El Salvador'da muhalefetin adayı Flores, genel seçimin iptali için başvurabileceklerini duyurdu

El Salvador'daki devlet başkanı ve genel seçimlerin ardından muhalefetteki solcu Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesinin adayı Manuel Flores, genel seçimin iptali için başvurabileceklerini bildirdi

El Salvador'da Devlet Başkanı Nayib Bukele, yeniden seçildiğini duyurmuştu, 5 Şubat 2024 (AA)
El Salvador'da Devlet Başkanı Nayib Bukele, yeniden seçildiğini duyurmuştu, 5 Şubat 2024 (AA)
TT

El Salvador'da muhalefetin adayı Flores, genel seçimin iptali için başvurabileceklerini duyurdu

El Salvador'da Devlet Başkanı Nayib Bukele, yeniden seçildiğini duyurmuştu, 5 Şubat 2024 (AA)
El Salvador'da Devlet Başkanı Nayib Bukele, yeniden seçildiğini duyurmuştu, 5 Şubat 2024 (AA)

El Salvador Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE), 4 Şubat'taki devlet başkanı seçiminde kullanılan oyların yüzde 70'inin sayıldığını, mevcut Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin oyların yüzde 83'üne yakınını aldığını duyurdu.

Diğer yandan TSE, genel seçimde kullanılan oyların ise henüz yüzde 5,06'sının sayıldığı bilgisini paylaştı.

Sayımdan sonra oyların TSE'ye aktarımını sağlayan sistemde arıza yaşanması ve bazı düzensizlikler görülmesi üzerine Yüksek Seçim Mahkemesi, devlet başkanı ve genel seçimlerde kullanılan oyların bir kısmının yeniden sayılmasına karar verdi.

Oyların henüz çok küçük bir kısmının sayıldığının açıklanmasına rağmen Bukele'nin lideri olduğu Yeni Fikirler Partisinin Meclisteki 60 sandalyeden 58'ini kazandığını duyurması, muhalefetin tepkisini çekti.

Solcu Farabundo Marti Ulusal Kurtuluş Cephesinin adayı Manuel Flores, genel seçimin iptali ve yerel seçimlerin düzenleneceği 4 Mart'ta yeniden yapılmasını talep etme konusunda diğer partilerle konuşacağını açıkladı.

Flores, Bukele'nin seçim akşamı balkon konuşmasında açıkladığı rakamların tutturulmak istendiğini ancak bunun mümkün olmadığını savundu.

Diğer muhalefet partileri ise durumu değerlendirdiklerini ancak şimdilik TSE'den sayımlardaki düzensizliklerle ilgili bilgi taleplerine cevap beklediklerini belirtti.

Nihai oy sayım işlemi, siyasi partilerin temsilcileri, savcılık ve ombudsmanlık ofislerinden temsilciler, ulusal ve uluslararası gözlemcilerin nezaretinde yapılacak.

Bukele, adaylığı anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirilmişti

Partisinin kendisini aday göstermesinin ardından Eylül 2023'te ikinci 5 yıllık dönemi için yarışacağını duyuran Bukele, ikinci kez devlet başkanlığı adaylığının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirilmişti.

Ancak Meclis, anayasal tartışmalara rağmen Devlet Başkanı Bukele'nin tekrar aday olması için izne ayrılmasını kabul etmişti.

Ülkeyi son 20 yıldır yöneten iki merkez partinin (FLMN ve ARENA) icraatlarını sert dille eleştiren Bukele, seçim kampanyasında organize suç ve yolsuzlukla mücadelenin yanı sıra yoksulluğu ve gelir adaletsizliğini önleme vaatlerini öne çıkarmıştı.

Bukele, seçim kampanyasında sıklıkla, dünyada en yüksek cinayet oranına sahip El Salvador'da devlet başkanlığı yarışını kazanmaması durumunda "çetelere karşı savaşın riske atılacağını" savunmuştu.

İlk dönem devlet başkanlığına oyların yüzde 53'ünü alarak Şubat 2019'da seçilen 42 yaşındaki Bukele, 1 Haziran 2019'da göreve başladığından bu yana popüler bir lider oldu.

Ülkede suç oranının düşürülmesi amacıyla 27 Mart 2022'de bir aylığına olağanüstü hal ilan eden ve bu kararı sonraki her ay yineleyen Bukele, insan hakları örgütlerince eleştirilmesine rağmen çetelere karşı yürüttüğü savaş nedeniyle halkının desteğini alıyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.