Hindistan-Kanada ilişkilerinde ayrılıkçı Sih örgütü gerilimi

Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)
Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)
TT

Hindistan-Kanada ilişkilerinde ayrılıkçı Sih örgütü gerilimi

Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)
Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)

Kanada ile Hindistan arasındaki diplomatik ilişkiler, ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın geçtiğimiz pazartesi günü Kanada'da vurularak öldürülmesinden sonra gerildi. İki ülke, ilişkilerini son yılların en düşük seviyesine indirirken karşılıklı olarak diplomatlarını sınır dışı etti. Ottawa hükümeti, Yeni Delhi'yi suikastın arkasında olmakla suçladı. Yeni Delhi ise suçlamayı reddetti.

Son gelişmeler

Associated Press’in (AP) haberine göre, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, pazartesi günü Kanada Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada, Kanada'nın British Columbia eyaletinde Sih lider Hardeep Singh Nijjar’ın öldürülmesi hakkında açıklamalarda bulundu. Trudeau, suikastin arkasında Hindistan hükümetinin olabileceğine dair ‘ikna edici’ iddiaları araştırdıklarını söyledi.

Başbakan Trudeau’nun sözlerinin ardından Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly, üst düzey bir Hint diplomatın ülkeden sınır dışı edildiğini açıkladı.

Öte yandan Hindistan hükümeti, salı günü kendisine yöneltilen suçlamayı reddeden bir açıklama yaparak Kanadalı diplomatları ‘iç işlerine’ müdahale etmekle suçladı. Bununla yetinmeyen Yeni Delhi, Ottawa’yı dikkatleri Hindistan'ın kuzeyindeki Pencap eyaletinde faaliyet gösteren ayrılıkçı Sih hareketi KLF üyelerine çekmeye çalışmakla da suçladı. KLF 1980'li yıllarda bağımsızlık amacıyla Yeni Delhi hükümetine karşı silahlı isyan başlatmıştı. Hindistan hükümeti bu isyanı bastırmıştı.

csdfvg
Sih lider Hardeep Singh Nijjar’ın cenaze töreninde tabutunu taşıyan sevenleri, 25 Haziran 2023, Kanada, British Columbia, Surrey (AP)

İki ülke arasındaki ilişkiler kötüleşirken Hindistan, dün, Kanada'daki vatandaşlarını ve Kanada’ya gitmeyi planlayanları dikkatli olmaya çağırdı. Kanada, başta öğrenciler olmak üzere Hindistan vatandaşları için en cazip seyahat destinasyonu olarak görülüyor. 2022 yılı verilerine göre yaklaşık 300 bin Hint öğrenci Kanada'da yüksek öğrenim görüyor.

Diplomatik anlaşmazlığın işaretleri

Ottawa ile Yeni Delhi arasındaki diplomatik anlaşmazlığın ilk işaretleri, bu ayın başlarında Hindistan’ın ev sahipliğinde dünyanın önde gelen ekonomilerinin katıldığı G20 zirvesinde görüldü.

Kanada Başbakanı Trudeau, G20 liderlerinin katıldığı resmi akşam yemeğine katılmadı. AP'in Hindistan basınından derlediği habere göre, Trudeau’nun Hindistan Başbakanı Modi ile ikili görüşme yapmak yerine kısa bir konuşmayla yetinmesinin onu ‘küçük düşürmesine’ neden olduğu belirtildi.

gth
Kanada Başbakanı Trudeau, başkent Ottawa’daki Kanada Avam Kamarası'nda konuşuyorken, 19 Eylül 2023 (Reuters)

Hindistan tarafından yapılan resmi bir açıklamaya göre Modi, Trudeau ile yaptığı kısa görüşmede, Kanada hükümetinin ayrılıkçı Sihlere karşı hoşgörülü davranmasından duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Trudeau’nun Hindistan ziyareti, uçağının arızalanması ve Yeni Delhi’de planlanandan 36 saat daha kalmak zorunda kalması nedeniyle can sıkıcı bir şekilde sona erdi.

Trudeau, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Modi ile ilişkilerindeki soğukluğun, Hindistan Başbakanı’nın G20 zirvesinde Kanada'nın suikast şüphesiyle yüz yüze gelmesinden kaynaklandığını söyledi.

Kanada, Hardeep Singh Nijjar’ın British Columbia eyaletinde, maskeli silahlı kişilerce öldürülmesinde Hindistan hükümetinin parmağı olduğuna dair henüz herhangi bir kanıt sunmadı.

dfegr
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, 10 Eylül 2023 pazar günü Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen G20 zirvesinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya geldi (AP)

Anlaşmazlık Batı için utanç kaynağı

AP’in haberine göre uzmanlar, Ottawa ile Yeni Delhi arasındaki diplomatik gerilimin ABD’nin iki müttefiki arasındaki ilişkilerde kalıcı bir çatlak yaratıp yaratmayacağını takip ediyor. Zira böyle bir çatlak, Asya'da Çin'e karşı bir denge unsuru olarak Hindistan'ı kazanmak ve Ukrayna'daki savaşta destek isteyen Batı ülkeleri için işleri kritik hale getirecektir.

Batı ülkeleri, Soğuk Savaş döneminde, özellikle Ukrayna savaşı sırasında, Moskova’yı tecrit etme çabalarında Hindistan’ı müttefiki Rusya'dan uzaklaştırmaya çalıştı.

İngiltere ve ABD gibi Hindistan’ın müttefiki olan ülkeler, cinayetten duydukları endişeleri dile getirse de Hindistan'ın suikastta parmağı olduğuyla ilgili iddiayla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.

xdfg
Şih lider Hardeep Singh Nijjar’ın Kanada'da öldürülmesinden sonra Pakistan'ın Peşaver kentinde düzenlenen yürüyüşten bir kare, 20 Eylül 2023 (AFP)

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, salı günü yaptığı açıklamada, Kanada’nın iddialarının ‘kaygı verici’ olduğunu ve Canberra'nın gelişmeleri yakından takip ettiğini, meselenin Hindistan ile gündeme getirildiğini söyledi.

ABD merkezli RAND Corporation isimli düşünce kuruluşunun kıdemli savunma analisti Derek Grossman, Hindistan sorunun çözülmesini bekliyor.

Yeni Delhi'nin endişeleri ikili ilişkiler üzerinde baskıya yol açtı

AP’in haberine göre Yeni Delhi'nin Kanada’daki ayrılıkçı Sih gruplarla ilgili endişeleri iki ülke arasındaki ilişkiler üzerinde uzun süredir baskıya neden oluyordu. Ancak iki ülke, aralarındaki güçlü savunma ve ticaret ilişkilerini sürdürdü. Bunun yanında Çin'in küresel hedeflerine karşı aynı stratejik çıkarları paylaşıyorlar.

Hindistan, Kanada'yı yıllardır, bağımsızlık isteyen ayrılıkçı Sih örgütü KLF’nin lideri Hardeep Singh Nijjar da dahil olmak üzere Sih ayrılıkçılara özgürlük sağlamakla suçluyor.

KLF’nin isyan hareketi onlarca yıl önce sona ererken Modi hükümeti, Sih ayrılıkçıların geri dönemeye çalıştıkları konusunda uyardı. Modi hükümeti, Sihlerin nüfusun yüzde 2'sinden fazlasını oluşturduğu Kanada gibi ülkelere, Sih ayrılıkçıların durdurulmaları için daha fazlasını yapmaları konusunda baskı uygulamaya devam etti.

cdsv
Sih örgütü sözcüsü Moninder Singh, Surrey'deki Sih tapınağı Guru Nanak önünde gazetecilerle konuşmak için beklerken geçen bir kuş sürüsü, 18 Eylül 2023 (AP)

Hindistan, geçtiğimiz haziran ayında Kanada’yı eleştirmişti. Kanada, Hindistan'ın en kutsal Sih tapınaklarını yakmasına misilleme olarak Başbakan Indira Gandhi'ye düzenlenen suikastı tasvir eden bir geçit töreni düzenlenmesine izin vermişti. Reuters’ın haberine göre Hindistan, bu geçit törenini Sih ayrılıkçıların isyan hareketine yapılan bir güzelleme olarak değerlendirdi.

sxdcf
Hindistan'daki ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) lideri Hardeep Singh Nijjar’ın vurularak öldürüldüğü Kanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Surrey kentindeki Sih tapınağı Guru Nanak dışında asılı Halistan bayrakları, 18 Eylül 2023 (AP)

Hindistan, Sih ayrılıkçıların ve destekçilerinin Kanada, İngiltere, ABD ve Avustralya'da diplomatik misyonları önünde düzenledikleri gösterilerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Söz konusu ülkelerin yerel yönetimlerinden diplomatik misyonlar önünde daha iyi güvenlik önlemleri alınmasını talep etti.

Washington Post gazetesinin haberine göre, 24 milyonu Hindistan’da olmak üzere dünyada yaklaşık 26 milyon Sih nüfusu var. Sihler, Hindistan nüfusunun yaklaşık yüzde 1,7’sini oluşturuyor. Sihliğin ilk kez 15’inci yüzyılda ortaya çıktığı Pencap’ta nüfusun çoğunluğu Sihlerden oluşuyor. Bugün, Yeni Delhi'deki Sih ayrılıkçı hareketi KLF, Hindistan'daki Sihlerden bir miktar destek görürken Kanada başta olmak üzere çeşitli ülkelerdeki Sih diasporası arasında popüler hale geldi.

Modi'nin Batı'daki imajının zedelenmesi

AP'in haberine göre bazı uzmanlar, Sih isyanı meselesinin Hindistan ile Kanada arasındaki ilişkilerde önemli bir yer kaplamasa da bu durumun değişebileceğini söylüyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Wilson Center Güney Asya Enstitüsü Müdürü Michael Kugelman, ne Kanada ne de Hindistan’ın ilişkilerin zarar görmesini istemediklerini belirtti. Kugelman, son birkaç gündür yaşananların ardından bunun olmasını engellemekte zorlanacaklarını sözlerine ekledi.

Gerginliklerin Kanada’yı Hindistan ile yeni bir ticaret anlaşmasına ilişkin müzakereleri durdurmaya itmiş olabileceğini söyleyen Kugelman, ‘iki ülkenin ilişkilerinin pek çok kişinin istediği kadar esnek ve güvenli olmadığının’ altını çizdi. Kugelman, iki ülkenin de birbirleri için nispeten küçük ticaret ortağı olduklarını, ancak ticaret anlaşmasının destekçilerinin bunun her ikisi için de istihdamı ve gayri safi yurtiçi hasılayı (GSYİH) artırabileceğini savundu.

fgefbhe
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, başkent Yeni Delhi'deki Hindistan Parlamentosu'nda yapılacak beş günlük özel oturuma katılmak üzere geldiği sırada orada bekleyen basın mensuplarını selamladı, 18 Eylül 2023 (Reuters)

Kugelman, Kanada'nın suikastta Hindistan hükümetinin parmağı olduğu iddialarının, Modi'nin Batı'da büyüyen yumuşak gücüne de zarar verebileceği değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, ahlaki değerlerin dış ilişkilere yön veremediğinin altını çizdi.

Kugelman, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

Batılı demokrasiler, özellikle Çin ile mücadele noktasında Hindistan’ı stratejik hesaplarının dışında tutmaya çalışmayacaklar. Stratejiye dayalı yakınlaşmalar daha ağır basacaktır.

Modi, Hindistan’ı yükselen bir küresel güç olarak göstermeye çalışarak bir yanda gelişmekte olan ülkeler ve Rusya, diğer yanda Batı ile ilişkileri bir arada tutmaya özen gösterdi.

Yeni Delhi Merkezli Politika Araştırmaları Merkezi'nden Sushant Singh, son gelişmelerin Hindistan üzerinde baskı oluşturacağını, Yeni Delhi’nin bunun yansımalarını kontrol altına almak için çok çalışması gerekeceğini söyledi.

Suikasta kurban giden Hardeep Singh Nijjar kimdir?

ABD merkezli CNN tarafından dün yayınlanan bir habere göre, Hardeep Singh Nijjar, ‘Halistan’ adıyla biliniyor. Nijjar, Hindistan'ın Pencap eyaletinin bazı kısımlarını da kapsayacak şekilde Hindistan'dan bağımsız bir Sih devletinin kurulmasını isteyenlerin öncülerinden biriydi.

Najjar’ın lideri olduğu ayrılıkçı Sih hareketi KFL, Hindistan’da yasaklandı. Çünkü Yeni Delhi, KLF’yi ülkenin güvenliğine karşı bir tehdit olarak görüyor. KLF ile ilişkili bazı gruplar, Hindistan'ın 1967 tarihli Yasadışı Faaliyetleri Önleme Yasası (UAPA) kapsamında ‘terör örgütleri’ olarak sınıflandırıldı.

rth

CNN, Nijjar’ın 2020 yılında Hindistan Ulusal Soruşturma Ajansı (NIA) tarafından bağımsız Halistan’ı kurmak için dünyanın dört bir yanındaki Sih topluluğunu radikalleştirmeye çalışmakla suçlandığını hatırlattı. Ayrıca, Nijjar’ın adının Hindistan İçişleri Bakanlığı'nın teröristler listesinde yer aldığını bildirdi. NIA’ya göre Nijjar, Sihleri ​​referandumda ayrılma lehine oy kullanmaya, Hindistan Hükümeti'ne karşı kışkırtmaya ve şiddet eylemlerine katılmaya teşvik etmeye çalıştı.

Nijjar’ın arkadaşı ve Hindistan’ın en çok arananlar listesinde yer alan eski avukatı Gurpatwant Singh Pannun, Nijjar’ın kendisine yöneltilen ölüm tehditleriyle ilgili Kanada Kraliyet Atlı Polisi de dahil olmak üzere Kanadalı yetkililer tarafından en az üç kez uyarıldığını söyledi.

Pannun, CNN'e yaptığı açıklamada, Nijjar'a dikkatli olması ve ‘büyük sözler söylemekten kaçınması gerektiği’, aksi takdirde suikasta kurban gidebileceğinin söylendiğini de sözlerine ekledi.



Devrim Muhafızları savaş sırasında İran içinde kontrolü ele aldı

Devrim Muhafızları savaş sırasında İran içinde kontrolü ele aldı
TT

Devrim Muhafızları savaş sırasında İran içinde kontrolü ele aldı

Devrim Muhafızları savaş sırasında İran içinde kontrolü ele aldı

Üst düzey kaynaklar, İran Devrim Muhafızlarının, üst düzey komutanlarının öldürülmesine rağmen savaş zamanı karar alma süreçlerindeki kontrolünü sıkılaştırdığını, bunun da Tahran tarafından başlatılan, bölgenin genelini hedef alan insansız hava aracı ve füze operasyonlarını yönlendiren sert bir stratejiyi öne çıkardığını söylüyor.

 

Komutanlarının öldürülmesini öngören Devrim Muhafızları, geçen cumartesi günkü ABD-İsrail saldırısından önce, direnç ve kararlılığını güçlendirme stratejisi kapsamında, alt rütbelilere geniş yetkiler devretti. Bu adım yanlış hesaplar veya savaşın tırmanması riskini de beraberinde taşıyor. Buna ek olarak, orta rütbeli subaylara komşu ülkelere saldırı düzenleme yetkisi de verildi. Nitekim çarşamba günü İran, NATO üyesi Türkiye'ye balistik füze fırlattı.

İran'da Devrim Muhafızlarının rejimin her kademesinde oynadığı kilit rol ve güvenlik düzeyinde benimsediği baskıcı yaklaşım, protestoların patlak vermesini zorlaştırabilir ve böylece ABD veya İsrail'in saldırılarının bir ayaklanmaya ve rejim değişikliğine yol açması yönündeki umutlarını baltalayabilir.

ABD merkezli siyasi bir örgüt olan Nükleer İran'a Karşı Birleşmişler Örgütü'nde Devrim Muhafızları ile ilgili araştırmalar bölümü başkanı Kasra Orabi, Ayetullah Ali Hamaney'in cumartesi günü öldürülmesinin ardından bir sonraki Dini Liderin seçiminin Devrim Muhafızlarının rolünü önemli ölçüde artırabileceğini söylüyor.

Hamaney'in muhtemel halefi olarak görülen oğlu Mücteba’nın, Devrim Muhafızları ile çok yakın bağları ve üzerinde önemli bir kontrolü bulunuyor. Keza daha sert alt kademeler de dahil olmak üzere unsurları arasında geniş bir desteğe de sahip. Orabi, “Eğer çatışma aniden durur ve rejim ayakta kalırsa, Muhafızların daha da önemli bir rol oynayacağından emin olabiliriz” dedi.

Devrim Muhafızları’nın merkeziyetçilikten uzaklaşma stratejisi, esnekliğin anahtarı

Reuters, bu yazıyı hazırlarken İran Devrim Muhafızları’nın işleyişi hakkında bilgili altı İranlı ve bölgesel kaynakla görüştü ve hepsi, Devrim Muhafızları’nın geçen cumartesi günü savaşın başlangıcından bu yana hiyerarşide çok daha büyük bir rol üstlendiğini ve artık tüm önemli karar süreçlerine ortak olduğunu teyit etti. Konuya hakim bir güvenlik yetkilisi, yeni Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi'nin tüm üst düzey toplantılara katıldığını belirtti. Vahidi’nin birincil amacının her zaman İran'daki rejimin hayatta kalması ve hedeflerini gerçekleştirmek olduğunu söyledi. Salı günü katıldığı bir televizyon programında, Savunma Bakan Yardımcısı ve Devrim Muhafızları komutanlarından Reza Telayi Nik, özel kuvvetlerin direniş oluşturma çabalarıyla ilgili açıklamada bulunarak, komuta yapısındaki her figürün, kendisine yerini almaya hazır üç halef belirlediğini söyledi. “Her bir birim ve birliğin rolü, herhangi bir komutanın öldürülmesi durumunda halefinin hemen görevi devralmasını sağlayacak şekilde organize edilmiştir” diye ekledi.

Geçen yıl İsrail hava saldırıları, Devrim Muhafızları komutanını ve istihbarat, havacılık ve ekonomi birimlerinin başkanlarını öldürmüştü. Geçen cumartesi günkü hava saldırılarında da son Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur öldürüldü. Orabi, merkeziyetçilikten uzaklaşmanın, yaklaşık 20 yıldır Devrim Muhafızları'nın bir saldırı durumunda benimsemeyi düşündüğü stratejinin bir parçası olduğunu söyledi. Bu strateji, 2003 yılında ABD liderliğindeki işgal sırasında Irak kuvvetlerinin çöküşünden sonra geliştirildi. “Bu düşünce bir bütün olarak merkeziyetçilikten uzaklaşmaya dayanıyor. Böylece belirli bir şehir saldırıya maruz kalırsa, kendini savunabilir ve rejimin otoritesini ve yönetimini koruyabilir” diye ekledi.

Hem dış hem de iç tehditlere karşı koyma

Orabi, en önemli hususun, planın Devrim Muhafızları'nın İran'ın dış saldırılara karşı askeri yanıtında öncü güç olarak görevini sürdürme yeteneğini güvence altına almanın yanı sıra, Tahran'da iç güvenliğin sağlayıcısı olarak da hizmet etmesini sağlamak üzere tasarlanmış olması olduğunu belirtti.

Bu yaklaşım şimdilik işe yarıyor gibi görünse de, üst ve alt düzey Devrim Muhafızları komutanlarını hedef almaya devam eden saldırılar, Muhafızların stratejik bütünlüğünü koruma gücünü nihayetinde test edebilir. Devrim Muhafızları şüphesiz tamamen homojen bir birim değil ve rolüyle ilgili hizipsel rekabetlerden ve kişisel anlaşmazlıklardan muzdarip. Ancak bir kaynak, “İran saldırı altındayken her zamankinden daha birleşikler” dedi.

Orabi, Körfez'deki sivil hedeflere yönelik giderek daha acımasız saldırılar olarak tanımladığı duruma işaret ederek, İsrail ve Amerikan saldırılarından beş gün sonra, komuta yapısının zayıflamaya başladığına dair göstergeler de olabileceğini açıkladı. Bu saldırıların, İran'a yapılan saldırının küresel sonuçları olan bir hata olduğunu göstermeye yönelik kasıtlı bir stratejiyi ne ölçüde yansıttığı ise belirsizliğini koruyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın saldırıya verdiği yanıtın önceden planlanmış olduğunu belirtti. Bir televizyon kanalına verdiği demeçte, “Bu birlikler, mevcut siyasi liderlikten gelen doğrudan ve acil emirlerden ziyade, önceden kendilerine verilen genel talimatlara dayanarak görevlerini yerine getiriyorlar” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı analize göre Devrim Muhafızları, şimdi savaşın başlangıcından önce oynadığı merkezi rolün bile ötesine geçerek, İran'da alınan neredeyse her stratejik karara ortak olurken, aynı zamanda geride kalan ve Devrim Muhafızları'nın eski üyelerinden üç üst düzey ismi de içeren bir siyasi liderliğe de dayanabilir.

Siyasi ve ekonomik bir imparatorluk

İran Devrim Muhafızları Ordusu, 1979 İran Devrimi'nden kısa bir süre sonra, yeni cumhuriyeti iç ve dış düşmanlara karşı savunmak ve düzenli silahlı kuvvetlere karşı bir denge unsuru olarak kuruldu. Doğrudan Dini Lider’e bağlı olması nedeniyle, askeri güç, istihbarat ağı ve ekonomik gücü bir arada toplayan, rejimin İran'daki otoritesini korumayı amaçlayan, devlet içinde bir devlet olarak öne çıktı. Bu rolü, devrimden aylar sonra Irak'ın İran'ı işgal etmesi ve ardından yaşanan sekiz yıllık yıpratma savaşı sırasında test edildi. Söz konusu savaş, mevcut İran liderlerinin birçoğu için şekillendirici bir deneyim oldu. Savaş sırasında Devrim Muhafızları’nda görev yapan önde gelen İranlı şahsiyetler arasında, Hamaney'in ölümünden bu yana İran'da en önemli pozisyonları üstlenen üç din adamı olmayan isim de bulunuyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaş sırasında sahada görev yapan bir cerrahtı. Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Devrim Muhafızları’nın hava kuvvetleri birliğine komuta etmeden önce ön cephede savaştı. Hamaney'in kıdemli danışmanı Ali Laricani, ön cephenin gerisinde görev yapan bir kurmay subaydı.

2000'li yılların başlarından itibaren, savaş kuşağı daha fazla liderlik pozisyonu üstlenirken ve İran ile Batı arasındaki uzun süreli çatışma yoğunlaşırken, İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun İran devleti içindeki rolü de genişlemeye başladı. Devrim Muhafızları, Tahran'ın sürekli olarak tamamen barışçıl amaçlı olduğunu savunduğu, ancak Batı ülkelerinin nükleer bomba geliştirmek için bir kılıf olduğuna inandığı İran'ın nükleer programını yönetmekle görevlendirildi.

Nükleer program nedeniyle uygulanan sıkı yaptırımlar arasında, Devrim Muhafızları ekonomide de önemli bir rol üstlendi. İnşaat kolu olan Hatemül Enbiya, hayati önem taşıyan enerji sektöründe büyük sözleşmeler elde etti. Devrim Muhafızları ayrıca Ortadoğu genelinde Şii vekiller ile bağlantı noktası olarak önemli bir rol oynarken, kendisine bağlı ve binlerce gönüllüden oluşan paramiliter Besic gücünü de iç karışıkları bastırmakta kullandı.


Irak Hizbullah Tugayları: Ülkenin güneyinde düzenlenen saldırıda liderlerinden biri öldürüldü

Irak Hizbullah Tugayları mensupları, ülkeye yönelik son saldırılarda hayatını kaybeden savaşçıların cenaze töreninde, (Reuters)
Irak Hizbullah Tugayları mensupları, ülkeye yönelik son saldırılarda hayatını kaybeden savaşçıların cenaze töreninde, (Reuters)
TT

Irak Hizbullah Tugayları: Ülkenin güneyinde düzenlenen saldırıda liderlerinden biri öldürüldü

Irak Hizbullah Tugayları mensupları, ülkeye yönelik son saldırılarda hayatını kaybeden savaşçıların cenaze töreninde, (Reuters)
Irak Hizbullah Tugayları mensupları, ülkeye yönelik son saldırılarda hayatını kaybeden savaşçıların cenaze töreninde, (Reuters)

İran destekli Irak Hizbullah Tugayları bugün yaptığı açıklamada, liderlerinden birinin dün Irak'ın güneyinde düzenlenen bir saldırıda öldürüldüğünü duyurdu.

Ketaib Hizbullah Genel Sekreteri Hacı Ebu Hüseyin el-Hamidevi, yaptığı açıklamada, “Yirmi yılı aşkın süredir görevlerini yerine getiren büyük lider Ali Hasan el-Fureyci”nin kaybından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Ketaib Hizbullah'tan iki kaynak dün AFP'ye, grubun Irak'ın güneyinde konuşlandığı Jurf el-Nasr üssü yakınlarında bir araca düzenlenen hava saldırısında iki üyenin öldürüldüğünü söyledi.

Komutanın ölümünün doğrulanmasının ardından ölü sayısı üçe yükseldi.

Bir kaynak saldırıyı "Siyonist-Amerikan saldırısı" olarak nitelendirdi.

Güney Irak'ta bulunan ve Jurf al-Sakhr olarak da bilinen Jurf al-Nasr üssü, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne atfedilen ve daha sonra diğer bölgelere de yayılan saldırıların ilk Irak hedefi oldu.


İran savaşı şiddetleniyor... Kongre Trump’ı kısıtlamayı reddediyor

İran savaşı şiddetleniyor... Kongre Trump’ı kısıtlamayı reddediyor
TT

İran savaşı şiddetleniyor... Kongre Trump’ı kısıtlamayı reddediyor

İran savaşı şiddetleniyor... Kongre Trump’ı kısıtlamayı reddediyor

 

İsrail ordusu bugün Tahran’da bir dizi saldırının başladığını duyurdu. Buna karşılık İran, İsrail’e yoğun füze saldırıları gerçekleştirdi ve milyonlarca kişi sığınaklara yöneldi.

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi üyeler, hava saldırılarını durdurmayı ve herhangi bir askerî harekât için Kongre onayı gerektirmeyi amaçlayan öneriye karşı oy kullandı. Bu gelişme, Başkan Donald Trump’ın savaşı yürütme yetkilerini büyük ölçüde sınırlamadan sürdürmesine olanak tanıdı.

Lübnan’da ise İsrail ordusu, Beyrut’un güney banliyösündeki Hizbullah hedeflerine yönelik yeni saldırıların başladığını açıkladı. Öte yandan Lübnan resmi medyası, bugün kuzey Lübnan’da İsrail tarafından düzenlenen bir insansız hava aracı (İHA) saldırısında Hamas’ın üst düzey bir yetkilisinin öldürüldüğünü bildirdi.