Çinliler, Cadılar Bayramı kutlamalarında ülkedeki ekonomik bozulmayı tiye alıyor

Çinli gençler, ekonomik sıkıntıları protesto etmek amacıyla kostümler giyerek Cadılar Bayramı'nı kutladı

Şangay'da eğlence düşkünü binlerce kişi, Cadılar Bayramı kostümlerini giydi (AFP)
Şangay'da eğlence düşkünü binlerce kişi, Cadılar Bayramı kostümlerini giydi (AFP)
TT

Çinliler, Cadılar Bayramı kutlamalarında ülkedeki ekonomik bozulmayı tiye alıyor

Şangay'da eğlence düşkünü binlerce kişi, Cadılar Bayramı kostümlerini giydi (AFP)
Şangay'da eğlence düşkünü binlerce kişi, Cadılar Bayramı kostümlerini giydi (AFP)

Halid el-Menşavi 

Çinli gençler, Çin'in karşı karşıya olduğu ekonomik sıkıntıları protesto amacıyla bu hafta ülkenin en zengin şehri Şangay sokaklarında kostümler giyerek Cadılar Bayramı'nı kutladı.

Bu sıkıntıların başında, bazı bankaların borçlanma maliyetlerindeki rekor artış geliyor. 

Şangay'daki binlerce eğlence tutkunu, Batılı ülkelerin Cadılar Bayramı'nı kutlamak için en iyi kostümlerini giydi. Batman ve prensesler kostümleri giyenler de oldu.

Ancak kamuoyu ve sosyal medya, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin vaziyeti, emlak krizi gibi sıkıntılar patlak verdiğinden bu yana onu kuşatan tehlikeler hakkında iğneleyici yorumlar sunan kostümlere ilgi gösterdi. 

Sosyal medyada yayılan videolarda, üzerine Şanghay Kompozit Endeksi'nin yazılı olduğu pankartı giyen bir adam görüldü.

Şahsın elinde, bu endeksin bu yıl dünyanın en kötü performans gösteren borsalarından biri olmasına rağmen bir avuç pırasa vardı.

Nitekim istikrarlı bir düşüş yaşayan Şanghay Kompozit Endeksi, son yedi ayda yüzde 10'dan fazla düşüş kaydetti.

Çin'de 220 milyondan fazla bireysel yatırımcı mevcut. Bu yöndeki ortak şikayet, kayıp dalgası devam ettikçe hem büyük şirketlerden hem de hükümetten sert baskılara maruz kaldıkları, zirâ kendileri ve paraları manipüle edildiği yönünde. 

Yatırımcıların hisse senetlerinden kaçış dalgası giderek kötüleşiyor

Bir Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) kullanıcısı, bir cosplay sanatçısına atıfla, "Bu en korkutucu olanı ve bunu görmek istemiyorum" yorumunu yaptı.

Bir diğeri ise hisse senedi endeksi grafikleri hakkında yorum yaparak, "Kalbim kırıldı... Bu, Çin'deki en şeytani hayalet" vurgusunda bulundu.

Cadılar Bayramı kostümlerinden bir diğerinde, tıp öğrencisi gibi giyinmiş bir kadın, elinde dilenmek için bir kap tutarken görüntülendi.

Bir başkası ise "Liberal sanatlar öğrencisi" yazısı olan ve yumurtalı kızarmış pilav istediği bir tabelayı eline alarak dilencilik kasesi taşıdı.

Küresel yatırımcılar, son aylarda Çin hisse senetlerini benzeri görülmemiş bir hızla düşürdü.

Geçen yıl 7 Ağustos ile 19 Ekim arasındaki dönemde Stock Connect platformu aracılığıyla yurt dışına yabancı para akışı yaklaşık 22,1 milyar dolara ulaştı.

Bu, anakara ile Hong Kong piyasaları arasındaki ticaret bağlantısı tarihindeki en büyük dışa akış sayılıyor.

Çin ekonomisi, emlak piyasası krizi, yerel yönetim borç baskısı, teknoloji konusunda ABD ile Çin arasında artan gerilimler ve zayıf küresel talep gibi bir dizi zorluktan etkilendi.

Piyasaları ve ekonomiyi canlandırmak için çeşitli önlemler deneyen yetkililer ise pek başarılı olamadı. 

Genç işsizliğine dair verilerin oldukça kötüleşmesi, hükümetin bu yöndeki verileri yayınlamayı durdurmasına neden oldu. 

Şangay'daki şenliklere katılan Xiao Pan, "İnsanların duygularını çok uzun süre bastırdığını düşünüyorum. Dolayısıyla böyle bir fırsat bulduklarında kendilerini ifade etmek istiyorlar. Cadılar Bayramı, siyasi risklerden endişe etmeden bir şeyleri ifade etme fırsatı" vurgusunda bulundu. 

Ekonomik krize dair uyarılar

Günler önce, bazı Çin bankalarının gecelik borçlanma maliyetlerinin kısa süreliğine yüzde 50 gibi rekor bir seviyeye ulaşması, kısa vadeli borçlanma oranlarının yüzde 30'a yükseldiği 2013 kredi krizinin anılarını canlandırarak küresel piyasalarda tedirginlik yarattı.

Çinli broker Huaan Securities'in sabit gelir baş analisti Yan Ziqi, finansman koşullarının, piyasalardan para çeken devlet tahvili satışları dalgası ve ay sonunda ödenmesi gereken vergi ödemeleri nedeniyle sıkılaştığını söyledi.

Daha sonra ise bazı kurumsal yatırımcıların durumu yanlış değerlendirdiğini, nakit sıkıntısı yaşamamak için uyguladıkları kısa vadeli faiz oranlarını önemli ölçüde artırdığını bildirdi. 

Geçen hafta Çin yasama organı, doğal afetler ve diğer altyapı projelerinin ardından yeniden inşa çabalarını finanse etmek için 137 milyar dolar değerindeki devlet tahvilini onayladı.

Bunlardan bazıları zaten serbest bırakılmıştı. Bunun piyasadaki devlet tahvili arzını artırması, dolaşımdaki para miktarını azaltabilir.

Çoğu borçlu etkilenmezken ortalama gecelik faiz oranları hızlı bir şekilde normal seviye olan yüzde 2,5'e geriledi.

Ancak nakit sıkıntısı, yatırımcıların Çin finansal sistemindeki potansiyel riskler konusunda ne kadar korktuklarının bir işaretiydi.

Salı günü Ekim ayına ait resmi rakamlar, ülkenin büyük imalat sektörünün zayıf talep nedeniyle yeniden daraldığını gösterdi.

Hizmetler ve inşaat sektörleri de Çin'in Aralık 2022'de Kovid-19 kısıtlamalarını kaldırmasından bu yana geçen ay en zayıf faaliyetlerini kaydetti. 

Ekonomik istikrarı korumaya yönelik hamleler

Moody's Investors Service'in perşembe günü yayınladığı raporda, "Çin'in ekonomik görünümü oldukça belirsiz olmaya devam ediyor" açıklamalarında bulunuldu. 

Başkan Şi Cinping, bu zorlukların üstesinden gelmek için ekonomideki finansal risklerin çözülmesi ihtiyacını yinelemek amacıyla bu hafta önemli bir mali politika toplantısına ev sahipliği yaptı. Bu, 2017'den bu yana düzenlenen ilk toplantıydı.

Yakın zamanda yapılan bir açıklamaya göre Şi, iktidardaki Komünist Parti'yi, zor durumdaki firmalara daha fazla kredi desteği sağlamak ve stratejik açıdan önemli sektörlere daha fazla fon yönlendirmek de dahil olmak üzere finansal kurumlar üzerindeki denetimini sıkılaştırmaya çağırdı.

Politika yapıcılar, daha küçük bölgesel bankalar ve yerel yönetim finansman araçlarıyla ilgili riskleri ele alma sözü verdi.

Normalde finansal risklerle mücadelede yer almayan Çin'in casus teşkilatı dahi ekonomik istikrarın korunmasında proaktif bir şekilde yer alma sözü verdi.

Perşembe günü Devlet Güvenlik Bakanlığı, Çin ekonomisi hakkında olumsuz görüşler yayarak küresel yatırımcıların Çin'e olan güvenini baltalamaya çalışanlara karşı baskı uygulayacağına söz verdi.

Yapılan açıklamada, "Çin'i küçümseyen insanlar var. Küresel toplumun Çin'e olan güvenini sarsmaya, ülkemizin finansal sisteminde çalkantı yaratmaya çalışıyorlar. Ulusal güvenlik kurumları, finans sektöründeki ulusal güvenliği tehlikeye sokan yasa dışı ve suç teşkil eden faaliyetleri çökertmeli ve cezalandırmalıdır" ifadelerine başvuruldu.

Independent Arabia - Independent Türkçe



İran füzeleri IKBY bölgesini hedef aldı… Tahran muhalif grupları uyardı

İran füzeleri IKBY bölgesini hedef aldı… Tahran muhalif grupları uyardı
TT

İran füzeleri IKBY bölgesini hedef aldı… Tahran muhalif grupları uyardı

İran füzeleri IKBY bölgesini hedef aldı… Tahran muhalif grupları uyardı

İran dün yaptığı açıklamada, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) faaliyet gösteren Kürt muhalif gruplara ait bazı noktaları hedef aldığını duyurdu. Bu adım, bölgede devam eden savaşın etkisiyle ülkenin batı sınırlarındaki gerilimin arttığını gösteren yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

İran’ın açıklaması, Tahran yönetiminin silahlı Kürt grupların hareketliliğine ilişkin uyarılarını artırdığı bir dönemde geldi. Batılı medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, bazı Kürt grupların silahlandırılarak İran toprakları içinde yeni bir cephe açılmasının hedeflendiği yönünde iddialar yer almıştı.

İran resmi haber ajansı IRNA, askeri bir açıklamaya dayandırdığı haberinde, İran güçlerinin “IKBY’de devrime karşı faaliyet gösteren Kürt muhalif grupların karargâhlarını üç füzeyle hedef aldığını” bildirdi. Açıklamada operasyonun, Tahran’ın ‘Irak sınır bölgelerinden kaynaklanan güvenlik tehditleri’ olarak nitelediği unsurlara karşı gerçekleştirildiği ifade edildi.

Hatemu’l Enbiya Merkez Karargâhı da yaptığı açıklamada, saldırının IKBY bölgesi içindeki muhalif Kürt gruplara ait mevzilere yönelik olduğunu doğruladı. İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı operasyon merkezi, saldırıların “söz konusu grupların sahadaki hareketliliğinin tespit edilmesinin ardından” gerçekleştirildiğini belirtti.

Tahran ayrıca, Erbil kentinde bulunan bir ABD askeri noktasına insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini de açıkladı. IKBY’nin en büyük kenti olan Erbil’deki hedefe yönelik saldırı, bölgedeki savaşla bağlantılı askeri operasyonların genişlediğine işaret eden bir gelişme olarak görülüyor.

İran devlet televizyonunda yayımlanan açıklamada, “Erbil’deki saldırgan ABD güçlerinin karargâhı, İran kara kuvvetlerine ait saldırı amaçlı İHA’lar tarafından hedef alındı” denildi.

grbgrb
Erbil’in kuzeybatısında çoğunlukla Hristiyanların yaşadığı Ankava kasabasında, bir insansız hava aracının çarptığı binanın enkazını kaldıran işçiler (DPA)

Bu gelişmeler, İranlı yetkililerin sınır bölgelerinde faaliyet gösteren silahlı Kürt gruplara ilişkin uyarılarının arttığı bir döneme denk geldi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, “Silahlı ayrılıkçı gruplar koşulların hareket etmek için uygun olduğunu düşünmemeli” dedi. Laricani, İran yönetiminin ‘herhangi bir silahlı faaliyete müsamaha göstermeyeceğini’ vurguladı.

Laricani ayrıca, İran Silahlı Kuvvetleri’nin bu konuyu ‘kapsamlı şekilde takip ettiğini’ belirterek, ülkenin batı sınırlarında yaşanan gelişmelere işaret etti.

Aynı çerçevede İran İstihbarat Bakanlığı da silahlı ayrılıkçı grupların batı sınırından sızarak gerçekleştirmeyi planladığı bir saldırı planının engellendiğini açıkladı. Bakanlık, söz konusu grupların devam eden savaş ortamından yararlanarak şehir ve sınır bölgelerinde ‘terör saldırıları’ düzenlemeyi planladığını ve bunun ‘ABD-İsrail düşmanının desteğiyle’ yapılacağını iddia etti.

Bakanlık açıklamasında operasyonun, istihbarat teşkilatı ile Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) arasında yürütülen ‘ortak önleyici saldırı amaçlı savunma’ kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi. İran güçlerinin bu gruplara ait birçok mevziyi imha ettiği ve ‘ağır kayıplar verdirdiği’ ifade edildi.

Öte yandan İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Fedahuseyn Maliki, İran’ın IKBY’de ‘ABD ve İsrail’e ait üsleri yok ettiğini’ öne sürdü. Maliki, Tahran’ın artık ‘müzakerelerin sonuç vermeyeceğine ikna olduğunu’ ve ‘ABD’ye güvenilemeyeceğini’ düşündüğünü söyledi.

Maliki ayrıca, ‘düşmanın sınır bölgelerinde güvenliği istikrarsızlaştırmaya çalıştığını’ belirterek, İran’ın yürüttüğü operasyonların ulusal güvenliği savunma amacı taşıdığını ifade etti.

Buna karşılık Batı İran’daki yerel yetkililer, Irak sınırından silahlı grupların sızdığı yönündeki haberleri yalanladı. Kasr-ı Şirin Valisi, “Sınırın bu bölümünde silahlı gruplar ya da suç unsurlarının sızdığına veya yasa dışı hareketlilik olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmuyor” dedi.

Vali ayrıca, sosyal medyada Batı sınırından muhalif unsurların ülkeye girdiğine dair yayılan iddiaların ‘gerçek bir temele dayanmadığını ve yalnızca halk arasında endişe yaratmayı amaçladığını’ söyledi.

Benzer şekilde Baneh Valisi de “Kentin sınırlarında herhangi bir saldırı ya da hareketlilik şu ana kadar kaydedilmedi” açıklamasını yaptı. Vali, İran Silahlı Kuvvetleri’nin sınır hattında 24 saat görev yaptığını belirtti.

Ülkenin batısındaki Kürdistan eyaleti yetkilileri de şehirlerin tahliye edilmesi ya da halkın başka bölgelere taşınması yönünde herhangi bir karar alınmadığını açıkladı ve vatandaşları söylentilere itibar etmemeye, yalnızca resmi kaynaklara güvenmeye çağırdı.

Aynı bağlamda İranlı güvenlik kaynakları, ABD basınında yer alan ve binlerce Kürt savaşçının Irak’tan İran topraklarına geçtiğini öne süren haberleri de yalanladı. Bir güvenlik kaynağı bu haberlerin, ‘ABD ve İsrail’in hedeflerine ulaşamadığı’ iddiasının ardından İranlıların moralini bozmayı amaçlayan ‘psikolojik savaşın parçası’ olduğunu söyledi.

Tesnim Haber Ajansı ise İlam eyaletindeki sınır hattının ‘tam güvenlik altında olduğunu’ bildirerek, İran güçlerinin sınır boyunca güvenlik durumunu kontrol altında tuttuğunu aktardı.

Bu gelişmelerin yanı sıra İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çarşamba günü Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafel Talabani ile telefon görüşmesi yaptığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Mehr Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Arakçi görüşmede İran ile Irak arasındaki ortak sınırda ‘terörist hareketlilik’ olduğuna dikkat çekti ve Bağdat ile Tahran arasında imzalanan güvenlik anlaşması çerçevesinde iki taraf arasında güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

IKBY söz konusu iddiayı yalanladı

Buna karşılık IKBY hükümetinden üst düzey bir yetkili, bölgeden İran’a Kürt savaşçıların geçtiğine dair haberleri yalanladı.

IKBY Başbakanlık Ofisi yetkilisi Aziz Ahmed, X platformunda yaptığı açıklamada, “Hiçbir Iraklı Kürt İran sınırını geçmedi” dedi ve söz konusu haberlerin ‘doğru olmadığını’ belirtti.

Öte yandan Komala örgütünün komutanlarından biri Rudaw’a yaptığı açıklamada, güçlerinin ‘her türlü senaryoya hazır olduğunu, ancak şu ana kadar Doğu Kürdistan’a (İran) doğru hiçbir birliğin yönlendirilmediğini’ söyledi.

Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) operasyon odası da İran içine güç gönderildiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını açıklarken, Kürdistan Habat Örgütü bu haberleri ‘tamamen asılsız’ olarak nitelendirdi.

Irak tarafında ise gerilimin etkileri özellikle IKBY ve İran sınırındaki alanlarda hissedildi. İran ve Irak medyası dün sabah erken saatlerde Süleymaniye vilayetinde İranlı muhalif Kürt gruplara ait bazı noktaları hedef alan saldırılar sonucu patlamalar meydana geldiğini bildirdi.

Bazı haberlerde, Süleymaniye kentinin doğu banliyölerinde bulunan bir askeri radar noktasının İHA’yla hedef alındığı da öne sürüldü. Iraklı güvenlik kaynakları ise kentte bazı Kürt partileriyle bağlantılı noktalara saldırılar düzenlendiğini aktardı.

Güney Irak’ta ise Ketaib Hizbullah, çarşamba günü Curf en-Nasr Üssü yakınlarında düzenlenen saldırıda bir komutanının öldüğünü açıkladı. İran destekli silahlı gruba mensup iki kişinin de aynı saldırıda hayatını kaybettiği bildirildi.

Türkiye’den uyarı

Millî Savunma Bakanlığı, İran’daki silahlı Kürt grupların hareketliliğini ‘yakından takip ettiğini’ açıkladı. Açıklama, bu grupların bölgede süren çatışmalara dahil olabileceğine yönelik endişelerin arttığı bir dönemde geldi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’nin (PJAK) faaliyetlerinin izlendiği belirtildi. Açıklamada söz konusu örgütün PKK ile bağlantılı olduğu vurgulanarak, bu grupların faaliyetlerinin ‘yalnızca İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da tehdit ettiği’ ifade edildi.

Bakanlık ayrıca, Türkiye’nin komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü desteklediğini ve parçalanmalarını desteklemediğini belirtti. Açıklama, bölgede artan Kürt ayrılıkçı eğilimlerine ilişkin Ankara’nın duyduğu endişeye işaret etti.

Bu açıklama, Türkiye’nin İran ve Irak’taki gelişmelerin PKK ile bağlantılı grupların etkisini artırabileceği yönündeki kaygılarının arttığı bir dönemde geldi. PKK, kırk yılı aşkın süredir Türkiye’ye karşı silahlı bir isyan yürütüyor.

PJAK şubat ayında Irak’ta konuşlu diğer bazı İranlı Kürt gruplarla birlikte İran’daki yönetimi devirmeyi ve Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını savunmayı amaçlayan siyasi bir ittifak kurduklarını açıklamıştı. Ankara’nın, bölgedeki Kürt meselesinin hassasiyeti nedeniyle bu gelişmeleri yakından izlediği belirtiliyor.


İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor
TT

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaşın yeni bir aşamaya girdiğini duyurdu. Zamir, “Sürpriz saldırı aşamasını başarıyla tamamladık. Bu süreçte hava üstünlüğünü sağladık ve balistik füze ağını etkisiz hale getirdik. Şimdi operasyonun yeni aşamasına geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonunun bugün aktardığı bilgilere göre söz konusu açıklama, ülkedeki Liderlik Konseyi’nin yeni Dini Lider’in seçimini yapacak Uzmanlar Meclisi toplantısının nasıl gerçekleştirileceğini tartışmak üzere bir araya geldiğini bildirmesiyle aynı zamana denk geldi. Liderlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Dini Lider seçim takvimi veya Uzmanlar Meclisi’nin oylamayı yüz yüze mi yoksa uzaktan mı yapacağına dair bir bilgi verilmedi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün akşam telefonla katıldığı NBC News mülakatında, İran’a kara kuvveti gönderilmesini ‘zaman kaybı’ olarak nitelendirdi. Trump, “Her şeyi kaybettiler. Deniz filolarını kaybettiler. Kaybedebilecekleri her şeyi kaybettiler” şeklinde konuştu.


İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
TT

İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş gündemdeyken, Gazze Şeridi karmaşık bir süreçle karşı karşıya. Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik siyasi adımlar şu ana kadar duraklamış durumda.

Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Donald Trump’ın planının ikinci aşamasına daha hızlı geçmeyi hedefliyordu. Ancak İran’a yönelik savaş, bu süreci belirsizliğe sürükledi.

Ateşkes anlaşmasının ardından İsrail, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girerek hükümet görevlerini devralmasını engelledi. Ayrıca, grupların silahsızlandırılmasına yönelik baskıyı sürdürdü. İran’a karşı yürütülen savaş, tüm bu sürecin daha da aksamasına yol açtı.

Arabulucularla sınırlı iletişim

Hamas’ın yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Gazze Şeridi’ndeki durumla ilgili arabulucularla sınırlı ve kısmi bir iletişim sürüyor. Yetkililerden biri, özellikle Katar ve Türkiye’nin savaş krizine yoğunlaştığını ve bu nedenle sürece daha fazla dahil olduklarını, Mısır aracılığıyla iletişimin ise hâlâ takip edildiğini, ancak Mısır’ın da bölgesel durumla ilgilenmekte olduğunu belirtti.

sxcdfgt
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları (Reuters)

Hamas kaynakları, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana hareketin liderliği ile ABD yönetimi arasında doğrudan veya arabulucular üzerinden herhangi bir yeni iletişim kurulmadığını ifade etti. Ayrıca, silah meselesiyle ilgili olarak da harekete resmi bir öneri sunulmadığı vurgulandı.

Kaynaklar, mevcut savaşın Gazze Şeridi’ndeki durumu etkileyebileceğine dair endişelerini gizlemiyor. İsrail, arabulucuların müdahalesiyle ABD talebi üzerine yeniden açılan sınır kapılarını kapatarak durumu kendi lehine kullanmaya çalıştı. Uzun sürecek bir savaşın Gazze dosyasını daha da olumsuz etkileyebileceği, özellikle de İran’la yapılacak müzakereler sırasında Filistin meselesinin daha uzun süre göz ardı edilebileceği kaydedildi.

Tek taraflı kınama

İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Tahran’a düzenlenen saldırıları ve Ali Hamaney suikastını kınadı. Ancak Körfez ülkelerine yönelik saldırılar konusunda hareket, ne resmi açıklama ne de bireysel yorumlar aracılığıyla bir tutum sergilemedi.

Hamas liderlerinin, bazı gazetecilerin bu saldırılara ilişkin sorularına yanıt vermekten kaçındığı gözlendi.

Hamas kaynakları, hem Gazze içinden hem de dışından, hareketin şu anda ‘yaşananlara karşı sessiz kalmayı’ tercih ettiğini belirtiyor. Liderler, herhangi bir pozisyon almanın ileride kendileri aleyhine yorumlanabileceğini düşündükleri için, yalnızca İran’a yönelik saldırıları kınamayı uygun gördü.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin Körfez ülkelerine karşı İran’ın saldırılarını kınayamayacağını kabul ediyor. Bunun nedeni, İran’ın bu saldırıların yalnızca bölgedeki ABD üslerini hedef aldığını öne sürmesi ve Körfez ülkelerinin de bu saldırıları kendi güvenlikleri açısından değerlendirmesi.

Kaynak, Hamas’ın ‘tüm taraflarla ilişkilerini korumaya önem verdiğini’ ve bölgedeki devam eden askeri savaş ortamında kendini siyasi çatışmaların içine çekmek istemediğini belirtti.

Bu tutum, Hamas içinde sahadaki ve tabandaki kesimlerde farklı yansımalar oluşturdu; saldırılara ilişkin görüşler bölünmüş durumda.

Ancak Filistinli grupların medya alanında, ‘yönlendirmeler sürekli olarak İran’ın savaş anlatısına güçlü destek verilmesini’ öngörüyor.

Hamas’ın çeşitli platformlarında, merhum Yahya Sinvar’ın konuşmaları düzenli olarak paylaşılıyor. Sinvar, 7 Ekim 2023 öncesi yaptığı bir konuşmada ‘bölgesel bir savaşın olacağını’ belirtmişti.

Gazze Şeridi’nde Hamas ve diğer Filistinli grupların kontrolünde bulunan bölgelerdeki camilerde, İran’a destek için duaların yoğunlaştığı gözlemleniyor.

Hamas liderliğinin, bölgedeki saldırılar nedeniyle güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı öğrenildi. İsrail’in liderliğe yönelik ani bir saldırı yapabileceği korkusu hâkim. Bu endişe, dün sabah, Lübnan’daki Kassam Tugayları üyelerinden biri olan Vesim el-Ali’nin el-Bedavi Mülteci Kampı’ndaki bir konut saldırısında öldürülmesiyle pekişti. El-Ali’nin kardeşi de yaklaşık bir yıl önce benzer bir saldırıda hayatını kaybetmişti.