Kral Charles’tan önce kansere yakalanan Kraliyet üyeleri kimlerdi?

İngiltere Kralı 3. Charles koronavirüsten korunmak için maske takıyor (AP)
İngiltere Kralı 3. Charles koronavirüsten korunmak için maske takıyor (AP)
TT

Kral Charles’tan önce kansere yakalanan Kraliyet üyeleri kimlerdi?

İngiltere Kralı 3. Charles koronavirüsten korunmak için maske takıyor (AP)
İngiltere Kralı 3. Charles koronavirüsten korunmak için maske takıyor (AP)

İngiltere Kralı 3. Charles’a kanser teşhisi konması, İngilizler ve Kraliyet ailesinin dünyadaki diğer takipçilerini şok etti.

Buckingham Sarayı, yaklaşık 10 gün önce prostat ameliyatı geçiren Charles’ın prostat kanseri olmadığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın İngiliz medyasından aktardığı habere göre, Kral Charles henüz bilinmeyen bir süre için kamusal yaşamdan uzaklaşacak.

Annesi Kraliçe 2. Elizabeth’in ölümünün ardından tahta oturan 75 yaşındaki Kral tedaviye başladı ancak faaliyetlerini tamamen durdurmaya niyeti yok.

Buckingham Sarayı tarafından dün yapılan açıklamada, “Kral Charles’ın prostatının iyi huylu büyümesi nedeniyle hastanede geçirdiği son ameliyat sırasında başka bir sorun daha keşfedildi. Daha sonra yapılan taramalar bir kanser türünün varlığını gösterdi” denildi.

Kraliyet aile üyelerinin genellikle sağlık sorunlarını gizli tuttuğuna inanılıyor. Ancak Buckingham Sarayı, Kral Charles’ın ‘spekülasyonları önlemek için kanser teşhisini duyurmayı’ seçtiğini bildirdi.

Bu açık sözlülük, Kraliyet ailesinin daha önceki kanser teşhisleriyle baş etme biçiminden keskin bir dönüşü temsil ediyor.

Daha yaşlı nesiller, bırakın kanserli bir tümör kadar endişe verici bir durumu, herhangi bir tıbbi durum hakkında açık olmayı asla hayal etmez veya düşünmezdi.

dsvdsv
İngiltere Kralı 3. Charles ve Kraliçe Camilla, prostat büyümesi tedavisi gördükten sonra hastaneden ayrıldı (AP)

Kraliyet ailesinde daha önce kansere yakalananlar kimlerdi?

Kraliçe Elizabeth’in Annesi

Şarku’l Avsat’ın The Telegraph ve BBC’den aktardığı habere göre, Charles’ın büyükannesi, yani Kraliçe Elizabeth’in annesi Elizabeth Bowes Lyon da kansere yakalanmıştı.

Hayatı boyunca kendisine birçok kez kanser teşhisi konuldu, ancak bu, 2002 yılında 101 yaşında ölene kadar kamuoyuna açıklanmamıştı.

Yazar William Shawcross tarafından yazılan biyografisinde, Elizabeth Bowes Lyon’a 1966 yılında kolon kanseri teşhisi konulduğu ve doktorlar tarafından tümörünün alındığı bilgisi yer aldı.

1984 yılında yakalandığı meme kanseri de açıklanmadı ve göğsündeki tümörü çıkarmak için ameliyat edildiğinde sadece ‘testler’ için hastaneye yattığı duyuruldu.

sc
Kraliçe Elizabeth ve annesi Elizabeth Bowes Lyon (AP)

Kral 8. Edward

Kral 6. George’un kardeşi ve Kraliçe 2. Elizabeth’in amcası olan Kral 8. Edward kısa bir hükümdarlığın ardından 1936’da tahttan feragat etti.

Sigara tiryakisi olan Kral 8. Edward’a 1971’de gırtlak kanseri teşhisi kondu. Ertesi yıl 77 yaşında öldü.

Kral 6. George

Kardeşi Edward’ın tahttan çekilmesinin ardından 1936’da tahta çıkan Kral George da sigara tiryakisiydi.

Kral 6. George, Eylül 1951’de ‘iskelet anormallikler’ olarak adlandırılan durum nedeniyle sol akciğerini aldırdı.

Gerçekte hastalık kanserdi. Ancak kralın doktorları bu teşhisi halktan ve hatta kralın kendisinden gizledi.

Ameliyattan sonra iyileşiyor gibi görünmesine rağmen, beş ay sonra, Şubat 1952’de aniden öldü.

Kral 6. George damar hastalığından muzdarip olduğundan, o sırada bunun ‘koroner tromboza’ neden olduğu varsayılmıştı.

O zamandan beri, tüm bunların kanserin yayılmasından kaynaklanan komplikasyonların sonucu olduğu tahmin ediliyor.

sdds
Kral 6. George (Britannica web sitesi)

Kral Charles’ın durumu ve tedavisi hakkında artık açıkça konuşma kararı, 6. George’un hastalığının ele alındığı tıp ortamından çok farklı bir ortamı yansıtıyor.

Modern tanı ve tedavi sayesinde hastalığın neredeyse her türü için iyi sonuçlar sağlandığından, kanser tanısı eskisi kadar karamsarlığa neden olmuyor.

Kral Charles, Kraliyet ailesinin kanser teşhisi hakkında kamuoyuna konuşan en yaşlı üyesi olsa da, tam olarak ilk kişi değil.

Kent Prensesi Michael

Kent Prensesi Michael, 2002 yılında cilt kanseri tedavisi gördüğünü açıklayarak Kraliyet ailesinin bu konularda açık olabileceğini gösterdi.

Kanserinin hayati tehlikesinin olmaması nedeniyle kendisini çok şanslı hissettiğini söyledi.

2014 yılında ise, eşi Prens Michael, tıbbi konularının özel olduğunu düşündüğünü, ancak prostat kanseri tedavisinin başarılı olduğunu bildirdi.

York Düşesi Sarah Ferguson

Prens Andrew (kralın kardeşi) ile evli olan York Düşesi Sarah’a, meme kanseri tedavisi gördükten sadece altı ay sonra, Ocak 2024’te melanom (cilt kanseri) teşhisi konuldu.

64 yaşındaki Düşes, teşhise rağmen moralinin iyi olduğunu söyledi.

dsb
York Düşesi Sarah Ferguson (Reuters)

 



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.