Hindistan-Kanada ilişkilerinde ayrılıkçı Sih örgütü gerilimi

Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)
Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)
TT

Hindistan-Kanada ilişkilerinde ayrılıkçı Sih örgütü gerilimi

Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)
Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)

Kanada ile Hindistan arasındaki diplomatik ilişkiler, ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın geçtiğimiz pazartesi günü Kanada'da vurularak öldürülmesinden sonra gerildi. İki ülke, ilişkilerini son yılların en düşük seviyesine indirirken karşılıklı olarak diplomatlarını sınır dışı etti. Ottawa hükümeti, Yeni Delhi'yi suikastın arkasında olmakla suçladı. Yeni Delhi ise suçlamayı reddetti.

Son gelişmeler

Associated Press’in (AP) haberine göre, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, pazartesi günü Kanada Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada, Kanada'nın British Columbia eyaletinde Sih lider Hardeep Singh Nijjar’ın öldürülmesi hakkında açıklamalarda bulundu. Trudeau, suikastin arkasında Hindistan hükümetinin olabileceğine dair ‘ikna edici’ iddiaları araştırdıklarını söyledi.

Başbakan Trudeau’nun sözlerinin ardından Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly, üst düzey bir Hint diplomatın ülkeden sınır dışı edildiğini açıkladı.

Öte yandan Hindistan hükümeti, salı günü kendisine yöneltilen suçlamayı reddeden bir açıklama yaparak Kanadalı diplomatları ‘iç işlerine’ müdahale etmekle suçladı. Bununla yetinmeyen Yeni Delhi, Ottawa’yı dikkatleri Hindistan'ın kuzeyindeki Pencap eyaletinde faaliyet gösteren ayrılıkçı Sih hareketi KLF üyelerine çekmeye çalışmakla da suçladı. KLF 1980'li yıllarda bağımsızlık amacıyla Yeni Delhi hükümetine karşı silahlı isyan başlatmıştı. Hindistan hükümeti bu isyanı bastırmıştı.

csdfvg
Sih lider Hardeep Singh Nijjar’ın cenaze töreninde tabutunu taşıyan sevenleri, 25 Haziran 2023, Kanada, British Columbia, Surrey (AP)

İki ülke arasındaki ilişkiler kötüleşirken Hindistan, dün, Kanada'daki vatandaşlarını ve Kanada’ya gitmeyi planlayanları dikkatli olmaya çağırdı. Kanada, başta öğrenciler olmak üzere Hindistan vatandaşları için en cazip seyahat destinasyonu olarak görülüyor. 2022 yılı verilerine göre yaklaşık 300 bin Hint öğrenci Kanada'da yüksek öğrenim görüyor.

Diplomatik anlaşmazlığın işaretleri

Ottawa ile Yeni Delhi arasındaki diplomatik anlaşmazlığın ilk işaretleri, bu ayın başlarında Hindistan’ın ev sahipliğinde dünyanın önde gelen ekonomilerinin katıldığı G20 zirvesinde görüldü.

Kanada Başbakanı Trudeau, G20 liderlerinin katıldığı resmi akşam yemeğine katılmadı. AP'in Hindistan basınından derlediği habere göre, Trudeau’nun Hindistan Başbakanı Modi ile ikili görüşme yapmak yerine kısa bir konuşmayla yetinmesinin onu ‘küçük düşürmesine’ neden olduğu belirtildi.

gth
Kanada Başbakanı Trudeau, başkent Ottawa’daki Kanada Avam Kamarası'nda konuşuyorken, 19 Eylül 2023 (Reuters)

Hindistan tarafından yapılan resmi bir açıklamaya göre Modi, Trudeau ile yaptığı kısa görüşmede, Kanada hükümetinin ayrılıkçı Sihlere karşı hoşgörülü davranmasından duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Trudeau’nun Hindistan ziyareti, uçağının arızalanması ve Yeni Delhi’de planlanandan 36 saat daha kalmak zorunda kalması nedeniyle can sıkıcı bir şekilde sona erdi.

Trudeau, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Modi ile ilişkilerindeki soğukluğun, Hindistan Başbakanı’nın G20 zirvesinde Kanada'nın suikast şüphesiyle yüz yüze gelmesinden kaynaklandığını söyledi.

Kanada, Hardeep Singh Nijjar’ın British Columbia eyaletinde, maskeli silahlı kişilerce öldürülmesinde Hindistan hükümetinin parmağı olduğuna dair henüz herhangi bir kanıt sunmadı.

dfegr
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, 10 Eylül 2023 pazar günü Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen G20 zirvesinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya geldi (AP)

Anlaşmazlık Batı için utanç kaynağı

AP’in haberine göre uzmanlar, Ottawa ile Yeni Delhi arasındaki diplomatik gerilimin ABD’nin iki müttefiki arasındaki ilişkilerde kalıcı bir çatlak yaratıp yaratmayacağını takip ediyor. Zira böyle bir çatlak, Asya'da Çin'e karşı bir denge unsuru olarak Hindistan'ı kazanmak ve Ukrayna'daki savaşta destek isteyen Batı ülkeleri için işleri kritik hale getirecektir.

Batı ülkeleri, Soğuk Savaş döneminde, özellikle Ukrayna savaşı sırasında, Moskova’yı tecrit etme çabalarında Hindistan’ı müttefiki Rusya'dan uzaklaştırmaya çalıştı.

İngiltere ve ABD gibi Hindistan’ın müttefiki olan ülkeler, cinayetten duydukları endişeleri dile getirse de Hindistan'ın suikastta parmağı olduğuyla ilgili iddiayla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.

xdfg
Şih lider Hardeep Singh Nijjar’ın Kanada'da öldürülmesinden sonra Pakistan'ın Peşaver kentinde düzenlenen yürüyüşten bir kare, 20 Eylül 2023 (AFP)

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, salı günü yaptığı açıklamada, Kanada’nın iddialarının ‘kaygı verici’ olduğunu ve Canberra'nın gelişmeleri yakından takip ettiğini, meselenin Hindistan ile gündeme getirildiğini söyledi.

ABD merkezli RAND Corporation isimli düşünce kuruluşunun kıdemli savunma analisti Derek Grossman, Hindistan sorunun çözülmesini bekliyor.

Yeni Delhi'nin endişeleri ikili ilişkiler üzerinde baskıya yol açtı

AP’in haberine göre Yeni Delhi'nin Kanada’daki ayrılıkçı Sih gruplarla ilgili endişeleri iki ülke arasındaki ilişkiler üzerinde uzun süredir baskıya neden oluyordu. Ancak iki ülke, aralarındaki güçlü savunma ve ticaret ilişkilerini sürdürdü. Bunun yanında Çin'in küresel hedeflerine karşı aynı stratejik çıkarları paylaşıyorlar.

Hindistan, Kanada'yı yıllardır, bağımsızlık isteyen ayrılıkçı Sih örgütü KLF’nin lideri Hardeep Singh Nijjar da dahil olmak üzere Sih ayrılıkçılara özgürlük sağlamakla suçluyor.

KLF’nin isyan hareketi onlarca yıl önce sona ererken Modi hükümeti, Sih ayrılıkçıların geri dönemeye çalıştıkları konusunda uyardı. Modi hükümeti, Sihlerin nüfusun yüzde 2'sinden fazlasını oluşturduğu Kanada gibi ülkelere, Sih ayrılıkçıların durdurulmaları için daha fazlasını yapmaları konusunda baskı uygulamaya devam etti.

cdsv
Sih örgütü sözcüsü Moninder Singh, Surrey'deki Sih tapınağı Guru Nanak önünde gazetecilerle konuşmak için beklerken geçen bir kuş sürüsü, 18 Eylül 2023 (AP)

Hindistan, geçtiğimiz haziran ayında Kanada’yı eleştirmişti. Kanada, Hindistan'ın en kutsal Sih tapınaklarını yakmasına misilleme olarak Başbakan Indira Gandhi'ye düzenlenen suikastı tasvir eden bir geçit töreni düzenlenmesine izin vermişti. Reuters’ın haberine göre Hindistan, bu geçit törenini Sih ayrılıkçıların isyan hareketine yapılan bir güzelleme olarak değerlendirdi.

sxdcf
Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)

Hindistan, Sih ayrılıkçıların ve destekçilerinin Kanada, İngiltere, ABD ve Avustralya'da diplomatik misyonları önünde düzenledikleri gösterilerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Söz konusu ülkelerin yerel yönetimlerinden diplomatik misyonlar önünde daha iyi güvenlik önlemleri alınmasını talep etti.

Washington Post gazetesinin haberine göre, 24 milyonu Hindistan’da olmak üzere dünyada yaklaşık 26 milyon Sih nüfusu var. Sihler, Hindistan nüfusunun yaklaşık yüzde 1,7’sini oluşturuyor. Sihliğin ilk kez 15’inci yüzyılda ortaya çıktığı Pencap’ta nüfusun çoğunluğu Sihlerden oluşuyor. Bugün, Yeni Delhi'deki Sih ayrılıkçı hareketi KLF, Hindistan'daki Sihlerden bir miktar destek görürken Kanada başta olmak üzere çeşitli ülkelerdeki Sih diasporası arasında popüler hale geldi.

Modi'nin Batı'daki imajının zedelenmesi

AP'in haberine göre bazı uzmanlar, Sih isyanı meselesinin Hindistan ile Kanada arasındaki ilişkilerde önemli bir yer kaplamasa da bu durumun değişebileceğini söylüyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Wilson Center Güney Asya Enstitüsü Müdürü Michael Kugelman, ne Kanada ne de Hindistan’ın ilişkilerin zarar görmesini istemediklerini belirtti. Kugelman, son birkaç gündür yaşananların ardından bunun olmasını engellemekte zorlanacaklarını sözlerine ekledi.

Gerginliklerin Kanada’yı Hindistan ile yeni bir ticaret anlaşmasına ilişkin müzakereleri durdurmaya itmiş olabileceğini söyleyen Kugelman, ‘iki ülkenin ilişkilerinin pek çok kişinin istediği kadar esnek ve güvenli olmadığının’ altını çizdi. Kugelman, iki ülkenin de birbirleri için nispeten küçük ticaret ortağı olduklarını, ancak ticaret anlaşmasının destekçilerinin bunun her ikisi için de istihdamı ve gayri safi yurtiçi hasılayı (GSYİH) artırabileceğini savundu.

fgefbhe
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, başkent Yeni Delhi'deki Hindistan Parlamentosu'nda yapılacak beş günlük özel oturuma katılmak üzere geldiği sırada orada bekleyen basın mensuplarını selamladı, 18 Eylül 2023 (Reuters)

Kugelman, Kanada'nın suikastta Hindistan hükümetinin parmağı olduğu iddialarının, Modi'nin Batı'da büyüyen yumuşak gücüne de zarar verebileceği değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, ahlaki değerlerin dış ilişkilere yön veremediğinin altını çizdi.

Kugelman, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

Batılı demokrasiler, özellikle Çin ile mücadele noktasında Hindistan’ı stratejik hesaplarının dışında tutmaya çalışmayacaklar. Stratejiye dayalı yakınlaşmalar daha ağır basacaktır.

Modi, Hindistan’ı yükselen bir küresel güç olarak göstermeye çalışarak bir yanda gelişmekte olan ülkeler ve Rusya, diğer yanda Batı ile ilişkileri bir arada tutmaya özen gösterdi.

Yeni Delhi Merkezli Politika Araştırmaları Merkezi'nden Sushant Singh, son gelişmelerin Hindistan üzerinde baskı oluşturacağını, Yeni Delhi’nin bunun yansımalarını kontrol altına almak için çok çalışması gerekeceğini söyledi.

Suikasta kurban giden Hardeep Singh Nijjar kimdir?

ABD merkezli CNN tarafından dün yayınlanan bir habere göre, Hardeep Singh Nijjar, ‘Halistan’ adıyla biliniyor. Nijjar, Hindistan'ın Pencap eyaletinin bazı kısımlarını da kapsayacak şekilde Hindistan'dan bağımsız bir Sih devletinin kurulmasını isteyenlerin öncülerinden biriydi.

Najjar’ın lideri olduğu ayrılıkçı Sih hareketi KFL, Hindistan’da yasaklandı. Çünkü Yeni Delhi, KLF’yi ülkenin güvenliğine karşı bir tehdit olarak görüyor. KLF ile ilişkili bazı gruplar, Hindistan'ın 1967 tarihli Yasadışı Faaliyetleri Önleme Yasası (UAPA) kapsamında ‘terör örgütleri’ olarak sınıflandırıldı.

rth

CNN, Nijjar’ın 2020 yılında Hindistan Ulusal Soruşturma Ajansı (NIA) tarafından bağımsız Halistan’ı kurmak için dünyanın dört bir yanındaki Sih topluluğunu radikalleştirmeye çalışmakla suçlandığını hatırlattı. Ayrıca, Nijjar’ın adının Hindistan İçişleri Bakanlığı'nın teröristler listesinde yer aldığını bildirdi. NIA’ya göre Nijjar, Sihleri ​​referandumda ayrılma lehine oy kullanmaya, Hindistan Hükümeti'ne karşı kışkırtmaya ve şiddet eylemlerine katılmaya teşvik etmeye çalıştı.

Nijjar’ın arkadaşı ve Hindistan’ın en çok arananlar listesinde yer alan eski avukatı Gurpatwant Singh Pannun, Nijjar’ın kendisine yöneltilen ölüm tehditleriyle ilgili Kanada Kraliyet Atlı Polisi de dahil olmak üzere Kanadalı yetkililer tarafından en az üç kez uyarıldığını söyledi.

Pannun, CNN'e yaptığı açıklamada, Nijjar'a dikkatli olması ve ‘büyük sözler söylemekten kaçınması gerektiği’, aksi takdirde suikasta kurban gidebileceğinin söylendiğini de sözlerine ekledi.



ABD istihbaratına göre İran'la anlaşmanın anahtarı Muhsin Rızai

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Muhsin Rızai, ABD ve İsrail'in saldırılarında öldürülen Ali Hamaney için temmuza düzenlenen cenaze törenine katılmıştı (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Muhsin Rızai, ABD ve İsrail'in saldırılarında öldürülen Ali Hamaney için temmuza düzenlenen cenaze törenine katılmıştı (Reuters)
TT

ABD istihbaratına göre İran'la anlaşmanın anahtarı Muhsin Rızai

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Muhsin Rızai, ABD ve İsrail'in saldırılarında öldürülen Ali Hamaney için temmuza düzenlenen cenaze törenine katılmıştı (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Muhsin Rızai, ABD ve İsrail'in saldırılarında öldürülen Ali Hamaney için temmuza düzenlenen cenaze törenine katılmıştı (Reuters)

Amerikan istihbaratı, Tahran'la anlaşma için İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai'yle diyaloğun en iyi seçenek olduğunu düşünüyor.

David Ignatius, Washington Post'ta bugün yayımlanan yazısında Amerikan istihbaratının, eski Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Rızai'nin İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'le düzenli temas halinde olduğunu düşündüğünü belirtiyor.  

Wall Street Journal, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in müzakerelerin yeniden başlatılması için Rızai'ye mektup gönderdiğini 28 Ekim'de yazmıştı. Haberde, mektubun ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla gönderildiği ileri sürülmüştü.

Ancak Trump mektubun barış müzakereleriyle ilgili olmadığını, İran'ın "tıbbi malzeme ihtiyaçları hakkında görüşüldüğünü" savunmuştu.

İran basını, Tahran yönetiminin mektubu aldığını ancak Washington'a henüz yanıt göndermediğini yazıyor. Rızai geçen haftaki açıklamasında İran'ın temel şartları kabul edilmeden ABD'yle müzakerelere dönülmeyeceğini duyurmuştu.

Ignatius'un yazısında, Vance'in mektubunun ardından Rızai ve Hamaney'in görüştüğü ileri sürülüyor. ABD ve İran heyetleri arasında muhtemel bir toplantı için Türkiye ve Katar'ın değerlendirildiği aktarılıyor.

Suudi Arabistan merkezli medya kuruluşu El Arabiya da olası bir toplantının Türkiye'de düzenlenebileceğini yazmıştı.

Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, nisanda Pakistan'ın başkenti İslamabad'da görüşmüştü.

Makalede, ABD istihbaratının o görüşmeden bu yana Rızai'yi İran yönetimindeki en etkili karar merkezlerinden biri olarak değerlendirdiği belirtiliyor. Eski Devrim Muhafızları mensupları arasındaki nüfuzunun yanı sıra Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'ni kendi ekibinden isimlerle yeniden yapılandırarak gücünü pekiştirdiği aktarılıyor.

Rızai'nin İran ekonomisini yöneten yetkililerle de yakın çalıştığı, ülkenin ABD yaptırımları ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka nedeniyle yaşadığı ekonomik sıkıntıların farkında olduğu ifade ediliyor.

Ignatius'un köşe yazısına göre Beyaz Saray, İran'la çatışmanın "kritik bir eşiğe yaklaştığını" ve Tahran'a diplomatik girişim çabalarının ciddi olduğunu göstermek istiyor. Diğer yandan Rızai'nin askeri ve siyasi kariyerini "ABD ve İsrail'e karşı muhalefet üzerine kurduğu" hatırlatılıyor. Rızai'nin de girişimiyle Washington'la anlaşmaya varılmasının, Tahran yönetiminde önemli bir politika değişikliği anlamına geleceği yorumu yapılıyor.

Independent Türkçe, Washington Post, Wall Street Journal, Tesnim


Venezuela'ya dönen aktivist Machado seçim çağrısı yaptı

Machado, Maduro yönetimine muhalif tutumuyla da tanınıyordu (Reuters)
Machado, Maduro yönetimine muhalif tutumuyla da tanınıyordu (Reuters)
TT

Venezuela'ya dönen aktivist Machado seçim çağrısı yaptı

Machado, Maduro yönetimine muhalif tutumuyla da tanınıyordu (Reuters)
Machado, Maduro yönetimine muhalif tutumuyla da tanınıyordu (Reuters)

ABD'nin devreye girmesiyle Venezuela'ya dönen muhalif Maria Corina Machado ülkede seçim yapılmasını talep etti.

Machado, perşembe günkü açıklamasında "Demokrasiye geçiş geri döndürülemez" diyerek Delcy Rodriguez hükümetine seçimlerin yapılması çağrısında bulundu.

Aynı gün Machado'nun konuşmasından önce yayımlanan önceden kaydedilmiş video mesajında Venezuela'nın geçici devlet başkanı Rodriguez, ekonomi ve yargı alanındaki reformları öne çıkararak ülkede seçim yapılacağını söyledi ancak net bir takvim açıklamadı.

Machado, Rodriguez'den kendisine herhangi bir mesaj ya da görüşme daveti gelmediğini, hükümetle muhalefet temsilcileri arasındaki seçim görüşmelerine bizzat katılmayacağını açıkladı.

59 yaşındaki siyasetçi, Aralık 2025'te Venezuela'dan gizlice tekneyle ayrılarak önce Karayipler'deki Curaçao adasına geçmiş, ardından özel uçakla Norveç'e giderek Oslo'da Nobel Barış Ödülü'nü almıştı.

10 aylık sürenin büyük kısmını ABD'de geçiren Machado, farklı ülkelerdeki Venezuelalı muhaliflerle de temas kurmuştu. Venezuela'da haziranda meydana gelen ve 6 bin 500'den fazla kişinin yaşamını yitirdiği depremlerin ardından ülkesine dönmek istediğini söylediğinde Panama'daydı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 25 Ekim'de yaptığı açıklamada Machado'nun Venezuela'ya dönüşü için Rodriguez hükümetiyle haftalar öncesinden görüştüklerini söylemişti. Bakan ayrıca Venezuela'da Yüksek Mahkeme ve Ulusal Seçim Konseyi'nde gerekli reformların tamamlanmasını ve seçime gidilmesini beklediklerini ifade etmişti. Machado toplamda 7 kez ülkesine dönmeyi denemişti ancak Amerikan basını Trump yönetiminin aktivisti engellediğini ileri sürmüştü. Rubio ise açıklamasında bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunmuştu.

Machado, konuşmasında seçimlerin 2027'de yapılacağını öne sürdü ancak detaylı bir takvim paylaşmadı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

O dönemki Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez ise ABD'nin de desteğiyle 5 Ocak'taki yemin töreni sonrasında ülkenin başına geçmişti.

Washington yönetimine yakınlığıyla bilinen Machado'nun, Maduro'nun devrilmesinin ardından Venezuela'nın başına getirilmemesi dikkat çekmişti.

Trump, Nobel Ödüllü aktivistin ülkede "saygı görmediğini" savunarak bu göreve uygun olmadığını belirtmişti. Diğer yandan aktivist ödülünü Trump'a vermiş, ABD Başkanı da bunu "çok güzel bir jest" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, Merco Press


Yunanistan Başbakanı: Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması yasa dışı ve geçersizdir

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (AP)
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (AP)
TT

Yunanistan Başbakanı: Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması yasa dışı ve geçersizdir

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (AP)
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (AP)

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, yaptığı açıklamada, Libya’nın doğusunda bulunan Temsilciler Meclisi tarafından kısa süre önce onaylanan Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasının “açıkça hukuka aykırı, geçersiz ve hükümsüz” olduğunu savunarak, anlaşmanın “coğrafyayı tamamen göz ardı ettiğini” belirtti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Miçotakis, Yunanistan’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dönem başkanlığını tamamlaması vesilesiyle yaptığı açıklamada, çarşamba günü Yunanistan’a ait bir konteyner gemisinin batmasının ardından Karadeniz’de deniz ulaşımının korunması için acil “uluslararası ateşkes” çağrısında da bulundu.

Libya Temsilciler Meclisi geçen hafta Türkiye ile deniz sınırlarının belirlenmesine ilişkin anlaşmayı onaylamıştı. Söz konusu karar, Atina’nın yanı sıra Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de tepkisini çekmiş; anlaşma bölgesel güvenlik ve uluslararası hukuk düzeni açısından tehdit olarak nitelendirilmişti.

Miçotakis, anlaşmanın coğrafyayı ve Yunan adalarının varlığını tamamen göz ardı ettiğini belirterek, “Yunan adaları, Türkiye ve Libya’nın hesaplamalarında tamamen ortadan kaybolmuş gibi görünüyor” dedi. Miçotakis, iki ülkeyi Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) göz ardı eden bir “oldubitti” yaratmaya çalışmakla suçladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Avrupa Birliği ve diğer tarafların, ilk olarak 2019’da imzalanan anlaşmanın onaylanmasına yönelik tepkilerinin herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını söyledi. Erdoğan, Ankara’nın Doğu Akdeniz politikasını da savundu.

2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanan anlaşmanın ardından Yunanistan, Chevron liderliğindeki bir konsorsiyuma Girit Adası açıklarında doğal gaz arama ruhsatı vermiş, ayrıca Libya ile deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin ayrı bir anlaşma yapmaya çalışmıştı.

Miçotakis, söz konusu doğal gaz arama faaliyetlerinin herhangi bir şekilde engellenmesi riskinin bulunmadığını vurguladı.

Libya ve Yunanistan’ı “doğal komşular” olarak nitelendiren Miçotakis, Libya’ya Atina ile doğrudan müzakere yürütme ve görüşmeleri “son derece ciddiyetle” ele alma çağrısında bulundu. 58 yaşındaki Miçotakis, ilk kez 2019 yılında başbakanlık görevine gelmiş olup ikinci dönemini sürdürüyor.

Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılar

Miçotakis’in açıklamaları, deniz güvenliği konulu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumuna başkanlık etmesinin ardından yapıldı. Açıklamalardan yalnızca saatler önce, Yunanistan’a ait bir konteyner gemisi Bulgaristan açıklarında deniz İHA’larının saldırısına uğrayarak batmıştı. Bu olay, ay içerisinde Karadeniz’in batısındaki ticari gemileri hedef alan son saldırı oldu.

Yunan şirketleri tarafından işletilen gemiler, dünyanın en büyük tanker filoları arasında yer alıyor ve Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen ticari taşımacılıkta önemli rol oynuyor. Karadeniz’e Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Türkiye, Rusya ve Ukrayna kıyıdaş konumda bulunuyor.

Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik işgalini başlatmıştı.

Miçotakis, deniz ulaşımının güvenliğine ilişkin uluslararası bir ateşkese ihtiyaç duyulduğunu belirterek, bölgeden dünya pazarlarına tahıl ihracatının sürdürülmesinin “en öncelikli meselelerden biri” olduğunu söyledi.

Yunan armatörlerin, güvenli bir deniz koridorunun sağlanması şartıyla Ukrayna dahil Karadeniz’de ticari faaliyetlere yeniden başlayacak ilk gruplardan biri olacağını belirten Miçotakis, gemi kiralama ve sigorta maliyetlerinin rekor seviyelere ulaştığına dikkat çekti.

Söz konusu saldırının arkasında kimin bulunduğu henüz netlik kazanmadı. Saldırı, Rusya-Ukrayna savaşının bölgedeki ticari deniz taşımacılığı üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri artırdı.

Miçotakis, Ukrayna'nın mali açıdan ihracata bağımlı olduğunu belirterek, “Verimli bir hasat elde ettiler ancak tahıllar şu anda silolarda bekliyor ve bozulma riskiyle karşı karşıya” dedi.

Yunanistan Başbakanı, “Ne yazık ki Rusya şu aşamada gerçek bir müzakereye girmeye istekli görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu.