ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait botların hedef alınması talimatını verdi. Bu adım, kırılgan ateşkes üzerinde doğrudan baskı oluşturan bir gerilim olarak değerlendirilirken, ABD ordusunun İran’la bağlantılı bir petrol tankerine el koyduğu ve Tahran’ın stratejik su yolunda seyrüsefer kısıtlamalarını savunduğu bildirildi.
Trump, donanmaya “mayın döşeyen herhangi bir tekneye ateş açılması ve vurulması” yönünde talimat verdiğini belirterek, mayın temizleme operasyonlarının artırıldığını ifade etti. Ayrıca İran’ın “kimin tarafından yönetildiğini bilmediğini” söyleyerek ülkede iç bölünmeler olduğu yönündeki iddialarda bulundu. Bu açıklamalar İran tarafından resmen yalanlandı.
İran’da Meclis Başkanı Mohammad Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Masud Pezeshkiyan ve Yargı Erki Başkanı Gulam-Hüseyin Muhsini-Ejei, “İran’ın birlik içinde olduğu” ve ülkede “çatışan akımlar bulunmadığı” vurgusu yaptı. Üç isim, tüm devlet kurumlarının “tek bir çizgide” hareket ettiğini ve herhangi bir tırmanmaya verilecek karşılığın rakipleri “pişman edeceğini” belirtti.
ABD güçleri denizdeki operasyonlarını sürdürürken, Hint Okyanusu’nda “Majestic X” adlı petrol tankerine el koydu. Bu adım, İran petrolü kaçakçılığına yönelik yürütülen kampanya kapsamında bir hafta içindeki ikinci operasyon oldu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 30’dan fazla geminin geri çevrildiğini ve geniş çaplı askeri konuşlandırmayla deniz ablukasının genişletildiğini açıkladı. Bu arada İran Devrim Muhafızları, boğaz yakınlarında gemilere yönelik iniş ve baskın görüntüleri yayımlayarak sahadaki kontrolünü sergiledi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran'ın eylemlerini ulusal güvenliği korumaya yönelik olduğunu belirterek savundu. İranlı milletvekillerinin açıklamaları, Hürmüz Boğazı meselesine yaklaşımlarında bir farklılaşmayı ortaya koydu; bazıları resmi geçiş ücretlerinin uygulanmasını reddederken, bazıları da toplanan gelirlerden ve geliştirilmekte olan yeni bir yasal çerçeveden bahsetti.