Sudanlı sanatçılar başıboş kurşunlar yüzünden sessizce bu dünyadan ayrılıyor

Ülke, büyük değere sahip olan ve ülke tarihinin bir bölümünü temsil eden ünlü isimleri kaybetti

Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)
Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)
TT

Sudanlı sanatçılar başıboş kurşunlar yüzünden sessizce bu dünyadan ayrılıyor

Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)
Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında 15 Nisan'dan bu yana devam eden savaş, çok sayıda sanat, kültür ve spor adamının yanı sıra, tiyatro ve müzik yıldızlarının ve toplumun bilindik isimlerinin hayatını kaybetmesine yol açtı.

Bu kişilerden bir kısmı kurşun ve top mermileriyle hayatını kaybederken, bir kısmı da başkent Hartum, Bahri ve Omdurman'daki güvenlik koşulları nedeniyle tedavi ve sağlık hizmetlerine ulaşamayarak hayatlarını kaybetti.

Birçok alanda 18'den fazla ünlü kişi, silahlı çatışmanın patlak vermesinden önce olduğu gibi binlerce hayranı tarafından veda edilmeden sessizce dünyadan ayrıldı.

Arkalarında seçkinlerin, aydınların ve gençlerin ilgisini çeken projelerdeki önemli rollerine paralel bir etki bıraktı.

Sanatçı Muhammed Mirghani, el-Cezire eyaletinin Vad Medeni kentindeki polis hastanesinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)
Sanatçı Muhammed Mirghani, el-Cezire eyaletinin Vad Medeni kentindeki polis hastanesinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)

Savaş kayıpları 

Mayıs ayında şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu.

'el-Hekeme' olarak bilinen sanatçı, çatışmayı durdurmak, çekişme ve şiddete karşı durmak için şarkılarıyla barış çağrısını bulunuyordu.

Halkın şairi olarak sanatsal mesajı, kolektif söylemi savaşların sona ermesi çağrısında bulunmaya teşvik ederek milyonlarca Sudanlının isteklerini karşılamak için savaşa karşı çıkma ve arzu edilen barış ve uyumu talep etme amacını taşıyordu. 

Ağustos ayı sonlarında, Hartum'un eş-Şecere bölgesindeki el-Hammadab Camii'nin bombalanması sonucu ünlü 'Akd el-Celad' şarkı grubunun üyelerinden Arki Abdurrahim Muhtar, savaş kurşunlarıyla öldürüldü.

Mayıs ayının başlarında olan tiyatro yıldızı Asiya Abdulmecid çalıştığı eğitim kurumunun üzerine düşen şarapnel parçasının isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti.

Asiya Abdulmecid ülkenin ilk profesyonel tiyatro oyuncusu olan şair Muhammed Müftah el-Fitouri'nin dul eşiydi ve daha sonra öğretmenlik yapmak için oyunculuktan emekli olmuştu.

Geçen hafta Hartum'daki evine düşen bir top mermisi sonucu oğlu yazar Taceddin Muhammed Müftah el-Fitouri de onunla birlikte hayatını kaybetti. 

Haziranda Sudan spor camiası, el-Merrikh kulübünün oyuncusu Ahmed Abdusselam'ın ağır yaralanmasına neden olan mermi sonucu hayatını kaybetmesi ile büyük bir şok yaşadı.

Ondan önce de benzer şekilde hayatını kaybeden Sudan Olimpiyat takımı oyuncusu ve Hay Al Wadi SC oyuncusu Nyala Hassan Barkia hayatını kaybetti.

Sudan Futbol Federasyonu'nun medya yetkilisi ve el-Merreikh Kulübü eski başkan yardımcısı el-Fasher Amir Ahmed, evinin önünde vurularak öldürüldü.

Müzisyen Halid es-Sanhouri, kan dolaşımındaki ciddi düşüş sonucu Omdurman'daki evinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)
Müzisyen Halid es-Sanhouri, kan dolaşımındaki ciddi düşüş sonucu Omdurman'daki evinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)

Şok ve trajedi

Müzisyen Halid el-Sanhuri, bölgede yaşanan şiddetli çatışmalar nedeniyle günlerce yiyecek ve içecek olmadan zor koşullar altında yaşadıktan ve elektrik kesintisi ile mücadele  ettikten sonra Omdurman'daki evinde kan dolaşımındaki ciddi düşüş sebebiyle hayatını kaybetti.

Cenazesinin mezarlığa götürülmesi başarısız olunca ailesi onu evin önüne gömmek zorunda kaldı.

Temmuz ayında Sudanlılar, hastalık nedeniyle acı çeken şair Sadık İlyas'ın vefat etmesi ile büyük bir üzüntü yaşadı.

Savaş şairin yeterli sağlık hizmeti alamamasına neden oldu. İlyas, Sudan halkının vicdanında derin kök salmış eserlerle şarkı kültürünü zenginleştirmiş ve bu kültürün oluşumuna katkıda bulunmuştu.

Ağustos ayı sonunda Omdurman Silah Tıp Hastanesi'nde hayatını kaybeden müzisyen ve besteci Omar el-Şair, yaklaşık 50 yıla yayılan sanat kariyeri boyunca müzik besteledi.

Sudan sanatının anısına en ünlü sanatçıların seslendirdiği en güzel ve ölümsüz parçaları kaleme aldı. 

Savaşın ilk aylarında, şampiyonalarda en çok ödül alan oyuncu olan el-Merreikh kulübünün kaleci efsanesi Hamed Braima da dahil olmak üzere önde gelen spor yıldızlarından bazıları hayatlarını kaybetti.

Eski el-Hilal takımı kaptanı Fevzi El Mardi, çatışmanın iki tarafı arasında çıkan silahlı çatışmalarda kurşun yarası sonucu kızıyla birlikte hayatını kaybetti.

Yıldızların ölümü

Kasım ayında Sudanlılar, büyük şarkıcıları, öncü müzisyen Muhamed el-Emin'in, yarım yüzyıldan fazla süren müzikal hayatı ve şarkı söyleme yolculuğunun ardından ABD'deki hayatını kaybetmesi ile üzüntü yaşadı. 

On yıllar boyunca sanat sahnesini dinleyicilerin vicdanını şekillendiren melodilerle zenginleştiren dünyaca ünlü flüt sanatçısı Hafız Aburrahman da hayatını kaybetti.

Sanatçı Muhammed Mirghani de eş-Cezire eyaletinin Vad Medeni şehrindeki polis hastanesinde hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin listesinde hukukçu ve yazar Kemal el-Jazouli de yer alıyordu.

Diğer yandan, Sudanlı gazeteci, spor eleştirmeni Mirghani Abu Shanab, yazar Muhammad el-Tahir el-Zein el-Feval ile gazeteciler Osama Abu Shanab ve Aida Kassis de hayatını kaybetti. 

Halkın yaşayan hafızası 

Savaş zamanlarında sanat, kültür ve spor yıldızlarının ölümü hakkında, Edebiyat eleştirmeni Hamid Bahit, "Silahlı çatışma, başıboş kurşunların veya top mermilerinin kurbanı olanlar veya sağlık hizmetlerine erişimde kriz yaşayanlar da dahil olmak üzere, ünlü insanlar için diğerlerinden daha zordu" ifadelerini kullandı.  

Bahit, "Çatışmanın her iki tarafının da yol açtığı yıkıma dikkat etmediği bir dönemde, ülkedeki bilindik isimlerin kaybı kültürel hafızanın ve arşivlerin bozulmasına neden oluyor" dedi.

Edebiyat eleştirmeni, ünlü insanların, yaşayan halkların hatırası olduğunu ve ülkenin sanatsal, sportif, sosyal ve politik tarihinin bir parçası olduğunu belirtti.

Yüksek fiyat

Sanat eleştirmeni Heysem Ahmed el-Tayib "Bu savaş Sudanlıları zorlu sınavlarla karşı karşıya bıraktı ve savaşın sonuçlarına ve ağır maliyetine hazırlıklı olmadan yapılan çatışmalar onları şaşırttı. İnsanlar ya Hartum'daki yangının ortasında ya da yerinden edilme ve evsizlik koşullarında hayatta kalma mücadelesi veriyor" dedi.

Tayib, "Ünlüler ve başkentin ve Bahri, Omdurman ve Hartum şehirlerinin nüfusu özellikle silahlı çatışmaların ilk aylarında evlerinden çıkamayanlar evlerinde kuşatmaya maruz kaldı. Bunun sonucunda bir kısmı başıboş kurşunlar ve top mermileriyle hayatını kaybetti. Diğerleri ise açlıktan ya da tıbbi bakım eksikliğinden hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı.

Sanat eleştirmeni "Aralarında sanat, kültür, tiyatro ve spor alanlarındaki isimlerin de bulunduğu Sudan'daki siviller, bir savaş bölgesine kendi tercihleriyle değil, baskı altında girdiler. Bu, ülkenin büyük değere sahip olan ve Sudan tarihinin bir bölümünü temsil eden önemli isimleri kaybetmesine neden oldu ki bu çok talihsiz bir durum" ifadelerine yer verdi.

Independent Arabia - Independent Türkçe



ABD ve Ekvador, uyuşturucu kampı diye çiftliği bombalamış

Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
TT

ABD ve Ekvador, uyuşturucu kampı diye çiftliği bombalamış

Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)

ABD ve Ekvador'un ortak operasyonla vurduğunu duyurduğu uyuşturucu karteline ait kampın aslında bir süt çiftliği olduğu ileri sürülüyor.

New York Times, bölgeyi ziyaret ederek gerçekleştirdiği kapsamlı incelemede, olayın resmi kaynaklardan yapılan açıklamalarla çeliştiğini yazıyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, mart başında paylaştığı videoyla ABD ordusunun artık "karada da narkoteröristleri vurduğunu" duyurmuştu. Pentagon da saldırının Ekvador'un talebiyle gerçekleştirilen "hedefli bir operasyon" olduğunu açıklamıştı.

Ekvador'un kuzeyindeki San Martin köyünde yaşayanlarsa olayın resmi açıklamalardan çok farklı geliştiğini savunuyor.

Görgü tanıklarına göre 3 Mart'ta Ekvador askerleri helikopterle bölgeye inerek işçileri sorgulayıp bazılarına işkence etti. Daha sonra da askerler, çiftlik olduğu öne sürülen yapıyı ateşe vermiş.

Köylülere göre 6 Mart'ta helikopterler geri dönerek halihazırda yanmış alanı bombaladı ve bunu "operasyon görüntüsü" diye servis etti.

Çiftliğin sahibi Miguel, ABD ve Ekvador'un açıkladığı gibi bölgenin Kolombiyalı uyuşturucu kartelleri tarafından kamp olarak kullanılmadığını savunuyor.  

Yetkililer, operasyonun Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nden (FARC) ayrılan militanların kurduğu, Kolombiya-Ekvador sınırında faaliyet gösteren Comandos de la Frontera'ya karşı düzenlendiğini öne sürmüştü.  

Yaklaşık 140 hektarlık çiftliği 6 yıl önce 9 bin dolara satın aldığını söyleyen Miguel, süt ve et ticareti için 50'den fazla büyükbaş hayvan yetiştirdiğini belirtiyor.

Soyadının gizli tutulmasını isteyen 32 yaşındaki çiftçi, bombardıman sonucu çiftliğinin harabeye döndüğünü ve hayvanlarının çoğunun öldüğünü söylüyor.

Ekvador'daki çeşitli örgütlerin oluşturduğu İnsan Hakları İttifakı, ordunun sivillere saldırdığını savunarak ülke yetkililerine Birleşmiş Milletler'e 13 sayfalık şikayet dilekçesi sundu.

İnsan hakları avukatı Maria Espinosa, "Olayları doğrulamak için gelen tek bir kamu görevlisi bile yok" diyor.

Köylüler, saldırının bölgede günler süren bir askeri operasyonun parçası olduğunu da iddia ediyor. Görgü tanıklarına göre çiftliğin yakınındaki iki ev daha yakıldı ve bunlardan biri daha sonra bombalandı.

San Martin köyü yetkililerinden Vincente Garrido, çiftliğin militanlar veya uyuşturucu kaçakçıları tarafından kullanılmadığını öne sürerek, "Tek istediğimiz gerçeğin ortaya çıkması" diyor.

Independent Türkçe, New York Times, ABC News


İsrail, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetine göz yumuyor: Bu organize bir faaliyet

Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
TT

İsrail, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetine göz yumuyor: Bu organize bir faaliyet

Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)

İsrail, 2020’den beri Batı Şeria'da sivillerin öldürülmesiyle ilgili neredeyse hiçbir hukuki süreç yürütmedi.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli askerler ve yerleşimciler, 2020’den bu yana en az dörtte biri çocuk yaklaşık 1100 Filistinli sivili öldürdü.

Guardian’ın analizinde, bu ölümlerin neredeyse hiçbiriyle ilgili dava açılmadığına dikkat çekiliyor.

Batı Şeria’daki can kayıplarının çoğundan İsrail güvenlik güçleri sorumlu olmakla birlikte, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın Aksa Tufanı saldırısıyla başlayan Gazze savaşının ardından Yahudi yerleşimcilerin başlattığı şiddet olaylarının sayısı da arttı.

Radikal sağcı yerleşimciler tarafından işlenen cinayetler, cinsel saldırılar, kundaklamalar, hırsızlıklar ve diğer suçlar, kameraya yakalanan olaylar da dahil neredeyse tamamen cezasız kaldı.

İsrailli hak örgütü Yesh Din'e göre, 2020 ila 2025’te Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine ilişkin polis soruşturmalarının yüzde 96'sından fazlası iddianame düzenlenmeden sonlandırıldı.

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Guardian’a gönderdiği yazılı açıklamada, radikal sağcı yerleşimcilerin artan şiddetine dikkat çekmek için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) müdahalede bulunma çağrısı yaptığını bildiriyor.

UCM’den, Filistinli sivillere yönelik şiddet olaylarına karışanlar hakkında yaptırım tedbirleri alınmasını ve tutuklama emri çıkarılmasını talep ettiğini söylüyor.

Olmert, Yahudi yerleşimcilerin devletteki bazı çevrelerce desteklendiğine dikkat çekerek, Filistinlilere yönelik pogromları II. Dünya Savaşı’nda Avrupa’da Yahudilere yapılan zulme benzetiyor.

Yesh Din’in verilerine göre 2020-2024’te Filistinliler, Batı Şeria'da İsrailli askerlerin neden olduğu zararlara ilişkin 1746 şikayette bulundu, bunların 600'den fazlası cinayetlerle ilgiliydi. Bu şikayetlerin yüzde 1'inden azıyla ilgili iddianame hazırlandı.

Aralarında Mossad, Şin ve İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görev yapmış eski komutan ve direktörlerin de bulunduğu İsrail’in Güvenliği için Komutanlar (CIS) grubu da Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’e saldırılara karşı harekete geçmesi için açık mektup gönderdi:

Artık sadece birkaç kanun kaçkını holigandan söz etmiyoruz. Bu, bazen üniforma giyen kişilerin de dahil olduğu, masum insanlara ateş açan, sivillerin mülklerini ve evlerini yakan organize bir faaliyet.

Zamir de geçen haftaki açıklamasında artan şiddet olaylarına dikkat çekerek Yahudi yerleşimcilere karşı önlem alınmasını talep etmişti.

Independent Türkçe, Guardian, Jerusalem Post


İran ateşkes şartlarını açıkladı: Türkiye, Mısır ve Pakistan çalışmaları hızlandırdı

Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
TT

İran ateşkes şartlarını açıkladı: Türkiye, Mısır ve Pakistan çalışmaları hızlandırdı

Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)

ABD ve İran ateşkes görüşmeleri hakkında çelişkili açıklamalar yaparken, Tahran'ın savaşı durdurmak için Washington'a taleplerini ilettiği aktarılıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklara göre Tahran yönetimi, savaşın tekrar başlamayacağına ve İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'a yönelik saldırılarını sonlandıracağına dair garantiler istiyor.

ABD'nin İran'a yönelik tüm yaptırımları kaldırması ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın Tahran'ın füze programını sürdürmesine izin vermesi talep ediliyor.  

Bunlara ek olarak Körfez ülkelerindeki tüm Amerikan üslerinin kapatılması ve İran'a yönelik saldırılar nedeniyle Tahran yönetimine tazminat ödenmesi gibi şartlar da var.

Kimliğinin açıklanmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, taleplerin gerçekçilikten uzak olduğunu belirtiyor.

Arap ve ABD'li yetkililer, bu şartlarda ısrar edilmesinin Tahran'la anlaşmaya varılmasını zorlaştıracağını söylüyor. Kaynaklar, ABD ve İran arasında doğrudan temas bulunmadığını da ekliyor.

Donald Trump yönetiminin İran'a gönderdiği 15 maddelik plandaysa İsfahan, Natanz ve Fordo'daki ana nükleer santrallerin kapatılması ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılması isteniyor.

Ayrıca balistik füze faaliyetlerinin durdurulması ve İran'ın Ortadoğu'daki Şii örgütlere desteği kesip, Hürmüz Boğazı'nı tekrar açması talep ediliyor.

Bunun karşılığında İran'a nükleer yaptırımların kaldırılacağı ve ABD'nin sivil nükleer program için Tahran'a destek vereceği aktarılıyor.

WSJ'nin aktardığına göre bu şartlar, 28 Şubat'ta savaş başlamadan önce Washington'ın ilettiği taleplerle büyük ölçüde aynı.

Türkiye, Mısır ve Pakistan'dan arabulucuların, 48 saat içinde ABD'li ve İranlı yetkililer arasında bir görüşme düzenlenmesi için çalışmalarını hızlandırdığı da yazılıyor.

Diğer yandan Körfez ülkelerinin anlaşma senaryolarına şüpheyle yaklaştığı aktarılıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin, "İran tehdit oluşturmayacak kadar zayıflayana dek savaşı sürdürmesi için Trump'a baskı yaptığı" savunuluyor.

Trump, ikili görüşmelerin verimli geçtiğini öne sürmesine rağmen İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'yle herhangi bir müzakere yapılmadığını savundu.

BBC'nin görüştüğü İranlılar da ateşkes ihtimali hakkında kafa karışıklığı yaşadıklarını söylüyor.

Kimliğinin gizli tutulması için adı Kiana olarak değiştirilen 20 yaşındaki Tahranlı şunları söylüyor:

Ne hissedeceğimi bilmiyorum. Savaş biterse patlama sesleri kesilecek ve durum düzelecek ama geriye biz ve çok zayıf bir rejim kalacak. Bence rejim daha da fazla şiddet kullanacak.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (Hrana) göre, İran riyalinin ABD doları karşısında çakılmasıyla aralık ayında patlak veren eylemlerde 226'sı çocuk en az 7 bin kişi yaşamını yitirdi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, Press TV