Reuters: Aliyev, Karabağ operasyonuyla babasının intikamını aldı

Rusya'yla Ermenistan'ın bozulan ilişkilerine dikkat çekildi

Bakü yönetimi, Karabağ operasyonunda 192 askerin hayatını kaybettiğini duyurmuştu (Reuters)
Bakü yönetimi, Karabağ operasyonunda 192 askerin hayatını kaybettiğini duyurmuştu (Reuters)
TT

Reuters: Aliyev, Karabağ operasyonuyla babasının intikamını aldı

Bakü yönetimi, Karabağ operasyonunda 192 askerin hayatını kaybettiğini duyurmuştu (Reuters)
Bakü yönetimi, Karabağ operasyonunda 192 askerin hayatını kaybettiğini duyurmuştu (Reuters)

Reuters haber ajansı, Azerbaycan'ın 19 Eylül'de başlattığı ve kısa süre içinde başarıyla sonuçlandırdığı Karabağ operasyonuyla ilgili bir haber yayımladı.

Haberde, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in yaptığı hamleyle bölgenin jeopolitik haritasını yeniden çizdiğini ve 30 yıl önce babasının kaybettiği savaşın "intikamını aldığı" ifade edildi.

Reuters'a konuşan Azerbaycan'ın Birleşik Krallık Büyükelçisi Elin Süleymanov, bazı faktörlerin bir araya gelmesinin Aliyev'i ikna ettiğine dikkat çekerek, "Tarihin bir sırası ve zikzakları vardır. Bunu daha erken yapamazdık ve muhtemelen daha geç yapmak da iyi bir fikir olmazdı. Belli nedenlerden dolayı şartlar oluştu ve Başkan Aliyev bunu gördü" ifadelerini kullandı.

Haberde, Rusya, Batı ve Ermenistan'ın Dağlık-Karabağ'daki ayrılıkçıları koruma gücü veya niyeti olmamasının bir araya gelen şartlardan en önemlisi olduğuna dikkat çekildi.

Aliyev'e yakın konumda çalışan iki kaynak, Dağlık-Karabağ'ı geri alma operasyonunun aylar boyunca şekillendiğini ve bu süreçte diplomatik gerçekliğin oluştuğunu söyledi.

Operasyonun Aliyev için kişisel sebepleri bulunduğuna da dikkat çeken kaynaklardan biri, "Başkan Aliyev, babasının zamanı kalmadığı için tamamlayamadığı bir şeyleri tamamlıyor" ifadelerini kullandı.

"Fırsat penceresi" yorumu

Karabağ'a yönelik operasyonun başladığı gün yaşanan mayın patlamasına dikkat çekilen haberde, bölgedeki sorunların aylardır kaynama noktasına doğru ilerlediği yorumu yapıldı.

Reuters'ın haberinde operasyonla ilgili, "Rusya'nın dikkati Ukrayna'da dağılmışken, Aliyev bir fırsat penceresi hissetmiş gibi görünüyor" dendi.

Aynı süreçte Ermenistan-Rusya ilişkilerinde yaşanan kopuşa da değinilen haberde, Kremlin'in Ermenistan lideri Nikol Paşinyan'ı iki ülke arasındaki tarihi bağları yok etmeye çalışmakla suçladığı hatırlatıldı.

Moskova'nın yıllar boyunca her iki ülkeye de silah satarak Bakü'yü olası bir Karabağ operasyonundan caydırdığına dikkat çekilen haberde, bu durumun 2018'de Paşinyan'ın iktidara gelmesinin ardından değiştiği vurgulandı.

30 bin kişinin öldüğü ve 1 milyon kişinin yerinden edildiği 1988-1994'teki savaşta Karabağ'ın Azerbaycan'ın ellerinden kaydığı ifade edilirken, dönemin Azerbaycan lideri Haydar Aliyev'in bir ateşkes anlaşmasına zorlandığı hatırlatıldı.

Haberde İlham Aliyev'in 2003'te göreve gelmesinden bir yıl sonra BP öncülüğündeki bir konsorsiyumla anlaşma imzaladığı ve buradan elde edilen kaynakları modern bir ordu yaratmak için kullandığı ifade edildi.

Reuters'ın haberinde, Batı'nın son dönemde Rusya'dan enerji ithalatını kesmesiyle birlikte yönünü Azerbaycan'a çevirdiği ve bu nedenle Bakü'nün Avrupa'ya yaptığı doğalgaz ihracatını ikiye katladığı da hatırlatıldı.

Independent Türkçe



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.