New York Times: ABD, Sih liderin öldürülmesiyle ilgili Kanada'ya istihbarat verdi

ABD istihbarat örgütlerinin, Hindistan ile Kanada arasında gerilime yol açan ayrılıkçı Sih liderin öldürülmesine ilişkin, Kanada'ya istihbarat verdikleri öne sürüldü

(AA)
(AA)
TT

New York Times: ABD, Sih liderin öldürülmesiyle ilgili Kanada'ya istihbarat verdi

(AA)
(AA)

New York Times'ın yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD'nin istihbarat kuruluşları, Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) yöneticisi Hardeep Singh Nijjar'ın öldürülmesine ilişkin Kanada ile istihbarat paylaştı.

ABD'nin sağladığı istihbarat, cinayetin ardında Hindistan'ın olduğuna dair kanıtlar sunarken, Kanada istihbaratı daha güçlü kanıtlar elde etti ve Kanada'daki Hint diplomatların konuşmalarını ele geçirdi.

Ayrıca, ABD istihbaratının, Nijjar'ın ölümüne dek böyle bir plan hakkında bilgi sahibi olmadığı belirtildi.

ABD basında dün yer alan haberlerde de Kanada hükümetinin, Hindistan'la gerilime yol açan bir Sih aktivistin ölümünün "Hint diplomatlar ve yetkililerle bağlantılı olduğuna inanılan" kanıtlara ulaştığı ileri sürülmüştü.

Nijjar'ın öldürülmesi ve Trudeau'nun iddiaları

Hindistan tarafından yayımlanan 40 teröristin isminin olduğu listede yer alan ayrılıkçı Sih örgütü Halistan Kurtuluş Gücü'nün (KLF) yöneticisi Hardeep Singh Nijjar, 18 Haziran'da Kanada'da vurularak öldürülmüştü.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise Nijjar'ın öldürülmesinin arkasında Yeni Delhi hükümetinin olduğunu iddia etmişti.

Hindistan Ulusal Soruşturma Ajansınca (NIA) 2022'de Pencap'ın Jalandhar şehrinde Hindu bir din adamını öldürmekten aranan Nijjar, Hint devletine karşı KLF üyelerini eğitmek, finansal destek sağlamak, komplo kurmak, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek gibi suçlamalarla da karşı karşıyaydı.

Halistan Kurtuluş Gücü

"Sih ülkesi" anlamına gelen Halistan fikrini benimseyen örgüt, 1987'den bu yana Hindistan'da askeri ve diplomatik hedeflere saldırılar düzenlemekle birlikte Romanya'nın Yeni Delhi Maslahatgüzarı Liviu Radu'yu kaçırmasıyla tanınıyor.

Hindistan, örgütün Pakistan destekli olduğunu ve Pakistan'dan silah yardımı aldığını iddia etse de, örgütün İngiltere, İspanya ve Malezya'daki Sih diasporasından bağış topladığı biliniyor.

Örgüt, Hindistan'ın Pencap eyaleti dışında Pakistan'ın Pencap, Hayber Pahtunhva, Sindh, Belucistan ve Keşmir bölgelerinin de tamamını veya bir kısmını Halistan olarak görüyor.

Hindistan, KLF'yi "terör örgütü" olarak tanımlanıyor.



Ukrayna Dışişleri Bakanı, Kiev'e sınır ötesi askeri yardım transferini sağlamak üzere Polonya'da

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor... Fotoğraf 2 Şubat 2024'te Kiev, Ukrayna'da (Reuters)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor... Fotoğraf 2 Şubat 2024'te Kiev, Ukrayna'da (Reuters)
TT

Ukrayna Dışişleri Bakanı, Kiev'e sınır ötesi askeri yardım transferini sağlamak üzere Polonya'da

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor... Fotoğraf 2 Şubat 2024'te Kiev, Ukrayna'da (Reuters)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor... Fotoğraf 2 Şubat 2024'te Kiev, Ukrayna'da (Reuters)

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, Batı'dan gelen askeri yardımların Polonyalı göstericiler tarafından kapatılan iki ülke arasındaki sınırdan "engelsiz" olarak ülkesine aktarılmasını sağlamak üzere dün (Perşembe) Varşova'ya gitti.

Kuleba, X üzerinden yaptığı açıklamada Polonya hükümeti ve parlamentosundan yetkililerle bir saatten fazla açıkça görüşmelerde bulunduğunu belirtti. Kuleba sözlerine şöyle devam etti: “Askeri ve insani teçhizatın Ukrayna'ya engelsiz şekilde ulaştırılmasına olanak sağlayacak kararları önemsiyorum.”

AFP’nin haberine göre Kuleba, Rusya'ya atıfta bulunarak, “Kiev ve Varşova ortak düşmanımızın açıkça farkındalar ve zorlu sorunları çözmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Polonya, iki yıl önce başlayan Rus saldırılarından bu yana Ukrayna'nın en büyük destekçileri arasında yer alıyor ancak Varşova ile Kiev arasındaki ilişkiler son aylarda ticari anlaşmazlıklar nedeniyle bozuldu.

Sınırların kamyon şoförleri tarafından kapatılmasının ardından Polonyalı çiftçiler, ülkelerinden yapılan ve “kontrolden çıkmış” olduğunu düşündükleri tarımsal gıda ithalatını ve Avrupa tarım politikasını kınayarak yeni bir protesto hareketi başlattı ve Ukrayna ile sınır geçiş noktalarını kesti.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “yalnızca Moskova'yı memnun edecek bu gerilimleri çözmek için iki hükümet arasında Ukrayna-Polonya sınırında 24 Şubat'tan önce görüşmeler düzenlenmesi” çağrısında bulundu.

Polonya Başbakanı Donald Tusk ise cuma günü yaptığı açıklamada, Polonya ve Ukrayna hükümetleri arasında 28 Mart'ta Varşova'da anlaşıldığı gibi bir toplantı yapılacağını duyurdu.

Ayrıca Polonya'nın, askeri ve insani yardım aktarımını etkileyebilecek aksamaları önlemek amacıyla Ukrayna ile geçiş noktalarını "hayati altyapı" listesine dahil edeceğini duyurdu.


Washington: Gazze'de tutulan rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin görüşmeler olumlu

Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 15 Şubat 2024'te Washington DC'deki Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP
Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 15 Şubat 2024'te Washington DC'deki Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP
TT

Washington: Gazze'de tutulan rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin görüşmeler olumlu

Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 15 Şubat 2024'te Washington DC'deki Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP
Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 15 Şubat 2024'te Washington DC'deki Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik sözcüsü John Kirby dün yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden'ın elçisi tarafından rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze'deki savaşın durdurulması konusunda yürütülen görüşmelerin olumlu ilerlediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre  Kirby, Brett McGurk Çarşamba günü Kahire'yi ziyaret ettikten sonra görüşmelerde bulunmak üzere İsrail'de olduğunu bulunduğunu belirtti. Kirby  "Brett’tem aldığımız ilk işaretler görüşmelerin iyi gittiğini gösteriyor” dedi.

Rusya'ya İran silahları

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü, İran'ın Rusya'ya çok sayıda insansız hava aracı, güdümlü hava bombası ve topçu mühimmatı sağladığını, ancak İran'dan Rusya'ya herhangi bir balistik füze transferini henüz teyit etmediklerine dikkat çekti.

Reuters’ın altı farklı kaynaktan edindiği bilgilere göre bu hafta başında İran'ın, ABD yaptırımlarına tabi iki ülke arasındaki askeri iş birliğini geliştirmek amacıyla Rusya'ya çok sayıda güçlü karadan karaya balistik füze sağladığını bildirdi.

Navalny'nin naaşının teslimi

Rus muhalif isim Alexei Navalny'nin kuzey kutbundaki hapishanelerin birinde ölümüyle ilgili olarak Kirby, Rus yetkililere Navalny'nin naaşını annesine teslim etmeleri çağrısında bulunan Kirby, "Ruslar oğlunu ona geri vermeli, böylece oğlunu, onun cesaretini ve ülkesine yaptığı hizmeti gerektiği gibi anabilir" dedi.


Rusya: BMGK'nin Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle genişlemesini destekliyoruz

Sergey Lavrov (AA)
Sergey Lavrov (AA)
TT

Rusya: BMGK'nin Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle genişlemesini destekliyoruz

Sergey Lavrov (AA)
Sergey Lavrov (AA)

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Lavrov, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, küresel yönetim sisteminin reformu konusunda konuştu.

Lavrov, son yıllarda çok kutuplu dünya düzeninin oluşum sürecinin devam ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

Bugün, artan küresel zorluklar ve tehditler karşısında, modern gerçekleri yansıtmayan çok taraflı mimarinin reformuna ihtiyaç var. Küresel yönetim kurumlarının reformu yönündeki çalışmalar durakladı. Batılı ülkeler hakimiyetini korumaya çalışıyor. Washington, G20 liderlerinin 2010'da yaptığı anlaşmalarının uygulanmasını sabote ediyor.

Batı'nın Ukrayna'ya 250 milyar dolardan fazla para sağladığına dikkati çeken Lavrov, diğer yandan dünyanın diğer yerlerinin kalkınması için yapılan maddi desteğin yetersiz olduğunu dile getirdi.

Lavrov, BMGK'nin reformu ve gelişmekte olan ülkelerin de BMGK'deki karar alma sürecine katılması gerektiğini vurgulayarak, "BMGK'nin 15 üyesinden 6'sı Batı'yı temsil ediyor. Bu yapının genişlemesini ancak Asya, Afrika ve Latin Amerika'dan ülkelerin katılımıyla destekleyebiliriz." ifadesini kullandı.

Bakan Lavrov, BRICS'in G20 ülkeleriyle ilişkileri güçlendirme yönünde adımlar atacağını da kaydetti.


Almanya, Rusya'ya "Ukrayna savaşını durdur" çağrısında bulundu

Annalena Baerbock (AA)
Annalena Baerbock (AA)
TT

Almanya, Rusya'ya "Ukrayna savaşını durdur" çağrısında bulundu

Annalena Baerbock (AA)
Annalena Baerbock (AA)

Baerbock, G20 Dışişleri Bakanları toplantısı için gittiği Brezilya'da açıklamalarda bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'a seslenen Baerbock, "Sayın Lavrov, eğer insan hayatını umursuyorsanız, kendi halkınızı, Rus çocuklarını ve gençlerini umursuyorsanız bu savaşı artık sonlandırmalısınız. Eğer Rusya bu savaşı şimdi sonlandırsaydı, hepimizin talebi olan barışın, adaletin yolu açılırdı." dedi.

Baerbock, G20 üyesi olan Rusya'nın iki yıldır pervasızca dünyayı en kötü savaşa maruz bıraktığını savunarak, "Rusya'nın savaşı, doğum hastanelerini, okulları ve kreşleri kasten bombalayarak Ukrayna halkına özellikle de en savunmasız durumdaki kadınlara ve çocuklara korkunç acılar yaşattı. Binlerce çocuk Ukrayna'dan Rusya'ya kaçırıldı, anneleri onları bulamasın diye isimleri değiştirildi." ifadelerini kullandı.

Rusya'nın, Ukrayna'nın gıda ihracatını engellediğini ve gıdayı acımasızca silah olarak kullandığını ileri süren Baerbock, bunun da en çok dünyanın en yoksul insanlarını, kadınlarını ve çocuklarını etkilediğini savundu.

Baerbock, Gazze'ye insani yardımın ulaştırılması için insani araya ihtiyacın olduğunu söyledi.

Her iki taraftaki acıyı görmenin ve insanlığın bölünmez olduğunu anlamanın önemine vurgu yapan Baerbock, "Hristiyan, Müslüman veya Yahudi kanı diye bir şey yok. Sadece insan kanı var." dedi.

Baerbock, hem Filistinlilerin hem de İsraillilerin yan yana barış ve güvenlik içinde yaşamasına olanak sağlayacak bir çözüme ihtiyacın olduğunu, bunun da iki devletli çözüm ile mümkün olduğunu belirtti.


Kanada'da, aynı aileden 4 Müslümanı öldüren saldırgan müebbet hapis cezası aldı

(AA)
(AA)
TT

Kanada'da, aynı aileden 4 Müslümanı öldüren saldırgan müebbet hapis cezası aldı

(AA)
(AA)

Kanada'da yayın yapan CBC News kanalının haberine göre, Yargıç Renee Pomerance, Veltman'ın 2021'de işlediği suça ilişkin kararını açıkladı.

Pomerance, cinayet ve cinayete teşebbüs suçlarından Veltman'ın müebbet hapis cezasına çarptırıldığını bildirdi.

Saldırganın eylemleri "terör" olarak tanımlandı

Saldırganın ismini kullanmayan Pomerance, "Bunun nedeni, eylemlerinin terör faaliyeti teşkil etmesidir. Aslında eylemlerinin, terör faaliyetinin kitap tanımı olduğu söylenebilir." ifadelerini kullandı.

Pomerance, Kanada toplumunda nefret ve ırkçılığa yer olmadığını belirterek, "Bu olay bölge halkında korku ve yıkım yarattı. (Veltman) Onları Müslüman oldukları için öldürdü." dedi.

Veltman Kasım 2023'te ise birinci derece cinayet ve cinayete teşebbüsten suçlu bulunmuştu.

Kanada'daki Müslüman karşıtı saldırı

Kanada'nın Ontario eyaletine bağlı London kentinde 6 Haziran 2021'de kamyonetini kaldırımda yürüyen beş kişilik Müslüman ailenin üzerine süren saldırgan, 74 yaşındaki büyükanne Talat Afzaal, 46 yaşındaki oğlu Salman Afzaal, 44 yaşındaki eşi Madiha Salman ile 15 yaşındaki kızları Yumna Salman'ın ölümüne neden olmuştu.

Ailenin 9 yaşındaki oğulları Fayez Salman, saldırıda ağır yaralanmıştı.

22 yaşındaki saldırgan Nathaniel Veltman, olay yerine 6 kilometre mesafedeki Cherryhill Bulvarı'nda gözaltına alınmıştı.

Polis, saldırının ailenin Müslüman olmasından dolayı yapıldığına inandıklarını açıklarken, Kanada Başbakanı Justin Trudeau da olayla ilgili, "Bu öldürme tesadüf değildi. Bu, topluluklarımızdan birinin kalbinde nefretle motive edilen bir terörist saldırıydı." ifadelerini kullanmıştı.


BMGK'deki ateşkes tasarısını reddeden ABD, kendi rehine takas formülünde ısrarcı

Antony Blinken (AA)
Antony Blinken (AA)
TT

BMGK'deki ateşkes tasarısını reddeden ABD, kendi rehine takas formülünde ısrarcı

Antony Blinken (AA)
Antony Blinken (AA)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki (BMGK) Gazze'de ateşkes tasarısını, "verimli bir sonuç doğuracağına inanmadıkları" için reddettiklerini belirten ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, kendi önerileri olan rehine takası ve Gazze'ye insani yardımları barındıran formülün daha işlevsel olduğunu savundu.

Blinken, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı için bulunduğu Brezilya'nın Rio de Janerio kentinde, basın mensuplarına gündemi değerlendirdi.

ABD'nin de diğer G20 ülkeleri gibi Gazze'deki "çatışmaların sona erdiğini" görmek istediğini vurgulayan Blinken, "BMGK tasarısı verimli olmayacaktı. Bu konuda iki başlıkta çekincemiz vardı, biri tasarı rehinelerle ilgili bir şey söylemiyordu, diğeri de zamanlaması." dedi.

Blinken, ABD'nin önerisinin hem Hamas'ın elindeki rehinelerin kurtarılması hem de Gazze'ye yeteri kadar insani yardımın ulaştırılması noktasında işlevsel olduğunu savunarak, "Biz ivedi bir şekilde kalan rehinelerin serbest bırakılması ve uzatılmış bir insani ateşkesin sağlanmasına odaklanmış durumdayız." diye konuştu.

Blinken'dan Lula'nın Holokost'la ilgili sözlerine cevap

ABD Dışişleri Bakanı, İsrail'in Gazze'deki sivillere yönelik şiddetli saldırılarını, Adolf Hitler'in Yahudilere yönelik soykırımına (Holokost) benzeten Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'ya yanıt verdi.

Blinken, konuyla ilgili soru üzerine, Lula'nın Holokost'la ilgili yorumuyla "tamamen karşıt fikirde" olduklarını belirtti.

Rusya'ya Navalni yaptırımları

Blinken, Aleksey Navalni'nin ölümüyle ilgili soruya da yanıt verirken, cuma günü duyuracakları yeni yaptırımlarla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e karşılık vereceklerini söyledi.

Putin yönetiminin, Navalni'nin ölümünden sorumlu olduğunu öne süren Blinken, G20 olarak Ukrayna konusundaki hassasiyetin süreceği mesajını verdi.


Putin, Rus stratejik bombardıman uçağı "Tu-160M" ile uçtu

(AA)
(AA)
TT

Putin, Rus stratejik bombardıman uçağı "Tu-160M" ile uçtu

(AA)
(AA)

Rus basınındaki görüntülerde Rusya'ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da bulunan Putin'in, "Tu-160M" ile uçması yer alıyor.

NATO'nun "Blackjack" adıyla tanımladığı "Tu-160"ın geliştirilmiş versiyonuyla uçan Putin, dün de aynı uçağın bir modelini Kazan'daki üretim tesisinde incelemişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, uçuşun yaklaşık 40 dakika süreceğini, uçağın rotasının "askeri sır" olduğu gerekçesiyle açıklanmayacağını söylemişti.

Nükleer silah taşıma kapasitesine sahip "Tu-160M", 2 bin kilometreye ulaşarak ses hızının üzerine çıkabiliyor.


Alman Meclisinde hükümetin Ukrayna'ya Taurus füzeleri sağlamasını içeren önerge reddedildi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

Alman Meclisinde hükümetin Ukrayna'ya Taurus füzeleri sağlamasını içeren önerge reddedildi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

Muhalefetteki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin verdiği ve hükümetin Ukrayna'ya Taurus füzeleri sağlamasını içeren önerge, 182’ye karşı 480 oyla reddedildi. Oylamada, 5 milletvekili "çekimser" kaldı.

Önergede, Taurus füzelerinin sağlanmasının yanında Rusya’ya yaptırımların artırılması ve Rus varlıklarının Ukrayna için harcanması talepleri de yer aldı.

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı ve CDU/CSU Meclis Grubu Başkanı Friedrich Merz, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Almanya'nın, Ukrayna'ya yeteri kadar yardım edip etmediğinin sorulması gerektiğini belirterek, Ukrayna'ya Rusya'yı etkili şekilde püskürtmek için Ukrayna’nın acil ihtiyaç duyduğu malzemeyi sağlaması gerektiğini söyledi.

CDU/CSU Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Johann Wadephul da Başbakan Olaf Scholz'dan Ukrayna'ya Taurus füzelerinin verilmemesine ilişkin problemin ne olduğunu bilmek istediğini kaydederek, "Bunu kimse bilmiyor, mantıklı bir açıklama alamadık." dedi.

Wadephul, Meclisin ve kamuoyunun, füzelerin Ukrayna’ya neden verilmediğini bilme hakkı bulunduğunu vurguladı.

Sosyal Demokrat Parti Milletvekili (SPD) Gabriela Heinrich ise CDU/CSU’nun Ukrayna’ya silah sistemleri verilmesi konusunda dar bir tartışıma içinde olduğunu savunarak, Almanya’nın ABD’den sonra Ukrayna’ya en fazla silah veren ülke olduğuna işaret etti.

"Kimse tek bir sistemin oyun (Taurus) değiştirici olduğunu kesin olarak iddia edemez." diyen Heinrich, Başbakan Scholz'un Almanya'nın savaşta taraf olmayacağı konusunda halka güvence verdiğini kaydetti.

Öte yandan hükümeti oluşturan SPD, Yeşiller ve Hür Demokrat Parti’nin (FDP) verdiği ve hükümete Ukrayna’ya "daha fazla kapsamlı silah sistemlerini sağlamayı" talep eden önerge ise 284’e karşı 382 oyla kabul edildi.

Bu önergede, Taurus füzelerinin Ukrayna'ya verilmesi yer almıyor.

Almanya Başbakan Scholz, Ukrayna’nın da talep ettiği Taurus füzelerinin, Kiev'e sağlanmasına şimdiye kadar yeşil ışık yakmadı.


İsrail, Hamas ile esir takası müzakerelerini yürüten heyetin yetkilerini genişletecek

(AA)
(AA)
TT

İsrail, Hamas ile esir takası müzakerelerini yürüten heyetin yetkilerini genişletecek

(AA)
(AA)

İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Gallant, Beyaz Saray'ın Orta Doğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü Brett McGurk ile Tel Aviv'de bir araya geldi.

Görüşmede, İsrail'in Gazze'ye saldırıları ve Hamas'ın elindeki 134 esirin serbest bırakılmasına ilişkin çabalar ele alındı.

Mc Gurk'ü Hamas'ın elindeki esirlerin serbest bırakılmasına ilişkin çabaları ve İsrail'e verdiği destek nedeniyle takdir eden Gallant, "Esirlerle ilgili müzakerecilerimize verilen yetkiyi genişleteceğiz." ifadelerini kullandı.

Gallant, Gazze Şeridi'nin orta ve güneyindeki Filistinli direnişçilerin ortadan kaldırılması gerektiğini iddia ederek, Gazze Şeridi'ne yoğun kara saldırılarına devam edeceklerini ifade etti.

Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'deki İran destekli güçler tarafından düzenlenen saldırılardan söz eden Gallant, İran'ın, İsrail topraklarına silah ve patlayıcı kaçakçılığı yaparak bölgeyi istikrarsızlaştırmayı amaçladığını öne sürdü.


Avrupa Parlamentosu üyelerinin telefonlarında casus yazılım olduğu ortaya çıktı

(AA)
(AA)
TT

Avrupa Parlamentosu üyelerinin telefonlarında casus yazılım olduğu ortaya çıktı

(AA)
(AA)

AP Sözcü Vekili Delphine Colard, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, Komite üyelerinin siber güvenliğini sağlamak için gerçekleştirilen taramalarda SEDE'nin 2 üyesinin kişisel telefonlarında casus yazılım bulunduğunu teyit etti.

Colard, "Söz konusu jeopolitik bağlamda ve SEDE tarafından takip edilen dosyaların niteliği göz önüne alındığında, bu alt komite üyelerinin ve çalışmalarını destekleyen personelin cihazlarına özel bir dikkat gösterilmektedir." ifadesini kullandı.

Casus yazılım saldırılarının arkasında kimin olduğuna dair bilgi vermeyen Colard, "Faaliyetin doğası gereği AP'nin güvenliği, siber güvenlik konuları veya bu özel prosedürde kullanılan araçlar hakkında daha fazla yorum yapmıyoruz." açıklamasında bulundu.

Colard, 2 komite üyesinin telefonlarında casus yazılım izlerinin tespit edilmesinin ardından tüm üyelere teknolojik cihazlarını taramadan geçirmeleri çağrısında bulunulduğunu aktardı.

Nisan 2022'den beri 250'den fazla milletvekilinin cihazı tarandı

AP Başkanı Roberta Metsola, Mart 2022'de ilk kez bazı milletvekillerinin cihazlarında casus yazılım bulunmasının ardından tüm AP üyelerine kişisel telefon ve bilgisayarlarında casus yazılım taraması yapılması imkanı sundu.

Bu kapsamda ilk kontroller, Nisan 2022'de başlarken şimdiye kadar 250'den fazla AP üyesinin cihazlarına yönelik 500'den fazla tarama yapıldı.

Prosedüre göre kişisel cihazında olası tehlike unsuru tespit edilen AP milletvekilinin rızasıyla siber güvenlik servisleri tarafından derinlemesine analiz gerçekleştiriliyor ve ardından milletvekili süreçle ilgili bilgilendiriliyor.

Casus yazılım saldırısıyla karşı karşıya kalan SEDE üyeleri, Aralık 2023'te Hindistan, İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarını ziyaret etmişti.

Milletvekilini hedef alan saldırıda "Pegasus" casus yazılımı kullanılmış

Politico internet sitesinin haberine göre AP milletvekilleri Nathalie Loiseau ve Elena Yoncheva, telefonlarında casus yazılım tespit edildiğini doğruladı.

SEDE'ye başkanlık yapan Fransız milletvekili Loiseau, kişisel telefonunda İsrailli siber güvenlik şirketi tarafından geliştirilen "Pegasus" casus yazılımı bulunduğunu ifade ederek, milletvekillerine telefonlarını kontrol ettirmeleri tavsiyesinde bulundu.

Komitenin üyesi Bulgar milletvekili Yoncheva ise bu hafta yapılan tarama sırasında telefonunda casus yazılım izlerine rastlandığını belirterek, saldırının başarılı olup olmadığına ve hangi yazılımın kullanıldığına dair analiz beklediğini ifade etti.

Milletvekillerinin yanı sıra bir AP çalışanın da casus yazılımın hedefi olduğu öne sürüldü.

İsmi açıklanmayan bir SEDE üyesi, Loiseau'nun "durumun ciddiyeti" nedeniyle AP'deki siyasi grupların temsilcileriyle ilerleyen günlerde bir toplantı yapmasını beklediklerini kaydetti.

Yeşiller Grubundan ismi açıklanmayan AP milletvekili ise Fransa'nın Strazburg kentinde bulunan AP'deki Genel Kurulun gelecek hafta yapılacak açılış oturumunda "casus yazılım olaylarının" tartışılmasını talep edeceklerini dile getirdi.

İsrailli siber güvenlik şirketi NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus casus yazılımının, kullanıcıların haberi olmadan telefon konuşmalarının dinlenmesi, ses kaydı alınması, e-postaların takip edilmesi ve telefonlardan fotoğraf çekilmesi gibi casusluk faaliyetleri için dünyanın dört bir yanında kullanıldığı ortaya çıkmıştı.