İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

Kassam sokak çatışmalarına girerken bir BM yetkilisi “mutlak teröre” işaret etti

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
TT

İsrail: ‘Nokta atışı saldırılardan’ önce Gazze’ye bir ay boyunca ‘kapsamlı saldırılar’ yapmaya ihtiyaç var

İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)
İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından yanan bir binanın enkazı arasında kurbanlar aranıyor (AFP)

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı üçüncü ayına girerken İsrail ordusu, ulaşılmak istenen hedeflere ulaşmak, Hamas Hareketi’nin kalan liderlerini öldürüp hareketin gücünü kırmak ve rehine dosyasını kapatmak için kara operasyonlarının yeni yılın başlangıcına kadar en az bir aya ihtiyacı olduğunu öngörüyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyi ve güneyinde sert bir mücadeleyle karşı karşıya olması ve insan ve teçhizat kayıpları vermesi, siyasi liderliğinin belirlediği hedeflere ulaşmaktan hala uzak olduğunun bir göstergesi.

İsrail Ordu Radyosu dün, Hamas’a baskı yapmak ve kaçırılan kişilerin iadesi konusunda yeni bir anlaşmaya varmak amacıyla Gazze Şeridi’nin kuzey ve güneyindeki kara operasyonlarının bir ay daha devam edebileceğini bildirdi.

İsrail’in tahminlerinden bir gün önce ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki yetkililerin, İsrail’in Hamas liderlerini ve yeteneklerini hedef almadan önce kara operasyonunun önümüzdeki Ocak ayına kadar devam etmesini bekledikleri sızmıştı.

İsrail ordusu, bu hafta üçüncü aşamanın başında kara operasyonlarını Gazze Şeridi’nin güneyine doğru genişletti, ancak en az kuzeydeki kadar şiddetli bir direnişle karşılaştı.

İsrail Ordu Sözcüsü’ne göre salı gecesi ve çarşamba günü boyunca Gazze Şeridi’nde Hamas üyeleriyle şiddetli çatışmalar yaşanırken, Hava Kuvvetleri, Hamas’ın askeri altyapısını hedef alan 250’den fazla hedefe saldırı düzenledi ve bu saldırılarda Hamas ve İslami Cihad üyeleri öldürüldü.

5yj67
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği bombalı saldırıda yaralanan Filistinliler, Han Yunus’taki bir hastanede (AP)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Haklar Yüksek Komiseri Volker Türk, Cenevre’de düzenlediği bir basın toplantısında, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin ‘gittikçe kötüleşen mutlak bir terör’ içinde yaşadığını söyledi. Bu tür ‘trajik insani koşullarda’ meydana gelen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi ‘çirkin suçların’ yaşanma riskinin arttığına dikkat çekti. Türk “Hamas ve diğer silahlı Filistinli grupların İsrail’e gerçekleştirdiği korkunç saldırılardan iki ay sonra Gazze’deki siviller hala kesintisiz bir biçimde İsrail bombardımanına ve toplu cezalandırmaya maruz kalıyor” dedi.

Öte yandan İsrail ordusu dün, 50’nci Tabur’un 460’ıncı Tugayı’na bağlı güçlerin askeri operasyonlardan birinde Gazze Şeridi’nin kuzeyinde şimdiye kadar ele geçirilen en büyük mühimmat ve silah stoklarından birini bulduklarını açıkladı.

Stokta yüzlerce roket ve çeşitli tiplerde RPG fırlatıcıları, düzinelerce tanksavar füzesi ve patlayıcı cihaz, uzun menzilli güdümlü füzeler, el bombaları ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyordu.

İsrail güçleri kuzeydeki Cibaliye kampını kuşatsa da henüz içeride ilerleme kaydedemezken Hamas’ın kalesi olması nedeniyle kuzeyde en şiddetli çatışmalardan birinin yaşanması bekleniyor.

Yüz yüze savaş

Buna paralel olarak İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin ikinci büyük kenti olan güneydeki Han Yunus’ta kara operasyonunu genişletmeye devam ediyor.

İsrail ordusu, askerlerinin Han Yunus’ta doğrudan çatışmaya girdiğini ve bu çatışmaların savaşın başlangıcından bu yana sahadaki en şiddetli çatışmalardan biri olduğunu bildirdi.

İsrail ordusu, birçok Hamas liderinin savaşın başlarında Kuzey Gazze’yi terk edip Han Yunus’ta saklandığına ve çok sayıda esirin de orada olduğuna inanıyor.

Askeri istihbaratın, 7 Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana kayıp kabul edilen bir kişinin rehineler arasında olduğu sonucuna varmasının ardından, halen Gazze’de olduğuna inanılan esir sayısı 137’den 138’e çıktı.

Hamas geçen hafta yedi gün süren insani ara sırasında 110 kişiyi serbest bırakmıştı.

dwv
İsrail istihbaratı tarafından Gazze tünellerindeki Hamas üyelerinin yayınlanan bir fotoğrafı

Esirlere ulaşmak, İsrail’in Hamas yetkililerine suikast düzenlemek gibi zafer imajı oluşturduğuna inandığı görevlerden biri.

Salı akşamı İsrail ordusu ve Şin-Bet, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki tünellerinde üst düzey Hamas liderlerinin olduğu fotoğrafları yayınladı.

Fotoğrafta Hamas, Kuzey Gazze Tugayı’nın üst düzey liderleri dar bir odada yemek masası etrafında otururken görülüyor. İsrail ordusu, Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur, yardımcısı Vail Receb ve diğerleri de dahil olmak üzere kuzeyli liderlerin çoğunu öldürdüğünü duyurdu.

İsrail, savaşın yalnızca nokta atışı saldırılara dayalı başka bir aşamasına başlamadan önce aynı şeyi güneyde tekrarlamaya çalışıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim saldırısına benzer bir saldırıyı gerçekleştirmesini engelleme hedefine yıl sonuna kadar ulaşma ihtimalinin düşük olduğunu ve çatışmalar yeni bir aşamaya geçtikten sonra güçlerin uzun soluklu bir operasyonun parçası olarak bu hedefe ulaşma çabasına devam edeceğini söyledi.

İsrailli bir yetkili CNN’e yaptığı açıklamada, çatışmalarda beklenen değişiklikten bahsederek “Önümüzdeki haftalarda çok yoğun bir operasyona gireceğiz ve ardından muhtemelen düşük yoğunluklu bir duruma geçeceğiz” dedi.

Salı akşamı Başbakan Binyamin Netanyahu, çatışmaların yakın bir gelecekte sona erdirilmesi yönünde ABD’nin olası baskısına işaret etti.

Netanyahu, “Dünyadaki savaşın bir an önce sona ermesi için baskı yapan dostlarımıza” ifadesini kullanarak “Savaşı bitirmemizin ve bunu hızlı bir şekilde yapmamızın tek yolu Hamas’ı ortadan kaldırmak için ezici güç kullanmaktır” dedi.

dfgbtyj
İsrail'in çarşamba günü güney Gazze Şeridi'ndeki Refah'a düzenlediği saldırının ardından yaralı bir adama yardım ediliyor (AFP)

Ancak Kassam Tugayları herhangi bir geri çekilme emaresi göstermiyor. Dün savaşçılarının daha fazla İsrailli subay ve askeri öldürdüğünü, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde tank ve araçları imha ettiklerini ve evlerde ve askeri bölgelerde siper alan grupları hedef aldıklarını duyurdu.

Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin çevresindeki İsrail’e ait bölgeleri ve çok sayıda askeri bölgeyi füzelerle bombaladığını duyurdu.

İsrail askerleri öldürülüyor

Kassam’ın Eş-Şucaiyye’deki çatışmalara ilişkin yayınladığı yeni videolarda, ev ev-sokak sokak çatışmalar yaşandığı ve Kassam savaşçılarının sokaklarda ve yıkılmış evlerde ortaya çıkıp İsrail tanklarını hedef alarak birini tamamen ateşe verdiği görülüyor.

Öte yandan İsrail ordusu dün üç askerin öldüğünü duyurdu. Böylece 24 saat içinde ölen asker sayısı 10’a yükseldi. İsrail medyasına göre 7 Ekim’den bu yana isimlerinin yayınlanmasına izin verilen İsrail ordusunda ölenlerin sayısı, 83’ü Gazze Şeridi’ne kara saldırısı başlamasından bu yana olmak üzere 411’e ulaştı.

Karada çatışmalar yoğunlaşırken İsrail uçakları Gazze Şeridi’nde geniş alanları bombalamaya devam etti ve Gazze Şeridi’nin kuzeyi, merkezi ve güneyindeki saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti.

İsrail uçakları Gazze şehri, Cibaliye Kampı, Beyt Lahiye, Han Yunus, El-Megazi Kampı ve diğer bölgeleri bombaladı.

Gazze Sağlık Bakanlığı’nın tahminlerine göre Filistinli ölü sayısı 16 bin civarındayken yaralı sayısı 40 bine ulaştı. Bu verilere enkaz altında kaybolan insan sayısı dahil değil.



MAGA'cı anneler: "İran'a asker gönderilirse Barron Trump da orduya katılmalı"

Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)
Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)
TT

MAGA'cı anneler: "İran'a asker gönderilirse Barron Trump da orduya katılmalı"

Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)
Trump'ın 20 yaşındaki en küçük oğlu muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı ancak üniversite öğrencisi olduğundan, zorunlu askerlik çağrısı durumunda görevini erteleyebilir (AFP)

Ariana Baio ABD Muhabiri 

Bu yılki Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı'na (CPAC) katılan iki anne, Donald Trump'ın ABD askerlerini savaşa göndermeye karar vermesi halinde ABD Başkanı'nın en küçük oğlu Barron'ın orduda görev yapması gerektiğini düşündüklerini MSNOW'a söyledi.

Üzerinde "250" yazan aynı kırmızı, beyaz ve mavi renkli parlak ceketleri giyen ve ismi açıklanmayan iki kadın, kendi çocuklarından biri askere alınsa bile başkanın İran'la savaşını desteklemeye hazır olduklarını yayın kuruluşuna belirtti.

MSNOW'dan Rosa Flores, 20 yaşındaki Barron Trump'ın da askerlik yapması gerektiğini düşünüp düşünmediklerini sorduğunda, her iki kadın da buna katıldığını belirtti.

Flores, MSNOW sunucusu Chris Jansing'e perşembe günü, "Her iki anne de askerler savaşa gönderilirse, bu kadının oğlu savaşa gönderilirse, Barron Trump'ın da askerlik yapması gerektiğinde hemfikirdi" dedi.

Barron Trump'ın orduya katılıp katılmayacağına dair görüşleri sorulduğunda MAGA destekçisi anneler, başkanın en küçük oğlunun "doğru olanı yapacağını" düşündüklerini söyledi.

ABD ordusu gönüllü askerlerden oluşuyor. Diğer yandan Askerlik Sistemi (Selective Service), savaş durumunda teoride askere alınmaya uygun erkeklerin veritabanını tutan bağımsız bir kurum.

18-25 yaşlarındaki tüm erkeklerin Askerlik Sistemi'ne kayıt yaptırması zorunlu. Yakın zamanda kabul edilen yasa, bu süreci aralık ayından itibaren otomatikleştirecek.

"Make America Great Again" (Amerika'yı Yeniden Harika Yap) şapkası giyen, ismi açıklanmayan annelerden biri, 18 yaşındaki oğlunun Askerlik Sistemi'ne kayıtlı olması nedeniyle Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırılarına başlangıçta karşı çıktığını Flores'e söyledi.

Kadın "Bu yüzden bu durumdan memnun değildim" dedi.

İsmi açıklanmayan kadın, MSNOW'a şöyle konuştu: 

Ama sonra İran'da halkın önünde asılan üç genci gördüm. O rejim yıllardır Amerikalıları tehdit ediyor ve Amerikalıları öldürüyor… Oğlum askere çağrılsa bile savaşı yine de desteklerdim.

Görsel kaldırıldı.İki MAGA destekçisi, oğullarından biri askere alınsa bile ABD Başkanı'nın İran'a karşı yürüttüğü savaşı desteklemeye devam edeceklerini MSNOW'a söyledi (MSNOW / Chris Jansing Reports)

Kadının, ekonomik krizin derinleşmesiyle ocak ayında İran rejimini protesto eden üç gencin kamuoyu önünde asılmasından bahsettiği anlaşılıyor.

Trump, İran'a karşı askeri harekat başlatsa da ABD askerlerini sahaya sürmeye yönelik resmi bir plan yok. Anketlere göre askerleri savaşa gönderme fikri, Cumhuriyetçi parlamenterler ve halk arasında aşırı derece tepki çekiyor.

ABD'de Askerlik Sistemi olsa da 1972'deki Vietnam Savaşı'ndan bu yana zorunlu askerlik çağrısı yapılmadı.

Barron Trump muhtemelen Askerlik Sistemi'ne kayıtlı. Ancak zorunlu askerlik çağrısı yapılsa bile, Trump'ın üniversite öğrencisi olan en küçük oğlunun görevi muhtemelen ertelenir.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


İsrail askeri istihbaratı: “İran’da rejim değişikliği koşulları yaratılamadı”

İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)
İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)
TT

İsrail askeri istihbaratı: “İran’da rejim değişikliği koşulları yaratılamadı”

İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)
İran'ın 26 Mart'taki açıklamasında ABD - İsrail saldırılarında 2 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti (Reuters)

İsrail ordusu, Tahran'da rejim değişikliğinin sağlanması ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Financial Times'a (FT) konuşan İsrailli yetkililer, askeri istihbaratın yakın gelecekte rejimin devrilmesini sağlayacak koşulların yaratılamadığını düşündüğünü söylüyor.

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) bağlı istihbarat müdürlüğü Aman'ın brifingleri hakkında bilgi sahibi kaynaklar, hava saldırılarının İran rejimini önemli ölçüde zayıflatamadığına dair görüşlerin kuvvetlendiğini belirtiyor.

FT'nin analizine göre bu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun temel savaş hedeflerine de gölge düşürüyor.

Aman'ın eski İran uzmanı Raz Zimmt şunları söylüyor:

Rejim zayıfladı ancak firarlara veya kontrolün kaybedildiğine ilişkin herhangi bir gerçek işaret görmedik. Bu, hayatta kalmak için 47 yıl boyunca kuvvetlendirilen bir sistemin dayanıklılığını gösteriyor.

Kaynaklara göre İsrail ordusu, hava saldırılarıyla rejim değişikliğini başından beri olası görmüyordu. Yetkililerden biri şu ifadeleri kullanıyor:

Ordu, hükümete 'Bu iş bir anda hallolacak bir şey değil' dedi. Rejim değişikliği her zaman çok, çok, çok, çok zor olacaktı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı ortak operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Ordusu'ndan birçok üst düzey isim öldürüldü.

İran ise İsrail'in yanı sıra ABD'nin müttefiki Körfez ülkelerine misillemeyle direnişe devam ediyor.

New York Times'ın aktardığına göre İran'ın, Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'ne dün düzenlediği saldırıda 12 Amerikan askeri yaralandı.

Diğer yandan Yemen'deki Tahran destekli Husiler de bu sabah İsrail'e füze fırlatarak savaşa katıldı.

Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle başlayan ekonomik kriz, Husilerin Kızıldeniz'i kapatmaya çalışması halinde daha da derinleşebilir.

Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Farea Al-Muslimi, BBC'ye şunları söylüyor:

Bu bir kabus. Zaten bir kabus yaşıyoruz, bu da durumu daha da kötüleştirir.

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında İran'ı "mahvettiklerini" öne sürse de Tahran rejiminin, Ortadoğu'da desteklediği Şii örgütlerle direnişi sürdürmesi Beyaz Saray'ın pozisyonunu güçleştiriyor.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın İran savaşının başından beri yaptığı çelişkili açıklamalara dikkat çekiliyor. ABD Başkanı'nın rakibini önce tehdit edip sonra gerginliği azaltarak müzakereye başlama taktiğinin bu sefer işe yaramadığı yazılıyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Guardian, New York Times, BBC


Trump: Sırada Küba var

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)
TT

Trump: Sırada Küba var

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağıyla Miami'den ayrılıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, “Sırada Küba var” diyerek, Washington’un son dönemde gerçekleştirdiği askeri operasyonların kendisine destekçilerinin desteğini kaybetmesine mal olacağı yönündeki görüşü reddetti.

Trump, ocak ayından bu yana Küba'ya petrol ambargosu uygulayarak, ülkeye yönelik baskıyı son dönemde artırdı. Bu durum, yıllardır süren ABD ticaret ambargosu nedeniyle zaten zor durumda olan Küba ekonomisini ve yakıt tedarikini daha da boğdu.

Trump, dün Florida eyaletinin Miami kentinde düzenlenen «FII Priority» yatırım forumunda yaptığı konuşmada, destekçilerinin «güç» ve «zafer» istediğini söyledi; ocak ayında ABD güçlerinin Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakaladığı askeri operasyona atıfta bulundu.

Trump, “Bu muhteşem orduyu ben kurdum. ‘Onu asla kullanmak zorunda kalmayacaksınız’ demiştim, ancak bazen başka seçeneğimiz olmuyor. Bu arada, sıra Küba'da. Ama sanki ben hiçbir şey söylememişim gibi davranın” ifadelerini kullandı.

Kübalı siviller Havana'da askeri eğitim tatbikatlarını izliyor (AP)Kübalı siviller Havana'da askeri eğitim tatbikatlarını izliyor (AP)

Trump bu konuda ne yapmayı planladığını belirtmese de basına “Bu açıklamayı görmezden gelin” dedi ve ardından “Sırada Küba var” diye tekrarladı; bu sözleri, salondakileri güldürdü.

Aynı konuşmada ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'nı “Trump Boğazı” olarak nitelendirdiği tartışmalı bir açıklama yaptı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel geçen hafta, herhangi bir dış saldırganın “yenilmez bir direnişle” karşılaşacağını vurgulamıştı.

Komünist ada, 1962 yılından beri ABD'nin ticari ablukası altında bulunuyor ve yıllardır uzun süreli elektrik kesintileri, yakıt, ilaç ve gıda kıtlığıyla karakterize edilen şiddetli bir ekonomik krizin içinde.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bir Küba yetkilisi son olarak, Havana'nın Washington ile diyaloğu sürdürmeye hazır olduğunu söyledi, ancak aynı zamanda siyasi sisteminin değiştirilmesinin tartışmaya açık bir konu olmadığını vurguladı.