Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndan İran’a iş birliği çağrısı

İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan: “Umman girişimi yeni bir metin içermiyor”

Grossi, UAEA Genel Kurulunun başında Viyana’da (AFP)
Grossi, UAEA Genel Kurulunun başında Viyana’da (AFP)
TT

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndan İran’a iş birliği çağrısı

Grossi, UAEA Genel Kurulunun başında Viyana’da (AFP)
Grossi, UAEA Genel Kurulunun başında Viyana’da (AFP)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, “Yalnızca İran’ın tam iş birliği ve somut sonuçlar, İran’ın barışçıl bir nükleer programa sahip olduğuna dair güvenilir garantilere yol açacaktır” dedi.

Öte yandan İran’ın nükleer müzakerelerdeki baş yetkilisi olan İran Atom Enerjisi Kurumu (IEAK) Başkanı Muhammed İslami, Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşundaki çözülmemiş sorunlar meselesini acilen kapatması çağrısında bulundu.

Viyana’daki UAEA üyelerinin Genel Kurulu’nun başlangıcında Grossi, İran’a nükleer faaliyetlerinde daha fazla şeffaflık sağlaması ve BM kuruluşu nezdinde güven oluşturulması çağrısında bulundu.

UAEA’ın İran ile bazı konularda bazı ilerlemeler kaydettiğini belirten Grossi, ancak aynı zamanda iş birliğinin Mart ayındaki isteklerinin aksine bazı konularda ilerleme kaydedemediğini belirtti. Ayrıca UAEA’nın uranyum izleri bulduğu iki gizli alan sorununun çözülmesi ve Tahran’ın devre dışı bıraktığı güvenlik kameralarının yeniden kurulması konusunda İran ile anlaşmaya varıldığını söyledi.

Ek soruşturma konusuna ve İran’ın Şubat 2011’de Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması Ek Protokolü’nün uygulanmasını durdurduktan sonra terk ettiği mekanizmaya değindi. İran, 2015 nükleer anlaşması kapsamında sürpriz denetimler gibi daha geniş denetimlere izin veren Ek Protokolü uygulamayı kabul etti.

UAEA’nın başkanlığı pozisyonunda ikinci dönemine başlayan Grossi, “Bizim veya İran’ın özel konuşması mümkün değil” dedi. Ajans’ın İran ile ortak bir anlayışa ulaşması ihtiyacından bahseden Grossi, “Karşılıklı iş birliği ve şeffaflığa ulaşmak için her birimiz kendi işimizi yapmalıyız” diyerek, ekibinin ellerinde doğru bilgi olmadığında İran’ın faaliyetleri hakkında doğru bir rapor sunamayacağını vurguladı.

Grossi, Tahran’ın teslimini nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması ve ABD yaptırımlarının kaldırılması şartına bağladığı, iki buçuk yıl öncesine ait güvenlik kamerası kayıtlarına UAEA tarafından erişim sağlanamadığını dile getirdi.

Askıdaki sorunları kapatma

İran Atom Enerjisi Kurumu (IEAK) Başkanı ise ülkesinin elektrik üretmek ve diğer sivil kullanımlar için nükleer enerjinin kullanımını genişletmeye kararlı olduğunu söyledi. Ayrıca nükleer programın ‘yaptırımlara rağmen ilerleme kaydettiğini’ belirtti.

IAEK Başkanı Muhammed İslami, ülkesinin nükleer elektrik üretiminin enerji sepetindeki payını 2040 yılına kadar 20 bin megawatta çıkarmaya kararlı olduğunu açıkladı.

ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirerek eleştiren İslami, ülkesinin UAEA ile işbirliğinin bir başarının sonucu olarak görülmemesi ve siyasi gündem takibinden olumsuz etkilenmemesi gerektiğini bir kez daha dile getirdi. Muhammed İslami, “Beş yılın üzerine de ABD, İran’a yasa dışı yaptırımlar uygulamaktan vazgeçmedi” dedi.

IAEK Başkanı Muhammed İslami, dün Viyana’daki Uluslararası Ajansın Genel Kurulu’nda bir konuşma yapıyor (AFP)

“İran’ın kuruluşla” devam eden işbirliği göz ardı edilmemelidir” diyen İslami, UAEA’nın İran’ın nükleer tesislerine yönelik en büyük ve en yoğun denetimleri yürüttüğünü açıkladı. Muhammed İslami, İran’ın nükleer programıyla ilgili bilgilerin gizliliğini korumak için somut ve etkili önlemler alma çağrısında bulundu. İslami ayrıca, “Ajans tarafsızlığını ve saygılı davranışını korumalı ve üç aylık raporlarını hazırlarken gereksiz ayrıntılar vermekten kaçınmalıdır” dedi.

İslami, konuşması sırasında UAEA Başkanı’nın İran’ın nükleer anlaşma kapsamında kabul ettiği ek denetimlere geri dönmesi yönündeki taleplerine de üstü kapalı yanıt vererek, “Üye devletlerin Koruma Önlemleri Anlaşması uyarınca yasal yükümlülükleri ile gönüllü yükümlülükleri arasında açık bir ayrım olmalıdır” şeklinde konuştu.

Ülkesinin, UAEA’nın ‘olağanüstü konular meselesinin bir an önce kapatıldığını’ duyurması yönünde çağrıda bulunduğunu söyleyen İslami, İran’ın Avrupa Birliği’nin (AB) nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmak için önerdiği taslağı kabul etmek için gizli sahalara ilişkin soruşturma dosyasını kapatma yönündeki önceki şartına atıfta bulundu.

İslami, konuşmasının bir bölümünde ise İran’ın baş düşmanı İsrail’e sözlü saldırıda bulundu. Muhammed İslami, “İsrail’in İranlı nükleer bilim adamlarına yönelik tehditleri, UAEA tüzüğüne ve BM Şartı’na aykırıdır” diyerek, İsrail’in Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’na katılamamasını eleştirdi. Ayrıca dünyanın nükleer silah cephaneliğinin genişlemesi konusundaki endişelerini dile getirdi.

Umman girişimi yeni bir metin içermiyor

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, New York’tan dönüşünde ülkesinin nükleer anlaşmaya dönüş konusunda Amerikalılardan her zaman olumlu mesajlar aldığını söyledi. Ancak ülkesinin ABD tedbir ve davranışlarının ikiyüzlülüğüne tahammül edemeyeceğine karşı da uyarıda bulundu.

Sultan Heysem bin Tarık’ın nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmaya çalıştığını belirten İranlı Bakan, resmi IRNA haber ajansına belirttiğine göre ise Umman girişiminin ‘yeni bir metin içermediğini’ vurguladı.

Abdullahiyan, detaylara girmekten kaçınırken, Umman Sultanı’nın inisiyatifinin, hızlandırma ve tüm tarafların yükümlülüklerine dönmesine yönelik bir yol çerçevesinde geldiğini dile getirdi. “Ancak bu Umman Sultanı’nın yeni bir planı veya metni olduğu anlamına gelmiyor” diyen Abdullahiyan, Ummanlı mevkidaşı Bedir el-Busaidi ile New York'ta kaldıkları süre boyunca yaptıkları istişarelere dikkat çekti.

İran - Avrupa gerginliği

Pazar günü CNN’de yayınlanan bir röportajda İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ülkesinin uranyumu silah seviyesine yakın seviyelere kadar zenginleştirmesini savundu. Ayrıca bunun, Avrupa ülkelerinin 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmasının sonlanmasına verdikleri desteğe bir yanıt olduğunu belirtti.

Genel Kurul çalışmaları sırasında kaydedilen röportajda ülkesinin başlangıçta zenginleştirmeyi yüzde 60’a çıkarmayı amaçlamadığını söyleyen Reisi, “Ancak Avrupa ülkeleri, yükümlülüklerini ayaklar altına aldılar” dedi.

İran, Nisan 2021'de nükleer görüşmelerin başlamasıyla birlikte uranyumu yüzde 60 oranında zenginleştirmeye başladı. O dönemde Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisine yapılan ve santrifüjlerin yüzde 60 oranında arızalanmasına neden olan bir saldırı, İran’ın bu adımı için bir gerekçe olarak sunuldu.

Reisi’nin son röportajından önce İran, uranyum zenginleştirme oranının yüzde 60 artırılması da dahil olmak üzere nükleer anlaşmanın yükümlülüklerinden vazgeçmenin, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından ABD tarafından yeniden uygulanan yaptırımlara yanıt olarak geldiğini dile getirdi.

Mart ayında UAEA yer altı Fordo tesisinde yüzde 84 oranında zenginleştirilmiş uranyum parçacıkları bulduğunu duyurdu.

Reisi, yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme birikiminin hızlanmasının ardından ülkesinin nükleer bomba üretmeye çalıştığı yönündeki suçlamaları yalanladı. CNN’e yaptığı açıklamada ise Tahran’ın nükleer silahlara veya askeri boyutu olan herhangi bir faaliyete ulaşma niyetinde olmadığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre Reisi, “Avrupalılar yükümlülüklerini yerine getirmeye geri dönerse, İslam Cumhuriyeti de geçmişte olduğu gibi yükümlülüklerine tam olarak uyacaktır” dedi.

Tahran’ın İran’ın faaliyetlerini izleme konusunda en deneyimli UAEK müfettişlerini dışarıda bırakma kararı hakkında da yorum yapan Reisi, Genel Kurul çalışmalarının oturum aralarında düzenlediği basın toplantısında, “İran, UAEA müfettişlerini topraklarında istemediğini söylemedi. İran’ın, kurumun nükleer sahalarını denetlemesinden rahatsız olmadığını belirtti.

İbrahin Reisi, CNN’e yaptığı açıklamada “İran, burada herhangi bir müfettişin bulunmasını istemediğimizi söylemedi. Fransa, İngiltere ve Almanya’nın söylediğini söyledik. UAEA’nın söylediği şu; Bu üç ülkenin bireylerine karşı bazı hassasiyetlerimiz var. Güvenleri, şüphe gölgesi altında” dedi.

İran’ın hamlesi, bu ayın başında ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın UAEA’nın Yönetim Kurulu’nda Tahran’a, ‘açıklanmayan yerlerde bulunan uranyum izlerinin varlığına ilişkin açıklama da dahil olmak üzere bazı konularda kurumla derhal iş birliği yapması çağrısında bulunulan’ bir hamlenin ardından geldi.

Avrupa ülkeleri, Tahran’da öfkeye yol açan bir hareketle, İran’ın nükleer anlaşma kapsamında süresi önümüzdeki ay dolması planlanan füze ve drone programlarına yönelik yaptırımları uzatma kararı aldı.

ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya, geçen hafta yaptıkları açıklamada İran’ı, ‘bir dizi BM müfettişinin ülkede çalışmasını engelleme kararını iptal etmeye’ çağırmıştı.

Reisi ve Abdullahiyan’ın, Avrupa Troykası’ndaki mevkidaşlarıyla Genel Kurul çalışmaları sırasında herhangi bir görüşme yapmaması dikkat çekti. Bu durum, iki taraf arasındaki gerginliğin yüksek olduğunun bir göstergesiydi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, geçen cuma günü yaptığı açıklamada, İran’ın bazı uluslararası denetçileri engelleme kararının, İran’ın nükleer programının sorumlu tarafı olmakla ilgilenmediğini gösterdiğini söyledi.



Trump: İran konusunda Çin Devlet Başkanı'nın yardımına ihtiyacımız yok

ABD Başkanı Donald Trump, Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ndeki Air Force One uçağının merdivenlerinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ndeki Air Force One uçağının merdivenlerinde (AP)
TT

Trump: İran konusunda Çin Devlet Başkanı'nın yardımına ihtiyacımız yok

ABD Başkanı Donald Trump, Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ndeki Air Force One uçağının merdivenlerinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ndeki Air Force One uçağının merdivenlerinde (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile son derece önemli bir zirve gerçekleştirmek üzere ülkesinden ayrılarak Pekin’e hareket etti. Zirvenin gündeminde İran savaşı önemli bir yer tutacak.

ABD Başkanı Donald Trump, yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada, İran’daki çatışmalar konusunda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile kapsamlı bir görüşme yaptığını belirtti. Trump, buna rağmen İran dosyasında Pekin’in desteğine ihtiyaç duymadığını ifade etti.

İran konusunda konuşan Trump, “İran ya doğru olanı yapar ya da biz askerî görevi tamamlarız” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Trump, Maryland eyaletindeki Andrews Hava Üssü’ne gitmek üzere Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere şu açıklamayı yaptı:

“İran konusunda herhangi bir yardıma ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Bir şekilde kazanacağız; ister barışçıl yollarla ister başka şekilde.”

Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri, ticaret anlaşmazlıkları, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı ve diğer ihtilaflı konular nedeniyle gerilen ilişkileri istikrara kavuşturma amacıyla altı aydan uzun bir sürenin ardından ilk kez yüz yüze görüşecek.

Trump, İran’la ilgili savaşın henüz sonuçlanmadığı ve diplomatik müzakerelerin çıkmaza girdiği bir dönemde Çin’e gidiyor.

Pekin yönetimi İran ile ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda İran petrol ihracatının en büyük tüketicilerinden biri olmaya devam ediyor. Trump, Çin’e baskı yaparak Tahran üzerindeki nüfuzunu kullanmasını, İran’ı Washington ile anlaşmaya varmaya ikna etmesini ve ABD ile İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşı sona erdirmesini istemişti.

ABD Başkanı’nın çarşamba günü Pekin’e ulaşması, perşembe ve cuma günleri ise resmî görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu ziyaret, Trump’ın 2017 yılından bu yana Çin’e yapacağı ilk ziyaret olacak.

Trump daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “Konuşacak çok fazla konumuz var. Açıkçası İran’ın bunlardan biri olduğunu söylemiyorum çünkü İran büyük ölçüde kontrolümüz altında” dedi.

Öte yandan Trump, Venezuela’daki tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması için çalışacağını belirterek, ülkenin geçici devlet başkanı Delcy Rodriguez’e güvendiğini ifade etti.

Trump bu konuda şunları söyledi:

“Hepsinin serbest bırakılması için çalışacağız. Şunu söyleyebilirim ki Delcy Rodriguez olağanüstü bir iş çıkarıyor. Venezuela halkı yaşananlardan memnun.”


Huckabee: Trump seçimden önce İsrail'i ziyaret edebilir

ABD Başkanı Donald Trump, Knesset'te İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşüyor (Arşiv - AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Knesset'te İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşüyor (Arşiv - AFP)
TT

Huckabee: Trump seçimden önce İsrail'i ziyaret edebilir

ABD Başkanı Donald Trump, Knesset'te İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşüyor (Arşiv - AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Knesset'te İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşüyor (Arşiv - AFP)

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Başkan Donald Trump’ın yakında İsrail’e resmî bir ziyaret gerçekleştirebileceğini, hatta bunun Ekim ayında yapılması beklenen parlamento seçimlerinden önce gerçekleşebileceğini söyledi.

Ziyaretin seçimlerden önce yapılması durumunda, birçok krizle karşı karşıya bulunan Başbakan Binyamin Netanyahu’nun seçim şansını artırabileceği değerlendiriliyor. Huckabee, Tel Aviv Üniversitesi’nde düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, Trump’ın İsrail ile ittifakı güçlendirmekte kararlı olduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın  Yedioth Ahronoth gazetesinden aktardığı habere göre Huckabee, söz konusu ziyaretin bu yaz çok yakında gerçekleşmesini umduğunu belirterek, “Trump, İsrail’e en yakın Amerikan başkanıdır ve İsrail ile ortaklığın değerini en iyi anlayan liderdir. Trump’ı her gördüğümde ona İsrail’e gelmesi gerektiğini söylüyorum. Burada halkın sevgisi ve takdiriyle karşılanacaktır. Ona, eğer burada yani İsrail’de seçimlere girseydi oyların yüzde 95’ini alacağını söyledim. Geriye kalan yüzde 5 ise ona oy vermezdi çünkü onlar akıl hastanelerinde bulunuyor ve zaten oyları sayılmaz” dedi.

Öte yandan İsrail Parlamentosu (Knesset), pazartesi günü seçimler öncesindeki son yaz dönemine çeşitli krizlerin gölgesinde başladı. En ciddi kriz ise salı günü, aşırı muhafazakâr Haredi partilerinin parlamentoyu feshetme yönünde adım atacaklarını açıklamasıyla patlak verdi.

Degel HaTorah partisinin ruhani lideri Haham Dov Landau, salı günü partiye mensup milletvekillerine Knesset’i feshetmek için harekete geçmeleri talimatını verdi. Netanyahu ve ekibinin Haredi temsilcilerle yaptığı görüşmelerde, askerlik muafiyeti yasa tasarısının mevcut haliyle geçirilemeyeceğinin iletilmesinin ardından Landau, “Artık Netanyahu’ya güvenmiyoruz” dedi.

Landau’nun milletvekillerine el yazısıyla gönderdiği mesajda şu ifadeler yer aldı:

“Başbakana güvenmiyoruz ve artık kendimizi onun ortağı olarak görmüyoruz. Ona karşı herhangi bir yükümlülüğümüz kalmamıştır. Bundan sonra yalnızca Haredi Yahudiliği için en doğru olduğunu düşündüğümüz şekilde hareket edeceğiz. Seçimlerin mümkün olan en kısa sürede yapılması gerektiğine inanıyoruz. Artık bir blok oluşturulmasından söz edilemez.”

vfrbtgrft
30 Haziran 2024'te Kudüs'te İsrail ordusuna askere alınmaları kararına karşı düzenlenen gösteri sırasında Harediler (AP)

Knesset’te dört sandalyeye sahip olan ve milletvekili Moşe Gafni’nin liderliğini yaptığı “Degel HaTorah” fraksiyonu da diğer Haredi partilere katılarak, “Netanyahu’ya güvenilemeyeceğini ve artık bir ittifakın kalmadığını” açıkladı.

Toplantı öncesindeki son dakikalara kadar Netanyahu, Gafni’yi Knesset’in feshi yönünde adım atmaktan vazgeçirmeye çalıştı ve askerlik muafiyeti yasasını geçirmeye uğraşacağını söyledi. Ancak Landau buna karşılık, “Ona inanmıyorum” dedi.

Açıklamadan dakikalar sonra Degel HaTorah, Yisrael Beiteinu, Yesh Atid (şu anda Naftali Bennett ittifakının bir parçası), ayrıca Birleşik Arap Listesi partileri Knesset’in feshedilmesine ilişkin yasa tasarısını sundu. Tasarının gelecek hafta parlamentonun gündemine alınması bekleniyor.

Muhalefet lideri ve Yesh Atid Partisi Başkanı Yair Lapid de Knesset’in yaz dönemi açılışında parlamentonun feshedilmesi çağrısı yaparak, “acıların, bölünmenin, felaketlerin ve hükümet çöküşünün sona erdirilmesi gerektiğini” söyledi.

Yedioth Ahronoth gazetesi ise “Degel HaTorah” açıklamasının ardından seçimlerin Ekim sonu yerine Eylül ayında yapılma ihtimalinin belirgin şekilde arttığını yazdı.


Art arda gelen istifalar Starmer üzerindeki baskıyı artırıyor

Starmer, yerel seçimlerde partinin aldığı yenilginin tüm sorumluluğunu üstlendiğini söyledi (AP)
Starmer, yerel seçimlerde partinin aldığı yenilginin tüm sorumluluğunu üstlendiğini söyledi (AP)
TT

Art arda gelen istifalar Starmer üzerindeki baskıyı artırıyor

Starmer, yerel seçimlerde partinin aldığı yenilginin tüm sorumluluğunu üstlendiğini söyledi (AP)
Starmer, yerel seçimlerde partinin aldığı yenilginin tüm sorumluluğunu üstlendiğini söyledi (AP)

İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer’ın hükümetinden salı günü peş peşe istifalar geldi. İstifaların nedeni, iktidardaki İşçi Partisi’nin yerel seçimlerde aldığı ağır yenilgiye rağmen Starmer’ın görevde kalmayı sürdürmesi oldu.

Starmer, kabine toplantısında yaptığı açıklamada, son iki gündür artan istifa çağrılarına rağmen görevini sürdüreceğini söyledi. Partide düzenli bir liderlik geçişi sağlanabilmesi için görevden ayrılma takvimi açıklamasını isteyen 80’den fazla milletvekili kamuoyu önünde çağrıda bulundu.

Yaklaşık iki yıldan kısa süredir başbakanlık görevini yürüten Starmer, İşçi Partisi’nin tarihindeki en ağır seçim yenilgilerinden birinin sorumluluğunu üstlendiğini kabul etti. Ancak parti liderliği için resmi bir seçim sürecinin başlatılmadığını vurguladı.

Kabine üyelerine hitabında, “Ülke bizden yönetmeye devam etmemizi bekliyor. Ben de bunu yapıyorum ve bizim yapmamız gereken de bu” ifadelerini kullandı.

sdvfdvfd
Starmer bir inşaat alanını gezerken ve kapıya yazılmış talimatlarda şöyle yazıyor: "Çıktıktan sonra kapıyı kapatmayı unutmayın" (Reuters)

Başbakanlık Ofisi “10 Downing Street” tarafından paylaşılan açıklamada Starmer, son 48 saatte yaşanan siyasi istikrarsızlığın hem ülke ekonomisi hem de hane halkı üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Starmer ayrıca, “Ülke görev süremi sürdürmemi bekliyor. Benim yaptığım da budur ve hükümet olarak yapmamız gereken de budur” ifadelerini kullandı.

Ancak Starmer’ın bu tutumu, parti içindeki çok sayıda ismin beklentileriyle açık biçimde çelişiyor.

Bakanlardan istifa dalgası

İngiliz basınında yer alan haberlere göre İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, pazartesi akşamı Starmer’a tutumunu yeniden değerlendirmesi yönünde tavsiyede bulundu.

Starmer ise pazartesi günü yaptığı açıklamalarda, İngiltere’nin kronik sorunlarıyla daha sert şekilde mücadele edeceği sözünü vererek konumunu güçlendirmeye çalıştı.

Ülkenin, Brexit referandumundan bu yana yaşadığı siyasi kaosun ardından İşçi Partisi’ne verilen güçlü parlamenter çoğunluğun yalnızca iki yıl sonra liderlik tartışmalarıyla zayıflatılmasını affetmeyeceğini savundu.

sdcd
Portföysüz Bakan Anna Turley Salı günü Downing Street'ten ayrılıyor (EPA)

Salı günü İngiltere Adalet Bakan Yardımcısı Alex Davies-Jones da Starmer’ın parti liderliği ve başbakanlık görevini sürdürmesini protesto ederek istifa etti.

Davies-Jones, X platformunda yayımladığı mesajında Starmer’a hitaben, “Daha fazlasını yapmak zorundaydık. Bu nedenle büyük bir üzüntüyle istifa etmekten başka seçeneğim kalmadı” dedi.

Kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddetten korunmadan sorumlu Bakan Jess Phillips de aynı gerekçeyle görevinden ayrıldı.

Şarku’l Avsat’ın Sky News’ten aktardığı habere göre istifa mektubunda Phillips, “Tartışmadan kaçınma isteği, neredeyse hiç tartışmamamız anlamına geliyor. Bu da ilerleme fırsatlarını engelliyor ve geciktiriyor” ifadelerini kullandı.

sds
Sağlık Bakanı Wes Streeting (EPA)

Phillips ayrıca, “İşçi Partisi hükümetinin başarılı olmasını istiyorum. Ancak ne benim ne de ülkenin beklediği değişimi görebiliyorum. Bu nedenle mevcut liderlik altında bakan olarak görevime devam edemem” dedi.

Devlet Bakanı Miatta Fahnbulleh de X platformunda yayımladığı istifa mektubunda Starmer’a, “Ülke ve parti için doğru olanı yapmaya, düzenli bir geçiş süreci için takvim belirlemeye çağırıyorum. Böylece yeni bir ekip ülkeye vaat ettiğimiz değişimleri hayata geçirebilir” ifadeleriyle seslendi.

Epstein Tartışması Krizi Derinleştirdi

Starmer’a yönelik istifa çağrıları, eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson’ın Jeffrey Epstein ile bağlantılarına rağmen göreve getirilmesine ilişkin haberlerin ardından hız kazandı.

Cinsel suçlardan hüküm giyen Epstein ile ilişkileri nedeniyle tartışma yaratan bu atama, parti içindeki rahatsızlığı artırdı.

vdfvfd
Starmer, Güney Londra turu sırasında bir inşaat işçisiyle konuşuyor (AP)

Başbakan Starmer ise pazartesi günü yaptığı açıklamada mücadeleyi sürdüreceğini ve kendisinden şüphe duyanların yanıldığını kanıtlayacağını söyledi.

İngiliz gazeteleri, Başbakan Yardımcısı David Lammy ve Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın da aralarında bulunduğu bazı üst düzey bakanların Starmer’la mevcut durumu görüştüğünü yazdı.