Sırbistan'da seçim sonuçlarına itiraz eden binlerce kişi Belgrad'da toplandı

Sırbistan'da 17 Aralık'ta yapılan erken ve genel seçimde, muhalefetin "usulsüzlük" iddialarını destekleyen binlerce kişi, başkent Belgrad'da "Kabul etmiyoruz" sloganıyla protesto düzenledi

Seçim sonuçlarının reddedilmesine atıfta bulunarak "Kabul etmiyoruz" yazılı kırmızı "kart" taşıyan bir Sırp gösterici (AFP)
Seçim sonuçlarının reddedilmesine atıfta bulunarak "Kabul etmiyoruz" yazılı kırmızı "kart" taşıyan bir Sırp gösterici (AFP)
TT

Sırbistan'da seçim sonuçlarına itiraz eden binlerce kişi Belgrad'da toplandı

Seçim sonuçlarının reddedilmesine atıfta bulunarak "Kabul etmiyoruz" yazılı kırmızı "kart" taşıyan bir Sırp gösterici (AFP)
Seçim sonuçlarının reddedilmesine atıfta bulunarak "Kabul etmiyoruz" yazılı kırmızı "kart" taşıyan bir Sırp gösterici (AFP)

Muhalefet kanadı partilerden oluşan "Sırbistan şiddete karşı" ittifakının, 17 Aralık seçimlerinde "usulsüzlük" yapıldığını ileri sürmesiyle 12 gündür devam eden protestolara bugün "Bildiri" isimli sivil girişimi de dahil oldu.

"Bildiri" girişiminin çağrısı üzerine başkentte toplanan binlerce kişi, "Kabul etmiyoruz" sloganı atarak seçimlerin iptalini talep etti.

Yerel medyada "Belgrad'da insan seli" şeklinde nitelenen protestoya muhalefet yetkilileri de katıldı.

Kalabalığa seslenen ve 13 gündür açlık grevinde olan muhalefetin kilit ismi Marinika Tepic, "Gereken her şeyi söyledim. Bu seçimler iptal edilmeli." dedi.

Tepic'in, alanda kurulan sahneye 2 kişinin yardımıyla çıkabildiği görülürken, konuşmasının ardından hastaneye götürüldüğü belirtildi.

Daha sonra, Anayasa Mahkemesi binasına kadar yürüyen göstericiler, burada protestolarını sonlandırdı.

Bu arada, dün öğle saatlerinde bir grup üniversite öğrencisinin Belgrad'daki ana yollardan birine çadır kurarak başlattığı 24 saatlik yol kapatma eylemi protestocuların gelmesiyle son buldu.

Protestocular, geceyi dışarda geçiren öğrencileri alkışladı.

Muhalefetin itirazları reddedildi

Muhalefet, Bosna Hersek'in iki entitesinden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nden (RS) yüzlerce kişinin otobüslerle 17 Aralık Pazar günü Belgrad'a getirilerek oy kullandığını, bu usulsüzlüğün ortadan kaldırılması için seçimin iptal edilmesini talep ediyor.

Devlet Seçim Komisyonu (RIK) ise "Sırbistan şiddete karşı" ittifakının seçime ilişkin yaptığı itirazların reddedildiğini açıkladı.

RIK Başkan Yardımcısı Marko Jankovic, itiraz gerekçelerine işaret ederek, "İtirazlar daha çok çift kayıt, oy satın alma, seçim kampanyalarında eşitsizlik ve seçim materyallerinin teslim alınmasında usulsüzlük gibi durumları ele alıyordu. Ancak itirazların yapıldığı seçim merkezlerinde hiçbir usulsüzlüğe rastlanmadı." dedi.

30'dan fazla seçim merkezinde seçimler tekrarlanıyor

Bu arada, RIK'in kararı doğrultusunda bugün 30'dan fazla seçim merkezinde yerel saatle 07.00-20.00 arasında yeniden oy kullanılıyor.

19 bin 543 kayıtlı seçmenin yeniden oy kullandığı seçim merkezlerinden 3'ünde başkent Belgrad'ın beldeleri yer alıyor.

RIK ayrıca, 2 Ocak'ta, 8 seçim merkezinde daha yeniden oy kullanılacağını duyurdu.

Ülke medyasındaki haberlerde, 6,5 milyondan fazla kayıtlı seçmenin oy kullandığı seçimlerde 8 binden fazla seçim merkezinin açıldığı göz önüne alındığında, seçim tekrarı yapılan yerlerdeki sonucun genel tabloyu değiştirmeyeceği belirtiliyor.

RIK'in açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre, Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in desteklediği ve 2012'den bu yana iktidarda olan Sırp İlerleme Partisi (SNS) öncülüğündeki "Aleksandar Vucic-Sırbistan Durmamalı" ittifakı oyların yüzde 46'ını alarak seçimi önde tamamlamıştı.​​​​​

"Sırbistan şiddete karşı" ittifakı ise oyların yüzde 23'ünü alarak ikinci sırada yer almıştı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.