Netflix izleyicileri, yeni filmi yerden yere vuruyor: "Berbat ötesi"

Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
TT

Netflix izleyicileri, yeni filmi yerden yere vuruyor: "Berbat ötesi"

Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)

Amerikalı komedi kralı Adam Sandler'ın başrolünü oynadığı son film Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu (Spaceman), Netflix izleyicilerinden sert eleştiriler alıyor.

Uncut Gems'in 57 yaşındaki yıldızı filmde, eşi Lenka'yla (Maestro'dan Carey Mulligan canlandırıyor) evliliğinin çökmesinden kısa süre sonra Güneş Sistemi'nin sınırına bir göreve gönderilen Çek astronot Jakub Procházka'yı canlandırıyor.

Fakat izleyiciler filmin çıkış noktasını ve kafa karıştırıcı bir seçimle yardımcı oyuncu rolünde dev bir CGI örümcek olmasını yerden yere vuruyor.

Sandler'ın karakteri, Kan Dökülecek'ten (There Will be Blood) Paul Dano'nun seslendirdiği büyük boy örümcekle karşılaştığında ikili ilk başta birbirlerine karşı temkinli davranıyor. Ancak astronot, Hanus adlı örümceğin paylaşabileceği terapötik bir bilgeliği olabileceğinin farkına varıyor.

Netflix hayranları filmin çıkış noktasına ikna olmamış gibi görünürken, izleyiciler yapımı "berbat" ve "düpedüz aptalca" diye nitelendiriyor.

Bir X/Twitter kullanıcısı, "Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu berbat ötesi. Psikolojik değil, düpedüz aptalca" diye yazdı.

Başka biriyse şöyle ekledi:

Dün gece #Spaceman'de birkaç saat Adam Sandler izledim. Bu [bir] ağıttı. Ayrıca uzaylı da dev bir terapist örümcekti.

Bir hayran da yapımı, izlediği "EN KÖTÜ filmlerden biri" diye nitelendirecek kadar acımasızdı.

Öte yandan bazıları daha diplomatikti; bir izleyici filmin "harika performanslar, ilginç fikirler ve ağır temalar" barındırdığını fakat "yavaş temposu nedeniyle batağa saplandığını" yazdı.

Bununla beraber bir başka izleyiciyse filmin "aptalca bir çıkış noktası" olmasına rağmen vurucu temaları ele aldığını söyledi.

Aptalca bir çıkış noktası gibi gelen şey, son derece üzücü ve dokunaklı bir filme dönüşüyor; bu hafta sonu izlemek isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.

Bir başkası da "Hayatımda dost canlısı bir şekilde konuşan dev bir örümceğe ihtiyacım olduğunu bilmiyordum ama teşekkürler Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu" diye espri yaptı.

Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'ndaki CGI örümceği seslendirmesi hakkında The Independent'a konuşan Dano filmin çıkış noktasının, "kulağa buradan bir şey çıkacak kadar çılgınca geldiğini" düşündüğü için imza attığını söylemişti.

Dano gülerek "Adam Sandler'ın bir uzay gemisinde dev bir örümcekle konuştuğunu duyduğumda dedim ki… Tamam" demişti.

Kulağa buradan bir şey çıkacak kadar çılgınca geldi.

Film eleştirmeni Geoffrey Macnab, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu üzerine The Independent'ta kaleme aldığı iki yıldızlı incelemede filmin kimlik sorunu yaşadığını yazıyor.

Macnab bu filmin "Dünya gezegeninde çözülmemiş kişisel meseleleri olan, evinden çok uzaktaki astronotlarla ilgili filmlerden biri" olduğunu söylüyor.

Bir ilişki draması mı, insanın yalnızlığı üzerine Tarkovski tarzı bir meditasyon mu yoksa hayatta kalmaya çalışan bir astronotla ilgili Yerçekimi (Gravity) benzeri bir destan mı izlediğimizden asla tam emin olamıyoruz.

Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu, Netflix'te yayında.

Independent Türkçe



Netanyahu, Trump'ın Barış Konseyi’ne katılma davetini kabul etti

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'ın Barış Konseyi’ne katılma davetini kabul etti

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida, Palm Beach'te düzenledikleri beşinci ortak basın toplantısında (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ne ilişkin Barış Konseyi’ne katılım davetini kabul etti. Netanyahu’nun ofisi, kararı X platformu üzerinden duyurdu.

Beyaz Saray, 17 Ocak’ta Gazze için barış planının ikinci aşamasının ilan edilmesinin ardından, ateşkes sonrasında Barış Konseyi’ne katılmaları için 60’tan fazla ülkeye davetiye gönderdi. Konseyin ilk hedefi, İsrail ile Hamas arasında iki yıl süren savaşın ardından Filistin yönetimine destek olmak, yeniden imar çalışmalarını koordine etmek ve ekonomik kalkınmayı teşvik etmek olarak belirlendi. Ancak ABD yönetiminin, konseyin yetki alanını küresel düzeyde kriz ve çatışmalarla ilgilenecek şekilde önemli ölçüde genişletmek istediğine dair işaretler bulunuyor.

Başka ülkelerin de Barış Konseyi’ne davet edildiği belirtilirken, İsrail son dönemde Beyaz Saray’ın Gazze için önemli bir uluslararası denetim organı atamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Barış Konseyi’ne bağlı olarak oluşturulması öngörülen ve Gazze Yürütme Kurulu olarak adlandırılan yapının, İsrail ile koordinasyon sağlanmadan ilan edildiği ve İsrail’in politikalarıyla çeliştiği ifade edildi. Netanyahu’nun, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Katarlı üst düzey diplomat Ali ez-Zavadi’nin bu yapıya dahil edilmesine karşı çıktığı belirtiliyor. Türkiye ve Katar, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı yürüttüğü savaşa sert eleştiriler yöneltmişti.

Avrupa’dan gelen temkinli tepkilere rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın yarın Barış Konseyi girişimini resmen ilan etmesi bekleniyor. Medya raporlarına göre Trump, aynı gün Barış Konseyi Şartı olarak adlandırılan belgeyi imzalayacak. Açıklamanın, İsviçre’nin Davos kentinde devam eden Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında yapılması planlanıyor. Trump’ın bugün forumda uluslararası bir dinleyici kitlesine hitap etmesi bekleniyor. Eleştirmenler, Trump’ın bu adımla, uzun süredir etkisiz olmakla suçladığı Birleşmiş Milletler’e (BM) alternatif bir yapı oluşturmayı hedefleyebileceğini savunuyor.


Erdoğan'ı Barış Konseyi'nde Dışişleri Bakanı Fidan temsil edecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Erdoğan'ı Barış Konseyi'nde Dışişleri Bakanı Fidan temsil edecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Bugün Reuters'e konuşan bir Türk kaynağı, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın çağrısıyla toplanan "Barış Konseyi"nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsil edeceğini söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın Erdoğan'ı "Barış Konseyi" girişimine katılmaya davet eden bir mektup gönderdiğini duyurdu.

Bugün ise Türkiye Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı'na göre, iki cumhurbaşkanı Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı'na Gazze Barış Konseyi'ne davet ettiği için teşekkürlerini iletti.

Telefon görüşmesinde Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini vurgulayarak, "Suriye'nin birliği, dayanışması ve toprak bütünlüğü Türkiye için son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.


Arakçi’den ABD’ye sert uyarı: İran’a saldırı bölgesel savaşı tetikler

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
TT

Arakçi’den ABD’ye sert uyarı: İran’a saldırı bölgesel savaşı tetikler

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çarşamba günü ABD’ye yönelik şimdiye kadarki en sert ve doğrudan uyarısını yaparak, İslam Cumhuriyeti’nin “yeniden bir saldırıya uğraması halinde elindeki tüm imkânlarla karşılık vereceğini” söyledi.

Uluslararası bağlam ve ABD’nin askerî hareketliliği

Arakçi’nin açıklamaları, ülkesindeki protestoların bastırılması nedeniyle Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na davetinin geri çekildiği bir dönemde geldi. Aynı zamanda, Asya’dan Ortadoğu’ya doğru ilerleyen bir ABD uçak gemisi taarruz grubunun bölgeye yöneldiği belirtiliyor. Buna paralel olarak, Karayipler’deki geniş çaplı bir ABD askerî konuşlanmasının ardından Venezuela’da Nicolas Maduro’nun ABD güçlerince gözaltına alınmasıyla eş zamanlı şekilde, Ortadoğu’da da Amerikan savaş uçakları ve askerî teçhizatının hareketliliği dikkat çekiyor.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığı analizde Arakçi, “şiddetli kargaşa evresinin 72 saatten kısa sürdüğünü” savunarak, yaşanan şiddetin sorumluluğunu yeniden “silahlı göstericilere” yükledi. Ancak internet kesintisine rağmen İran’dan sızan görüntülerde, güvenlik güçlerinin çoğu silahsız görünen göstericilere defalarca gerçek mermi kullandığı görülüyor; Arakçi bu iddialara değinmedi.

Haziran ayında İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunan Arakçi, “İran’ın Haziran 2025’te gösterdiği itidalin aksine, güçlü silahlı kuvvetlerimizin yeni bir saldırı halinde sahip olduğumuz her şeyle karşılık verme konusunda en küçük bir tereddüdü yoktur. Bu bir tehdit değil; bir diplomat ve eski bir savaşçı olarak savaştan nefret ettiğim için, açıkça iletmem gerektiğini hissettiğim bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

Arakçi, “Herhangi bir kapsamlı çatışma kesinlikle sert olacak ve İsrail ile onun vekillerinin Beyaz Saray’a pazarlamaya çalıştığı hayali zaman çizelgelerinden çok daha uzun sürecektir. Böyle bir çatışma, bölge geneline yayılacak ve dünyanın dört bir yanındaki sıradan insanlar üzerinde etkiler yaratacaktır” değerlendirmesinde bulundu.