İsrail Gazze’de sadece Filistinlileri değil tarihi de yok ediyor

Filistinli bir adam, İsrail’in Han Yunus yakınlarındaki Zahra şehrine düzenlediği saldırının ardından yıkıntıların arasında oturuyor (DPA)
Filistinli bir adam, İsrail’in Han Yunus yakınlarındaki Zahra şehrine düzenlediği saldırının ardından yıkıntıların arasında oturuyor (DPA)
TT

İsrail Gazze’de sadece Filistinlileri değil tarihi de yok ediyor

Filistinli bir adam, İsrail’in Han Yunus yakınlarındaki Zahra şehrine düzenlediği saldırının ardından yıkıntıların arasında oturuyor (DPA)
Filistinli bir adam, İsrail’in Han Yunus yakınlarındaki Zahra şehrine düzenlediği saldırının ardından yıkıntıların arasında oturuyor (DPA)

İsrail, Gazze Şeridi’nde beş aydır süren yıkıcı savaşında sadece insanlara değil, tarihi yapılara da ‘merhamet etmedi’.

ABD Başkanı Joe Biden, Hamas ile İsrail arasında önümüzdeki hafta başında ateşkese varılacağını beklese de, İsrail’in yürüttüğü asıl savaş ‘hafıza ve kimlik’ savaşı olarak görülüyor.

İsrail, savaşta çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 30 binden fazla Filistinlinin hayatına mal olan, tüm bir halka karşı katliam gerçekleştirmenin yanı sıra, aynı zamanda Filistin hafızasını ve kimliğini silmeye yönelik eski bir plan çerçevesinde bölgedeki tarihi de silmeyi başardı.

İsrail’in her türlü silahla hedef aldığı Gazze Şeridi, yüzyıllar boyunca Bizans, Roma, Yunan ve Mısır hakimiyetinde önemli bir kültür ve ticaret merkezi oldu ve her medeniyet burada tarihin derinliğini gösteren izler bıraktı.

İsrail merkezli, arkeolojik konularda uzmanlaşmış sol örgüt Emek Shaveh’in X üzerinden yaptığı açıklamaya göre İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ndeki yüzlerce arkeolojik, tarihi ve dinler açısından kutsal alanı hedef aldı.

Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığı habere göre Gazze Şeridi’nde savaş nedeniyle tamamen veya kısmen yok edilen bazı arkeolojik ve kültürel miras anıtları şunlar;

Büyük Ömer Camii 

Filistin’in en önemli, en eski ve en büyük tarihi camilerinden biri olarak kabul edilen Büyük Ömer Camii tamamen yıkıldı.

Gazze’nin Eski Şehir kısmında Daraj mahallesinde yer alan, MS 12. yüzyıla ait bazilika tarzı mimariye sahip cami, 4 bin 100 metrekarelik bir alanı kaplıyordu.

bngtyn
Büyük Ömer Camii (AFP)

Tarihi kayıtlar, güçlü yapısı, mermer sütunları, Memluk ve Osmanlı dönemlerinden kalma kitabe ve süslemeleriyle ünlü olan caminin kademeli olarak inşa edildiğini ve tarihi boyunca farklı kullanımlara sahip olduğunu gösteriyor.

Cami başlangıçta tapınak iken daha sonra kiliseye, İslam fethinden sonra ise camiye çevrildi.

dfvdefv
Büyük Ömer Camii (X)

Seyyid Haşim Camii

Gazze şehrinin kısmen tahrip olmuş önemli tarihi camilerinden biri olan Seyydi Haşim Camii Gazze’nin Eski Şehir kısmında Daraj mahallesinde yer alıyor.

Gazze’nin büyük ve en eski camilerden biri olan cami, 2 bin 400 metrekarelik bir alana sahip.

Seyyid Haşim Camii’nin kubbesinin altında, Gazze’ye yaptığı bir ticaret seferinde ölen, Hz. Muhammed’in büyük dedesi Haşim bin Abdimenaf’ın mezarı olduğuna inanılan bir türbe bulunuyor.

Cami Osmanlı döneminde Memluk mimari tarzında inşa edildi.

rvfr
Seyyid Haşim Camii (X)

Camide kıbleye bakan bir mihrap ve MS 1850 yılında Osmanlı Sultanı Abdülmecid’in himayesinde yenilenen bir minber bulunuyor.

Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi

Aziz Porphyrius Kilisesi, Eski Gazze şehrinin en eski antik kiliselerinden biri ve en eski mahallelerden biri olan Zeytun mahallesinde yer alıyor.

MS 425 yılında adını aldığı Aziz Porphyrius tarafından yaptırılan kilise, onun mezarını da içeriyor.

sdfdfsr
Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi (AFP)

Doğrudan hedef alınması sonucu kilise neredeyse tamamen yıkıldı.

Es-Sammara Hamamı 

Tarihi Gazze şehrinin kalbi olan Zeytun mahallesinde yer alan bu hamam, Büyük Ömer Camii’nden sonra en eski ikinci simge yapı olarak kabul ediliyor.

Hamam, Osmanlı döneminde 500 metrekarelik alan üzerine kuruldu, daha sonra Memluk döneminde, Kral Sencer bin Abdullah El-Muaydi döneminde restore edilerek yenilendi.

Adını bir dönem orada çalışan Samiriyelilerden alan hamam, halen çalışır durumda olan tek tarihi hamamdı.

erfgr
Tarihi Sammara Hamamı (Facebook hesabı)

Paşa Sarayı

Eski Şehrin doğu tarafındaki Daraj semtinde yer alan Paşa Sarayı İsrail’in saldırılarında yıkıldı.

İslam mimarisinin simge yapılarından biri olarak kabul saray, ana girişindeki aslan ambleminin varlığından anlaşılacağı üzere, Memluk İslam mimarisine dayandığı söyleniyor.

yhnbytn
Paşa Sarayı (Facebook)

Deyr el-Balah Mezarlığı

Tamamen tahrip olan Deyr el-Balah Mezarlığı, Filistin halkının çeşitli dönemlere ait tarihini yansıtması nedeniyle Gazze’deki en önemli tarihi ve arkeolojik mezarlıklardan biri.

1972-1982 yılları arasında Deyr al-Balah kıyısında çok sayıda arkeolojik kazı yapıldı ve Geç Tunç Çağı’na (M.Ö. 1550-1200) uzanan mezarlık ortaya çıkarıldı.

Bizans Kilisesi

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye beldesindeki Bizans Kilisesi’nin tarihi MS 444 yılına kadar uzanıyor.

Kilise, İsrail bombardımanında tamamen yerle bir edildi.

yunu7n
Bizans Kilisesi (X)

Zafer ed-Demri Camii

Gazze’nin Şucaiyye bölgesinde yer alan Zafer ed-Demri Camii, en önde gelen tarihi yapılardan biriydi.

Caminin tarihi, Memluk dönemine kadar uzanıyor. İçerisinde içinde Şahab Zafer ed-Demri’nin türbesi bulunuyor.

vrtbtg
Aziz Hilarius Manastırı (Hızır’ın Türbesi)

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah kentinde yer alan tarihi yapı, Bizans döneminde Aziz Hilarius’un (miladi 278-372) Filistin’de yaptırdığı ve ölümüne kadar ikamet ettiği ilk Hristiyan manastırıdır. 

rrb
Hızır’ın Türbesi’nin içi (Facebook)

İsrail ordusu ayrıca, Gazze Şehri'ndeki İngiliz mezarlığını, Deyr el-Balah Müzesi’ni ve Beni Süheyle’deki Hz. Yusuf Türbesi’ni de hedef aldı.



Washington Post: Trump, İran tehdidi nedeniyle Türkiye'den gizli uçuşla ayrıldı

Washington Post: Trump, İran tehdidi nedeniyle Türkiye'den gizli uçuşla ayrıldı
TT

Washington Post: Trump, İran tehdidi nedeniyle Türkiye'den gizli uçuşla ayrıldı

Washington Post: Trump, İran tehdidi nedeniyle Türkiye'den gizli uçuşla ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, İran’dan gelen suikast tehdidi nedeniyle geçen ay Türkiye’den alışılmadık bir yöntemle ayrıldı. Washington Post gazetesinin dün yayımladığı habere göre Trump, Beyaz Saray’ın başkanlık uçağı Air Force One ile Türkiye’den ayrılacağını açıklamasına rağmen, gizli bir askerî uçuşla ülkeden ayrıldı.

Trump, kısa süre önce yenilenen ve Katar tarafından ABD’ye hediye edilen başkanlık uçağıyla NATO Zirvesi’ne katılmak üzere Ankara’ya gelmişti. Ancak ülkeden ayrılırken aniden daha eski bir başkanlık uçağına geçti. Bu gelişme, yeni uçağın güvenliği konusunda soru işaretlerine yol açtı.

NATO Zirvesi için gerçekleştirilen seyahat, hızlı yenileme çalışmaları maliyeti ve güvenliği konusunda tartışmalara neden olan yeni uçağın ilk uluslararası uçuşuydu. Ziyaret, Türkiye sınırında bulunan İran’la çatışmaların giderek şiddetlendiği bir dönemde gerçekleşti.

Trump, Ankara’dan ayrılmadan önce Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara’dan İngiltere’deki Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin Mildenhall Üssü’ne giderken eski güzel günlerin hatırına açık mavi renkli eski başkanlık uçağını kullanacağını söylemişti. Yeni uçak ise ABD’li askerlerin incelemelerde bulunabilmesi için aynı üsse gönderilmişti.

İkmal kamyonuyla gizlice daha küçük bir askerî uçağa taşındı

Washington Post, operasyona ilişkin bilgi sahibi bir ABD’li yetkiliye ve gazetenin incelediği belgeleri destekleyen bilgilere dayanarak, Trump’ın Ankara’da kameraların önünde eski Air Force One’a bindikten sonra havalimanında bir ikmal kamyonuyla gizlice daha küçük bir uçağa götürüldüğünü aktardı.

fghytju
Türkiye’deki Ankara Uluslararası Havalimanı’nda, NATO Zirvesi’nin ardından ayrılmaya hazırlanan Trump’ın konvoyunun gelişi sırasında yemek ikmal araçları (AP)

Söz konusu uçak, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait C-32A tipi bir uçaktı.

Gazeteye göre bu yanıltma operasyonu, Trump’ı hedef alan güvenilir bir tehdide karşılık olarak gerçekleştirildi.

Başkanın korunması için yem uçak

Benzer bir operasyon 2000 yılında da gerçekleştirilmişti. Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton, Pakistan’a giderken genellikle iş insanları tarafından kullanılan ve ayırt edici işaretleri bulunmayan bir uçağa binmiş, resmî başkanlık uçağı ise hedef şaşırtmak amacıyla gönderilmişti.

Son olayda ise Trump’la birlikte seyahat ettiklerini düşünen gazetecilere, gerçekte hedef şaşırtmak amacıyla kullanılan eski Air Force One’ın basın bölümündeki pencerelerin perdelerini kapalı tutmaları talimatı verildi.

Gazete, bazı Beyaz Saray çalışanlarının da başkanın eski uçakta bulunduğuna inandığını aktardı.

Gazeteciler daha sonra uçuş sırasında neden pencere perdelerini kapalı tutmak zorunda olduklarını Trump’a sorduklarında, Trump bunun nedeninin «muhtemelen tehlikeli bir uçuşta» olmaları olduğunu söyledi.

Trump, "Ama ben gidersem siz de gideceksiniz. Öyle değil mi?" ifadelerini kullandı.

Gizli uçak Air Force One’dan önce İngiltere’ye ulaştı

Gazeteye göre Trump’ın bindiği C-32A tipi uçak İngiltere’ye uçtu ve yaklaşık saat 22.20’de varış yaptı. Başkanlık uçağı ve basın mensupları ise birkaç dakika sonra ulaştı.

Gazete, Trump’ın C-32A’dan eski Air Force One’a nasıl geri geçirildiğinin netlik kazanmadığını belirtti.

Trump’a eşlik eden gazeteci ekibi, başkanın İngiltere yerel saatiyle 22.56’da eski başkanlık uçağının merdivenlerinden indiğini bildirdi. Trump gazetecilere el sallayarak zafer işareti yaptı ancak onlarla konuşmadı.

Trump daha sonra bir süre silahlı kuvvetler mensuplarını selamladı ve ardından Katar tarafından ABD’ye verilen yeni uçağa geçti.

Beyaz Saray’dan Trump’ın üçüncü bir uçakla gizli bir uçuş gerçekleştirdiğinin ortaya çıkmasına ilişkin açıklama istendiğinde, İletişim Direktörü Steven Cheung tarafından yapılan bir açıklama sunuldu.

Cheung, Katar tarafından verilen uçağın başkanın ve personelinin güvenliğini sağlamak amacıyla üst düzey güvenlik protokolleriyle donatıldığını belirtti.

Cheung, "Başkanın yakın zamanda söylediği gibi, Amerika’yı hedef alan çok sayıda düşman var ve biz bu tehditlerle mücadele etmek için elimizdeki tüm araçları kullanıyoruz" dedi.

Beyaz Saray, Washington Post'a da aynı açıklamayı sunmuştu.

Katar’ın hediye ettiği Boeing 747 geçici başkanlık uçağı olarak kullanılıyor

Trump’ın kırmızı, beyaz, lacivert ve altın renklerinde olmasını tercih ettiği yeni uçak, Katar’ın geçen yıl ABD’ye hediye ettiği Boeing 747 tipi bir uçak.

Uçak, savunma sanayii şirketi L3Harris Technologies tarafından yeniden donatıldı.

Söz konusu uçağın, Boeing’in yeni nesil iki Air Force One uçağını teslim etmekte yaşadığı ve programın ciddi şekilde gecikmesine yol açan sorunlar nedeniyle geçici bir alternatif olarak kullanılması planlanıyor.


Mücteba İran’ın askeri komuta kademesini yeniden şekillendirdi... Trump Tahran’dan tazminat talep ediyor

Mücteba İran’ın askeri komuta kademesini yeniden şekillendirdi... Trump Tahran’dan tazminat talep ediyor
TT

Mücteba İran’ın askeri komuta kademesini yeniden şekillendirdi... Trump Tahran’dan tazminat talep ediyor

Mücteba İran’ın askeri komuta kademesini yeniden şekillendirdi... Trump Tahran’dan tazminat talep ediyor

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, askeri komuta kademesinde kapsamlı değişikliğe gitti. Hamaney, Ali Abdullahi’yi Genelkurmay Başkanı, Ahmed Vahidi’yi Devrim Muhafızları Komutanı, Ali Azmai’yi Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Hüseyin Taib’i Besic Teşkilatı Başkanı olarak atadı. Bu atamalar, Muhsin Rızai’nin bir gün önce Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği görevine getirilmesinin ardından geldi.

Washington ile Tahran, Hürmüz Boğazı krizini tarafların ellerindeki baskı unsurlarına sıkı sıkıya sarıldığı ve taviz vermeden önce karşı tarafın hamlesini beklediği açık bir “satranç oyununa” dönüştürdü. Umman’la deniz ulaşım güzergâhları konusunda varılan mutabakat ise boğazın yeniden açılıp açılmayacağı meselesini henüz çözüme kavuşturmadı. Tahran, boğazın açılmasını başta ABD ablukasının kaldırılması olmak üzere bir dizi koşula bağladı.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın Washington’dan savaşın yol açtığı zararlar için tazminat talep etmesine karşılık, geçmişteki çatışmalarda İran’ın sorumlu olduğunu söylediği ölümler ve yaralanmalar nedeniyle İran’dan tazminat talep edeceğini açıkladı. Trump, pazar günü yaptığı açıklamada yönetiminin İran’la ihtiyatlı bir şekilde hareket ettiğini ve ülke üzerindeki ekonomik baskıları izlediğini söylemiş, yaşanan karşılaşmayı “satranç oyunu” olarak nitelendirmişti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise İranlıların “profesyonel satranç oyuncuları” olduklarını kanıtladıklarını söyledi. Bekayi, Umman’la deniz ulaşım haritası konusunda bir mutabakata varıldığını, ancak bazı teknik konuların hâlâ çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.


Mali: Ordu ve El Kaide arasındaki çatışmalarda 12 asker ve 50 terörist öldü

Mali askerleri, muhalefetle ittifak kuran aşırılıkçılarla mücadele etmek için sahada (Arşiv- Bamako Bamada web sitesi)
Mali askerleri, muhalefetle ittifak kuran aşırılıkçılarla mücadele etmek için sahada (Arşiv- Bamako Bamada web sitesi)
TT

Mali: Ordu ve El Kaide arasındaki çatışmalarda 12 asker ve 50 terörist öldü

Mali askerleri, muhalefetle ittifak kuran aşırılıkçılarla mücadele etmek için sahada (Arşiv- Bamako Bamada web sitesi)
Mali askerleri, muhalefetle ittifak kuran aşırılıkçılarla mücadele etmek için sahada (Arşiv- Bamako Bamada web sitesi)

Mali ordusunun, El Kaide'ye bağlı Nusret el-İslam vel-Müslimin (CNIM) grubunun ülkenin orta kesimindeki San kentinde bulunan bir askeri kışlaya düzenlediği saldırıyı püskürtmesi sırasında onlarca kişinin öldüğü bildirildi. San, başkent Bamako'nun yaklaşık 400 kilometre kuzeydoğusunda bulunuyor.

Askeri ve yerel kaynaklara göre saldırı pazar günü sabaha karşı başladı. Bölgede şiddetli çatışmalar, patlamalar ve uzun süreli silahlı çatışmalar yaşanırken, daha sonra durum sakinleşti. Saldırıda onlarca kişinin öldüğüne ilişkin haberler geldi.

CNIM, yayımladığı kısa açıklamada kışlanın tamamen kontrolünü ele geçirdiğini öne sürdü ancak saldırıya ilişkin ayrıntı vermedi ve can kaybına ilişkin herhangi bir bilgi paylaşmadı. Diğer kaynaklar ise saldırıyı "şiddetli ve karmaşık" olarak nitelendirdi.

Mali ordusu: 50'den fazla militan öldürüldü

Mali ordusu ise yayımladığı kapsamlı açıklamada, güçlerinin 50'den fazla silahlı militanı öldürdüğünü, buna karşılık kendi saflarında da kayıplar bulunduğunu ancak ölen askerlerin sayısını açıklamadığını bildirdi.

Ordu, Nusret el-İslam vel-Müslimin (CNIM) Grubu ile Azavad Kurtuluş Cephesi ittifakına bağlı silahlı gruplardan oluşan büyük bir gücün San kentindeki 23. Piyade Alayı karargahına "karmaşık bir saldırı" düzenlediğini belirtti.

Açıklamada, saldırganların ağır makineli tüfeklerin yanı sıra kamikaze dronlar, mühimmat taşıyan insansız hava araçları (SİHA) ve iki zırhlı araç kullandığı, bunlardan birinin askeri kışlanın duvarında gedik açmayı başardığı ifade edildi.

hty5hjy
Mali'nin başkenti Bamako'daki ana yollardan birindeki trafik (Arşiv- AFP)

Ordu, savunma birliklerinin "güçlü ve koordineli karşılığı" sayesinde saldırıların püskürtüldüğünü, kışlaya sızan çok sayıda militanın etkisiz hale getirildiğini ve karargâhın tamamen yeniden kontrol altına alındığını açıkladı.

İlk değerlendirmelere göre 50'den fazla militanın öldürüldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını belirten ordu, saldırganların büyük bölümünün geri çekilerek bölgeden ayrıldığını kaydetti. Açıklamada, kaçan saldırganların bulunması ve takip edilmesi için operasyonların sürdüğü ifade edildi.

En az 12 Mali askeri öldü

Öte yandan Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre yerel ve askeri kaynaklar saldırıda en az 12 Mali askeri hayatını kaybettiğini belirtti.

Kaynaklar, saldırganların sayısının fazla olduğunu, bazı militanların askeri kışlaya motosikletlerle, bazılarının ise yürüyerek ulaştığını belirtti. Bazı saldırganların kamuflaj amacıyla Mali ordusunun resmi üniformasını giydiği de aktarıldı.

vfgthytn
Mali'nin kuzeyindeki Gao kentinde ayrılıkçıların saldırdığı bir bölgeden duman yükseliyor (Arşiv- AP)

Kaynaklara göre silahlı grup saldırı sırasında bazı askeri teçhizata da el koydu. Bir görgü tanığı, saldırganların kampa girerek bir süre kontrolü ele geçirdiğini, ardından bölgeden ayrıldığını söyledi. Mali ordusu ise saldırganların kendi birliklerinin müdahalesi sonucu geri çekilmek zorunda kaldığını savundu.

Mali Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı, saldırgan grubun takibi sırasında San kentinin 17 kilometre uzağında bir silahlı grubun yerinin tespit edildiğini açıkladı. Genelkurmay, grubun etkisiz hale getirildiğini, teçhizatının bir bölümünün imha edildiğini ve kalan kısmına el konulduğunu bildirdi.

Mali'de terörle mücadele operasyonları sürüyor

Mali ordusu ayrıca ülkenin tamamında terörle mücadelenin sürdüğünü açıkladı. Rusya'nın Wagner grubunun halefi olarak nitelendirilen Afrika Kolordusu tarafından desteklenen Mali güçlerinin, ülkenin kuzeyindeki Tuareg isyancılarını etkisiz hale getirmeyi amaçlayan "Dugukoloko" operasyonunu sürdürdüğü belirtildi.

Mali ordusu geçen cumartesi günü, Bambara-Maoudé bölgesinde bitki örtüsünün arasında saklanan bir grup silahlı militanın tespit edildiğini ve hedefin doğrulanmasının ardından bölgede görev yapan hava unsurlarının gruba yönelik başarılı bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirmişti. Ordu, operasyonun ardından herhangi bir insan hareketliliğinin gözlemlenmediğini açıkladı.

Ordu, pazar günü de Kidal bölgesindeki Abeybara çevresinde, Timbuktu bölgesindeki Razi el-Ma'da ve Kutiala bölgesindeki Maho'nun kuzeybatısında CNIM ile "Azavad Kurtuluş Cephesi" ittifakına bağlı militanların çeşitli gruplar halinde toplandığının tespit edildiğini duyurdu.

Söz konusu bölgelerde "terörist liderlerin" bulunduğunu belirten ordu, tespit edilen bütün hedeflere yönelik operasyonların başarıyla gerçekleştirildiğini, militanların etkisiz hale getirildiğini ve başta silahlı araçlar, İHA’lar ve motosikletler olmak üzere askeri teçhizatlarının imha edildiğini bildirdi.

Mali'de güvenlik krizi derinleşiyor

Mali, 2012'den bu yana ağırlaşan bir güvenlik kriziyle karşı karşıya. El Kaide bağlantılı CNIM ve Büyük Sahra'daki DEAŞ gibi silahlı gruplar, ülkenin kuzey ve orta kesimlerinde geniş alanlarda etkinlik gösterirken, Tuareg ayrılıkçı grupları, özellikle "Azavad Kurtuluş Cephesi" de bölgede faaliyet yürütüyor.

fgthy6j
Mali'nin kuzeyindeki Gao kentinde ayrılıkçı militanların düzenlediği saldırının ardından yaşananlar (Arşiv- AP)

Son aylarda güvenlik durumu daha da kötüleşti. Nisan ayında başkent Bamako ile stratejik kentleri hedef alan koordineli saldırılar düzenlendi. Bu saldırılarda Savunma Bakanı hayatını kaybederken, isyancılar ülkenin kuzeyindeki en önemli kentlerden Kidal'ın kontrolünü yeniden ele geçirdi.

Ülkede günlük saldırıların yanı sıra ekonomik abluka nedeniyle tedarik ve yakıt sıkıntısı da yaşanıyor.

Mali yönetimi bu süreçte ağırlıklı olarak, Rusya'nın Afrika Kolordusu tarafından desteklenen silahlı kuvvetlerine dayanıyor. Mali ordusu kara ve hava operasyonlarının yanı sıra İHA’larla düzenlenen saldırılar gerçekleştiriyor. Ancak bu çabalar, çatışmayı sona erdirmeyi veya ülkenin tamamında yeniden tam kontrol sağlamayı henüz başaramadı.