Çete yönetimindeki hapishaneden manzaralar: İçinde hayvanat bahçesi ve gece kulübü bile var

Mahkumlar beyzbol oynayabiliyor; atların, domuzların ve flamingoların yer aldığı hayvanat bahçelerini ziyaret edebiliyor ve çarşının sokaklarında dolaşabiliyordu

Mahkumlar pazar sokaklarında dolaşarak yiyecek ve eşya satabiliyordu (Michel Baljet)
Mahkumlar pazar sokaklarında dolaşarak yiyecek ve eşya satabiliyordu (Michel Baljet)
TT

Çete yönetimindeki hapishaneden manzaralar: İçinde hayvanat bahçesi ve gece kulübü bile var

Mahkumlar pazar sokaklarında dolaşarak yiyecek ve eşya satabiliyordu (Michel Baljet)
Mahkumlar pazar sokaklarında dolaşarak yiyecek ve eşya satabiliyordu (Michel Baljet)

Venezuelalılar gündüzleri beyzbol oynayabiliyor; atların, domuzların ve flamingoların bulunduğu hayvanat bahçelerini ziyaret edebiliyor ve çocukları parklarda oynarken yiyecek ve mal satan çarşı sokaklarında dolaşabiliyordu.

Geceleriyse bira içebiliyor, bahis oynayabiliyor ve gece kulübüne gidebiliyorlardı. Ancak burası bir tatil yeri ya da beldesi değildi. Burası, güçlü Tren de Aragua çetesi tarafından kontrol edilen, Venezuela'nın en kötü şöhretli hapishanelerinden biriydi.

1982'de inşa edilmiş bir beyzbol sahasına bile sahip (Michel Baljet)
1982'de inşa edilmiş bir beyzbol sahasına bile sahip (Michel Baljet)

İşte bu yerleşkede 11 bin güvenlik görevlisi 300 ailenin yaşadığı hapishaneyi silahlar ve zırhlı araçlarla bu hafta temizleyerek "kontrolü tamamen" ele geçirdi.

Cezaevi; Kolombiya, Şili ve Peru'nun da aralarında olduğu bazı Latin Amerika ülkelerinde suç örgütlerine sahip Tren de Aragua adlı çetenin merkezi olarak kullanılıyordu.

Polise göre, örgüt üyeleri neredeyse 20 yıldır yasadışı altın madenciliği, insan kaçakçılığı, fuhuş çeteleri ve göçmenlerden haraç alma işleriyle uğraşıyordu.

İçerideki tesislerden yararlanan mahkumlar bahis oynayabiliyor, derme çatma bir bankadan kredi çekebiliyor ve "Tokio" diye bilinen bir gece kulübünde tüm gece dans edebiliyordu.

Mahkumlar bahis oynayabilecekleri ve kredi çekebilecekleri tesislerden yararlanıyordu (Michel Baljet)
Mahkumlar bahis oynayabilecekleri ve kredi çekebilecekleri tesislerden yararlanıyordu (Michel Baljet)

1982'de inşa edilen ve çocukları hemen yandaki parklarda oynarken, mahkumların sporun tadını çıkarabilecekleri bir beyzbol sahası bile vardı.

Venezuela'da ekonomik krizin doruğa ulaştığı dönemde gıda ve gündelik eşyaları bulmak zorlaştığında, bir gazete yerel halkın başka hiçbir yerde bulamadıkları temel ihtiyaç maddelerini satın almak için Tocorón'a gittiğini bildirmişti.

Çete hakkında bir kitap yazan Ronna Rísquez, BBC'ye hapishanenin "küçük bir şehir" gibi işlediğini söyledi. Rísquez şöyle konuştu:

Operasyon merkezleri kapatılsa da bu örgütün liderleri ve yurtdışındaki hücreleri faaliyetlerine devam edebilir.

Hapishane çete lideri Hector Guerrero Flores tarafından yönetiliyordu ama o, Venezuelalı yetkililerin baskını kendisine bildirmesi üzerine kaçtı.

Hapishanede çocuklar ve aileler için oyun parkları vardı (Michel Baljet)
Hapishanede çocuklar ve aileler için oyun parkları vardı (Michel Baljet)

Güvenlik güçleri içeride otomatik tüfekler, tabancalar ve mühimmat kutularından oluşan bir silah cephaneliği buldu. Görevlilerin, mahkumların hücrelerindeki televizyon ve mikrodalga fırınlara da el koyduğu görüldü.

Polis ayrıca, baskın sırasında bazı uyuşturucu baronlarının aşağıdan kaçmalarını sağlayabileceği düşünülen, özenle inşa edilmiş tüneller de buldu.

İçişleri ve Adalet Bakanı Remigio Ceballos'a göre bir yıldan uzun süredir planlanan operasyonda bir asker öldürüldü.

Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun yönetimi yaptığı açıklamada güvenlik güçlerini "temiz ve hızlı eylemleri" için övüp cezaevinde "düzeni yeniden tesis ettikleri" gerekçesiyle kutladı.

Hapishane yerleşkesinde yaklaşık 300 aile yaşıyordu (Michel Baljet)
Hapishane yerleşkesinde yaklaşık 300 aile yaşıyordu (Michel Baljet)

Ancak daha sonra yapılan bir açıklamada, operasyonun "ikinci aşamasının" başlatıldığı ve bu aşamanın "kaçan suçluların tamamının ve her birinin yakalanmasını" içerdiği, yönetim tarafından duyuruldu.

Ancak Venezuela'nın en korkulan suç çetesinin üyeleriyle dolu bir hapishanede böylesine büyük bir operasyonun bu kadar barışçıl bir şekilde gerçekleştirilmesi, yetkililerin Tren de Aragua'yla pazarlık yapmış olabileceği spekülasyonlarına yol açtı.

Independent Türkçe



Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)

Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Çin menşeli JF-17 savaş jetleri için müzakere yürütülüyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla Reuters'a konuşan iki Pakistanlı yetkili, JF-17 Thunder uçaklarının satışı için Suudi Arabistan'la görüşme yapıldığını savunuyor.

İslamabad ve Pekin ortaklığıyla Pakistan'da üretilen jetlerle ilgili anlaşmanın değerinin 4 milyar dolara kadar çıkabileceği aktarılıyor.

Riyad yönetimi, 2018'de İslamabad'a 6 milyar dolarlık destek paketi verileceğini açıklamıştı. Bu paketin içinde Pakistan Merkez Bankası'na 3 milyar dolarlık mevduat ve ertelenmiş ödemeyle 3 milyar dolarlık petrol tedariki yer alıyordu.

Suudi Arabistan o zamandan beri mevduatları birçok kez yeniledi. Geçen yıl 1,2 milyar dolarlık bir erteleme de dahil, İslamabad'ın döviz rezervlerini istikrara kavuşturmasına yardımcı oldu.

Pakistanlı yetkililer, Suudi Arabistan'a 2 milyar dolarlık kredi ödemesinin sözkonusu savaş jetleriyle yapılmasının planlandığını belirtiyor.

İslamabad yönetimi, silah ihracatını artırıp yerli savunma sanayisini önemli bir gelir kaynağına dönüştürmek amacıyla son aylarda yabancı ülkelerle görüşmeleri hızlandırdı. Libya Ulusal Ordusu'yla 4 milyar dolar değerinde JF-17 anlaşması yapılmıştı. Ayrıca Bangladeş'le de jetlerin satışı için müzakereler sürüyor.

Suudi Arabistan ise hava gücünü çeşitlendirme sürecinde. ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen ay Beyaz Saray'da bir araya gelmişti. ABD Başkanı, Riyad yönetimine F-35 satışını onayladıklarını duyurmuştu. Ortadoğu'da F-35 savaş uçağına sahip olan tek ülke İsrail ise hamleye tepki göstermişti.

Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.

Amerikan medyasındaki haberlerde, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini geliştirmeyi ve herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı hedefleyen anlaşmanın "bölgesel güç dengelerini değiştirebileceği" yorumu yapılmıştı.

Pakistan ordusundan bugün yapılan açıklamada, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Zahir Ahmed Baber Sidhu'nun, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Turki bin Bander bin Abdulaziz'le bu hafta "savunma işbirliği, bölgesel güvenlik ve gelecekteki ortaklıklarla ilgili" görüştüğü bildirildi.

Independent Türkçe, Reuters, Arab News


Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
TT

Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik tehditleri, ada ülkesi sakinlerinin de tepkisini çekiyor.

Trump, cumartesi günü Venezuela'ya düzenlenen askeri operasyondan sonra yaptığı açıklamada, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de salı günkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" söylemişti.

Ancak 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı olan Grönland'da yaşayanlar, Trump'ın açıklamalarından rahatsız.

BBC'nin irtibata geçtiği, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta yaşayan 32 yaşındaki işletmeci Mia Chemnitz şunları söylüyor:

Grönland halkı Amerikalı olmak istemiyor. Biz satılık değiliz.

Danimarka Parlamentosu'nda Grönland'ı temsil eden iki milletvekilinden biri olan Aaja Chemnitz de Trump'ın açıklamaları karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, "ABD'nin başka bir NATO müttefikini ilhak etmeyi gündeme getirmesi tamamen saygısızca bir davranış" diyor.

II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Grönland'da askeri varlığı bulunan ABD için ada özellikle Kuzey Amerika'yla Kuzey Kutbu arasında yer aldığı için stratejik öneme sahip.

Son dönemlerde buzulların erimesiyle erişimi kolaylaşan nadir toprak mineralleri de Grönland'ın doğal kaynaklarına ilgiyi artırdı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Danimarka'nın, Trump'ın tehditlerine yanıt olarak yayımladığı ortak bildiride Grönland'la dayanışma vurgusu yapılmıştı.

Ancak olası bir askeri operasyon halinde Avrupa ülkelerinin ABD'ye karşı harekete geçip geçmeyeceği belli değil.

Mia Chemnitz, "Bir Grönlandlı olarak, kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu müttefikler için bizim değerimiz nedir? Bizi korumak için ne kadar ileri gidebilirler?" diye soruyor.

Grönland'daki İnuit yerlilerinden 42 yaşındaki Aleqatsiaq Peary ise adanın Danimarka'dan tamamen bağımsızlaşması ve gelecekte ABD kolonisine dönüşmemesi gerektiğini söylüyor:

Bu, bir efendinin kontrolünden diğerine, bir işgalcinin hakimiyetinden diğerine geçmek demek. Biz Danimarka'nın kolonisiyiz. Danimarka hükümetinin yönetimi altında zaten çok şey kaybediyoruz.

Independent Türkçe, BBC, NBC


Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
TT

Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)

Çin'deki bilim insanlarının füzyon enerjisinde kaydettiği çığır açıcı gelişme, yeni nesil enerji kaynağının gerçekten kullanılabilmesinin önündeki en inatçı engellerden birini nihayet aşabilir.

Çin Bilimler Akademisi'nden (ÇBA) bir ekip, "yapay Güneş" diye adlandırılan deneysel nükleer reaktörünün, daha önce imkansız olduğu düşünülen bir plazma yoğunluğuna ulaştığını açıkladı.

Tehlikeli atık bırakmadan neredeyse sınırsız enerji üretme potansiyeli sunan nükleer füzyon, bazıları tarafından temiz enerjinin "kutsal kasesi" ilan ediliyor.

Bu süreç Güneş'te meydana gelen doğal reaksiyonları taklit ediyor ancak büyük ölçekte gerçekleştirilmesi son derece zor bir iş.

ÇBA'nın Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak'ıyla (EAST) ulaşılan kilometre taşları da dahil, son yıllarda çeşitli önemli atılımlar kaydedildi.

ÇBA geçen sene yapay Güneş reaktörünü ilk kez bin saniyeden uzun süre çalıştırmayı başarmış, bu rekor daha sonra Fransa'nın WEST makinesi tarafından kırılmıştı.

Her iki deney de yakıtın (veya plazmanın) belirli bir seviyede kararsız hale gelmesine neden olan ve Greenwald Sınırı diye bilinen teorik yoğunluk sınırlı kalmıştı.

ÇBA araştırmacıları, kendini düzenleyen plazma-duvar adı verilen yeni bir süreç sayesinde plazmayı benzeri görülmemiş yoğunluk seviyelerinde kararlı tutmayı başardı.

Araştırmacılar, plazma yoğunluğunu uzun süredir geçerli olan deneysel sınırların çok ötesine taşımanın, çok daha yüksek enerji çıktılarıyla füzyon ateşlemesini gerçekleştirebileceğini söylüyor.

Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden, araştırmanın ortak yürütücüsü Profesör Ping Zhu şöyle diyor: 

Bulgular, tokamaklarda ve yeni nesil yanıcı plazma füzyon cihazlarında yoğunluk sınırlarını genişletmek için pratik ve ölçeklenebilir bir yol öneriyor.

Son atılım, hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan "Accessing the density-free regime with ECRH-assisted ohmic start-up on EAST" (EAST'te ECRH destekli ohmik başlatmayla yoğunluktan bağımsız rejime erişim) başlıklı çalışmada detaylandırılıyor.

Nükleer füzyon yoluyla pratik enerji üretiminin büyük ölçekte uygulanabilmesi için hâlâ ciddi gelişmelere ihtiyaç var ancak bazı girişimler, bunu önümüzdeki birkaç yılda hayata geçirmeyi hedefliyor.

ABD merkezli Helion Energy, nükleer füzyon enerjisi için dünyanın ilk satın alma anlaşmasını 2023'te imzalamış, Microsoft'a 2028'e kadar 50 MW füzyon enerjisi sağlama sözü vermişti.

Independent Türkçe