Çöplerin boğduğu Paris’te fare sorunu artıyor

Fransa’nın başkentinde pislik sorunu ile mücadele sürüyor.

Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
TT

Çöplerin boğduğu Paris’te fare sorunu artıyor

Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)

Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Paris, kadim tarihi, zengin kültürel mirası, Eyfel Kulesi, Louvre ve Şanzelize gibi önemli turistik mekanlarıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendine çekiyor. Ancak Paris'teki temizlik gerçeği hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin endişelerini ve sorularını artırıyor. Kamusal alanlarda ve meşhur turistik mekanların çevresinde çöplerin birikmesi, Fransa'nın başkentinde atık yönetimi ve temizliğin iyileştirilmesi ihtiyacını güçlendiren hoş olmayan bir görüntü ortaya çıkarıyor.

Fotoğraf Altı: Farelerin yayılmasının nedenlerinden biri çöplerin artması. (AFP)
Farelerin yayılmasının nedenlerinden biri çöplerin artması. (AFP)

Fikir Yolu Kurumu’nun Le Parisien gazetesi için yaptığı ankete katılanların yüzde 66'sı Paris'in imajının kötüleştiğine inanırken, yüzde 58'i Fransız başkentindeki yaşamın sıkıcı ve daha az zevkli hale geldiğini düşünüyor. Anket, Fransızların yüzde 71'i memnuniyetsiz ve Paris'in kirli olduğuna inandığını ortaya çıkardı.

4 milyon fare

Paris'te farelerin sayısını doğru bir şekilde tahmin etmek oldukça zor. Farelerle mücadele uzmanları, Paris'te başkenti ele geçiren ve potansiyel bir tehdit oluşturan kişi başına 1,5 ila 2 fare arasında bir orana tekabül eden yaklaşık dört milyon farenin bulunduğunu tahmin ediyorlar.

Fransa'nın başkentinde tüm dünyanın ilgisini çeken Olimpiyat Oyunları’nın başlamasına birkaç ay kala, farelerin yayılması oldukça hassas bir konu haline geldi. Çünkü bu durum, popülarite açısından Paris'in simge yapılarıyla bile rekabet etmeye başladı ve en önemli turistik destinasyonlardan biri olarak başkentin dünyadaki itibarına olumsuz bir gölge düşürdü. Bu endişe verici yayılma, fareleri sokaklar, restoranlar ve oteller gibi kamusal alanlarda gösteren video kliplerle belgeleniyor ve yerel yetkililerin bu sorunla mücadelede karşılaştığı zorlukları vurguluyor.

Fotoğraf Altı: Paris belediyesi son yıllarda farelerin yayılması ile mücadeleye hız verdi. (AFP)
Paris belediyesi son yıllarda farelerin yayılması ile mücadeleye hız verdi. (AFP)

Bu zorluğun üstesinden gelmek için Paris belediyesi, son yıllarda farelerle mücadele kapsamında yaklaşık 5 bin operasyonun yanı sıra 200 bahçe ve 600 binada farelerden temizlemek amacıyla ilaçlama yaparak yoğun çabalara şahit oldu. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre kemirgen besledikleri için 140 kişiye ceza kesildi ve 327 çöp kutusu ağzı kapalı konteynırlarla değiştirildi.

Farelerin yayılmasının nedenleri arasında kamusal alanlarda çöp miktarının artması, bazı bölgelerde çöp yönetiminin kötü olması ve farelerin binalara ve evlere geçişini ve sığınaklar sağlayan eski altyapının varlığı yer alıyor. Ayrıca verimli kentsel çevre ve sokaklarda yiyecek birikmesi, fareler için kolay beslenme kaynakları sağlayarak yayılmalarını sağlıyor. İklim değişikliğinin kentsel alanlardaki dağılımları üzerindeki potansiyel etkilerinin yanı sıra devam eden inşaatlar ve çevredeki değişiklikler, farelerin varlık yöntemlerini değiştiriyor ve yayılmalarını artırıyor. Bu sorunla yüzleşmek için Paris, özellikle önemli kamuya açık turistik yerler ve parklar gibi hassas alanlarda temizlik politikalarına uymayan bazı kuruluşların kapatılması da dahil olmak üzere çeşitli önlemler aldı.

Çöp yönetimi

Paris'te çöp yönetimi son yıllarda büyük problemlerle karşı karşıya. Günlük çöp üretimi yaklaşık 3 bin tona ulaşıyor ve bu da temizlik sistemleri üzerinde devasa bir baskı oluşturuyor. Büyüyen çevresel sorunlarla mücadele çabalarına rağmen, tamamen çözmek zor olabilir. Yaklaşık 5 bin temizlikçinin çöp toplama işinde çalıştığı başkent Paris’e iş kazaları ve hastalık izinleri nedeniyle bu sayı yeterli olmuyor.

E-ticaret ve aşırı tüketim kültürünün hızla artması gibi alışveriş alışkanlıklarındaki değişiklikler, çöp miktarının ciddi oranda artmasına katkıda bulunuyor. Nüfusun daha fazla çöp üretmesi sonucu çöp yönetim sistemleri üzerindeki baskı artıyor. Ziyaretçilerin önemli turistik mekanlara çöp bırakmasından dolayı turizm de çöp sorununa katkıda bulunan bir faktördür ve bu da temizlik hizmetleri üzerindeki baskıyı artırır. Esnek çevre politikaları sokakları temiz tutma ve çöp miktarını azaltma çabalarının zayıf kalmasına neden olduğundan, belediye politikaları da bu kirlilikte rol oynuyor. Tarih boyunca Paris birçok sağlık sorunuyla ve salgın hastalıkla karşı karşıya kaldı ve hükümet politikaları ve kolektif çabalar yoluyla temizliği iyileştirmeye çalıştı. Ancak mevcut çevre sorunu, yerel yönetimlerin, vatandaşların ve özel sektörün, çok sayıda önlem alarak kamusal alanların temizliği ve çöp yönetiminin daha etkin bir şekilde iyileştirilebileceğine dair kapsamlı ve etkili bir cevap vermesini gerektiriyor.

Farelerin yayılmasını ortadan kaldırma hedefine ulaşmak için yerel yetkililerin kemirgenlerle mücadele çabalarının yoğunlaştırılması ve üremeleri için uygun olmayan koşulların sağlanması amacıyla çevrenin izlenmesi de dahil olmak üzere sağlık ve temizlik politikalarının uygulanmasını güçlendirmesi gerekiyor. Farelerin ilgisini çeken malzemelerin azaltılması amacıyla, restoran ve otellerdeki çöp ve yiyecek atıklarının temizlenmesine yönelik programların da geliştirilmeye devam edilmesi önemli. Çöp yönetimi sorununa gelince, çöp toplama süreçlerini iyileştirmek ve özel dikkat gerektiren yerleri belirlemek için teknolojinin kullanılmasının yanı sıra, atık ayrıştırma konusundaki farkındalığın artırılması ve kamusal alanlarda geri dönüşüm imkanlarının sağlanması yoluyla atıkların geri dönüştürülmesini ve güvenli bir şekilde bertaraf edilmesini teşvik etmeye yönelik çabalar güçlendirilmeli. Genel olarak, bu zorlukların üstesinden gelmek, ilgili tüm tarafların, altyapının iyileştirilmesine ve vatandaşlar ve şehre gelen ziyaretçiler arasında temizlik kültürünün teşvik edilmesine odaklanan iş birliğine dayalı ve sürekli çabalarını gerektiriyor. Bu birbirine bağlı yaklaşım, Paris'te fare istilasıyla mücadelede ve çöp yönetiminin iyileştirilmesinde olumlu ve etkili sonuçlara ulaşılmasına katkıda bulunabilir.

Belediyenin cevabı

Paris belediyesinin resmi sözcüsü Adeline Mathieu, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Paris belediyelerinin ayırma işlemlerini kolaylaştırmak için parklardaki çöp torbalarını kapalı konteynırlara ve çöp kutularına dönüştürdüğünü, 250 park konteynır barınakları ve 221 sahanın haddeleme kutuları ile donatıldığını, yollarda, kat kat daha fazla çöp barındırabilen küllüklerle donatılmış 4 bin 100 çöp konteyneri ve 335 kompakt kutu da dahil olmak üzere yeni çöp kutusu ve çöp koruma modellerinin kullanıldığını kaydetti.

Paris Belediyesi resmi sözcüsü farelerin yayılmasıyla mücadele konusunda, belediyenin fare sayısını azaltmak için gıda temizliğine yönelik önlemler aldığını belirterek, fare sahiplerinin yayılmayla mücadele için özel bahçelerde, avlularda ve şarap imalathanelerinde gerekli önlemleri almaları gerektiğini vurguladı. Mathieu, doğrudan kontrolün yeterli olmadığına dikkat çekerek, Paris'te her yıl yeşil alanlar, yollar, binalar vb. kamusal alanlarda kemirgenlere karşı yedi binden fazla müdahale yapıldığını söyledi.

Şahitlikler

Independent Arabia, Paris'teki yaşamın gerçekliğini daha iyi anlamak için, aralarında yıllardır Fransa'da yaşayan mühendis Rania'nın da bulunduğu bazı başkent sakinleriyle bir araya geldi. Rania, Paris mahallelerinde kötüleşen durumdan duyduğu memnuniyetsizliği açıkça ifade ederek “Buradaki mahalleler çok kirli, köpeklerin, farelerin ve salgın hastalıkların yayılması da çok endişe verici. Seçme şansımız olsaydı, burayı değil başka bir yerde yaşamayı tercih ederdik" dedi.

Bu sorunun çözümünde yerel yönetimlerin rolüne ilişkin "Bu sorunların çözümünde belediyenin rolü nerede? Bu sorunun çözümünde belediyenin çabalarını yoğunlaştırması gerekiyor" diyerek yetkililerin bu duruma çözüm bulmak için çalışmalarını yoğunlaştırması gerektiğini belirtti.

Öğretmen Salfi ise sorumluluğun mahalle sakinlerine ait olduğunu vurguladığı açıklamasında şunları söyledi:

“Paris'in gerçekten temizlik sorunu yaşadığını düşünüyorum. Maalesef kurallara uymayan, çöplerini belirlenen çöp kutusuna atmak yerine yere atan çok insan var. Bu bazen çöp birikmesine katkıda bulunur. Paris'in büyük bir nüfusu var, bu da belediye hizmetlerinin tüm alanları temiz tutmasını zorlaştırıyor. Bu, çöplerin etkili bir şekilde toplanması ve işlenmesi için önemli kaynaklar gerektiriyor ve mevcut altyapı bu artan talebi karşılamak için yeterli olmayabilir."

Mecdi'nin açıklamaları da bakış açısını açıkça ortaya koyuyordu: "Paris artık eskisi gibi değil. Mahallelerde her yer dışkı ve köpeklerle dolu, özellikle geceleri çadırlar her yere yayılıyor. Bütün bunların sorumlusunun kim olduğunu anlamıyorum. Bu kirlilik, ama gerçekten rahatsız edici."

Nüfus artışı, tüketim alışkanlıklarındaki değişiklikler, belediye politikaları ve kitle turizmi gibi birçok etken, Paris'in ışıklı bir şehirden üzerini çöp kaplamış bir şehre dönüşmesine katkıda bulundu. Bu eğilimi tersine çevirmek için çöp yönetimini iyileştirecek ve Paris'in temiz ve muhafazakâr bir başkent olarak itibarını yeniden tesis edecek radikal önlemler almak gerekecek. Paris'in Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yaparken nasıl bir tabloyla karşılaşacağı sorusu hala güncelliğini koruyor. Yolların temizliğinde somut bir iyileşme olacak mı?

*Bu haber Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün (Perşembe) kendi çağrısıyla oluşturulan Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek. Toplantıya 45’ten fazla ülkeden temsilcinin katılması beklenirken, Gazze’nin geleceğine ilişkin çözümsüz başlıkların gündeme damga vurması bekleniyor.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması, yeniden imar fonunun büyüklüğü ve savaş nedeniyle ağır yıkıma uğrayan Gazze halkına insani yardım akışının sağlanması gibi konuların, Konsey’in önümüzdeki haftalar ve aylardaki etkinliğinin sınanacağı temel dosyalar olması bekleniyor.

Trump’ın Washington’da kısa süre önce adını verdiği “Donald J. Trump Barış Enstitüsü” binasında katılımcılara hitap etmesi ve katılımcı ülkelerin yeniden imar fonu için 5 milyar dolar topladığını açıklaması planlanıyor. Söz konusu tutarın, ilerleyen dönemde milyarlarca dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyulması beklenen fon için ilk katkı niteliğinde olacağı belirtiliyor.

Trump’ın çağrısıyla kurulan Barış Konseyi geniş tartışmalara yol açtı. Konsey’de İsrail yer alırken Filistinli temsilcilerin bulunmaması dikkat çekiyor. Trump’ın Konsey’in ilerleyen aşamada Gazze’nin ötesindeki küresel meydan okumaları da ele alabileceğini önermesi, bunun Birleşmiş Milletler’in küresel diplomasi ve ihtilaf çözümündeki merkezi rolünü zayıflatabileceği yönündeki kaygıları artırdı.

Üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın ayrıca bazı ülkelerin Gazze’de barışın korunmasına yardımcı olmak amacıyla kurulacak uluslararası bir istikrar gücüne binlerce asker göndermeyi planladığını açıklayacağını bildirdi.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması ve böylece barış gücü birliklerinin göreve başlayabilmesi konusu ise temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Hamas, İsrail’in olası misilleme adımlarına ilişkin endişeler nedeniyle silah bırakmaya yanaşmıyor. Silahsızlandırma, Trump’ın iki yıl süren Gazze savaşının ardından Ekim ayında başlayan kırılgan ateşkese zemin hazırlayan planının maddeleri arasında yer alıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, “Silahsızlanmaya ilişkin zorlukların tamamen farkındayız, ancak arabuluculardan gelen mesajlar bizi cesaretlendiriyor” dedi.

Güvenlik Konseyi üyelerinin çoğu yok

ABD’li yetkililer, etkinliğe 47 ülkeden heyetlerin ve Avrupa Birliği’nin katılımının beklendiğini belirtti. Listede İsrail’in yanı sıra Arnavutluk’tan Vietnam’a kadar geniş bir ülke yelpazesi yer alıyor.

Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan Fransa, Birleşik Krallık, Rusya ve Çin listede bulunmuyor.

Etkinlikte Trump’ın yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair’in konuşma yapması bekleniyor. Konsey’de önemli bir rol üstlenmesi öngörülen Blair’in yanı sıra, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ve Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov’un da etkinlikte yer alacağı ifade ediliyor.

İsmini açıklamak istemeyen bir Konsey üyesi, Gazze planının ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Yetkili, diğer alanlarda ilerleme sağlanabilmesi için Gazze’de güvenliğin tesis edilmesinin temel şart olduğunu, ancak polis güçlerinin henüz yeterince hazır ve eğitimli olmadığını kaydetti.

Açıklamaya göre henüz karara bağlanmamış temel soru, Hamas’la görüşmeleri kimin yürüteceği. Konsey temsilcilerinin, örgüt üzerinde nüfuz sahibi aktörler — özellikle Katar ve Türkiye — aracılığıyla süreci ilerletebileceği değerlendiriliyor. Ancak İsrail’in bu iki ülkeye mesafeli yaklaşımı sürecin önündeki başlıca engellerden biri olarak görülüyor.

İnsani yardımın ulaştırılması da çözüm bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. Yetkili, mevcut durumu “katastrofik” olarak nitelendirirken, yardım akışının süratle genişletilmesi çağrısında bulundu. Buna karşın, dağıtımın sahada hangi yapı tarafından koordine edileceğinin netleşmediğini belirtti.


İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
TT

İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, İsrailli yetkililerin, Tahran'ın Cenevre'de yapılan son müzakerelerde ABD'nin taleplerini karşılamaması üzerine, ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘yakında’ İran'a karşı büyük çaplı bir askeri saldırı başlatabileceğini öngördüklerini aktardı. Gazeteye göre Trump yönetiminin yetkilileri, İranlıların zaman kazanmaya ve ABD'yi yanıltmaya çalıştığını düşünüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başkanlığında kısa bir süre önce gerçekleşen istişarelerde, İran'ın İsrail ordusu olası bir ABD saldırısına katılmasa bile İsrail'e füze saldırısı düzenleyebileceği yönünde bir değerlendirme yapıldı. Buna göre acil durum hizmetleri ve sivil savunmadan sorumlu askeri kurum olan İç Cephe Komutanlığı'ndan savaşa hazırlık yapması istendi. Çeşitli güvenlik kurumları da en yüksek savunma hazırlık seviyesine geçtiklerini açıklarken, güvenlik kurumları da yüksek alarm durumuna geçti.

Ne zaman olacağı bilinmiyor

ABD, Trump'ın ‘güzel filo’ olarak nitelendirdiği, İran ile kısa süreli bir çatışma yerine uzun süreli bir savaş yürütebilecek güçleri bölgeye çoktan konuşlandırdı. Ancak İsrailli yetkililer, ABD'nin saldırısının kesin zamanlamasının bilinmediğini ve nihai olarak Trump'ın kararına bağlı olduğunu belirtiyor. Karar verildikten sonra bile planlar değişebilir. İsrail'de karar anının yaklaştığı ve zamanın daraldığı yönünde bir izlenim hakim. Yetkililer birkaç gün önce iki haftalık bir süreden, ondan önce de yaklaşık bir aydan bahsetmişlerdi, ancak şimdi birkaç gün içinde harekete geçilebileceğine dair işaretler var.

Öte yandan saldırıyı geciktirebilecek birkaç faktör de söz konusu. Gazze Barış Kurulu, perşembe günü Washington'da toplanacak ve İtalya'daki Kış Olimpiyatları 22 Şubat'ta sona erecek. Trump'ın bu faktörlere ne kadar ağırlık vereceği belirsiz.

Her ne kadar kesin bir tarih belirlenmemiş olsa da ABD'nin İran ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığına dair işaretler giderek artıyor. Geçtiğimiz yıl haziran ayında yaşanan 12 günlük savaştan bu yana yüksek seviyede olan gerginlik, İran rejiminin son zamanlarda protestoculara yönelik sert müdahalelerinin ardından daha da tırmandı. ABD'li yetkililer, büyük çaplı bir operasyonun hızlı bir saldırı olmayacağını, aksine haftalarca sürebilecek bir kampanya olacağını tahmin ediyorlar. Bu da Ortadoğu'daki askeri yığınağı açıklıyor.

Herhangi bir saldırının olası hedeflerinden biri İran'da rejim değişikliği olacak. Ancak ABD yetkilileri, bu hedefin tek bir saldırıyla değil, haftalarca sürecek bir dizi saldırıyla gerçekleştirilebileceğini kabul ediyor.

Bu da İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'in yanı sıra, bazıları toplu katliamlardan sorumlu tutulan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kurumlarını da hedef alabilir. Washington ayrıca İranlıların sokaklara dökülmesini istiyor, ancak bunun için rejim muhaliflerini ABD'nin onları desteklemeye hazır olduğuna ikna etmek gerekiyor.

CNN'in haberine göre iki İsrailli yetkili, önümüzdeki günlerde ABD ve İsrail'in İran'a ortak bir saldırı düzenleyeceğine dair ‘artan işaretler’ üzerine İsrail'in askeri alarm ve hazırlık seviyesini yükselttiğini söyledi.

Haberin kaynaklarından biri olan bir askeri yetkiliye göre İsrail operasyonel ve savunma planlamasını hızlandırdı. Bir kaynak, Trump tarafından onaylanması halinde beklenen saldırının önceki 12 gün süren savaşın ötesine geçeceğini ve ABD ile İsrail arasında koordineli saldırılar içereceğini ekledi.

Diğer taraftan bugün yapılması planlanan İsrail Savaş Kabinesi toplantısı pazar gününe ertelendi. Bu ertelemenin nedeni, ABD ve İsrail'in herhangi bir karar vermeden önce İran'ın yanlış bir hesap yapıp önleyici bir saldırı düzenlemesini önlemek olabilir.

Hizbullah ve Husiler hesapların merkezinde

Son iki gün içinde, Ortadoğu'ya doğru takviye savaş uçakları, yakıt ikmal uçakları, keşif ve istihbarat uçakları ile komuta ve kontrol uçaklarının yola çıktığı görüldü. Bu hareketlilik, bölgede uzun zamandır görülmemiş büyüklükte bir ABD askeri gücü oluşturuyor. Bu devasa bir savaş makinesi ve bölgede sadece ‘pozisyon almak’ için konuşlandırılmış olması pek olası değil. Amaç sadece müzakerelerde baskı uygulamaksa, bu olağanüstü bir baskı olur, çünkü ABD İran'a çok daha az güçle saldırabilir.

Bu büyük ölçekli tehdit ve caydırıcı etkisinin, İran'ı son dakikada ABD'nin taleplerini kabul etmeye zorlayabileceği ihtimali göz ardı edilemez. Trump daha önce tehditlerinin boş olmadığını göstermişti ve müzakereler sırasında Washington’ın Tahran'a ilettiği mesaj açıktı: “Sabrımı sınama!”

Ancak, en azından kamuoyu önünde İran bu tür sonuçlara varmış gibi görünmüyor. Hatta Hamaney, Amerikan uçak gemilerini vurmakla tehdit etti. İsrail'de bu durum, iktidar sahibine pahalıya mal olabilecek aşırı bir kibir olarak görülüyor.

Çoğu gösterge, İsrail'in bu tür bir saldırıya katılacağını ve kenara çekilmesinin istenmeyeceğini işaret ediyor. ABD’li yetkililerin İsrail'in yeteneklerine, özellikle de İsrail ordusunun uzmanlığına ihtiyaç duyduğu söyleniyor. İsrail'in başlıca hedefi, İran'ın balistik füze sistemini yok etmek ya da ona ciddi şekilde hasar vermek olacak. Aynı zamanda, İsrail ordusundan iki cephede daha mücadele etmesi istenebilir. Bunlar Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husiler.

Husilerin hemen savaşa katılıp İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) ile saldıracağı tahmin ediliyor. Ayrıca, daha önce 12 gün süren savaşta olduğu gibi Hizbullah'ın bu kez tarafsız kalmayıp savaşa katılma ihtimali de var. Bu durumda İsrail, bunu hesaplaşmak için bir fırsat olarak görebilir.


İsrail muhalefet partileri kafa karışıklığı ve bölünmüşlük içinde… Netanyahu’yu devirme fırsatı kaçabilir

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
TT

İsrail muhalefet partileri kafa karışıklığı ve bölünmüşlük içinde… Netanyahu’yu devirme fırsatı kaçabilir

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)

İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyunda muhalefet partilerinin Binyamin Netanyahu hükümetini devirmeye yönelik mücadelede yeterince profesyonel davranmadığı ve seçim kazanma fırsatını heba edebileceği yönündeki görüşler güç kazanırken, sol eğilimli Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, üç partinin birleşmesini önerdi. Golan, kendi liderliğini yaptığı Demokratlar Partisi’nin yanı sıra, Yair Lapid liderliğindeki Yesh Atid Partisi ve Gadi Eisenkot’un başında bulunduğu Yashar Partisi’nin tek çatı altında toplanmasını teklif etti. Golan, söz konusu ittifakın başına Eisenkot’un getirilmesi konusunda uzlaşmaya varılmasını önererek, “Çünkü anketler onun hem benden hem de Lapid’den daha fazla beğeni topladığını gösteriyor” ifadesini kullandı.

sdvfgt
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)

Golan dün yaptığı basın açıklamasında, önerdiği üçlü ittifakın mevcut anketlere göre şimdiden 31-33 sandalye kazanabileceğini ve böylece en büyük parti konumuna yükselebileceğini söyledi. Golan, söz konusu bloğun kurulması ve Netanyahu’yu kendi seçmeni nezdinde de zorlayacak mücadeleci bir seçim kampanyası yürütmesi halinde, desteğini daha da artırabileceğini ve bir sonraki hükümeti kurabilecek güce ulaşabileceğini ifade etti.

Ancak Lapid teklifi kabul etmedi. Lapid, bu girişimin kendisini solcu bir parti lideri gibi göstermeyi amaçladığını savunurken, kendisini sağ liberal olarak tanımladığını belirtti. Golan’a saatler içinde yanıt veren Lapid, birlik önerisinin Golan’ın kendi popülaritesini artırma amacı taşıdığını öne sürdü. Lapid ayrıca Golan’ı ve ‘şu dönemde birlik adı altında safları dağıtmaya çalışan tüm muhalefet liderlerini’ sert sözlerle eleştirdi.

Lapid, “Kamuoyu blokların birleşmesini istemiyor; bizi olduğumuz gibi görmek istiyor. Her parti kendi ilkeleri temelinde mücadele etmeli. Seçimden sonra bloklar arasında bir birleşme yolu bulunabilir” dedi. Muhalefet liderlerini son dönemde ‘zırhlı aracın içinde ateş açmakla’ suçlayan Lapid, bunun ‘Netanyahu’nun iktidarını sonsuza dek sürdürmesine yol açabilecek bir intihar eylemi’ olduğunu söyledi.

Lapid, seçim hazırlıklarında kendisiyle çalışan uzmanların hükümetin düşmesinin ‘teorik olarak artık kesinleştiği’ görüşünde olduğunu belirterek, muhalefet partilerinin bu gerçeği pekiştirmeye odaklanması gerektiğini kaydetti. Lapid’e göre Netanyahu, yenilginin eşiğinde olduğunu biliyor ve iki hedefe yöneliyor: Araplar ile liberal kesim arasındaki katılım oranını düşürmek ve seçimlere hile karıştırmak. Bu çerçevede önceliğin, Yahudiler arasında yüzde 70, Araplar arasında ise yüzde 48 seviyesinde olan oy verme oranını artırmak ve özellikle kırsal bölgelerde seçim hilesini önlemek amacıyla sıkı denetim mekanizmaları oluşturmak olduğunu ifade etti.

juıo9
Tel Aviv’de düzenlenen Netanyahu karşıtı gösteriden (Arşiv – AFP)

Lapid iki gün önce yaptığı açıklamada, ‘liberal kamp içindeki tüm partilerin, Netanyahu’nun yer alacağı herhangi bir koalisyona katılmama taahhüdünde bulunmasını’ şart koştu. Lapid’in bu sözlerle, birlikte önceki hükümeti kurduğu müttefiki Naftali Bennett’e gönderme yaptığı değerlendirildi. Bennett, Netanyahu ile bir hükümet kurmayacağına dair açık bir taahhütte bulunmayı reddediyordu. Bennett’e yakın kaynaklar ise bu tutumun Likud’dan oy çekme amacı taşıdığını savundu. Nitekim Likudlu Bakan Idit Silman, Bennett’in açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek sağ seçmene seslendi ve “Bennett sizi, geçmişte sağ seçmeni kandırdığı gibi kandırıyor; sol ve Araplarla hükümet kuruyor” ifadesini kullandı. Silman daha önce Lapid hükümetinde yer almış, ancak 2022 yılında koalisyondan çekilerek hükümetin düşmesine yol açmıştı.

Lapid’in bir yandan, sağ kanadın ise diğer yandan baskısı altında kalan Bennett, Netanyahu liderliğinde kurulacak bir hükümete katılmayacağını açıkladı. Ancak Likud ile Netanyahu’suz bir senaryoda iş birliğine açık olup olmadığı konusunda net bir ifade kullanmadı.

Öte yandan, Avigdor Lieberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu Partisi de muhalefet cephesindeki yön arayışını yansıtan açıklamalarda bulundu. Lieberman, muhalefet partilerinin seçmenlere, Netanyahu ile ya da Arap partileriyle hükümet kurmayacaklarına dair açık ve samimi bir taahhüt vermeleri gerektiğini söyledi.

dfgthy
Netanyahu ve Bennett (İsrail medyası)

İsrail’de yayımlanan son Maariv gazetesi anketine göre, seçimlerin bugün yapılması halinde Arap partileri hesaba katılmaksızın muhalefet partileri 60 sandalye kazanıyor. Aynı ankette, Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyonun sandalye sayısının 68’den 50’ye gerilediği belirtiliyor. Bu tablo karşısında Netanyahu’nun, özellikle Arap seçmenler arasında katılım oranını düşürmeye yönelik bir plan üzerinde çalıştığı öne sürülüyor. İddiaya göre bu plan, korku siyaseti yürütmeyi ve Arap listeleri ile adayları seçim sürecinden diskalifiye etmeyi içeriyor. Muhalefet ise Netanyahu’yu ve müttefiklerini ‘geniş çaplı bir seçim sahtekârlığı kampanyasına hazırlanmakla’ suçluyor.