Avusturya Dışişleri Bakanı Schallenberg, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Suudi Arabistan bizim stratejik ortağımızdır ve bölgenin güvenliğini sağlamak için birlikte çalışıyoruz’

Schallenberg, Şarku’l Avsat’a konuştu: “UNRWA’ya sağlanan fonun iadesi, devam eden soruşturmaların sonuçlarına bağlıdır”

Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg (Şarku’l Avsat)
Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg (Şarku’l Avsat)
TT

Avusturya Dışişleri Bakanı Schallenberg, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Suudi Arabistan bizim stratejik ortağımızdır ve bölgenin güvenliğini sağlamak için birlikte çalışıyoruz’

Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg (Şarku’l Avsat)
Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg (Şarku’l Avsat)

Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg, Gazze’deki insani durumun ‘felaket’ olduğunu söyleyerek, Riyad ile Viyana arasındaki ilişkiler stratejisini ve Ortadoğu bölgesindeki mevcut gerilimleri kontrol altına almak için birlikte çalışma stratejisine dikkati çekti. Tel Aviv’in Filistinlilere uyguladığı çifte standartların haksız olduğunu belirten Schallenberg, Batı Şeria’daki yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Schallenberg, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “İsrailli yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen şiddet eylemleri kabul edilemez ve failleri hesap vermeli. Aşırılık yanlısı İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımları güçlü bir şekilde destekliyorum” diyerek, aynı zamanda 7 Ekim’de yaşanan olayın sonuçlarından da Hamas’ı sorumlu tuttu.

Ülkesinin UNRWA’ya sağladığı fonun askıya alınmasıyla ilgili olarak Schallenberg, yöneltilen suçlamalara ilişkin bağımsız ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesinin gerekli olduğunu söyledi. Hükümetinin fonları geri çekmediğini, bunun yerine ajansa fon sağlamayı geçici olarak durdurduğunu belirterek, Avusturya’nın 7 Ekim’den bu yana Gazze ve bölgedeki sivil halka 13 milyon euroluk ek insani yardım sağladığını açıkladı.

İkili ilişkiler düzeyinde ise Schallenberg, “Suudi Arabistan, Avusturya için önemli bir ortaktır. Ekonomik açıdan iddialı Suudi 2030 Vizyonu, Avusturya kurumları ve şirketlerine, özellikle yenilenebilir enerjiye, ilgi çekici fırsatlar sunmaktadır. Avusturya’yı 2023 yılında 200 bine yakın Suudi turist ziyaret etti. Viyana Üniversitesi’ndeki köklü arkeolojik misyonumuzun, Tebük bölgesindeki köy sahasındaki çalışmalarına yeniden başlandı” dedi.

Öte yandan Schallenberg, Husilerin Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırılarını pervasız ve rastgele olarak nitelendirirken, bunların uluslararası hukuku ihlal ettiğini, bölgesel güvenliğe zarar verdiğini ve küresel ticaretin yüzde 15’ini tehdit ettiğini belirtti. Ayrıca ticari gemilerin Ümit Burnu’na yönlendirilmesinin, gıda, ilaç ve enerji fiyatlarında küresel olarak artışa yol açtığını vurguladı.

ABD eski Başkanı Donald Trump’ın NATO’nun Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yaptığı yardımın, maddi tazminata bağlanması yönündeki açıklamalarına ilişkin olarak ise Schallenberg, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını frenlemek için Washington’un güçlü ortaklara ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Alexander Schallenberg ayrıca, “Şu anda Rusya ve Ukrayna arasında yapıcı bir diyalogdan çok uzaktayız. Ağustos 2023’te Ulusal Güvenlik Koordinatörü düzeyinde Cidde toplantısını düzenleyen Suudi Arabistan gibi kilit aktörler de dahil olmak üzere tüm aktörlerin görüşmeye dahil edilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Ukrayna’yı insani alanda destekledik, ancak askeri tarafsızlığımız nedeniyle asla askeri teçhizat açısından destek vermedik” açıklamasında bulundu.

İşte Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg’in Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tamamı;

-İsrail’in Gazze, Refah ve Han Yunus’a yönelik saldırıları konusunda Avusturya’nın tutumu nedir?

*Gazze’deki her geçen gün daha da kötüleşen felaket niteliğindeki insani durumdan derin endişe duyuyorum. Orada tanık olduğumuz muazzam insani acılar kimseyi bu konuya donuk bırakamaz. Filistinli sivil nüfusa yardım etmek ve onları korumak için elimizden gelen her şeyi yapmamız zorunludur. Bu, İsrail için de geçerli. İsrail’in, Hamas’ın barbar terörüne karşı uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuk uyarınca kendisini savunma hakkını kabul ederken, sivillerin korunmasının da güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz. İsrail, daha fazlasını yapmalı ve ordu, askeri ve sivil hedefler arasında net bir ayrım yapmalıdır. Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden sürülmesi çağrısının çözüm olmadığı açıktır. Acilen ihtiyacımız olan şey, güney üzerinden Gazze’ye daha fazla yardım (yiyecek, su ve tıbbi bakım) ulaştırmak için insani bir ateşkestir.

dsfvdf
Avusturya Dışişleri Bakanı, Riyad’da Suudi mevkidaşı ile bir araya geldi (Arşiv- Şarku’l Avsat)

Planlanan kara saldırısına gelince, İsrail açısından Refah’ta Hamas’a ve sivillerin arkasına saklanan teröristlere karşı önlem alınması gerektiğini anlıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesi 7 Ekim’de yaşananları kabul etmeyecektir. Ancak sivil halkı Gazze’nin güneyine kaçmak zorunda bırakıp, ardından güneyin saldırı bölgesi ilan edilmesi benim anlayabileceğim bir mantık değil. İsrail hükümeti, güney Gazze’deki sivil nüfusu nasıl korumayı planladığı konusunda inandırıcı bir planı masaya koymalı. Bölge ziyaretimde bu planın savunuculuğunu yapacağım.

Aynı zamanda sivil halkın acılarına çifte standart uygulamanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. İnsanların çektiği acıların hiyerarşisi yoktur. Yaklaşık beş aydır Gazze’de hala 130’dan fazla rehinenin tutulduğunu unutmamalıyız; aralarında Avusturyalı iki çocuk babası da var. Hamas bir terör örgütüdür ve amacı İsrail’de ve Gazze’de yıkım, korku, acı ve sefalet yaymaktır. Masum Filistinlilerle, erkeklerle, kadınlarla ve çocuklarla yaptıkları ticaret de dahil olmak üzere onların ticareti ölümdür.

-Bazı gözlemciler, Avusturya’nın UNRWA’ya yaptığı yardımın durdurulmasına ilişkin gerekçelerin ikna edici olmadığına inanıyor. Ajansı finanse etmeye ne zaman devam edeceksiniz?

*Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı saldırıda UNRWA çalışanlarının parmağı olduğuna ilişkin iddialar son derece kaygı verici. Başta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri olmak üzere UNRWA ve Birleşmiş Milletler adına tam şeffaflık çağrısında bulunuyoruz. Bu bizim için çok üzücü, çünkü biz Avusturya vatandaşlarının BM ile özel bir ilişkisi var. BM’nin genel merkezlerinden birine Viyana’da ev sahipliği yapıyoruz. Ancak bu suçlamalarla ilgili bağımsız ve kapsamlı bir soruşturma yapılması gerekiyor. Tüm iddialar incelenene ve ortaya çıkan sonuçlar netlik kazanana kadar Avusturya, uluslararası ortaklarla koordineli olarak UNRWA’ya yapılan tüm ek ödemeleri askıya aldı. Bir kez daha açıklığa kavuşturmak gerekirse, parayı geri çekmedik, bunun yerine ödemeyi şimdilik durdurduk ve soruşturmanın sonuçlarını bekliyoruz. Ne olursa olsun Avusturya, diğer uluslararası yardım kuruluşları, Dünya Gıda Programı ve Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu aracılığıyla Gazze’deki sivil nüfusu desteklemeye devam ediyor. Avusturya, insanların çektiği acıları hafifletmek amacıyla 7 Ekim’den bu yana Gazze ve bölgedeki sivil halka 13 milyon euroluk ek insani yardım sağladı.

-İsrailli yerleşimcilerin Filistin’de uyguladığı şiddeti nasıl değerlendirirsiniz?

* Batı Şeria’daki yerleşimler uluslararası hukuka aykırı. İsrailli yerleşimcilerin uyguladığı şiddet eylemleri kabul edilemez ve failleri hesap vermeli. Aslında aşırıcı İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımları güçlü bir şekilde destekliyorum ve bunu başından beri de söyledim.

-İsrail’in bölgede yarattığı gerilim, savaşın kapsamını ne kadar genişletebilir?

*Savaşı kimin çıkardığını unutmamak gerekiyor. Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı saldırı, Ortadoğu’daki mevcut gerilimlerden bağımsız olarak suçu yalnızca İsrail’e atmıyor, meseleleri aşırı basite indirgemek anlamına geliyor. Gerçekten de diğer bölgesel aktörler, Hamas saldırısını kendi siyasi gündemlerini sürdürmek için bir fırsat olarak kullandılar. Husilerin ticari gemilere yönelik saldırıları bu pervasız davranışın bir örneğidir. Bölge, gerilimin daha da artmasına tahammül edemez. Geçtiğimiz haftalarda iki kez görüştüğüm Suudi Dışişleri Bakanı Prens Bin Farhan da dahil olmak üzere Arap ortaklarla yaptığım ikili görüşmelerde, bu kısır döngüye son verme yönündeki ortak hedefimizin net olmasını büyük takdirle karşılıyorum.

swevfedv
Avusturya Dışişleri Bakanı, Riyad’da Suudi mevkidaşı ile bir araya geldi (Arşiv- Şarku’l Avsat)

-Kızıldeniz’de seyrüseferi güvence altına almak için ABD liderliğindeki koalisyon hakkında ne düşünüyorsunuz?

*Husilerin Kızıldeniz’deki sivil kargo gemilerine yönelik pervasız ve ayrım gözetmeyen saldırıları uluslararası hukuku ihlal ediyor. Bölgesel güvenliği baltalıyor ve küresel ticareti ve tedarik yollarını tehdit ediyor. Dolayısıyla Kızıldeniz’deki güvensizliğin küresel ekonomi ve refah üzerinde büyük etkisi var. Çoğu çatışmanın sadece bölgesel olmadığını görebiliyoruz ve bu belki de yirmi birinci yüzyılın özel bir özelliğidir. Tıpkı Rusya’nın saldırgan savaşının küresel yansımaları olduğu gibi Orta Doğu’daki çatışmanın da etkileri var. Husi saldırıları nedeniyle ticari gemiler, Ümit Burnu’na yönlendirilmek zorunda kaldı. Bu durumun maliyeti yüksektir ve dünya genelinde gıda, ilaç ve enerji fiyatlarının daha yüksek olmasına yol açmaktadır.

ABD liderliğindeki Refah Muhafızı operasyonu, Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasına yönelik uluslararası çabaların omurgasını oluşturuyor. Ayrıca Avrupa Birliği (AB), bölgedeki deniz güvenliğine katkı sağlamak amacıyla hızla ASPIDES operasyonunu başlattı. Avusturya, küresel ticarette güvenliği desteklemek amacıyla ticari gemileri denizdeki saldırılardan korumayı amaçlayan bu deniz varlığına katılacak.

-Suudi Arabistan- Avusturya ilişkilerinin geleceği nedir? En önemli işbirliği alanları nelerdir? İki ülke arasında üzerinde çalışılan bir işbirliği projesi var mı?

*Suudi Arabistan, Avusturya için önemli bir ortaktır ve iki ülke arasında özellikle siyasi ve ekonomik alanlardaki yakın ilişkileri takdir ediyorum. Geçtiğimiz aylarda çok sayıda üst düzey ikili ziyaret gerçekleşti. Ekonomik açıdan bakıldığında iddialı Suudi 2030 Vizyonu, özellikle yenilenebilir enerji söz konusu olduğunda Avusturyalı işletmelere ve şirketlere ilginç fırsatlar sunuyor. Avusturya uzun yıllara dayanan deneyime sahip ve bu alanda iyi durumda olan birçok şirkete sahipken, iki ülke arasındaki temaslar da yoğunlaşıyor. 2023 yılında yaklaşık 200 bin Suudi turist, Avusturya’yı ziyaret etti. Avusturya’nın Riyad Büyükelçiliği de Krallık’taki Suudi ve Avrupalı ​​ortaklarla çok çeşitli kültürel projeler uygulayarak ikili kültürel alışverişi geliştirmek için çalışıyor. Bu vesileyle, Viyana Üniversitesi’ndeki köklü arkeolojik misyonumuzun, Tebük bölgesindeki köy sahasında çalışmalarına yeniden başlandı.

-Körfez- Avrupa Bakanlar Konseyi toplantıları ne gibi sonuçlar doğurdu? Şu anda ortak bir proje yürütülüyor mu?

*Bu düzenli bakanlar düzeyindeki toplantılar, AB ile Körfez ülkeleri arasındaki stratejik işbirliğini güçlendirmeyi, koordine etmeyi ve genişletmeyi amaçlıyor. Ortaklığımız ticaret, enerji ve yeşil geçiş gibi karşılıklı çıkarları ilgilendiren birçok konuyu kapsamaktadır. Geçen yılki toplantı, Hamas’ın İsrail’e saldırısıyla aynı zamana denk gelen 7 Ekim’den hemen sonra Maskat’ta yapılmıştı. Bu koşullar altında olağanüstü bir toplantıydı. Ancak bu, Körfez ülkeleri ve Avrupa’nın hem İsrailliler hem de Filistinliler için iki devletli çözümü yeniden canlandırma konusundaki kararlılığını ortaya koydu. Hepimiz istikrarlı ve müreffeh bir Orta Doğu istiyoruz. Bu, aynı zamanda Arap ülkeleri ile İsrail arasında devam eden normalleşmeyi de içeriyor elbette.

-Donald Trump’ın, NATO’nun AB ülkelerine yaptığı yardımın, maddi tazminata bağlanması yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

*NATO’nun diğer tarafıyla ilgili açıklamaların özellikle seçim öncesi abartılmaması gerekiyor. Özellikle seçim öncesi dönemde ABD gibi küresel bir oyuncunun bile güçlü ortaklara ihtiyacı var ve Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı göz önüne alındığında, birbirimize yakın durmamız her zamankinden daha önemli. Avusturya bu transatlantik ortaklığı güçlendirmeye tamamen kararlıdır. Biz NATO’da müttefik değiliz. Ancak demokratik değerler ve ortak çıkarlar çerçevesinde birleştiğimiz ABD ile yakın ilişkilerimize değer veriyoruz.

-Rusya karşısında Ukrayna’ya silahlı maddi desteğinize rağmen Rusya ile diyalog kapısının açık tutulmasını talep ediyorsunuz. Bunun sırrı nedir?

*Savaşlar nadiren savaş alanında, çoğunlukla da müzakere masasında biter. Bu amaçla, iletişim kanallarını sürdürmek için BM ve hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın bağlı olduğu Viyana merkezli Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gibi diyalog platformlarına ihtiyacımız var. Bu en iyi haliyle klasik çoğulculuktur. Kendi dış politikamızın ‘yankı odalarına’ girme eğiliminin hayatlarımıza yönelik bir tehdit olduğuna inanıyorum. Elbette şu anda Rusya ile Ukrayna arasında yapıcı bir diyalog yürütmekten çok uzaktayız. Ağustos 2023’te Ulusal Güvenlik Koordinatörü düzeyinde Cidde toplantısını düzenleyen Suudi Arabistan gibi büyük aktörler de dahil olmak üzere tüm aktörlerin görüşmeye dahil edilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Ancak bir şey çok açık: Ukrayna müzakereleri Ukrayna olmadan yürütülemez. Rusya’nın egemen bir ülkeyi, neo-emperyalist güdüsüyle, bu ülkenin var olma hakkına sahip olmadığına inanarak işgal ettiğini unutamayız. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü yasadışı ve haksız saldırı savaşında uluslararası hukuku ve insancıl hukuku bariz bir şekilde ihlal etmesi karşısında Avusturya, siyasi açıdan tarafsız kalamaz ve kalmayacaktır. Ukrayna’yı ilk günden itibaren insani alanda güçlü bir şekilde destekledik. Ancak askeri tarafsızlığımız nedeniyle hiçbir zaman askeri teçhizat konusunda desteklemedik.

-Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşının Avusturya’nın güvenliği ve ekonomisi üzerindeki etkisi nedir?

*Size bir örnek vereyim: Ukrayna’nın Lviv şehri Viyana’ya Avusturya’nın batı kesiminden daha yakın. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşının başlangıcından bu yana, yerinden edilmiş 107 bin Ukraynalı Avusturya’da kayıt altına alındı. Yaklaşık 70 bin kişi şu anda Avusturya’da ikamet ediyor ve 40 binden fazla kişi destek alıyor. Gördüğünüz gibi bu savaş sadece Avusturya’yı değil tüm Avrupa’yı etkiledi. Ancak bu bir Avrupa savaşı değil. Ancak etkileri küresel ölçeğe ulaştı. Küresel gıda fiyatlarını veya enerji güvenliğini düşünün. Rusya’nın yakın çevremiz olan Batı Balkanlar’da yarattığı istikrarsızlığa da tanık oluyoruz. Bu da endişeyle takip ettiğimiz bir diğer gelişme.

-Bazı tarafsız Avrupa ülkelerinin NATO’ya katılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

*Her ülkenin kendi tarihi ve kendi coğrafi konumu vardır. Rusya’nın doğrudan tehdidine ve Ukrayna’ya yönelik askeri saldırganlığına yanıt olarak Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılma kararına saygı duyuyoruz. Ancak Avusturya’nın durumu farklı. Askeri tarafsızlık ve Avrupa dayanışması güvenlik politikamızın ayırt edici özellikleridir ve biz buna çok değer veriyoruz. En önemlisi, hiçbir zaman siyasi ve ideolojik olarak tarafsız olmadık. Uluslararası hukuk kırmızı çizgimiz olmaya devam ediyor. BM Tüzüğü saldırıya uğradığında asla sessiz kalmayacağız. AB’nin onursal üyesi ve NATO’nun uzun vadeli ortağı olarak, kriz yönetimi görevlerinde kuvvetler ve polisle birlikte çalışmak da dahil olmak üzere, Avrupa ve ötesinde barış ve güvenliğe katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

-Avusturya’nın Sudan krizi konusundaki tutumu nedir?

*Şu anda sorunlu alanlara inanılmaz derecede odaklanıyoruz. Ancak Ukrayna’da, Ortadoğu’da ve Sahel’de olup bitenlerin ortasında, çok endişe verici diğer gelişmeleri de unutmamalıyız. Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki silahlı çatışma, Sudan’ı sivil halk için insani bir kabusa sürükledi. Her iki tarafı da saldırıları derhal durdurmaya, müzakere masasına dönmeye ve sivil yönetime sorunsuz ve hızlı bir geçişin önünü açmaya çağırıyoruz. Ancak aynı zamanda, ağır insan hakları ve insancıl hukuk ihlallerinin faillerinden, hangi savaşan gruba mensup olduklarına bakılmaksızın hesap sorulmalıdır.



Japonya'da turistlere set çekme kararı alındı

3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)
3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)
TT

Japonya'da turistlere set çekme kararı alındı

3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)
3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)

Davranışlarına dikkat etmeyen yabancı turistlerden bunalan Japon yetkililer, meşhur Fuji Dağı'nda fotoğrafçıların yoğunluk oluşturduğu popüler bir noktaya bariyer kurma kararı aldı. 

Fujikawaguchiko kasabasındaki bir yetkili, 2,5 metre yüksekliğinde ve 20 metre genişliğindeki fileyi hafta içinde yerleştirmeyi planladıklarını duyurdu. 

Adının açıklanmaması koşuluyla Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan yetkili, "Kurallara saygı gösteremeyen bazı turistler yüzünden bunu yapmak zorunda kalmamız üzüntü verici" dedi. 

Ülkenin en yüksek dağı, Fujikawaguchiko'nun pek çok yerinden çekilebiliyor. Ancak aktif volkanın Lawson adlı marketin arkasında görülmesi, yasak noktasını diğerlerinden ayırıyor. Özellikle yabancı turistleri cezbeden şey; Japonya'daki yaygın market ağının, ülkenin bir başka sembolü olan Fuji Dağı'yla aynı karede yer alması.

Yetkili durumu şöyle açıklıyor:

Sosyal medyada bu noktanın çok Japon bir yer olduğuna dair bir nam salındı ki bu da popüler bir fotoğraf mevkii olmasını sağladı.

Tüm uyarılara ve işaretlere rağmen kaldırımlardaki ve fotoğraf için en iyi nokta olduğu iddia edilen diş kliniğinin çatısındaki yoğunluk giderilemeyince "son çare olarak" dev bariyer kararı alınmış. 

Yetkili, durumun değişmesi halinde geri adım atabileceklerini, zira bu kararı hiç almamış olmayı dilediklerini vurguluyor. 

Asya ülkesi pandemi kısıtlamalarından sonra turizmi teşvik etti. Ancak burada yakalanan başarı, mutsuzluğa da yol açtı. 

Bu yıl aşırı turizmle mücadele önlemlerini artıran Japonya, Kyoto'daki geyşa bölgesine giden ziyaretçilerin ara sokaklara girişini yasaklama kararı almıştı. 

Daha önce görülmemiş sayıda turistin gittiği ülkede aylık üç milyon turist barajı martta kırılarak yeni bir rekora imza atılmıştı. 

Diğer yandan Venedik, Kanarya Adaları, Amsterdam gibi yerlerden de turizmin neden olduğu sorunlarla alakalı haberler ve kararlar geliyor. 

Independent Türkçe, AFP, Guardian


Trump'ın ekibinin FED'in bağımsızlığına darbe planı deşifre oldu

Trump, kendi atadığı Powell'ın politikalarından rahatsızlığını sık sık dile getiriyor (Reuters)
Trump, kendi atadığı Powell'ın politikalarından rahatsızlığını sık sık dile getiriyor (Reuters)
TT

Trump'ın ekibinin FED'in bağımsızlığına darbe planı deşifre oldu

Trump, kendi atadığı Powell'ın politikalarından rahatsızlığını sık sık dile getiriyor (Reuters)
Trump, kendi atadığı Powell'ın politikalarından rahatsızlığını sık sık dile getiriyor (Reuters)

Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın ekibinin, Merkez Bankaları Sistemi'nin (FED) bağımsızlığını azaltmaya yönelik planlar yaptığı öne sürüldü.

ABD'nin tanınmış gazetelerinden Wall Street Journal'ın (WSJ) haberinde, Trump'ın müttefiklerinden oluşan küçük bir grubun, FED'in bağımsızlığını azaltmayı hedefleyen 10 sayfalık bir plan hazırladığı yazıldı. 

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkililerin iddialarına dayandırılan haberde, grupta kimlerin yer aldığına dair bilgi paylaşılmadı.

Söz konusu plana göre ekip, faiz belirlerken FED'in Trump'a danışmasını zorunlu hale getirmek istiyor. 

Ayrıca Trump'a FED Başkanı Jerome Powell'ı istediği zaman görevden alma yetkisi verilmesi hedefleniyor. 

Normal şartlarda Powell'ın görev süresi 2026'da bitiyor. Trump, kasımda yapılacak seçimleri kazanması durumunda plan kapsamında Powell'ı bu tarihten önce görevden alabilir.

Trump'a yakın kaynaklar, 77 yaşındaki siyasetçinin danışmanlarına sık sık "faizin düşük tutulmasını istediğini ve bu süreçte söz sahibi olmadığı için hayal kırıklığı yaşadığını" söylediğini savundu.

Kaynaklar, ayrıca Trump'ın Powell'ın yerine FED'in başına geçecek bir kişi aradığını da belirtti. Konuşulan isimlere dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı. 

2017-2021'de görev yapan Trump, Powell'ı 2018'de FED'in başına getirmişti. Ancak Trump, bu yıl şubatta yaptığı açıklamada, Demokrat rakibi ABD Başkanı Joe Biden ve Powell'ın "birlikte çalıştığını" iddia etmişti.

Trump, FED Başkanı'nın Demokratlara avantaj sağlayacak şekilde politika belirlediğini ileri sürerek "Bir daha seçilirsem Powell'ı FED Başkanı olarak atamayacağım" demişti. 

Haberde, Trump'ın söz konusu planlardan haberdar olup olmadığının bilinmediği belirtildi. Öte yandan bazı kaynaklar, eski ABD Başkanı'nın planları gizlice onayladığını savundu.

Trump'ın seçim kampanyası sözcüleri Susie Wiles ve Chris LaCivita iddiaları yalanlamazken, "Kampanya yetkililerinden veya Trump'ın kendisinden gelmediği sürece söylenenler resmi kabul edilmemelidir" dedi. 

Cumhuriyetçi Kuzey Dakota Senatörü Kevin Cramer, FED'in bağımsızlığının çok önemli olduğunu vurgulayarak, böyle bir hamleyi desteklemeyeceğini söyledi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, CNN


Rusya, Ukrayna'ya karşı savaşan Amerikalının gizemli ölümünü tartışıyor

Bentley, eski ABD Başkanı Barack Obama'ya "faşist ve ırkçı" demesiyle de gündem olmuştu (@bentleyrussell / Instagram)
Bentley, eski ABD Başkanı Barack Obama'ya "faşist ve ırkçı" demesiyle de gündem olmuştu (@bentleyrussell / Instagram)
TT

Rusya, Ukrayna'ya karşı savaşan Amerikalının gizemli ölümünü tartışıyor

Bentley, eski ABD Başkanı Barack Obama'ya "faşist ve ırkçı" demesiyle de gündem olmuştu (@bentleyrussell / Instagram)
Bentley, eski ABD Başkanı Barack Obama'ya "faşist ve ırkçı" demesiyle de gündem olmuştu (@bentleyrussell / Instagram)

ABD yurttaşı Russell Bentley'in Moskova kontrolündeki Ukrayna topraklarında ölümü Rusya'da tepki yarattı. 

Ukrayna'nın doğusunda yer alan Rus ayrılıkçıların elindeki Donetsk'te geçen hafta yaşamını yitirdiği bildirilen Bentley'nin ölümü, Rusya'da ultramilliyetçilerden tepki topladı.

Rus devletine ait medya kuruluşu RT'nin genel yayın yönetmeni Margarita Simonyan, 19 Nisan'da Telegram hesabından yaptığı paylaşımda, 64 yaşındaki Teksaslının öldüğünü yazmıştı. Bentley'nin ölüm sebebi henüz netleşmedi. 

Bentley, Ukrayna ordusunun Donetsk'teki Petrovski bölgesine 8 Nisan'da düzenlediği topçu saldırısının ardından kaybolmuştu. Donetsk polisi, Bentley'nin bulunması için arama çalışması başlatıldığını bildirmişti.

Eşi Lyudmilla da "Teksas" lakaplı Bentley'nin Rus ordusuna ait 5. Tank Tugayı'ndaki askerler tarafından kaçırıldığını öne sürmüş ve serbest bırakılmasını istemişti.

2014-2017'de Donetsk'teki Kremlin yanlısı ayrılıkçıların safına katılarak buradaki Vostok Taburu'nda Ukrayna'ya karşı savaşan Bentley, 2021'de Rusya pasaportu da almıştı. 

Vostok Taburu'ndan yapılan açıklamada, Bentley'nin ölümünden sorumlu olanların tespit edilip cezalandırılması istendi. Birleşik Krallık'ın tanınmış gazetelerinden Guardian, taburdan gelen açıklamanın, Bentley'nin Ukrayna saldırısında öldürülmediğine işaret ettiğini yazdı.

fv gfv
Bentley, Kremlin'e bağlı Sputnik'de muhabirlik de yapmıştı (@bentleyrussell / Instagram)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, 24 Şubat 2022'de savaşı başlatmadan kısa süre önce bağımsızlığını tanıdığı Donetsk Halk Cumhuriyeti yönetimi, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi. 

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), Bentley'nin ölümünün ultramillyetçileri ayağa kaldırdığını yazdı.

Blogger Yegor Guzenko, Telegram'daki paylaşımında, Bentley'nin ölümüyle Rus paralı asker şirketi Wagner lideri Yevgeni Prigojin'in ölümü arasında paralellik kurarak, "Teksas öldürüldü! Pek çok kardeşimizi öldürdükleri gibi. Prigojin'i ve doğruyu söyleyen ve dürüstçe Rusya'yı savunan herkesi öldürdükleri gibi!" ifadelerini kullandı.

Geçen yıl haziranda Kremlin'e karşı isyan başlatan Prigojin'in ağustosta bindiği uçak seyir halindeyken patlamıştı. Prigojin ve yanındaki 10 kişi ölmüştü. Olayın ardından gözler Kremlin'e çevrilmiş, sözcü Dmitri Peskov olaydan Moskova'nın sorumlu olmadığını iddia etmişti.

Ukrayna'da Kremlin yanlısı eski milletvekili Oleg Tsaryov da Telegram'da Bentley'nin ölümüne tepki göstererek "Suçlular bulunup cezalandırılmazsa kendinizi başka olaylara hazırlayın. Unutmayın ki basında sadece medyatik ünlülerin hikayeleri yer alıyor. Medyatik olmayan ve bilmediğimiz kaç kişinin hikayesi vardır" diye yazdı.

Tsaryov, ekimde silahlı saldırıya uğramış, suikast girişimini Ukrayna Güvenlik Servisi üstlenmişti. Kremlin'in savaşın ilk günlerinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi devirip yerine Tsaryov'u getirmeyi planladığı da bildirilmişti.

Independent Türkçe, Guardian, Wall Street Journal, Reuters


ABD, Gazze'deki yüzer limanın inşaatına başladı

Gazze'deki liman çalışmalarına katılacak askerleri taşıyan lojistik destek gemilerinden SP/4 James Loux, 12 Mart'ta ABD'den ayrılmıştı (AP)
Gazze'deki liman çalışmalarına katılacak askerleri taşıyan lojistik destek gemilerinden SP/4 James Loux, 12 Mart'ta ABD'den ayrılmıştı (AP)
TT

ABD, Gazze'deki yüzer limanın inşaatına başladı

Gazze'deki liman çalışmalarına katılacak askerleri taşıyan lojistik destek gemilerinden SP/4 James Loux, 12 Mart'ta ABD'den ayrılmıştı (AP)
Gazze'deki liman çalışmalarına katılacak askerleri taşıyan lojistik destek gemilerinden SP/4 James Loux, 12 Mart'ta ABD'den ayrılmıştı (AP)

ABD, Gazze Şeridi'ne yardım ulaştırılmasını sağlayacak geçici limanın inşaatına başladı. 

Pentagon Sözcüsü Patrick Ryder, dünkü açıklamasında ABD ordusuna ait askeri gemilerin, limanın ilk kısmının inşaatına katıldığını söyledi. 

Ryder, limanın yapımında aralarında mühendislerin de yer aldığı yaklaşık bin ABD askerinin görev yapacağını belirtti. Askerlerin, ABD Başkanı Joe Biden'ın emri uyarınca karaya ayak basmayacağı bildirildi.

Biden, Gazze Şeridi'ne yardımların hızlandırılması için yüzen liman inşa edileceğini geçen ayki konuşmasında duyurmuştu. 

Bölgenin en büyük şehri konumundaki Gazze'ye inşa edilecek liman aracılığıyla günde yaklaşık 2 milyon kişiye yemek verilmesi planlanıyor.

Ryder, İsrail'in karadan yardım çabalarını engellediğine işaret ederek, yüzen liman sayesinde insani yardımların Gazze'ye daha etkili şekilde ulaştırılacağını belirtti. İnşaatın gelecek ay tamamlanması öngörülüyor.

Diğer yandan yardımların Gazzelilere nasıl dağıtılacağına dair henüz net bir plan yok. 

Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian'ın aktardığına göre, Birleşmiş Milletler'e bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), yardımların dağıtımını üstleneceğini belirtirken, çalışanlarının güvenli koşullarda görev yapması için teminat sağlanmasını istedi.

Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen bir BM yetkilisi, limanın muhtemelen üç bölüme ayrılacağını söyledi. Buna göre iskeleden gelen yardımların bırakılacağı bölümde İsrail ordusundan görevliler yer alacak. Yardımlar buradan iskeleye aktarılacak, daha sonra da teknelerle dağıtım noktasına taşınacak. 

Yetkili, dağıtımın BM tarafından görevlendirilen Filistinli şoförler tarafından yapılmasının planlandığını savundu. ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times, Pentagon'un bunu henüz doğrulamadığını aktardı.

Biden yönetiminden adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, limana yardımların Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden gönderileceğini söyledi. GKRY'de yardımların nerede toplanacağına veya nasıl bir koordinasyon sağlanacağına dair bilgi paylaşılmadı. 

ABD'li kaynak, yardım paketlerinin hem çıkış noktasında hem de Gazze'ye ulaştığında İsrailli yetkililer tarafından denetleneceğini ifade etti. 

Independent Türkçe, Guardian, New York Times


Yardım savaşı bitti, Ukrayna savaşının ise sonu yok

Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)
Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)
TT

Yardım savaşı bitti, Ukrayna savaşının ise sonu yok

Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)
Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)

Refik Huri

Doğrudan taraflarından daha büyük ve tek başına bir yeni çok kutuplu dünya düzenine yol açamayacak kadar küçük savaşta, kesin olan belirsizliktir.

Kongre'de Cumhuriyetçilerin Ukrayna'ya ek yardım sunulmasına karşı kurmuş oldukları duvar, son oylamada, yine Beyaz Saray ve Demokratlar ile anlaşan Cumhuriyetçilerin önemli bir kesimi tarafından yıkıldı. Başkan Joe Biden'ın aylar önce talep ettiği ve Ukrayna için 61 milyar dolar, İsrail için 24 milyar dolar, Tayvan ve Hint-Pasifik bölgesi için 8 milyar dolar içeren yardım paketinin tamamı onaylandı. Ukrayna'nın bu yardıma güvenmesi ve kendisini uzun süre beklemesi, füze ve uçaksavar füzelerinin tükenmesi arasında sorulan soru şu; Avrupa'nın yardımlarıyla birlikte bu yardım, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın gidişatında neyi değiştirir?

Yardımın kabul edilmesinin hemen ardından Moskova'dan gelen cevap, bunun savaşın gidişatında hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, sadece kaosu ve acıları artıracağı yönündeydi. Washington'un hızlı yanıtı ise bu yardımın, Ukrayna'nın 2024 sonuna kadar ayakta kalmasını garanti edeceğini söyleyen CIA Direktörü William Burns'ten geldi.

Ancak savaşın gidişatı hep tek yönde ilerleyen bir çizgide olmadı, aksine dairesel ve bazen iki yönde hareket etti ve etmeye de devam ediyor. Bir yerde Rusya başarılı olurken, başka bir yerde Ukrayna başarılı oldu. Bazı yerlerde ise başarı ve başarısızlık dönüşümlüydü. Doğu Avrupa Vakfı Başkanı Viktor Lach ile hukuk ve uluslararası ilişkiler uzmanı Elena Khamilivka’nın raporunda, "Batı'nın şu ana kadarki desteği Ukrayna'nın zaferi için değil, daha ziyade çöküşünü önlemek içindi" denildi. Eski Polonya Savunma Bakanı Radek Sikorski'nin görüşüne göre, "Ukrayna'nın savaşı kazanıp kazanmayacağı belli değil ama Rusya'nın kaybettiği kesin."

Eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Samuel Charrap ise “kazanılamaz bir savaş”tan bahsediyor. Buna karşılık Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin “Rusya yenilmezdir” iddiasında ısrar ederken ölçü nihayetinde sahadır ve sahanın arkasında olan da budur.

Son haftalarda sahadaki manzaraya göre Rusya doğu Ukrayna'da ilerledi, Rus ordusu diğer bölgelerde kaybettiklerini geri kazanmaya hazırlanıyor, Ukrayna'yı Karadeniz'deki ana ve son limanından mahrum bırakmak için Odessa üzerindeki baskısını artırıyor. Buna karşılık Ukrayna Karadeniz'deki Rus filosunu hedef alma, Kırım Yarımadası'nda operasyonlar yürütme kapasitesini artırırken, geçen yılki karşı taarruz başarısızlığından da dersler çıkarmış durumda. Aralarındaki fark ise Rusya'nın kaynaklarının büyük, silah üretiminin fazla ve zaten yorgun olan Batı'nın yorgunluğu üzerine bahse girmekten asla yorulmayacak olmasıdır.

Rusya’nın aksine Ukrayna günlük olarak Batı’dan gelecek silah ve mühimmata ihtiyaç duyuyor ama kendi topraklarını savunuyor. Rus işgali Ukrayna vatanseverliğini güçlendirdi ve yeni yardım paketinden sonra çatışmaların daha da yoğunlaşacağı aşikâr. Çözüme yönelik müzakerelere kapının açık olduğunu gösteren hiçbir şey yok.1940'tan 2021'e kadar olan verileri kullanan Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'ne göre "Ülkeler arasındaki savaşların yüzde 26'sı bir ay içinde, yüzde 25'i bir yıl içinde sona erdi. Bir yılı aşan her savaş ise onlarca yıl sürdü.” Ukrayna savaşı üçüncü yılına girerken, bunu “özel askeri operasyon” olarak tanımlamakta ısrar eden Moskova, geçtiğimiz günlerde artık savaş halinde olduğunu itiraf etti. Bunu üçüncü dünya savaşı olarak değil, küreselleşmiş bir savaş olarak gören Batı ise Putin'in yenilgisinden olduğu kadar zaferinden de korkuyor görünüyor. Amerikalı strateji uzmanı Friedman'ın dillendirdiği son görüş ise şu: “Ukrayna savaşı bitti ama kimse onu nasıl sonlandıracağını bilmiyor. Kimse amacına ulaşacak bir konumda değil, ancak bir çözüme ulaşmak da son derece zor."

Moskova ile Kiev arasında arabuluculuk teklifinde bulunanların hangi talepleri duydukları bir sır değil; Rusya, daha fazlasını elde etme hırsı ile birlikte, Ukrayna'yı biri Batı ile olan, diğeri Rusya'ya katılan iki ülkeye bölecek Kore modeline dayanan bir çözümden daha azını kabul etmiyor. Ukrayna ise Rusya’nın Kırım Yarımadası dahil işgal ettiği tüm bölgelerden çekilmesinden daha azını talep etmiyor veya savaşta tüm toprakların özgürleştirmesi ve 1991 Bükreş Antlaşması'na dönmekten başka bir hedef koymuyor. Söz konusu anlaşmada ABD, İngiltere ve Rusya’nın, Sovyetler Birliği'nden beri sahip olduğu nükleer silahlardan vazgeçmesi karşılığında, Ukrayna'ya kendi sınırları içinde egemenliğini garanti ediyordu. Ukrayna nükleer silahlardan vazgeçti ama Putin taahhüdünü yerine getirmedi.

Ukrayna bir yerde her ilerleme kaydettiğinde Moskova'nın yanıtı nükleer bir gücü yenmenin imkânsız olduğu yönünde oluyor. Ancak Şanghay'daki Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Dekan Yardımcısı Profesör Feng Yujun, savaşın gidişatını etkileyecek dört faktör belirliyor: “Ukrayna'ya uluslararası destek, rekabetin endüstriyel güç, komuta ve kontrol, iletişim ve istihbarat sistemlerinin birleşimi etrafında döndüğü modern savaşın doğası, Ukrayna direnişinin seviyesi ve bilgi.” Feng Yujun, Putin'in iktidarda uzun süre kalması nedeniyle, bir bilgi kozası içinde sıkışıp kaldığına inanıyor. Rusya'nın yenilgisinin ve işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydediyor. Dahası nükleer bir güç olan ABD'nin Kore'den, Vietnam'dan ve Afganistan'dan çekildiğine dikkat çekerek, nükleer bir gücün mağlup edilemeyeceği söylemiyle alay ediyor. Doğrudan taraflarından daha büyük ve tek başına bir yeni çok kutuplu dünya düzenine yol açamayacak kadar küçük bir savaşta kesin olan, belirsizliktir.


Güney Lübnan'da bombardıman devam ediyor... Mısır heyeti Gazze ateşkes görüşmelerini ilerletmek için İsrail'e gidiyor

İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan mezarları inceleyen Filistinliler (DPA)
İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan mezarları inceleyen Filistinliler (DPA)
TT

Güney Lübnan'da bombardıman devam ediyor... Mısır heyeti Gazze ateşkes görüşmelerini ilerletmek için İsrail'e gidiyor

İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan mezarları inceleyen Filistinliler (DPA)
İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan mezarları inceleyen Filistinliler (DPA)

Mısırlı bir heyetin ateşkes ve Gazze Şeridi'ndeki esirlerin serbest bırakılması görüşmelerini ilerletmek umuduyla İsrail'e gelmesi beklenirken, İsrail ordusu ile Hizbullah arasında perşembeyi cumaya bağlayan gece karşılıklı roket ateşi gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığı habere göre İsrail ordusu, gece boyunca Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine ‘iki tanksavar füze’ atıldığını ve topçu ateşiyle ‘bu saldırıların kaynaklarını’ hedef aldığını bildirdi.

rftn6tnm
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünü bombalaması sonucu dumanlar yükseliyor. (AFP)

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, askeri uçakların Kafr Şuba bölgesindeki Hizbullah ‘altyapısını’ bombaladığı belirtildi.

Hizbullah ise yaptığı açıklamada, sınırda İsrail güçlerini vuran silahlı saldırıların sorumluluğunu üstlendi.

İsrail ordusu Çarşamba günü, Hizbullah'ın İsrail ordusuna karşı saldırılar düzenlediği Güney Lübnan'da ‘karşı saldırı operasyonları’ yürüttüğünü duyurdu.

Buna paralel olarak İsrail ordusu, başta müttefiki ABD olmak üzere uluslararası toplumun uyarılarına rağmen Hamas'a karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olarak Refah'ta bir kara harekâtı başlatmaya hazırlanıyor.

Yok etmek ya da özgürleştirmek

Çok sayıda yabancı başkent ve insani yardım kuruluşu, İsrail'in kuşatma altındaki Gazze Şeridi'nin güneyinde yer alan ve çoğu yerinden edilmiş 1,5 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan Refah kentine saldırması halinde çok sayıda insanın hayatını kaybedeceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor.

Söz konusu gelişme, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun haftalardır bu operasyonun Hamas'ı ortadan kaldırmak için gerekli olduğunu vurguladığı ve Refah'ın Hamas’ın Gazze Şeridi'ndeki son büyük kalesi olduğuna dikkat çektiği bir dönemde geldi.

fbrtbr5
İsrail'in Gazze Şeridi ile olan güney sınırında, Refah yakınlarındaki bir depolama alanında bulunan İsrail zırhlı personel taşıyıcıları (EPA)

İsrail Hükümet Sözcüsü David Manser dün (Perşembe) yaptığı açıklamada, Savaş Kabinesi’nin ‘son Hamas birimlerini yok etmenin yollarını görüşmek üzere’ toplandığını duyurdu.

Ancak bazı İsrail medya kuruluşları, isimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililere dayanarak, hükümetin Mısırlı bir heyetin beklenen ziyareti öncesinde esirlerin serbest bırakılmasını da içeren yeni bir ateşkes önerisini görüştüğünü aktardı.

Walla internet sitesinin ismini vermediği üst düzey bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı habere göre, görüşmeler özellikle ‘insani’ vaka olarak değerlendirilen 20 esirin ilk etapta serbest bırakılmasını öngören bir teklif üzerinde yoğunlaştı.

Hamas Siyasi Büro üyesi Gazi Hamad Katar'da AFP'ye yaptığı açıklamada, İsrail'in Refah'a olası bir askeri saldırısında ‘istediğini’ elde edemeyeceğini söyledi.

Hamad, “İster Mısır'daki, ister Katar'daki kardeşlerimiz olsun, ister Arap ve uluslararası taraflar olsun, mevcut çatışmaya dahil olan tüm taraflarla Refah'ı işgal etmenin tehlikesini ve İsrail'in yeni katliamlar ve soykırımlar yapmaya doğru gittiğini konuştuk” şeklinde konuştu.

‘Esir değişimi anlaşması hemen şimdi’

Bu arada İsrailli esirlerin yakınları Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı önünde gösteri düzenleyerek Gazze Şeridi'nde kaçırılanların serbest bırakılması için İsrail hükümetine baskı yapmaya devam etti.

Bazı protestocular ellerini bağlayıp kırmızıya boyarken ağızlarını da 7 Ekim'den bu yana geçen gün sayısına atıfta bulunan ‘202’ rakamlı bir çıkartmayla kapattı. Bazıları ‘Esir değişimi anlaşması hemen şimdi’ yazılı bir pankart taşıdı.

Bu gelişme, Hamas'ın geçtiğimiz Çarşamba günü, 7 Ekim'de İsrail topraklarına düzenlediği saldırı sırasında kaçırılan esirlerden birini gösteren bir video yayınlamasının ardından geldi.

Videoda 23 yaşındaki İsrailli Hirsch Goldberg Pauline, İsrail Başbakanı’nı ve hükümet üyelerini esirleri ‘terk etmekle’ suçladı.

Diğer yandan aralarında ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya'nın da bulunduğu 18 ülkenin liderleri ortak bir metin yayınlayarak ‘Gazze Şeridi'nde Hamas tarafından tutulan tüm esirlerin derhal serbest bırakılması’ çağrısında bulundu.

Beyaz Saray tarafından yayınlanan metinde ‘esirlerin serbest bırakılması için masada bulunan anlaşmanın Gazze Şeridi'nde acil ve uzun süreli bir ateşkese olanak sağlayacağı’ vurgulandı.

Savaş 7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'e karşı benzeri görülmemiş bir saldırı başlatması ve bu saldırı sırasında 250'den fazla kişiyi kaçırmasının ardından patlak verdi. İsrailli yetkililere göre 34'ü muhtemelen ölü olmak üzere 129 kişi halen Gazze Şeridi'nde tutuluyor.

Buna karşılık İsrail, 2007'den beri Gazze Şeridi'nde iktidarda olan ve İsrail, ABD ve Avrupa Birliği (AB) tarafından terör örgütü olarak tanımlanan Hamas'ı yok etme sözü verdi.

Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı'na göre İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki büyük askeri operasyonu çoğu sivil 34 bin 305 kişinin ölümüne neden oldu.

‘Artık çok ileri gidildi’

Görgü tanıkları, perşembeyi cumaya bağlayan gece Gazze Şeridi'nde, özellikle de saldırıların ardından enkaz altından eşyalarını kurtarmaya çalışan insanların yaşadığı Refah bölgesinde bombardıman yaşandığını bildirdi.

Bunlardan biri olan Semir, enkaz yığınları arasında şunları söyledi: “Yeter bu kadar yıkım, yeter bu kadar savaş! Yeter bu kadar çocuk, kadın, yaşlı ve savunmasız sivillerin kanının içilmesi! Artık çok ileri gidildi, yeter artık!”

Gazze Şeridi'nin 2,4 milyon sakini korkunç bir insani durumla karşı karşıya kalırken, ABD dün Gazze Şeridi açıklarında askeri ve sivil gemilerin yardım boşaltmasına olanak sağlayacak geçici bir liman ve iskele inşa etmeye başladığını duyurdu.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'in uyguladığı sıkı kontrol ve denetimler nedeniyle Mısır'dan karayoluyla yardım ulaştırmanın zorluğunu göz önünde bulundurarak Mart ayı başında söz konusu inşaatı duyurmuştu.

Bu gelişmelerin ortasında, Gazze Şeridi'ndeki savaşa karşı gösterilerin arttığı, yüzlerce kişinin gözaltına alındığı ve çevik kuvvet polisinin öfkeli öğrencilerle karşı karşıya geldiği ABD üniversitelerinde tansiyon yüksek seviyede seyretmeye devam ediyor.

Los Angeles'tan New York, Austin, Boston, Chicago ve Atlanta'ya, Filistin yanlısı ABD öğrenci hareketi genişliyor. Harvard, Yale, Columbia ve Princeton gibi dünyaca ünlü üniversitelerde protestolar düzenleniyor.


Çin Devlet Başkanı Şi'den ABD'ye "Rakip değil ortak olmalıyız" mesajı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken (AFP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken (AFP)
TT

Çin Devlet Başkanı Şi'den ABD'ye "Rakip değil ortak olmalıyız" mesajı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken (AFP)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken (AFP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, resmi ziyaret için ülkesine gelen ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile görüşmesinde, ABD'nin Çin'in kalkınmasını olumlu açıdan görmesini umduklarını belirterek, iki ülkenin rakip değil ortak olması gerektiği mesajını verdi.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Şi, Blinken'ı başkent Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda kabul etti.

Dünyanın hem Çin'in hem ABD'nin kalkınmasını ve refahını sağlayacak kadar büyük olduğunu ifade eden Şi, "Çin ve ABD, rakip değil ortak olmalı, birbirine zarar vermektense başarılarını desteklemeli, acımasız rekabet yerine farklılıklarını koruyarak ortak zemin aramalı." dedi.

Şi, dünyanın yüzyıldır görülmeyen derin dönüşümlerden geçtiğine, uluslararası durumun değişken ve çalkantılı olduğuna işaret ederek, her ülkenin halklarının ve uluslararası toplumun Çin ve ABD'nin diyaloğunu güçlendirmesini, farklılıklarını yönetmesini ve işbirliğini ilerletmesini beklediğini belirtti.

Çin'in açık, kendine güvenli, refah içinde ve başarılı bir ABD'yi görmekten memnuniyet duyacağını dile getiren Şi, "Umarız ABD de Çin'in kalkınmasını olumlu açıdan görebilir. Bu, ilişkilerimizdeki temel bir sorun; bir gömleğin doğru iliklenmesi gereken ilk düğmesi gibi. Çin-ABD ilişkilerinin istikrara kavuşması, gelişmesi ve ilerlemesi buna bağlı." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Joe Biden ile Kasım 2023'te San Francisco'da yaptıkları görüşmenin ardından gelecek odaklı bir ortak vizyon oluşturduklarını, son birkaç ayda iki ülkeden ekiplerin bu anlayış birliği üzerine çalıştığını ve birçok saha iletişiminin sağlandığını hatırlatan Şi, bu çabaların devam etmesini dilediklerini vurguladı.

- "ABD yeni bir soğuk savaş arayışında değil"

Bakanlık açıklamasına göre, ABD Dışişleri Bakanı Blinken da kabulde, Şi ile Biden'ın görüşmesinden bu yana ikili ilişkiler, uyuşturucuyla mücadele, yapay zeka ve insani etkileşimler konusunda önemli ilerlemeler sağladıklarını dile getirdi.

Blinken, bugün dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunların çokluğu ve karmaşıklığının ABD ve Çin'in birlikte çalışmasını gerektirdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"ABD, yeni bir soğuk savaş arayışında değil. Çin'in sistemini değiştirmeye, kalkınmasını baskılamaya, Çin'e karşı ittifakları canlandırmaya çalışmıyoruz. Çin ile çatışma niyetinde değiliz. Tek Çin ilkesine bağlıyız. İki ülke liderlerinin San Francisco'da uzlaştığı gibi, daha fazla işbirliği arayışıyla yanlış anlamalardan ve hesap hatalarından kaçınmayı, farklılıklarımızı sorumlu şekilde yönetmeyi ve ABD-Çin ilişkilerinin istikrarlı gelişimini hedefliyoruz."


İstanbul'da bir okulda öğretmeni darbeden veli tutuklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İstanbul'da bir okulda öğretmeni darbeden veli tutuklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul'daki bir ortaokulda öğretmeni darbeden velinin tutuklandığını bildirdi.

Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Prof. Dr. Ali Kemal Yiğitoğlu Ortaokulu'nda, bir veli tarafından darbedilen öğretmene geçmiş olsun dileklerini iletti.

Çocukları geleceğe hazırlayan, bilgili ve ahlaklı bireyler yetiştirmek uğruna kutsal bir görevi yerine getiren öğretmenlere yönelik şiddet eyleminin asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Tunç, "Hepimizi üzen olayın hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli, İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmıştır." ifadesini kullandı.


İstanbul'da Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu dolayısıyla bazı yollar trafiğe kapatılacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İstanbul'da Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu dolayısıyla bazı yollar trafiğe kapatılacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

59. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun İstanbul etabı dolayısıyla kentte 28 Nisan Pazar günü bazı yollar trafiğe kapatılacak.

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, 28 Nisan Pazar günü yapılacak 59. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun İstanbul etabı nedeniyle trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar belirlendi.

Bu kapsamda, saat 07.00 itibarıyla Beşiktaş Meydan ile Zincirlikuyu D-100 güney katılım arası, Çatladıkapı ışıklardan Sultanahmet Meydanı arası ile Üçler, Tavukhane ve Nakilbent sokaklar ile Aksakal Caddesi ve bunlara bağlanan cadde ve sokaklarda trafik akışı sağlanamayacak.

Üsküdar'da, Kısıklı Caddesi Altunizade Köprü üzerinden D-100 kara yolu güney yola katılım, Kuşbakışı Caddesi Petrol-İş önünden D-100 kara yolu güney katılım, Mahir İz Caddesi Altunizade köprü üzeri D-100 kara yolu güney yola katılım, Tophanelioğlu Caddesi D-100 karayolu güney yola katılım trafiğe kapatılacak.

Kadıköy'de, Uzunçayır O-1 Bağlantı Yolu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi ile Uzunçayır Köprülü Kavşağı Kadıköy istikameti, Taşköprü, Fener Kalamış, Ahmet Mithat Efendi, Operatör Cemil Topuzlu ve Bağdat caddeleri ile Çetin Emeç Bulvarı trafiğe kapalı olacak.

Üsküdar istikametini kullanacak sürücüler Nuhkuyusu Caddesi'ni, D-100 kara yolu üzerinden Kadıköy istikametini kullanacak sürücüler Göztepe Köprüsü'nü, Taşköprü, Ahmet Mithat Efendi, Operatör Cemil Topuzlu ve Bağdat Caddeleri ile Çetin Emeç ve Turgut Özal bulvarlarını kullanacak sürücüler Fahrettin Kerim Gökay Caddesi ve D-100 kara yolunu kullanabilecekler. Büyükyalı Caddesi'nden gelen akım da Turgut Özal Bulvarı istikametine yönlendirilecek.

1. Tersane Caddesi, Karaköy Meydan Kemeraltı Cadde kesişimi ile Refik Saydam Caddesi arası, iki yönlü olarak saat 08.00 itibarıyla trafiğe kapatılacak.

Saat 09.00 itibarıyla trafiğe kapatılacak yollar ise şu şekilde:

Dolmabahçe Caddesi, Dolmabahçe Gazhane Caddesi kesişimi ile Süleyman Seba Cadde arası Beşiktaş istikameti tek yönlü. Beşiktaş Caddesi, Süleyman Seba Caddesi kesişimi ile Çırağan Cadde arası Ortaköy istikameti tek yönlü. Çırağan Caddesi, Beşiktaş Caddesi kesişimi ile 07-032 Nolu Palangalar Işıklar arası iki yönlü. Muallim Naci Caddesi, 07-032 Nolu Palangalar Işıklar kesişimi ile 07-036 Nolu Kuruçeşme Işıklar arası iki yönlü. Arnavutköy Kuruçeşme Caddesi, 07-036 Nolu Kuruçeşme Işıklar kesişimi ile 07-037 Nolu Arnavutköy Korkmaz Yiğit Işıklar arası iki yönlü. Bebek Arnavutköy Caddesi, 07-037 Nolu Arnavutköy Korkmaz Yiğit Işıklar kesişimi ile Vezir Köşkü Sokak arası Bebek istikameti tek yönlü. Cevdet Paşa Caddesi, Vezir Köşkü Sokak kesişimi ile Aşiyan Yolu Sokak arası iki yönlü. Yahya Kemal Caddesi, Aşiyan Yolu Sokak kesişimi ile Arpacı Çeşmesi Sokak arası iki yönlü. Baltalimanı Hisar Caddesi, Arpacı Çeşmesi Sokak kesişimi ile Baltalimanı Çayır Cadde arası iki yönlü. Sakıp Sabancı Caddesi, Baltalimanı Çayır Caddesi kesişimi ile Hekim Tahsin Sokak arası iki yönlü. Katar Caddesi, Hekim Tahsin Sokak kesişimi ile Büyükdere Cadde arası Büyükdere Cadde istikametine tek yönlü. Büyükdere Cadddesi, Eski Büyükdere Cadde kesişimi Aytekin Kotil Varyant Altı kesişimi ile Zincirlikuyu Balmumcu Alt Geçidi Kavşak arası Beşiktaş istikameti tek yönlü. D-100 Güney Sait Çiftçi Bağlantı Yolu Barbaros Bulvarı kesişimi itibarıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Beşiktaş istikameti tek yönlü olarak araç trafiğine kapatılacaktır.

Bu yollara alternatif olarak Meclisi Mebusan, Kadırgalar, Bayıldım, Dereboyu, Ahmet Taner Kışlalı, Portakal Yokuşu, İnşirah, Küçük Bebek, Baltalimanı Çayır, İstinye, Sarıyer, Balaban Dere, Poligon, Tuncay Artun, Sanayi, Eski Büyükdere, Maslak Ayazağa ve Talatpaşa caddeleri, Dulkadiroğulları, Arnavutköy Dere, Trafo ve Ecza sokaklar ile Dolmabahçe Bomonti Tüneli ve Barbaros Bulvarı Sarıyer istikameti kullanılabilecek.

- Metrobüs seferleri saat 10.00'da kuzey, 12.00'de güney yönde durdurulacak

Saat 10.00 itibarıyla D-100 kara yolu güney yol Balmumcu ayrımları trafiğe kapatılacakken, Büyükdere Caddesi Sarıyer istikameti ve Barbaros Bulvarı Beşiktaş istikametine verilecek.

D-100 kara yolu kuzey yol Altunizade Ümraniye ayrımlarının trafiğe kapatılması nedeniyle de D-100 kuzey yoldan gelerek 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yönüne gitmek isteyen araçlar, Altunizade Ümraniye ayrımlarından Kısıklı Caddesi'ne yönlendirilecek.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü güney yönü saat 10.00 itibarıyla trafiğe kapatılacağından metrobüs seferleri saat 10.00'da kuzey yönde, köprünün kuzey yönü ise saat 12.00 itibarıyla trafiğe kapatılacağından metrobüs seferleri saat 12.00'de kuzey yönde durdurulacak.

- Tramvay ve arabalı vapur seferleri yapılamayacak

Saat 10.30 itibarıyla Ragıpgümüşpala Caddesi, Galata Köprüsü, Reşadiye Caddesi Ankara Caddesi (Hamidiye Caddesi kavşağı ile Reşadiye Caddesi kavşağı arası) Ankara Caddesi Ebu Suud Caddesi kavşaktan Sirkeci istikameti, Sahil Kenndy Caddesi Güney Yanyol Aksaray ayrımları, Sahil Kenndy Caddesi Güney Yol Kumkapı ayrımları, Sahil Kenndy Caddesi Kuzey Güney Yol Sirkeci Kumkapı arasında trafik akışı sağlanamayacak.

Ayrıca Sirkeci arabalı vapur seferleri ile Beyazıt ve Kabataş tramvay seferleri geliş gidiş olarak saat 10.30'dan program sonuna kadar durdurulacak.

Parkur üzerinde bulunan otobüs durakları için İETT Genel Müdürlüğünce saat 10.30 itibarıyla sefer düzenlemesi yapılacak.

Vatan, Millet, Fevzipaşa ve Horhor caddeleri ile Onuncu Yıl Bulvarı ve Atatürk Bulvarı, alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.


İstanbul'da "yarı maraton" dolayısıyla pazar günü bazı yollar trafiğe kapatılacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İstanbul'da "yarı maraton" dolayısıyla pazar günü bazı yollar trafiğe kapatılacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İstanbul'da düzenlenecek Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu dolayısıyla, 28 Nisan Pazar Günü bazı yollar trafiğe kapatılacak.

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, 28 Nisan Pazar günü gerçekleştirilecek Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu için trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar belirlendi.

Bu kapsamda, Sahil Kennedy Caddesi Güney Yol Samatya Varyant ile Yenikapı Etkinlik Alanı arası, Sahil Kennedy Caddesi Kuzey Yol Namık Kemal Varyant dönüşleri saat 02.00'den etkinlik bitimine kadar trafiğe kapatılacak.

Galata Köprüsü, Ayvansaray, Mürselpaşa, Abdulezelpaşa, Ragıpgümüşpala ve Reşadiye caddeleri, Ankara Caddesi (Hamidiye Caddesi kavşağı ile Reşadiye Caddesi kavşağı arası), Ankara Caddesi Ebu Suud Caddesi kavşaktan Sirkeci istikameti, Sahil Kennedy Caddesi (Samatya varyant ile Sirkeci ışıklar arası), Namık Kemal Caddesi Sahil Kenndy Caddesi'ne katılım, Gazi Mustafa Kemal Paşa Caddesi Sahil Kennedy Caddesi'ne katılım, Sahil Kenndy Caddesi Kuzey Yol Avrasya Tüneli Aksaray ayrımları ile Namık Kemal varyant arası ve Avrasya Tüneli acil çıkışlarında saat 04.30'dan etkinlik sonuna kadar trafik akışı sağlanamayacak.

Söz konusu yollarda çift yönlü trafik akışı sağlanamayacakken, belirtilen cadde ve sokaklar, bağlantı noktalarına uygun cadde ve sokaklardan kapatılacak.

Avrasya Tüneli Aksaray ayrımları ile Avrasya Tüneli acil çıkışları trafiğe kapanacak, Avrasya Tüneli Transit Yol, Anadolu ve Avrupa Yakası istikametlerine açık kalacak.

Namık Kemal Caddesi'nden Sahil Kennedy Caddesi istikameti trafiğe kapatılacak, Yenikapı İdo Arabalı Vapur İskelesine geçişler Şehit Vefa Karakurdu Üst Geçidi'nden sağlanacak.

Gazi Mustafa Kemal Paşa Caddesi (Atatürk Bulvarı) Sahil Kennedy Caddesi istikametine gelen trafik akımı, varyant üzerinden geri döndürülecek.

Samatya Sahil Güney Yan Yol'dan gelen trafik akımı, Samatya varyant üzerinden Zeytinburnu istikametine geriye verilecek.

Tersane Caddesi'nden Galata Köprüsü istikametine gelen trafik akımı Beşiktaş istikametine, Kemeraltı Caddesi'nden Galata Köprüsü'ne gelen trafik akımı ise Tersane Caddesi'ne yönlendirilecek.

Yavedut Caddesi'nden Ayvansaray Caddesi istikametine gelen trafik akımı Savaklar Caddesi'ne, Savaklar Caddesi'nden Ayvansaray Caddesi istikametine gelen trafik akımı Yavedut Caddesi'ne yönlendirilecek

Atatürk Bulvarı'ndan Eminönü ve Balat sahil yollarına katılan trafik akımı Atatürk (Unkapanı) Köprüsü üzerinden Beyoğlu istikametine, Atatürk Köprüsü'nden Balat ve Eminönü sahil yollarına katılan trafik akımı Atatürk Bulvarı üzerinden Kemerler istikametine aktarılacak.

Atatürk Bulvarı, Avrasya Tüneli, Atatürk Köprüsü, Haliç Köprüsü, D100 Kuzey Güney Yol ile Vatan, Millet, Fevzipaşa, Türkeli, Aksaray, Namık Kemal, Orgeneral Nafız Gürman, Kızılelma, Onuncu Yıl ve Küçük Langa Aralığı caddeleri,
Sahil Kennedy Caddesi Samatya Güney Yenikapı Etkinlik Alanı dönüşleri, Sahil Kuzey Kennedy Caddesi Samatya çıkışlarından gidişli gelişli havuzlu kavşağa kadar olan bölüm, alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.

- Sirkeci arabalı vapur ve tramvay seferleri yapılamayacak

Öte yandan, Sirkeci arabalı vapur seferleri 06.00-13.30 saatleri arasında durdurulacak, tramvay seferleri ise Beyazıt ve Kabataş arasında geliş-gidiş olarak 07.00-13.30 saatleri arasında yapılamayacak.

Parkur üzerinde bulunan otobüs durakları için İETT Genel Müdürlüğünce saat 07.00 itibarıyla sefer düzenlemesi yapılacak.