"Yangınları hükümet çıkarıyor" diyen Kanadalının pek çok ormanı yaktığı anlaşıldı

38 yaşındaki Brian Paré, yangınları "ormanın gerçekten kuru olup olmadığını anlamak" için başlattığını dedektiflere söyledi

(Facebook/Ville de Chapais)
(Facebook/Ville de Chapais)
TT

"Yangınları hükümet çıkarıyor" diyen Kanadalının pek çok ormanı yaktığı anlaşıldı

(Facebook/Ville de Chapais)
(Facebook/Ville de Chapais)

Kanada hükümetinin orman yangınları çıkardığına dair komplolar yayan Kanadalı bir adam, binlerce dönümlük alanın yanamasına yol açan bir dizi yangın çıkarma suçunu kabul etti.

Savcılar, 38 yaşındaki Brian Paré'nin yangınları "ormanın gerçekten kuru olup olmadığını anlamak" için çıkardığını dedektiflere söylediğini belirtiyor.

Quebec'in Chibougamau kasabasındaki mahkemede Paré, kundaklamadan 13 ve insan hayatını hiçe sayarak kundaklamadan da bir suçlamayı kabul etti.

Mahkemeye Paré'nin 14 yangın çıkardığı ve bunlardan ikisinin Chapais kasabası yakınlarındaki yaklaşık 500 evin boşaltılmasına neden olduğu söylendi.

Savcı Marie-Philippe Charron şöyle dedi: 

31 Mayıs günü saat 20.30'da Chapais kasabası, özellikle Lake Cavan ve havalimanındaki yangınlar nedeniyle zorunlu tahliye emri çıkardı ve yasal suçlamalara dahil edilen bu iki yangına sanık yol açtı.

Charron mahkemeye Lake Cavan yangınının Paré'nin çıkardığı en büyük yangın olduğunu ve 8 bin dönümden fazla ormanlık alanı küle çevirdiğini söyledi.

Savcılar, 38 yaşındaki Brian Paré'nin yangınları "ormanın gerçekten kuru olup olmadığını anlamak" için çıkardığını dedektiflere söylediğini belirtiyor (Facebook)
Savcılar, 38 yaşındaki Brian Paré'nin yangınları "ormanın gerçekten kuru olup olmadığını anlamak" için çıkardığını dedektiflere söylediğini belirtiyor (Facebook)

Bu Paré'nin, Quebec hükümetinin kuruluk nedeniyle orman yakınlarında ateş yakılmasını yasaklamasından birkaç gün sonra, 31 Mayıs ve 1 Haziran arasında çıkardığı 5 yangından ilkiydi.

Dedektifler, yangınların "olası hiçbir doğal nedeni olmadığını" ve suç teşkil eden şekilde çıkarıldıklarına dair kanıtlar buldu.

Savcı polisin, yangınlardan birinin olduğu bölgede görüldüğünde potansiyel bir suçlu olduğu düşüncesiyle Paré'yle ilk kez 2 Haziran'da temasa geçtiğini mahkemeye söyledi.

Sorgu sırasında Paré yangınlardan sorumlu olduğunu reddetse de "yangınlara belirli bir ilgi göstermesi" onu polisin gözünde şüpheli haline getirdi.

Dedektifler daha sonra Paré'nin, Quebec'in yangın sezonu hakkında paylaşımlar yaptığı Facebook sayfasını izlemeye başladı.

Bir gönderisinde yangınların, halkı iklim değişikliğine ikna etmek için hükümet tarafından çıkarıldığını iddia ediyordu.

Savcı, bir yargıcın 1 Eylül'le 5 Eylül arasında Paré'nin aracına takip cihazı yerleştirmesine izin verdiğini ve bunun da Paré'nin, diğer yangınların çıktığı yerlerde olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.

7 Eylül'de tutuklanan Paré, yangınların 9'unu çıkardığını kabul etti.

Charron şöyle belirtti: 

Bu noktada sanık yangınları çıkaranın kendisi olduğunu kabul etti ve ana gerekçesinin ormanın gerçekten kuru olup olmadığını anlamak için testler yapmak olduğunu iddia etti.

Paré tutuklandığından beri gözaltında tutuluyor ve zihinsel durumu ve kamuya teşkil ettiği risk hakkındaki hüküm öncesi raporu 22 Nisan'a kadar sunulacak.

2023'te 700'den fazla orman yangınının çıktığı Quebec'te 44 milyon dönümden fazla alan yandı.

Yetkililer bu yangınların yüzde 99,9'unun yıldırım düşmesi sonucu meydana geldiğini belirtiyor.

Independent Türkçe



NYT: Mücteba Hamaney’in bilinci açık ancak durumu ciddiyetini koruyor

Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)
Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)
TT

NYT: Mücteba Hamaney’in bilinci açık ancak durumu ciddiyetini koruyor

Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)
Tahran’da, yeni lider Mücteba Hamaney ve askeri komutanların yer aldığı bir propaganda afişinin önünde nöbet tutan İranlı bir asker (EPA)

İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in, babası ve selefi Ali Hamaney’nin öldürüldüğü ABD-İsrail ortak hava saldırısında ağır yaralandı. Şarku’l Avsat’ın The New York Times’tan (NYT) aktardığı habere göre Yetkililer, İran liderinin bilincinin açık olduğunu ancak durumunun ciddiyetini koruduğunu ifade etti.

Gazete ismi açıklanmayan İranlı yetkililere dayandırdığı haberinde, yeni liderin “en azından şu aşamada” karar alma yetkisini İran Devrim Muhafızları generallerine devrettiğini aktardı.

Şarku’l AVsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’nin  aktardığı habere göre Mücteba Hamaney’in görevi devralmasından bu yana kamuoyu önüne çıkmaması ve yalnızca yazılı açıklamalarla yetinmesi, sağlık durumu ve hayatta olup olmadığına dair spekülasyonlara yol açtı.

Haberde, 28 Şubat’taki hava saldırısında ağır yaralanmasına rağmen Hamaney’in “bilincinin açık olduğu” ve “süreçlere dahil olmaya devam ettiği” vurgulandı.

Gazeteye göre Hamaney, bacaklarından birine üç ayrı ameliyat geçirdi ve protez takılması planlanıyor. Ayrıca elinden de ameliyat edilen Hamaney’in bu bölgedeki fonksiyonlarını kademeli olarak geri kazandığı ifade edildi.

Yüzünde ve dudaklarında ciddi yanıklar oluştuğu, bu durumun konuşmasını zorlaştırdığı ve ilerleyen dönemde estetik cerrahiye ihtiyaç duyacağı da belirtildi.

Güvenlik gerekçeleriyle Hamaney ile doğrudan temasın sınırlı olduğu, kamuoyuna yalnızca kendi el yazısıyla kaleme alınmış mesajların ulaştırıldığı aktarıldı.

Haberde ayrıca, Devrim Muhafızları komutanlarının Hamaney’i ziyaret etmediği, ancak aynı zamanda kalp cerrahı olan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın tedavi sürecine nezaret eden isimler arasında yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, Devrim Muhafızları generallerinin ABD ve İsrail ile yaşanan savaşı “rejimin varlığına yönelik bir tehdit” olarak gördüğü, ancak bu tehdidin artık “kontrol altına alındığı” değerlendiriliyor.

Generallerin, özellikle Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukayı da kapsayan askeri stratejinin yönetimini üstlendiği kaydedildi.


Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor

Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor
TT

Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor

Washington’un dikkati kırılgan ateşkeste: Denizde ABD–İran gerilimi tırmanıyor

Washington bugün (Perşembe) uluslararası diplomasinin ağırlık merkezi olarak yeniden öne çıkıyor. Başkentte, ABD’nin doğrudan himayesinde Lübnan ile İsrail arasında yürütülen görüşmelerin ikinci ve “kritik” turu gerçekleştirilecek. Bu tur, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesin kalıcı hale getirilmesi amacıyla düzenleniyor. Söz konusu ateşkes, iki taraf arasında onlarca yıl sonra gerçekleşen ilk doğrudan temasın ürünü olmuştu. Ancak diplomasi masasının, güney sınırındaki gerilimin sürmesi nedeniyle “sarsıntılı bir zemin” üzerinde zorlu bir sınavla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

Arabulucular “Nisan mutabakatlarını” güçlendirmeye çalışırken, bölgenin başka bir cephesinde tansiyon yükseliyor. ABD ile İran arasındaki gerilim, uluslararası sularda daha sert bir aşamaya geçmiş durumda. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda mayın döşediği tespit edilen teknelere “ateş açılması” yönünde donanmaya talimat verdiğini açıkça duyurdu. Trump ayrıca, ABD mayın temizleme gemilerinin kapasitesinin “üç katına çıkarıldığını” ve boğaz üzerinde “tam kontrol” sağlanmasının hedeflendiğini belirterek, İran yeni bir anlaşmayı kabul edene kadar boğazın “sıkı şekilde kapalı” kalacağını ifade etti.

ABD’nin bu baskısına İran sahada karşılık verdi. Tahran yönetimi, biri küresel deniz taşımacılığı devi MSC grubuna ait olmak üzere iki konteyner gemisine el koydu. Bu adımın, birkaç gün önce ABD güçlerinin Hint Okyanusu’nda bir İran petrol tankerine müdahale etmesine yanıt olarak atıldığı değerlendiriliyor.

Washington’daki diplomasi trafiği ile Hürmüz Boğazı’ndaki askeri gerilim arasında sıkışan bölge, sınır diplomasisi ile deniz ve enerji hatları üzerindeki güç mücadelesinin iç içe geçtiği son derece karmaşık bir tabloyla karşı karşıya bulunuyor.


Prens Harry’den Ukrayna’ya sürpriz ziyaret

Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
TT

Prens Harry’den Ukrayna’ya sürpriz ziyaret

Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)

İngiliz Prens Harry, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşa dikkat çekmek amacıyla Kiev’i ziyaret etti. Alman Haber Ajansı’nın aktardığına göre Harry, “kendi ülkesindeki ve dünyanın dört bir yanındaki insanlara” savaşı hatırlatmak istediğini belirtti.

İngiliz Haber Ajansı ise ITV News’ün, Harry’nin Perşembe sabahı Polonya’dan trenle Kiev’e varışını görüntülediğini bildirdi. Görüntülerde Harry’nin tren istasyonunda perondaki insanları selamladığı görüldü.

drgrftbgr
Prens Harry, Kiev tren istasyonuna varışında bir kadına sarılıyor (Reuters)

Prens Harry, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Ukrayna’ya geri dönmek güzel” dedi.

Harry ayrıca, “kendi ülkesindeki ve dünya genelindeki insanlara Ukrayna’nın karşı karşıya olduğu durumu hatırlatmak” istediğini vurgulayarak, son derece zor koşullar altında her gün ve her saat olağanüstü çaba gösteren siviller ve ortaklara destek vermek istediğini ifade etti.

Ukrayna’yı “Avrupa’nın doğu kanadını cesaretle ve başarıyla savunan bir ülke” olarak nitelendiren Harry, “Bunun önemini göz ardı etmemek gerekiyor” dedi.