İran’da seçim yaklaşıyor: Reformistler, muhafazakarların duvarına gedik açılması çağrısında bulundu

Aktivistler, ‘gerici güçlerin’ parlamento üzerindeki kontrolünü sona erdirmek için seçimlere katılma çağrısında bulundu.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçen ayın başlarında hükümet üyeleri ve eyaletler valileri arasında yapılan ortak toplantıda (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçen ayın başlarında hükümet üyeleri ve eyaletler valileri arasında yapılan ortak toplantıda (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran’da seçim yaklaşıyor: Reformistler, muhafazakarların duvarına gedik açılması çağrısında bulundu

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçen ayın başlarında hükümet üyeleri ve eyaletler valileri arasında yapılan ortak toplantıda (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçen ayın başlarında hükümet üyeleri ve eyaletler valileri arasında yapılan ortak toplantıda (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran parlamento seçimleri için aday kampanyasının başlamasından 10 gün önce İran’daki reformcu hareketten 100’ü aşkın sivil, siyasi ve medya aktivisti, ‘gerici güçlerin’ parlamento koltuklarında kalmaya devam etmesini önlemek için ‘bir gedik açılması’ çağrısında bulundu. Ülkenin en büyük reformcu partileri, parlamento yetkilerinin paralel kurumlar tarafından baltalanmasını eleştirdi.

Siyasi partiler ve kültürel güçlerden 103 aktivist, yasama seçimlerinin tanık olduğu zor koşullar ortasında ‘gerçekçilik olmadan idealizm’ ve ‘idealizm olmadan gerçekçilikten’ kaçınmak için ılımlı, reformcu ve kalkınmacı adaylar ile siyasi güçlerin ittifakını desteklemeye çağırdı.

Yetkililer ve hükümet medyası, özellikle genç kadın Mahsa Amini’nin Eylül 2022’deki ölümünün ardından ülkeyi sarsan ve 500’den fazla kişinin ölümüne yol açan kitlesel halk protestolarının ardından ilk seçim olması nedeniyle İranlıları seçimlere katılmaya teşvik etme kampanyalarını artırdı.

4 yıl önce yapılan parlamento seçimleri, başta başkent Tahran olmak üzere ülke genelinde rekor bir katılıma sahne olmuştu. Tahran, en büyük seçim bölgesi ve parlamentoda 30 sandalyeye sahip. Durum, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin kazandığı 2021 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de tekrarlandı.

Geçtiğimiz aylarda İran Dini Lideri Ali Hamaney, son dönemde benzeri görülmemiş tepkilere sahne olan protestoların ardından, rejimin kamuoyu tarafından kabul edildiğini teyit etmek amacıyla seçimlere katılımın artırılması yönünde defalarca çağrıda bulunmuştu.

İran İçişleri Bakanı General Ahmed Vahidi, İran’ın 31 valisinin katıldığı ve 1 Mart’ta yapılacak parlamento seçimleri öncesinde bakanlığın son dokunuşlarının ele alındığı toplantıya başkanlık etti.

İran ajanslarının haberlerine göre, Vahidi, “Bugün milletvekili adaylarının yüzde 70'i, 30 ila 50 yaşları arasında” dedi. Ahmed Vahidi ayrıca, aday listesinde, seçimlerin uygulanmasını denetleyen organ olan Anayasa Koruma Konseyi tarafından onaylanmış 15 bin adayın yer aldığına dikkat çekti.

İran İçişleri Bakanlığı’na göre, İran Parlamentosu’nun 290 yeni üyesinin seçileceği seçim kampanyası yaklaşık 10 gün içinde başlayacak.

Bu yılki seçimlerle eş zamanlı olarak Uzmanlar Meclisi seçimleri de düzenlenecek. Uzmanlar Meclisi seçimleri, anayasanın, Dini Lider’in görevlerini yerine getirmesinin mümkün olmadığı durumlarda halefini belirlemesine izin verdiği organdaki 88 nüfuzlu din adamını seçmek üzere 8 yılda bir düzenleniyor.

Partiler, kendileriyle bağlantılı kişilerden gelen yaklaşık 30 talebin onaylanmasının ardından adayların uygunluğuna karar verme sürecine sert eleştiriler yöneltti.

Bununla birlikte reformist akımın bazı tarafları, özellikle İran Dini Lideri Ali Hamaney’in yakın zamanda ‘ayrıcalıklı’ olarak tanımladığı kişilere yönelik yaptığı uyarının ardından, seçimleri boykot çağrılarına ilişkin tutumlarını hâlâ belirlemiş değil.

Reformist Etemad gazetesi, ön sayfasını onlarca aktivistin seçimlerle ilgili açıklamasına ayırdı
Reformist Etemad gazetesi, ön sayfasını onlarca aktivistin seçimlerle ilgili açıklamasına ayırdı

Aynı şekilde reformist aktivistler, dün resmi ve hükümet haber ajansları tarafından geniş çapta yayınlanan bir açıklamada, yaklaşan seçimlerin, İran’ın çağdaş tarihindeki seçimler gibi, ‘özgür ve adil seçim koşullarından çok uzak’ olduğunu vurguladı. Aktivistler, “Bu seçimleri uygulayanların yöntemi geçmişe göre çok daha sert. Aday ve seçimleri temizlemeye odaklanıyor” dedi.

Eski reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi de dahil aktivistler, açıklamalarında, “Kısıtlı seçimlerde bile oy vermek, vatandaşların oy kullanma hakkına yönelik her türlü kısıtlama karşısında sessiz kalmamak anlamına gelebilir. Temel hakların ihlaline ve beceriksizliğe teslim olmak ya da razı olmak değildir” ifadelerini kullandı.

Bildiriye imza atanların çoğu, rejim çerçevesinde değişim ve reformlara inandıklarını söylerken, başta reformist lider Mir Hüseyin Musavi olmak üzere bu hareketin bazı yüzleri tarafından desteklenen mevcut siyasi yapının dışına çıkma çağrılarını reddediyor.

2 Şubat’ta Hatemi, “Seçim şart ve gereklerini yerine getirmek için katetmemiz gereken uzun bir yol var” demiş, seçimlerin kesin şartının özgür olmaları, temel ve nihai kararı halkın vermesi gerektiğini dile getirmişti.

“Görüş hakkı, bu uygulamalara karşı yadsınamaz, duyulabilir bir protestonun ve kademeli değişime karşı pozitif faaliyetin veya pasif direnişin yolu olmalıdır” diyen katılımcılar, sözlerinin devamında, “Bu tür oylama, hükümet sisteminin adaletsizliğini ve etkisizliğini azaltmak için seçim dışı faaliyetleri tamamlar” şeklinde konuştu. Katılımcılar ayrıca, bu konuda daha önce İran’da ve diğer ülkelerde yaşanan deneyimlere dikkat çekti.

Katılımcılar, açıklamada, oy hakkına bağlılığın iki seçenekle sınırlı olmadığını söylerken, bu iki seçeneğin ‘istenilen adaylar listesine oy vermek veya seçimleri boykot etmek” olduğunu belirtti. Bu bağlamda seçimlere 3 tür katılım önerirken, “Birincisi: Daha düşük hedef ve beklentilere sahip bir gedik açmak için oy vermek. İkincisi: Alternatif bir listeye oy vermek anlamına gelen olumlu protesto oyu. Üçüncüsü: Taktiksel bir olumsuz oy olan protesto oyu ve beyaz oylar (boş oy)” dedi.

Aktivistler, seçimlere katılmanın amacının daha büyük kötülüğü önlemek, seçimlerin objektifliğinin kaybolmasını önlemek ve gerici güçlerin parlamentodaki sandalyeleri ele geçirmeye devam etmesini engellemek olduğunu vurguladı. Aktivistler ayrıca, deneyimli adayların katılımındaki düşüşe rağmen parlamentoda onlarca sandalye için rekabet olasılığına dikkat çekti.

Açıklamaya imza atanlar ise, “Bizim kriterimiz, güce ve servete erişim ya da kişisel bir ödül kazanmak değil, pratik olarak İran’ın kolektif çıkarlarını elde etmek için adımlar atmaktır” ifadelerini kullandı.

Hatemi, müttefiki eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin geçen ay Tahran’da ölümünün yedinci yıldönümü töreninde (Jamaran)
Hatemi, müttefiki eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin geçen ay Tahran’da ölümünün yedinci yıldönümü töreninde (Jamaran)

Reformist ‘Eteheda Melat’ ise dün dokuzuncu genel konferansının sonuç bildirisinde, “Bir yanda toplumsal hoşnutsuzluğun giderek artması ve çözülmemiş sorunların birikmesi, diğer yanda yöneticilerin halkın sorunlarını çözmede gözle görülür verimsizliği ve yöneticiler ile halk arasındaki belirgin uçurum; iktidarın radikal reformlara razı olmadan, reformistlerin her zaman harekete geçmenin gerekliliğini vurguladığı yaklaşım ve davranışı izlemeden mevcut çıkmazların aşılamayacağını gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Eteheda Melat Partisi, yaptığı açıklamada, anayasadaki tek yasama organı olan parlamentonun yetkilerinin, hukuk dışındaki birçok paralel kurum tarafından elinden alındığını kaydetti.

Açıklamanın siyasi kısmında, “Parlamento fiilen sevilmeyen ve etkisiz bir organa dönüştü” denildi. Ayrıca partiler ve reformist güçler arasındaki koordinasyon çerçevesine atıfta bulunarak, partinin ‘bu seçimlerde reform cephesinin yanında hareket edeceği’ vurgulandı.

Parti, açıklamasında, “Güvenlik güçlerinin ve kurumlarının ülkenin kısmi ve kapsamlı meselelerine yaygın müdahaleleri, devlet kurumlarının birleştirilmesi hizmetinde tehlikeli ve zararlı bir yöntem haline geldi” ifadelerine yer verdi. Ayrıca, bu yanlış yöntemin sivil kurumlara kadar uzandığına dikkat çekti.

Açıklamada, reformist hareketten siyasi aktivistlerin hapsedilmesi de protesto edildi. Bunlar arasında 2011 yılından bu yana ev hapsinde tutulan Mustafa Taczadeh ve sosyolog Said Madani’nin yanı sıra reformist Mir Hüseyin Musavi ve eşi Zehra Rahnavard ile halefi Mehdi Karubi de bulunuyor.



Pentagon, iki bakanın evini drone-savar lazerle koruyacak

Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)
Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)
TT

Pentagon, iki bakanın evini drone-savar lazerle koruyacak

Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)
Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı düşünmesine yol açmıştı (AFP)

Mike Bedigan 

Yeni bir habere göre Pentagon, Washington DC'de Pete Hegseth ve Marco Rubio'nun ikamet ettiği askeri üsse drone-savar lazer sistemi kurmayı değerlendiriyor.

Konuyla ilgili bilgilendirildiği belirtilen 4 kaynak, İran'la çatışma devam ederken Washington DC'nin güneybatısındaki Fort Lesley J. McNair üssünde bu güçlü teknolojinin kurulmasının düşünüldüğünü The New York Times'a söyledi.

The Independent, haberlerin doğrulanması ve konuya ilişkin yorum almak için Savunma Bakanlığı'yla iletişime geçti.

Haber, bu ay McNair üssü üzerinde bir dizi "tanımlanamayan" drone görülmesinin ardından geldi. Bu, Beyaz Saray'ın Hegseth ve Rubio'yu başka bir yere taşımayı değerlendirmesine yol açmış ancak nihayetinde ikisi de taşınmamıştı.

Ordu, Ortadoğu'daki savaş sırasında üst düzey hükümet yetkililerine yönelik olası tehditleri yakından izlerken The Washington Post, hava sahasını ihlal eden drone'ların kaynağının bilinmediğini bildirdi.

Yetkililer, iki hafta içinde birden fazla kez drone görüldüğünü, bunun üzerine acil güvenlik incelemesi başlatıldığını ve Beyaz Saray'da nasıl yanıt verileceğine dair toplantı yapıldığını söyledi.

Fort McNair yakınlarına lazer yerleştirilmesi, başkent ve çevresindeki hava sahası düzenlemesini daha da zorlaştırabilir; bu sistemler halihazırda Federal Havacılık İdaresi'yle (FAA) yönetim arasında tartışmalara neden oluyor.

Geçen ay Teksas'ın El Paso kenti üzerindeki hava sahası, sınır yetkililerinin Meksika karteline ait bir drone olduğuna inandığı bir cisme lazerle ateş açmasının ardından kısa süreliğine kapatılmış ancak bunun bir parti balonu olduğu ortaya çıkmıştı.

Geçen yıl Ronald Reagan Ulusal Havaalanı yakınlarında ordu helikopteriyle yolcu uçağının havada çarpışması sonucu 67 kişinin öldüğü olaydan sonra, FAA'nın Washington DC-Metropol bölgesindeki faaliyetleri de halihazırda yakından inceleniyor.

McNair yakınlarına lazer yerleştirilmesinin düşünüldüğüne dair haberler, ülke içindeki birkaç üssün kuvvet koruma düzeyini "Charlie"ye yükseltmesinin ardından geldi. Charlie, komutanların olası bir saldırıyı gösteren istihbarata sahip olduklarında kullanılan bir tanım.

New Jersey'deki McGuire-Dix-Lakehurst Müşterek Üssü ve Florida'daki MacDill Hava Kuvvetleri Üssü (İran'a karşı operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı'na ev sahipliği yapıyor) Charlie seviyesine yükseltildi.

Charlie'den daha yüksek tek seviye olan "Delta", bir saldırının yaklaştığı ya da gerçekleştiği anlamına geliyor.

Öte yandan 9 Mart'ta Louisiana'daki Barksdale Hava Kuvvetleri Üssü üzerinde çok sayıda "izinsiz drone" görüldü. Bu, nükleer silah taşıyabilen uzun menzilli B-52 bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan üssün karantinaya alınmasına yol açtı.

Barksdale, ABD Hava Kuvvetleri'nin en büyük ikinci havaalanı ve 40'tan fazla B-52 bombardıman uçağına ev sahipliği yapıyor. Barksdale, aktif görevdeki askerler, yedek askerler, asker aileleri ve sivil çalışanlar da dahil yaklaşık 15 bin kişilik bir nüfusa sahip.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news/world/americas/us-politics


Çin, İran savaşında arabuluculuk rolünü üstlenecek mi?

İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 
İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 
TT

Çin, İran savaşında arabuluculuk rolünü üstlenecek mi?

İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 
İshak Dar ve Vang Yi'nin toplantısında Ortadoğu'da ateşkes ve itidal çağrıları yinelendi (Reuters) 

Çin, İran savaşında Washington ve Tahran yönetimleri arasında arabuluculuk rolü oynayabilir.   

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, salı günü Çinli mevkidaşı Vang Yi'yle görüştü.

Vang'ın davetiyle düzenlenen toplantının ardından yayımlanan açıklamada, iki ülke de Ortadoğu'daki savaşta "acilen ateşkes sağlanması gerektiğini" vurguladı.

Pekin ve İslamabad yönetiminin hazırladığı "5 maddelik ortak girişim" kapsamında düşmanlıkların derhal sonlandırılması, en kısa sürede barış görüşmelerine başlanması, sivillerin korunması, seyrüsefer rotalarının güvenliğinin sağlanması ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın gözetilmesi istendi.

Taraflar, İran'ın ve diğer Körfez ülkelerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, sivillere ve kritik altyapıya yönelik saldırıların sonlandırılması gerektiğini vurguladı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan Pakistanlı yetkililer, Dar'ın Pekin'deki ziyaretinde Çin'in muhtemel barış anlaşmasında garantör rolü oynama ihtimalini görüşmüş olabileceğini söylüyor.

Pakistan, ABD ve İran arasında arabuluculuk yapmak istediğini belirtmiş, pazar günü "Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı'na" ev sahipliği yapmıştı.

Görüşmede Hakan Fidan, Dar, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati bir araya gelmişti.

CNN'e konuşan yetkililer, bu toplantı sırasında Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari'nin de Çin Büyükelçiliği'nde görüşme düzenleyerek Ortadoğu'daki durumu ele aldığını belirtiyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan araştırmacı Tong Zhao şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Çin'in diplomatik arabuluculuk rolünü üstlenmek için birçok sebebi var. Çin, dünyanın bir zıtlığı görmesini istiyor: ABD kargaşa ve kaos yaratırken, Çin kendini gerginliğin azaltılması, istikrar ve barışın sağlanması için bir güç olarak konumlandırıyor.

Ancak Pekin'in bu yönde somut bir rol üstlenmeye ne kadar istekli olduğu belirsiz.

Şi Cinping yönetimi, İran ve Suudi Arabistan arasında 2023'teki normalleşme sürecinde arabuluculuk yapmıştı. Geçen yılki Tayland - Kamboçya çatışmalarında ikili görüşmelerin düzenlenmesini sağlarken, Ukrayna savaşının sonlandırılması için 12 maddelik barış planı da açıklamıştı.

Pekin'deki Renmin Üniversitesi'nden Vang Yivei'ye göre Çin, İran ve ABD'nin yanı sıra Pakistan da dahil çatışmanın kilit aktörleriyle ilişkilerini kullanarak barış görüşmelerinde tüm taraflara ulaşılmasını sağlayabilir.

Çin Komünist Partisi'ne bağlı İngilizce yayın yapan Global Times, Pakistan ve Çin'in bölgedeki barış için koordineli çalıştığını yazıyor.

Lanzhou Üniversitesi'nden Zhu Yongbiao, 5 maddelik ortak girişim planının "Çin'in bölgesel ve küresel barışı korumadaki sorumluluğunu ortaya koyduğunu" vurguluyor.

Independent Türkçe, CNN, Global Times, NHK


CNN'in veri analisti Enten: "Trump'ın onay oranı Ölüm Vadisi'nde"

CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)
CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)
TT

CNN'in veri analisti Enten: "Trump'ın onay oranı Ölüm Vadisi'nde"

CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)
CNN'in baş veri analisti Harry Enten'a göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranları 31 Mart 2026 itibarıyla -18'le "iki dönemin en düşük seviyesinde" (Reuters)

Graig Graziosi 

CNN'in baş veri analisti Harry Enten, ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranının "Ölüm Vadisi"ne düştüğünü söyledi ve başkomutanın, Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in olası 2028 başkanlık yarışına zarar verebilecek kadar sevilmediği uyarısında bulundu.

Salı sabahı Enten, Trump'ın onay oranlarını ele alarak, "uçuruma düştüğünü" ve "yükselme belirtisi göstermediğini" iddia etti.

Enten, X'te, "Artık en düşük 2. dönem seviyesinde: -18 puan" diye yazdı.

Bunun en büyük nedeni: Bağımsızlar. Trump -45 puanda. 2. dönemde bu noktada herhangi bir başkan için en kötü durum. Watergate'in zirvesindeki Nixon'dan (-36 puan) daha kötü!

Enten, Trump'ın seçmenler arasındaki onay oranındaki düşüşün sadece İran'daki popüler olmayan savaştan kaynaklanmadığını, aynı zamanda popülerliğini "sürekli" daha da düşüren "bir dizi olayın" sonucu olduğunu söyledi.

Ocak ayında +6 puandaydı, sonra bir yıl önce [Nisan ayında] -3 puandaydı, 9 ay önce -7 puandaydı, Ekim 2025'te -10 puandaydı. Ocak 2026'da -13 puandaydı. Ve şimdi -18 puana kadar düştü. En düşük ikinci dönem seviyesi.

Enten, Trump'ın İran'daki savaşı yarın bitirse bile küçük bir artış görebileceğini ancak bunun onu daha fazla yükselteceğine inanmadığını da ekledi.

Analist daha sonra Trump'ın dip seviyedeki onay oranını ilk dönemindeki aynı noktayla karşılaştırdı.

"İlk dönemde, bu noktada aslında yükseliyordu. Aslında onay oranı artıyordu" dedi.

Üç aylık dönemdeki değişimi 5 puan artmıştı. Şimdiyse, ikinci döneminin en düşük seviyesine gerilediği, -18 puanda olduğu üç aylık bir değişimden bahsediyoruz. Birinci dönemde, bu noktada, aslında daha yüksek bir seviyedeydi.

Trump'ın bağımsız seçmenler arasındaki net onay oranı, özellikle popüler olmayan modern başkanlarla karşılaştırıldığında bile son derece düşük. Enten, Trump'ın ikinci döneminde bağımsız seçmenler arasındaki net onay oranının -45 olduğunu söyledi ve bunu iki eski başkanla (Richard Nixon ve George W. Bush) karşılaştırdı. Nixon'ın, ikinci döneminin aynı noktasında ve Watergate skandalının zirvesindeyken -36, Irak Savaşı'nın karmaşıklığı içinde boğulan Bush'un ise -37 olduğunu belirtti.

Sözlerine devam ederek, Trump'ın birinci döneminin aynı noktasındaki seviyesinden "6 puan daha düşük" olduğunu söyledi.

CNN'den John Berman daha sonra konuyu Trump'ın düşen oranlarından, bu oranların "ona yakın olanları" nasıl etkilediğine ve ne tür "yan hasarlara" yol açabileceğine çevirdi.

Enten, Kalshi tahmin piyasası bahislerine atıfta bulunarak, 6 ay önce tahmin piyasası kullanıcılarının yüzde 53'ünün Vance'in 2028'de başkan olacağını düşündüğünü söyledi. Bu oran bugün yüzde 37'ye düştü.

Enten, "Kalshi tahmin piyasasına göre, bu [Vance'in] tüm zamanların en düşük seviyesiyle aynı seviyede" dedi.

Trump'a geri dönen Enten, Trump'ın mevcut onay oranını iki kelimeyle tanımladı:

Ölüm Vadisi.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news/world/americas/us-politics