Rehine aileleri Netanyahu’ya baskıyı arttırıyor

Rehine aileleri, takas anlaşmasının kabul edilmesi yönündeki baskıları yoğunlaştırıyor

Netanyahu, Hamas'ın elinde bulunan İsrailli esirlerin aileleriyle görüştü (DPA)
Netanyahu, Hamas'ın elinde bulunan İsrailli esirlerin aileleriyle görüştü (DPA)
TT

Rehine aileleri Netanyahu’ya baskıyı arttırıyor

Netanyahu, Hamas'ın elinde bulunan İsrailli esirlerin aileleriyle görüştü (DPA)
Netanyahu, Hamas'ın elinde bulunan İsrailli esirlerin aileleriyle görüştü (DPA)

Hamas hareketinin İsrail’e 7 Ekim’de düzenlediği kapsamlı saldırılarda 239 kişiyi rehin almasının üzerinden 44 gün geçmesine rağmen esir takasında gelişme sağlanmaması İsrail kamuoyunda hayal kırıklığı yaşanıyor. Buna karşılık bazı aileler, esir takas anlaşması yapma yönündeki çabalarını yoğunlaştırdı. Savaş Yönetim Konseyi üyesi Bakanlar Benny Gantz ve Gadi Eizenkot'a, hükümeti bir takas anlaşmasına gitmenin gerekliliği konusunda ikna etme çabalarını iki katına çıkarmaları, bu konuyu öncelikler listesinde en üste koymaları yönünde çağrıda bulundu.

Bu talep, davalarının ihmal edilmesini protesto eden esir ailelerinden oluşan kapsamlı bir heyetin yaptığı toplantı sonrasında kaydedildi. Hükümetin onların acılarını hissetmediğini, ailelerini parçalayacak bir anlaşmanın tamamlanması sürecini engellediğini öne sürdüler. İşin ciddiyetinin farkına varılmadığını vurgulayan aileler, bu seferki rehinelerin savaş sırasında esir alınan askerler değil, esir alınan masum vatandaşlar olduğuna dikkat çekti. Hükümetin bu insanları koruma görevini yerine getiremediğine de değinen aileler, ilki Hamas üyelerinin eline düşmeleri, diğeri ise kurtarılmamaları olmak üzere iki kere cezalandırılmalarının mantıklı olmadığını ifade etti.

Foto: Hamas ile yapılan anlaşma kapsamında İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik görüşmeler (Reuters)
 Hamas ile yapılan anlaşmanın odak noktası İsrailli rehinelerin serbest bırakılması (Reuters)

Cumartesi ve Pazar gecesi 25 binden fazla İsraillinin katıldığı, beş gün boyunca Tel Aviv’den Kudüs’e yürüyüşün gerçekleştirildiği etkinlikte esirlerin aileleri kapsamlı bir halk desteğiyle karşılandı. Etkinliğe katılanlar, daha sonra ise başka bir etkinliğe katılmak için Tel Aviv'e döndü. Dayanışma amacıyla ülke genelinde 20 farklı alanda protesto gösterileri düzenlendi. Bu gösterilerin bir kısmında savaşı uzatmak ve iktidarda kalmak amacıyla anlaşmayı geciktirmekle suçladıkları Başbakan Netanyahu'nun görevden alınması yönünde talepler yükseldi.

Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, takas anlaşmasına ilişkin taslağın geçtiğimiz Salı günü itibariyle tamamlandığını, ancak İsrail hükümetinin ordunun baskısı altında anlaşmayı onaylamadığını belirtti. O zamandan bu yana hükümetin İsrailli esirler ile ilgilenmediğini düşünen aileler ise çocuklarının hayatının tehlikeye gireceğinden korkuyor.

İsrailli esirlerin aileleri Tel Aviv'de gösteri düzenledi (AFP)
İsrailli esirlerin aileleri Tel Aviv'de gösteri düzenledi (AFP)

Kaynaklar, anlaşmanın beklemede olduğunu söylüyor. İki taraf arasında arabuluculuk yapan Katar hükümetinin bir sözcüsü, anlaşmanın tamamlanmasını engelleyen küçük teknik ve lojistik anlaşmazlıkların bulunduğunu söyledi. Hamas, ateşkesin 5 günü boyunca İsrail’e ait insansız hava araçlarının uçmayı bırakmasını talep ediyor. Böylece bir anlaşmaya varılması durumunda esirlerin serbest bırakılması için tahliye edildiği yerin izlemesini engellemek istiyorlar. Bu talebi reddeden İsrail ise bu uçakların askeri operasyonların nasıl durdurulacağını denetlemek için uçtuğunu iddia ediyor. Ancak kaynaklar, anlaşmanın şartları konusunda hükümet ve ordu arasında anlaşmazlıkların olduğunu belirtiyor. Zirâ İsrailliler, zafer işareti ile Filistinli mahkumların İsrail hapishanelerinden serbest bırakılmasını izlemeye dayanamıyor. Ancak ılımlı bakanlar ise rehinelerin hayatlarının bu tür duygulardan daha önemli olduğunu, ailelerin acılarına bir son vermenin bu duyguların bastırılıp mantıklı düşünmeyi gerektirdiğini söylüyor. Ancak radikal sağcılar, Hamas'a boyun eğip ordu karar verene dek savaşı durdurmanın doğru olmadığına inanıyor. Savaşın rehinelerin hayatına mâl olsa dahi sürdürülmesini istiyor.

Kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığına göre, Hamas ilk olarak 5 günlük ateşkese karşılık 53'ü anne ve yabancı esir, 34'ü çocuk olmak üzere 87 esirin serbest bırakılması yönünde bir tutum sergiliyor. İsrail hapishanelerinde aralarında çocukların, kadınların ve kronik hastaların da bulunduğu yaklaşık 200 Filistinli mahkumun serbest bırakılmasını istiyor.

İsrail tarafında ise anlaşmanın Hamas'tan yeni taleplerin gelmesi nedeniyle reddedildiğinden söz ediliyor. İsrail medyası anlaşmanın İsrail savaş kabinesi içindeki anlaşmazlıklar nedeniyle ertelendiğini doğruluyor.

İsrailli rehinelerin aileleri Lahey'de basın toplantısı düzenledi (EPA)
İsrailli rehinelerin aileleri Lahey'de basın toplantısı düzenledi (EPA)

İsrail gazetesi Maariv'in askeri ilişkiler analisti Tal Lev Ram, Pazar günü yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun güçlerini Gazze’nin diğer bölgelerine doğru ilerletmeye çalıştığına dikkat çekti. Artık ordu liderliğinin, Gazze’nin güneyinde ilerlemeye devam etme arzusu ile kaçırılanların serbest bırakılmasına yönelik müzakerelerdeki ilerleme arasındaki krizi yönetmesi gerektiğine değinen Ram, “Zaman İsrail'in lehine değil. Bu, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, bilhassa Gazze’de Hamas'a karşı elde edilen askeri başarılarla bağdaşmıyor. Ordu, ateşkesten sonra savaşa devam edebilmeyi garanti altına almak istiyor” ifadelerini kullandı.

Yediot Ahronot gazetesinin askeri analisti Yossi Yehoşua ise Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin tutumlarını benimsiyor. İkili, esir takası anlaşmasının şartlarını iyileştirmek ve İsrailli esir sayısını artırmak için İsrail'in Gazze’deki saldırısı yoğunlaştırılması, Hamas'ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar'a daha fazla baskı uygulanması gerektiğini vurguluyor. Yehoşua, bu müzakerelerde karar verecek kişinin Sinvar olduğunu itiraf ediyor.

İsrailli esirlerin aileleri, serbest bırakılmalarını talep eden posterler hazırlıyor (Reuters)
İsrailli esirlerin aileleri, serbest bırakılmalarını talep eden posterler hazırlıyor (Reuters)

Haaretz gazetesinin askeri analisti Amos Harel, savaş kabinesinde esir takası anlaşmasına dair anlaşmazlıkların olduğuna dikkat çekiyor. Gantz ve Eizenkot'un, İsrail'in esirler arasında kurtarılabilecek olanları bir an önce kurtarmak için bu fırsattan yararlanmak zorunda olduğunu söylediğine değinen Harel, zirâ aksi takdirde hayatları için bariz bir tehlikenin söz konusu olacağını belirtiyor. Gallant ve Halevi ise artık ateşkes için durmanın uygun olmadığını, Hamas üzerindeki askeri baskının yoğunlaştırılması gerektiğini iddia ediyor. Zirâ Sinvar'ın başka tavizler vermesinin ancak bu şekilde mümkün olacağını ifade ediyor. Harel aynı zamanda, “Bu anlaşmazlıkla ilgili nihai bir tutum belirlemeyen Netanyahu, iç siyasi meselelerle meşgul. Bakanlar Itamar Ben Gvir ve Bezalel Smotrich tarafından kuşatılmaktan korkuyor” vurgusunda bulunuyor.



ECOWAS, Nijer'e yaptırımları en kısa sürede kaldırıyor

Açılış töreni sırasında ödül alan bazı kişilerin toplu fotoğrafı (festival yönetimi)
Açılış töreni sırasında ödül alan bazı kişilerin toplu fotoğrafı (festival yönetimi)
TT

ECOWAS, Nijer'e yaptırımları en kısa sürede kaldırıyor

Açılış töreni sırasında ödül alan bazı kişilerin toplu fotoğrafı (festival yönetimi)
Açılış töreni sırasında ödül alan bazı kişilerin toplu fotoğrafı (festival yönetimi)

Nijerya'nın başkenti Abuja'da, Nijer, Mali ve Burkina Faso'nun topluluktan ayrılma kararını görüşmek üzere liderler zirvesi düzenlendi.

ECOWAS Dönem Başkanı, Nijerya Devlet Başkanı Bola Tinubu, zirvenin açılışında, yönetimde askerlerin olduğu söz konusu 3 ülkeyi anayasal düzene döndürme konusundaki yaklaşımlarını değiştirmeleri gerektiğini söyledi.

Tinubu, ECOWAS'tan ayrılma kararı alan bu 3 ülkenin bu kararı yeniden düşünmesi gerektiğini vurgulayarak, 3 ülkeye ECOWAS'ı düşman gibi görmemeleri çağrısında bulundu.

ECOWAS Komisyonu Başkanı Omar Alieu Touray da zirve sonrasında yaptığı açıklamada, Nijer'de 26 Temmuz'da yapılan askeri darbeden bu yana uygulanan yaptırımların en kıs sürede kaldırılacağını duyurdu.

Bu kararın arkasında tamamen insani gerekçeler olduğuna dikkati çeken Touray, siyasi yaptırımlarla kişilere uygulanan yaptırımların ise devam edeceğini kaydetti.


Rusya'da ölen muhalif Navalni'nin naaşının ailesine teslim edildiği belirtildi

Kuzey Kutbu'ndaki bir Rus hapishanesinde ölen merhum Rus muhalefet lideri Aleksey Navaln'nin 23 Şubat 2024'te Almanya'nın Frankfurt kentinde eski Rus konsolosluğunun önündeki derme çatma anıtta çekilen fotoğraflarının etrafına çiçekler yerleştirildi (AFP)
Kuzey Kutbu'ndaki bir Rus hapishanesinde ölen merhum Rus muhalefet lideri Aleksey Navaln'nin 23 Şubat 2024'te Almanya'nın Frankfurt kentinde eski Rus konsolosluğunun önündeki derme çatma anıtta çekilen fotoğraflarının etrafına çiçekler yerleştirildi (AFP)
TT

Rusya'da ölen muhalif Navalni'nin naaşının ailesine teslim edildiği belirtildi

Kuzey Kutbu'ndaki bir Rus hapishanesinde ölen merhum Rus muhalefet lideri Aleksey Navaln'nin 23 Şubat 2024'te Almanya'nın Frankfurt kentinde eski Rus konsolosluğunun önündeki derme çatma anıtta çekilen fotoğraflarının etrafına çiçekler yerleştirildi (AFP)
Kuzey Kutbu'ndaki bir Rus hapishanesinde ölen merhum Rus muhalefet lideri Aleksey Navaln'nin 23 Şubat 2024'te Almanya'nın Frankfurt kentinde eski Rus konsolosluğunun önündeki derme çatma anıtta çekilen fotoğraflarının etrafına çiçekler yerleştirildi (AFP)

Navalni'nin Sözcüsü Kira Yarmış, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Aleksey'in cesedi annesine teslim edildi. Bunu bizimle birlikte talep eden herkese teşekkür ederim." ifadelerini kullandı.

Yarmış, Navalni'nin cenazesinin yapılmasına Rus yönetiminin engel koymayacağını umduğunu belirtti.

Navalni'nin cezalandırılması ve ölümü

Kremlin'e muhalif Aleksey Navalni, zehirlendiği iddiasıyla Almanya'nın başkenti Berlin'de tedavi gördükten sonra 17 Ocak 2021’de başkent Moskova'ya dönüşünde havalimanında gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

Rusya Federal Cezaevi Hizmetlerinin (FSİN) talebi üzerine 2 Şubat 2021’de Moskova Şehir Mahkemesinde Navalni aleyhinde açılan dava sonuçlanmış; Navalni'nin geçmişte yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıl ertelenmiş hapis cezası, adli kontrol şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle normal hapis cezasına çevrilmişti.

Rus mahkemesi, Ağustos 2023'te cezaevinde bulunan Navalni'yi aşırılık yanlısı topluluk oluşturmaktan 19 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Navalni, Ocak 2022'de Rusya'da terörle ve aşırıcılıkla bağlantılı kişilerin bulunduğu listeye dahil edilmişti.

FSİN, 16 Şubat'ta, mahkum Navalni'nin cezaevinde hayatını kaybettiğini ve ölüm nedeninin araştırılacağını bildirmişti.


Yemen'den Husilerin Kızıldeniz'de vurduğu İngiliz gemisi kaynaklı "çevre krizi" için yardım talebi

Husilerin füze saldırıları nedeniyle batma riskiyle karşı karşıya olan İngiliz gemisinin havadan çekilmiş fotoğrafı (AFP)
Husilerin füze saldırıları nedeniyle batma riskiyle karşı karşıya olan İngiliz gemisinin havadan çekilmiş fotoğrafı (AFP)
TT

Yemen'den Husilerin Kızıldeniz'de vurduğu İngiliz gemisi kaynaklı "çevre krizi" için yardım talebi

Husilerin füze saldırıları nedeniyle batma riskiyle karşı karşıya olan İngiliz gemisinin havadan çekilmiş fotoğrafı (AFP)
Husilerin füze saldırıları nedeniyle batma riskiyle karşı karşıya olan İngiliz gemisinin havadan çekilmiş fotoğrafı (AFP)

Yemen hükümeti tarafından yapılan açıklamada, Husiler tarafından vurulan ve büyük yara alan geminin Kızıldeniz'deki Yemen'e ait Haniş Adalarına yöneldiği belirtildi.

Gemi mürettebatının kurtarıldığı kaydedilen açıklamada, Kızıldeniz'de büyük bir çevre felaketi tehlikesiyle karşı karşıya olunduğuna işaret edildi.

Açıklamada, krizle başa çıkmak için acil durum planı geliştirmek üzere bir "kriz masası" oluşturulduğu ancak sınırlı imkanlardan dolayı bunun desteklenmeye ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 18 Şubat'ta Husilerin 41 bin ton gübre taşıyan Birleşik Krallığa ait Rubymar adlı gemiyi vurduğunu ve geminin su almaya başladığını duyurmuştu.

SABA haber ajansı da vurulan geminin yüksek miktarda amonyak ve yağ taşıdığını belirterek büyük bir çevre felaketi uyarısında bulunmuştu.

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri 19 Şubat'ta yaptığı açıklamada, hedef alınan İngiliz gemisinin ciddi isabet aldığını, batma riski taşıdığını ve mürettebatın güvenli bir şekilde tahliye edildiğini belirtmişti.

Saldırının Filistin halkına destek amaçlı gerçekleştirildiğini ifade eden Seri, Filistin halkına yönelik saldırıların durdurulup abluka kaldırılıncaya kadar İsrail gemilerine ve işgal altındaki Filistin limanlarına giden gemilere yönelik saldırıların devam edeceğini kaydetmişti.


G7, Rusya’ya karşı ‘savaşın bedelini artırma’ sözü verdi

Ukrayna tankları (Reuters)
Ukrayna tankları (Reuters)
TT

G7, Rusya’ya karşı ‘savaşın bedelini artırma’ sözü verdi

Ukrayna tankları (Reuters)
Ukrayna tankları (Reuters)

 

G7 liderleri, Rusya’nın Ukrayna işgalinin başlamasından tam iki yıl sonra, Moskova’ya karşı ‘savaşın bedelini artırma’ sözü verdi.

Liderler, İtalya’nın başkanlığında video konferans aracılığıyla düzenlenen zirvenin ardından yaptıkları ortak açıklamada, “Yakın zamanda onaylanan yaptırım paketlerimizin de gösterdiği gibi, Rusya’nın savaşının bedelini artırmaya, Rusya’nın gelir kaynaklarını bozmaya ve onun savaş makinesini inşa etme çabalarını engellemeye devam edeceğiz” denildi.

Çin ve İran’ı, Ukrayna’ya karşı savaşında Rusya’ya verdikleri lojistik destek nedeniyle doğrudan eleştiren liderler ayrıca şu ifadeleri kullandı;

“İran’ı Rus ordusuna ve Ukrayna’daki savaşına yardım etmeyi bırakmaya çağırıyoruz. Çin’deki işletmelerden, askeri silah ve teçhizata yönelik çift kullanımlı malzeme ve bileşenlerin Rusya’ya aktarılması konusundaki kaygılarımızı ifade ediyoruz.”


ABD ve İngiltere'nin müttefiklerinin desteğiyle 18 Husi hedefini vurduğu duyuruldu

Husi hedeflerine saldırı düzenleyen bir Typhoon uçağının Britanya Savunma Bakanlığı tarafından sağlanan fotoğrafı (EBA)
Husi hedeflerine saldırı düzenleyen bir Typhoon uçağının Britanya Savunma Bakanlığı tarafından sağlanan fotoğrafı (EBA)
TT

ABD ve İngiltere'nin müttefiklerinin desteğiyle 18 Husi hedefini vurduğu duyuruldu

Husi hedeflerine saldırı düzenleyen bir Typhoon uçağının Britanya Savunma Bakanlığı tarafından sağlanan fotoğrafı (EBA)
Husi hedeflerine saldırı düzenleyen bir Typhoon uçağının Britanya Savunma Bakanlığı tarafından sağlanan fotoğrafı (EBA)

ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Yemen'de Husiler tarafından kontrol edilen yer altı silah depoları, insansız hava aracı sistemleri, hava savunma sistemleri, radarlar ve bir helikopterin hedef alındığı kaydedilen açıklamada, saldırıların Husilerin Kızıldeniz'de küresel ticaret ve masum canlara yönelik tehdidini azaltmayı hedeflediği belirtildi.

Açıklamada, saldırıları ABD ve İngiltere'nin Avustralya, Bahreyn, Kanada, Danimarka, Hollanda ve Yeni Zelanda'nın desteğiyle yaptığı aktarıldı.

Yemen'de 8 farklı yere düzenlenen saldırıların 18 Husi hedefini vurduğu ifade edilen açıklamada, bunun Husilerin Kızıldeniz'de süregelen saldırılarına cevaben yapıldığı savunuldu.


İsrailliler, hükümetin istifası ve erken seçim talebiyle sokaklara döküldü

(AA)
(AA)
TT

İsrailliler, hükümetin istifası ve erken seçim talebiyle sokaklara döküldü

(AA)
(AA)

Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı önünde binlerce gösterici toplandı. Alanda kurulan sahnede eski siyasetçiler ve esir yakınları konuşma yaptı.

Göstericiler, Başbakan Netanyahu, aşırı sağcı koalisyon ortakları Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in resminin altında "güvenlik açığı" yazılı dev pankart açtı.

Sahnede yapılan konuşmalar, "Seçimler şimdi" sloganlarıyla kesildi.

Protestoculara polisten sert müdahale

Binlerce kişilik gösterici grubu, Tel Aviv'in merkezi noktalarından Kaplan Caddesi'ne doğru yürümeye çalıştı.

İsrail polisi, göstericilere atlı birlik ve TOMA ile müdahale etti. İsrail polisi, Gazze Şeridi'ndeki İsrailli esirlerin ailelerinin bulunduğu gruba karşı da güç kullandı. İsrail polisi ile göstericiler arasında sıkça arbede yaşandı.

İsrail polisinden yapılan açıklamaya göre, 19 gösterici gözaltına alındı.

Göstericiler, sıkça Netanyahu'ya hitaben, "Sen baştasın, sen suçlusun", "Herkes biliyor ki sen suçlusun", "Seçimler hemen" sloganları attı.

Seçimler için tarih belirlenmesi talebi

Gösteriye katılan Dana Yoreved, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail hükümetinin halkına karşı sorumlu davranmadığını düşündüğü gerekçesiyle protestoya katıldığını, hükümeti devirmek için değil ama seçimler adına yeni bir tarih belirlemek amacıyla sokağa indiklerini söyledi.

Polisin sert müdahalesinin arkasında İsrail'de kolluk kuvvetlerinden sorumlu aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in olduğu değerlendirmesinde bulunan Yoreved, Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes ve esir takası müzakerelerinin başarılı olması için dua ettiğini dile getirdi.

Göstericilerden Tim Hentschil de Gazze'deki İsrailli esirlerin getirilmesi ve hükümetin istifası için gösterilere katıldığını belirterek, Ben-Gvir'in, 7 Ekim'den itibaren polisi ifade özgürlüğünü bastırmak amacıyla kullandığını söyledi.

Hentschil, Hamas ile İsrail arasında tüm detaylarını bilmemesine rağmen esirleri geri getirecek, Gazze'de yaşananları sonlandıracak, İsrail'de güvenliği sağlayacak bir anlaşmayı desteklediğini belirtti.

Batı Kudüs ve Netanyahu'nun evinin önünde gösteri

Tel Aviv'in yanı sıra binlerce İsrailli, Batı Kudüs, Hayfa, Kayseriye'de (Caesarea) de hükümetin istifası ve erken seçim talebiyle gösteriler düzenledi.

Batı Kudüs'te Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un konutunun önünde toplanan yaklaşık bin kişilik grup, yakınlardaki meydana yürüyerek hükümetin istifası talebiyle gösteri gerçekleştirdi.

İsrail'in kuzeyindeki Kayseriye'de bulunan Netanyahu'nun şahsi konutunun önünde de yaklaşık bin kişi toplandı.

İsrail polisinin müdahalesinde göstericilerle arbede yaşandı.


Papa, çocuk istismarını göz ardı ettiği ileri sürülen başpiskoposun istifasını kabul etti

Papa Franciscus (AA)
Papa Franciscus (AA)
TT

Papa, çocuk istismarını göz ardı ettiği ileri sürülen başpiskoposun istifasını kabul etti

Papa Franciscus (AA)
Papa Franciscus (AA)

Vatikan konuya ilişkin açıklama yayımladı.

Açıklamada, Papa Franciscus'un "başpiskopos Andrzej Dziega'nın Szczecin-Kamien başpiskoposluğu görevinden istifasını kabul ettiği" bildirildi.

Polonya'nın TVN24 kanalının 2021'de yayınladığı belgeselde, o dönemde vefat eden rahip Andrzej Dymer'in "çocukları istismar ettiği" ve bağlı olduğu Szczecin-Kamien piskoposluğunun başpiskoposu Andrzej Dziega'nın 1995'ten bu yana istismardan haberi olmasına rağmen hakkında herhangi bir işlem başlatmadığı iddia edilmişti.

Yerel basında yer alan haberlerde de Dymer'in 2008'de bir kilise mahkemesince çocuklara cinsel istismarda bulunmaktan suçlu bulunduğu ve Dymer'in temyize gitmesine rağmen başvurusunun ölümünden önce görülmediği bildirilmişti.

Aralık 2022'de de Hollandalı bir gazeteci, 2005'te ölen Papa 2. John Paul'ün (2. Ioannes Paulus) Katolik Kilisesi'nin başına geçmeden önce piskoposluk yaptığı Polonya'nın Krakow şehrinde idaresi altındaki bazı rahiplerin çocuk istismarını görmezden geldiğini ve onları görevden almadığını belirtmişti.

The New York Times'ın haberine göre de 2021'de Polonya Katolik Kilisesi, Temmuz 2018'den 2020'nin sonuna kadar 368 çocuğa yönelik istismar şikayeti aldığını kabul etmişti.


Hindistan'ın Assam eyaleti, Müslümanların evlilik ve boşanmalarını düzenleyen yasayı yürürlükten kaldırdı

(AA)
(AA)
TT

Hindistan'ın Assam eyaleti, Müslümanların evlilik ve boşanmalarını düzenleyen yasayı yürürlükten kaldırdı

(AA)
(AA)

Eyalet hükümeti sözcüsü Jayanta Malla Baruah, Assam eyalet kabinesinin, dün, 1935 tarihli Müslüman Evlilik ve Boşanma Yasası'nın yürürlükten kaldırılmasına karar verdiğini duyurdu.

Baruah, Müslümanların evlilik ve boşanmalarını düzenleyen yasanın "reşit olmayan yaşlarda yapılan evliliklerle mücadeleyi destekleme çabaları" kapsamında ilga edildiğini savundu.

Ayrıca Baruah, bu hamlenin eyalette Tek Tip Medeni Kanun'un uygulanmasına yönelik bir adım olduğuna dikkati çekti.

İktidardaki Bharatiya Janata Partisinin (BJP) yönetiminde bulunan Assam'da Başbakan Himanta Biswa Sarma, yasanın yürürlükten kaldırılma sebeplerinden birinin de evlilik ve boşanmaları kayıt altına alma zorunluluğunun yoksunluğu olduğunu iddia etti.

Muhalefet partileri kararı eleştirdi

Ana muhalefetteki Hindistan Ulusal Kongresi partisinin yöneticilerinden Abdur Raşid Mandal, Müslümanların 1935 tarihli Müslüman Evlilik ve Boşanma Yasası'ndan mahrum bırakıldığını savunarak, "Seçimlerden hemen önce hükümet, Hindu seçmenleri kutuplaştırmaya çalışıyor." dedi.

Yasanın çocuk yaşta evliliklere izin verdiği yönündeki iddiaların gerçek olmadığını kaydeden Mandal, bunun eyalette "Müslümanların evliliklerini kayıt altına alan tek mekanizma" olduğunu ifade etti.

Mandal, yasanın Hindistan Anayasası'na da uygun olduğunu savunarak, "Bu, Müslümanların yürürlükten kaldırılamayacak kişisel yasasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, Uttarakhand eyaletinde de 7 Şubat'ta azınlıklara kendi inanç ve kültürlerine göre yargılanma esnekliği tanıyan yürürlükteki yasal düzenlemenin yerine, ülkedeki yasaları tek çatı altında toplayan "Tek Tip Medeni Kanun" kabul edilmişti.


İspanya'nın Valensiya kentindeki apartman yangınında ölü sayısı 10'a yükseldi

(AA)
(AA)
TT

İspanya'nın Valensiya kentindeki apartman yangınında ölü sayısı 10'a yükseldi

(AA)
(AA)

Valensiya Valisi Pilar Bernabe, basına yaptığı açıklamada, itfaiye görevlilerinin yanan apartmanın içinde bir kişinin daha cesedini bulduklarını ve yangında ölenlerin sayısının 10'a çıktığını söyledi.

Bernabe, ellerindeki verilere göre başka kayıp kimse olmadığını belirterek, her türlü olasılığa karşı bina içindeki detaylı aramaların devam ettiğini anlattı.

Yetkililer yangında yaralanan, 7'si itfaiye memuru toplam 15 kişiden sadece ikisinin hastanede olduğunu ve sağlık durumlarının iyiye gittiğini açıkladı.

Kent merkezindeki Campanar Mahallesi'nde bulunan, 138 dairenin olduğu 14 katlı binada bir dairede çıkan yangın kısa sürede tüm apartmana yayılmıştı.

Tamamen yanan binada yaşayan 130'dan fazla ailenin evsiz kaldığını yazan İspanyol basını, Valensiya Belediyesinin mağdur ailelere geçici ev vereceğini kaydetti.

Uzmanlar, 8. kattaki bir dairede çıkan yangının hızla yayılmasının sebebini, binanın son derece yanıcı poliüretan kaplamayla kaplanmış olmasına bağlıyor.

Valensiya'da yaşanan olaydan dolayı 3 günlük yas ilan edilirken, yurt genelinde birçok yerde saat 12.00'de saygı duruşunda bulunuldu.


AB Yüksek Temsilcisi, İsrail'in yeni yerleşim planının "kışkırtıcı ve tehlikeli" olduğunu söyledi

Josep Borrell (AA)
Josep Borrell (AA)
TT

AB Yüksek Temsilcisi, İsrail'in yeni yerleşim planının "kışkırtıcı ve tehlikeli" olduğunu söyledi

Josep Borrell (AA)
Josep Borrell (AA)

Borrell, X hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim birimlerinde 3 bin 300 yeni ünite inşa edileceği yönündeki duyurusunun "kışkırtıcı ve tehlikeli" olduğunu bildirdi.

Yerleşimlerin bölgede güvensizlik ortamını ve gerilimi artırdığını belirten Borrell, "Barış çabalarını engelliyor ve uluslararası hukukun ciddi ihlaline yol açıyor." ifadesini kullandı.

İsrail hükümetinin, işgal altındaki Batı Şeria'nın Beytüllahim kenti yakınındaki Maale Adumim Yahudi yerleşim birimine 2 bin 350, Kedar'a yaklaşık 300, Efrat yasa dışı Yahudi yerleşim birimine ise 700 konut inşasını onaylamayı planladığı kamuoyuna yansımıştı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da duyuruyla ilgili "hayal kırıklığına" uğradığını söylemişti.