Zelenskiy, Putin'in kendisine "5 ya da 6 kez" suikast girişiminde bulunduğunu iddia etti

Zelenskiy'nin en yakın ekibine tüfekler ve çelik yelekler dağıtıldı; korumalar derme çatma barikatlar ve kontrplak parçaları kullanarak ofisine erişimi engelledi

(Reuters)
(Reuters)
TT

Zelenskiy, Putin'in kendisine "5 ya da 6 kez" suikast girişiminde bulunduğunu iddia etti

(Reuters)
(Reuters)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın kendisine en az "5 ya da 6" suikast girişiminin güvenlik güçleri tarafından önlendiğini iddia etti.

Ukrayna'nın başkenti Kiev'den konuşan savaş dönemi lideri, girişimlerin yoğunluğunun kendisini neredeyse tehlikeye karşı uyuşturduğunu söyledi. Daha sonraki girişimleri Kovid-19 enfeksiyonuna yakalanmaya benzetti.

Yeni bir röportajda "İlk kez olduğunda çok ilginç oluyor ve ondan sonrası tıpkı Kovid gibi" dedi. İlk girişimin panik yarattığını da sözlerine ekledi.

Zelenskiy, The Sun'a, "Her şeyden önce insanlar ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlar ve bu çok korkutucu görünüyor" dedi.

Ve ondan sonra, bir grubun daha bunu [denemek] için Ukrayna'ya geldiği istihbaratı sizinle paylaşılıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı, savaşın yaklaşık iki yıldır şiddetle devam etmesine rağmen Vladimir Putin'in kendisini devirmeyi hâlâ "çok istediğini" iddia etti.

Zelenskiy, "Operasyonun adı Maidan 3" dedi.

Bu, devlet başkanını değiştirmek anlamına geliyor. Güle güle demek. Belki öldürerek değil. Yani değiştirerek. Ellerindeki her türlü aracı kullanacaklar. Yani yıl sonuna kadar amaç bu. Operasyona ad bile koydular. Ama görüyorsunuz ki bununla yaşayabiliriz.

Ukrayna Devlet Başkanı, Moskova'nın geçen yıl Ukrayna istilasının ilk gününde Rusya'nın kendisine suikast düzenlemek üzere Kiev'e paraşütle özel kuvvetler indirdiğini iddia etmişti.

Bunun üzerine Zelenskiy'nin ofisini ve sonraki her konumunu bir kaleye dönüştürme operasyonu başladı. Zelenskiy'nin en yakın ekibine tüfekler ve çelik yelekler dağıtıldı; korumaları derme çatma barikatlar ve kontrplak parçaları kullanarak ofise her türlü erişimi kapattı.

Kaç suikast girişiminden kurtulduğunun sorulması üzerine Zelenskiy, bunu gerçekten bilmediğini söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı, Rusya'ya karşılık olarak Ukrayna'nın da benzer suikast planları yapıp yapmadığı sorusuna yanıt vermedi.

Zelenskiy, çatışmanın pat durumunda kaldığı iddialarını reddederken, Ukrayna Başkomutanı Valeriy Zalujni bunun Rus ve Ukrayna güçleri arasındaki teknolojik ve taktiksel eşitlikten kaynaklandığını söylemişti.

"Moral olarak pat durumu söz konusu değil" dedi.

Biz evimizdeyiz. Ruslar da bizim topraklarımızda. Dolayısıyla bu konuda pat durumu yok. Hava sahasıyla ilgili de bir pat durumu yok. Rusların bu alanda daha fazla gücü var. Ama gerçekten, hava sahasını kontrol edemezken nasıl ilerleyebilirsiniz ki?

Ukraynalı yetkililer, yaz boyunca uzun süredir beklenen karşı saldırının sahadaki savaş hatlarını kökten değiştirmemesinin ardından gelen Rusya'yla pat durumunda oldukları iddialarını şiddetle geri püskürttü.

Geçen hafta Washington'a bir ziyarette bulunan Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andri Yermak ayrıntı vermemişti. Yermak, Ukrayna güçlerinin nihayet, Ukrayna ve Rus güçleri arasında aylardır yerinden oynamayan bir cephe hattı görevi gören Dinyeper Nehri'nin doğu kıyısına doğru ilerlediğini doğrulamıştı.

Ancak kış mevsimi yaklaştıkça, arazi koşulları nedeniyle her iki tarafın da büyük kazanımlar elde etmesi zorlaşacak.

Independent Türkçe



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.