Çin, ABD’nin artan etkisine karşı Vietnam ile bağlarını koruma arayışında

Çin, ABD'nin Asya-Pasifik bölgesindeki artan etkisine karşı, aynı siyasal sisteme sahip olduğu Vietnam ile ideolojik bağlarını ve stratejik ilişkilerini konsolide etmeyi hedefliyor

(AA)
(AA)
TT

Çin, ABD’nin artan etkisine karşı Vietnam ile bağlarını koruma arayışında

(AA)
(AA)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yarın Vietnam’a 2 günlük resmi ziyaret gerçekleştirecek. Bu, "Çin liderinin komşu ülkeye 6 yıl sonra yaptığı ilk ziyaret" olacak.

Şi, ziyarette Vietnam Komünist Partisi (VKP) Genel Sekreteri Nguyen Phu Trong’un yanı sıra Devlet Başkanı Vo Van Thuong, Başbakan Pham Minh Chinh ve Meclis Başkanı Vuong Dinh Hue ile görüşecek.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ziyarette taraflar, "siyaset, güvenlik, kamuoyu desteği, pratik işbirliği, çok taraflı ilişkiler ve deniz sorunları" konu başlıklarını ele alacak.

Şi’nin ziyaretinin, ABD Başkanı Joe Biden’ın 10 Eylül’de ülkeye yaptığı ziyaretten sonra gelmesi dikkati çekiyor.

Biden’ın ziyaretinde, ABD ile Vietnam, ilişkilerini "kapsamlı stratejik ortaklığa" yükselttiklerini duyurdu. Böylece ABD'nin Vietnam ile ilişkileri, Çin'in Vietnam ile ilişkileriyle eşit düzeye geldi. Vietnam, kasımda da ABD'nin bölgedeki müttefiki Japonya ile ilişkilerini aynı düzeye yükseltmişti.

İdeolojik destek ve dayanışma

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vang Vınbin, Şi'nin ziyaretini duyurduğu basın toplantısında, şu ifadeleri kullandı:

Dünya, istikrarsızlık ve belirsizliklerin arttığı bir kargaşa ve değişim döneminden geçiyor. Kendi ulusal koşullarına uygun reform ve dönüşümleri hedefleyen iki sosyalist ülke olan Çin ve Vietnam'ın, aralarında dayanışmayı, dostluğu ve farklı alanlarda karşılıklı faydaya dayalı işbirliğini geliştirmesi, her iki tarafın çıkarına olduğu gibi, bölgede ve dünyada barış, istikrar ve refaha katkı sağlayacaktır.

(AA)

Devlet Başkanı Şi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) 2017'deki 19. Ulusal Kongresi'nde ikinci kez genel sekreter seçildikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini Vietnam'a yaptı.

Vietnam lideri ve VKP Genel Sekreteri Nguyen Phu Trong da Şi'nin, üçüncü kez genel sekreter seçildiği Ekim 2022'deki 20. ÇKP Ulusal Kongresi'nin ardından Pekin'i ziyaret eden ilk lider oldu.

Her iki komünist lider de kişisel iktidarlarını üçüncü döneme taşırken, birbirlerine ideolojik desteğini vurguladı ve ülkeleri arasında "sosyalist dayanışmaya" çağrısı yaptı.

Öte yandan Vietnam Devlet Başkanı Vo Van Thuong, ekimde Pekin'de düzenlenen 3. Kuşak ve Yol Forumu'na katılmak üzere Çin'i ziyaret etti.

Çin ve Vietnam, Küba, Laos ve Kuzey Kore ile dünyada komünist rejimle yönetilen 5 ülke arasında yer alıyor.

Tedarik zincirlerinin yeni güzergahı

Vietnam, bölgedeki kritik coğrafi konumu ve askeri gücünün yanında Washington ile Pekin arasındaki rekabette, küresel sanayi ve tedarik zincirleri için yeni güzergahlar oluşturma girişimlerinde Çin’e alternatif adres olarak öne çıkıyor.

Çok sayıda uluslararası imalatçı, Washington ile Pekin arasındaki ticaret savaşı ve jeopolitik gerilimler nedeniyle Çin'e bağlı tedarik zincirlerinin bir bölümünü Vietnam'a kaydırma yolunu seçiyor.

Öte yandan Vietnam, ABD'nin Çin'in Asya-Pasifik'teki artan nüfuzuna karşı denge oluşturmak amacıyla bölge ülkeleriyle ittifak ve ortaklık bağlarını geliştirmeye yönelik Hint-Pasifik stratejisinin kritik parçası olarak dikkati çekiyor.

Biden, 10 Eylül'deki Vietnam ziyaretinde, Hanoi yönetimine ekonomi, güvenlik ve teknoloji alanlarında işbirliğini geliştirme mesajı verdi. Ziyarette, Çin ile ABD arasındaki ihtilaf konusu çip üretimi ve nadir metaller konusunda işbirliği anlaşmaları duyuruldu.

Nadir metaller

Vietnam, Çin'in ardından dünyanın en zengin nadir metal yataklarına sahip ülkesi.

Akıllı telefonlardan savaş uçaklarına, elektrikli otomobil pillerinden entegre devrelere kadar çok sayıda sanayi kolunda ve ileri teknoloji ürünlerde kullanılan nadir metaller, dünyanın en büyük imalatçısı Çin açısından kritik bir alan.

Nadir metallerin işlenmesinde küresel üstünlüğe sahip Çin, Vietnam ile bu alanda işbirliğini geliştirmeye istekli görünüyor.

Öte yandan Çin'in bu alandaki hakimiyetinin yol açacağı risklerden endişeli olan ABD ve müttefikleri, gözünü Vietnam'ın kaynaklarına çevirmiş durumda.

Yeni demir yolu bağlantısı

Şi'nin ziyaretinde, Çin ile Vietnam arasında sömürge döneminden kalma demir yolu bağlantısının yenilenmesi de gündeme gelecek.

Vietnam'ın kuzeybatısındaki Hai Phong limanı ile Çin'in güneybatısındaki Yünnan eyaletinin merkezi Kunming'i birbirine bağlayan demir yolu, eskiyen altyapısıyla iki ülke arasında ticaretin kapasitesinin artırılmasını engelliyor.

Çin, Kuşak ve Yol Girişimi'nin parçası olan çok sayıda uluslararası projeyi sonuçlandırırken, demir yolu bağlantısının yenilenmesi konusunda 2015'ten bu yana adım atılmaması iki ülke arasında amaç ve hedefler açısından güvensizliğin işareti olarak yorumlanıyor.

Vietnam, iki ülke arasında Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik sorunları sebebiyle Çin'e tamamıyla bağımlı ekonomik ilişkiyi çıkarına görmüyor. Bu sebeple ABD ve diğer ülkelerden yatırımlarla ekonomisini çeşitlendirmeyi hedefliyor.

Analistler, Vietnam'ın en büyük ticari ortağı ve yatırımcısı olan Çin ile ekonomik ilişkilerini ve ideolojik bağlarını korurken, ABD ile yakınlaşmanın ekonomik kazançlarından faydalanarak küresel jeopolitik rekabetin getirdiği avantajlı konumunu kullanacağını öngörüyor.

Güney Çin Denizi'ndeki sorunlar, Vietnam'ı ABD'ye yaklaştırıyor

Çin, ABD'nin Pasifik'teki ortaklıklar ağını genişletmeye yönelik adımlarını kendisine karşı "dışlayıcı askeri blok oluşturma" çabası olarak görürken, Güney Çin Denizi'nde kıyıdaş ülkeler arasında sık sık gerilimlere dönüşen egemenlik ihtilafları, Çin'in artan askeri varlığı ve müdahaleci tavrından rahatsız bölge ülkelerini ABD'ye yaklaştırıyor.

Güney Çin Denizi'nde en uzun sahil şeridine sahip Vietnam, Çin ile ideolojik yakınlığına ve iyi ilişkilerine karşın, bu tür sürtüşmelerden en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.

Vietnam yönetiminin, mayısta Güney Çin Denizi'nde kendi kontrolündeki Vanguard Resifi yakınında petrol sondaj faaliyetlerini genişleteceğini duyurmasının ardından Çin'in bölgeye gemilerini göndermesi, krize sebep oldu.

Çin, bölgeye iki sahil güvenlik gemisi eşliğinde bir petrol arama ve 7 balıkçı gemisi gönderirken, Vietnam da 5 gemi yollayarak karşılık verdi, denizdeki manevralarla gerilim tırmandı.

Öte yandan ağustosta Çin'in Güney Çin Denizi'nde Vietnam'ın da hak iddiasında bulunduğu Ada'ya uçak pisti ve askeri tesisler inşa ettiğini gösteren uydu görüntüleri nedeniyle gerginlik yaşandı.

Vietnam Dışişleri Bakanlığı, Paracel Adaları'nın güneybatı ucunda yer alan Çin'in kontrolündeki Triton Adası'ndaki istihkamın izinsiz yapılmasının "egemenlik ihlali" olduğunu savundu.

Çinlilerin "Şişa", Vietnamlıların "Hoang Sa" adını verdiği Paracel Adaları, iki ülke arasında 1974'te yaşanan kısa süreli savaşın ardından Çin'in kontrolüne geçmişti.



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.