Cameron’un Gazze'deki darboğazdan çıkma planı

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, geri dönülemez adımlar atıldığını vurguladı

İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron (Reuters)
İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron (Reuters)
TT

Cameron’un Gazze'deki darboğazdan çıkma planı

İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron (Reuters)
İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron (Reuters)

Londra'nın bir Filistin devletini tanımayı düşündüğünü duyuran İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, müttefiklerini onu Birleşmiş Milletler'de (BM) tanımaya çağırdı.

Londra'da düzenlenen Muhafazakar Parti'nin Orta Doğu Konseyi huzurunda konuşan Cameron, Orta Doğu'da barışı teşvik etmek için Filistinlilere siyasi bir ufuk verilmesi gerektiğini belirtti.

Teknokratların liderliğinde yeni bir Filistin yönetiminin Gazze Şeridi'nin yönetimini devralması gerektiğine çekti. Kasım ayında göreve atanmasından bu yana dördüncü Orta Doğu turuna başlayan Cameron, olası bir yolun açıldığını, siyasi çözüm bulma yolundaki bu ilerlemenin barışın aylar değil, yıllar sürmesi anlamına gelebileceğini doğruladı.

İngiliz Bakan’ın Filistin ile İsrail arasındaki çatışma meselesine ilişkin tutumları ve bunun Londra dış politikasında getirdiği değişiklikler sonrasında, diplomatik kaynaklar, Şarku'l Avsat'a verdikleri demeçte, İngilizlerin çatışmayı çözme vizyonunun ayrıntılarını açıkladı.

Gazze'de savaş sonrası düzenlemelerine ilişkin İngiltere ile uluslararası ve bölgesel taraflar arasındaki görüşmelerin gidişatına aşina olan kaynaklar, Cameron'un yakın zamanda bir dizi aktif diplomatik hareket başlattığını, bir çok tarafla temaslarda bulunduğunu ve birkaç adıma dayalı vizyonlar ilettiğini söyledi. Atılan adımlar arasında Gazze'deki çatışmaların durdurulması, buradaki trajik koşullara yanıt vermek için daha fazla insani yardımın getirilmesi, tutuklu rehinelerin çıkarılması ve tutukluların değişimi için çalışılması yer alıyor. Ayrıca Gazze'nin yeniden inşası amacıyla Filistin ve İsrail tarafında radikal değişikliklere yol açacak bir dizi siyasi düzenlemenin başlatılması, 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulması ve bu devletin BM dahil olmak üzere uluslararası taraflarca tanınması bulunuyor.

FOTO: İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, bu ay Davos Forumu'na katıldı (AFP)
İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, bu ay Davos Forumu'na katıldı (AFP)

Şarku'l Avsat'ın sorularına yanıt veren Britanya Dışişleri Bakanlığı, Cameron'un tutumunu yineledi. Cameron, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilere, geri dönüşü olmayan bir adımla Filistin devletine ve yeni bir geleceğe götürecek inandırıcı bir yol için siyasi ufuk sağlanması gerektiğini söyledi. İngiltere ve ortaklarının egemen ve yaşayabilir bir Filistin devletine olan bağlılığını yeniden teyit ederek yardımcı olabileceğini belirten Cameron, Filistin devletinin BM dahil olmak üzere diğer taraflarca tanınmasının önemini vurguladı.

Dün Muhafazakar Parti'nin Orta Doğu Konseyi huzurunda konuşan Cameron, geçtiğimiz 30 yılın İsrail için bir başarısızlık hikayesi olduğunu, zirâ İsrail'in vatandaşlarının güvenliğini sağlamada başarısız olduğunu vurguladı. Huzur ve ilerlemenin ancak bu başarısızlığın kabul edilmesiyle sağlanacağını da ekledi.

Batı’nın yeni yönelimi

Gerek kamuoyuna yapılan açıklamalarda gerek ise kapalı salonlarda yürütülen tartışmalarda kaydedilen gelişmeler, Londra'daki karar alma çevreleri arasında yeni bir eğilimi yansıtıyor. Nitekim savaş ve onun feci yansımalarının yıllardır süren şiddet döngüsünün durdurulmasını sağlayacak sürdürülebilir bir çözüme ulaşmak amacıyla kullanılan dar bir pencere açtığı düşünülüyor.

Kaynaklar, İngiliz Dışişleri Bakanlığının Gazze'deki savaş dosyası ve bundan sonraki aşamaya ilişkin düzenlemelere ilişkin yönelimlerinde somut bir değişiklik fark ettiklerini belirtiyor. Ayrıca Filistin devletinin kurulması ve uluslararası alanda tanınmasına dayalı sürdürülebilir siyasi çözümler formüle etme yönünde ilerlemenin gerekliliği hakkında da açık ve samimi bir konuşma yapıldığını söylüyor. Bunların her zaman Filistinliler ile İsrailliler arasında iki devletli çözüme ilişkin müzakereler temeline dayalı önceki eğilimlerin aksine kaydedildiğini de ekliyor. Nitekim bu gelişmeler, Batılı çevrelerin savaşın son turu ardından Filistin-İsrail çatışmasına gerçek çözümlere ulaşmanın yollarına yaklaşımındaki dikkate değer değişimi yansıtıyor.

Hamas'ın rolü yok

Kaynaların belirttiğine göre İngiliz tarafı, Gazze Şeridi'nin yönetiminde Hamas’ın herhangi bir rolünü kabul etmeyi veya bir sonraki aşamada Filistin meselelerini yönetecek herhangi bir hükümete katılmayı reddetme konusundaki tutumunun kararlı olduğuna dikkat çekti. Geçiş aşamasına ilişkin düzenlemeler nihai olarak Filistinliler için seçim temelinde yeni bir liderliğin oluşmasına yol açacak genel seçimlere ulaşmayı hedefliyor.

FOTO: Bugün Han Yunus'tan Gazze Şeridi'nin güneyine doğru yerinden edilen insanlar (AFP)
Bugün Han Yunus'tan Gazze Şeridi'nin güneyine doğru yerinden edilen insanlar (AFP)

İngiltere'nin Gazze'deki insani planı

Şarku'l-Avsat, Gazze’deki zorlu insani koşullara müdahale konusunda önerilen İngiliz belgesinin bir kopyasını inceledi. Belgede İsrail'e Gazze Şeridi'ndeki tüm geçiş noktalarını uluslararası yardım konvoylarına açması ve malzemelerin Aşdot Limanı’ndan gelmesine izin vermesi çağrısında bulunarak bir dizi engel ve bunların nasıl aşılacağı belirlendi. Belgede, şeride girişine izin verilen mal ve yardımların artırılması, Ürdün'den Gazze'ye kadar olan yeni kara koridorunun yeniden canlandırılması da ele alındı.

Taslakta, İsrail'in Gazze Şeridi'ne su ve elektrik tedarikini yeniden sağlamasının yanı sıra, temel altyapının işletimi için yeterli miktarda yakıt girişine izin verilmesi, uluslararası kuruluşların çalışanlarına daha fazla vize verilmesi, yardımların gelişini ve dağıtımını denetlemek üzere Gazze Şeridi'ne girmelerine izin verilmesi çağrısı da yer alıyor.

FOTO: Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi'nin Ramallah'taki toplantısında (AFP)
 Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi'nin Ramallah'taki toplantısında (AFP)

Filistin Otoritesi, reform programının yeni aşamasını başlatıyor

Bazı taraflardan gelen İngiliz iletişimleri, Londra'nın Filistin Otoritesi'ni, iki ila üç yıl sürecek bir geçiş döneminde Batı Şeria ve Gazze'deki durumu yönetecek yeni bir hükümet kurarak gerçek ve somut reformlar yapmaya zorladığını gösteriyor.

Genel seçimler

Filistin Otoritesi'ne somut reformlara devam etmesi yönündeki uluslararası çağrılar artıyor. Pazartesi günü Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, bir dizi bakanlık, devlet kurumu, büyükelçilikte, yargı, güvenlik, idari ve mali sistemlerde köklü değişiklikleri içeren reform programının yeni aşamasının başlatıldığını duyurdu.

Başarı şansı nedir?

Londra'nın planlarının başarı şansı uluslararası tarafların kapasitesine bağlı olmaya devam ediyor. Nitekim Washington ve bölgesel arabulucular, ateşkes konularında İsrail ile Hamas arasındaki boşlukları kapatmak, esirlerin serbest bırakılması ve takasına ilişkin bir anlaşmanın tamamlanması üzerinde çalışıyor. Bu, İngiliz hükümetinin ısrar ettiği insani ve siyasi çözüm önerilerini uygulamaya devam etmek anlamına geliyor.

Pazar günü Amerikalı, Mısırlı, Katarlı ve İsrailli yetkililer Fransa'nın başkenti Paris'te bir toplantı düzenledi. Katılımcılar, bir ateşkes anlaşması çerçevesinin yanı sıra, kalıcı bir çözüm sağlayacak sonraki adımların atılması olasılığına kapı açabilecek bir takas anlaşmasının tamamlanması için devam edilmesi üzerinde anlaştılar.



Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC


Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
TT

Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)

Vatikan'dan üst düzey bir yetkili, Papa XIV. Leo'nun Donald Trump’ın sözde “Barış Kurulu” girişimine katılma davetini reddettiğini söyledi.

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Papa'nın bu girişimle ilgili bir dizi endişesi olduğunu ve dolayısıyla "katılmayacağını" belirtti.

Parolin, "Bizim için çözülmesi gereken bazı kritik meseleler var" dedi.

Endişelerimizden biri, uluslararası düzeyde bu kriz durumlarını her şeyden önce BM'nin yönetmesi gerektiği. Bu, ısrar ettiğimiz noktalardan biri.

scvdf
Roma'daki pastoral ziyaretinden ayrılırken görülen Papa Leo XIV, "kritik meseleler" gerekçesiyle Donald Trump'ın Barış Kurulu'na katılmayacağını açıkladı (AFP)

Trump, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi denetlemek ve Hamas'la İsrail arasındaki çatışmanın ardından Gazze'nin yeniden inşasını koordine etmek için tasarlanan kurula bir dizi dünya liderini davet etti.

Kapsamı o zamandan beri genişletildi ve Trump, bunun bir dizi küresel anlaşmazlığı ele almak için uygun bir yer olacağını söyledi. Bazıları bunu, ABD Başkanı'nın, defalarca amacına uygun olmamakla eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e alternatif çok taraflı bir forum kurma çabası olarak görüyor.

Papa'nın Trump tarafından kurula katılmaya davet edildiğini daha önce Kardinal Parolin doğrulamıştı. Ocak ayında "Papa daveti aldı ve ne yapacağımızı değerlendiriyoruz; konuyu inceliyoruz" demişti.

O dönemde yönetim kuruluna katılma davetinin "cevap vermek için biraz zaman gerektirdiğini" ve "mali katılma talebinin gelmediğini" çünkü "bunu yapacak durumda olmadıklarını" söylemişti.

Trump, Barış Kurulu'nun Gazze'nin yeniden inşasına yardımcı olmak için şimdiden 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüt ettiğini iddia ediyor.

dfsvfd
Papa'nın sözcüsü, Vatikan'ın Trump'ın yönetim kurulunun Birleşmiş Milletler'in yerini alma ihtimaline dair bazı endişeleri olduğunu söyledi (AFP)

Ancak kurulun kadrosuyla ilgili endişeler var. Avrupa hükümetleri, Trump'ın Şubat 2022'den beri Ukrayna'yla savaşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i davet etmesine şaşırdıklarını belirtti.

Arap devletleri de 72 bin Filistinlinin ölümüne yol açan Gazze Savaşı'nı gerekçe göstererek Binyamin Netanyahu'nun dahil edilmesine öfke duydu.

Ve eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'ın önemli rolüyle ilgili endişeler var; Blair, Trump'ın girişimle bağlantılı olarak açıkladığı ilk isimlerden biriydi. Blair'ın, Britanya'nın Irak savaşına katılımıyla ilgili uzun süredir devam eden eleştirilere rağmen, kurucu yürütme kurulunda yer alması bekleniyor.

Tartışmalara rağmen Ermenistan, Azerbaycan, Mısır, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil onlarca ülke kurula katılma sözü verdi.

Papa Leo, ilk Amerikalı papa seçildiğinden beri Trump'ın politikalarını tekrar tekrar eleştiriyor. Geçen yıl ekimde, başkanın sert göçmenlik politikalarının Katolik Kilisesi'nin "yaşam yanlısı" değerleriyle uyumlu olup olmadığını sorgulamıştı.

Roma'da medyaya yaptığı açıklamada, "Kürtaj karşıtı olduğunu söyleyen ama Birleşik Devletler'deki göçmenlere yapılan insanlık dışı muameleyi onaylayan biri, bunun yaşam yanlısı olup olmadığını bilmiyorum" demişti.

O dönemde Beyaz Saray bu yorumlara karşı çıkmıştı. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, "Bu yönetim altında Birleşik Devletler'de yasadışı göçmenlere insanlık dışı muamele yapıldığı iddialarını reddediyorum" demişti.

Bu yönetim, ulusumuzun yasalarını mümkün olan en insancıl şekilde uygulamaya çalışıyor ve biz kanunları uyguluyoruz. Bunu, burada yaşayan halkımız adına yapıyoruz.

csdvfgthy
Papa, ilk Amerikalı papa seçilmesinden bu yana, özellikle Trump'ın göçmenlik karşıtı sert yöntemleri konusunda ABD'yi eleştiriyor (AFP)

Kasımda Papa, kitlesel sınır dışı etmeleri ve göçmenlere yönelik muamele dahil Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını eleştiren ABD piskoposlarının mesajını desteklemişti. "Bence insanlara insanca davranmanın, sahip oldukları onura saygı göstermenin yollarını aramalıyız. Eğer insanlar Birleşik Devletler'de yasadışı olarak bulunuyorsa, bunun için yollar var. Mahkemeler var, bir adalet sistemi var" demişti.

Ancak insanlar iyi bir yaşam sürüyorsa ve birçoğu 10, 15, 20 yıldır bu şekilde yaşıyorsa, onlara en hafif tabirle son derece saygısız bir şekilde davranmak, ne yazık ki bazı şiddet olayları da oldu, bence piskoposlar kendilerini çok açık bir şekilde ifade etti. Birleşik Devletler'deki herkesi onları dinlemeye çağırıyorum.

Bu yıl ocak ayında Papa Leo, küresel çapta giderek artan "savaş hevesini" kınadığı güçlü bir konuşma yapmıştı. Trump'ı doğrudan adıyla anmasa da konuşması ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu zorla görevden alıp Amerikan topraklarına getirme operasyonundan sonra gerçekleşmişti.

Leo, 184 ülkenin diplomatlarına hitaben yaptığı konuşmada, "Diyaloğu teşvik eden ve tüm taraflar arasında uzlaşma arayan bir diplomasi, yerini kuvvete dayalı bir diplomasiye bırakıyor" demişti.

Savaş yeniden moda oldu ve savaş hevesi yayılıyor.

Independent Türkçe