Hartum savaşından sonra Sudan Limanı'ndaki balık pazarları canlandı

Bu şehir, deniz limanlarının varlığı nedeniyle antik çağlardan beri öncelikle ekonomik olarak kabul edildi

Hartum'daki savaşın yoğunlaşmasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Sakkala/İskele turistik restoranları popüler hale geldi (Hasan Hamid- Independent Arabia)
Hartum'daki savaşın yoğunlaşmasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Sakkala/İskele turistik restoranları popüler hale geldi (Hasan Hamid- Independent Arabia)
TT

Hartum savaşından sonra Sudan Limanı'ndaki balık pazarları canlandı

Hartum'daki savaşın yoğunlaşmasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Sakkala/İskele turistik restoranları popüler hale geldi (Hasan Hamid- Independent Arabia)
Hartum'daki savaşın yoğunlaşmasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Sakkala/İskele turistik restoranları popüler hale geldi (Hasan Hamid- Independent Arabia)

İşraka Ali Abdullah

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Güçleri arasında Hartum'da devam eden çatışmalar, nisan ortasında savaşın başlamasından bu yana yerinden edilmiş insanlar için güvenli bir varış noktası olan Kızıldeniz Eyaleti'nin başkenti Port Sudan şehrinin yeniden keşfedilmesini sağladı.

Ayrıca ekonominin çarklarının döndüğü bu kentte popülerlik kazanan ve yayılma şansı bulan pek çok mesleği yeniden canlandırdı ve bu canlanma sadece apartman ve otellerle sınırlı kalmadı, yerel ve uluslararası piyasaları da hareketlendirdi.

Son dönemde Sakkala adıyla bilinen balık pazarı büyük talep görüyor. İnci, deniz kabuğu ve nadir bulunan kokain taşları gibi dışarıya ihraç edilen diğer özlerin yanı sıra denizde farklı balık türlerinin bolluğu nedeniyle devlet ekonomisine büyük katkı sağladı.

Kızıldeniz kıyılarına yayılan balık lokantaları, herkesin savaşın durmasını ve Hartum'un normale dönmesini umduğu bir vakitte, savaşın çilesinden kaçmak isteyen yerinden edilmiş insanlar için de dinlenme yerleri ve Hartum'da yaşanan savaştaki gelişmelerin tartışılacağı bir forum haline geldi.

Yoğun talep

Sudanlı balıkçı Seyyid Ali, "Yoldan geçenler ve Hartum savaşından kaçanlarla dolup taşan, çeşitli balık yemekleri sunan balık restoranlarının yanı sıra balık pazarında da alışılmadık derecede gözle görülür bir iyileşme yaşandı. Uzun yıllardır görülmeyen bu durum piyasada balığa olan talebi artırdı" ifadelerini kullandı.

Seyyid Ali açıklamasında, "Sakkala/İskele ile 1960'lı yıllardan bu yana balık satışı için belirlenen yer kastediliyor. Eyalet hükümeti yakın zamanda çalışmayı düzenlemek için değişiklikler yaptı. Ancak bu meslek, balıkçılar şeyhi Ali Hac Musa gibi uzun süredir bu mesleği icra edenlerin bulunması nedeniyle en popüler mesleklerden biri olarak kabul ediliyor" dedi.

Ali, gruplar halinde yola çıkan balıkçıların takip ettiği balık tutma gezilerinin gruptan gruba farklılık gösterdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

Gece çıkıp sabah yerel avlarla dönenler var. Balıkçılar bu gezilerin kısa olduğunu söylüyor. Bazıları ise balıkçının yiyecek ve içecek ihtiyacını karşıladığı, yaklaşık 10 gün süren uzun yolculukları tercih ederken, dönüşte balık tüccarları tarafından karşılanıyor ve farklı büyüklük ve türde en fazla balığa sahip olmak için yarışıyorlar.

Sudanlı balıkçı Bay Ali, balık tutma gezisine hazırlık amacıyla ağlarını taşıyor (Hasan Hamid-Independent Arabia)
Sudanlı balıkçı Bay Ali, balık tutma gezisine hazırlık amacıyla ağlarını taşıyor (Hasan Hamid-Independent Arabia)

En meşhur türler

Sudanlı balıkçı, en meşhur balık türlerine ilişkin ise şunları söyledi:

Kızıldeniz, 30 metre derinliğe sahip çamurlu balıklar da dahil olmak üzere farklı balık türleriyle dolu ve bunlar genellikle olta ile avlanır. Meşhur türlerden bazıları şunlar: Nacil (leopar mercan orfoz), el-Hamur (Lahos), Ebu Cebbe, eş-Şuur (kum balığı), el- Arabi (Arap kelebek balığı), somon olarak bilinen el salmuni (süt balığı).

Ayrıca 120 metre derinlikte yakalanması için Şuar ağları kullanılan taş balıkları da var; bunlar arasında el Farisi (Aphareus), el Kuveyrib, Fulful, Hamarir, Haceri ve Ebu Karun yer alıyor.

Ayrıca 'Makvar' adı verilen ve farklı ağlarla avlanan karidesler de burada bulunuyor. Mercan resifleri arasında yaşayan ıstakoz, kalamar ve yengecin yanı sıra hepsinin lezzeti güzel olan Nacil ve taş balıklarına da balık severlerin talebi artıyor.

Seyyid Ali, "Yenmeyen ama başka amaçlarla kullanılan türler de var. Bunlar genellikle zumbak gibi kabuklu salyangozların içinde yaşıyorlar. Zumbakların küçük gövdesinden, Sudanlı kadınlara yönelik parfüm üretiminde kullanılan büyük miktarlarda aspir çıkarılıyor" dedi.

Ali, balık fiyatlarıyla ilgili açıklamasında, "Balığın cinsine ve büyüklüğüne göre fiyatlar balıkçıdan balıkçıya değişiklik gösteriyor ve en pahalı tür de nacil olarak değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı.

Deniz tehditleri

Ali, "Balıkçıların denizin doğasına alışkın oldukları ve tehlike ne olursa olsun bundan korkmadıklarına" dikkat çekti.

Balıkçılığı en çok tehdit eden şeyin, balık avını engelleyen fırtınalar ve şiddetli yağışlar olduğunu kaydetti. Denizde yaşayan yırtıcı hayvanların da balık avını engellediğini belirtti.

Bu yırtıcı hayvanlar arasında ise özellikle köpekbalığı bulunduğunu, en tehlikelisinin ise kuyruğuyla balıkçı teknelerini deviren ve insanları yutma konusunda uzmanlaşmış dev kaplan olduğunu belirtti.

Kişisel çabalar

Ayrıca balıkçı Seyyid Ali, "Sakkala balık pazarı Port Sudan ekonomisinin toparlanmasına katkıda bulunsa da eyalet hükümeti bu mesleği kendi çabalarıyla yapan balıkçılara, balıkçılık sürecinde kullanılan ağ ve canlı yem sağlama konusunda destek vermiyor" dedi.

Ali, "İlk faydalanıcının, lisanslar ve yakıtın yanı sıra tüm balıkçılık malzemelerini kendi mağazalarında satan eyalet hükümeti olduğunu" vurguladı.

Mercan resifleri arasında yaşayan ıstakoz (Hasan Hamid-Independent Arabia)
Mercan resifleri arasında yaşayan ıstakoz (Hasan Hamid-Independent Arabia)

İhracat

Port Sudan şehrinin toparlanmasında balık dışındaki Kızıldeniz ekstraktları, özellikle de popüler bir ticaret olan ve bunun için özel çiftliklerin bulunduğu inci ihracatı büyük önem taşıyordu.

Kuyumculuk sektöründe kullanılan kabuklu deniz ürünleri ve kokain taşlarının yanı sıra deniz salatalıkları ve ahtapotlar da bazı ülkelere ihraç ediliyor.

Av şarkıları

Balıkçıların plajın yakınında kendi yaz geceleri var. Bir grup balıkçının yer aldığı ve yakın zamanda başkentteki balıkçılara verilen bir isim olan "Hartum'un Havvat'ı"nın da katıldığı Samaka olarak bilinen bir müzik grubu var.

Bu müzik grubu, Sudan pentatonik ölçeğiyle karıştırılmış heptatonik dizideki bir Arap ritmine dayanıyor.

Denizde balık tutma yöntemini simüle eden operet tarzında müzikler sunan bu grup, daha önce bölgesel ve uluslararası festivallere katıldı ve birçok ödül kazandı.

Balık dışındaki Kızıldeniz özleri, Sudan Limanı şehrinin, özellikle de inci ihracatının toparlanmasında büyük önem taşıyor (Hasan Hamid-Independent Arabia)
Balık dışındaki Kızıldeniz özleri, Sudan Limanı şehrinin, özellikle de inci ihracatının toparlanmasında büyük önem taşıyor (Hasan Hamid-Independent Arabia)

Diğer eyaletler

Ekonomi araştırmacısı Dr. Muhammad el-Nayer şunları söyledi:

Port Sudan şehri, deniz limanlarının varlığı nedeniyle uzun süredir ekonomik bir şehir olarak kabul ediliyor ve ayrıca sadece Sudan için değil, aynı zamanda ekonomik önemi artan diğer ülkeler -Etiyopya, Güney Sudan, Çad ve Orta Afrika- gibi kapalı ülkeler için de tek çıkış noktası.

El-Nayer, "Sakkala balık ve restoran pazarı genişleme ve popülerlikten nasibini aldı ve böylece Kızıldeniz Eyaletinin ekonomisi, Hartum'un tanık olduğu savaş çilesi ışığında yeniden canlanmış oldu. Hükümetin tesislerini Port Sudan'a devretmesi, devlete bağlı büyük şirket ve fabrikaların ticari faaliyetlerini buraya aktarmaya zorlayarak ekonomiyi canlandırdı" diye konuştu.

Nayer, "Hartum Savaşı'nın aynı zamanda Beyaz Nil, Nil Nehri, Gadarif, El Cezire ve Kassala gibi diğer devletlerin ekonomisini de canlandırdığını, bunun da piyasalardaki ticaret hareketini canlandırdığını" kaydetti.

Ekonomi araştırmacısı Nayer, açıklamalarına şöyle devam etti:

Sudan'ın savaştan etkilenmeyen tüm şehirleri gibi Port Sudan şehri de yerinden edilenler için bir merkez haline geldi. Bu şehir, Hızlı Destek Güçleri ile ordu arasındaki çatışmanın sona ermesine ve başkentin rehabilitasyonuna kadar savaş belasından kaçanlara kapılarını açtı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
TT

Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)

Google'ın kendi etik ilkelerini ihlal ederek İsrail ordusu için çalışan bir şirkete yardımda bulunduğu ifşa oldu.

Washington Post, eski bir Google çalışanının ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) yaptığı şikayeti haberleştirdi. 

Temmuz 2024'te İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) sağladığı e-posta adresini kullanan bir müşterinin Google'ın bulut bilişim biriminden destek talep ettiği aktarıldı. 

İsrail ordusuyla iş yapan CloudEx için çalıştığı anlaşılan bu kişinin, havadan çekilen görüntüler kullanılarak drone, zırhlı araç ve askerlerin teşhisinde Google'ın Gemini hizmetinin daha isabetli sonuçlar vermesini istediği belirtildi.  

Yanıt veren Google ekibinin iç testler yaptığı ve önerilerde bulunduğu ortaya kondu. 

CloudEx çalışanının sonrasında sorunun çözüldüğünü aktardığı ifade edildi. 

Google'ın o dönemki etik ilkelerine göre, yapay zeka teknolojisinin silahlar veya "uluslararası normları ihlal eden" gözetim uygulamaları için kullanılamayacağına dikkat çekildi. 

CloudEx aracılığıyla bu iki ilkeyi de çiğneyen Google'ın, yatırımcıları ve düzenleyici kurumları kandırdığı iddia edildi. 

Adı ve görevi açıklanmayan ifşacı, Amerikan gazetesine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Google'daki pek çok projem, yapay zeka etiğine dair iç değerlendirme sürecinden geçti. Bu süreç çok sağlamdır ve çalışanlara düzenli olarak şirketin yapay zeka prensiplerinin ne kadar önemli olduğu hatırlatılır. Ama mesele İsrail ve Gazze olunca tam tersi geçerli oldu. SEC'e başvuruda bulundum çünkü şirketin bu çifte standarttan sorumlu tutulması gerektiğini hissettim.

SEC'e yapılan şikayette, İsrail'in 71 bini aşkın Filistinliyi öldürdüğü Gazze savaşında Gemini'dan istifade ettiği öne sürüldü. 

Google geçmişte İsrail hükümeti için silahlar ya da istihbarata dair "çok hassas" çalışmalar sergilemediklerini savunuyordu. 

Teknoloji devinin bir sözcüsü, son iddialar üzerine Washington Post'a konuşarak suçlamaları reddetti:

Bir genel kullanım sorusunu yanıtladık. Standart yardım masası bilgisini her müşteriye veririz. Bunu aşan bir teknik destek sağlamadık. Bu soruyu, yapay zeka ürünlerine birkaç yüz dolardan fazla harcamayan bir hesap yöneltti ki bu şartlarda yapay zekanın herhangi bir şekilde kayda değer kullanımı imkansız.

Google belgeleri, "bulut video zekası" hizmetinin nesne takibinin ilk bin dakika boyunca ücretsiz olduğunu, sonrasındaysa dakika başına 15 sent para aldığını bildiriyor.

Şirket, yapay zekanın silah ve gözetim için kullanılmasına karşı çıkan prensiplerini, çalışanlarının tüm protestolarına rağmen Şubat 2025'te rafa kaldırmıştı. 

Aralık ayında Pentagon, çalışanlarının Gemini'ı kullanmaya başladığını duyurmuştu. 

SEC, IDF ve CloudEx, Amerikan gazetesinin yorum taleplerine yanıt vermedi. 

Independent Türkçe, Washington Post, Jerusalem Post


Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Rusya, bugün yaptığı açıklamada, dört yıldır süren savaşı sona erdirmek amacıyla pazar günü yapılması planlanan Ukrayna ve ABD ile Abu Dabi'deki görüşmelerin, üç tarafın programlarının koordinasyonu gerekliliği gerekçesiyle çarşamba gününe ertelendiğini doğruladı.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov gazetecilere, "Görüşmeler gerçekten de geçen pazar günü yapılacaktı, ancak üç tarafın programlarının daha fazla koordinasyonu gerekiyordu" dedi.

Şunları da ekledi: “İkinci tur görüşmeler gerçekten de çarşamba ve perşembe günleri Abu Dabi'de yapılacak. Bunu teyit edebiliriz.”

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymir Zelenskiy pazar günü, üçlü görüşmelerin çarşamba ve perşembe günleri BAE başkentinde yapılacağını duyurmuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde 23 ve 24 Ocak tarihlerinde yapılan bu görüşmelerin ilk turu diplomatik bir atılım sağlayamadı.

Bu ikinci tur görüşmeler, Moskova'nın Ukrayna'ya karşı büyük çaplı saldırısının dördüncü yıldönümünden iki haftadan kısa bir süre önce gerçekleşiyor.

Görüşmelerin, şu ana kadar herhangi bir ilerleme kaydedilememesiyle birlikte, hassas bir konu olan toprak meselesine odaklanması bekleniyor.

Washington, on binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinin büyük bir kısmının harap olmasına neden olan iki komşu ülke arasındaki savaşa son verilmesi için baskı yapıyor.


İran: Pezeşkiyan nükleer müzakerelerin başlatılması talimatı verdi

Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
TT

İran: Pezeşkiyan nükleer müzakerelerin başlatılması talimatı verdi

Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Fars Haber Ajansı, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın nükleer müzakerelerin başlatılması yönünde talimat verdiğini bildirdi. Bu adım, yalnızca nükleer dosyayla sınırlı bir çerçevede ABD ile görüşmelere girilmesi ihtimalinin resmi düzeyde ele alındığına işaret ediyor.

Ajans, Tahran ile Washington arasında bu kapsamda müzakerelerin başlatılması konusunda bir mutabakata varılmasının mümkün olabileceğini aktardı.

Aynı bağlamda Tesnim Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran ile ABD arasında önümüzdeki günlerde üst düzey yetkililerin katılımıyla müzakerelerin başlayabileceği ihtimalini doğruladı.

Kaynak, görüşmenin yer ve zamanının henüz netleşmediğini, ancak temasların İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD Başkanı’nın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff düzeyinde yapılmasının beklendiğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada, Tahran’ın ABD ile yaşanan gerilimleri ele almak üzere farklı diplomatik yolların ayrıntılarını değerlendirdiğini söyledi. Bekayi, önümüzdeki günlerde somut sonuçlar elde edilmesini umduklarını dile getirdi.

Bekayi, Pezeşkiyan’ın yürüttüğü temasların ‘devlet başkanları düzeyinde ve Dışişleri Bakanlığı kanalıyla en üst seviyede’ gerçekleştiğini belirterek, yapılan ziyaretlerin ‘İran diplomasisinin ulusal çıkarları koruma çabalarının bir parçası’ olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ise dün yaptığı açıklamada, İran’la bir anlaşmaya varmayı umduğunu söyledi. Trump’ın bu açıklaması, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in, İslam Cumhuriyeti’ne yönelik herhangi bir saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki uyarısının ardından geldi.

Hamaney’in uyarılarını küçümseyen Trump, Florida eyaletinde bulunan Mar-a-Lago’daki malikanesinden gazetecilere yaptığı değerlendirmede, “Elbette bunu söyleyecek” dedi. Trump, “Bir anlaşmaya varmayı umuyoruz. Eğer bu gerçekleşmezse, o zaman haklı olup olmadığını görürüz” ifadelerini kullandı.

Axios internet sitesi, Trump yönetiminin İran’a farklı kanallar aracılığıyla bir anlaşma müzakere etmek üzere görüşmeye açık olduğunu ilettiğini aktardı. Konuya yakın kaynaklar, Türkiye, Mısır ve Katar’ın, gerilimin tırmanmasını önlemeye yönelik diplomatik çabalar kapsamında, önümüzdeki günlerde Ankara’da Steve Witkoff ile üst düzey İranlı yetkililer arasında olası bir toplantı düzenlenmesi için temaslarını sürdürdüğünü bildirdi.

Beyaz Saray yetkilileri ise Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik bir saldırı konusunda henüz nihai bir karar almadığını ve diplomatik seçeneğe açık olmaya devam ettiğini vurguladı. Yetkililer, Trump’ın müzakere söyleminin ‘bir manevra olmadığının’ altını çizdi.

Tahran, AB büyükelçilerini çağırdı

Bu kapsamda İran, Avrupa Birliği’nin (AB) DMO’yu ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırmasını protesto etmek amacıyla, ülkede görev yapan AB üyesi tüm devletlerin büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdığını açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Tahran bu adımı AB’nin kararına resmi bir tepki olarak attı.

İran, AB’ye yönelik söylemini de sertleştirdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, dün yaptığı açıklamada, AB ülkelerinin ordularını ‘terörist gruplar’ olarak nitelendirdi. Kalibaf’ın bu çıkışı, AB’nin DMO’yu terör örgütleri listesine alma kararına karşılık olarak geldi ve Avrupa’dan sert tepkilerle karşılandı.

AB dışişleri bakanları, DMO’yu tüm unsurlarıyla terör örgütleri listesine dahil etmişti. Karar, İran’daki üst düzey yetkililerden sert ve tepkili açıklamaların gelmesine yol açtı. Avrupa cephesinden doğrudan yanıt ise Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’dan geldi. Wadephul, İran’ın Avrupa ordularını ‘terörist’ olarak nitelemesini reddederek, bu açıklamayı “temelsiz ve propaganda amaçlı bir iddia” olarak değerlendirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Çin ve Rusya ile gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatlara ilişkin olarak, bu konudaki liderlik kararlarında herhangi bir sorun ya da değişiklik bulunmadığını ifade etti.