Kazakistan: Rusya'nın yaptırımları aşmasına yardımcı olmuyoruz

Almanya Başbakanı Olaf Scholz (sağda), Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen basın toplantısının ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile konuşurken 28 Eylül 2023 (AP)
Almanya Başbakanı Olaf Scholz (sağda), Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen basın toplantısının ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile konuşurken 28 Eylül 2023 (AP)
TT

Kazakistan: Rusya'nın yaptırımları aşmasına yardımcı olmuyoruz

Almanya Başbakanı Olaf Scholz (sağda), Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen basın toplantısının ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile konuşurken 28 Eylül 2023 (AP)
Almanya Başbakanı Olaf Scholz (sağda), Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen basın toplantısının ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile konuşurken 28 Eylül 2023 (AP)

Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip Kazakistan’ın Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, dün Berlin'de yaptığı açıklamada, ülkesinin Ukrayna işgali nedeniyle Moskova'ya uygulanan Batı yaptırımlarına bağlı olduğunu söyledi. Bu açıklama, Kazakistan'ın müttefiki Rusya’nın yaptırımları aşmasına yardım ettiği iddialarının ardından geldi.

AFP’ye göre, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Berlin'de Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile yaptığı görüşmenin ardından, "Kazakistan, yaptırım sistemini açıkça uygulayacağını teyit etti" şeklinde konuştu.

Tokayev, “Yaptırım sistemine uymak için ilgili kurumlarla temaslarımız var. Yaptırım sistemini atlatmaya yönelik olası tedbirler konusunda Alman tarafının herhangi bir endişesi olmamalıdır” dedi.

AFP’ye göre Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, Moskova ile farklı ittifaklar içinde olan Asya'nın merkezindeki beş eski Sovyet cumhuriyetini (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan) dengeli bir pozisyon almaya zorladı.

Bu ülkeler, Moskova ile yakın siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilere sahip olmalarına rağmen, diplomatik tarafsızlıklarını gösteriyor ve aynı zamanda Rusya ve Batı ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.

Ancak, Rusya ile dünyanın en uzun kesintisiz kara sınırını (7 bin 500 kilometreden fazla) paylaşan ve Rusya'nın yakın ekonomik ve askeri müttefiki olan Kazakistan, komşusunun belirli malları yaptırımları ihlal ederek ithalatına yardım etmekle suçlanıyor.

Rusya’nın olası toprak talebi hakkında ise Cumhurbaşkanı Tokayev, "Kazakistan ve Rusya arasındaki sınırlar, iki ülkenin parlamentoları tarafından onaylanan şekilde belirlendi, tespit edildi ve sabitlendi. Bu nedenle, Rusya'nın toprak talepleri konusunda herhangi bir endişemiz yok" dedi.

Geçtiğimiz aylarda Rusya’nın müdahalesiyle bastırılan olaylarda çok sayıda Kazak ayrılıkçılıkla suçlanırken, bazı Rus temsilciler ise Kremlin'in yayılmacı emellerinin bir sonraki hedefinin Kazakistan olacağı yönünde tehditte bulundu.

11. yaptırım paketi kapsamında Avrupa Birliği (AB), Rusya'ya hassas malların üçüncü ülkeler tarafından ihracını önlemek için sert önlemler almaya çalışıyor. Ayrıca, işbirliği yapmayan ülkelere bazı malların ihracatına kısıtlamalar getirildi.

Rus ekonomisi her ne kadar zayıflamış olsa da henüz bu yaptırımların yükü altında çökmedi. Bazı uzmanlar bunun tüm ülkelerin yaptırımlara tam anlamıyla uymamasından kaynaklı olduğunu iddia ediyor.

Almanya Başbakanı Scholz, Rusya'dan enerji ithalatını durdurduktan sonra yeni enerji kaynakları bulmaya çalışan ülkesi için Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in yanı sıra Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan liderlerini de bugün Berlin'de ağırlayacak.

İlk kez bir AB ülkesi Orta Asya'nın beş liderini bir araya getirecek.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.