Prens Andrew'un eski eşi de Epstein'i ziyaret etmiş

Epstein'in eski bir çalışanı, itibarını kaybetmiş finansçının evinde gördüğü "ünlüler" arasında York Düşesi'nin de olduğunu ifadesinde söyledi

Sarah Ferguson 2023'te, Britanya Kraliyet Ailesi'nin St. Mary Magdalene Kilisesi'nde düzenlediği Noel Günü törenine katılıyor (Chris Radburn/Reuters)
Sarah Ferguson 2023'te, Britanya Kraliyet Ailesi'nin St. Mary Magdalene Kilisesi'nde düzenlediği Noel Günü törenine katılıyor (Chris Radburn/Reuters)
TT

Prens Andrew'un eski eşi de Epstein'i ziyaret etmiş

Sarah Ferguson 2023'te, Britanya Kraliyet Ailesi'nin St. Mary Magdalene Kilisesi'nde düzenlediği Noel Günü törenine katılıyor (Chris Radburn/Reuters)
Sarah Ferguson 2023'te, Britanya Kraliyet Ailesi'nin St. Mary Magdalene Kilisesi'nde düzenlediği Noel Günü törenine katılıyor (Chris Radburn/Reuters)

Cuma günü açıklanan mahkeme belgelerine göre Prens Andrew'un eski eşi Sarah Ferguson, Jeffrey Epstein'in Florida'daki malikanesini en az bir kez ziyaret etti.

1990'larda yaklaşık 10 yıl boyunca Epstein'in Palm Beach'teki evinde çalışan Juan "John" Alessi 2009'da verdiği ifadede, Ferguson'ı York Dükü'yle birlikte evi ziyaret ederken gördüğünü ama bunun sadece "kısa süreli" bir ziyaret olduğunu söylemişti.

Eğer bu iddia doğruysa, seks amaçlı insan kaçakçılığı suçundan yargılanmayı beklerken 2019'da hapishanede ölen, itibarını kaybetmiş finansçıyla York Düşesi arasındaki ilişki daha detaylı hale geliyor.

Alessi'nin ifadesi kamuoyuna ilk kez yıllar önce açıklanmıştı fakat Ferguson'dan bahsettiği kısımların, bu hafta gizliliği yeni kaldırılan mahkeme belgeleri kapsamında yeniden yayımlanana kadar fark edilmediği anlaşılıyor.

Dosyalarda, cinsel saldırıyla suçlanan ancak herhangi bir suç işlediğini şiddetle reddeden Andrew'dan 100'den fazla kez bahsediliyor.

The Independent, Ferguson'ın yorumu için kendisinin yardım kuruluşu Sarah's Trust'la temasa geçti ancak henüz yanıt alamadı.

Andrew'dan 1996'da boşansa da kendisiyle yakınlığını sürdürmeye devam eden Ferguson, Epstein'le ilişkisi nedeniyle uzun süredir eleştiriliyor.

İyi bağlantıları olan finansçı, borçlarını ödemesine yardım etmek için bir keresinde York Düşesi'ne 15 bin sterlin (yaklaşık  570 bin TL) vermiş ve Ferguson bu işlemi daha sonra "devasa bir hata" diye nitelendirmişti.

Ferguson'ın Şubat 2010'da, reşit olmayan kızlarla seks yapmaktan ev hapsinde olduğu sırada Epstein'i New York'ta ziyaret ettiğini, The Daily Mail geçen mayısta bildirmişti.

Alessi ifadesinde hem York Düşesi'nin hem de Dükü'nün Epstein'in "arkadaşları" olduğunu ve ABD'nin Florida eyaletindeki evini birlikte de ziyaret ettiğini söylemişti.

Oradayken hiç masaj yaptırıp yaptırmadıkları sorulduğunda Alessi "Prens Andrew yaptırdı. Sanırım Sarah sadece bir kez gelmişti ve kısa süreliğine oradaydı" demişti.

Orada uyuduğunu sanmıyorum. Hatırlayamıyorum. Sanırım Wellington'ı ziyaret ediyordu, eve geldi ve onunla tanıştık. Ama Prens Andrew, evet; Prens Andrew haftalarca bizimleydi.

Independent Türkçe



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.