Cumhuriyetçilerin iç çekişmesi McCarthy'nin Temsilciler Meclisi Başkanlığı'ndan alınmasına neden olacak mı?

McCarthy 30 Eylül'de Kongre'de düzenlediği basın toplantısında (EPA)
McCarthy 30 Eylül'de Kongre'de düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Cumhuriyetçilerin iç çekişmesi McCarthy'nin Temsilciler Meclisi Başkanlığı'ndan alınmasına neden olacak mı?

McCarthy 30 Eylül'de Kongre'de düzenlediği basın toplantısında (EPA)
McCarthy 30 Eylül'de Kongre'de düzenlediği basın toplantısında (EPA)

ABD, Kongre’deki yasama krizi ve siyasi gerilimle geçen haftaların ardından hükümetin kapanmasından kıl payı kurtuldu. Cumhuriyetçi Parti’deki iç çekişmeler de bu haftanın gündemine oturdu.

Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy'nin hükümetin federal hükümete 45 günlük finansman sağlayacak geçici bütçe tasarısını onaylamak için partisindeki muhalifleri görmezden gelme kararı, parti içi muhalefetin tekrar kendisine karşı tavır almasına ve Meclis'ten azledilmesi için baskı yapmalarına yol açtı. 

McCarthy'nin Temsilciler Meclisi Başkanlığı'ndaki zaferi 15 oylama oturumunun ardından gelmişti. Muhafazakar Cumhuriyetçi muhalifleri ve destekçileri arasındaki hararetli tartışmalar McCarthy'nin siyasi geleceğini tehlikeye atacağı bir anlaşmanın yapılmasına yol açtı. McCarthy ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Matt Gaetz liderliğindeki muhaliflerine, destek vermedikleri bir adım atması halinde koltuğundan edilmesi yönünde oylama yapılması için bir temsilcinin önergesinin yeterli olmasının anahtarını verdi.

Gaetz 30 Eylül 2023'te Kongre binasının önünde gazetecilere açıklama yapıyor (AFP)
Gaetz 30 Eylül 2023'te Kongre binasının önünde gazetecilere açıklama yapıyor (AFP)

Hükümetin bütçe tasarısında, muhafazakâr Cumhuriyetçilerin hararetli seçim sürecinde vurgulamaya çalıştığı sınır güvenliğine yönelik finansman sağlanması maddesi yer almadı. Partisinin tüm liderlerini memnun etmek ve hükümetin bütçe tasarısını Demokratların oyları olmadan Cumhuriyetçilerin desteğiyle onaylamak için çok çabalayan McCarthy, bunda başarısız oldu ve hükümetin kapanma saatinden birkaç saat önce Demokratlarla bir anlaşmaya varmak zorunda kaldı. McCarthy, Rusya’nın işgaline karşı Ukrayna savunmasını güçlendirmek için ayrıca Meksika sınırının güvenliğinin finansmanı için hükümete fon sağlama tasarısına Demokratların oyları olmadan yalnızca Cumhuriyetçilerin desteğiyle onay alamadı.

Tasarıya 209 Demokrat temsilci ve 126 Cumhuriyetçi Temsilci destek verirken, Cumhuriyetçi Partiden 90 Temsilci karşı çıktı. Bu rakamlar McCarthy'nin partisi içindeki muhaliflerini çileden çıkardı. Bunun üzerine Cumhuriyetçi Temsilci Matt Gaetz, Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy'nin görevinden düşmesi için önerge sundu.

Cumhuriyetçi bölünmeler

Hiç şüphe yok ki koltuğunu korumak için çok çalışan McCarthy, bu tür bir meydan okumadan kaçışının olmadığını çok iyi biliyor. Tek yapması gereken benzer bir zorlukla yüzleşmekti. McCarthy Amerikan CBS kanalına verdiği röportajda Gaetz hakkında şunları söyledi: “Ben hükümet kapanmasın diye çalışırken, o bizi kapanmaya itmeye çalıştığı için kızgınsa, o zaman bu çatışmayı yaşayalım!” dedi.

McCarthy’nin kaderi Cumhuriyetçi Parti'deki destekçilerinin ona ne kadar destek vereceğine ve Demokratların ona ne kadar sempati duyduğuna bağlı olsa da açıklamasındaki ses tonu, meydan okuma ve güvenle doluydu. Bu türden herhangi bir oylama için Temsilciler Meclisi'nde başkanın görevden alınmasının onaylanması için çoğunluk sağlanması yani 218 oy gerekiyor. Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 221 oy çoğunluğa sahip. Demokratların kendisini desteklememeye karar vermesi halinde McCarthy'nin oylama sürecinde partisinden 4'ten fazla fire vermemesi gerekiyor.

FOTO: Senato, 30 Eylül 2023'te federal hükümete 45 günlük finansman sağlayacak geçici bütçe tasarısını onayladı (AP)
Senato, 30 Eylül 2023'te federal hükümete 45 günlük finansman sağlayacak geçici bütçe tasarısını onayladı (AP)

Nadir hareket

Cumhuriyetçi Parti’deki iç çatışmanın gelecekteki resmine dair bulanıklığı göz önünde bulundurursak Gaetz ve meslektaşları McCarthy'yi görevden almada başarısız olsalar bile şurası kesin ki; Temsilciler Meclisi Başkanı'nın kaderi, iktidarı boyunca sayısı 20'yi geçmeyecek şekilde Cumhuriyetçilerden oluşan küçük bir grubun elinde olacak. Yaptığı tavizli anlaşma konusunda yakınları kendisini uyardı ancak bu anlaşma onun meclis başkanlığına ulaşmasının tek yoluydu.

Gaetz, McCarthy'nin azil önergesini oylamaya sunma sözünü yerine getirirse, bu, ABD tarihinde bu türden bir adımın ikinci örneği olacak. 1910'da yani neredeyse 100 yıl önce, dönemin Meclis Başkanı Joseph Cannon'u destekleyen Cumhuriyetçiler, Meclis’te kendisine verilen desteğin boyutunu göstermek için benzer bir önerge sundular ki bu da mevcut senaryodan farklı bir senaryoydu.

FOTO: Ukrayna Devlet Başkanı, 21 Aralık 2022'de Kongre'nin ortak oturumu öncesinde konuşuyor (AP)
Ukrayna Devlet Başkanı, 21 Aralık 2022'de Kongre'nin ortak oturumu öncesinde konuşuyor (AP)

Ukrayna'nın desteklenmesi

Ukrayna’nın Rusya işgaline karşı savunmasını finanse etme maddesini içermeyen bir hükümet bütçesini onaylamak, Temsilciler Meclisi'ndeki gergin atmosferin hafifletmeyecek. Tam tersine, meclisteki Cumhuriyetçilerin neredeyse yarısının Kiev'e sağlanan fonun devam etmesine karşı çıkması, Kongre'nin çalışmalarını haftalarca dondurabilir. Bunun en iyi kanıtı, 170 Cumhuriyetçi temsilcinin Ukraynalıların eğitimi için 300 milyon doların onaylanmasına karşı verdiği oydur.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre bu durum, Beyaz Saray'ın ve Ukrayna'nın Cumhuriyetçi destekçilerinin gelecekteki fonları onaylamak için Demokratların oylarına ihtiyaç duyacakları anlamına geliyor. Bu görev, hararetli seçim sezonunun ve Cumhuriyetçi Parti saflarında Ukrayna'nın finansmanına yönelik artan muhalefet seslerinin ortasında daha da zorlaşacak.



Trump: Seçimlerden önce İran’a saldırı olmayacak

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün Hürmüz Boğazı konusunda uluslararası deniz taşımacılığı sektöründeki ortaklarına bilgilendirme yaptı (CENTCOM)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün Hürmüz Boğazı konusunda uluslararası deniz taşımacılığı sektöründeki ortaklarına bilgilendirme yaptı (CENTCOM)
TT

Trump: Seçimlerden önce İran’a saldırı olmayacak

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün Hürmüz Boğazı konusunda uluslararası deniz taşımacılığı sektöründeki ortaklarına bilgilendirme yaptı (CENTCOM)
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün Hürmüz Boğazı konusunda uluslararası deniz taşımacılığı sektöründeki ortaklarına bilgilendirme yaptı (CENTCOM)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimlerinden önce İran’a yönelik askerî saldırılarını yeniden başlatmayacağını açıkladı. Trump, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasının sürdüğünü ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının devam ettiğini belirtti.

Trump, bu hafta Cumhuriyetçi adaylara destek amacıyla katıldığı seçim kampanyası sırasında, savaşın sona ermesinin seçimlerden önceki veya sonraki günlerde mümkün olabileceğine ilişkin güvenini dile getirdi. Ancak ABD Başkanı, İran’a karşı geniş çaplı askerî operasyonları yeniden başlatmaya hazır olduğunu da vurguladı.

Trump, dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD, ara seçimlerden önce hiçbir şekilde İran’a saldırmayacak” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı ayrıca ekibinin İran’la “verimli görüşmeler” yürüttüğünü belirtti. Trump’ın açıklaması, ABD ordusunun bölgeye ilave askerî teçhizat sevk ettiği bir dönemde yapıldı.

Washington ile Tahran arasındaki müzakereler, Trump’ın geçen ayın sonlarında İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 7 gün içinde yeniden açma önerisini açıkça reddetmesinin ardından çıkmaza girmiş görünüyordu. Şarku’l Avsat’ın alığı bilgiye göre Tahran, bu öneri karşılığında Washington’dan kendi belirlediği koşulları yerine getirmesini istemişti.

Öte yandan Washington yönetimi, savaş kapsamında baskıyı artırmaya yönelik son adım olarak dün, İran’ın petrol ürünlerini dış pazarlara taşımak için kullandığı tankerlerden oluşan “gölge filosunun geri kalanını” hedef alan yeni yaptırımlar açıkladı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırımların amacının Tahran’ın “bölgede savaş yürütmek için ihtiyaç duyduğu kaynaklardan mahrum bırakılması” olduğunu belirtti.


İsraillilerin dönüş uçuşları durduruldu: BAE izinleri iptal etti

Saldırının yaşandığı BAE menşeli Flydubai firmasının birçok uçuşunda aksama sürüyor (AP)
Saldırının yaşandığı BAE menşeli Flydubai firmasının birçok uçuşunda aksama sürüyor (AP)
TT

İsraillilerin dönüş uçuşları durduruldu: BAE izinleri iptal etti

Saldırının yaşandığı BAE menşeli Flydubai firmasının birçok uçuşunda aksama sürüyor (AP)
Saldırının yaşandığı BAE menşeli Flydubai firmasının birçok uçuşunda aksama sürüyor (AP)

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), İsrailli havayolu şirketlerine verdiği uçuş izinlerini geçici olarak iptal ettiği aktarılıyor.

Times of Israel'in haberine göre, Flydubai saldırısının ardından Dubai'deki İsraillilerin ülkelerine dönüşü için düzenlenen uçuşlar, BAE'nin İsrailli havayolu firmalarının şehre iniş iznini çarşamba günü askıya alması nedeniyle durduruldu.

İsrailli havayolu firması Arkia, tüm ilgili taraflarla görüşme yapıldığını ancak iniş izinlerinin şimdilik iptal edildiğini duyurdu.

İsrailli firmalar El Al ve Israir de BAE'ye iniş izinlerinin salı günü askıya alındığını bildirdi.

Haaretz'in aktardığına göre ülkelerine dönmek isteyen İsrailliler, BAE menşeli Etihad Airways ve Emirates'in uçuşlarını kullanmak zorunda.

Tel Aviv yönetimi, vatandaşlarının geri getirilmesi için İsrailli havayolu şirketleri tarafından gerçekleştirilen uçuşların bugün tamamlanmasını bekliyordu.

Times of Israel, izinlerin askıya alınması nedeniyle Dubai ve BAE'deki diğer bölgelerden ülkelerine dönmeyi planlayan tahmini 10 bin İsraillinin mahsur kaldığını aktarıyor.

İsrailli havayolu şirketleri, 30 Eylül'de Flydubai'de gerçekleşen saldırının ardından BAE'deki yolcularını geri getirmek için 2 Ekim'de seferler başlatmıştı. İsrail Ulaştırma Bakanlığı'nın salı günkü açıklamasında, en az 7 bin 415 yolcunun İsrailli şirketlerin özel uçuşlarıyla Dubai'den ve BAE firması Etihad Airways'in ticari uçuşlarıyla Abu Dabi üzerinden İsrail'e döndüğü belirtilmişti.  

BAE yönetimi, uçuş izinlerinin askıya alınmasına yönelik bir açıklama yapmadı. Ancak BAE Genel Sivil Havacılık Yönetimi'nin 5 Ekim'deki açıklamasında, Flydubai'nin Dubai-Tel Aviv seferlerindeki aksamaların ardından başlatılan geri dönüş uçuşları kapsamında 7 bin 479 yolcunun Tel Aviv'e naklinin tamamlandığı duyurulmuştu.

Kurumun açıklamasında 2 Ekim'den 5 Ekim'e kadar Dubai Uluslararası Havalimanı'ndan Ben Gurion Havalimanı'na 37 uçuş gerçekleştirildiği aktarılmıştı. Ayrıca uçuşları aksayan ve mahsur kalan yolcuların geri dönüşüne ilişkin koordinasyonun tamamlandığı bildirilmişti.

Flydubai saldırısı

30 Eylül'de Flydubai'ye ait 1073 seferinde yardımcı pilot Hemmam el-Hammami, kaptan pilot Smit Machchhar'a acil durum baltasıyla saldırmıştı.

30 saniyeden kısa süre içinde 14 bin feet (yaklaşık 4 bin 300 metre) irtifa kaybeden uçaktaki saldırıda, yolcular kokpite girerek yardımcı pilota müdahale etmişti. Daha sonra iki yedek Flydubai pilotunun kontrolü devralmasıyla uçak, Suudi Arabistan'ın Tebük Havalimanı'na acil inmişti.

İsrailli yetkililer, kontrolü ele geçirmeye çalışan yardımcı pilotun uçağı İsrail'deki Ben Gurion Havalimanı'na düşürmek istediğini öne sürmüştü. BAE'nin el Hammami hakkındaki soruşturması sürerken, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet yetkilileri de sorguya katılmıştı.

Independent Türkçe, Times of Israel, Haaretz, National News


ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Atina konuşmasının şifreleri

Rubio'nun demokratik değerler ve Batı medeniyletiyle ilgili mesajlar verdiği konuşması, arka planda Partenon Tapınağı'nın göründüğü antik Pniks Tepesi'nde gerçekleştirildi (Reuters)
Rubio'nun demokratik değerler ve Batı medeniyletiyle ilgili mesajlar verdiği konuşması, arka planda Partenon Tapınağı'nın göründüğü antik Pniks Tepesi'nde gerçekleştirildi (Reuters)
TT

ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Atina konuşmasının şifreleri

Rubio'nun demokratik değerler ve Batı medeniyletiyle ilgili mesajlar verdiği konuşması, arka planda Partenon Tapınağı'nın göründüğü antik Pniks Tepesi'nde gerçekleştirildi (Reuters)
Rubio'nun demokratik değerler ve Batı medeniyletiyle ilgili mesajlar verdiği konuşması, arka planda Partenon Tapınağı'nın göründüğü antik Pniks Tepesi'nde gerçekleştirildi (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Yunanistan'da Avrupalı müttefiklerine seslendiği konuşması, Amerikan basınına göre 55 yaşındaki siyasetçinin kariyerinde daha büyük hedefleri olduğunu gösteriyor.

Washington Post'un analizinde, Rubio'nun "Başkan Donald Trump'tan MAGA hareketini devralmaya çalışan bir politikacıya yakışır bir konuşma yaptığı" yazılıyor.

Rubio'nun Trump'ın "Önce Amerika" gündemini "daha geniş bir Batı geleneği bağlamına oturtmaya çalıştığı" ifade ediliyor.

Konuşmasında Antik Yunan'da bilim, sanat ve felsefeye verilen öneme değinen bakan, Amerikalıları Kopernik, Galileo, Kepler ve Newton'ın entelektüel mirasını benimsemeye ve "ortalama, sıradan, vasat olanı yüceltme yönündeki modern eğilime" direnmeye çağırdı.

Konuşmanın büyük bir prodüksiyonla gerçekleştirildiğine de dikkat çekiliyor. Kameralardan birinin, Antik Yunan'da halk meclisinin toplandığı Pniks Tepesi'ne yerleştirildiğine işaret ediliyor.

Böyle bir ortamda kayda alınan konuşmasında Rubio'nun, Trump'ın dış politikasını savunmakla kalmayıp, "Amerika'nın modernlik ve gelenek arasında bir denge ararken nasıl bir ülkeye dönüşmesi gerektiğine" dair bir vizyon ortaya koymak istediği yorumu yapılıyor.

CNN ise konuşmanın, ABD'de kasımda yapılacak ara seçimler öncesine denk gelmesine dikkat çekiyor.

Konuşmanın Rubio'nun "başkanlığa aday olacağı yönündeki spekülasyonları kesinlikle yeniden alevlendireceği" vurgulanıyor. Açıklamaların, Cumhuriyetçi siyasetçiyi "Önce Amerika hareketinin varisi ve modernleştiricisi" olarak konumlandırdığı görüşü paylaşılıyor.

Bakan, konuşmasında Avrupa siyasetinde köklü bir değişime gidilmesi gerektiğini savunarak, "Avrupa'nın uzun uykusundan uyanabileceğine ve binlerce yıl önce burada yakılan ateşi yeniden canlandırabileceğine inanıyoruz" dedi.

Analizde, Rubio'nun Avrupa siyasetine ilişkin açıklamalarına dair şu yorumlar paylaşılıyor:

Rubio, Avrupalılara Avrupa tarihini anlatmak ve Amerika'nın Hıristiyan milliyetçi sağının ihtiyaçlarına uyan, Batı medeniyetine dair idealize edilmiş bir bakış açısını benimsemek üzere Avrupa'ya seyahat eden en son Trump yandaşı oldu.

Rubio ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 2028'de başkanlığa aday olabilecek isimler arasında gösteriliyor.

Vance'in geçen yıl şubatta düzenlenen 61. Münih Güvenlik Konferansı'ndaki konuşması da Brüksel'de büyük tartışma yaratmıştı. Konferansın ilk gününde konuşan Vance, "Avrupa'ya karşı en çok endişelendiğim tehdit Rusya, Çin veya başka bir dış aktörle ilgili değil; asıl endişelendiğim içeriden gelen tehdit" demişti.

Independent Türkçe, CNN, Washington Post