Başbakan Varadkar, İrlanda'yı karıştıran saldırının ardından iki yabancıyı övdü

"Onlar İrlanda'nın gerçek kahramanları"

Dublin'deki ayaklanmada radikal sağcı gruplar, birçok aracı ateşe vermişti (Reuters)
Dublin'deki ayaklanmada radikal sağcı gruplar, birçok aracı ateşe vermişti (Reuters)
TT

Başbakan Varadkar, İrlanda'yı karıştıran saldırının ardından iki yabancıyı övdü

Dublin'deki ayaklanmada radikal sağcı gruplar, birçok aracı ateşe vermişti (Reuters)
Dublin'deki ayaklanmada radikal sağcı gruplar, birçok aracı ateşe vermişti (Reuters)

İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, 5 kişinin yaralandığı bıçaklı saldırıda olayı gerçekleştiren kişiyi engellemek için harekete geçen Brezilyalı şoför ve Fransız öğrenciden övgüyle söz etti. 

Varadkar, dün yaptığı açıklamada Brezilyalı kurye Caio Benicio ve Fransız stajyer şef Alan Loren-Guille için "Milliyetleri ne olursa olsun, onlar İrlanda'nın gerçek kahramanlardır" dedi.

Başkent Dublin'deki Gaelscoil Choláiste Mhuire adlı ilkokulun önünde perşembe günü yaşanan saldırıda, kimliği belirsiz bir kişi, üçü çocuk olmak üzere 5 kişiyi bıçakla yaraladı.

Bu sırada okulun önünden geçen Benicio'ysa motordan inerek olaya müdahale etti. 

Kaskıyla saldırgana vurarak onu olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığını belirten 43 yaşındaki Benicio, Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısı BBC'ye "Saldırganın bıçak çekip bir kız çocuğunu yakaladığını gördüm. Hemen motoru durdurdum. İçgüdülerimle hareket ettim" dedi.

Fransız haber ajansı AFP'nin aktardığına göre, genç bir stajyer şef de olay sırasında Benicio'nun yardımına koştu. 

17 yaşındaki Loren-Guille, Benicio saldırgana kaskla saldırgana vururken şüphelinin elindeki bıçağı aldığını söyledi. 

AFP, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da öğrenciyi arayarak tebrik ettiğini bildirdi.

Olayı hafif sıyrıklarla atlatan Loren-Guille'nin, Fransa'daki Lycée des Métiers de Bazeilles adlı aşçılık okulunda son sınıf öğrencisi olduğu ve Dublin'deki Spitalfields'da staj yaptığı aktarıldı.

Restoranın Instagram hesabındaki paylaşımda da genç stajyerden övgüyle söz edildi. Gönderide, "Onun cesurca müdahalesi olmadan kim bilir neler yaşanacaktı. Tüm süper kahramanlar pelerin giymez" dendi. 

İrlanda polisi, saldırıyla ilgili 50 yaşlarında bir şüphelinin gözaltına alındığını bildirmiş fakat bu kişinin kimliğini açıklamamıştı. 

Öte yandan sosyal medyada yayılan haberlerde, saldırganın Cezayir göçmeni olduğuna dair iddialar üzerinde radikal sağcı gruplar sokağa inerek isyan başlatmıştı.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'ın aktardığına göre, saldırganın göçmen olduğuna dair iddialar ilk olarak İrlanda'nın radikal sağcı haber sitesi Gript tarafından ortaya atıldı.

Dublin City Üniversitesi'nden Jane Suiter, "Bu olay kartopu etkisiyle büyüdü" dedi.

Başkentteki birçok mağazayı yağmalayan ve en az 10 polis aracına zarar veren 500 bine yakın eylemci, otobüslere ve tramvaylara da saldırmıştı.

Polis, gösterilerle ilgili en az 34 kişinin gözaltına alındığını ve eylemlerin durdurulduğunu bildirmişti. İrlanda Polis Şefi Drew Harris, şiddetli protestolardan "radikal sağcı holigan grupları" sorumlu tutmuştu. Varadkar ise eylemlere tepki göstererek, "İrlanda'ya utanç verdiler" demişti.

Independent Türkçe, AFP, BBC, New York Times, Irish Times



İran, yeni dini liderinin seçilmesinden sonra İsrail'e yönelik ilk füze saldırısını gerçekleştirdi

İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)
İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)
TT

İran, yeni dini liderinin seçilmesinden sonra İsrail'e yönelik ilk füze saldırısını gerçekleştirdi

İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)
İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)

Devlet televizyonunun haberine göre, İran, yeni dini lideri Mücteba Hameney'in seçilmesinin ardından dün İsrail'e ilk füze saldırısını gerçekleştirdi.

Resmi televizyon kanalı Telegramda, "İran, Ayetullah Seyyidd Mücteba Hameney liderliğinde işgal altındaki topraklara ilk füze dalgasını fırlatıyor" ifadelerine yer verdi ve paylaşımına üzerinde "Hizmetinizdeyim, Seyyid Mücteba " yazılı bir füze fotoğrafı ekledi.

Şarku'l Avsat'ın İran resmi haber ajansından (IRNA) aktardığına göre İran Devrim Muhafızları bu saldırının "Gerçek Vaat 4 Operasyonu'nun otuzuncu dalgası" olduğunu ve "bölgedeki Amerikan terörist üslerini ve kuzey İsrail'deki Siyonist üslerini hedef aldığını" belirtti.

İsrail acil yardım servisi Magen David Adom (Kızıl Davud Yıldızı) ilk belirlemelere göre, engellenen bir roketin parçalarının düşmesi sonucu bir kadının hafif kafa travması geçirdiğini duyurdu.


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden Birleşik Arap Emirlikleri'ni terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden Birleşik Arap Emirlikleri'ni terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.


Liderleri üç ülke arasında gidip geliyor... İslami Cihad Hareketi için hangi güvenli sığınaklar kaldı?

İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney, Temmuz 2024’te Tahran’da merhum Hamas lideri İsmail Heniyye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale’yi kabul etti. (AFP)
İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney, Temmuz 2024’te Tahran’da merhum Hamas lideri İsmail Heniyye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale’yi kabul etti. (AFP)
TT

Liderleri üç ülke arasında gidip geliyor... İslami Cihad Hareketi için hangi güvenli sığınaklar kaldı?

İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney, Temmuz 2024’te Tahran’da merhum Hamas lideri İsmail Heniyye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale’yi kabul etti. (AFP)
İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney, Temmuz 2024’te Tahran’da merhum Hamas lideri İsmail Heniyye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale’yi kabul etti. (AFP)

ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Tahran tarafından desteklenen Filistinli gruplar üzerinde önemli değişimlere yol açtı. Bu grupların başında, Suriye ve Lübnan sahalarında hem mali hem de güvenlik açısından zarar gördüğü belirtilen İslami Cihad Hareketi geliyor. Gazze Şeridi’nde ise çatışmaların sürdüğü ifade ediliyor.

İslami Cihad Hareketi kaynaklarının Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, bölgede yaşanan güvenlik değişimleri ve İran’a karşı yürütülen savaş, hareketin elinde kalan sığınma alanlarını daha da karmaşık hale getirdi.

Gazze Şeridi’ndeki en büyük silahlı hareket olan Hamas, İran ile güçlü ilişkilere sahip olmayı sürdürüyor. Ancak İslami Cihad Hareketi’nin Tahran ile bağlarının daha derin olduğu ve bu ilişkinin, hareketin kurucusu Fethi Şikaki’nin 1980’li yıllarda örgütü kurduğu döneme kadar uzandığı belirtiliyor.

dfg
İslami Cihad Hareketi’nin kurucusu Fethi Şikaki (WAFA)

İslami Cihad Hareketi, onlarca yıl boyunca Suriye ve Lübnan’da insan gücü ve askeri varlık bulundurmayı başardı. İran’ın son on yılda bu iki ülkedeki nüfuzunu genişletmesiyle birlikte hareketin söz konusu ülkelerdeki konumunun da daha güçlü hale geldiği ifade ediliyor.

Hamas’ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin Temmuz 2024’ün sonunda Tahran’da öldürülmesi ve geçtiğimiz eylül ayında Doha’da Hamas liderliğine yönelik suikast girişimi, Filistinli grupların liderleri için büyük bir alarm niteliği taşıdı. Bu durumdan özellikle İslami Cihad Hareketi’nin etkilendiği değerlendiriliyor.

Üç ülke ve Kudüs Seriyyeleri liderinin kaderi

İslami Cihad Hareketi kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Genel Sekreter Ziyad en-Nehhale’nin İran ziyaretlerini azalttığını belirtti. Kaynaklara göre, Heniyye suikastından bu yana Nehhale İran’a sadece üç ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretlerden birinin, hem kendi hareketinden hem de Hamas’tan bir heyetin katılımıyla gerçekleştiği ve birkaç gün sürdüğü, diğer iki ziyaretin ise kısa ve hızlı geçtiği ifade edildi.

Kaynaklar ayrıca, Nehhale ve hareketin bazı üst düzey isimlerinin -özellikle hareketin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri’ni yöneten ve İsrail tarafından aranan Ekrem el-Acuri’nin- İran’ı, Beyrut başta olmak üzere bazı diğer başkentlerle birlikte kendileri için gerçek bir güvenli sığınak olarak gördüklerini aktardı. Ancak daha sonra Katar’a yöneldikleri ve aynı zamanda Mısır ile ilişkileri genişletmeye başladıkları belirtildi.

fbh
Hamas’ın merhum lideri İsmail Heniyye ve İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Temmuz 2024, Tahran (Reuters)

Nehhale’ye yakın bir kaynak, son birkaç ay içinde Nehhale’nin Doha ile Kahire arasında gidip geldiğini ve her iki şehirde de belirli süreler kaldığını söyledi. Kaynak, özellikle Doha’da daha uzun süre bulunduğunu, çünkü yardımcısı Muhammed el-Hindi’nin neredeyse sürekli burada bulunduğunu aktardı. El-Hindi’nin de Katar, Mısır ve Türkiye arasında hareket ettiği, Mısır’daki temasların ise büyük ölçüde Gazze Şeridi’yle ilgili konular kapsamında Mısır istihbarat yetkilileriyle yürütüldüğü ifade edildi.

Kaynaklar, ‘güvenlik hassasiyeti’ gerekçesiyle, son yıllarda Beyrut’un güney banliyösünü kendisine sığınak olarak kullanan Ekrem el-Acuri’nin buradan ayrılıp ayrılmadığı konusunda kesin bir bilgi vermekten kaçındı.

İsrail ordusu birkaç gün önce, Lübnan’daki Kudüs Seriyyeleri komutanı Edhem el-Osman’ı Beyrut’un güney banliyösünde Hizbullah’a ait bir konuta düzenlediği saldırıda öldürdü. El-Osman’ın, Acuri’ye yakın bir isim olarak bilindiği kaydedildi.

Bazı kaynaklar ise İsrail ordusunun el-Osman’ın bulunduğu yeri bilmediği, söz konusu dairenin Hizbullah’a ait bir ‘güvenli ev’ olduğu gerekçesiyle hedef alındığı değerlendirmesinde bulundu.

Lübnan’daki İslami Cihad Hareketi liderliği, özellikle Beyrut’un güney banliyösünde bulunan isimler, uzun yıllardır olduğu gibi Hizbullah tarafından uygulanan sıkı güvenlik önlemleri altında faaliyet gösteriyor.

Suriye’de çember daralıyor

İsrail, Beşşar Esed rejimi devrilmeden önce Suriye’de İslami Cihad Hareketi’nin varlığı üzerindeki baskıyı yoğun hava saldırılarıyla artırdı. Bu saldırılardan biri Kasım 2024’te Şam’da harekete ait bir merkezi hedef aldı. Saldırıda üst düzey isimlerin hayatını kaybettiği bildirildi.

Suriye’de rejimin düşmesinin ardından hareket üzerindeki baskının daha da arttığı belirtiliyor. Şam’daki yeni yönetim, Nisan 2025’te İslami Cihad Hareketi’nin Suriye Temsilcisi Halid Halid ile yardımcısı Ebu Ali Yaser’i birkaç ay süreyle gözaltına aldı.

Hareket kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Suriye’de bulunan çok sayıda İslami Cihad Hareketi mensubunun gözaltına alındığını, daha sonra ise serbest bırakıldığını aktardı. Kaynaklara göre sorgulamalarda ağırlıklı olarak militanların elindeki silahlar ve bu silahların bulunduğu yerler hakkında sorular yöneltildi.

Kaynaklar ayrıca, son aylarda Suriye’de düzenlenen bazı İsrail saldırılarının hareket içindeki önde gelen aktivistleri hedef aldığını belirtti. Bu kişiler arasında, yıllar önce Gazze Şeridi’nde yaralanan ve tedavi için yurt dışına götürüldükten sonra Şam’da kalan Kudüs Seriyyeleri’ne bağlı saha komutanlarının da bulunduğu ifade edildi. Söz konusu isimlerin başka ülkelere tahliye edilmesine yönelik planların başarısız olduğu, ancak son saldırılardan sağ kurtuldukları kaydedildi.

bgnyjukı
Kasım 2024’te Suriye’de İsrail’in düzenlediği saldırıda öldürülen İslami Cihad Hareketi üyelerinin Şam’daki cenaze töreninden (AFP)

İsrail’in takibi nedeniyle İslami Cihad Hareketi’ne bağlı bazı aktivistlerin Suriye’den ayrılarak Lübnan ve Türkiye’ye geçtiği de bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, gerek Lübnan içinden gerekse Suriye’den gelen çok sayıda Kudüs Seriyyeleri mensubu şu anda Güney Lübnan’da bulunuyor ve Hizbullah unsurlarıyla birlikte çatışmalara katılıyor.

Son savaş sırasında Kudüs Seriyyeleri, Lübnan’daki operasyonlara katılan çok sayıda mensubunun hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Hareketin liderliğinin, Hizbullah unsurlarıyla tam koordinasyon içinde, gerekli görülmesi halinde yeniden destek saldırılarına katılmaları yönünde talimatları yenilediği belirtiliyor.

Tüm bu gelişmeler, İslami Cihad Hareketi’nin hem Gazze Şeridi içinde hem de dışında ciddi bir mali kriz yaşadığı bir döneme denk geliyor. Bunun başlıca nedeninin İran’dan gelen mali desteğin neredeyse tamamen durması olduğu ifade ediliyor. Bu durumun, son aylarda hareket mensuplarına maaş ödenmesini ve farklı faaliyetler için ayrılan operasyonel bütçelerin karşılanmasını da etkilediği belirtiliyor.