İsrail basını: Erdoğan, Cumhuriyet'in 100. yılında Mescid-i Aksa'da namaz kılmak istiyor

"Erdoğan'ın BM konuşması, ilişkilerdeki iyileşmenin bir yansıması"

Netanyahu'nun geçen ay Ankara'ya yapacağı ziyaret sağlık sorunları nedeniyle iptal edilmişti (AA)
Netanyahu'nun geçen ay Ankara'ya yapacağı ziyaret sağlık sorunları nedeniyle iptal edilmişti (AA)
TT

İsrail basını: Erdoğan, Cumhuriyet'in 100. yılında Mescid-i Aksa'da namaz kılmak istiyor

Netanyahu'nun geçen ay Ankara'ya yapacağı ziyaret sağlık sorunları nedeniyle iptal edilmişti (AA)
Netanyahu'nun geçen ay Ankara'ya yapacağı ziyaret sağlık sorunları nedeniyle iptal edilmişti (AA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün New York'ta ilk kez bir araya geldi.

Türkevi'nde gerçekleşen görüşme, Erdoğan'ın ABD öncülüğündeki İsrail-Suudi Arabistan anlaşmasına olumlu baktığını açıklamasından bir gün sonra gerçekleşti.

Görüşmeyle ilgili detayları paylaşan İsrail basını iki liderin yakın gelecekte karşılıklı ziyaretler düzenlemek konusunda mutabık kaldığını yazdı.

İsrail merkezli Kanal 12, Erdoğan'ın mümkün olan en kısa sürede Kudüs'e bir ziyaret düzenleyerek, Cumhuriyet'in 100. yılında Mescid-i Aksa'da namaz kılmak istediğini öne sürdü.

Times of Israel'de yer alan haberdeyse Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma sırasında, önceki yılların aksine İsrail'i kınamaktan kaçınmasına dikkat çekildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2020'de yaptığı konuşmanın salondaki İsrail Büyükelçisi'nin toplantıyı terk etmesine neden olduğu hatırlatılan haberde, bu seneki konuşmanın İsrail-Türkiye ilişkilerinde kaydedilen ilerlemenin bir yansıması olduğu yorumu yapıldı.

Erdoğan bu yıl BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İsrail'le ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:

Ortadoğu'ya kalıcı barışın gelebilmesi ancak Filistin-İsrail sorununun nihai bir çözüme kavuşturulmasıyla mümkündür. Filistin halkını ve devletini uluslararası hukuk temelinde meşru haklarına kavuşması yolunda verdikleri mücadelede desteklemeyi sürdüreceğiz. Bir kez daha tekrarlayacak olursak 1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti hayata geçirilmeden İsrail'in de aradığı huzuru ve güveni bulabilmesi zordur. Bu çerçevede Kudüs'ün özellikle de Harem-i Şerif'in tarihi konumuna saygı gösterilmesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Sağ eğilimli Jerusalem Post gazetesiyse Erdoğan ve Netanyahu'nun görüşmesinde, İsrail'le Suudi Arabistan arasındaki normalleşme anlaşmasının gündeme geldiğini yazdı. 

Gazete ayrıca Türkiye'de medyanın görüşme konusunda "kafa karışıklığı" yaşadığını öne sürdü. Haberde, Anadolu Ajansı'nın İngilizce yayınlarında iki ükenin enerji, teknoloji ve yapay zeka gibi alanlarda olası işbirliğinin öne çıkarıldığına, ajansın Türkçe yayınlarındaysa İsrail-Filistin sorununa vurgu yapıldığına dikkat çekildi.

İki liderin görüşmesi 2002'den bu yana Türkiye'yi yöneten Erdoğan'la, İsrail tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanı Netanyahu arasındaki ilk yüz yüze görüşme olarak kayıtlara geçti.

Türkiye'yle İsrail arasındaki ilişkiler 2010'da 10 kişinin hayatını kaybettiği Mavi Marmara baskınının ardından kötüleşmiş, devam eden yıllarda gerilim iki liderin birbirini soykırımla suçlamasına kadar uzanmıştı.

Erdoğan, 2014'te İsrail'i "Hitler ruhunu canlı tutmakla" suçlamıştı.

İlişkiler daha sonra ılımlı bir sürece girse de, 2018'de Gazze'de yaşanan gerilimle birlikte iki ülke karşılıklı olarak büyükelçilerini geri çekmişti.

2020'de yeniden başlayan yakınlaşma, Ağustos 2022'de Türkiye'yle İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesisiyle sonuçlanmış, mayıstaki seçimlerin ardından hem Başbakan Binyamin Netanyahu hem de Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Erdoğan'ı arayarak tebrik etmişti.

Independent Türkçe



Oxfam: Milyarderlerin serveti yeni bir zirveye ulaşırken, etkileri de artıyor

Tesla ve SpaceX'in başkanı Elon Musk, net serveti 500 milyar doları aşan ilk kişi oldu (Reuters)
Tesla ve SpaceX'in başkanı Elon Musk, net serveti 500 milyar doları aşan ilk kişi oldu (Reuters)
TT

Oxfam: Milyarderlerin serveti yeni bir zirveye ulaşırken, etkileri de artıyor

Tesla ve SpaceX'in başkanı Elon Musk, net serveti 500 milyar doları aşan ilk kişi oldu (Reuters)
Tesla ve SpaceX'in başkanı Elon Musk, net serveti 500 milyar doları aşan ilk kişi oldu (Reuters)

Yoksullukla mücadele kuruluşu Oxfam, bugün yaptığı açıklamada, milyarderlerin servetinin geçen yıl üç katına çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını ve demokratik istikrarı tehdit eden ekonomik ve siyasi bölünmeleri daha da derinleştirdiğini belirtti.

Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun başlangıcıyla eş zamanlı olarak yayınlanan raporda, kuruluşun küresel milyarderlerin servetinin 2025 yılında %16 artarak 18,3 trilyon dolara ulaştığını ve bunun 2020'den bu yana %81'lik bir artışı temsil ettiğini ifade etti

Bu kazanımlar, dünya genelinde her dört kişiden birinin düzenli olarak yemek yemekte zorlandığı ve dünya nüfusunun neredeyse yarısının yoksulluk içinde yaşadığı bir dönemde elde edildi.

Oxfam çalışması, Küresel Eşitsizlik Veritabanı'ndan Forbes Zenginler Listesi'ne kadar uzanan akademik araştırmalara ve veri kaynaklarına dayanmaktadır. Çalışma, servet enflasyonunun, siyasi nüfuzun önemli ölçüde yoğunlaşmasıyla eşleştiğini ve milyarderlerin sıradan vatandaşlara göre siyasi görevde bulunma olasılığının 4 bin kat daha fazla olduğunu savunmaktadır.

Örgüt, son dönemdeki servet artışını, ikinci döneminde vergi indirimleri, çokuluslu şirketlerin uluslararası baskılardan korunması ve antitröst denetiminin azaltılması gibi politikalarıyla ABD Başkanı Donald Trump'a bağlıyor.

Yapay zeka şirketlerinin hızla yükselen değerlemeleri, zengin yatırımcıların zaten elde ettiği beklenmedik kazançları daha da artırdı.

Oxfam'ın genel müdürü Amitabh Behar, "Zenginler ile dünyanın geri kalan nüfusu arasındaki giderek artan uçurum, aynı zamanda çok ciddi ve sürdürülemez bir siyasi açığa yol açıyor" dedi.

Oxfam, hükümetleri eşitsizliği azaltmak için ulusal planlar benimsemeye, büyük servetlere daha yüksek vergiler uygulamaya ve lobi faaliyetlerine ve kampanya finansmanına kısıtlamalar getirmek de dahil olmak üzere para ve siyasetin ayrılmasını güçlendirmeye çağırdı.

Norveç gibi birkaç ülke halihazırda servet vergisi uygularken, İngiltere, Fransa ve İtalya da dahil olmak üzere diğerleri benzer önlemleri değerlendiriyor.

Şarku'l Avsat'ın rapordan aktardığına göre Nairobi merkezli kuruluş, geçen yıl milyarderlerin servetine eklenen 2,5 trilyon doların, en yoksul 4,1 milyar insanın toplam servetine kabaca eşdeğer olduğunu değerlendiriyor.

Dünya genelinde milyarder sayısı geçen yıl ilk kez 3 bini aştı. Tesla ve SpaceX'in CEO'su Elon Musk, net serveti 500 milyar doları aşan ilk kişi oldu.

Behar, hükümetlerin “elitleri memnun etmek için yanlış seçimler yaptığını” belirterek, yardımlardaki kesintilere ve sivil özgürlüklerin aşınmasına işaret etti.

Rapor, en zengin iş insanlarının geleneksel ve dijital medya üzerindeki kontrolünün giderek arttığını vurguluyor.

Oxfam, milyarderlerin artık dünyanın önde gelen medya şirketlerinin yarısından fazlasına sahip olduğunu belirterek, Jeff Bezos, Elon Musk, Patrick Soon-Shiong ve Fransız Vincent Bolloré'nin hisselerini örnek gösterdi.


İspanya'nın güneyinde meydana gelen tren kazasında 21 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı

Kaza yeri ile ilgili bir videodan alındı (AFP)
Kaza yeri ile ilgili bir videodan alındı (AFP)
TT

İspanya'nın güneyinde meydana gelen tren kazasında 21 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı

Kaza yeri ile ilgili bir videodan alındı (AFP)
Kaza yeri ile ilgili bir videodan alındı (AFP)

Polisin açıklamasına göre, dün İspanya'nın güneyinde, Endülüs bölgesindeki Adamuz kasabası yakınlarında iki trenin raydan çıkması sonucu en az 21 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı.

Sivil Muhafızlar en az 21 ölüm bildirdi, kazanın meydana geldiği Endülüs bölgesindeki acil servisler ise yüzlerce yolcu taşıyan iki trenin çarpışmasında 25 kişinin yaralandığını doğruladı.

İspanya'nın güneyindeki Malaga'dan Madrid'e giden Elsea demiryolu şirketine ait bir tren, Malaga'nın yaklaşık 190 kilometre kuzeyindeki Adamuz yakınlarında raydan çıktı ve "bitişikteki raylara geçerek" başka bir trenle çarpıştı ve onu da raydan çıkardı. İspanyol demiryolu ağı (ADIF) tarafından yapılan açıklamaya göre Endülüs'teki kurtarma ekipleri, yolcuların vagonlarda mahsur kaldığını bildirdi.

Bölgesel acil servislerin sözcüsü, "Sağlık hizmetleri alarma geçirildi ve şu ana kadar itfaiye ekiplerine ek olarak beş yoğun bakım ünitesi görevlendirildi" dedi. Kamu televizyon kanalı TVE'nin yayınladığı görüntülerde, çarpışan iki trenin etrafında kalabalık bir insan topluluğu görülürken, ambulanslar ve acil durum ekipleri yaralıları kurtarmak için çalışıyordu.

Kamu yayın kuruluşu RNE muhabiri, trenlerden birinde seyahat ettiğini belirterek, kamu yayın kuruluşu TVE'ye yaptığı açıklamada, çarpışmanın treni sarsan bir deprem gibi hissettirdiğini söyledi. Yolcuların camları kırmak ve kaçmak için çekiç kullandıklarını ifade etti.

İspanyol medyasına göre, Aerio treni 300'den fazla kişi taşırken, İspanyol ulusal demiryolu şirketi Renfe tarafından işletilen diğer trende ise 100'den fazla yolcu vardı. Endülüs Valisi Juan Manuel Moreno, X platformunda yaptığı açıklamada, "Gerekli yardımı sağlamak için kaza yerine acil durum ekipleri ve lojistik destek gönderdik" ifadelerini kullandı.

Başbakan Pedro Sánchez ise "Adamuz'da raydan çıkan iki yüksek hızlı trenle ilgili olayı yakından takip ettiğini" belirtti. "Hükümet, yolculara yardımcı olmak için ilgili makamlar ve acil servislerle birlikte çalışıyor" dedi.

Madrid'in Atocha tren istasyonunda, Madrid bölge valisi Isabel Díaz Ayuso, etkilenenlerin ailelerine yardımcı olmak için "destek ekiplerinin görevlendirileceğini" duyurdu. Madrid ve Endülüs arasındaki tren seferleri askıya alındı.


Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters