Elon Musk, İrlanda Başbakanı'nı hedef aldı: Halkından nefret ediyor

SpaceX'in sahibi halen X/Twitter'da büyük reklamverenlerin reklamlarıyla birlikte antisemitik içeriğin gösterilmesine izin verdiği suçlamalarıyla mücadele ediyor

(Reuters)
(Reuters)
TT

Elon Musk, İrlanda Başbakanı'nı hedef aldı: Halkından nefret ediyor

(Reuters)
(Reuters)

Tesla'nın CEO'su ve X/Twitter'ın sahibi Elon Musk, İrlanda'nın nefret suçu ve nefret söylemlerine yönelik yasalarını "modernleştirme" niyetini açıklayan Başbakan Leo Varadkar'ın "halkından nefret ettiğini" söyledi.

Söz konusu etkileşim Musk'ın sosyal medya platformunda gerçekleşti. "Sir Doge of the Coin" (internet mimine dayanan Dogecoin adlı kripto para birimine bir gönderme) adlı bir hesap, yasama hamlesiyle ilgili haber kesiti paylaştığı ve "İrlanda hükümeti tüm özgürlüklerinizi istiyor" diye eleştirdiği tweet'e Musk yanıt verdi.

Mim paylaşmaya dayalı kripto hesabının sahibi, "İrlandalı çocuklar dün Dublin'de yabancı bir adam tarafından bıçaklandı ancak hükümet hikayeyi çarpıtıyor ve tepkiyi yeni nefret söylemi yasalarını çıkartmak için bir fırsat olarak kullanıyor" diye yazdı.

İrlanda hükümeti tüm özgürlüklerinizi istiyor.

Gezegendeki en zengin adam ve en etkili sosyal medya platformlarından birinin sahibi Musk, (profil fotoğrafında ortaçağ zırhı giymiş bir Shiba Inu olan)  mim hesabına "Ne gariptir ki, İrlanda Başbakanı, halkından nefret ediyor" diyerek yanıt verdi.

Musk uzun zamandır "ifade özgürlüğünün mutlak savunucusu" olduğunu iddia etse de bu ilkelere bağlılığı şüpheli.

Söz konusu tartışma, Dublin'de bir okulun yakınlarında üç çocuk ve bir yetişkinin bıçaklanmasının ardından İrlanda'da yaşanan gerginliğin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Hükümetin göçmen politikasını eleştirenler, ülkeye girişine izin verilen kişiler üzerinde daha sıkı bir kontrolün gerekli olduğunun kanıtı olarak bıçaklanma olayını gösterdiler.

CNN'in haberine göre, mağdurlardan biri olan 5 yaşındaki çocuğun durumu "çok ciddi" ve kadın öğretmenin durumu da hâlâ "ciddiyetini" koruyor.

Perşembe günü meydana gelen bıçaklama olayından bu yana İrlanda polisi, sağcı provokatörlerin Dublin sokaklarında saldırgan protesto gösterileri düzenlediğini ve öfkeli kalabalıkları harekete geçirdiğini bildirmişti.

İrlanda Polisi yetkilisi Drew Harris cuma günü düzenlediği basın toplantısında, "Bunlar 10 yıllardır görmediğimiz sahneler. Ancak bireylerin sosyal medya aracılığıyla radikalleştiği çok açık" demişti. CNN'in haberine göre Harris, isyancıları "aşırı sağ ideolojiyle hareket eden çıldırmış, holigan grubu" diye tanımlamıştı.

Başbakan Varadkar düzenlediği basın toplantısında "Bu suçlular yaptıklarını İrlanda'yı sevdikleri için yapmadılar, İrlandalıları korumak istedikleri için yapmadılar, ne kadar çarpıtılmış olursa olsun herhangi bir vatanseverlik duygusuyla yapmadılar" demişti.

Bunu yaptılar çünkü nefretle dolular, şiddeti, kaosu ve başkalarına acı çektirmeyi seviyorlar.

Polis çıkan olaylarda 34 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Musk'ın yorumları, şirketi X/Twitter'ın büyük reklamverenlerin reklamlarının yanında antisemitik içerik de sunduğu iddiasıyla eleştiri yağmuru altında olduğu bir dönemde geldi.

Konuyu ilk olarak haberleştiren araştırmacı grup MediaMatters'a karşı açtığı hukuk davasında bu haberleri hem yalanlamıştı hem de görünüşe göre doğrulamıştı. 

Independent Türkçe 



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.