) raporu, Pyongyang rejiminin büyük miktarlarda pahalı mal satın aldığını ortaya koydu. Raporda, Kim’in bir kayak ve binicilik merkezi inşa ettiği, Kuzey Kore’deki yönetici seçkinlerin birçok pahalı araba, 35’ten fazla piyano ve bir dizi gelişmiş kayıt cihazı ithal ettiği yer aldı.

Rapora göre iktidar rejimi 2012 yılında, yani 3. Kim saltanatının ilk yılında lüks eşyalara yaklaşık 645 milyon dolar harcadı. Kim, lükse olan bu düşkünlüğünü babasından miras aldı, ancak masraflarında babasını geçti. Kim, sevdiklerine değerli saatler, özel içkiler, kürk mantolar ve mücevherler hediye ediyor.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un özel jeti bulunuyor. (KCNA)
Kim Jong-un özel jeti bulunuyor. (KCNA)

Yemekler, filmler ve şarkılar

Kim’in ithal etmediği tek ürün sigara olabilir. Zira çok fazla yerel üretim tütün içiyor. Ancak geriye kalan yiyecek ve içecekler, yurt dışından büyük miktarlarda saraylarının depolarına getiriliyor. Kuzey Kore lideri hakkında dolaşan bilgilerde, alkollü içeceklerin hayranı olduğu ve sadece pahalı olanları tükettiği de yer alıyor. Sadece 2016 yılında bir milyon dolar değerinde alkollü içecek ithal etti.

Yemek masasının vazgeçilmezleri arasında İsviçre peynirleri yer alıyor. Bu, İsviçre’deki öğrencilik yıllarından kalma bir alışkanlık. Öğle yemeklerin de ise ıstakoz ve havyar neredeyse her zaman mevcut olan iki yemek.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un ev yapımı yiyecekleri titizlikle hazırlanıyor. (AFP)
Kim Jong-un ev yapımı yiyecekleri titizlikle hazırlanıyor. (AFP)

Eğlence, Kim’in hayatının büyük bir bölümünü kapsıyor, sarayda bin kişilik bir sinema salonu bile var. Belki de onları kitlesel parti toplantıları için kullanıyor, ancak asıl amacı çok sevdiği Godzilla ve Jackie Chan’ın filmlerini izlemek. Yakınlarının aktardığına göre Kim’in ekrana olan düşkünlüğü, çocukluğundan beri bilgisayar oyunlarına olan ilgisine kadar uzanıyor.

Kuzey Kore liderinin hobileri arasında hiç ihmal etmediği müzikte yer alıyor. Hatta bir kadın grubu kurup şarkıcılarını kendisi seçecek kadar ileri gitti ve gruba Moranbong adını verdi.

Süper yetenekler

Kim, ülkesinin medyasına ve halkının inançlarına göre doğaüstü yeteneklere sahip. Kim’in üç yaşındayken araba kullandığı ve dokuz yaşında yelkenli yarışlara katıldığı söyleniyor. Ayrıca arkeolog ekibiyle birlikte efsanevi gergedanın yerini keşfettiği haberleri de yer alıyor.

Kim’in efsanevi yetenekleri tüm alanlara yayılıyor. Kim ve bir grup Kuzey Koreli bilim insanı, AIDS’i, belirli kanser türlerini, soğuk algınlığını, yaşlanmanın etkilerini ve diğer birçok hastalığı iyileştiren bir mucize ilaç icat etti.

Fotoğraf Altı: Kim Jong-un, Kuzey Kore’nin en yüksek dağı olan Baekdu’nun zirvesinde. (AFP)
Kim Jong-un, Kuzey Kore’nin en yüksek dağı olan Baekdu’nun zirvesinde. (AFP)

Kuzey Kore devlet televizyonu bu olağanüstü güçlerin zirvesi olarak, soğuk kış günlerinden birinde Kim’in yüksek zirvelerden birine tırmandığı anda fırtınanın dindiğini ve güneşin açtığını duyurdu. Medyada yer alanlara göre Kim bu olağanüstü güçleriyle doğayı kontrol edebiliyor.



Enerji ateşkesi planı, Rusya-Ukrayna savaşının yeni sınavı

15 Eylül'de Donetsk'te dikenli tellerle çevrili korunaklı bir caddeden geçen bir kişi (Reuters)
15 Eylül'de Donetsk'te dikenli tellerle çevrili korunaklı bir caddeden geçen bir kişi (Reuters)
TT

Enerji ateşkesi planı, Rusya-Ukrayna savaşının yeni sınavı

15 Eylül'de Donetsk'te dikenli tellerle çevrili korunaklı bir caddeden geçen bir kişi (Reuters)
15 Eylül'de Donetsk'te dikenli tellerle çevrili korunaklı bir caddeden geçen bir kişi (Reuters)

Ukrayna, akaryakıt piyasasındaki dalgalanmalarla daha da belirginleşen bir açmazla karşı karşıya. Rusya’ya savaşın maliyetini artırmak amacıyla düzenlediği saldırılar, ABD’nin baskısıyla karşılaşırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rus rafinerilerinin hedef alınmasını küresel dizel yakıtı kıtlığıyla ilişkilendirmesi Kiev üzerindeki baskıyı artırdı.

Kiev’in rakibinin ekonomisini yıpratacak bir aracı elinde tutma ihtiyacı ile Washington’ın fiyat baskısını hafifletme çabası arasında, enerji tesislerinin korunmasına yönelik öneri yeniden gündeme geldi. Öte yandan altyapıya yönelik saldırılar, gerilimi düşürme ihtimalini sınamayı sürdürüyor.

Karşılıklı saldırılar salı günü de devam etti. Ukrayna, Donetsk’in kuzeyinde bir saldırı düzenlediğini açıklarken Baltık Denizi’ndeki gerilim de tırmandı. Rusya’ya ait bir fırkateynin Danimarka askeri helikopterine doğru iki işaret fişeği ateşlemesi, Litvanya üzerinde bir insansız hava aracının düşürülmesi ve Polonya sınırı yakınlarında bir Ukrayna trenine saldırı düzenlenmesi bölgede tansiyonu yükseltti. Bu gelişmeler, Batılı yetkilileri taşıyan başka bir trenin bölgeden ayrılmasıyla aynı zamana denk geldi.

Şu ana kadar Trump’ın tarafların üzerinde anlaşmış olabileceğini söylediği anlaşmanın nasıl uygulanacağı belirsizliğini koruyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy koşullu destek verirken Moskova, kendi tesislerine yönelik saldırıların durdurulması çağrısını memnuniyetle karşıladı. Ancak bu tutumlar arasında karşılıklılık, güvenceler ve korunacak hedeflerin kapsamına ilişkin sorular bulunuyor. Tüm bunlar, çatışmaların NATO sınırlarına yaklaşan bir tırmanış içinde yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Koşullu ateşkes

Reuters'ın aktardığına göre Zelenskiy, ABD'nin Moskova'nın öneriye bağlılığı konusunda güvence verebilmesini desteğinin koşulu olarak ortaya koydu. Herhangi bir mutabakatın güvenilir ve kalıcı olması ve sivillerin hayatında somut bir etki yaratması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle Kiev'in tutumu, Trump'ın açıklamasına koşulsuz destek vermekten çok, önerinin somut ve doğrulanabilir taahhütlerle güvence altına alınmasını öngörüyor.

 cuıl
İtfaiye ekipleri 15 Eylül'de Sumi'de Rus saldırılarının yol açtığı yangını söndürdü (Reuters)

Bu ifade özellikle önem taşıyor. “Enerji tesislerinin” korunması, ulaşım ve tedarik tesislerini de kapsayan “kritik altyapıya” yönelik saldırıların durdurulmasından daha dar bir kapsam taşıyabilir. Tanımın belirsiz bırakılması, farklı ekonomik hedeflere yönelik saldırıların sürmesine ve tarafların mutabakatı ihlal etmekle birbirini suçlamasına zemin hazırlayabilir.

Kremlin ise Trump'ın Kiev'e dizel tesislerini hedef almama çağrısını memnuniyetle karşıladı. Bu tutum Moskova'ya petrol sektörünü savunma fırsatı verirken tek başına Ukrayna'daki tesislere yönelik saldırıların durdurulacağı yönünde karşılıklı bir taahhüt anlamına gelmiyor.

Benzer bir pazarlık daha önce deniz taşımacılığı dosyasında da gündeme gelmişti. Zelenskiy, 24 Ağustos'ta Rusya'nın tahıl gemilerine yönelik bir ateşkesi kabul etmeye hazır olmadığını, çünkü Moskova'nın bunun kapsamını Rus rafinerileri ve boru hatlarını da içine alacak şekilde genişletmek istediğini söylemişti. Reuters'a göre bu durum, iki ülkenin ekonomilerinin korunmasına yönelik müzakerelerin haftalardır sürdüğünü ve anlaşmazlığın her iki tarafın hangi tavizlerin maliyetini üstleneceği ve bu tavizlerin sınırlarının ne olacağı üzerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.

Saha vaatleri sınamaya başladı

Diplomatik çabalar, sahada devam eden tırmanışın gölgesinde yürütülüyor. Reuters salı günü Rusya'nın gece boyunca yaklaşık 200 insansız hava aracıyla saldırı düzenlediğini bildirdi. Saldırılarda Ukrayna'daki enerji tesisleri ve limanlar hedef alınırken iki kişi hayatını kaybetti. Kiev'deki akaryakıt istasyonları da zarar gördü.

Buna karşılık Zelenskiy, Rusya'daki Sızran Rafinerisi ile Taganrog ve Oryol'daki insansız hava aracı üretim tesislerinin hedef alındığını açıkladı. Rusya'daki yerel yetkililer de pazartesi günü Belgorod bölgesindeki bir köyde bulunan ticari bir tesise insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda bir kişinin öldüğünü, bir kişinin yaralandığını bildirdi.

aaasfd
Donetsk'teki Drujivka kentindeki caddelerden biri 15 Eylül'de (Reuters).

Cephe hattında ise Ukrayna 3. Kolordu Komutanı Andriy Biletskiy, Donetsk'in kuzeyinde bir saldırı operasyonu başlatıldığını açıkladı. Biletskiy, operasyon kapsamında 75 kilometrekarelik alandaki Rus sızmalarının temizlendiğini ve 10 kilometrekarelik ek alanın geri alındığını söyledi.

Reuters, operasyonun Slovyansk ve Kramatorsk yakınlarında Rus ikmal hatlarını kesmeyi hedeflediğini bildirdi. Rusya'nın ise güneyden Kostyantynivka yönündeki baskısını sürdürdüğü belirtildi.

Cephe hattından uzakta iletişim ve ulaşım hatları da hedef alınmaya devam ediyor. Pazar günü Polonya sınırı yakınlarında bir trene düzenlenen saldırı, ulaşım ağının kırılganlığını bir kez daha gündeme getirdi. Ukrayna Demiryolları Başkanı, pazartesi günü yaptığı açıklamada saldırıların her geçen hafta arttığını söyledi.

Bu olaylar karşılıklı saldırıların sürdüğünü gösterse de henüz uygulama tarihi açıklanmayan bir öneriye tarafların ne ölçüde bağlı kalacağını tek başına ortaya koymaya yetmiyor.

Bu durum, ateşkesin kapsamına ilişkin soruyu da büyütüyor: Mutabakat yalnızca elektrik ve akaryakıt tesislerinin korunmasını mı kapsayacak, yoksa ekonomik hayatın devamlılığını sağlayan diğer tesisleri de içine alacak mı?


İran savaşı ve Kızıldeniz: Yeni petrol krizi kapıda mı?

Yemen'deki Husilerin, Kızıldeniz'de saldırıları artırması petrol sektörünü endişelendiriyor (AFP)
Yemen'deki Husilerin, Kızıldeniz'de saldırıları artırması petrol sektörünü endişelendiriyor (AFP)
TT

İran savaşı ve Kızıldeniz: Yeni petrol krizi kapıda mı?

Yemen'deki Husilerin, Kızıldeniz'de saldırıları artırması petrol sektörünü endişelendiriyor (AFP)
Yemen'deki Husilerin, Kızıldeniz'de saldırıları artırması petrol sektörünü endişelendiriyor (AFP)

İran destekli Husilerin, Kızıldeniz'deki stratejik bölgeleri ele geçirmesiyle İran savaşının tetiklediği petrol krizi derinleşiyor.

Husiler son olarak Büyük Haniş ve Küçük Haniş adalarını ele geçirerek Babülmendep Boğazı çevresindeki tehdidini artırdı.

Tahran destekli örgüt, geçen hafta da Kızıldeniz kıyısındaki Taiz'e bağlı Muha kentinin ardından Meyyun (Perim) Adası ve Zubab'ı ele geçirmişti.

Guardian'ın aktardığına göre Husi milislerin, Suudi Arabistan'ı Asya pazarlarına bağlayan hat üzerindeki adaları kontrolüne alması petrol krizini derinleştirebilir.  

Suudi Arabistan, perşembe günü (10 Eylül) Doğu-Batı petrol boru hattının saldırıya uğradığını da açıklamıştı. Riyad ve Bağdat yönetimleri, saldırının Irak'taki Şii milisler tarafından düzenlendiğini duyurmuştu.

Suudi Arabistan, Arap Yarımadası boyunca uzanan 1200 kilometrelik bu boru hattını kullanarak, İran savaşı nedeniyle gemi trafiğinin neredeyse durma noktasına geldiği Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığı aşıp tedariki sürdürüyordu.

Finansal hizmet platformu KCM Trade'den analist Tim Waterer, gözlerin faaliyetleri geçici olarak askıya alınan boru hattında olduğunu söylüyor:

Şu anda yatırımcılar için en önemli soru, Doğu-Batı hattındaki kesintinin ne kadar süreceği. Herhangi bir uzun süreli kesinti ve buna bağlı arz kaybı, fiyatların hızlı şekilde artmasına yol açar.

Wall Street Journal'ın analizinde de Kızıldeniz'deki son gelişmelerle birlikte "büyük yakıt krizinin" başladığı yorumu yapılıyor.

Husilerin sözkonusu boru hattına saldırıları nedeniyle günlük en az 2,5 milyon varillik ham petrol akışının kesintiye uğrayacağına dikkat çekiliyor.

Amerikan petrol devi Chevron'un CEO'su Mike Wirth, kısa sürede krizi hafifletebilecek önlemler almanın zor olduğunu vurguluyor.

Kasımda gerçekleşecek ara seçimlere hazırlanan ABD Başkanı Donald Trump, petrol fiyatlarının düşeceğini savunsa da tablo tersini gösteriyor. Cumhuriyetçi lider, savaşın ara seçimler öncesinde sonlanacağını ve petrol fiyatlarının düşeceğini iddia etmişti.

Ancak enerji sektörü ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan İran savaşının daha uzun süreceğini düşünüyor.

Diğer yandan Suudi Arabistan yönetimi, İran ve ABD arasındaki çatışmalarla bölgedeki savaşa çekiliyor.

Yemen'de Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, bugünkü açıklamasında, Husilerin pazartesi günü düzenlediği drone ve balistik füze saldırıları nedeniyle Hamis Muşayt, Abha ve Taif şehirlerinde 13 sivilin yaralandığını bildirdi. Maliki, koalisyonun saldırılara "kararlı şekilde karşılık vereceğini" ifade etti.

New York Times da Suudi Arabistan'ın, Husilerin son haftalarda artan saldırılarına karşı ABD'den aradığı desteği bulamadığını yazıyor. Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan kaynaklar Riyad'ın, "Trump'ın Husilere karşı harekete geçmekteki isteksizliğinden rahatsız olduğunu" ileri sürüyor.

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney şunları söylüyor:

Şu anda Suudiler gerçekten hüsrana uğramış durumda. Bir bakıma bu, onlar için en kötü senaryo.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Yemen'de tekrar tırmanan çatışmalarla hiçbir ilişkilerinin olmadığını savunmuştu.

Independent Türkçe, Guardian, New York Times, Arab News, Wall Street Journal, Tesnim


Venüs kendi uydusunu mu yuttu?

Venüs'ün kalın atmosferinin yarattığı sera etkisi, gezegenin yüzey sıcaklığının 471 dereceye kadar yükselmesine neden oluyor (NASA/JPL-Caltech)
Venüs'ün kalın atmosferinin yarattığı sera etkisi, gezegenin yüzey sıcaklığının 471 dereceye kadar yükselmesine neden oluyor (NASA/JPL-Caltech)
TT

Venüs kendi uydusunu mu yuttu?

Venüs'ün kalın atmosferinin yarattığı sera etkisi, gezegenin yüzey sıcaklığının 471 dereceye kadar yükselmesine neden oluyor (NASA/JPL-Caltech)
Venüs'ün kalın atmosferinin yarattığı sera etkisi, gezegenin yüzey sıcaklığının 471 dereceye kadar yükselmesine neden oluyor (NASA/JPL-Caltech)

Bilim insanları, Venüs'ün kendi uydusunu yok ettiği için yörüngesinde dönen bir cisim olmadığını öne sürdü. 

Kütlesi, boyutu ve karasal yapısıyla gezegenimize benzeyen Venüs, Dünya'nın ikizi diye anılıyor. Diğer taraftan Venüs'ün yüksek sıcaklıklar ve yoğun yüzey basıncı gibi özellikleri iki gökcisminin arasındaki temel farklar arasında. 

Venüs'te dikkat çeken bir diğer farklılık ise uydusunun olmaması. Hatta Güneş Sistemi'ndeki gezegenler arasında sadece Merkür ve Venüs uydudan mahrum.

Bilim insanları, Dünya'nın "ikizinin" ya bir zamanlar bir uyduya sahip olduğunu ve bu uydunun devasa bir cismin çarpması sonucu yok olduğunu ya da Venüs'ün hiçbir zaman uydu oluşturacak bir çarpışma yaşamadığını düşünüyordu.

Örneğin Dünya'ya Mars büyüklüğünde bir cismin çarpması sonucu Ay'ın meydana geldiği kabul ediliyor.

Ancak iki gezegenin benzerliğini düşününce, yaklaşık 4,5 milyar yıl önce oluşan Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde Venüs'ün böyle bir çarpışma yaşamaması muhtemel görünmüyor. Hatta Güneş'e daha yakın olan Venüs'ün daha çok darbe almış olması gerektiği düşünülüyor.

Kaliforniya Üniversitesi Riverside kampüsünden astrofizikçi Stephen R. Kane, "Tıpkı Dünya gibi Venüs de şüphesiz büyük çarpışmalara maruz kaldı ve kendi gökyüzümüzde gördüğümüze benzer bir uydu oluşturmak için belki de daha çok fırsatı vardı" diyor.

Kane liderliğindeki araştırmacılar, bu gizemi çözmek için Venüs'ün uydusunun yaşayabileceği senaryoları test ettikleri bir simülasyon geliştirdi.

Bilim insanları gökcisimlerinin kütleçekim kuvveti aracılığıyla nasıl etkileşime girdiğini gösteren bir bilgisayar modeli yazdı. Ardından modelin, bilinen bir sistemi doğru temsil ettiğinden emin olmak için Dünya ve Ay'ın etkileşimini öğrettiler. 

Ekip bu sayede gezegenin dönüş hızının kilit rol oynadığını tespit etti.

Dünya, Venüs'e kıyasla kendi etrafında 200 kattan daha hızlı dönüyor. Mavi gezegen kendi ekseni etrafındaki bir dönüşünü yaklaşık 24 saatte tamamlarken, Venüs'ün kendi eksenindeki bir dönüşü 243 Dünya günü sürüyor.

Dünya'nın hızlı dönüşünden kaynaklanan enerji transferi, Ay'ın giderek uzaklaşmasına yol açıyor. Apollo 11 astronotlarının 1969'da uydunun yüzeyine bıraktığı aynalar sayesinde, Ay'ın yılda 4 santimetre hızla Dünya'dan uzaklaştığı biliniyor.

Araştırmacıların simülasyonlarına göre Venüs'ün başlangıçtaki dönüş hızı bugünkünden hızlı olsa bile, yeterince düşük olduğu senaryolarda, bir zamanlar oluşmuş olabilecek uydu uzaklaşmak yerine zamanla gezegene yaklaşarak parçalanabilirdi.

Bulguları hakemli dergi The ​Astrophysical Journal'da dün (14 Eylül) yayımlanan çalışmaya göre Venüs'ün ilk 1 milyar yılında uydusunu yok etmiş olabileceği düşünülüyor.

Kane, "Venüs'ün eğer bir uydusu olsaydı (ki muhtemelen bir noktada vardı) onu elinde tutamazdı" diyerek ekliyor:

Bu uydu nispeten kısa bir zaman diliminde gezegene çarpıp parçalanırdı.

Araştırmacılar bu teoriyi güçlendirmek için Venüs'ün dönüş hızının ve uydusunun kütlesinin ne kadar olabileceğine dair çok çeşitli olasılıkları test etti. Simülasyonların çoğunda sonuç değişmedi ve uydu Venüs'e çarptı.

Bilim insanları büyük bir uydunun da paçayı kurtaramayacağını hatta sonunun daha hızlı geleceğini söylüyor.

Kane, "İşin ilginç yanı, ağır bir uydunun daha hızlı yok olması. Çünkü kütlesi büyük bir uydu, Venüs'ün dönüşünü çok daha yavaşlatarak kendi yok oluşunu hızlandırır" diye açıklıyor.

Venüs'ün gerçekten bir uydusu olup olmadığını kesin bir şekilde bilmek pek mümkün değil. Araştırmacılar, böyle bir çarpışmanın kalıntılarını gezegende bulmanın kolay olmadığını söylüyor.

Ancak uydu yok olurken gezegenin yüzeyinde veya atmosferinde kimyasal izler bıraktıysa, NASA'nın yaklaşan DAVINCI görevi gibi gözlemlerin bu izleri yakalayabileceğini belirtiyorlar.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, EurekAlert, The ​Astrophysical Journal