MI6’nın eski Başkanı: Trump’ın yeniden seçilmesi İngiltere’nin ulusal güvenliğini tehdit edebilirhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4790676-mi6%E2%80%99n%C4%B1n-eski-ba%C5%9Fkan%C4%B1-trump%E2%80%99%C4%B1n-yeniden-se%C3%A7ilmesi-i%CC%87ngiltere%E2%80%99nin-ulusal-g%C3%BCvenli%C4%9Fini
MI6’nın eski Başkanı: Trump’ın yeniden seçilmesi İngiltere’nin ulusal güvenliğini tehdit edebilir
İngiltere Dış İstihbarat Servisi MI6’nın eski Başkanı Richard Dearlove (Reuters)
İngiltere Dış İstihbarat Servisi MI6’nın eski Başkanı Richard Dearlove, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün İngiltere için ‘siyasi tehdit’ oluşturabileceği konusunda uyardı.
Şarku’l Avsat’ın Sky News’ten aktardığı habere göre, Dearlove, Trump’ın yeniden seçilmesinin, NATO ile yaşadığı sorunlar nedeniyle İngiltere’nin ulusal güvenliği açısından ‘sorunlu’ olacağını söyledi.
Trump uzun zamandır Avrupalı NATO üyelerini savunma sektörlerine yeterince harcama yapmamakla eleştirerek, onları ABD’nin askeri yeteneklerini istismar etmekle suçluyor ve hatta ittifaktan çekilmekle tehdit ediyordu.
ABD eski Başkanı Donald Trump (DPA)
Ancak NATO, Ukrayna’daki savaşın ortasında ve mevcut başkan Joe Biden’ın da ona destek vermesiyle dünya sahnesinde giderek daha önemli hale geldi.
1999 ile 2004 yılları arasında MI6’yı yöneten Dearlove, Sky News’e verdiği röportajda, İngiltere’nin önümüzdeki yıl hangi büyük tehditlere dikkat etmesi gerektiği sorulduğunda, önce Ukrayna’ya, sonra da Çin’in ‘uzun vadeli etkileri olan eylemlerine’ işaret etti.
Dearlove, bu soruya ilişkin yanıtına şu ifadelerle devam etti:
“Beni endişelendiren bir siyasi tehdidi de eklemeliyim ki, o da Trump’ın yeniden seçilmesidir. Bunun İngiltere’nin ulusal güvenliği açısından sorunlu olduğunu düşünüyorum. Çünkü eğer Trump aceleci davranıp NATO ittifakına zarar verirse, bu İngiltere için büyük bir olay olur.”
Dearlove, Avrupa’nın güvenliğini ve savunmasını sağlamak için Avrupa için ‘ABD’nin nükleer şemsiyesinin’ önemini vurguladı.
ABD seçimleri yaklaşırken Trump, aleyhinde devam eden davalara rağmen Cumhuriyetçilerin adayı olarak liderliğini sürdürüyor.
Bu hafta başlarında Fox News’e konuşan Trump, bunun ‘kendilerine düzgün davranıp davranmamalarına bağlı olduğunu’ söyleyerek, ittifakta üye olarak kalma taahhüdünü reddetti.
NATO’yu ‘ABD’den yararlanmakla’ suçlayan Trump, "Avrupa ülkeleri önce ticarette ve sonra da askeri koruma açısından bizden yararlandı” dedi.
İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5248207-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-%E2%80%98yeni-bir-a%C5%9Famaya%E2%80%99-giriyor-uzmanlar-meclisi-hamaney%E2%80%99-halefini-se%C3%A7iyor
İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaşın yeni bir aşamaya girdiğini duyurdu. Zamir, “Sürpriz saldırı aşamasını başarıyla tamamladık. Bu süreçte hava üstünlüğünü sağladık ve balistik füze ağını etkisiz hale getirdik. Şimdi operasyonun yeni aşamasına geçiyoruz” ifadelerini kullandı.
İran devlet televizyonunun bugün aktardığı bilgilere göre söz konusu açıklama, ülkedeki Liderlik Konseyi’nin yeni Dini Lider’in seçimini yapacak Uzmanlar Meclisi toplantısının nasıl gerçekleştirileceğini tartışmak üzere bir araya geldiğini bildirmesiyle aynı zamana denk geldi. Liderlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Dini Lider seçim takvimi veya Uzmanlar Meclisi’nin oylamayı yüz yüze mi yoksa uzaktan mı yapacağına dair bir bilgi verilmedi.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün akşam telefonla katıldığı NBC News mülakatında, İran’a kara kuvveti gönderilmesini ‘zaman kaybı’ olarak nitelendirdi. Trump, “Her şeyi kaybettiler. Deniz filolarını kaybettiler. Kaybedebilecekleri her şeyi kaybettiler” şeklinde konuştu.
İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5248190-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1n%C4%B1n-duman%C4%B1-gazze-%C5%9Feridi%E2%80%99nin-yolunu-kapl%C4%B1yor
İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş gündemdeyken, Gazze Şeridi karmaşık bir süreçle karşı karşıya. Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik siyasi adımlar şu ana kadar duraklamış durumda.
Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Donald Trump’ın planının ikinci aşamasına daha hızlı geçmeyi hedefliyordu. Ancak İran’a yönelik savaş, bu süreci belirsizliğe sürükledi.
Ateşkes anlaşmasının ardından İsrail, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girerek hükümet görevlerini devralmasını engelledi. Ayrıca, grupların silahsızlandırılmasına yönelik baskıyı sürdürdü. İran’a karşı yürütülen savaş, tüm bu sürecin daha da aksamasına yol açtı.
Arabulucularla sınırlı iletişim
Hamas’ın yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Gazze Şeridi’ndeki durumla ilgili arabulucularla sınırlı ve kısmi bir iletişim sürüyor. Yetkililerden biri, özellikle Katar ve Türkiye’nin savaş krizine yoğunlaştığını ve bu nedenle sürece daha fazla dahil olduklarını, Mısır aracılığıyla iletişimin ise hâlâ takip edildiğini, ancak Mısır’ın da bölgesel durumla ilgilenmekte olduğunu belirtti.
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları (Reuters)
Hamas kaynakları, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana hareketin liderliği ile ABD yönetimi arasında doğrudan veya arabulucular üzerinden herhangi bir yeni iletişim kurulmadığını ifade etti. Ayrıca, silah meselesiyle ilgili olarak da harekete resmi bir öneri sunulmadığı vurgulandı.
Kaynaklar, mevcut savaşın Gazze Şeridi’ndeki durumu etkileyebileceğine dair endişelerini gizlemiyor. İsrail, arabulucuların müdahalesiyle ABD talebi üzerine yeniden açılan sınır kapılarını kapatarak durumu kendi lehine kullanmaya çalıştı. Uzun sürecek bir savaşın Gazze dosyasını daha da olumsuz etkileyebileceği, özellikle de İran’la yapılacak müzakereler sırasında Filistin meselesinin daha uzun süre göz ardı edilebileceği kaydedildi.
Tek taraflı kınama
İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Tahran’a düzenlenen saldırıları ve Ali Hamaney suikastını kınadı. Ancak Körfez ülkelerine yönelik saldırılar konusunda hareket, ne resmi açıklama ne de bireysel yorumlar aracılığıyla bir tutum sergilemedi.
Hamas liderlerinin, bazı gazetecilerin bu saldırılara ilişkin sorularına yanıt vermekten kaçındığı gözlendi.
Hamas kaynakları, hem Gazze içinden hem de dışından, hareketin şu anda ‘yaşananlara karşı sessiz kalmayı’ tercih ettiğini belirtiyor. Liderler, herhangi bir pozisyon almanın ileride kendileri aleyhine yorumlanabileceğini düşündükleri için, yalnızca İran’a yönelik saldırıları kınamayı uygun gördü.
Bir kaynak, Hamas liderliğinin Körfez ülkelerine karşı İran’ın saldırılarını kınayamayacağını kabul ediyor. Bunun nedeni, İran’ın bu saldırıların yalnızca bölgedeki ABD üslerini hedef aldığını öne sürmesi ve Körfez ülkelerinin de bu saldırıları kendi güvenlikleri açısından değerlendirmesi.
Kaynak, Hamas’ın ‘tüm taraflarla ilişkilerini korumaya önem verdiğini’ ve bölgedeki devam eden askeri savaş ortamında kendini siyasi çatışmaların içine çekmek istemediğini belirtti.
Bu tutum, Hamas içinde sahadaki ve tabandaki kesimlerde farklı yansımalar oluşturdu; saldırılara ilişkin görüşler bölünmüş durumda.
Ancak Filistinli grupların medya alanında, ‘yönlendirmeler sürekli olarak İran’ın savaş anlatısına güçlü destek verilmesini’ öngörüyor.
Hamas’ın çeşitli platformlarında, merhum Yahya Sinvar’ın konuşmaları düzenli olarak paylaşılıyor. Sinvar, 7 Ekim 2023 öncesi yaptığı bir konuşmada ‘bölgesel bir savaşın olacağını’ belirtmişti.
Gazze Şeridi’nde Hamas ve diğer Filistinli grupların kontrolünde bulunan bölgelerdeki camilerde, İran’a destek için duaların yoğunlaştığı gözlemleniyor.
Hamas liderliğinin, bölgedeki saldırılar nedeniyle güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı öğrenildi. İsrail’in liderliğe yönelik ani bir saldırı yapabileceği korkusu hâkim. Bu endişe, dün sabah, Lübnan’daki Kassam Tugayları üyelerinden biri olan Vesim el-Ali’nin el-Bedavi Mülteci Kampı’ndaki bir konut saldırısında öldürülmesiyle pekişti. El-Ali’nin kardeşi de yaklaşık bir yıl önce benzer bir saldırıda hayatını kaybetmişti.
Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yokhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5248237-trump-i%CC%87ranla-ko%C5%9Fulsuz-teslimiyet-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda-hi%C3%A7bir-anla%C5%9Fma-yok
Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile herhangi bir anlaşmanın ancak "koşulsuz teslimiyetinden" sonra mümkün olacağını söyledi.
Savaş yedinci gününe girerken, bugün Tahran'daki altyapıya yönelik yaygın saldırılar başladı; İran ise Tel Aviv'in kalbini füzelerle hedef aldığını açıkladı.
Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, bir sonraki aşamanın İran için "harika ve kabul edilebilir" bir liderlik seçmeyi içereceğini belirterek, Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte İran'ı yıkımın eşiğinden kurtarmak ve ekonomisini her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü hale getirmek için çalışacağını kaydetti.
Trump, "İran'ı Yeniden Büyük Yapalım" sloganını kullanarak, "İran'ın parlak bir geleceği olacak" ifadelerini kullandı.
Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Trump ajansa verdiği bir röportajda, Yüksek Lider Ali Hamaney'in oğlu ve babasının en muhtemel halefi olarak görülen sertlik yanlısı Mücteba Hamaney'in beklenmedik bir seçim olduğunu söyledi. Telefonla yaptığı görüşmede, "İran'ı geleceğe taşıyacak kişiyi seçme sürecine dahil olmak istiyoruz" dedi. "Her beş yılda bir bunu tekrarlamak zorunda değiliz... Halk ve ülke için iyi olan birini istiyoruz" şeklinde konuştu.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة