Hamas’ın kullandığı gizli tüneller ağı hakkında ne biliyoruz?

İslami Cihad hareketinin askeri kanadı olan Kudüs Tugayları’nın bir üyesi, 17 Nisan 2022’de Gazze’deki bir tünelde (AFP)
İslami Cihad hareketinin askeri kanadı olan Kudüs Tugayları’nın bir üyesi, 17 Nisan 2022’de Gazze’deki bir tünelde (AFP)
TT

Hamas’ın kullandığı gizli tüneller ağı hakkında ne biliyoruz?

İslami Cihad hareketinin askeri kanadı olan Kudüs Tugayları’nın bir üyesi, 17 Nisan 2022’de Gazze’deki bir tünelde (AFP)
İslami Cihad hareketinin askeri kanadı olan Kudüs Tugayları’nın bir üyesi, 17 Nisan 2022’de Gazze’deki bir tünelde (AFP)

Hamas, İsrail’e saldırı düzenlemek için İslami Cihad’ın yardımıyla Gazze Şeridi’nde kazdığı gizli tüneller ağını kullanıyor.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre, Gazzelilerin ‘yer altı şehri’, İsrail ordusunun ise ‘Gazze metrosu’ olarak adlandırdığı ikinci bir yer altı ağı daha var.

Bazı kaynaklara göre, burası yerin 30-40 metre altında yer alan, roketler ve mühimmatları depolamanın yanı sıra Hamas komuta ve kontrol merkezlerini barındırmak, insanları ve malları taşımak için kullanılan, tamamı İsrail ordusunun savaş uçakları ve keşif drone’larından uzakta olan geniş bir tünel labirenti.

Hamas, 2021’de Gazze’nin altında 500 kilometre değerinde tünel inşa ettiğini iddia etti. Ancak bu kadar büyük bir tünelin varlığı doğru mu belli değil.

Eğer doğruysa, Hamas’ın yer altı tünelleri, New York metro sisteminin uzunluğunun yarısından biraz daha az olacak.

İsrail merkezli Reichman Üniversitesi’nden profesör Daphne Richemond-Barak, “Bu, oldukça küçük bir toprak parçası üzerindeki çok karmaşık ve çok büyük bir tünel ağı” dedi.

Tünel ağının, yoksul Gazze’yi yöneten Hamas’a ne kadara mal olduğu belli değil.

Gazze, 2007’den bu yana İsrail’in kara, deniz ve hava ablukasına tabi tutuluyor.

Gazze’nin normalde derin yer altı tünelleri inşa etmek için kullanılan türden devasa makinelere sahip olduğuna inanılmıyor.

Uzmanlar, temel aletler kullanan kazıcıların, elektrik bağlanan ve betonla güçlendirilmiş ağı kazmak için muhtemelen yerin oldukça derinlerine indiğini söylüyor.

Tünellerde saklanan füze rampaları, ‘tuzak kapısı’ adı verilen bir sistem aracılığıyla ortaya çıkarak fırlatma yapıp ve ardından tekrar kaybolabiliyor.

Tüneller Orta Çağ’dan beri çekici bir savaş aracı oldu.

Günümüzde ise, Hamas gibi gruplara asimetrik savaşta avantaj sağlayarak, İsrail ordusu gibi daha gelişmiş bir ordunun bazı teknolojik avantajlarını boşa çıkarıyorlar.

Hamas’ın tünellerini, Afganistan dağlarındaki El Kaide veya Güneydoğu Asya ormanlarındaki Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (Viet Cong) tünelleri gibi diğer birçok tünelden farklı kılan şey, dünyadaki en yoğun nüfuslu bölgelerden birinin altında yer alması.

Gazze Şehri’ni oluşturan 41 kilometre uzunluğunda ve 10 kilometre genişliğindeki alanda yaklaşık 2 milyon insan yaşıyor.

İsrail ile Hamas’ın 7 Ekim’de başlayan çatışmasından önce Gazze’nin nüfusu yaklaşık 2 milyondu. Ancak yakın zamanda, İsrail bombardımanından kaçmak için 1 milyon kişi yerinden edildi.

Lieber Hukuk ve Kara Harpleri Enstitüsü ve West Point’teki Modern Savaş Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Richemond-Barak konuya ilişkin görüşlerine şu ifadelerle devam etti;

“Nerede bulunursa bulunsun, dağlık bir bölgede olsanız bile tünellerle uğraşmak her zaman zordur. Ancak kentsel bir alanda olduğunuzda, taktik, stratejik ve operasyonel yönler ile tabii ki sivil nüfusa garanti edilmesi gereken koruma da dahil olmak üzere her şey daha karmaşık hale geliyor.”

İsrail ordusunun Gazze’ye yapacağı bir sonraki kara saldırısında bu tünel ağını takip etmesi bekleniyor.

Son yıllarda ordu, bunların ortadan kaldırılması için büyük çabalar sarfetti.

İsrail, yer altı geçitlerini ortadan kaldırmak amacıyla 2014 yılında Gazze’ye kara saldırısı başlattı.

İsrail ordusu, 2021’de bu yer altı kalelerinin ‘100 kilometreden fazla’ kısmının hava saldırıları sayesinde yok edildiğini duyurdu.

Richemond-Barak, sivillerin Gazze Şeridi’nden çıkarılmasının tünellerin ortadan kaldırılmasını daha güvenli hale getireceğini ancak bu tür operasyonların tehlikeli olacağını söyledi.

Yeraltı geçitlerini hedef almanın genellikle onları ortadan kaldırmanın en etkili yolu olduğunu söyleyen Richemond-Barak, “Ancak bu tür saldırılar sivilleri de etkileyebilir. Tünel tehdidiyle başa çıkmanın kusursuz bir çözümü yok. Tüneller için Demir Kubbe yok” diye ekledi.

Hiç şüphe yok ki, İsrail istihbarat servisleri, Filistin tünel ağının en azından bir kısmının güzergahını biliyor.

Ancak uzmanlara göre, geri kalan kısımların gizli olması, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki herhangi bir kara operasyonunu daha da zorlaştırıyor.

New York merkezli düşünce kuruluşu Soufan Center’dan araştırma görevlisi Colin Clarke, “Hamas tünellerini ezbere biliyor. Bazılarında tuzaklar var. Bu tür yerlerde savaşmaya hazırlanmak, İsraillilerin sahip olmayabileceği kapsamlı istihbarat gerektirecektir” dedi.

Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü’nden Alexander Greenberg ise, “Bu tüneller Hamas’ın işine yarasa da, aynı zamanda bir tuzak oluşturuyor. Çünkü İsrail ordusu bu tünellerin yerlerini doğru tespit ederse, içindekileri kuşatacak ve tepkisi ‘acımasız’ olacaktır” şeklinde bir yorumda bulundu.



Pentagon, iki bakanın evini drone-savar lazerle koruyacak

Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)
Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)
TT

Pentagon, iki bakanın evini drone-savar lazerle koruyacak

Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)
Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)

Mike Bedigan 

Yeni bir habere göre Pentagon, Washington DC'de Pete Hegseth ve Marco Rubio'nun ikamet ettiği askeri üsse drone-savar lazer sistemi kurmayı değerlendiriyor.

Konuyla ilgili bilgilendirildiği belirtilen 4 kaynak, İran'la çatışma devam ederken Washington DC'nin güneybatısındaki Fort Lesley J. McNair üssünde bu güçlü teknolojinin kurulmasının düşünüldüğünü The New York Times'a söyledi.

The Independent, haberlerin doğrulanması ve konuya ilişkin yorum almak için Savunma Bakanlığı'yla iletişime geçti.

Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı değerlendirmesine yol açmış ancak nihayetinde ikisi de taşınmamıştı.

Ordu, Ortadoğu'daki savaş sırasında üst düzey hükümet yetkililerine yönelik olası tehditleri yakından izlerken The Washington Post, hava sahasını ihlal eden drone'ların kaynağının bilinmediğini bildirdi.

Yetkililer, iki hafta içinde birden fazla kez drone görüldüğünü, bunun üzerine acil güvenlik incelemesi başlatıldığını ve Beyaz Saray'da nasıl yanıt verileceğine dair toplantı yapıldığını söyledi.

Fort McNair yakınlarına lazer yerleştirilmesi, başkent ve çevresindeki hava sahası düzenlemesini daha da zorlaştırabilir; bu sistemler halihazırda Federal Havacılık İdaresi'yle (FAA) yönetim arasında tartışmalara neden oluyor.

Geçen ay Teksas'ın El Paso kenti üzerindeki hava sahası, sınır yetkililerinin Meksika karteline ait bir drone olduğuna inandığı bir cisme lazerle ateş açmasının ardından kısa süreliğine kapatılmış ancak bunun bir parti balonu olduğu ortaya çıkmıştı.

Geçen yıl Ronald Reagan Ulusal Havaalanı yakınlarında ordu helikopteriyle yolcu uçağının havada çarpışması sonucu 67 kişinin öldüğü olaydan sonra, FAA'nın Washington DC-Metropol bölgesindeki faaliyetleri de halihazırda yakından inceleniyor.

McNair yakınlarına lazer yerleştirilmesinin düşünüldüğüne dair haberler, ülke içindeki birkaç üssün kuvvet koruma düzeyini "Charlie"ye yükseltmesinin ardından geldi. Charlie, komutanların olası bir saldırıyı gösteren istihbarata sahip olduklarında kullanılan bir tanım.

New Jersey'deki McGuire-Dix-Lakehurst Müşterek Üssü ve Florida'daki MacDill Hava Kuvvetleri Üssü (İran'a karşı operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı'na ev sahipliği yapıyor) Charlie seviyesine yükseltildi.

Charlie'den daha yüksek tek seviye olan "Delta", bir saldırının yaklaştığı ya da gerçekleştiği anlamına geliyor.

Öte yandan 9 Mart'ta Louisiana'daki Barksdale Hava Kuvvetleri Üssü üzerinde çok sayıda "izinsiz drone" görüldü. Bu, nükleer silah taşıyabilen uzun menzilli B-52 bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan üssün karantinaya alınmasına yol açtı.

Barksdale, ABD Hava Kuvvetleri'nin en büyük ikinci havaalanı ve 40'tan fazla B-52 bombardıman uçağına ev sahipliği yapıyor. Barksdale, aktif görevdeki askerler, yedek askerler, asker aileleri ve sivil çalışanlar da dahil yaklaşık 15 bin kişilik bir nüfusa sahip.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news/world/americas/us-politics


Çin, İran savaşında arabuluculuk rolünü üstlenecek mi?

İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 
İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 
TT

Çin, İran savaşında arabuluculuk rolünü üstlenecek mi?

İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 
İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 

Çin, İran savaşında Washington ve Tahran yönetimleri arasında arabuluculuk rolü oynayabilir.   

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, salı günü Çinli mevkidaşı Vang Yi'yle görüştü.

Vang'ın davetiyle düzenlenen toplantının ardından yayımlanan açıklamada, iki ülke de Ortadoğu'daki savaşta "acilen ateşkes sağlanması gerektiğini" vurguladı.

Pekin ve İslamabad yönetiminin hazırladığı "5 maddelik ortak girişim" kapsamında düşmanlıkların derhal sonlandırılması, en kısa sürede barış görüşmelerine başlanması, sivillerin korunması, seyrüsefer rotalarının güvenliğinin sağlanması ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın gözetilmesi istendi.

Taraflar, İran'ın ve diğer Körfez ülkelerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, sivillere ve kritik altyapıya yönelik saldırıların sonlandırılması gerektiğini vurguladı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan Pakistanlı yetkililer, Dar'ın Pekin'deki ziyaretinde Çin'in muhtemel barış anlaşmasında garantör rolü oynama ihtimalini görüşmüş olabileceğini söylüyor.

Pakistan, ABD ve İran arasında arabuluculuk yapmak istediğini belirtmiş, pazar günü "Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'na" ev sahipliği yapmıştı.

Görüşmede Hakan Fidan, Dar, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati bir araya gelmişti.

CNN'e konuşan yetkililer, bu toplantı sırasında Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari'nin de Çin Büyükelçiliği'nde görüşme düzenleyerek Ortadoğu'daki durumu ele aldığını belirtiyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan araştırmacı Tong Zhao şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Çin'in diplomatik arabuluculuk rolünü üstlenmek için birçok sebebi var. Çin, dünyanın bir zıtlığı görmesini istiyor: ABD kargaşa ve kaos yaratırken, Çin kendini gerginliğin azaltılması, istikrar ve barışın sağlanması için bir güç olarak konumlandırıyor.

Ancak Pekin'in bu yönde somut bir rol üstlenmeye ne kadar istekli olduğu belirsiz.

Şi Cinping yönetimi, İran ve Suudi Arabistan arasında 2023'teki normalleşme sürecinde arabuluculuk yapmıştı. Geçen yılki Tayland - Kamboçya çatışmalarında ikili görüşmelerin düzenlenmesini sağlarken, Ukrayna savaşının sonlandırılması için 12 maddelik barış planı da açıklamıştı.

Pekin'deki Renmin Üniversitesi'nden Vang Yivei'ye göre Çin, İran ve ABD'nin yanı sıra Pakistan da dahil çatışmanın kilit aktörleriyle ilişkilerini kullanarak barış görüşmelerinde tüm taraflara ulaşılmasını sağlayabilir.

Çin Komünist Partisi'ne bağlı İngilizce yayın yapan Global Times, Pakistan ve Çin'in bölgedeki barış için koordineli çalıştığını yazıyor.

Lanzhou Üniversitesi'nden Zhu Yongbiao, 5 maddelik ortak girişim planının "Çin'in bölgesel ve küresel barışı korumadaki sorumluluğunu ortaya koyduğunu" vurguluyor.

Independent Türkçe, CNN, Global Times, NHK


CNN'in veri analisti Enten: "Trump'ın onay oranı Ölüm Vadisi'nde"

CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)
CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)
TT

CNN'in veri analisti Enten: "Trump'ın onay oranı Ölüm Vadisi'nde"

CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)
CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)

Graig Graziosi 

CNN'in baş veri analisti Harry Enten, ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranının "Ölüm Vadisi"ne düştüğünü söyledi ve başkomutanın, Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in olası 2028 başkanlık yarışına zarar verebilecek kadar sevilmediği uyarısında bulundu.

Salı sabahı Enten, Trump'ın onay oranlarını ele alarak, "uçuruma düştüğünü" ve "yükselme belirtisi göstermediğini" iddia etti.

Enten, X'te, "Artık en düşük 2. dönem seviyesinde: -18 puan" diye yazdı.

Bunun en büyük nedeni: Bağımsızlar. Trump -45 puanda. 2. dönemde bu noktada herhangi bir başkan için en kötü durum. Watergate'in zirvesindeki Nixon'dan (-36 puan) daha kötü!

Enten, Trump'ın seçmenler arasındaki onay oranındaki düşüşün sadece İran'daki popüler olmayan savaştan kaynaklanmadığını, aynı zamanda popülerliğini "sürekli" daha da düşüren "bir dizi olayın" sonucu olduğunu söyledi.

Ocak ayında +6 puandaydı, sonra bir yıl önce [Nisan ayında] -3 puandaydı, 9 ay önce -7 puandaydı, Ekim 2025'te -10 puandaydı. Ocak 2026'da -13 puandaydı. Ve şimdi -18 puana kadar düştü. En düşük ikinci dönem seviyesi.

Enten, Trump'ın İran'daki savaşı yarın bitirse bile küçük bir artış görebileceğini ancak bunun onu daha fazla yükselteceğine inanmadığını da ekledi.

Analist daha sonra Trump'ın dip seviyedeki onay oranını ilk dönemindeki aynı noktayla karşılaştırdı.

"İlk dönemde, bu noktada aslında yükseliyordu. Aslında onay oranı artıyordu" dedi.

Üç aylık dönemdeki değişimi 5 puan artmıştı. Şimdiyse, ikinci döneminin en düşük seviyesine gerilediği, -18 puanda olduğu üç aylık bir değişimden bahsediyoruz. Birinci dönemde, bu noktada, aslında daha yüksek bir seviyedeydi.

Trump'ın bağımsız seçmenler arasındaki net onay oranı, özellikle popüler olmayan modern başkanlarla karşılaştırıldığında bile son derece düşük. Enten, Trump'ın ikinci döneminde bağımsız seçmenler arasındaki net onay oranının -45 olduğunu söyledi ve bunu iki eski başkanla (Richard Nixon ve George W. Bush) karşılaştırdı. Nixon'ın, ikinci döneminin aynı noktasında ve Watergate skandalının zirvesindeyken -36, Irak Savaşı'nın karmaşıklığı içinde boğulan Bush'un ise -37 olduğunu belirtti.

Sözlerine devam ederek, Trump'ın birinci döneminin aynı noktasındaki seviyesinden "6 puan daha düşük" olduğunu söyledi.

CNN'den John Berman daha sonra konuyu Trump'ın düşen oranlarından, bu oranların "ona yakın olanları" nasıl etkilediğine ve ne tür "yan hasarlara" yol açabileceğine çevirdi.

Enten, Kalshi tahmin piyasası bahislerine atıfta bulunarak, 6 ay önce tahmin piyasası kullanıcılarının yüzde 53'ünün Vance'in 2028'de başkan olacağını düşündüğünü söyledi. Bu oran bugün yüzde 37'ye düştü.

Enten, "Kalshi tahmin piyasasına göre, bu [Vance'in] tüm zamanların en düşük seviyesiyle aynı seviyede" dedi.

Trump'a geri dönen Enten, Trump'ın mevcut onay oranını iki kelimeyle tanımladı:

Ölüm Vadisi.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news/world/americas/us-politics