Moskova Batı ile yüzleşmede ‘yeni bir gelişme’ ile mücadeleye hazırlanıyor

NATO ‘askeri Schengen’ ilan ediyor ve Ukrayna füze savunmasına 7 milyar dolar ayırıyor

ABD Deniz Piyadeleri önceki NATO manevralarına katıldığı sırada (AFP)
ABD Deniz Piyadeleri önceki NATO manevralarına katıldığı sırada (AFP)
TT

Moskova Batı ile yüzleşmede ‘yeni bir gelişme’ ile mücadeleye hazırlanıyor

ABD Deniz Piyadeleri önceki NATO manevralarına katıldığı sırada (AFP)
ABD Deniz Piyadeleri önceki NATO manevralarına katıldığı sırada (AFP)

Kremlin tarafından yapılan açıklamada Batı'yla kötüleşen çatışmanın boyutu ve kalitesinde olası bir artış konusunda uyarıda bulunuldu. NATO'nun "askeri Schengen bölgesi" olarak adlandırdığı bölgeyi kurma planlarına "uygun bir yanıt" verileceği ima edilerek, Rusya'nın hiçbir NATO kuvvetinin sınırlarına yaklaşmasına izin vermeyeceği vurgulandı.

Fotoğraf Altı:  Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Öte yandan Ukrayna, hava savunmasını geliştirmek için büyük bütçeler tahsis ettiğini açıkladı. Kiev'e sağlanan askeri yardımları durduran veya azaltan bazı Avrupa ülkelerine doğrudan yanıt olarak, füze sistemleri satın alma işlemlerini genişletmeyi planladığını duyurdu.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov dün (Cuma), NATO'nun ‘Schengen bölgesi’ kapsamındaki askeri kuvvet ve teçhizat hareketliliğini genişletme planlarının, Rusya ile devam eden gerginliği tırmandıran ‘yeni bir gelişme’ olduğunu söyledi.

Fotoğraf Altı: NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Almanya Dışişleri Bakanı ile görüşürken (EPA)
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Almanya Dışişleri Bakanı ile görüşürken (EPA)

Peskov, Rusya sınırına yönelik herhangi bir yaklaşımın mutlaka uygun bir yanıtla karşılanacağını vurguladı. Kremlin Sözcüsü, NATO Müşterek Destek Etkinleştirme Komutanlığı Komutanı Korgeneral Alexander Sollfrank’ın, ittifak için ‘askeri Schengen’ olarak tanımladığı şeye duyulan ihtiyaç hakkındaki açıklamasına ilişkin ise “İttifak, geçtiğimiz aşamada ülkemizi potansiyel düşman olarak sınıflandırıyordu (...) gerçeğinden yola çıkarak, artık onu doğrudan ve açık bir düşman olarak görüyor. Bu, Avrupa'daki gerilimi kasıtlı olarak tırmandırmaktan başka bir şey değil” değerlendirmesinde bulundu. Bu adımın ‘yankıları ve sonuçları’ olacağı konusunda ise uyardı.

Peskov, bunun Batı İttifakının Rusya sınırındaki konuşlanmasını güçlendirmek ve Rusya'ya dayatmaya çalıştığı askeri kordonu sıkılaştırmak için attığı adımlardan biri olduğunu vurguladı.

Kremlin Sözcüsü, "İttifak, askeri altyapısını sürekli olarak Rusya sınırına doğru kaydırıyor ve bu doğal olarak endişelerimizi artırıyor ve güvenliğimizi sağlamak için misilleme tedbirlerinin alınması da dahil olmak üzere spesifik ve net adımlar atılmasına neden oluyor” dedi.

Sollfrank, NATO ülkeleri kuvvetlerinin NATO sınırları içinde serbestçe hareket etmesine olanak tanıyan ve kendi deyimiyle ‘askeri Schengen’in etkinleştirilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca "NATO'nun kolektif savunma anlaşmasının beşinci maddesini etkinleştirmek gerekirse, olası bir askeri operasyonun sahnesini önceden hazırlamak önemlidir" ifadelerini kullandı.

Fotoğraf Altı:  Kiev'deki Ukrayna askerleri (AFP)
Kiev'deki Ukrayna askerleri (AFP)

Öte yandan Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun, ülkesinin Ukrayna'ya herhangi bir askeri yardım sağlamayacağına dair teyidi, Avrupa'nın Ukrayna'yı silahlandırma konusundaki görüş farklılığının arttığını gösteren yeni bir işaret oldu. Daha önce Macaristan ve Sırbistan, Kiev'e herhangi bir askeri destekte bulunmayacaklarını açıklamıştı. Ukrayna'nın Avrupa'daki müttefiki olan Polonya ise gıda ihracatı konusunda Kiev ile yaşanan anlaşmazlık nedeniyle yardımları durdurmakla tehdit etti.

Hollanda, son seçimlerde Rusya yanlısı aşırı sağcı akımın kazanmasının ardından, doğrudan askeri destek koalisyonundan çekilmeye hazırlanan ülkeler arasına katıldı. Fico, dün yaptığı açıklamada, "Ülkemiz Ukrayna'nın bağımsızlığını destekliyor, ancak ona silah sağlamayacak ve Rusya ile müzakerelere çağrıda bulunuyor" dedi.

Çekya Senato Başkanı Milos Vystrcil dün Prag'da Fico ile yaptığı görüşmenin ardından, Fico'nun kendisini Slovakya'nın Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını destekleme konusundaki kararlılığı hakkında bilgilendirdiğini söyledi. Ancak aynı zamanda ‘Slovakya'nın şu anda Ukrayna'ya silah sağlamayacağını’ vurguladığını ve acil barış görüşmeleri yapılması çağrısında bulunduğunu ifade etti.

Vystrcil, "Bu konudaki (Çek ve Slovak) pozisyonlarımızın çok farklı olduğu ortaya çıktı" dedi. Slovakya, Ukrayna ihtilafına ilişkin farklı bir pozisyon alsa da Çekya-Slovakya ilişkilerini genişletmeye devam etmeleri gerektiğine dikkat çekti.

Fotoğraf Altı:  Polonyalı sınır muhafızları Belarus sınırındaki çitlerde devriye geziyor (AP)
Polonyalı sınır muhafızları Belarus sınırındaki çitlerde devriye geziyor (AP)

Fico, Slovak hükümetinin başına seçilmesinin ardından ilk yurt dışı ziyareti için dün Prag'a gitti. Prag'da Çekya’daki mevkidaşı Petr Fiala ile görüşmeler yapması bekleniyor. Ayrıca Çekya Devlet Başkanı Petr Pavel ve Temsilciler Meclisi  Başkanı Pekarova Adamova tarafından da kabul edilecek. Fico ayrıca muhalefetteki ANO hareketinin lideri ve Eski Çekya Başbakanı Andrej Babis ile de görüşecek. Bu, Ukrayna'ya askeri yardımın azaltılması politikasına desteği harekete geçirmek ve siyasi bir süreç başlatma ihtiyacını vurgulamak için atılan ilk adım kabul ediliyor.

Fotoğraf Altı:  Jens Stoltenberg Oslo’da konuşurken (EPA)
Jens Stoltenberg Oslo’da konuşurken (EPA)

Öte yandan son dönemde Avrupa ülkelerinin askeri yardımlarını azaltma yönündeki tehditlerinin artması nedeniyle artan endişelerini dile getiren Ukrayna, Batılı silah modellerini almakla yetinmek yerine, Batılı ülkelerden sağlanan desteğin bir kısmını yerel askeri sanayii geliştirme ve sektörüne aktarma konusunda yeni bir aşamaya hazırlanıyor. Daha önce ABD ile drone endüstrisini ve bazı hava savunma sistemlerini geliştirmeye yönelik ortak programlar açıklamıştı. Bu dosya, Kiev'in yakın zamanda kendisini ziyaret eden Batılı yetkililerle Kiev'i destekleme konusunun Batılı başkentlerin temel öncelikleri arasında yer aldığını teyit etmek amacıyla yürüttüğü diyalogların bir parçasıydı.

NATO Genel Sekreteri Ukrayna Devlet Başkanını Brüksel'deki NATO karargahında karşıladı (EPA)
NATO Genel Sekreteri Ukrayna Devlet Başkanını Brüksel'deki NATO karargahında karşıladı (EPA)

Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Yuri Dzhigir dün, Ukrayna hükümetinin hava savunma sektörünü desteklemek için ayrılan bütçenin boyutunu artırmayı planladığını duyurdu. Dzhigir’e göre hükümet gelecek yılın bütçesinden füze, askeri teçhizat ve mühimmat alımına yaklaşık 7 milyar dolar ayırmaya karar verdi. Önümüzdeki yıl Savunma Bakanlığı bütçesinden yaklaşık 5 milyar doların füze alımına ayrılacağını, 2,2 milyar doların ise geri kalan silah ve mühimmat için harcanacağını açıkladı.

Ukrayna Savunma Bakanlığı’nın Telegram hesabında yapılan açıklamaya göre Dzhigir, "2024 yılı savunma bütçesinin ana önceliklerinden biri füze silahları ve mühimmatıdır ve buna yaklaşık 5 milyar dolara tekabül eden 175 milyar Ukrayna Grivnası (UAH), geri kalan silahlara ise yaklaşık 80 milyar UAH (2,2 milyar dolar) tahsis edilecek. Bir sonraki öncelik, hasarlı askeri teçhizatın onarılması ve gerekli yedek parçaların satın alınması olacaktır” dedi.

Dzhigir daha önce yaptığı açıklamada, “Gelecek yıl Ukrayna Savunma Bakanlığı'nın bütçesinin yüzde 20'sinden fazlası silah ve mühimmat satın almaya, yüzde 70'i ise ordu için malzeme ve satın alma ödemelerine gidecek” ifadelerini kullanmıştı.

Ukrayna Maliye Bakanlığı 2024 bütçe taslağının, güvenlik ve silahlanma sektörlerine gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 23'ü oranında yaklaşık 48 milyar dolar tahsis edilmesini içerdiğini açıkladı.



ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
TT

ABD'li yetkililer, İran savaşındaki taktik hatasına işaret ediyor

ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)
ABD yetkililerinin, İran'ın düşük maliyetli, yüksek etkili Şahid drone'larına karşı koymak için 2025'te Ukrayna'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmedikleri için pişman olduğu bildiriliyor (Tasnim Haber Ajansı)

Geçen yılın ortalarında, Trump yönetiminin, İran'ın yaygın kullandığı ölümcül drone'a karşı savunma sistemlerini güçlendirme konusunda Ukrayna'dan gelen yardım teklifini reddettiği bildirildi.

Şimdiyse, İran drone'larının çok sayıda ABD askerini öldürmesinin ardından, Amerikalı yetkililer ilk girişimin göz ardı edilmesini büyük bir hata olarak görüyor.

Bir ABD yetkilisi Axios'a, "Eğer bu [İran'daki savaş] öncesinde yaptığımız taktiksel bir hata veya yanlış varsa, işte buydu" diye konuştu

Geçen ağustosta, Ukraynalı yetkililerin, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş için cephaneliğinin önemli bir parçası haline getirdiği İran'ın düşük maliyetli, isimsiz, kamikaze Şahid drone'larına karşı koymak için ABD'ye savaşta kendini kanıtlamış teknolojiyi satmaya çalıştığı bildirildi.

Ukraynalıların bu teklifi, 18 Ağustos'ta Beyaz Saray'da kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda dile getirdiği ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin Trump'a ilişkileri güçlendirmenin bir yolu olarak önleyici drone teklif ettiği bildirildi. Hatta iddialara göre teklif, o dönemde varsayım olan bir İran savaşı sırasında drone'ların Ortadoğu'da nasıl bir tehdit oluşturabileceğini anlatan slaytları içeren PowerPoint sunumuyla son buldu.

Başkanın ekibinden Ukrayna'dan gelen teklifi incelemesini istediği ancak teklifin sonraki aylarda ele alınmadığı ve Trump yönetimindeki bazı isimlerin Zelenski'nin gösteriş yaptığını düşündüğü bildiriliyor.

Ağustosta gerçekleştiği bildirilen görüşmeden aylar önce, Trump ve Zelenski arasında Oval Ofis'te yapılan bir görüşme, Ukrayna liderinin ABD yardımına yeterince minnettar olmadığı yönünde gergin bir tartışmaya dönüşmüş, üstelik tüm bunlar haber kanallarının kameraları önünde yaşanmıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, The Independent'a, "İran'ın misilleme saldırıları yüzde 90 azaldı çünkü balistik füze kabiliyetleri tamamen yok ediliyor" dedi.

Bu korkak isimsiz kaynakların yaptığı bu betimleme doğru değil ve sadece dışarıdan baktıklarını kanıtlıyor. Bakan Hegseth ve ordu, İran rejiminin olası tüm tepkilerine karşı planlama yaparken inanılmaz bir iş çıkardı ve Destansı Öfke Operasyonu'nun tartışmasız başarısı ortada.

Artık durum tersine döndü. ABD, İran Şahidleri'nin doğrudan tehdidi altında ve Ukrayna'nın dronesavar teknolojisi, Ortadoğu'daki ABD ve müttefik üslerindeki birçok yüksek maliyetli, geleneksel hava savunma sistemine göre çok daha ekonomik bir yol sunuyor.

sdfgrthyj
Rusya'nın ülkeye karşı savaşında düşük maliyetli drone'ları önemli bir unsur haline getirmesi nedeniyle Ukrayna, drone saldırılarına karşı koymada öncü hale geldi (AP)

Askeri liderlerin geçen hafta meclis üyelerine, İran drone'larının beklenenden daha fazla zorluk çıkardığını çünkü ABD hava savunmasının hepsini durduramadığını söylediği bildirildi.

Zelenski'ye göre ABD yardım için kendisine başvurdu ve Ukrayna lideri, Ürdün'deki ABD üslerini korumaya yardımcı olmak için drone ve uzmanlar gönderdiğini söyledi.

Ukrayna, kamuoyunda müttefik ülkelerden daha fazla ABD yapımı Patriot füzesi talep etti.

Ayrıca ABD, düşük maliyetli İran yapımı Şahid drone'larından esinlenerek geliştirdiği Lucas drone'larını da sahaya sürdü.

Başkanın oğulları Eric ve Donald Trump Jr.'ın, orduya tedarik sağlayabilecek Florida merkezli bir drone şirketini desteklediği bildiriliyor.

İran drone'larıyla ilgili zorluklara rağmen ABD, İran ordusunun büyük bir bölümünü felç ettiğini ve kamuoyu desteğini giderek kaybeden savaşın yakında sona ereceğini savunuyor ancak başkan ve ekibi ayrıntı vermiyor.

Independent Türkçe 


Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
TT

Trump ve Epstein'i "Titanik yaparken" gösteren heykel Washington'a dikildi

ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Jeffrey Epstein'i ünlü Titanik sahnesini yeniden canlandırırken tasvir eden heykel, salı günü Kongre binası civarına yerleştirildi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ve ölü pedofil Jeffrey Epstein'i ünlü bir film sahnesini canlandırırken tasvir eden yeni heykel, salı günü ABD Kongre Binası yakınındaki National Mall’a yerleştirildi.

Dünyanın Kralı adlı büyük heykel, 1997 yapımı gişe canavarı Titanik'teki (Titanic), kahramanlarının batacak geminin pruvasında birlikte durdukları ünlü sahneye gönderme yapıyor.

Heykelin kaidesindeki levhada, "Jack ve Rose'un trajik aşk hikayesi lüks bir yolculuk, gürültülü partiler ve gizli çıplak çizimler üzerine kurulmuştu" deniyor.

Bu anıt, Donald Trump'la Jeffrey Epstein arasındaki bağı onurlandırıyor.

Turistler, Trump ve Epstein'in fotoğraflarının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesinin yer aldığı bir dizi pankartın önünde bulunan heykelin fotoğraflarını çekerken görüldü.

The New Republic'e göre bu, üyeleri anonim olan Secret Handshake adlı grup tarafından National Mall'a yerleştirilen en yeni protesto sanat eseri.

dsfbhtyj
Heykelin arkasında, Trump ve Epstein'in fotoğrafının yanı sıra "Amerika'yı Yeniden Güvenli Yap" ifadesini gösteren bir dizi pankart vardı (AFP)

Eylülde grup, Cumhuriyetçi başkan ve Epstein'in el ele tutuştuğu bir heykeli Kongre binasının önüne dikmiş, bu heykel hızla kaldırılmıştı.

6 Ocak isyancılarını eleştiren bir dışkı heykeli ve Trump'ın Epstein'e yazdığı iddia edilen doğum günü mektubunun büyük bir kopyasının da arkasında bu grup vardı.

Trump'ın Epstein'le ilişkisi, Adalet Bakanlığı'nın kasımda yürürlüğe giren Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası uyarınca ölen cinsel suçlu hakkındaki dosyalarını yayımlamaya başlamasından bu yana yoğun bir şekilde inceleniyor. Dosyaların birçoğunda Trump'ın yanı sıra diğer üst düzey isimlerin de adı geçiyor.

ABD Adalet Bakanlığı bu ay 79 yaşındaki başkanın adını içeren yeni bir dosya grubu yayımladı. Bu belgeler arasında Trump'ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia eden bir kadınla FBI'ın yaptığı görüşmeleri detaylandıran üç not da bulunuyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, iddia hakkında "tamamen asılsız" ve "hiçbir güvenilir kanıtla desteklenmiyor" dedi.

Birçok Demokrat da başkanın, Bill ve Hillary Clinton'ın yanı sıra Epstein'in uzun süredir ortağı olan Les Wexner'ı da sorgulayan Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi önünde ifade vermesi çağrısında bulundu. Ancak komitedeki Cumhuriyetçiler, Trump'ın herhangi bir yanlış yapmadığının kanıtlandığını söyledi.

Trump, 1990'lar ve 2000'lerde Epstein'i sosyal olarak tanıyordu ve ikili, Mar-a-Lago ve New York'taki Plaza Oteli de dahil birçok yerde birlikte fotoğraflandı. Epstein, 2017'de hapishanede intihar olarak değerlendirilen ölümünden iki yıl önce, yazar Michael Wolffe'a Trump'ın "en yakın arkadaşı" olduğunu söylemişti.

Başkan, hüküm giymiş cinsel suçluyla ilişkisini yıllar önce kestiğini ve herhangi bir yanlış davranışta bulunmadığını defalarca dile getirdi. Epstein tartışmasını Demokratlar tarafından uydurulmuş bir "aldatmaca" diye niteledi.

Independent Türkçe


İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
TT

İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) göre İran'ın şimdiye dek fırlattığı 300 balistik füzenin yaklaşık yarısı misket bombası taşıyordu.

IDF'nin salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın kullandığı misket bombaları nedeniyle pazartesi günü iki kişinin öldüğü, bir kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.

Açıklamada, İran füzelerindeki misket bombalarının yaklaşık 10 kilometre yarıçapında yayılarak kontrol edilemez şekilde hasar yarattığı belirtildi.

Salı günü de İsrail'in Kudüs bölgesindeki Beyt Şemeş şehrine misket bombası taşıyan bir füze fırlatıldığı fakat can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan İsrailli askeri yetkililer, hava savunma sistemlerinin misket bombası taşıyan füzelerin etkisini tamamen engellemekte zorlandığını söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü, geçen yıl haziranda patlak veren 12 günlük savaşta da İran'ın İsrail'e en az üç kez misket bombası attığını duyurmuştu.

Tahran yönetimi, misket bombası kullandığına dair iddialarla ilgili açıklama yapmadı.

Diğer yandan Guardian'ın Kasım 2025'teki analizinde, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırılarda benzer misket bombaları kullandığı ortaya konmuştu. İsrail'in bunları 155 milimetrelik M999 Barak Eitan ve 227 milimetrelik Ra'am Eitan güdümlü füzelerine yerleştirdiği tespit edilmişti. Tel Aviv yönetimiyse iddiaları ne doğrulamış ne de reddetmişti.

2010'da yürürlüğe giren Misket Bombası Anlaşması (CCM), bu mühimmatın kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve transferini yasaklıyor. Türkiye'nin yanı sıra ABD, İsrail ve İran da anlaşmaya taraf değil.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı harekatta ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü. Hamaney'in yerine oğlu Mücteba'nın geçtiği de 8 Mart'ta duyurulmuştu.

Tel Aviv ve Washington farklı hedeflere sahip

İran'a saldırılar sürerken Washington'la Tel Aviv'in savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılığı yaşadığı aktarılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de pazartesi düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetimiyle savaşın "çok yakında biteceğini" öne sürmüş, İran ordusunun gücünü kaybettiğini savunmuştu. Cumhuriyetçi lider, önceki açıklamalarında operasyonun 4 haftadan uzun sürebileceğini söylemişti.

Wall Street Journal'ın analizine göre Trump, savaşı “kendi koşullarıyla" kısa sürede bitirmek isterken İsrail lideri Binyamin Netanyahu, İran'da rejim değişikliği koşulları oluşana dek harekatı sürdürmeyi planlıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, Washington'ın İran'daki enerji altyapısını vuran İsrail'i uyararak bunu tekrarlamamasını istediğini de söylüyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Ali Vaez şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Trump, insanlık tarihinin en eski dersini öğreniyor olabilir: Savaş başlatmak, sona erdirmekten çok daha kolaydır. İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürmek için her türlü motivasyona sahipken, İsrail ise kendi kampanyasını durdurmak için hiçbir neden görmeyebilir.

Times of Israel'in analizine göre savaşın yarattığı ekonomik sarsıntı da ABD'yle İsrail arasındaki görüş farklılıklarını etkiliyor.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray'ın Ortadoğu danışmanı olarak görev yapan Michael Singh, İsrail'in saldırıları sürdürmek isteyeceğini vurgularken, "ABD uzun süreli bir çatışmaya pek istekli olmayabilir" diyor.

Analizde özellikle ABD ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların ve Beyaz Saray'ın Ortadoğu'dan almak istediği yatırımların çatışmalar nedeniyle tehlike altında olduğuna dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Wall Street Journal