Putin'in infaz listesi: Kremlin'in düşmanlarının kan dondurucu kaderi

Yöntemler çok ve çeşitli: zehirleme, silahla vurma, uçak kazası ve en basiti de gizemli bir şekilde pencereden düşme. Putin, hasımlarına ve siyasi rakiplerine devlet eliyle yapılan suikastları endüstriyel bir boyuta taşıdı

Vladimir Putin'e ters düşmenin cezası bazen hızlı kesilir (Reuters)
Vladimir Putin'e ters düşmenin cezası bazen hızlı kesilir (Reuters)
TT

Putin'in infaz listesi: Kremlin'in düşmanlarının kan dondurucu kaderi

Vladimir Putin'e ters düşmenin cezası bazen hızlı kesilir (Reuters)
Vladimir Putin'e ters düşmenin cezası bazen hızlı kesilir (Reuters)

John Kampfner 

Tüm bunların nedeni bir adamın, sığınakta saklanan bir adamın, nefreti ve korkusu. Onun emriyle canıma kastedilmesinden sağ kurtularak onu ölesiye gücendirdim. Ve sonra daha da ciddi bir suç işledim: Gidip saklanmadım. Bu da sığınağındaki bu küçük hırsızı çileden çıkarıyor.

Rusya'da yargılanırken mahkeme salonundaki bir kafesin içinde tutulursunuz. Bu durum Aleksey Navalni'nin ezeli düşmanı Vladimir Putin'e elindeki tek araçla, yani sözlerinin gücüyle meydan okumasına engel olmadı.

Kırılgan bir diktatör için siyasi muhalefetten daha kötü tek bir suç vardır: alaya alınmak. 10 yılın büyük bir bölümünde Putin'in servetini ve mafya tarzı suç bağlantılarını araştıran Navalni ortaya çıkardığı verileri bazen ciddiyetle, bazen de Kremlin'deki adamla dalga geçerek filmlerine, vloglarına ve bloglarına komik mimlerle serpiştirdi. Putin onu susturmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Bir değil iki kez zehirlenmesini sağladı. Navalni olağanüstü bir şekilde hayatta kalsa da hapse atıldı, cezası düzenli olarak uzatıldı ve sağlığı giderek kötüleşti. 

Muhalefetin bu cesur liderini, önceki günlerde uçağı gökyüzünden düştüğünde suikasta uğradığı düşünülen paralı haydut Yevgeni Prigojin'le kıyaslamak akıl dışı görünebilir. Hem infaz şekli hem de başlangıçtaki kayıtsızlığı açısından, bütün belirtiler Putin'in intikamına işaret ediyordu.

Rusya'nın askeri müesses nizamına saldırdığı ve gittikçe daha konuşkan bir hal aldığı videolarında ve ardından hazirandaki tuhaf Moskova baskını girişiminde Prigojin'in yaptığı şey, Putin'i gülünç duruma düşürmekti. Siyasetçiler, gazeteciler ya da eski ajanlar sakıncalı gerçekleri ortaya çıkardığında genellikle olduğu gibi, cezası nispeten hızlı verildi.

Yöntemler çok ve çeşitli: zehirleme, silahla vurma, uçak kazası ve en basiti de gizemli bir şekilde pencereden düşme. Bunlar bazen gizlice yapılsa da meydan okumanın tehlikeleri hakkında bir sinyal göndermek için çoğu zaman göz önünde gerçekleştirilir. Dürüst olmak gerekirse hedef gözeterek işlenen cinayetler, Putin'in iktidara geldiği 2000'den önce başladı. 1990'lardaki bu tür olaylar genellikle Çeçen liderliğinin imzasını taşıyordu. Ya da suç çeteleri (ve onların siyasi efendileri) birbirleriyle hesaplaşıyordu. Putin ise devlet eliyle yapılan suikastları endüstriyel bir boyuta taşıdı.

Birleşik Krallık ve Rusya arasındaki önceki anlaşmazlığa Aleksandr Litvinenko cinayeti yol açtı (Reuters)
Birleşik Krallık ve Rusya arasındaki önceki anlaşmazlığa Aleksandr Litvinenko cinayeti yol açtı (Reuters)

Navalni ve Mart 2018'de Salisbury'de zehirlenen, askeri istihbarat servisi GRU'nun eski subayı olan Britanyalı çifte ajan Sergey Skripal olayındaki gibi nadiren başarısız oluyorlar. Böyle bir durumda da işi eline yüzüne bulaştıran sorumlular alenen azarlanıyor. Skripal ve kızı, öğle yemeği yedikleri bir pizza restoranının yakınındaki bir bankta bulundu. Suni komaya sokulan baba-kız, mucizevi bir şekilde hayatta kaldı. Britanyalıların saldırıyı gerçekleştirmekle suçladığı iki Rus ajanı daha sonra Rus televizyonuna çıkarak bu "güzel" şehre "tüm dünyanın en ünlülerinden olan" katedral kulesini ziyaret etmek için gittiklerini iddia etti. Kanalın yöneticisi ve Putin'e yakın olan spiker kahkahalarını güçlükle bastırabildi. Bu kısa şöhret anında onları küçük düşürmenin amaçlandığı açıktı.

Çok sayıda suikastın içinde öne çıkan bir fotoğraf var. Bu, Putin'i sözünü sakınmadan eleştiren eski KGB ajanı Aleksandr Litvinenko'nun, Kasım 2006'daki ölümünden kısa süre önce hastane yatağında gözlerini dikip bakarken çekilmiş fotoğrafı. Litvinenko, Londra'nın Mayfair semtinin göbeğindeki bir otelde, nadir bulunan güçlü bir radyoaktif izotop olan polonyum-210 karıştırılmış yeşil çay içti. Başarıyla başarısızlık arasındaki fark çok göz önünde: Britanyalıların söylediğine göre cinayeti işleyen iki Rus'tan biri olan Andrey Lugovoy, parlamento üyesi yapılarak ödüllendirildi.

Londongrad (Britanya'nın başkenti zamanla böyle anılmaya başlandı) ve çevresi suikastların düzenli mekanı haline geldi. Aleksandr Perepiliçniy, Rusya'nın kara para aklama planlarıyla ilgili İsviçre'nin yürüttüğü bir soruşturmaya yardım ettikten sonra 2009'da Britanya'ya sığındı. Perepiliçniy üç yıl sonra Surrey'nin Weybridge kasabasında yer alan seçkin ve güvenlikli bir sitedeki evinin yakınlarında koşuya çıktıktan sonra ölü bulundu. Adli tıp görevlisi resmen herhangi bir cinayet belirtisi kaydetmese de özellikle bilinen herhangi bir sağlık sorunu olmadığı için Perepiliçniy'nin ölümü soru işaretlerine yol açtı.

Boris Berezovski'nin Mart 2013'te Ascot yakınlarında yer alan malikanesindeki ölümü de aynı derecede merak uyandırdı. Berezovski'nin cesedi kilitli bir banyoda, boynuna ip bağlanmış halde bir koruma tarafından bulundu. Putin'in siyasi yükselişinde rol oynayan oligark ve siyaset uzmanı Berezovski, hasta Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in ailesini, ülkeyi elitler adına yönetebilecek birini bulduğuna ikna etmişti. Bu ilk görevinde başarıya ulaştıktan sonra hamisi tarafından olağanüstü bir dışlanmaya maruz kalan Berezovski, sürgünde giderek daha da hırçın bir muhalif figür halini aldı. New Statesman'ın genel yayın yönetmeni sıfatıyla 2006'da başkanlık ettiğim bir öğle yemeğine konuk olduğunda kendisiyle bir kez görüştüm. Küstah, görgüsüz, öfkeli bir dinamo gibi olan ve sabit bir ahlak anlayışı ya da bağlılığı bulunmayan Berezovski, Rusya'daki güç dinamikleri hakkında büyüleyici bilgiler verdi. Geriye dönüp bakınca Prigojin'in asker olmayan versiyonu gibi görülebilir; "düşmanımın düşmanı" kategorisine giren Berezovski'nin tarihe bıraktığı tek mirası, Putin'e muhalefeti oldu.

Kremlin saklanacak hiçbir yer olmadığını; hiçbir ülkenin, hiçbir güvenlikli sitenin suikastçıdan korunacak güvenliği sağlamadığını göstermeyi sever. Bazen de işini eve daha yakın bir yerde halletmekten hoşlanır. Şubat 2015'te, Putin döneminin en cüretkar siyasi infazlarından birinde Boris Nemtsov, Kremlin'in yanındaki bir köprüde yakın mesafeden vurularak öldürüldü. Nemtsov akşam yemeğine çıktıktan sonra kız arkadaşıyla yürüyordu. Eski bir Bölge Valisi ve Yeltsin döneminde Başbakan Yardımcısı olan Nemtsov, önde gelen bir muhalif figür halini almıştı. Putin’in "kişisel sorumluluğunu" üstlendiği soruşturmada Kuzey Kafkasya'dan 5 kişi hapse atıldı. Ve hepsi bu kadar.

Öldürülen gazeteci Anna Politkovskaya'nın portresinin önüne bir kadın çiçek bırakıyor​ (AP)​​​​​​
Öldürülen gazeteci Anna Politkovskaya'nın portresinin önüne bir kadın çiçek bırakıyor​ (AP)​​​​​​

Araştırmacı gazeteci Anna Politkovskaya'nın öldürülmesi muazzam bir tepki çekti. Putin döneminin epey başlarıydı ve bu tür olaylar henüz sıradanlaşmamıştı. Politkovskaya, Ekim 2006'da süpermarketten evine döndükten sonra Moskova'daki dairesinin asansöründe vurularak öldürüldü. Politkovskaya'nın Çeçenistan'daki ikinci savaş sırasında yaşanan insan hakları ihlalleri üzerine yaptığı haberler onu mimlenmiş bir kadın haline getirmişti.

İşte Rusya ve ötesindeki diğer vakalardan bazılarının kısa bir özeti:

Sergey Magnitski, tedavi talebinin reddedilmesinin ardından 2009'da hapishanede kalp krizi geçirerek öldü. Magnitski üst düzey yolsuzlukları ortaya çıkarmak için sürgündeki Amerikalı iş insanı Bill Browder'la birlikte çalışıyordu. Birçok ülkede uygulamaya konan Magnitski Yasası, artık devlet suçlarına karışan Rusları engellemek için kullanılan bir terim.

Öğretmen ve Çeçenistan'daki Memorial adlı insan hakları örgütünün başkanı Natalya Estemirova'nın cansız bedeni, 2009'da Çeçenistan'ın komşusu İnguşetya'daki bir çukurda bulundu.

Putin iktidarının başlamasından sadece iki ay sonra, Rusya'nın en karizmatik ve popüler gazetecilerinden Artyom Borovik'in uçağı düştü. 90'ların liberalizminden istifade eden Borovik, Top Secret adlı TV programında çeşitli haberleri açığa çıkarmıştı. Bunu yaparken de pek çok düşman edinmişti.

O dönem Ukrayna'nın muhalefet lideri olan Viktor Yuşçenko, Moskova yanlısı Başbakan Viktor Yanukoviç'e karşı Batı yanlısı bir politika yürüttüğü 2004 cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanyası sırasında zehirlendi. Yuşçenko akşam yemeği yerken zehirlendi. Yüzünün ve vücudunun görüntüsü bozulsa da hayatını kaybetmedi. "Turuncu Devrim"in bir kısmını oluşturan sokak eylemlerinin ortasında Yuşçenko'nun bu seçimdeki nihai zaferi, Ukrayna'nın bağımsızlaşması yönünde atılan en çarpıcı adımlardan biriydi.

Daha sonraki yıllarda pencereden düşme, birinin işini bitirmenin daha popüler bir yolu haline geldi. Ağustos 2022'de, Washington DC'de yaşayan Letonya asıllı Amerikalı bankacı ve Putin karşıtı Dan Rapoport'un kaderi de bu oldu. Bundan 5 yıl önce Moskova'daki iş ortağının da başına aynı şey gelmişti. Giderek daha popüler hale gelen bir başka yöntem de "intihar süsü verilen" ölümler oldu. Aynı yılın nisanında İspanya'nın tatil beldesi Lloret de Mar'da oligark Sergey Protosenya, eşi ve kızıyla birlikte ölü bulundu. Kızıyla eşi bıçaklanmış, Protosenya ise asılmıştı. Kovid aşısının geliştirilmesinde görev alan bir bilim insanı olan Aleksandr Kaganski, St. Petersburg'da yüksek bir katta yer alan dairesinden Aralık 2020'de düştü. Polisin söylediğine göre Kaganski kendisini bıçakladıktan sonra aşağı atladı. Diğer yerler arasında Berlin (muhalifler ve cinayetler için popüler bir tercih) ve Birleşik Arap Emirlikleri bulunuyor.

Günümüze dönelim: Rusya ve Britanya çifte vatandaşı muhalif aktivist Vladimir Kara-Murza 2015 ve 2017'de iki başarısız zehirleme girişiminin hedefi oldu. Daha sonra Almanya'daki bir laboratuvar, Kara-Murza'nın organlarında yüksek düzeyde cıva, bakır, manganez ve çinko buldu. Kara-Murza iyileşip çalışmalarına devam etse de bunların sonucunda Mart 2023'te 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı; bu süre Rusların cezalandırma yöntemlerine alışkın gözlemcileri bile hayrete düşürdü.

Üzerine kimyasal madde atılan Aleksey Navalni, eşi Yulya tarafından tedavi ediliyor (AP) 
Üzerine kimyasal madde atılan Aleksey Navalni, eşi Yulya tarafından tedavi ediliyor (AP) 

Navalni'ye gelince; onun hayatta kalmaması gerekiyordu. 2017'deki ilk olayda kimliği belirsiz kişiler yüzüne yeşil boya fırlattı. Bir gözündeki görme yetisini kısmen kaybetti. 2020'deyse bir kampanya gezindeki Navalni, Sibirya'nın Tomsk kentinden Moskova'ya dönerken uçakta şiddetli bir şekilde hastalandı. Bir yolcunun cep telefonuyla çektiği videoda olay kaydedildi. Navalni acı içinde çığlık atarken, ticari yolcu uçağı yakındaki Omsk şehrine acil iniş yaptı. Eğer pilotun, karadaki acil tıp teknikerlerinin ve çabucak götürüldüğü Almanya'daki doktorların olağanüstü kıvrak zekası olmasaydı, Navalni ölecekti. İyileşme döneminde 5 ay Berlin'de kalan Navalni, Rusya'ya döner dönmez tutuklandı.

Halihazırda parmaklıklar ardındaki Navalni, uzun yıllar orada kalmaya hazırlanıyor. Yine de meydan okumaya devam ediyor. Halen Almanya'da olduğu dönemde Navalni, Putin ve yakın çevresini ifşa ettiği filmlerden birinde onu zehirlemek için gönderilen ajanlardan biriyle röportaj yapmayı başardı. Bu epey komik, tüyler ürpertici ve büyüleyici bir şey.

John Kampfner'ın yeni kitabı In Search of Berlin (Berlin'in Peşinde) 5 Ekim'de yayımlanacak.

Independent Türkçe



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.