Dünya ekonomisi, İran savaşının etkilerinin “ön faturasını” bekliyor

PMI ve enflasyon verileri, şokun gerçek boyutunu ve enerji fiyatlarındaki artışın etkilerini ortaya koydu

New York Borsası'nın bulunduğu Finans Mahallesi'nde yürüyen İnsanlar (AFP)
New York Borsası'nın bulunduğu Finans Mahallesi'nde yürüyen İnsanlar (AFP)
TT

Dünya ekonomisi, İran savaşının etkilerinin “ön faturasını” bekliyor

New York Borsası'nın bulunduğu Finans Mahallesi'nde yürüyen İnsanlar (AFP)
New York Borsası'nın bulunduğu Finans Mahallesi'nde yürüyen İnsanlar (AFP)

Önümüzdeki hafta, 2026 yılının küresel ekonomik gidişatını izlemek açısından önemli bir dönüm noktası olacak. Açıklanacak olan Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) ve enflasyon verileriyle birlikte, Ortadoğu’daki savaşın küresel ekonomide bıraktığı izlerin ne kadar derin olduğu konusundaki tartışmalar, teorik tahminlerden somut rakamlara dönüşecek.

ABD ekonomisi enerji kaynakları sayesinde nispeten istikrarlı görünürken, Avrupa ve İngiltere ‘fırtınanın’ ortasında kalmaya devam ediyor. Yaşam maliyetlerindeki artış, bu ülkeleri neredeyse imkânsız bir denklemle karşı karşıya bırakıyor. Dolayısıyla ya enflasyonla mücadele etmek için faizleri artırmaya devam edip şiddetli bir durgunluk riskini göze alacaklar ya da bekleyip fiyatların güvenli seviyeleri aşmasını izleyecekler.

DFVBGR
FED Başkanı, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına başkanlık etti (AFP)

ING Bankası'ndan ekonomi uzmanı James Knightley bir değerlendirmesinde şunları söyledi:

“ABD Merkez Bankasının (FED) iki görevi var. Bunlardan birincisi fiyat istikrarını korumak ve istihdamı en üst düzeye çıkarmak, ikincisi daha büyük zorluklar içeriyor. Dolayısıyla FED’in faiz oranlarını yükseltmek yerine düşürme eğiliminde olduğunu düşünmeye devam ediyoruz.”

Belirsizlik bulutu Euro Bölgesi üzerinde

Euro Bölgesi, Ortadoğu'daki savaşın ve enerji fiyatlarındaki ‘devasa’ artışın hem şirketlerin hem de tüketicilerin güvenine ne kadar zarar verdiğini ortaya çıkaracak verilerle dolu yoğun bir hafta bekliyor. Salı günü, Fransa, Almanya ve tüm Euro Bölgesi için mart ayı ilk PMI verilerinin açıklanmasıyla başlayacak olan hafta, hafta boyunca yayınlanacak bir dizi güven anketiyle devam edecek.

Geçtiğimiz şubat ayındaki rapor, talepte toparlanma sinyalleri ve iyimserlikte bir artışa işaret etse de Ortadoğu’daki son gelişmeler bu ivmeyi baltalama tehdidi oluşturuyor. Bu bağlamda Investec analisti Ryan Djajasaputra, imalat sektörünün enerji maliyetlerindeki sert artıştan ‘en çok zarar görecek’ sektör olacağını vurguladı. Wall Street Journal (WSJ) gazetesine göre Djajasaputra, çatışmanın sebep olduğu ‘belirsizlik bulutunun’ bu ayki PMI üzerinde ağır bir gölge oluşturacağını öngördü.

RGBH
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, banka yönetim kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi (Reuters)

Yarın PMI ile birlikte Euro Bölgesi tüketici güvenine ilişkin ön veriler de açıklanacak. Bunu çarşamba günü, yakından takip edilen Almanya İfo İş Ortamı Endeksi izleyecek. Ardından perşembe günü Fransa imalat sektörü güven verileri açıklanacak. Cuma günü ise piyasalar, enerji fiyatlarındaki artışın nihai tüketiciye ne kadar hızlı yansıdığını gösteren önemli bir gösterge olacak İspanya'nın ön enflasyon verilerini bekliyor.

Para politikası açısından ise savaş ortamı, Avrupa Merkez Bankası (ECB) içindeki güç dengesini değiştirdi. Son toplantısında faiz oranlarını sabit tutan banka, yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu yeniden tırmandırması halinde faiz artırımına hazır olduğunu açıkça belirtti. London Stock Exchange Group (LSEG) verileri, finans piyasalarının artık Avrupa Merkez Bankası’nın önümüzdeki haziran ayında faiz artışı yapacağına dair fiyatlandığına işaret ediyor.

Bu gergin ortamda, Avrupa tahvil piyasası yoğun bir hareketlilik yaşıyor. Belçika ve Hollanda, pazartesi ve salı günleri ihale düzenleyecek. Alman Finans Ajansı ise salı ve çarşamba günleri çeşitli vadeli tahvillerin ihalesinden önce üç aylık finansman gözden geçirme raporunu açıklayacak. İtalya ise çarşamba ve cuma günleri yapılacak ihalelerle haftayı kapatacak.

İngiltere ve zorlu seçimler

Geçtiğimiz çarşamba günü şubat ayı tüketici fiyat enflasyonu verilerinin açıklanması beklenirken yatırımcılar da bu verileri büyük bir ihtiyatla bekliyor. Bu rakamlar, Ortadoğu'daki savaşın yol açtığı petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki muazzam sıçramadan önceki döneme ait olsa da son şoktan önce ülkenin hareket ettiği fiyat tabanına ilişkin belirleyici bir tablo sunacak.

EFV
Londra'daki İngiltere Merkez Bankası binası yakınlarında bulunan bir bilgilendirme levhası (Reuters)

İngiltere halihazırda yüksek enflasyon seviyeleriyle boğuşuyor. Bu durum, İngiltere Merkez Bankası’nın son toplantısında faiz oranlarını değiştirmeden bırakmasına neden olurken, gerekirse fiyatları kontrol altına almak için faizleri artırabileceğini açıkça ima etti. HSBC'deki ekonomi uzmanları, tüketici fiyat endeksi ve perakende fiyat endeksinin şubat ayı verilerinde yüzde 3 ve yüzde 3,8'de sabitlenebileceğini öngörüyor. Ancak bu tahminleri aşan rakamlar, özellikle 10 yıllık devlet tahvili getirilerinin 2008'den bu yana en yüksek seviyelere ulaşmasıyla birlikte, yatırımcıları paniğe sürükleyebilir.

Enflasyonun yanı sıra salı günü mart ayı imalat ve hizmet sektörlerine ait satın alma yöneticileri endekslerinin ilk verileri açıklanacak; bu veriler, İran'a yönelik askeri operasyonların başlamasından bu yana iş dünyasındaki güvenin ne kadar sarsıldığını gösteren ilk canlı tabloyu sunacak. Hafta, tüketici güven anketi ve perakende satış rakamlarının açıklanmasıyla sona erecek. Bu göstergeler, İngiliz hanelerinin yeni bir enflasyon dalgasıyla başa çıkmaya ne kadar hazır olduklarını yansıtacak.

Çin, Japonya ve ‘enerji güvenliğindeki’ dönüşümler

Öte yandan Çin'deki verilerde göreceli bir sükûnet hakim olsa da BNP Paribas raporları siyasi önceliklerin ‘mali istikrar ve enerji güvenliğine’ doğru yeniden şekillendiğine işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin'e yapmayı planladığı ziyaretin ertelenmesiyle, ikili ilişkiler gözlem altında kalmaya devam ediyor.

FVG
Pekin'deki bir Walmart markette meyve ayıran çalışanlar (Reuters)

Çin Japonya ve Güney Kore'ye kıyasla doğrudan enerji şoklarından nispeten daha az etkileniyor. Bu da ülkeye iç politikalarını belirleme konusunda bir miktar bağımsızlık sağlıyor.

Japonya'da ise gözler, yıllık ücret müzakerelerinin sonuçlarına ve hükümetin enerji desteğiyle hafif bir düşüş gösterebilecek enflasyon verilerine odaklanırken, yatırımcılar ise son derece yüksek getiri sunan 40 yıllık Japon devlet tahvillerine olan talebi izliyor.

Diğer taraftan Avustralya, ‘fırtına öncesi sessizlik’ denilebilecek bir ortamda enflasyon verilerini bekliyor. Analistler, İran'daki savaşın etkisiyle önümüzdeki aylarda enflasyon oranlarının yaklaşık yüzde 5 oranında sıçrayacağını öngörüyor. Bu durum, Avustralya Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar faiz oranlarını 5 kez artırma olasılığını güçlendiriyor. Norveç'te ise, mevcut ‘enerji şoku’ nedeniyle Merkez Bankası'nın gelecekteki faiz indirimlerine karşı büyük bir ihtiyat sergilemesi bekleniyor.



Washington'dan Hizbullah'a yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)
TT

Washington'dan Hizbullah'a yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)

ABD Hazine Bakanlığı, perşembe günü Hizbullah ile bağlantılı olduğunu belirttiği Lübnanlı yetkililer ve bir iş ağına yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. Bu adımın, örgüte ve Lübnan içindeki ile dışındaki mali destek ağlarına yönelik finansal baskıyı artırmayı amaçladığı belirtildi.

ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), Marada Hareketi lideri Süleyman Franciye ile Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kumati'yi yaptırım listesine aldığını duyurdu. Ayrıca Lübnanlı iş insanı Ala Hasan Hamiyye (Ala Hamiyye) ile bağlantılı çok sayıda kişi ve şirket de yaptırımlara dahil edildi.

Hazine Bakanlığı, yaptırım uygulanan Lübnanlı yetkililerin siyasi nüfuzlarını kullanarak Lübnan'daki barış sürecini engellediklerini ve Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yönelik çabaları geciktirdiklerini öne sürdü. Açıklamada, Hizbullah'ın Lübnan'daki siyasi ve güvenlik kurumlarındaki etkisini koruyabilmek için müttefiklerinden ve çeşitli yetkililerden oluşan bir ağa dayandığı ifade edildi.

Bakanlık, Süleyman Franciye'nin Hizbullah ile kurduğu ittifaktan siyasi hedefleri doğrultusunda yararlandığını, parlamento seçimlerinde reformcu ve bağımsız adaylara karşı yürüttüğü seçim kampanyaları için örgütten mali destek aldığını iddia etti. Bu gerekçeyle Franciye, terörle mücadeleye ilişkin 13224 sayılı Başkanlık Kararnamesi kapsamında yaptırım listesine eklendi.

sddvd
İsrail bombardımanı sonucu yıkılan binalar, Beyrut’un güney banliyösünde (Dahiye) görülüyor; bölgede Hizbullah’a ait bir bayrak dalgalanıyor. (EPA)

Mahmud Kumati de İran'dan Hizbullah'a nakit para transferlerinin koordinasyonunu sağlamak ve örgütün Lübnan'daki çıkarlarını savunmakla suçlanarak yaptırım listesine alındı.

Aynı kapsamda Hazine Bakanlığı, 20 Mart 2026'da Ala Hamiyye ve ticari ağına uygulanan yaptırımları genişleterek Lübnan ve bazı Arap ülkelerindeki ilave kişi ve şirketleri de kapsama dahil etti.

Bakanlık, söz konusu kişi ve kuruluşların Hizbullah adına para toplama, sözleşmeler yürütme ve örgüte gelir sağlamak amacıyla kullanılan paravan şirketleri yönetme faaliyetlerinde bulunduğunu ileri sürdü.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güvenli ve müreffeh bir geleceğe kavuşabilmesi için Hizbullah'ın silahsızlanması gerekiyor. Hazine Bakanlığı, Hizbullah'ın mali ağlarını hedef almaya ve örgütün Lübnan devletini zayıflatmasına ve kalıcı barış fırsatlarını tehdit etmesine yardımcı olanlardan hesap sormaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Hazine Bakanlığı ayrıca yaptırımların amacının cezalandırmak değil, yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların davranışlarını değiştirmelerini teşvik etmek olduğunu belirtti. Açıklamada, gerekli hukuki şartların yerine getirilmesi halinde isimlerin yaptırım listesinden çıkarılabileceği de kaydedildi.


ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı

ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı
TT

ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı

ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinde Washington ile Tahran arasında varılan mutabakatı eleştiren isimleri sert sözlerle hedef aldı ve "gerçeklerle yüzleşmeleri gerektiğini" söyledi.

Perşembe günü Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Vance, "Beni gerçekten rahatsız eden şey Netanyahu hükümetindeki bazı kişilerin anlaşmaya ve hatta zaman zaman doğrudan ABD Başkanı'na saldırmasıdır. Eğer ben İsrail hükümetinde olsaydım, dünyada elimde kalan tek güçlü müttefike saldırmazdım" ifadelerini kullandı.

Washington'da Beyaz Saray, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve Başkan Donald Trump tarafından bir gün önce imzalanan mutabakatın bir nüshasını Kongre'ye gönderdi.

Sahada ise ABD ordusu, iki aydan uzun süredir İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere uygulanan deniz ablukasının kaldırıldığını duyurdu.

Başkan Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın mutabakat zaptını uzaktan imzalamasının ardından gözler, tarafların cuma günü İsviçre'nin Bürgenstock dağ tatil beldesinde gerçekleştireceği ilk müzakere turuna çevrildi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi

  • ABD ile imzalanan mutabakata göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden 60 gün boyunca herhangi bir geçiş ücreti alınmayacak.
  • Bu süre boyunca geçiş ücretlerini İran karşılayacak.
  • Hürmüz Boğazı Otoritesi, geçiş izinlerini mümkün olan en kısa sürede düzenlemekle görevlendirildi.
  • Güvenlik gerekçeleriyle gemilerin belirlenen zaman ve rotalarda seyretmesi zorunlu olacak.

Mutabakatın maddeleri

  • ABD, İran'a uyguladığı deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen kaldıracak.
  • Nihai anlaşmaya varılması halinde ABD, İran çevresindeki askeri güçlerini 30 gün içinde geri çekecek.
  • ABD ve bölgesel ortakları, İran'ın yeniden imarı ve ekonomik kalkınması için 300 milyar dolarlık bir plan hazırlayacak.
  • Nihai anlaşma kapsamında ABD, İran'a yönelik yaptırımları kaldıracak.
  • İran, nükleer silah satın almayacağını veya geliştirmeyeceğini taahhüt ediyor.
  • ABD ile İran, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakereleri sürdürecek; tarafların mutabakatı halinde bu süre uzatılabilecek.
  • Taraflar, İran'ın dondurulmuş mali varlıklarının serbest bırakılması konusunda da müzakerelerde bulunacak.

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı
TT

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı

Fransa'nın Evian kentinde düzenlenen G7 Zirvesi'nin dün gerçekleşen kapanış gününde, liderler Ukrayna'ya silah desteği, yapay zekânın düzenlenmesi ve çocukların dijital ortamda korunması konularında görüş birliğine vardı.

Zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, G7 liderlerinin çeşitli konularda aylar süren görüş ayrılıklarının ardından ortak bir tutum sergilemesini memnuniyetle karşıladı.

Almanya, Kanada, ABD, Fransa, İtalya, Japonya ve Birleşik Krallık liderleri, Rusya'nın savaş ekonomisi üzerindeki baskıyı artırma taahhüdünde bulunurken, Ukrayna'ya hava savunma kapasitesi, savunma sistemleri, ilave önleme füzeleri ve uzun menzilli kabiliyetlerin sevkiyatını artırma konusunda da anlaşmaya vardı.

Ayrıca, lisanslı üretim modeli kapsamında Ukrayna topraklarında uzun menzilli füzeler ve hava savunma sistemlerinin üretileceği bildirildi.

Zirve kulislerinde konuşan diplomatik kaynaklar, “Lisans kapsamında yalnızca hava savunma sistemleri değil, derin hedeflere yönelik saldırı kabiliyetleri de üretilecek” ifadelerini kullanarak, uzun menzilli füze projelerine işaret etti.

Dijital alanda ise ABD ile diğer G7 ülkeleri arasında çocukların korunması ilkesi konusunda uzlaşı sağlandı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre taraflar, 15 veya 16 yaşın altındaki kişilerin sosyal medya platformlarını kullanmasının yasaklanması yönündeki yaklaşımda ortak görüş benimsedi.