Ukrayna ordusu, Dnipro Nehri üzerindeki köprübaşında kontrolü kaybettiklerine dair iddiayı yalanladı

Kiev’deki Trukhaniv Adası’ndaki Dnipro Nehri kıyısındaki insanlar (AFP)
Kiev’deki Trukhaniv Adası’ndaki Dnipro Nehri kıyısındaki insanlar (AFP)
TT

Ukrayna ordusu, Dnipro Nehri üzerindeki köprübaşında kontrolü kaybettiklerine dair iddiayı yalanladı

Kiev’deki Trukhaniv Adası’ndaki Dnipro Nehri kıyısındaki insanlar (AFP)
Kiev’deki Trukhaniv Adası’ndaki Dnipro Nehri kıyısındaki insanlar (AFP)

Ukrayna ordusu, ülkenin güneyindeki Dnipro Nehri’nin işgal altındaki kıyısında yer alan Krynky köprübaşında kontrolün kaybedildiğine dair iddiaları yalanladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün yaptığı açıklamada, ülkesinin Ukrayna’nın güneyindeki Herson bölgesinde bulunan Krynky köyünde kontrolü ele geçirdiğini söylemişti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Ukrayna Ordusu Güney Komutanlığı tarafından sosyal medyada yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Saldırgan ülkenin askeri ve siyasi liderliği, Dnipro Nehri’nin sol yakasındaki köprübaşında kontrolün ele geçirildiğini iddia etti. Bu bilginin doğru olmadığını resmi olarak bildiriyoruz. Ukrayna’nın güneyindeki savunma güçleri mevzilerini kontrol etmeye ve düşmana ağır kayıplar vermeye devam ediyor.”

Putin ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, dün yaptıkları açıklamada, Ukrayna ordusunun 2023 yazında, özellikle bataklıkların varlığı ve nehri ateş altında geçmesi nedeniyle çok zor koşullar altında mevzi kurabildiği Krynky köyünde kontrol sağladıklarını ilan etti.

Her iki taraftan da düzenli olarak yayınlanan görüntülere göre, Ruslar bölgeyi yoğun bir şekilde vurdu ve Krynky bölgesi tamamen yok edildi.

Bu köprübaşı, Ukrayna’nın yaz aylarındaki karşı saldırılarının birkaç başarısından biriydi, ancak Kiev kuvvetlerinin güneye ilerlemesine asla izin verilmedi.

Rusya’nın Krynky üzerindeki kontrolünü ilan etmesi, Putin tarafından, birkaç gün önce Ukrayna’nın doğusundaki Avdiivka şehrinin ele geçirilmesinden sonra üst üste ikinci başarı olarak ilan edildi.

Ukrayna ordusu, doğu ve güney cephelerinde çok sayıda Rus saldırısıyla karşı karşıya.

Şiddetli bombardımana maruz kalan Ukrayna, aynı zamanda Batı yardımlarının, özellikle de Başkan Joe Biden’ın Cumhuriyetçi muhalifleri tarafından engellenen ABD yardımlarının azalması nedeniyle topçu mühimmatı sıkıntısı çekiyor.

Kiev’e göre, Rusya da büyük kayıplar yaşıyor, ancak ekonomisini savaşa yönlendirdikten sonra daha fazla personele ve silah üstünlüğüne sahip.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rus işgalinin başlamasının ikinci yıldönümünde, savaş alanında çok zor bir durumda olduklarını itiraf etti.



Carney, Trump'ın tehdidine karşılık "Kanada ürünleri satın alma" çağrısında bulundu

Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
TT

Carney, Trump'ın tehdidine karşılık "Kanada ürünleri satın alma" çağrısında bulundu

Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)
Kanada Başbakanı Mark Carney (AP)

Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni gümrük vergisi tehdidine karşılık olarak dün insanları "Kanada malı satın almaya ve Kanada'yı inşa etmeye" çağırdı.

Kanada Yayın Kurumu'na (CBC) göre Carney, diğer ülkelerden gelen ekonomik tehditlere karşı koymak için her şeyi Kanada malı olarak satın alıp inşa etme hakkında kişisel sosyal medya hesabında bir video yayınladı.

Carney videonun başında, "Ekonomimiz yurt dışından gelen tehditler altındayken, Kanadalılar bir karar aldılar: Kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmak," dedi.

Başbakan Carney, Amerika Birleşik Devletleri'nden doğrudan bahsetmese de şunları söyledi: "Diğer ülkelerin ne yaptığını kontrol edemeyiz. Kendi kendimizin en iyi müşterisi olabiliriz. Kanada ürünlerini satın alacağız. Kanada'yı inşa edeceğiz."

Trump dün, Kanada'dan ABD'ye giren mallara yüzde 100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu.


İran'ın üzerinde çatışma tehlikesi artıyor

Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
TT

İran'ın üzerinde çatışma tehlikesi artıyor

Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)
Haziran 2019'da ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanında ortak tatbikatlar düzenleyen USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir ABD Hava Kuvvetleri B-52 bombardıman uçağı, (Arşiv AP)

İran, bölgede yeni bir savaşın işaretleriyle çevrili durumda; Ankara ise İsrail'in çatışmayı yeniden alevlendirme konusunda ABD'den daha istekli olacağı görüşünde.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemeye çalıştığına dair "açık işaretler" olduğunu belirterek, herhangi bir çatışmanın "geniş belirsizlik kapıları" açacağını vurguladı.

Bu arada, İsrail'in dün yaptığı değerlendirmeler, Ortadoğu bölgesindeki Amerikan askeri varlığının bu hafta en yüksek seviyesine ulaştığını ve bu konuşlandırmanın İran'ı hedef alan büyük ölçekli bir saldırı için olası bir platform olabileceğini veya Tahran'ı daha sıkı şartlarda nükleer anlaşmaya varmaya zorlamayı amaçlayan bir tehdit olabileceğini gösterdi.

Buna karşılık, İranlı bir yetkili ülkesinin yüksek alarmda olduğunu vurgulayarak, herhangi bir hareketin benzeri görülmemiş bir karşılıkla alacağı ve "topyekün savaş" olarak değerlendirileceği uyarısında bulundu.


Pentagon'un yeni stratejisi: Askeri üniformalı Önce Amerika

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
TT

Pentagon'un yeni stratejisi: Askeri üniformalı Önce Amerika

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (Arşiv - AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yayınlanan yeni Ulusal Savunma Stratejisi, öncelikler, tehditler ve taahhütlerde bilinçli bir siyasi değişimi yansıtıyor. ‘Vatan savunmasını’, yani ‘Önce Amerika’ sloganını öne çıkaran yeni strateji, ABD güçlerinin ‘vatan savunmasına’ ve Hint-Pasifik bölgesine odaklanacağına karar vererek, ittifak felsefesinde bir değişiklik sinyali veriyor. Bu da ‘diğer yerlerdeki müttefikler ve ortakların’ kararlı, ancak daha sınırlı ABD desteği ile kendi savunmaları için birincil sorumluluğu üstlenmeleri gerektiği anlamına geliyor.

Aynı zamanda, bu strateji Çin'i denklemin dışına itmiyor, aksine ona yönelik ‘çatışma değil, güç yoluyla caydırıcılık, stratejik istikrar hedefi ve sürtüşme ya da gerginlik olasılığını azaltmak için askeri iletişim kanallarının genişletilmesi’ şeklindeki yaklaşımını yeniden şekillendiriyor.

Ortadoğu'da, strateji gerektiğinde ABD'nin ‘kararlı ve odaklanmış eylem’ kapasitesini korurken, ana yükü bölgesel müttefiklere kaydırıyor. İsrail'i desteklemeye, Körfez ortaklarıyla iş birliğini derinleştirmeye ve Abraham Anlaşmaları'nın izinden giderek bölgesel entegrasyonu teşvik etmeye vurgu yapıyor. Öte yandan yeni strateji, İran'a karşı zaferci bir anlatı benimsiyor ve belirli bir süreç içinde nükleer programını ‘yok etmekten’ bahsediyor.