İsrail karşıtı Haham Feldman: Siyonizmin icadından önce Filistin'de barış içinde yaşıyorduk

ABD'li Haham Dovid Feldman, "Siyonizmin icadından önce Filistin'de barış içinde yaşıyorduk ve bu gelecekte de olabilir, umarım olacaktır" dedi

Dovid Feldman (AA)
Dovid Feldman (AA)
TT

İsrail karşıtı Haham Feldman: Siyonizmin icadından önce Filistin'de barış içinde yaşıyorduk

Dovid Feldman (AA)
Dovid Feldman (AA)

Çırağan Sarayı'nda düzenlenen "Filistin İçin Avrupa Zirvesi"nde AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Siyonizm Karşıtı Yahudiler Örgütü Neturei Karta International'dan (NKI) Haham Feldman, Yahudilik ile siyonizm arasındaki farkı anlattı.

Zirveye katılmak için ABD'nin New York eyaletinden İstanbul'a gelen İsrail karşıtı Ortodoks Haham Feldman, "Yahudilik bir dindir, sadece bir din, siyaset içermez. Buna karşılık siyonizm tamamen siyasi bir harekettir, milliyetçilikle ilgilidir ve Yahudi dinini temsil etmez. Ne yazık ki insanlar bu ikisinin aynı olduğunu ve tüm Yahudilerin İsrail'i desteklediğini düşünüyorlar ancak durum böyle değil." diye konuştu.

Dünya çapında birçok Yahudi'nin İsrail devleti tarafından işlenen suçlara karşı çıktığını aktaran Feldman, İsrail devletinin fiili varlığının Yahudi inancına aykırı olduğunu ve bu yüzden İsrail devletinin varlığına da karşı çıktıklarını dile getirdi.

Dünyada kendisi gibi düşünen yüz binlerce anti-siyonist Yahudi olduğunu kaydeden Feldman, New York'ta çok güçlü bir anti-siyonist topluluğun bulunduğunu söyledi.

Feldman, "Biz Filistin'e yapılan her şeyin yanlış olduğunu söylüyoruz. Bütün bu suçlar, öldürmeler, çalmalar, baskılar ve en başından beri bütün bir halka uygulanıyor. Bu sadece bugün, son iki ayda gördüğümüz bir soykırım değil. En başından beri Filistin'in işgal edilmesi de yanlıştır, bu bir suçtur." ifadelerini kullandı

(AA)

İsrail'in yaptıklarının sadece uluslararası hukuka göre değil, Yahudilik açısından da suç olduğunun altını çizen Feldman, "Tevrat işlenen tüm bu suçları yasaklamaktadır." şeklinde konuştu.

Feldman, İsrail hiç suç işlememiş ve bölgede insanlar barış içinde yaşıyor olsaydı bile Yahudi öğretileri gereği İsrail'e karşı çıkacaklarını kaydetti.

Yahudi öğretilerinin temelinin Yahudilerin sürgünde olmasına dayandığını belirten Feldman, "Tanrı'nın" iradesiyle savaşmalarının ve egemen bir devlet kurmalarının inançlarına göre yasak olduğunu söyledi.

Feldman "Tüm bunlar sona ermelidir. Eğer bu işgali tümüyle durdurursak, umarım barışçıl bir şekilde ve kimsenin acı çekmesine izin vermeden, geçmişte var olan barışı bir kez daha göreceğiz. Siyonizmin icadından önce Filistin'de barış içinde yaşıyorduk ve bu gelecekte de olabilir, umarım olacaktır." dedi.

"İşgalin olmadığı, baskının olmadığı, tüm yerli halka tüm haklarının iade edildiği tek devletli bir çözüm" istediklerine dikkati çeken Feldman, hem Müslümanların hem Hıristiyanların ve hem de Yahudilerin Filistin'in yerli nüfusunun bir parçası olduğunu, siyonizm hareketinin Yahudi halkını temsil etmediğini vurguladı.

Feldman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'ye yönelik İsrail saldırılarının başladığı günlerde sürekli "kutsal metin"lere atıf yapmasını ise şu sözlerle değerlendirdi:

Bu tam bir iki yüzlülük. Netanyahu seküler birisi, siyonizm hareketi seküler bir hareket, bunlar takip etmeyi reddettikleri dini kullanıyor. Söz konusu dinde yasaklanmış olan suçları haklı çıkarmak için kötüye kullanıyorlar. Bu hiç mantıklı değil ve bu tam bir iki yüzlülük.

İsrail karşıtı NKI

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları bazı Yahudi gruplar tarafından da ağır şekilde eleştiriliyor.

Ortodoks Yahudilerden oluşan ve merkezi ABD'de bulunan Neturei Karta International kuruluşu da İsrail'e yönelik en ağır eleştirileri yapan gruplardan biri.

İsrail'in Gazze'ye daha önce düzenlediği saldırılarda da yaptıkları protestolarla adı sıkça duyulan NKI üyeleri, eski ABD Başkanı Donald Trump'a, Tel Aviv'deki ABD Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması kararı sonrasında mektup yazarak Ortodoks Yahudilerin düşüncelerini aktarmış ve bu karara karşı çıkmıştı.

NKI üyeleri, çeşitli platformlarda ve katıldıkları etkinliklerde, siyonizmin Yahudiliği temsil etmeyen bir ideoloji olduğunu anlatıyor.



Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
TT

Ukrayna saldırısı Rusya'nın Belgorod kentindeki altyapıya büyük hasar verdi

 Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)
Ukraynalı acemi askerler, Zaporijya bölgesindeki cephe yakınlarında yoğun eğitimden geçiyor (EPA)

Ukrayna ile sınır komşusu olan Rusya'nın Belgorod bölgesinin valisi, Ukrayna'nın "büyük çaplı" füze saldırısının enerji altyapısına ciddi hasar verdiğini ve bölgedeki elektrik, ısıtma ve su tedarikini aksattığını ifade etti.

Vali Vyacheslav Gladkov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Sonuç olarak, enerji altyapısı önemli ölçüde hasar gördü... Evlere elektrik, su ve ısıtma sağlanmasında kesintiler yaşanıyor" ifadesini kullandı. Gladkov, saldırıyı "büyük çaplı" olarak nitelendirerek, etkisinin sadece sınıra 40 kilometre uzaklıktaki Belgorod şehriyle sınırlı kalmadığını, çevredeki bölgelere de yayıldığını belirtti. Hasarın boyutunun önümüzdeki saatlerde değerlendirileceğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu hafta dördüncü yılına giren çatışmada Belgorod, Ukrayna güçleri tarafından defalarca saldırıya uğradı.


Güney Kore vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
TT

Güney Kore vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)
İranlı kadınlar Tahran'da arkalarında "İnsan Şeytanı yenecek" yazılı bir pankartla yürüyor (EPA)

Güney Kore'nin Tahran Büyükelçiliği, ABD'nin Tahran'a yönelik olası askeri saldırısı nedeniyle artan gerilimler arasında, İran'daki vatandaşlarına uçuşlar mümkün olduğunda ülkeyi terk etmeleri yönünde bugün uyarıda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta, Tahran'ı yeni bir nükleer anlaşmaya varmaya zorlarken, İran'a karşı sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi düşündüğünü belirtmişti.

Şarku’ Avsat’ın Güney Kore'nin Yonhap Haber Ajansı'ndan aktardığına göre büyükelçilik internet sitesinde yayınladığı güvenlik uyarısında, "Uçuşlar devam ederken (Kore vatandaşlarının) İran'ı terk etmelerini tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bildiride durumun hızla kötüleşmesi halinde İran'a gidiş-dönüş özel uçuşlarının askıya alınabileceği belirtildi.

Güney Kore, İran'ın tamamı için 3. Seviye seyahat uyarısını sürdürüyor ve orada bulunan Güney Korelilere ülkeyi terk etmelerini şiddetle tavsiye ediyor. Bildiride şu ifadeler yer alıyor: "Acil bir seyahat ihtiyacı olmadığı sürece İran'da ikamet eden Güney Kore vatandaşlarının derhal ülkeyi terk etmelerini ve ülkeye seyahat planlayanların seyahatlerini iptal etmelerini veya ertelemelerini tavsiye ediyoruz."


Washington: ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Ortadoğu hakkındaki açıklamaları bağlamından koparılarak yorumlandı

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
TT

Washington: ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Ortadoğu hakkındaki açıklamaları bağlamından koparılarak yorumlandı

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Arşiv- Reuters)

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümü üzerinde hakkı olduğunu söylemesinin ardından öfke dalgası dün de devam etti; Arap ve Müslüman ülkeler de bu açıklamaya itiraz ederken, Amerika Birleşik Devletleri ise açıklamaların bağlamından koparıldığını belirtti.

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) haberine göre Huckabee bu açıklamaları cuma günü yayınlanan muhafazakar yorumcu Tucker Carlson’a verdiği röportajda yaptı.

Carlson, Yaratılış 15'ten alıntı yaparak, İncil'in İbrahim'in soyundan gelenlerin bugün Ürdün, Suriye, Irak ve Lübnan'ın bazı bölgelerini de içeren Ortadoğu'nun çoğunu kapsayan toprakları alacağını belirttiğini söyledi ve Huckabee'ye İsrail'in bu topraklara hakkı olup olmadığını sordu. Huckabee şöyle cevap verdi: “Hepsini alsalar da olur.”

ABD büyükelçiliği sözcüsü dün, Huckabee'nin sözlerinin bağlamından koparıldığını ve ABD'nin İsrail politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi.

Huckabee röportajda, “Onlar geri dönüp her şeyi almayı talep etmiyorlar, ancak en azından şu anda işgal ettikleri, üzerinde yaşadıkları ve yasal olarak sahip oldukları, kendileri için güvenli bir sığınak olan toprakları talep ediyorlar” ifadelerini kullandı. İsrail'in Ürdün, Lübnan, Suriye veya Irak'ı kontrol etmeye çalışmadığını, ancak halkını korumaya çalıştığını belirtti.

Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suriye, Kuveyt, Lübnan, Umman ve Filistin Yönetimi tarafından pazar günü yayınlanan ortak açıklamada, Huckabee'nin sözleri “tehlikeli ve kışkırtıcı” olarak nitelendirildi ve bölgenin istikrarını tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın, gerilimi kontrol altına almak ve Filistin halkına bağımsız bir devleti garanti eden kapsamlı çözüm için siyasi bir ufuk yaratmak üzerine kurulu vizyonuyla doğrudan çelişmektedir” denildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Evangelist bir Hıristiyan ve İsrail ile Batı Şeria yerleşim hareketinin sadık bir destekçisi olan Huckabee, İsrail ile Filistinliler arasında “iki devletli çözüm” fikrine uzun süredir karşı çıkmasıyla tanınıyor.

Carlson ise ABD'nin Gazze savaşında İsrail'e verdiği desteği eleştirmiş ve beyaz insanların renkli tenli insanlar tarafından "yerlerinin alındığını" iddia eden beyaz üstünlükçü ideolojiyi benimsemesi de dahil olmak üzere aşırı sağcı görüşleri nedeniyle eleştirilmiştir.