TikTok gerçekten Çin merkezli mi?

TikTok logosu (AFP)
TikTok logosu (AFP)
TT

TikTok gerçekten Çin merkezli mi?

TikTok logosu (AFP)
TikTok logosu (AFP)

ABD Temsilciler Meclisi’nin geçen hafta TikTok’un ülkede yasaklanmasına yol açabilecek bir yasa tasarısını kabul etmesinin ardından, son derece popüler olan bu uygulamanın ABD’deki geleceği belirsizliğe gömüldü.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre ABD’deki siyasetçiler, Pekin’in uygulama üzerindeki etkisinden endişe duyuyor ve Çinli sahibini TikTok üzerindeki kontrolü bırakmaya zorluyor.

Özellikle Pekin merkezli ByteDance’in sahibi olduğu TikTok’un, Çin hükümetiyle veri paylaşabileceğinden veya platformunda görüntülenen içeriği değiştirebileceğinden endişe ediliyor.

Şu ana kadar bu endişeleri destekleyecek çok az kanıt var.

TikTok hiçbir zaman Çin ana karasında faaliyet göstermedi.

Singapurlu CEO’su Shou Zi Chew, ABD’li yetkililer tarafından sorgulandığında bu gerçeği defalarca dile getirdi.

TikTok gerçekten Çin merkezli mi?

Görünüşte bunun cevabı ‘hayır’ gibi görünebilir.

ABD mahkeme belgelerine göre TikTok ilk olarak Nisan 2015’te Kaliforniya’da kuruldu.

TikTok, Çin ana karasında hiçbir zaman var olmadı. Ancak uygulama, Pekin’in tartışmalı bir ulusal güvenlik yasasını yürürlüğe koymasından kısa bir süre sonra geri çekildiği Temmuz 2020’ye kadar Hong Kong’da mevcuttu.

O dönemde TikTok, Trump yönetiminin artan baskısı karşısında Çin’den uzaklaşmaya çalışıyordu.

Çin’de TikTok’un Douyin adında farklı bir sürümü var.

Douyin, TikTok’tan önce piyasaya sürüldü ve devasa Çin pazarında sansasyon yarattı.

Güçlü algoritması TikTok’un temeli ve küresel başarısının anahtarı oldu.

CEO Chew, Mart 2023’te TikTok’un Çin merkezli olup olmadığı konusunda ABD Kongresi’nde ifade verdi.

Chew bu soruya doğrudan cevap vermedi, yalnızca uygulamanın ülkede mevcut olmadığını ve genel merkezinin Los Angales ve Singapur’da olduğunu söyledi.

Ancak TikTok, karmaşık, çok katmanlı bir kurumsal yapı aracılığıyla, özel sektöre ait bir teknoloji devi olan ByteDance’in mülkiyetinde.

Uygulama, Delaware’de kurulmuş ve Culver City, Kaliforniya merkezli bir limited şirket olan TikTok LLC’ye ait.

LLC, Cayman Adaları’nda kayıtlı ve merkezi Şangay’da bulunan TikTok Ltd tarafından kontrol ediliyor.

Bu firmanın sahibi yine Cayman Adaları’nda bulunan ve merkezi Pekin’de bulunan ByteDance şirketi.

fvde
TikTok CEO’su Shou Zi Chew (AFP)

ByteDance’in web sitesine göre, şirket TikTok’u küresel bir kısa video ürünü olarak geliştirdi ve resmi olarak Mayıs 2017’de piyasaya sürdü.

Altı ay sonra rakip Musical.ly’yi satın aldı ve ardından onu ana platformla birleştirdi.

TikTok’un kendi web sitesine göre de, dünya çapındaki yan kuruluşlarının tümü Bytedance şirketi altında yapılandırıldı.

ByteDance Çin merkezli mi?

Bunun yanıtı kesinlikle ‘evet’.

Şirket bilgilerine göre ByteDance, 2012’de yazılım mühendisi Zhang Yiming ve üniversiteden oda arkadaşı Liang Rubo tarafından Pekin’de kuruldu. O zamandan beri de Pekin’de bulunuyor.

Zhang, 2021’de ByteDance’in CEO’luğundan istifa etti ve şirketin yönetimini, kurucu ortağı olan Liang Rubo’ya devretti. 

Geçen yılki Kongre duruşmasında CEO Chew, ByteDance’in Çin merkezli bir şirket olup olmadığına ilişkin hiçbir soruyu doğrudan yanıtlamadı.

Yalnızca ByteDance’in Çin’de birçok işletmeyi işleten Çin merkezli özel bir şirket olduğunu, ancak doğası gereği ‘küresel’ olduğunu söyledi.

Chew, ByteDance’in yüzde 60’ının Carlyle Group, General Atlantic ve Susquehanna International Group gibi küresel kurumsal yatırımcılara ait olduğunu, firmanın yüzde 20’sinin Zhang’a, yüzde 20’sinin ise dünya çapındaki çalışanlara ait olduğunu belirtti.

Şirketin beş yönetim kurulu üyesinden üçünün ABD’li olduğunu da ekledi.

Çin hükümeti ByteDance veya TikTok’un sahibi mi veya kontrol ediyor mu?

Chew, Kongre’ye, ByteDance’in Çin hükümetine ait olmadığını veya Çin hükümeti tarafından kontrol edilmediğini vurguladı.

Ancak diğer birçok Çin merkezli şirket gibi ByteDance da, yasal olarak parti üyesi çalışanlardan oluşan kurum içi bir Komünist Parti komitesi kurmaya mecbur.

Şirketin Başkan Yardımcısı ve Yazı İşleri Müdürü Zhang Fuping, parti komitesinin sekreteri olarak görev yapıyor.

Komite sık sık partiyi ve Çin lideri Şi Cinping’i incelemek için oturumlar düzenliyor.

Pekin hükümetine göre 2018’deki bir oturuma Zhang Yiming ve yönetim ekibi katıldı.

Ayrıca diğer rakipleri gibi, ByteDance şirketi de, Çin hükümetinin, önemli yan kuruluşlarından birinde ‘altın pay’ olarak adlandırılan hisseyi almasına izin vermek zorunda kaldı.

Bu, Çin hükümetinin artık Bytedance’ın yerel Çin birimi olan Beijing Douyin Information Service’in yüzde 1’ine sahip olduğu anlamına geliyor.

fbrgbf
İnsanlar Çin’in Zhengzhou şehrindeki bir tren istasyonunda Tik Tok logosunu gösteren bir reklamın önünde yürüyor (AFP)

Analistler, ‘altın payın’ Çin hükümetine, halka sağladıkları içerik de dahil olmak üzere teknoloji şirketlerinin günlük işlerine daha doğrudan dahil olması için bir yol sağladığını söyledi.

TikTok CEO’su Chew, ‘altın payın’ var olduğunu kabul etti. Ancak bunun Çin’deki şirketlerin internet lisansı alması amacıyla yapıldığını söyledi.

Çin Komünist Partisi ByteDance’i veya TikTok’u manipüle edebilir mi?

Çin merkezli bir şirket olan ByteDance, çok sayıda ulusal istihbarat, veri güvenliği ve siber güvenlik yasasına tabi.

Çin, 2018 yılında herhangi bir kuruluş veya vatandaşın ulusal istihbarat çalışmalarını desteklemesini, yardım etmesini ve işbirliği yapmasını gerektiren Ulusal İstihbarat Yasası’nı değiştirdi.

Bu, ByteDance’in yasal olarak istihbarat toplanmasına yardımcı olmakla yükümlü olduğu anlamına gelir.

Çin 2021’de ise, ülke dışında gerçekleştirilen ve ‘ulusal güvenliğe veya kamu çıkarlarına zarar verebilecek’ veri işleme faaliyetleri için geçerli olan yeni bir veri güvenliği yasasını yürürlüğe koydu.

Çin’de ayrıca devletin ülke toprakları içinde ve dışında ortaya çıkan siber güvenlik riskleri ve tehditlerini izlemek, önlemek ve ele almak için önlemler alacağını belirten bir siber güvenlik yasası da var.

Bu belirsiz ve geniş yasalar teknoloji şirketleri için geçerlidir ve onları düzenlemek için kullanılabilir.

Çin TikTok’un satışını engelleyebilir mi?

Evet, Pekin'in bunu yapmaya yasal yetkisi var ve bunu yapacağını zaten belirtti.

ABD eski Başkanı Donald Trump yönetiminin Ağustos 2020’de TikTok’u satmaya zorlama girişiminin ardından, Pekin, ihracat kontrol kurallarını, TikTok’un kişiselleştirilmiş bilgi öneri hizmetlerine benzer görünen teknolojiler de dahil olmak üzere, hassas olduğunu düşündüğü çeşitli teknolojileri kapsayacak şekilde revize etti.

Birkaç yıl sonra, 2023’ün başlarında Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Shu Yuting, hükümetin konuya ilk doğrudan yanıtında, Çin’in TikTok’un herhangi bir zorla satışına karşı çıkacağını söyledi.

Sözcü Shu Yuting, uygulamanın satışı veya elden çıkarılmasının ‘teknoloji ihracatını’ gerektireceği ve Çin hükümeti tarafından onaylanması gerekeceğini belirtti.

Pekin o zamandan bu yana bu tutumunda herhangi bir değişiklik belirtmedi.



Trump: Beni durdurabilecek tek şey ahlaki değerlerimdir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Beni durdurabilecek tek şey ahlaki değerlerimdir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, yayınlanan bir röportajda, dünya çapında askeri operasyonlar emri verme yetkisini sınırlayan tek şeyin "ahlakı" olduğunu söyledi.

Trump'ın New York Times'a yaptığı bu açıklamalar, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu devirmek için hızlı bir saldırı başlatmasından ve aralarında özerk Grönland bölgesinin de bulunduğu birçok ülkeyi tehdit etmesinden günler sonra geldi.

NYT’nin, yurt dışındaki faaliyetlerine herhangi bir sınır olup olmadığı sorusuna Trump, “Evet, bir şey var. Ahlakım… Beni durdurabilecek tek şey bu.” dedi. “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok. İnsanlara zarar vermek istemiyorum.” Diyen Trump, uluslararası hukuka uyması gerektiğini belirtti, ancak “Bu, uluslararası hukuk tanımınıza bağlı” ifadesini kullandı.

ABD, savaş suçlularını yargılayan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) üyesi değildir ve BM'nin en yüksek mahkemesi olan Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) kararlarını defalarca reddetmiştir. Donald Trump ABD de yasal sorunlarla karşı karşıya kaldı. Kongre, ilk döneminde onu iki kez azil süreci başlattı. Yetişkin film oyuncusu Stormy Daniels'a yapılan ve açıklanmayan ödemelerle ilgili suçlamalardan mahkum edildi. İktidara dönüşü, bu suçlamaları kurtulmadan önce, 2020 seçim sonuçlarını yasadışı bir şekilde geçersiz kılmaya teşebbüs etmekle ilgili federal suçlamalarla karşı karşıya kaldı.

Trump “barış şampiyonu” olduğunu söyleyip Nobel Barış Ödülü'nü almak isterken, ikinci görev döneminde askeri operasyonlar başlattı. Haziran ayında İran'ın nükleer tesislerine saldırı emri verdi ve geçen yıl Irak, Nijerya, Somali, Suriye, Yemen ve son olarak Venezuela'ya yönelik saldırılar gerçekleştirdi.

Maduro'nun tutuklanmasından bu yana, giderek cesaretlenen Trump, Kolombiya ve NATO üyesi Grönland dahil olmak üzere birçok ülkeyi de tehdit etti.

Trump'a önceliğinin askeri ittifakı sürdürmek mi yoksa Grönland'ı ele geçirmek mi olduğu sorulduğunda, "Bu bir seçenek olabilir" dedi. Gayrimenkul geliştiricisi olarak servet kazanan Cumhuriyetçi milyarder, Grönland'ın ABD'ye ait olmasının "başarı için psikolojik olarak gerekli olduğunu düşündüğüm şey" olduğunu ifade etti.


Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)

Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Çin menşeli JF-17 savaş jetleri için müzakere yürütülüyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla Reuters'a konuşan iki Pakistanlı yetkili, JF-17 Thunder uçaklarının satışı için Suudi Arabistan'la görüşme yapıldığını savunuyor.

İslamabad ve Pekin ortaklığıyla Pakistan'da üretilen jetlerle ilgili anlaşmanın değerinin 4 milyar dolara kadar çıkabileceği aktarılıyor.

Riyad yönetimi, 2018'de İslamabad'a 6 milyar dolarlık destek paketi verileceğini açıklamıştı. Bu paketin içinde Pakistan Merkez Bankası'na 3 milyar dolarlık mevduat ve ertelenmiş ödemeyle 3 milyar dolarlık petrol tedariki yer alıyordu.

Suudi Arabistan o zamandan beri mevduatları birçok kez yeniledi. Geçen yıl 1,2 milyar dolarlık bir erteleme de dahil, İslamabad'ın döviz rezervlerini istikrara kavuşturmasına yardımcı oldu.

Pakistanlı yetkililer, Suudi Arabistan'a 2 milyar dolarlık kredi ödemesinin sözkonusu savaş jetleriyle yapılmasının planlandığını belirtiyor.

İslamabad yönetimi, silah ihracatını artırıp yerli savunma sanayisini önemli bir gelir kaynağına dönüştürmek amacıyla son aylarda yabancı ülkelerle görüşmeleri hızlandırdı. Libya Ulusal Ordusu'yla 4 milyar dolar değerinde JF-17 anlaşması yapılmıştı. Ayrıca Bangladeş'le de jetlerin satışı için müzakereler sürüyor.

Suudi Arabistan ise hava gücünü çeşitlendirme sürecinde. ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen ay Beyaz Saray'da bir araya gelmişti. ABD Başkanı, Riyad yönetimine F-35 satışını onayladıklarını duyurmuştu. Ortadoğu'da F-35 savaş uçağına sahip olan tek ülke İsrail ise hamleye tepki göstermişti.

Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.

Amerikan medyasındaki haberlerde, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini geliştirmeyi ve herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı hedefleyen anlaşmanın "bölgesel güç dengelerini değiştirebileceği" yorumu yapılmıştı.

Pakistan ordusundan bugün yapılan açıklamada, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Zahir Ahmed Baber Sidhu'nun, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Turki bin Bander bin Abdulaziz'le bu hafta "savunma işbirliği, bölgesel güvenlik ve gelecekteki ortaklıklarla ilgili" görüştüğü bildirildi.

Independent Türkçe, Reuters, Arab News


Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
TT

Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik tehditleri, ada ülkesi sakinlerinin de tepkisini çekiyor.

Trump, cumartesi günü Venezuela'ya düzenlenen askeri operasyondan sonra yaptığı açıklamada, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de salı günkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" söylemişti.

Ancak 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı olan Grönland'da yaşayanlar, Trump'ın açıklamalarından rahatsız.

BBC'nin irtibata geçtiği, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta yaşayan 32 yaşındaki işletmeci Mia Chemnitz şunları söylüyor:

Grönland halkı Amerikalı olmak istemiyor. Biz satılık değiliz.

Danimarka Parlamentosu'nda Grönland'ı temsil eden iki milletvekilinden biri olan Aaja Chemnitz de Trump'ın açıklamaları karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, "ABD'nin başka bir NATO müttefikini ilhak etmeyi gündeme getirmesi tamamen saygısızca bir davranış" diyor.

II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Grönland'da askeri varlığı bulunan ABD için ada özellikle Kuzey Amerika'yla Kuzey Kutbu arasında yer aldığı için stratejik öneme sahip.

Son dönemlerde buzulların erimesiyle erişimi kolaylaşan nadir toprak mineralleri de Grönland'ın doğal kaynaklarına ilgiyi artırdı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Danimarka'nın, Trump'ın tehditlerine yanıt olarak yayımladığı ortak bildiride Grönland'la dayanışma vurgusu yapılmıştı.

Ancak olası bir askeri operasyon halinde Avrupa ülkelerinin ABD'ye karşı harekete geçip geçmeyeceği belli değil.

Mia Chemnitz, "Bir Grönlandlı olarak, kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu müttefikler için bizim değerimiz nedir? Bizi korumak için ne kadar ileri gidebilirler?" diye soruyor.

Grönland'daki İnuit yerlilerinden 42 yaşındaki Aleqatsiaq Peary ise adanın Danimarka'dan tamamen bağımsızlaşması ve gelecekte ABD kolonisine dönüşmemesi gerektiğini söylüyor:

Bu, bir efendinin kontrolünden diğerine, bir işgalcinin hakimiyetinden diğerine geçmek demek. Biz Danimarka'nın kolonisiyiz. Danimarka hükümetinin yönetimi altında zaten çok şey kaybediyoruz.

Independent Türkçe, BBC, NBC