ABD’nin ‘vetosu’ Gazze’de sükuneti sağlamaya yönelik Mısır-Katar arabuluculuğunu etkiler mi?

ABD ateşkese yönelik karar tasarısının geçmesine izin vermedi

Mumbai’de Filistin bayraklarıyla protesto düzenleyen Hindistan vatandaşları (EPA)
Mumbai’de Filistin bayraklarıyla protesto düzenleyen Hindistan vatandaşları (EPA)
TT

ABD’nin ‘vetosu’ Gazze’de sükuneti sağlamaya yönelik Mısır-Katar arabuluculuğunu etkiler mi?

Mumbai’de Filistin bayraklarıyla protesto düzenleyen Hindistan vatandaşları (EPA)
Mumbai’de Filistin bayraklarıyla protesto düzenleyen Hindistan vatandaşları (EPA)

ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde Gazze’de derhal ateşkes ilan edilmesini engellemeye yönelik “vetosu”, yalnızca birçok ülke ve insani yardım kuruluşu için bir hayal kırıklığı olmakla kalmadı, aynı zamanda gözlemcilere göre, “Filistin’in Gazze Şeridi’nde sükunetin yeniden sağlanması amacıyla Mısır ve Katar tarafından yürütülen arabuluculuk çabaları açısından da hayal kırıklığı yaratan bir karar” oldu.

ABD, BM Güvenlik Konseyi’nde cuma günü Gazze’de ateşkes ilan edilmesine ilişkin karar tasarısına karşı olumsuz oy kullanan tek üye oldu. Bu tutum, birçok ülke ve kuruluştan sert eleştiriler aldı. Uzmanlar ve gözlemciler bunu, “sükunet çabaları önünde yeni bir engel ve işgalci İsrail güçlerine Gazze Şeridi’ndeki operasyonlarını sürdürmeleri için açık bir sinyal” olarak nitelendirdi.

BM Güvenlik Konseyi’nde Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Gazze ve İsrail’deki gerilime ilişkin sunduğu karar tasarısı, ABD’nin veto hakkını kullanması nedeniyle kabul edilemedi. 15 Konsey üyesinden 13’ü tasarıyı desteklerken, İngiltere oylamada çekimser kaldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın başkanlığındaki, üyeleri arasında Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin de bulunduğu Arap-İslam Bakanlar Komitesi’nin üyeleri, cuma akşamı Washington’da ABD’li mevkidaşları Antony Blinken ile bir araya geldikleri toplantıda “Washington’un veto hakkını kullanmasından duydukları rahatsızlığı” dile getirdiler. ABD’ye “sorumluluklarını üstlenmesi ve işgalci İsraili derhal ateşkese doğru itmek için gerekli adımları atması” çağrılarının altını çizdiler.

Görsel kaldırıldı.
Arap-İslam Bakanlar Komitesi üyeleri Washington’da Blinken ile yaptıkları görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır ve Katar, İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yapmak için yoğun temaslara öncülük etmiş ve bunun sonucunda Gazze Şeridi’nde ilk insani ara 24 Kasım’da yürürlüğe girmişti. Bir hafta süren insani ara esnasında İsrail ve Filistin direniş grupları arasında 210 Filistinli tutuklu karşılığında 70 İsrailli rehinenin serbest bırakılması mutabakatı uygulanmıştı. Hamas ayrıca, mutabakata dahil olmayan ve çoğunluğunu İsrail’de çalışan Taylandlıların oluşturduğu 30 kadar yabancıyı da serbest bırakmıştı.

İnsani ara aynı zamanda kuşatılmış ve harap olmuş Gazze Şeridi’ne daha fazla insani yardımın, özellikle de akaryakıt kamyonlarının girmesine de olanak tanımıştı. İsrail’in haftalarca Gazze Şeridi’ne yakıt sokmama konusundaki ısrarı, başta hastaneler ve kamu hizmeti tesisleri olmak üzere çoğu hayati tesisin durmasına neden olmuştu.

Hamas, ABD’nin veto hakkını kullanmasını kınadı ve bunu “insanlık dışı” bir tutum olarak nitelendirdi. Hamas’ın Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Rişk, yaptığı açıklamada, “ABD’nin ateşkes kararının çıkmasını engellemesi, işgalci İsrail’in halkımızı öldürmesine ve daha fazla katliam yapmasına doğrudan bir katılımdır” ifadelerini kullandı.

El-Ehram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Filistin ve İsrail Çalışmaları Programı Başkanı Subhi Asile, ABD’nin vetosunun beklenen bir şey olduğunu söyledi. Asile,“BM Güvenlik Konseyi oturumundaki oylama şekli, Batı’nın İsrail’e verdiği desteğin boyutunda kayda değer bir düşüş olduğunu gösterdi. Nitekim İngiltere, oylamada çekimser kalırken, Fransa dahil diğer Avrupa ülkeleri ateşkes lehinde oy kullandı” ifadelerini kullandı. Asile bunun “İsrail'in pozisyonuna yönelik uluslararası destek duvarında yararlanılabilecek bir çatlak” olarak sayılabileceğine dikkat çekti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Asile, ABD’nin vetosunun, Gazze’de yeni bir insani aranın onaylanması için Mısır ve Katar’ın gösterdiği arabuluculuk çabalarına gölge düşürebileceğini söyledi. Asile, “ABD’nin, İsrail karar mercilerine baskı yapma gücüyle ilk insani araya varılması noktasında önemli bir taraf olduğuna” dikkat çekti. Aynı zamanda Asile, “Washington’un işgalci güçlerin Gazze’deki hedeflerine ulaşmasına alan açmayı istemesinden ötürü ABD’nin ya da İsrail’in ateşkesi kabul etmesini beklemediğini, ancak geçici insani araların kullanılabileceğini” söyledi. Bununla birlikte “ABD’nin tutumuna rağmen Mısır-Katar temaslarının duracağını” sanmadığını dile getirerek, “çatışmanın her iki tarafının ve hatta ABD’nin, rehine dosyasında bir başarı elde etmek istediğini ve bu durumun, arabuluculuğun yararlanabileceği bir boşluk olabileceğini” kaydetti.

Bir hafta süren insani aranın bozulmasının ardından Mısır ve Katar, bundan duydukları üzüntüyü dile getirdi. Yaptıkları ayrı açıklamalarda, Gazze Şeridi’nde kötüleşen insani krizin ortasında yeni bir insani araya varmak için İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yapma çabalarına devam edeceklerini vurguladılar.

Aynı bağlamda, Kudüs Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi ve El-Fetih hareketinin liderlerinden Cihad el-Harazin, Washington’un BM Güvenlik Konseyi’nde yeniden veto hakkını kullanmasının “İsrail’in Gazze’deki Filistin halkına yönelik katliamlarının devam etmesi için bir yeşil ışık niteliğinde” olduğunu söyledi. Bunun, İsrail hükümetinde “insani arayı bozmak ve savaşı yeniden başlatmak için baskı yapan” aşırı radikal eğilimden taraf olunduğunun bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Harazin Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, ABD’nin tutumunun “ateşkese ilişkin arabuluculuk çabalarının önünde yeni bir engel teşkil edeceğini ve aynı zamanda bir yandan sükunetin gerekliliğinden bahsederken diğer yandan İsrail savaş hükümetine katliamlarına devam etmesi için apaçık izin veren ABD yönetiminin tutarsız tavrının somut bir örneği olduğunu” söyledi. Mısır-Katar arabuluculuğunun artık “hem İsrail’in engellerini hem de ABD’nin karşıtlığını aşması” gerektiğini sözlerine ekledi. Harazin, Kahire ve Doha’nın “tüm engellere rağmen yeni bir insani araya varmak için çalışmalarına devam ederken hiçbir çabadan kaçınmayacağına” olan güvenini dile getirdi.

7 Ekim’de Hamas’ın İsrail hedeflerine karşı yürüttüğü saldırıya karşılık ikinci ayını geride bırakan İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik benzersiz bombardımanından bu yana ABD, Gazze’de ateşkesi engellemek için BM Güvenlik Konseyi’nde ikinci kez veto hakkını kullanmış oldu.



Trump, İran'a kara birlikleri konuşlandırılması olasılığına işaret etti

Trump, başkanlık uçağında gazetecilere konuşuyor (AFP)
Trump, başkanlık uçağında gazetecilere konuşuyor (AFP)
TT

Trump, İran'a kara birlikleri konuşlandırılması olasılığına işaret etti

Trump, başkanlık uçağında gazetecilere konuşuyor (AFP)
Trump, başkanlık uçağında gazetecilere konuşuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını izlemek için gelecekte kara birliklerinin konuşlandırılması olasılığı hakkında konuştu.

Air Force One uçağında gazetecilerle yaptığı görüşmede bu olasılık sorulduğunda Trump, "Bunu bir noktada yapabiliriz. Bu harika olurdu" dedi.

"Bunu daha sonra yapabiliriz ama şimdi değil" diye belirtti.

Beyaz Saray, İran'a yönelik bir saldırıyı haklı çıkarmak için diğer şeylerin yanı sıra, İslam Cumhuriyeti'nin nükleer bomba üretmeye çok yakın olacak kadar büyük miktarda zenginleştirilmiş uranyum biriktirdiğini iddia etti.

Tahran ile dolaylı müzakereler yürüten özel elçi Steve Witkoff, birkaç gün önce Fox News'te İran'ın "yaklaşık 460 kilogram %60 oranında zenginleştirilmiş uranyuma" sahip olduğunu ve "bu %60 oranında zenginleştirilmiş malzemenin yaklaşık bir hafta veya on gün içinde bomba yapımı için gerekli olan %90 seviyesine çıkarılabileceğini" vurguladı.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi, 3 Mart'ta yaptığı açıklamada, "İran'ın nükleer bomba ürettiğine dair hiçbir kanıt yok, ancak nükleer bomba yapımına yakın bir seviyede zenginleştirilmiş büyük uranyum stoğuna sahip olması ve müfettişlere bu stoğa tam erişim izni vermeyi reddetmesi ciddi bir endişe kaynağıdır" ifadelerini kullandı.


Oslo'daki ABD büyükelçiliği yakınlarında patlama meydana geldi; herhangi bir yaralanma bildirilmedi

Oslo'daki ABD büyükelçiliği önünde polis araçları (Reuters)
Oslo'daki ABD büyükelçiliği önünde polis araçları (Reuters)
TT

Oslo'daki ABD büyükelçiliği yakınlarında patlama meydana geldi; herhangi bir yaralanma bildirilmedi

Oslo'daki ABD büyükelçiliği önünde polis araçları (Reuters)
Oslo'daki ABD büyükelçiliği önünde polis araçları (Reuters)

Norveç polisinin açıklamasına göre, dün gece geç saatlerde Oslo'daki ABD büyükelçiliği yakınlarında şiddetli bir patlama sesi duyuldu, ancak ilk belirlemelere göre herhangi bir yaralanma olmadı.

Polis operasyon komutanı Michael Delamere, kamu yayın kuruluşu NRK'ye yaptığı açıklamada, patlamanın büyükelçiliğin konsolosluk bölümünün girişini vurduğunu ve "hasarın küçük olduğunu" belirtti.

"Hasarın niteliği, neyin patladığı veya diğer ayrıntılar hakkında yorum yapmayacağız (...) çünkü soruşturma henüz başladı" dedi.

Büyükelçiliğin çevresine çok sayıda polis memuru konuşlandırıldı.

Devam eden savaş nedeniyle Ortadoğu'daki ABD büyükelçilikleri yüksek alarma geçirildi ve Tahran'ın sanayi ve diplomatik hedeflere yönelik misillemeleri sonucunda birçok büyükelçiliğe saldırı düzenlendi.

Ancak polis, Oslo'daki ABD büyükelçiliği yakınlarında meydana gelen olayın çatışmayla bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bilgi vermedi.

 Delemeier TV2'ye verdiği demeçte, "Bunu (Ortadoğu'daki) savaşla ilişkilendirmiyoruz," dedi. "Bunu yapmak için henüz çok erken."


Türkiye Dışişleri Bakanı: İran'da iç savaş çıkarmaya yönelik girişimler "son derece tehlikeli"

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (DPA)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (DPA)
TT

Türkiye Dışişleri Bakanı: İran'da iç savaş çıkarmaya yönelik girişimler "son derece tehlikeli"

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (DPA)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (DPA)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün İran'da iç savaş çıkarma girişimlerine karşı uyararak, bunları "son derece tehlikeli" olarak nitelendirdi.

İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında Fidan, "Etnik veya dini bölünmeleri kullanarak İran'da iç savaş çıkarmayı amaçlayan tüm senaryolara karşıyız. Bu son derece tehlikeli bir senaryodur. Hem Batılıları hem de Doğuluları bu senaryoya karşı kamuoyu önünde uyarıyoruz" dedi.

ABD'nin İran Kürt gruplarını İran'a karşı bir savaşa katılmaları için eğitmesi ve silahlandırması olasılığı hakkında konuşan bakan, "Bu konuyu ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığımız telefon görüşmesinde gündeme getirdim. Onlar, böyle bir projeye dahil olmadıklarını ve böyle bir niyetlerinin olmadığını teyit ettiler" ifadelerini kullandı.

Fidan sözlerine şöyle devam etti: “Bölgedeki Kürt kanaat önderlerinin bu tarihi sorumluluğu üstlenme hatasına düşmemelerini umuyoruz.” Irak Kürdistanı liderlerine atıfta bulunarak, “Barzani, Talabani ve diğer önemli oyuncularla sürekli temas halindeyiz. Böyle bir hata düzeltilemez” dedi.

Fidan ayrıca dün İran'ı uyararak, çarşamba günü fırlattığı bir füzenin Türk hava sahasında engellenmesinin ardından “tedbirli olmaya” çağırdı.

Bu konuda şunları söyledi: “İran'daki dostlarımızla görüştük ve onlara bunun başıboş bir füze olması durumunda başka bir konu olduğunu söyledik. Bu münferit bir olay olabilir, ancak tekrar yaşanırsa son derece dikkatli olmanızı tavsiye ederiz. İran'da hiç kimse böyle bir maceraya atılmamalı.”

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir NATO yetkilisi perşembe günü yaptığı açıklamada, geçen çarşamba günü engellenen füzenin gerçekten de Türkiye'yi hedef aldığını vurguladı.