Nijer, Fransız kuvvetlerinin geri çekilmesi için ‘müzakere çerçevesi’ istiyor

Nijer’deki Fransız askerler (AFP)
Nijer’deki Fransız askerler (AFP)
TT

Nijer, Fransız kuvvetlerinin geri çekilmesi için ‘müzakere çerçevesi’ istiyor

Nijer’deki Fransız askerler (AFP)
Nijer’deki Fransız askerler (AFP)

Nijer’de darbe liderleri, Fransız kuvvetlerinin ülke topraklarından geri çekilmesi için haftalardır talep ettikleri ‘müzakere çerçevesini’ dillendirmeye devam ederken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron önceki gün bu talebe yanıt verdi.

Nijer'deki askeri rejim, önceki akşam devlet televizyonunda yayınlanan açıklamasında, terörle mücadele için Nijer'deki bin 500 Fransız kuvvetinin geri çekilmesine ilişkin takvimin ‘daha iyi etkinlik için müzakere edilmiş bir çerçeve ve ortak anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilmesi’ gerektiğini duyurdu.

Geçtiğimiz Pazar günü Macron, Batı Afrika ülkesinde meydana gelen ve müttefiki olan Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'u deviren darbeden iki ay sonra Fransa’nın Niamey Büyükelçisi Sylvain Itte’yi Nijer'den çekeceğini ve ardından yaklaşık bin 500 Fransız askerini Fransa’ya geri göndereceğini duyurdu.

Nijer'deki cunta, ‘bu duyurunun ardından ilgili Fransız makamları tarafından resmi önlemlerin alınmasını’ beklediklerini doğruladı.

Fransız kararı

Nijer’in Büyükelçi Itte'ye ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre vermesinden yaklaşık 1 ay sonra Büyükelçi’nin bugün sabah saatlerinde başkent Niamey'de uçakla ülkeden ayrıldığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre Macron, “Nijer'deki fiili yetkililerle askeri işbirliğimizi sonlandırıyoruz çünkü artık terörle mücadele etmek istemiyorlar” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, Bazoum'a devam eden desteğini ve ‘Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'nun çabalarına tam destek çerçevesinde Nijer'deki anayasal sisteme geri dönme’ arzusunu teyit etti.

Ağustos ayının başında, yani darbeden birkaç gün sonra ordu, Paris'le yapılan birçok askeri işbirliği anlaşmasını iptal etti. Ayrıca, Fransız askerlerinin kendi topraklarındaki varlığını ‘yasadışı’ olarak tanımlamadan önce, Ağustos ayının sonunda Fransız büyükelçisinin sınır dışı edilmesini talep ettiler.

Macron'un açıklamalarının hemen ardından, Niamey'deki askeri rejim ‘Nijer'in egemenliğine yönelik yeni adımı’ kutladı.

ABD varlığı

Son haftalarda Niamey, Fransız varlığına karşı on binlerce kişinin katıldığı birçok gösteriye tanık oldu.

Nijer'e bin 100 asker gönderen ABD ise seçeneklerini değerlendirdiğini duyurdu.

Nijer, birkaç yıldır El Kaide ve DEAŞ’e bağlı grupların özellikle batıda, Mali ve Burkina Faso sınırlarına yakın Tillabéri bölgesinde gerçekleştirdiği kanlı saldırılara tanık oluyor.

Dün Nijerya Silahlı Kuvvetleri, Tillaberi bölgesindeki Oro Galadio'da bir el bombasının patlamasının ardından iki sivilin öldüğünü duyurdu.

Ayrıca 11-16 Eylül tarihleri ​​arasında gerçekleştirilen çok sayıda operasyonda bölgede yaklaşık 20 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.



ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la ilgili yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la ilgili yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)

ABD Hazine Bakanlığı internet sitesinde yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'la ilgili olarak ticaret ve hava taşımacılığında yer alan kişi ve şirketleri kapsayan yeni yaptırımlar uyguladığını belirtti.

Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, bu kuruluşların "İran rejimi adına silah veya silah bileşenleri satın alma veya transfer etme faaliyetlerinde bulundukları" belirtildi.

Açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri İran'ın balistik füze cephaneliğini tüketirken, İran rejimi üretim kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışıyor… İran, ABD ve müttefiklerini, bölgedeki enerji altyapısı da dahil olmak üzere hedef almak için giderek daha fazla Şahed insansız hava araçlarına (İHA) bağımlı hale geliyor” denildi.

Hazine Bakanı Scott Bessent yaptığı açıklamada, “İran rejimi, küresel enerji piyasalarına şantaj yapması ve füzeler ve İHA’larla sivilleri ayrım gözetmeksizin hedef alması nedeniyle hesap vermeli (...). Hazine Bakanlığı, fonları takip etmeye ve İran rejiminin pervasızlığını ve onu destekleyenleri hedef almaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Bu yeni yaptırımlar, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını ve ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşını sona erdirmeyi amaçlayan ikinci tur görüşmelerin başlatılması konusunda Washington ve Tahran arasında yaşanan çıkmazın ortasında geldi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen iki haftalık ateşkesin sona ermesi beklenirken, dün arabulucuların devreye girmesi ile Trump ateşkesi uzattı.


Trump: İran teklifini sunana kadar ateşkesi uzatacağız

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: İran teklifini sunana kadar ateşkesi uzatacağız

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump İran ile ateşkesin uzatılacağını duyurdu. Trump, "İran teklifini sunana ve görüşmeler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağız" dedi.

Trump Truth Social adlı platformunda yaptığı paylaşımda, “İran hükümeti içindeki beklenen keskin bölünmeler göz önüne alındığında ve (Pakistan Ordu Komutanı) Asim Munir ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri birleşik bir öneri sunana kadar İran'a yönelik saldırılarımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle, silahlı kuvvetlerimize abluka uygulamasını sürdürmeleri ve diğer tüm konularda yüksek alarmda kalmaları talimatını verdim. Sonuç olarak, önerileri sunulana ve müzakereler kabul veya ret ile sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım” ifadelerini kullandı.


Uzmanlardan Venedik'in sadece denizaltıyla görülebileceği uyarısı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Uzmanlardan Venedik'in sadece denizaltıyla görülebileceği uyarısı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Bilim insanları, deniz seviyesi yükselmeye devam ederse Venedik'in anıtlarına yalnızca denizaltıyla ulaşılabileceğini öngörüyor.

İtalyan şehri Venedik, kıvrımlı kanalları ve adalar ağıyla ünlü. Ancak şehir, yükselen deniz seviyesi ve aşırı turizmin yarattığı baskı nedeniyle sular altında kalma riskiyle karşı karşıya; son yıllarda hem turistlerin hem de suların sokakları doldurmasıyla bu risk daha da görünür hale geldi.

Salento Üniversitesi'nin 16 Nisan Perşembe günü yayımlanan raporu, öngörülen deniz seviyesi yükselmesinin, mirasın korunması, sosyal refah ve bakımın maliyeti arasında denge kurarak "benzeri görülmemiş" uzun vadeli uyarlamalar gerektireceğini belirtiyor.

Araştırmacılar, Venedik'in şehri lagünden izole etmek için büyük sel bariyerleri kullanmayı veya lagünü kalıcı kıyı barajlarıyla çevrelemeyi düşünmesi gerektiğini tavsiye ediyor.

Şehrin tamamen sular altında kaldığı en kötü senaryoda, tarihi yerlerin sökülüp yeniden birleştirilerek daha iç kesimlere taşınması gerekecektir.

Bu tehlike kapıda olmasa da mevcut iklim politikaları ve Antarktika buz tabakasında beklenen çöküş gerçekleşirse 22. yüzyılda aşırı deniz seviyesi yükselmesi kaçınılmaz olabilir.

Venedik, Bizans tarzı Aziz Mark Bazilikası ve Gotik Palazzo Ducale gibi birçok tarihi anıta ev sahipliği yapıyor.

Makalede, bazı anıtların yerlerinin değiştirilmesi durumunda kurtarılabileceği belirtilse de, "Tarihi kentsel doku, lagün temelli kültür, geleneksel yaşam tarzları ve çoğu ekonomik faaliyet geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybolacaktır" deniyor.

Araştırmacılar, böyle bir projenin maliyetinin 100 milyar euroyu bulabileceğini tahmin ediyor. Anıtların yanı sıra konutların da terk edilmesi gerekecek ve özel mülklerin kaybının maliyeti 6,5 milyar euroyu bulabilir.

Sular altında kalan kalıntıları ziyaret etmek isteyen herkes, bunu ancak sınırlı bir süre için tekne ve denizaltıyla yapabilecektir.

Salento Üniversitesi'nde araştırmayı yürüten Piero Lionello, The Times'a, "Bu senaryoyu geciktirmek için yapabileceğimiz şeyler var ancak bunlar sonsuza dek işe yaramayacak; gelecek kaçınılmaz görünüyor" diye konuştu.

Venedik, 2020'de, şehri ve adalarını yüksek gelgitlerden ve büyük sel baskınlarından korumak için lagünün çeşitli girişlerine yerleştirilen bir sel bariyer sistemi olan Mose'yi uygulamaya sokmuştu.

Şehrin yarısından fazlası ortalama deniz seviyesinin yalnızca 80 ila 120 santimetre üzerinde bulunuyor, bu da kenti sel baskınlarına karşı çok hassas hale getiriyor. Lionello, 2100'e kadar Venedik'teki ortalama deniz seviyesinin 42 ila 81 cm yükselebileceğini söyledi.

Mose ve diğer bariyer sistemleri Venedik'e uzun vadede yardımcı olabilirken, araştırmacılar en kötü uzun vadeli sonuçlardan kaçınmak için hızlı hareket etmenin hâlâ çok önemli olduğunu belirtti.

Independent Türkçe