Dağlık Karabağ'dan kalkan son otobüsle Ermenilerin göçü bitti: "Burası bir hayalet şehir"

Azerbaycan güçlerinin bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından terk edilmiş sokakların fotoğrafları ortaya çıktı

Etnik Ermeniler, Dağlık Karabağ'dan kaçıyor (Irakli Gedenidze/Reuters)
Etnik Ermeniler, Dağlık Karabağ'dan kaçıyor (Irakli Gedenidze/Reuters)
TT

Dağlık Karabağ'dan kalkan son otobüsle Ermenilerin göçü bitti: "Burası bir hayalet şehir"

Etnik Ermeniler, Dağlık Karabağ'dan kaçıyor (Irakli Gedenidze/Reuters)
Etnik Ermeniler, Dağlık Karabağ'dan kaçıyor (Irakli Gedenidze/Reuters)

Bel Trew 

Bölgenin kontrolünün yeniden Azerbaycan'a geçmesinden bu yana 100 binden fazla kişinin olağanüstü toplu göçü, etnik Ermenileri taşıyan son otobüsün Dağlık Karabağ'dan ayrılmasıyla sona erdi.

Dağlık Karabağ'ın insan hakları ombudsmanı Gegham Stepanyan, ayrılıkçı anklavdan kalkan otobüste ağır hastalıkları ve hareket etme zorluğu olan 15 yolcunun bulunduğunu söyledi.

Ermeni yetkililer, uluslararası alanda Azerbaycan'ın bir parçası olarak tanınan fakat Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte yaşanan savaşın ardından onlarca yıldır fiili bir devlet olarak varlığını sürdüren Dağlık Karabağ'dan 100 bin 514 kişinin (yani bölge sakinlerinin yüzde 85'inin) Ermenistan'a geçtiğini açıkladı.

Son otobüsler de ayrılırken, Stepanakert ya da Azerbaycan'da bilinen adıyla Hankendi'nin merkezinden terk edilmiş sokakları gösteren ürkütücü videolar ortaya çıktı.

Boş bebek arabaları, bebek beşikleri, çocuk scooterları ve sandalyeler, onbinlerce insanın otobüs ve araba beklemek üzere toplandığı ana cadde boyunca dağılmış olarak görülüyor. Azerbaycan polisi şehrin sınırlarında kontrol noktaları kurdu ve Rus barış gücü askerleri de şehrin kenar mahallelerindeki üslerinde görev yapmayı sürdürüyor.

Son günlerde göç eden eski sakinler The Independent'a buranın bir "hayalet şehir" olduğunu söyledi.

Ermenistan'ın Goris sınır kasabasına ulaşan, kendi kendini ilan eden hükümetin eski üyesi Lusine Barkhudaryan, "Şimdi ne olacağını bilmiyoruz" dedi. Geride kalan sadece bir avuç insan tanıdığını, bunların da çoğunlukla gidecek yerleri bulunmayan yaşlılar olduğunu söyledi.

Geri dönemeyiz. Onlarca yılda yaptığımız her şey yok oldu.

Karabağ'daki Stepanakert ya da diğer adıyla Hankendi'deki ana meydan (Al Jazeera/YouTube)
Karabağ'daki Stepanakert ya da diğer adıyla Hankendi'deki ana meydan (Al Jazeera/YouTube)

Her iki taraftaki ailelerin yerlerinden edildiği 30 yıldan uzun zamandır süren kanlı savaş boyunca binlerce kişi öldürüldü.

10 ay önce Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de hükümet, gıda, yakıt ve elektriğe erişimi kısıtlayarak anklava felç edici bir kuşatma uygulamıştı. Ardından 19 Eylül'de Azerbaycan güçleri 24 saat süren ani bir askeri harekat başlattı. Silah ve asker sayısında geride kalan ve abluka nedeniyle zayıflayan ayrılıkçı güçler teslim oldu ve yıl sonuna kadar hükümetlerini feshetmeyi kabul etti.

Bakü, Azerbaycan'a yeniden entegre edilirken Dağlık Karabağ'daki etnik Ermenilerin haklarına saygı gösterme sözü verdi. Fakat çoğunluk, dillerini konuşma, dini ve kültürel geleneklerini uygulama özgürlüklerini kaybetmek de dahil zulüm görmekten korkarak kaçtı.

Aralarında eski başbakanlardan Ruben Vardanyan'ın da bulunduğu Karabağ Ermenisi birkaç siyasi ve emniyet yetkilisinin Ermenistan'a geçmeye çalışırken Azerbaycan tarafından gözaltına alınması paniği daha da arttırdı.

Vardanyan'ın ailesi pazartesi günü yaptığı açıklamada, gözaltına alınmasından bu yana kendisiyle iletişim kuramadıklarını söyledi. Aile, uluslararası topluma yardım çağrısında bulundu.

Karabağ'daki Stepanakert ya da diğer adıyla Hankendi'deki ana meydan (Al Jazeera/YouTube)
Karabağ'daki Stepanakert ya da diğer adıyla Hankendi'deki ana meydan (Al Jazeera/YouTube)

Açıklamada, "Sağlığından ve keyfi uygulamalardan endişe duyuyoruz, ayrıca yakalandığından bu yana kendisiyle iletişim kuramadık" dendi.

Onun sağlığından ve hayati tehlike altında olmasından endişeleniyoruz.

Ayrıca Azerbaycanlı savcılar, eylül başında istifa etmeden önce bölgeyi yöneten Dağlık Karabağ'ın eski lideri Arayik Harutyunyan hakkında da tutuklama emri çıkarttı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev pazartesi günü yaptığı konuşmada ülkesinin "ihtilafa son verdiğini" söyledi.

Onurumuzu koruduk, adaleti ve uluslararası hukuku yeniden tesis ettik. Gündemimiz Kafkasya'da barış, bölgede barış, işbirliği ve ortak menfaatler. Bugün de bunu ortaya koyuyoruz.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, etnik Ermenilerin Dağlık Karabağ'dan toplu halde göç etmesinin "doğrudan bir etnik temizlik ve halkı anavatanlarından koparma eylemi" anlamına geldiğini söyledi.

Perşembe günü Ermenistan'ın AB elçisi, birliği Dağlık Karabağ anklavındaki operasyonları nedeniyle Azerbaycan'a yaptırım uygulamaya çağırdı ve Batı'nın sert adımlar atmaması halinde Bakü'nün yakında Ermenistan'a saldırabileceği uyarısında bulundu.

Tigran Balayan, Azerbaycan petrol ve doğalgazına tavan fiyat getirilmesi ve Bakü'yle daha yakın ilişkiler kurulmasına yönelik AB görüşmelerinin askıya alınması gibi muhtemel yaptırımları sıraladı. Gazetecilere verdiği bir demeçte Batı'yı Ermenistan'a "cesur" güvenlik desteği sağlamaya da çağırdı.

Balayan, "Ermenistan'a yönelik bir saldırının yakın olduğu sadece Ermenistan yönetiminin değil, aynı zamanda birçok uzmanın, hatta bazı AB üyesi ülkelerin de görüşüdür" dedi.

Independent Türkçe



İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
TT

İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)

Reuters'ın aktardığına göre, İran'ın Fars Haber Ajansı bugün Asaluyeh'deki Güney Pars Petrokimya Kompleksi'nde birkaç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Bugün, İran'ın Kum kentindeki bir yerleşim bölgesine düzenlenen hava saldırısında, devlet kontrolündeki İran Daily gazetesinin internet sitesine göre en az 5 kişi öldü. İran, son günlerde savaşla ilgili genel kayıp rakamlarını açıklamadı, ekipman kayıplarından ise bahsetmedi.

Bu sabah erken saatlerde, İran'ın başkenti Tahran'a bir dizi hava saldırısı düzenlendi ve patlamalar gece boyunca yankılandı; ancak hedeflerin ne olduğu anlaşılamadı. Alçak uçuş yapan savaş uçaklarının uğultusu birkaç saat boyunca aralıklarla duyuldu.


Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
TT

Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor. Trump, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı açmasını talep etmiş, aksi takdirde bir misilleme ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya varmaları için önümüzdeki çarşamba gününü son tarih olarak verdi. Bu, ABD’nin doğu kıyısı saatiyle salı akşamı 20:00’ye denk geliyor. Taraflar, savaşın kırkıncı gününe yaklaşırken ya bir uzlaşmaya varacak ya da yıkıcı bir saldırıyla yüzleşecek.

Olası ateşkes

ABD ve İsrail kaynaklarına göre, ABD ve bölgesel arabulucular, savaşın kalıcı olarak sona ermesine yol açabilecek 45 günlük olası bir ateşkes üzerine görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre uzmanlar, sürenin son saatlerinde kısmi bir anlaşma sağlanma olasılığı azalmasına rağmen, bu girişimi savaşın dramatik bir şekilde tırmanmasını önlemek için ‘son şans’ olarak değerlendiriyor.

Savaşı durdurmaya yönelik çabalar

Diplomatik çabalara yakın kaynaklar, görüşmelerin Pakistan, Mısır ve Türkiye aracılığıyla yürütüldüğünü ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların gerçekleştiğini açıkladı. Axios’a göre müzakereler şu anda iki aşamalı bir anlaşma üzerinde yoğunlaşıyor: İlk aşama, savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi amacıyla yürütülecek görüşmelerin süreceği yaklaşık bir buçuk aylık olası bir ateşkesi kapsıyor. Gerekirse ateşkes süresi uzatılabilecek.

Arabulucular, ikinci aşamaya geçiş ve savaşın tamamen sona erdirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum meselesinin çözümüyle mümkün olacağını, bunun ya uranyumun yurtdışına taşınması ya da yoğunluğunun azaltılması yoluyla olabileceğini belirtiyor. Bu adımların yalnızca kapsamlı bir nihai anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebileceği vurgulanıyor.

Şu anda arabulucular, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokuyla ilgili güven artırıcı önlemler almasını sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyor. Kaynaklardan ikisi, bu iki konunun Tahran için temel pazarlık maddeleri olduğunu ve İran’ın yalnızca 45 günlük geçici bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmeyeceğini söylüyor. Arabulucular ise ilk aşamada her iki konuda kısmi adımlar atılması ve ABD’nin de savaşın yeniden başlamayacağına dair garantiler sunması olasılığını değerlendiriyor.

ABD birliklerinin hareketlerini takip etmek

Başarının büyük ölçüde İran’ın vereceği yanıta bağlı olabileceği belirtiliyor. Zira Tahran son günlerde çeşitli teklifleri reddetmişti.

Londra Free Press gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre, ABD güçlerinin bölgedeki mevcut hareketliliği biraz daha sürebilir ve bölgeye takviye birlikler gönderilebilir. Makale, mevcut durumun bu ayın sonuna kadar devam edebileceğine işaret ediyor.

Makalede, İran’daki yeni liderlerin Amerikalıların hamlelerini önemsemediği, çünkü Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ABD’nin sahip olduğu tüm kozlardan üstün olduğunu düşündükleri ifade ediliyor. Bu nedenle ay sonuna gelindiğinde, Trump’ın önünde büyük olasılıkla yalnızca üç seçenek kalacağı ve bunların hepsinin onun açısından korkutucu olduğu vurgulanıyor.

Trump için olası seçenekler şunlar olabilir:

1- İran rejimi ile anlaşma

İlk seçenek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü içeren ve ABD ile İsrail’in İran’a yeniden saldırmayacağına dair uluslararası bir garanti öngören bir anlaşma yapmak. Gazeteye göre bu durum Trump için ‘son derece küçük düşürücü’ olacak. Zira kötü tabloyu hiçbir şekilde düzeltemeyecek.

2- Zafer ilanı ve asker çekme

İkinci seçenek, zafer ilan ederek birlikleri geri çekmek, ancak bu durum Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamayacak.

3- Hark Adası’nın ele geçirilmesi

Üçüncü seçenek, kara kuvvetlerini göndererek Hürmüz çevresindeki Hark Adası veya kıyı bölgelerinin ele geçirilmesiyle İran’ı müzakere masasına oturtma umudu. Gözlemciler, Amerikan askerlerinin düşürülen uçağının pilotlarını başarıyla kurtarmasının ardından Trump’ın benzer operasyonları genişletme isteğinin doğabileceğinden endişe ediyor.

2 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyon, pilotların güvenli şekilde kurtarılmasını sağlamıştı. The Hill gazetesine göre Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a kara birlikleri göndermeyi de değerlendiriyor.

Trump, sürenin dolmasına kadar bir anlaşma umudunu korurken, son saatlerdeki açıklamalarında İran’a boyun eğmezse ülkeyi tamamen yok edeceği tehdidinde bulunarak kararlılığını gösterdi. Enerji tesisleri ve başlıca köprüler, saldırı hedefleri arasında öncelikli olarak gösterildi.


Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
TT

Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat şefinin öldürüldüğünü duyurarak, İranlı liderleri "tek tek" takip edeceklerini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Katz, "Devrim Muhafızları sivillere ateş açıyor, biz ise terörist liderleri ortadan kaldırıyoruz" dedi.

Katz, "İran liderleri sürekli olarak hedef alındıklarını hissediyorlar ve biz de onları tek tek takip etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'ın çelik ve petrokimya endüstrilerine "önemli ölçüde zarar verdiğini" iddia etti.

Şöyle devam etti: "İran'ın ulusal altyapısını yok etmeye devam edeceğiz ve terörist rejimi çöküş noktasına kadar zayıflatmak, terörizmi yayma ve İsrail Devleti'ne ateş açma kabiliyetini baltalamak için çalışacağız."