Tiflis, Ukraynalı bir yetkiliyi Gürcistan’da darbe planlamakla suçladı

Abhazya'daki Rus kuvvetleri
Abhazya'daki Rus kuvvetleri
TT

Tiflis, Ukraynalı bir yetkiliyi Gürcistan’da darbe planlamakla suçladı

Abhazya'daki Rus kuvvetleri
Abhazya'daki Rus kuvvetleri

Gürcistan dün üst düzey bir Ukraynalı yetkiliyi, iki ülke arasında artan gerilim nedeniyle yaygın huzursuzluk yaratmak ve darbe planlamakla suçladı.

 Kiev, suçlamaları reddetti ve bunları Gürcülerin kendilerini "şeytanlaştırmaya" yönelik girişimi olarak nitelendirdi. Tiflis, Rus kuvvetlerinin 2008 yılından bu yana Abhazya ve Güney Osetya bölgelerinde konuşlanmasına rağmen Kremlin ile iş birliği yapmakla suçlanıyor.

Gürcistan güvenlik servisleri, Ukrayna Askeri İstihbarat Teşkilatı başkan yardımcısı ve eski Gürcistan İçişleri Bakan Yardımcısı Georgi Lorkipanidze'nin "şiddet kullanarak hükümeti devirmek amacıyla ülkeyi istikrarsızlaştırmayı" planladıklarını bildirdi.

Bu plana dahil olanlar arasında eski Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili'nin korumasının yanı sıra, Ukrayna'da Rus güçleriyle savaşan Gürcülerin de bulunduğu ve bu kişilerin Ukrayna'nın Polonya sınırı yakınında eğitim aldıkları bildirildi.

Ukrayna Gürcistan'a, Ukrayna vatandaşlığı verilen ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin kıdemli danışmanı olarak görev yapan Saakaşvili'nin serbest bırakılması için defalarca çağrıda bulundu.

 Kiev, Gürcü yetkilileri, Saakaşvili'yi Kremlin'in emriyle "öldürme" planı yapmakla suçladı ve yurt dışındaki bir kliniğe nakledilmesini talep etti.

Gürcistan ise "diplomatik ilişkilerde ciddi bir gerilim" olarak nitelediği bu durumu kınadı.

Gürcistan güvenlik servisleri, hükümete karşı protestoların “Ekim ve Aralık” için planlandığını bildirdi. Bu, Avrupa Komisyonu'nun Gürcistan'ın Avrupa Birliği'ne katılım başvurusuna ilişkin kararını açıklaması için planlanan tarihtir. Güvenlik servisleri hükümete karşı planlanan protestoların "yabancı bir ülkenin koordinasyonu ve finansmanıyla yapılacağını" belirtti.

Ukrayna suçlamaları reddetti. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Oleg Nikolenko, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, "Bu bilgi doğru değil... Ukrayna devleti, Gürcistan'ın iç işlerine müdahale etmedi, etmiyor ve etmeyi de düşünmüyor." ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği geçen yıl Gürcistan'ın "Avrupa vizyonunu" kabul ederken, katılım başvurusunu erteledi. Ukrayna ve Moldova'ya ise aday ülke statüsü verdi. Bu durum Tiflis'te protestolara yol açtı. Protestocular hükümeti demokrasiye olan bağlılıklarından vazgeçmekle ve Gürcistan'ın bloğa katılma hedefini baltalamakla suçluyor.

Eylül ayının başlarında, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Tiflis'in bloğa üyeliğe resmi aday ülke statüsünü elde etmek için yapması gereken "hala çok iş var" dedi.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.