İsrail'in ABD'de cadı avı yapan dijital ağı ifşa oldu

Silikon Vadisi'ndeki teknoloji şirketi yöneticileri, büyük finansörler, İsrail hükümet yetkilileri, İsrail lobisi aktivistleri gibi yüzlerce nüfuzlu isimden oluşan grup, İsrail'i eleştiren önemli isim ve kurumları sindiriyor

İsrail için cadı avı yapan grup, Filistinlilere yönelik katliamı hazmedemeyip sesini yükselten isimleri tespit edip işten çıkartılmaları, gözden düşürülmeleri ve işlerinin bozulması gibi faaliyetleri örgütlüyor (AA)
İsrail için cadı avı yapan grup, Filistinlilere yönelik katliamı hazmedemeyip sesini yükselten isimleri tespit edip işten çıkartılmaları, gözden düşürülmeleri ve işlerinin bozulması gibi faaliyetleri örgütlüyor (AA)
TT

İsrail'in ABD'de cadı avı yapan dijital ağı ifşa oldu

İsrail için cadı avı yapan grup, Filistinlilere yönelik katliamı hazmedemeyip sesini yükselten isimleri tespit edip işten çıkartılmaları, gözden düşürülmeleri ve işlerinin bozulması gibi faaliyetleri örgütlüyor (AA)
İsrail için cadı avı yapan grup, Filistinlilere yönelik katliamı hazmedemeyip sesini yükselten isimleri tespit edip işten çıkartılmaları, gözden düşürülmeleri ve işlerinin bozulması gibi faaliyetleri örgütlüyor (AA)

ABD'de İsrail'i eleştiren önemli kişi ve kurumları susturmak üzere örgütlenen J-Ventures adlı grubun, Silikon Vadisi'ndeki teknoloji şirketi yöneticilerinden büyük finansörlere ve İsrailli yetkililere uzanan bir ağdan aldıkları güçle Filistin yanlısı kişileri sindirip işlerini ellerinden almaya kadar uzanan bir tür cadı avı yürüttükleri ortaya çıktı.

Gazeteciler Jack Poulson ve Lee Fang, ABD'nin California eyaletinde yer alan Silikon Vadisi'ndeki birçok İsrailli yönetici ve yatırımcının bulunduğu "J-Ventures Global Kibbutz Group" isimli WhatsApp sohbet grubuna sızarak, bu gruptaki konuşma ve video konferanslara erişim sağladı.

Poulson ve Fang'in Substack sitesinde yayımladıkları habere göre, İsrailli iş insanlarının "fikir alışverişinde bulunduğu ve düşmanlarının belirlendiği" bu sohbet grubunda, İsrail'in Gazze'ye saldırılarını medyada, akademide ve iş dünyasında savunma, lobicilik faaliyetleri ve Filistin yanlısı kişi ve kurumlara baskı stratejileri geliştiriliyor.

İsrail ordusu başta olmak İsrailli pek çok kurum ve kuruluşa maddi yardımların sağlandığı grupta, ayrıca "hasbara" olarak adlandırılan İsrail'deki kamu diplomasisinin karşı propaganda olarak nasıl kullanılacağına ve cephe gerisindeki "bilgi savaşında" atılması gereken adımlara dair video konferanslar organize ediliyor.

Grupta 300'den fazla yatırımcı, teknoloji şirketi yöneticisi, üst düzey hükümet yetkilisi ve aktivistin yanı sıra İsrail merkezli internet sitesi geliştirme platformu Wix'in İsrail Genel Müdürü Batsheva Moshe, Silikon Vadisi'nin önde gelen sermayedarlarından biri kabul edilen Jeff Epstein ve İsrail Dışişleri Bakanlığının inovasyon, girişimcilik ve teknoloji başkanı olarak da görev yapan diplomat ve girişim sermayedarı Andy David gibi isimler bulunuyor.

İsrailli sermayedar Oded Hermoni, hem gruba ismini veren J-Ventures isimli bir girişim projesinin genel müdürlüğünü hem de sohbet grubunun kuruculuğunu üstlenirken Dışişleri Bakanlığı yetkilisi David de iletişim ve lobi faaliyetlerine karar veren "Halkla İlişkiler/Siyasi Ekip" üyesi olarak çalışıyor.

Filistin yanlısı paylaşım yapan Wix çalışanının kovulma kararı bu grupta alındı

Wix'in Dublin merkezli çalışanı Courtney Carey, ekimin sonlarında sosyal iş ağı ve paylaşım platformu LinkedIn'de "Filistin için özgürlük" yazılı paylaşımının ardından kısa bir süre içinde işten çıkarıldı.

Carey'in kovulmasına giden süreç ise J-Ventures'taki üyelerin, onu şirketin İsrail Genel Müdürü Moshe'ye ihbar etmesiyle başladı.

Grup üyelerinden yatırımcı Alon Ozer'in söz konusu paylaşımın ekran görüntüsünü, Carey'in Wix için çalıştığına vurgu yaparak gruba atmasının ardından Hermoni, Moshe'nin "Cumartesi gecesinden beri konuyla ilgilendiğini" yazarak, Carey'in kovulacağı konusunda teminat verdi.

Moshe'nin "Konudan haberdarız. Paylaşım yayımlandığından itibaren konuyla ilgileniyoruz. Yakında kararımızla ilgili bir açıklama yapılacağına inanıyorum." cevabından bir gün sonra Carey'in işine son verildi.

Filistin'e desteğini açıklayan kişilere cadı avı yapılıyor

Dünya genelinde birçok isim, 7 Ekim'den bu yana İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını eleştirdikleri için "Yahudi karşıtlığıyla" suçlanarak işinden olurken J-Ventures grubu, bu kişilere yönelik cadı avında aktif rol oynadı.

J-Ventures'ın çabaları yalnızca bu kişilerin işten çıkarılmasıyla sınırlı kalmıyor, ayrıca birçok Filistin asıllı ve Filistin yanlısı kişinin davet edildiği etkinlikler engellenmeye çalışılıyor.

Filistin asıllı Temsilciler Meclisi Üyesi Rashida Tlaib’in Arizona Eyalet Üniversitesi'ndeki konuşmasının üniversite yönetimini arayarak iptal edilmesini sağlayan grup, ayrıca Tlaib'in istifasını talep eden bir anket yayımlayarak Tlaib'i hedef gösterdi.

Grup üyeleri arasında AIPAC ile bağlantılı kişiler ve eski ABD hükümet yetkilisi var

Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC) ile bağlantılı kişiler ve avukatların da olduğu grupta "AIPAC Silikon Vadisi lideri" olduğu belirtilen yatırımcı David Wagonfeld, "AIPAC Siyasi Başkanı" olarak adlandırılan Adam Tartakovsky, AIPAC'in önemli bağışçılarından Adam Milstein ve AIPAC ile ilişkili aktivistler Dr. Kathy Fields ve Garry Rayant yer alıyor.

Tartakovsky, J-Ventures ile California Valisi Gavin Newsom arasındaki "birincil lobi bağlantısı" olarak da tanımlanıyor.

Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi'nde kıdemli danışman ve İftira ve İnkarla Mücadele Birliği'nin (Anti-Defamation League - ADL) iletişim danışmanı olarak görev yapan Kenneth Baer de grubun aktif bir üyesi olarak görülüyor.

J-Ventures'ın geniş bağışçı ağı sayesinde Kanada'nın Toronto kentinde 84 reklam panosu, ABD’nin Las Vegas kentinde bir dijital reklam panosu ve New York'taki Times Meydanı gibi önemli yerler ile İngiltere’nin başkenti Londra'nın "neredeyse her yerinde" reklam panoları için para toplandı.

Üniversitelere yönelik baskıların arkasında da J-Venture var

J-Venture, sadece kurumlarda çalışanlara değil Filistin'e destek gösterileri düzenlenen ABD'nin çeşitli üniversitelerine baskı oluşturmak için de elinden geleni yaptı.

Grup üyelerinden Lior Netzer, The Nation dergisinin Filistinli yazarı Muhammed El-Kurd'un konferansının iptali için Vermont Üniversitesi'ne baskı yapılması konusunda yardım istemesinin ardından, El-Kurd'un katılacağı etkinlik iptal edildi.

J-Venture üyeleri, "aşırılık yanlısı söylemlerde bulundukları" iddiasıyla ABD'nin prestijli üniversitelerindeki profesörlerin kovulması ve öğrencilerin büyük hukuk firmalarında kara listeye alınması için çok sayıda dilekçe dağıtmakla kalmadı, aynı zamanda "öğrencilerine yanlış şeyler öğreten profesörlerin uzaklaştırılması" için özel görev gücü ekipleri oluşturdu.

Hedef alınanlar arasında Cornell Üniversitesi, California Üniversitesi, New York Üniversitesinin Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi kampüsündeki bazı akademisyenler yer alıyor.

Bessemer Venture Partners şirketinin işletme ortağı Jeff Epstein, 28 Ekim'de, grupta Stanford Üniversitesi'nin gazetesinde "İsrail yanlısı siyasi bir karikatürün nasıl yayımlatılabileceğini" sorarak, gazetenin yayınına müdahalede bulunmaya çalıştı.

Ordunun talimatları doğrultusunda hareket ediliyor

Gazze'de İsrail'in saldırılarında en az 8 bini çocuk olmak üzere 18 bin 787 Filistinlinin öldürülmesi uluslararası tepki, protesto ve kınamalarla karşılaşırken İsrail de özellikle sosyal medya ve geleneksel medyada "bilgi savaşını" kazanmak için çabalıyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Jonathan Conricus, 7 Ekim'de Hamas'ın saldırılarından birkaç gün sonra aralarında ulusal güvenlik yatırım şirketi America's Frontier Fund'in Yöneticisi Jordan Blashek'in de bulunduğu birçok "önemli" sermayedar ve teknoloji şirketi yöneticisiyle Zoom platformu üzerinden bir araya geldi.

Conricus, "şifresiz ve açık bir hat üzerinden konuştuğu için saldırılarla ilgili çok fazla gizli bilgi veremeyeceğini" belirterek, "savaşın yakında İsrail'in askeri müdahalesiyle tırmanacağını ve video konferansa katılanların yardım edebileceğini" kaydetti.

Katılımcıları, ABD Kongresi üyeleri üzerinde "baskıyı sürdürmeye yardımcı olmaya" çağıran Conricus, ayrıca ABD'deki "üniversiteler, medya, düşünce kuruluşlarında ve elit çevrelerde bulunanları etkilemek için çalışmaya" teşvik etti.

İsrail, medyadaki görüşleri şekillendirme gayretinde

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Gazze'ye saldırıların başlamasının üzerinden 2 haftadan kısa süre içinde 75 farklı reklam hazırladı ve YouTube ve X gibi platformlarda bunları yayımlamak için milyonlarca dolar harcadı.

İsrailli yetkililerin bu çabasına yardımcı olanlardan birisi olan J-Ventures, Gazze'ye saldırılara ilişkin sosyal medyadaki görüşleri şekillendirme ve tepkileri İsrail’den çekmeye yönelik lobicilik veya eğitim faaliyetleri düzenledi.

Bir ordu sözcüsü ile finansçı Jeff Epstein'in ortağı olduğu risk sermayesi şirketi Bessemer Venture Partners'ın İsrail Ofisi Direktörü, "önemli teknoloji liderlerine" yönelik "X'te kamuoyunu kazanma taktikleri" üzerine Zoom eğitimi düzenlerken, J-Ventures da İsrail karşıtı atılan tweetleri toplu olarak bildirmek için otomatik teknoloji ve ordunun rehineleri tanımlaması amacıyla yüz tanıma teknolojisi için fon sağladı.

İsrailli yetkililer, ayrıca kampüs gazetelerinde ve büyük medya kuruluşlarında yer alma stratejisine ilişkin çevrim içi oturumlar organize etti.

Grup üyeleri, ayrıca, Tonight Show programı ile televizyon kanalları MSNBC, Fox News ve CNN'de Hamas tarafından kaçırılan esirlerin serbest bırakılması çağrısında bulunan bir televizyon reklamının yayımlanması için fon sağladı.

"İsrail, uluslararası desteği kaybedecek" itirafı

ABD ve Kanada'daki öğrencileri İsrail yanlısı etkinlikler için eğitmek amacıyla "İsrail hükümetiyle yakın işbirliği içinde çalışan" Hasbara Fellowships isimli kurum tarafından organize edilen bir Zoom görüşmesine katılan İsrail Dışişleri Bakanlığı Dijital Diplomasi Başkanı Tamar Schwarzbard, bu kurumdakilerin "ön saflardaki askerler olduğunu" vurgulayarak, hükümetin Gazze'ye saldırılarına ilişkin kamuoyu mesajını yeniden şekillendirmek için yardıma ihtiyacının olduğunu itiraf etti.

Görüşmeye katılan gençlere adeta üniversite öğrencilerini ve rektörü hedef göstermeleri önerisinde bulunan Schwarzbard, "Diyelim ki kampüsünüzün haber sitesinde Filistinlilere destek ya da dayanışma gösteren ve Gazze'de ve İsrail'de olup bitenlere karşı çıkmayan bir tür gazete makalesi gördünüz, üniversite rektörünü bu makaleyi kınamaya çağıran bir paylaşıma etiketleyin." ifadelerini kullandı.

Gazze'deki öldürülen sivil sayısı arttıkça İsrail'in "yakında uluslararası desteği kaybedeceğini" itiraf eden Schwarzbard, dikkatlerin İsrailli sivil ölümlerine yeniden odaklanması gerektiğini vurguladı. Schwarzbard, "Mümkün olduğunca isim ve yaş kullanmaya çalışın. Ölenlerin istatistiklerine atıfta bulunmayın, hikayeler kullanın. '26 yaşındaki Noah, haftanın en kutsal günü olan Şabat'ta arkadaşlarıyla bir müzik festivalinde kutlama yapıyordu.' gibi bir şey söyleyin." tavsiyesinde bulundu.

Sosyal medyadaki Filistin yanlısı kullanıcılarla "alay edin" tavsiyesi

Ordunun bu çabalarına destek veren İsrailli teknoloji şirketi yöneticilerinden biri de risk sermayesi şirketi Bessemer Venture Partners'ın İsrail Ofisinin Yöneticisi Adam Fisher oldu.

Fisher, 22 Kasım'da, ABD'li "önemli teknoloji şirketi yöneticileri, yatırımcıları ve girişimcilerine" yönelik yaptığı sunumda, onlara İsrail ordusunun sosyal medyadaki "bilgi savaşını" kazanmasına nasıl yardımcı olabileceklerini anlattı.

Sunumunda, Filistin yanlısı sosyal medya paylaşımları yapan kullanıcıları "eleştirme ve alaya alma" önerisinde bulunan Fisher, İrlandalı Paddy Cosgrave'in teknoloji konferansı Web Summit'in CEO'luğundan istifa etmesine yol açan sosyal medyadaki hedef göstermeleri buna örnek olarak verdi.

Fisher başlamadan önce ordunun sözcülerinden Libby Weiss'in de sunum yapması, İsrail lobicilik faaliyetleriyle ordu ilişkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Filistinli sesleri susturmak için sansür mekanizmaları desteklendi

Grubun çabaları, İsrail'e yönelik eleştirileri sansürlemeye ve saldırılarla ilgili görüşleri şekillendirmeye yönelik teknolojik girişimleri desteklemeyi de içeriyor.

ABD'li e-ticaret devi Amazon'a ait Annapurna Labs şirketinin İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Gadi Hutt, grubun Amazon internet sitesindeki "Nehirden denize kadar, Filistin özgür olacak" sloganının yazılı olduğu tişörtleri ve diğer ürünleri kaldırmasına yardımcı oldu.

J-Ventures çalışmalarının kaydedildiği belgelerin birinde, Hutt, ayrıca üniversite kampüslerinde Filistin yanlısı kişileri "kara listeye almasıyla" bilinen Canary Mission'ın "X'teki antisemitik paylaşımları sınıflandırmak için yapay zeka modelleri geliştirmesine yardımcı olacak kişi" olarak belirtiliyor.

Grupta, dijital yayın platformu Netflix'in "Farha" isimli ödüllü Ürdün filminin "antisemitik olduğu" iddia edilerek platformdan kaldırılması için bir dilekçe de paylaşıldı.

Yalnızca lobicilik faaliyetleriyle sınırlı kalmayan J-Ventures, ordunun gizli "Duvdevan" birimini desteklemek için kurulan bir vakfa bağışta bulunmasının yanı sıra İsrail ordusuna askeri teçhizat sağlamaya çalıştı.

Grubun bu çabası, teçhizat sevkiyatlarının çoğunun gümrük sorunları sebebiyle ABD havaalanlarında bekletilmesi nedeniyle gerçekleşemedi.

J-Ventures'ın diğer bağış toplama çabaları arasında ordunun çeşitli birimlerine doğrudan destek sağlamak için bir acil durum fonu, el bombası tedarik etme, M16 tüfek dürbünü, "FN MAG" tipi makineli tüfek taşıyıcı yelek ve insansız hava aracı bağışlama girişimleri de yer alıyor.

Öte yandan, orduya gönderilmek üzere paketlenen bu malzemelerin birçoğu ABD'nin Montana ve Colorado eyaletlerinde gümrük engellerine takıldı.

"Dijital Demir Kubbe"

Grubun üyeleri, kendisini İsrail ordusunun kullandığı savunma sistemi Demir Kubbe'nin dijital bir versiyonu olarak tanıtan ve İsrail'e yönelik "saldırgan ve kötü niyetli içerikleri engellemeyi" vadeden "DigitalDome.io" isimli girişime 19 bin 531 dolar bağışta bulundu.

Grubun kurucusu Hermoni ve üyelerden İsrailli yatırımcı Rami Lipman, sosyal medyada Filistin yanlısı içerikleri kaldıran bu girişime destek olmak isteyen kişiler için "irtibat noktası" olarak belirlendi.

DigitalDome sitesi, ordunun gizli birimi Duvdevan'ın eski üyesi Achiya Schatz tarafından kurulan İsrailli teyit sitesi FakeReporter ile ortaklaşa yönetiliyor.

Grupta, ayrıca "İsrail'e karşı kışkırtıcı, yanlış ve karalayıcı paylaşımları tüm sosyal medya platformlarından kaldırma sürecini otomatikleştiren bir sistem olan" IronTruthBot tanıtıldı.

Bir grup gönüllü tarafından geliştirildiği bildirilen IronTruthBot'a günde 700 paylaşım raporlandığı ve bu sistemin "yüzlerce uygunsuz gönderiyi" kaldırmayı başardığı bildirildi.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.