Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin Ukrayna krizinin ‘Kiev dahil’ hiçbir aktörüyle diyalog kanallarını kapatmadığını vurguladı. Putin, “Ancak ABD ve onun takipçilerinin çatışmayı barışçıl bir çözüme ulaştırmakla ilgilendiğine dair herhangi bir işaret görmüyoruz” diye ekledi. Birkaç gün önce stratejik öneme sahip olan Ukrayna’nın Avdiyivka kentini ele geçiren Rusya ordusunun kaydettiği askeri ilerlemeden duyduğu memnuniyeti gizlemeyen Rusya Devlet Başkanı, askeri operasyonların gidişatına ilişkin kendisine kapsamlı bir rapor sunan Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile yaptığı görüşmede ‘Ukrayna’nın geriye kalan askerlerinin teslim olması gerektiğini’ söyledi.
Şoygu ise Rusya ordusunun çeşitli savaş eksenlerinde ilerlemeye devam ettiğini ve Herson bölgesinin güneyinde Dnipro Nehri'nin doğu kıyısında yer alan ve stratejik öneme sahip olan Krynky köyünün kontrolünü ele geçirmeyi başardığını açıkladı.
Ancak Ukrayna ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, ülkenin güneyindeki nehrin Rusya’nın işgali altındaki yakasında bulunan Krynky Köprüsü’nün kontrolünü kaybettiği iddiaları yalanlandı.
Ukrayna ordusunun Güney Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Düşman ülkenin askeri ve siyasi liderleri, Dnipro Nehri'nin doğu kıyısında yer alan köprünün ele geçirildiğini ilan ettiler. Ancak resmi olarak bu bilginin yanlış olduğunu açıklıyoruz. Ukrayna'nın güneyindeki savunma güçleri mevzilerinde korumaya devam ederek düşmana ağır kayıplar verdiriyor.”
Öte yandan Avrupa Birliği (AB) ülkeleri dün, Ukrayna savaşının patlak vermesinin ikinci yıl dönümü öncesinde Rusya'ya yönelik 13’üncü yaptırım paketini onayladı. Yaptırım listesinde Moskova ile bağlantılı çok sayıda kişi ve kuruluş yer alıyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, listede yaklaşık 200 kişi ve kuruluşun olduğunu söyledi. Borrell, pakette yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların bu yaptırımları atlatmasını engelleyecek çeşitli önlemlerin de olduğunu kaydetti.