Trump, 2024 başkanlık seçimleri yarışında en önemli beş eyalette Biden'ı geride bıraktı

Seçmenlerin Biden'ın yaşının yanı sıra ekonomi ve dış politikayı yönetme şekli konusunda şüpheleri var

Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump, ABD’nin Florida eyaletinin Kissimmee kentindeki Gaylord Palms Resort & Convention Center’da düzenlenen Florida Özgürlük Zirvesi'nde (Florida Freedom Summit) seçim kampanyası konuşması yaptıktan sonra destekçilerine el sallarken, 4 Kasım 2023 (Reuters)
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump, ABD’nin Florida eyaletinin Kissimmee kentindeki Gaylord Palms Resort & Convention Center’da düzenlenen Florida Özgürlük Zirvesi'nde (Florida Freedom Summit) seçim kampanyası konuşması yaptıktan sonra destekçilerine el sallarken, 4 Kasım 2023 (Reuters)
TT

Trump, 2024 başkanlık seçimleri yarışında en önemli beş eyalette Biden'ı geride bıraktı

Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump, ABD’nin Florida eyaletinin Kissimmee kentindeki Gaylord Palms Resort & Convention Center’da düzenlenen Florida Özgürlük Zirvesi'nde (Florida Freedom Summit) seçim kampanyası konuşması yaptıktan sonra destekçilerine el sallarken, 4 Kasım 2023 (Reuters)
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump, ABD’nin Florida eyaletinin Kissimmee kentindeki Gaylord Palms Resort & Convention Center’da düzenlenen Florida Özgürlük Zirvesi'nde (Florida Freedom Summit) seçim kampanyası konuşması yaptıktan sonra destekçilerine el sallarken, 4 Kasım 2023 (Reuters)

The New York Times (NYT) tarafından dün yayınlanan bir anket, eski Başkan Donald Trump’ın 2024 başkanlık seçimlerinde en önemli altı eyaletin beşinde Başkan Joe Biden'ı büyük bir farkla geride bıraktığını gösterdi.

Anket, Trump'ın Nevada'da 10, Georgia'da 6, Arizona ve Michigan'da 5 ve Pensilvanya'da 4 puan gibi büyük bir farkla Biden'ın önünde olduğunu ortaya koydu. Biden’ın yalnızca Wisconsin'de iki puanla Trump’ı geçmeyi başardığı görülüyor. Biden, 2020 seçimlerinde altı eyaletin tamamında Trump’ı yenmişti.

NYT, Biden’ın yaşı konusunda büyük şüphelerle ve ekonomiyi yönetme şekliyle ilgili olarak da derin bir memnuniyetsizlikle karşı karşıya olduğunu aktardı. NYT’ye göre, seçmenlerin üçte ikisi, ABD'nin yanlış yönde ilerlediğine inanıyor ve dış politika konularında Biden’a verilen destek azalıyor. ABD’nin en önemli 6 eyaletinin tamamında yapılan anketler, Trump'ın Biden karşısında 48’e 44 önde olduğunu gösteriyor. Anket, Biden'ın zayıf performansını yaşı nedeniyle oluşan güven eksikliğine bağlarken seçmenler, Trump'ın ekonomiyi, dış politikayı ve göçü daha iyi yönetme becerisine sahip olduğuna inanıyor.

Trump'ın yükselişinin siyahi seçmenlerden gelen eşi benzeri görülmemiş düzeydeki destek sayesinde arttığı söylenebilir. NYT'ye göre, altı eyalette nüfusun yüzde 22’lik rekor bir oranı, Biden konusunda Trump’ın yanında yer alıyor. Trump, şu anda 2024 başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçi adaylar arasında önemli bir ilerleme kaydetmiş durumda.

En önemli konu ekonomi

Seçmenler, ekonomide yüzde 59’a yüzde 37’lik bir farkla Biden’a karşısında Trump’a daha fazla güvendiklerini söylüyor. Trump ile Biden arasındaki en büyük destek farkı ekonomi konusunda ortaya çıkıyor. Ekonomik konularda Trump, her yaş grubundan ve her gelir seviyesinden hem erkekler hem de kadınlar, üniversite mezunu olanlar ve olmayanlar arasında tercih ediliyordu.

Bu sonuç, Biden için özel bir sorunu da ortaya koyuyor. Çünkü seçmenlerin neredeyse iki katı, 2024 başkanlık seçimlerinde oylarını kürtaj ya da silah gibi sosyal meselelerden ziyade ekonomik meselelerin belirleyeceğini söylüyor. Seçimlerde ekonominin belirleyiciliğini savunan seçmenlerin yüzde 60’ı yüzde 32’ye karşı ezici bir çoğunlukla Trump’a oy vermeyi düşündüklerini açıkladı. Biden'ın seçim kampanyası, ekonomideki başarıları nedeniyle yeniden seçilmesi gerektiği mesajını öne çıkarıyor. Ancak ankete göre, seçmenlerin yalnızca yüzde 2'si Biden'ın ekonomide iyi bir performans sergilediğini söylüyor.

Pas kuşağı bölgesi

Biden’ın 2020 yılındaki başkanlık seçimlerinde zafere giden yolu, pas kuşağı (New York eyaletinin güneybatısını, Pennsylvania'nın kuzey yarısını ve batısını, Batı Virginia'nın ve Kentucky'nin kuzeyini, Michigan'ın güneyini, Ohio eyaletinin tamamını, Indiana'nın kuzey yarısını, Illinois'nin kuzeydoğusunu ve Wisconsin'in güneydoğusunu kapsayan bölge/the rust belt) denilen coğrafyadan geçti. Anket, Biden'ın endüstriyel kuzey eyaletlerinde çeşitliliğin daha fazla olduğu, ABD'nin güneyi boyunca uzanan en güneşli bölgelerinin oluşturduğu güneş kuşağı (sun belt) bölgesine kıyasla daha güçlü olduğunu gösteriyor. Biden’ın, seçmenlerin gözünde sınıfta kaldığı konular ise güvenlik açıklarından çeşitli sosyal sorunlara kadar uzanıyor. Seçmenler, göçmenlik konusunda 12 puan, ulusal güvenlik konusunda 12 puan ve İsrail-Filistin çatışması konusunda 11 puan farkla Trump'ı Biden'a tercih etti.

Seçmenlerin yüzde 58’lik çoğunluğu, Biden’ın politikasıyla uyumlu olarak Ukrayna'ya daha fazla ekonomik ve askeri yardım yapılmasını destekliyor. Ancak bu destek, dış politikayı yönetme meselesindeki daha kapsamlı sorularda Biden’a fayda sağlayacak gibi görünmüyor.

Ulusal güvenlik konusunda ise erkek ve kadın seçmenler arasındaki görüş farkı oldukça büyüktü. Bu konuda erkek seçmenlerin yüzde 33’ü Biden’ı, yüzde 62’si Trump’ı tercih etti. Kadın seçmenlerin ise yüzde 47'si Trump’ı yüzde 46’sı Biden’ı önde görüyor..

Biden ve kürtaj hakkı meselesi

Seçmenlerin Biden'a en büyük desteği verdikleri mesele kürtaj hakkıydı. Seçmenler, eski Başkan Trump’a karşı yüzde 9’luk bir farkla Başkan Biden'ı destekledi. Biden ayrıca, ‘demokratik’ değerlerle ilgilenme konusunda seçmenlerin kendisine olan güvenini Trump karşısında yüzde 3 gibi küçük bir farkla korudu.

NYT'ye konuşan Pensilvanyalı seçmen Spencer Weiss (53), Başkan Biden döneminde dünyanın parçalanmaya başladığını söyledi.

Weiss, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başkan olarak ülke için olumlu yönde rol model olacak bir lider olabileceğini düşündüğüm birini görmeyi tercih ederim.  Trump'ın en azından bu konuda aklı başında olduğunu düşünüyorum."

Biden yakında 81 yaşına girecek. Böylece Biden, ABD tarihinde başkanlık için yarışan en yaşlı aday olacak. Biden’ı 77 yaşındaki Trump takip ediyor. Ankete katılanların yüzde 71'i, Biden'ın etkili bir başkan olarak hizmet edemeyecek kadar yaşlı olduğunu söylüyor. Biden'ın destekçilerinin yüzde 54'ü de onun bu iş için çok yaşlı olduğunu belirtti.

Biden'ın popülaritesindeki düşüşü değiştirmeye ve ekonomik göstergeleri iyileştirmeye çalışması için önünde hala bir yıl var. Biden'ın büyük bütçeli seçim kampanyası, bahsi geçen bu beş eyaletteki zayıf yönlerini desteklemeyi hedefliyor. Öte yandan hakkında 4 dava olan eski Başkan Trump için 2024 yılı duruşmalarla dolu ve hareketli geçecek gibi görünüyor.



İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı

İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı
TT

İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı

İran, Natanz tesisinin bombalanmasına Dimona civarına saldırarak karşılık verdi: 54 yaralı

İran ile İsrail arasındaki savaş, bugün en tehlikeli nükleer eşiklerinden birine ulaştı. İran’a ait bir füzenin, İsrail’in güneyinde ana nükleer tesisin bulunduğu Dimona kentine doğrudan isabet etmesi, Tahran’ın Natanz zenginleştirme tesisinin yeni bir saldırıya uğradığını açıklamasından saatler sonra gerçekleşti.

Tel Aviv, füzenin engellenmeye çalışıldığını ancak başarısız olunduğunu bildirirken, Tahran Natanz’da herhangi bir radyasyon sızıntısı yaşanmadığını açıkladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ise nükleer bir kazanın önlenmesi için itidal çağrısını yineledi.

Dimona’daki saldırıda yaralı sayısı yaklaşık bir saat içinde 54’e yükseldi. Yaralılar arasında durumu ağır olan 12 yaşında bir çocuk da bulunuyor. İran ya da füze parçalarının kente düşmesi sonucu yaşanan olayın ardından İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini ancak önleme girişimlerinin başarısız olduğunu ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Tahran ise saldırının Natanz tesisine yönelik operasyonlara “yanıt” olduğunu açıkladı.

 İsrail medyasının Dimona'daki roket saldırısı bölgesinden yayınladığı bir fotoğraf.İsrail medyasının Dimona'daki roket saldırısı bölgesinden yayınladığı bir fotoğraf.

Önleme girişimleri başarısız oldu

İsrail acil servisleri, İran’a ait balistik füzenin Dimona’ya düşmesi sonucu 54 kişinin hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Yaralılar arasında durumu ağır olan bir çocuk ve orta derecede yaralanan bir kadın bulunurken, diğer yaralanmaların çoğunun şarapnel etkisi, sığınaklara kaçış sırasında yaşanan kazalar ve panik nedeniyle meydana geldiği belirtildi. Daha önce açıklanan yaklaşık 20 yaralı sayısı, hasarın boyutunun netleşmesiyle arttı.

İsrail ordusu, İran’dan güney bölgesine doğru füze atışları tespit edildiğini ve söz konusu füzenin engellenmeye çalışıldığını ancak başarısız olunduğunu açıkladı. Polis tarafından paylaşılan görüntülerde, olay yerinde büyük çaplı hasar meydana geldiği görüldü. Kurtarma ekipleri bazı binalarda mahsur kalanlar olduğunu bildirirken, sağlık ekipleri “geniş çaplı yıkım” ifadesini kullandı.

Dimona’nın hassasiyeti

Dimona, Negev Çölü’ndeki İsrail’in ana nükleer tesisine yakınlığı nedeniyle özel bir hassasiyet taşıyor. Tesisin doğrudan hedef alındığına dair henüz bir doğrulama yapılmazken, kente isabet eden füze nükleer dosyayı yeniden savaşın merkezine taşıdı.

İsrail, nükleer programı konusunda belirsizlik politikasını sürdürürken, Dimona reaktörünün araştırma amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak nükleer silaha sahip olup olmadığı konusunda resmi bir açıklama yapmıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü ise İsrail’in yaklaşık 90 nükleer başlığa sahip olduğunu tahmin ediyor.

 Dimona'daki olay yerinde bulunan İç Cephe Komutanlığı birlikleri (İsrail Ordusu)Dimona'daki olay yerinde bulunan İç Cephe Komutanlığı birlikleri (İsrail Ordusu)

Natanz tesisine saldırı

Dimona’daki saldırıdan saatler önce İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD ve İsrail’in Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisine saldırı düzenlediğini duyurdu. Açıklamada tesisin hedef alındığı belirtilirken, herhangi bir radyoaktif sızıntı yaşanmadığı vurgulandı.

İran medyası haberlerinde, saldırının çevre halk için bir tehlike oluşturmadığını belirtti. Bu, mevcut savaş sürecinde Natanz tesisine yönelik ikinci saldırı olarak kaydedildi. İran’ın en kritik nükleer altyapılarından biri olarak kabul tesis, başkent Tahran’ın yaklaşık 220 kilometre güneydoğusunda bulunuyor,+

“İtidal” çağrısı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi, Natanz’a yönelik saldırı haberlerinin ardından taraflara itidal çağrısında bulundu. Ajans, İran’dan alınan bilgiler doğrultusunda tesis dışında radyasyon seviyelerinde artış tespit edilmediğini açıkladı.

Grossi, nükleer tesislerin hedef alınmasının ciddi riskler doğurduğunu belirterek, olası bir nükleer kazanın önlenmesi gerektiğini vurguladı.

Rusya’dan tepki

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Natanz’a yönelik olduğu öne sürülen ABD-İsrail saldırılarını “sorumsuz” olarak nitelendirdi. Açıklamada, uluslararası toplumun bu tür eylemlere karşı açık ve objektif bir tutum sergilemesi gerektiği ifade edildi.

İsfahan yakınlarında hasar

Washington merkezli Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü’nün uydu görüntülerine dayanan analizine göre, İsfahan’daki nükleer kompleks yakınlarında bulunan bir tesiste şubat sonu ile m>art başı arasında hasar meydana geldi. Söz konusu alanın, nükleer tesisin savunma ve komuta altyapısıyla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

Analizde, yer altındaki tünellerin girişlerinin ve bazı korunaklı yapıların saldırılarda zarar gördüğü, hatta bazı bölümlerde çökme yaşanmış olabileceği belirtildi. Bu durum, çatışmaların yalnızca zenginleştirme tesisleriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bu tesislerin çevresindeki askeri ve lojistik altyapıyı da hedef aldığını ortaya koyuyor.


İsrail ordusu, nükleer reaktörün bulunduğu Dimona'nın İran füze saldırısına uğradığını doğruladı

Dimona reaktörü (AP)
Dimona reaktörü (AP)
TT

İsrail ordusu, nükleer reaktörün bulunduğu Dimona'nın İran füze saldırısına uğradığını doğruladı

Dimona reaktörü (AP)
Dimona reaktörü (AP)

İsrail ordusu bugün, İsrail'in güneyinde nükleer tesisin bulunduğu Dimona şehrinin İran füze saldırısına uğradığını doğrularken, ambulans servisi de düşen şarapnel parçaları nedeniyle 39 kişinin yaralandığını bildirdi.

"Acil Servis" görevlilerinden iki kişi, dün Tel Aviv'de İran'a ait bir balistik füzenin engellenmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)"Acil Servis" görevlilerinden iki kişi, dün Tel Aviv'de İran'a ait bir balistik füzenin engellenmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Ordu yaptığı açıklamada, Necef çölünde bulunan şehirdeki bir binaya "doğrudan füze saldırısı" düzenlendiğini belirtti. Bu açıklama, sosyal medyada yayılan ve havadan hızla düşen patlayıcı bir cismin yere çarparak büyük bir alev topu oluşturduğunu gösteren görüntülerin ardından geldi.


ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?
ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?
TT

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?
ABD'nin İran petrolüne yaptırımları hafifletmesi Asya'yı nasıl etkileyecek?

ABD'nin İran petrolüne yaptırımları geçici olarak hafifletmesiyle Asya ülkelerinde hareketlilik arttı.  

Asya ülkeleri ham petrol arzının yüzde 60'ını Ortadoğu'dan temin ediyor. Ancak İran Devim Muhafızları'nın savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nı neredeyse tamamen kapatması, Asya'daki enerji piyasalarını sarstı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dünkü açıklamasında denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren, dar kapsamlı ve kısa süreli bir genel lisans yayımladıklarını bildirdi.

Bessent, bu hamleyle yaklaşık 140 milyon varil petrolü hızla küresel piyasaya sunarak arz üzerindeki baskıyı hafifletmek istediklerini belirtti.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı askeri harekattan önce İran'dan en fazla petrol alan ülke Çin'di. Bessent, açıklamasında yaptırım altındaki İran petrolünün Çin tarafından ucuza stoklandığını söyledi.

ABD Hazine Bakanı, perşembe günü Fox News'a açıklamasında, yaptırımların hafifletilmesi sonucunda Hindistan, Japonya ve Malezya gibi petrole ihtiyaç duyan ülkelere tedarik sağlanabileceğini belirtti.

Ayrıca Çin'in bu petrolü savaş öncesi dönemdeki gibi ucuza almak yerine varillere "piyasa fiyatını" ödemek zorunda kalacağını savundu.

Bessent, İran'ın bu petrolün satışından elde edilen gelirlere ulaşmakta güçlük çekeceğini öne sürerek, Washington'ın Tahran'a baskıyı sürdüreceğini de vurguladı.

Ancak BBC'nin görüş aldığı, denizcilik yaptırımlarında uzmanlaşmış danışmanlık şirketi Blackstone Compliance Services'ın direktörü David Tannenbaum, Beyaz Saray'ın hamlesini "delilik" diye niteledi:

Aslında İran'ın petrol satmasına izin veriyoruz, bu petrol daha sonra savaş harcamalarını finanse etmek için kullanılabilir.

Düşünce kuruluşu Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi'nden Rachel Ziemba da ABD'nin, petrol gelirlerinin İran'ın eline geçmesini engellemekte güçlük çekeceğine işaret ediyor.

Reuters'ın aktardığına göre Hindistan'daki rafineriler İran petrolünü satın almayı sürdürmek için işlemlere başladı. Adlarının paylaşılmaması şartıyla ajansa konuşan Hint yetkililer, devletten onay geldiğinde harekete geçileceğini belirtiyor.

ABD yönetimi İran savaşının yarattığı kriz nedeniyle Rus petrolüne yaptırımları da geçici olarak askıya almıştı. Yeni Delhi yönetimi de Moskova'dan petrol satın almıştı.

İngilizce yayın yapan Hint medya kuruluşu Times of India'nın analizinde, Rus petrolüne erişimden sonra İran petrolünü de satın alabilmenin Yeni Delhi yönetimi için hayati önem taşıdığına dikkat çekiliyor.

Guardian'ın analizinde, ABD'nin bu adımının İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin'e fayda sağlamasının beklendiğine işaret ediliyor. Diğer yandan adının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan ABD Hazine Bakanlığı'ndan bir yetkili, İran'dan Çin'e gönderilen ve halihazırda denizde bekleyen petrolün başka ülkelere yönlendirilebileceğini söylüyor.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Japon medya kuruluşu Kyodo'ya açıklamasında Japonya'yla bağlantılı gemilerin Hürmüz'den geçişine izin verilmesi için Tokyo yönetimiyle görüşme yürüttüklerini söyledi.

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, ABD Başkanı Donald Trump'la cuma günü Oval Ofis'te bir araya gelmişti. Takaiçi, İran'ın Körfez ülkelerine düzenlediği misillemeleri ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını kınarken, ABD'nin askeri operasyonlarına katılacaklarına dair herhangi bir açıklama yapmamıştı.

ABD Hazine Bakanlığı'nın yayımladığı lisansa Küba, Kuzey Kore ve Kırım dahil edilmedi.

Independent Türkçe, BBC, Reuters, Times of India, Kyodo, Japan Times, Guardian