ABD-İsrail ile İran arasında süren savaşı sona erdirme çabaları, Tahran ile Washington arasında nükleer programın geleceği ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği konularındaki görüş ayrılıklarının derinleştiğine işaret eden gelişmelerle birlikte son derece karmaşık bir dönemece girdi.
İran lideri Mücteba Hamaney’in, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun yurt dışına gönderilmemesi yönünde sert bir talimat yayımlaması, Washington’un en önemli taleplerinden birine yeni bir “kırmızı çizgi” çekti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de bu tutumu açık şekilde doğrulayarak, söz konusu materyallerin neden ülke dışına taşınması gerektiğini sorguladı; İran’ın nükleer programının “barışçıl” olduğunu savunurken Washington’u “fazla talepte bulunmakla” suçladı.
İran’ın bu sert tutumu, küresel petrol fiyatlarındaki rekor artış sonrası yükselen enflasyon ve yakıt fiyatlarına ilişkin kaygılar nedeniyle Kongre ara seçimleri öncesinde kamuoyu desteğinde gerileme yaşayan ABD Başkanı Donald Trump’ın hesaplarını daha da zorlaştırabilir.
Bu gelişmeler, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla patlak veren ciddi denizcilik kriziyle eş zamanlı yaşandı. Savunma raporlarına göre ABD Donanması, İran’ın gelişmiş deniz mayınları nedeniyle boğazı tek başına temizleyip yeniden deniz trafiğine açmakta yetersiz kalabilir. Bu durum, Trump yönetimini mayın temizleme konusunda NATO müttefiklerinin kapasitesine başvurmaya zorlayabilir. Bu tablo, Washington’un yıllardır Avrupa’nın savunma kapasitesini eleştirmesinin ardından dikkat çekici bir çelişki olarak değerlendiriliyor.
Bu sırada bölgesel diplomasi, krizin daha da büyümesini önlemek için yoğun mesai yürütüyor. Pakistan, tarafları yeniden müzakere masasına çekmek amacıyla arabuluculuk çabalarını artırırken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti sistemi uygulanmasının diplomatik çözümü imkânsız hale getireceği uyarısında bulundu. Rubio, çatışmanın sürmesinden İran’ın uzlaşmaz tavrını sorumlu tuttu.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Munir’in İranlı yetkililerle görüşmeleri sürdürmek üzere Tahran’a gitmesi beklenirken, uluslararası çevreler bu girişimin sonucunu yakından izliyor. Ziyaret, Trump’ın bir gün önce yaptığı ve kapsamlı bir anlaşma ile geniş çaplı askeri operasyonların yeniden başlaması arasında durumun “uçurumun kenarında” olduğunu söylediği sert açıklamanın hemen ardından gerçekleşiyor. Trump, İran’ın uranyum stoklarına ilişkin “doğru yanıtları” alamaması halinde yeni askeri saldırılar düzenleyebileceği tehdidinde bulunmuştu. Trump daha önce bu stokların İsrail’e gönderileceği taahhüdünde bulunmuştu.
Rubio, NATO’yu İran konusunda hiçbir şey yapmamakla suçladı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsveç’te düzenlenecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na giderken yaptığı açıklamada, ittifakın ABD’nin İran’a yönelik savaşına destek vermemesini eleştirdi.
Rubio, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Başkan Donald Trump onlardan savaş uçaklarını göndermelerini istemiyor. Ancak onlar her şeyi reddediyorlar. Bundan büyük rahatsızlık duyduk” ifadelerini kullandı.
Rubio, Pakistan’ın İran arabuluculuğunun savaşı bitirecek bir anlaşmaya yol açmasını umuyor
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Pakistan’ın arabuluculuk girişiminin ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek bir anlaşmayla sonuçlanmasını umut ettiğini belirterek bu konuda ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Gazetecilere yaptığı açıklamada Rubio, “Sanırım Pakistanlılar bugün Tahran’a gidiyor. Bunun süreci biraz daha ileri taşımasını umuyorum” dedi.
İran medyasına göre Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in Tahran’a gitmesi bekleniyor. Bu ziyaret, İslamabad’ın yürüttüğü arabuluculuk çabaları kapsamında gerçekleşirken, Tahran da 28 Şubat’ta başlayan savaşı sona erdirmeye yönelik Amerikan önerisini değerlendiriyor.
Fransa Başbakanı: İran çatışması uzun süreceğe benziyor
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio: “Hürmüz Boğazı’nda ücret toplama sistemi kurulması diplomatik anlaşmayı imkânsız hale getirir. İran ile anlaşma sağlanıp sağlanamayacağını göreceğiz; bazı olumlu işaretler var. Pakistanlı yetkililer bu gece İran’a gidiyor. “ dedi.
Şarku’l Avsat’ın Rus Interfax’tan aktardığı habere göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping İran dosyasını görüştü. Putin, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun Rusya’da taşınması ve depolanması fikrini Şi’ye sundu.
Trump, Hürmüz çıkmazıyla karşı karşıya... Washington’un NATO’nun deniz kapasitesine ihtiyacı var
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta Tahran’a saldırı başlatmasından yaklaşık iki hafta sonra İran, dünyanın en stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın tabanına “Meham”, “Sadaf”, “MDM” ve “EM-52” tipi ölümcül deniz mayınları döşedi.
Telegraph gazetesine göre Donald Trump şimdi karmaşık bir açmazla karşı karşıya. Avrupa donanmaları, daha küçük filolara sahip olmalarına rağmen onlarca yıldır mayın savaşı konusunda özel yetenekler geliştirirken, ABD Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana bu alandaki kapasitesinin gerilemesine izin verdi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: NATO’nun hedefleri arasında Orta Doğu veya Hürmüz Boğazı meselelerine odaklanmak yok ve bu uygun da değil.
Arakçi, Pakistan İçişleri Bakanı ile Tahran’da görüştü
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bugün, İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerin seyrini değerlendirmek üzere Tahran’da bulunan Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi ile bir araya geldi.
İRNA Haber Ajansı, Nakvi’nin İran ile ABD arasındaki müzakerelere ilişkin arabuluculuk girişimlerini sürdürmek amacıyla Tahran’da bulunduğunu bildirdi.
Pakistan İçişleri Bakanı’nın bir hafta içinde Tahran’a yaptığı ikinci ziyaret olduğu ve bu kapsamda İran Cumhurbaşkanı ile İçişleri Bakanı başta olmak üzere üst düzey yetkililerle görüştüğü belirtildi.