TikTok gerçekten Çin merkezli mi?

TikTok logosu (AFP)
TikTok logosu (AFP)
TT

TikTok gerçekten Çin merkezli mi?

TikTok logosu (AFP)
TikTok logosu (AFP)

ABD Temsilciler Meclisi’nin geçen hafta TikTok’un ülkede yasaklanmasına yol açabilecek bir yasa tasarısını kabul etmesinin ardından, son derece popüler olan bu uygulamanın ABD’deki geleceği belirsizliğe gömüldü.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre ABD’deki siyasetçiler, Pekin’in uygulama üzerindeki etkisinden endişe duyuyor ve Çinli sahibini TikTok üzerindeki kontrolü bırakmaya zorluyor.

Özellikle Pekin merkezli ByteDance’in sahibi olduğu TikTok’un, Çin hükümetiyle veri paylaşabileceğinden veya platformunda görüntülenen içeriği değiştirebileceğinden endişe ediliyor.

Şu ana kadar bu endişeleri destekleyecek çok az kanıt var.

TikTok hiçbir zaman Çin ana karasında faaliyet göstermedi.

Singapurlu CEO’su Shou Zi Chew, ABD’li yetkililer tarafından sorgulandığında bu gerçeği defalarca dile getirdi.

TikTok gerçekten Çin merkezli mi?

Görünüşte bunun cevabı ‘hayır’ gibi görünebilir.

ABD mahkeme belgelerine göre TikTok ilk olarak Nisan 2015’te Kaliforniya’da kuruldu.

TikTok, Çin ana karasında hiçbir zaman var olmadı. Ancak uygulama, Pekin’in tartışmalı bir ulusal güvenlik yasasını yürürlüğe koymasından kısa bir süre sonra geri çekildiği Temmuz 2020’ye kadar Hong Kong’da mevcuttu.

O dönemde TikTok, Trump yönetiminin artan baskısı karşısında Çin’den uzaklaşmaya çalışıyordu.

Çin’de TikTok’un Douyin adında farklı bir sürümü var.

Douyin, TikTok’tan önce piyasaya sürüldü ve devasa Çin pazarında sansasyon yarattı.

Güçlü algoritması TikTok’un temeli ve küresel başarısının anahtarı oldu.

CEO Chew, Mart 2023’te TikTok’un Çin merkezli olup olmadığı konusunda ABD Kongresi’nde ifade verdi.

Chew bu soruya doğrudan cevap vermedi, yalnızca uygulamanın ülkede mevcut olmadığını ve genel merkezinin Los Angales ve Singapur’da olduğunu söyledi.

Ancak TikTok, karmaşık, çok katmanlı bir kurumsal yapı aracılığıyla, özel sektöre ait bir teknoloji devi olan ByteDance’in mülkiyetinde.

Uygulama, Delaware’de kurulmuş ve Culver City, Kaliforniya merkezli bir limited şirket olan TikTok LLC’ye ait.

LLC, Cayman Adaları’nda kayıtlı ve merkezi Şangay’da bulunan TikTok Ltd tarafından kontrol ediliyor.

Bu firmanın sahibi yine Cayman Adaları’nda bulunan ve merkezi Pekin’de bulunan ByteDance şirketi.

fvde
TikTok CEO’su Shou Zi Chew (AFP)

ByteDance’in web sitesine göre, şirket TikTok’u küresel bir kısa video ürünü olarak geliştirdi ve resmi olarak Mayıs 2017’de piyasaya sürdü.

Altı ay sonra rakip Musical.ly’yi satın aldı ve ardından onu ana platformla birleştirdi.

TikTok’un kendi web sitesine göre de, dünya çapındaki yan kuruluşlarının tümü Bytedance şirketi altında yapılandırıldı.

ByteDance Çin merkezli mi?

Bunun yanıtı kesinlikle ‘evet’.

Şirket bilgilerine göre ByteDance, 2012’de yazılım mühendisi Zhang Yiming ve üniversiteden oda arkadaşı Liang Rubo tarafından Pekin’de kuruldu. O zamandan beri de Pekin’de bulunuyor.

Zhang, 2021’de ByteDance’in CEO’luğundan istifa etti ve şirketin yönetimini, kurucu ortağı olan Liang Rubo’ya devretti. 

Geçen yılki Kongre duruşmasında CEO Chew, ByteDance’in Çin merkezli bir şirket olup olmadığına ilişkin hiçbir soruyu doğrudan yanıtlamadı.

Yalnızca ByteDance’in Çin’de birçok işletmeyi işleten Çin merkezli özel bir şirket olduğunu, ancak doğası gereği ‘küresel’ olduğunu söyledi.

Chew, ByteDance’in yüzde 60’ının Carlyle Group, General Atlantic ve Susquehanna International Group gibi küresel kurumsal yatırımcılara ait olduğunu, firmanın yüzde 20’sinin Zhang’a, yüzde 20’sinin ise dünya çapındaki çalışanlara ait olduğunu belirtti.

Şirketin beş yönetim kurulu üyesinden üçünün ABD’li olduğunu da ekledi.

Çin hükümeti ByteDance veya TikTok’un sahibi mi veya kontrol ediyor mu?

Chew, Kongre’ye, ByteDance’in Çin hükümetine ait olmadığını veya Çin hükümeti tarafından kontrol edilmediğini vurguladı.

Ancak diğer birçok Çin merkezli şirket gibi ByteDance da, yasal olarak parti üyesi çalışanlardan oluşan kurum içi bir Komünist Parti komitesi kurmaya mecbur.

Şirketin Başkan Yardımcısı ve Yazı İşleri Müdürü Zhang Fuping, parti komitesinin sekreteri olarak görev yapıyor.

Komite sık sık partiyi ve Çin lideri Şi Cinping’i incelemek için oturumlar düzenliyor.

Pekin hükümetine göre 2018’deki bir oturuma Zhang Yiming ve yönetim ekibi katıldı.

Ayrıca diğer rakipleri gibi, ByteDance şirketi de, Çin hükümetinin, önemli yan kuruluşlarından birinde ‘altın pay’ olarak adlandırılan hisseyi almasına izin vermek zorunda kaldı.

Bu, Çin hükümetinin artık Bytedance’ın yerel Çin birimi olan Beijing Douyin Information Service’in yüzde 1’ine sahip olduğu anlamına geliyor.

fbrgbf
İnsanlar Çin’in Zhengzhou şehrindeki bir tren istasyonunda Tik Tok logosunu gösteren bir reklamın önünde yürüyor (AFP)

Analistler, ‘altın payın’ Çin hükümetine, halka sağladıkları içerik de dahil olmak üzere teknoloji şirketlerinin günlük işlerine daha doğrudan dahil olması için bir yol sağladığını söyledi.

TikTok CEO’su Chew, ‘altın payın’ var olduğunu kabul etti. Ancak bunun Çin’deki şirketlerin internet lisansı alması amacıyla yapıldığını söyledi.

Çin Komünist Partisi ByteDance’i veya TikTok’u manipüle edebilir mi?

Çin merkezli bir şirket olan ByteDance, çok sayıda ulusal istihbarat, veri güvenliği ve siber güvenlik yasasına tabi.

Çin, 2018 yılında herhangi bir kuruluş veya vatandaşın ulusal istihbarat çalışmalarını desteklemesini, yardım etmesini ve işbirliği yapmasını gerektiren Ulusal İstihbarat Yasası’nı değiştirdi.

Bu, ByteDance’in yasal olarak istihbarat toplanmasına yardımcı olmakla yükümlü olduğu anlamına gelir.

Çin 2021’de ise, ülke dışında gerçekleştirilen ve ‘ulusal güvenliğe veya kamu çıkarlarına zarar verebilecek’ veri işleme faaliyetleri için geçerli olan yeni bir veri güvenliği yasasını yürürlüğe koydu.

Çin’de ayrıca devletin ülke toprakları içinde ve dışında ortaya çıkan siber güvenlik riskleri ve tehditlerini izlemek, önlemek ve ele almak için önlemler alacağını belirten bir siber güvenlik yasası da var.

Bu belirsiz ve geniş yasalar teknoloji şirketleri için geçerlidir ve onları düzenlemek için kullanılabilir.

Çin TikTok’un satışını engelleyebilir mi?

Evet, Pekin'in bunu yapmaya yasal yetkisi var ve bunu yapacağını zaten belirtti.

ABD eski Başkanı Donald Trump yönetiminin Ağustos 2020’de TikTok’u satmaya zorlama girişiminin ardından, Pekin, ihracat kontrol kurallarını, TikTok’un kişiselleştirilmiş bilgi öneri hizmetlerine benzer görünen teknolojiler de dahil olmak üzere, hassas olduğunu düşündüğü çeşitli teknolojileri kapsayacak şekilde revize etti.

Birkaç yıl sonra, 2023’ün başlarında Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Shu Yuting, hükümetin konuya ilk doğrudan yanıtında, Çin’in TikTok’un herhangi bir zorla satışına karşı çıkacağını söyledi.

Sözcü Shu Yuting, uygulamanın satışı veya elden çıkarılmasının ‘teknoloji ihracatını’ gerektireceği ve Çin hükümeti tarafından onaylanması gerekeceğini belirtti.

Pekin o zamandan bu yana bu tutumunda herhangi bir değişiklik belirtmedi.



Ukrayna: Rusya'nın Çernigiv'e düzenlediği füze saldırısında 14 kişi öldü, 61 kişi yaralandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Ukrayna: Rusya'nın Çernigiv'e düzenlediği füze saldırısında 14 kişi öldü, 61 kişi yaralandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Rusya'nın, Ukrayna'nın Çernigiv kentine düzenlediği füze saldırısında 14 kişinin öldüğü, 61 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya'nın, Çernigiv'e füze saldırısı gerçekleştirdiğini belirtti.

Saldırıda ölü ve yaralılar olduğunu ifade eden Zelenskiy, ölenlerin aile ve yakınlarına başsağlığı diledi.

Saldırının düzenlendiği bölgede arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirten Zelenskiy, ölü sayısının artabileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Ukrayna yeterli hava savunma sistemlerine sahip. Dünyanın Rus terörüne karşı mücadele kararlılığı yeterli olsaydı bunlar yaşanmazdı. Teröristler ancak terörü durdurabilecek ve hayatı koruyabilecek olanları korkutmayı başardıklarında yaşamları yok edebilirler. Kararlılık önemlidir. Destek önemlidir. Ukrayna'nın kararlılığı yeterlidir. Ortaklarımızın yeterli kararlılığına ve desteğine ihtiyaç var."

Çernigiv Şehri Belediye Başkanı Oleksandr Lomako da yerel basına yaptığı açıklamada, Rusya'nın saldırıyı yerel saatle 09.00 sularında nüfusun yoğun olduğu semte gerçekleştirdiğini belirtti.

Saldırıda 8 katlı sosyal tesisin hedef alındığına işaret eden Lomako, binanın ve çevredeki araçların hasar gördüğünü söyledi.

Lomako, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da saldırıda 14 kişinin hayatını kaybettiği, 61 kişinin de yaralandığı bilgisini paylaştı.


ABD Başkanı Biden'dan Çin çeliği ve alüminyumuna yönelik tarifelerin üç katına çıkarılması çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ABD Başkanı Biden'dan Çin çeliği ve alüminyumuna yönelik tarifelerin üç katına çıkarılması çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD Başkanı Joe Biden, Çin çeliği ve alüminyuma yönelik gümrük vergilerinin üç katına çıkarılması çağrısında bulundu.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Amerikan yapımı çeliğin ülkenin ekonomik ve ulusal güvenliği açısından kritik öneme sahip olmaya devam ettiği vurgulandı.

Biden yönetiminin Amerikan çeliği ve imalatına önceki yönetimle keskin bir tezat oluşturan tarihi yatırımlar yaptığına işaret edilen açıklamada, ABD'nin Çin'e karşı verdiği ticaret açığının ise son on yılın en düşük seviyesinde olduğu kaydedildi.

Açıklamada, çelik ve alüminyum endüstrilerinde çalışan Amerikalı işçilerin dünyadaki en yoğun emisyona sahip ürünler arasında yer alan Çin'in çelik ve alüminyum ihracatından kaynaklanan önemli bir zorlukla karşı karşıya olduğu aktarıldı.

Çin'in çelik ve alüminyum endüstrilerindeki aşırı kapasite ve piyasa dışı yatırımlarının, ABD ürünlerinin daha yüksek karbon emisyonlarıyla üretilen yapay olarak düşük fiyatlı alternatiflerle rekabet etmek zorunda kaldığı belirtilen açıklamada, çeliğin ticari nakliye gemilerinden, ABD donanma gemilerine kadar yerli gemi inşa endüstrisi için kritik bir girdi olduğu hatırlatıldı.

- Çin'in gemi inşa uygulamalarına yönelik soruşturma

Açıklamada, Biden yönetiminin Çin'in "adil olmayan" ticaret uygulamalarının küresel gemi inşa pazarını bozduğu ve rekabete zarar verdiğine dair artan endişelerin farkında olduğu ve bu kaygıların 5 işçi sendikasının Çin'in denizcilik, lojistik ve gemi inşa sektörlerindeki eylemleri, politikaları ve uygulamalarına ilişkin ABD Ticaret Temsilciliğine (USTR) sunduğu soruşturma talep edilen bir dilekçede dile getirildiği aktarıldı.

Biden'ın USTR'yi Çin çeliği ve alüminyuma yönelik mevcut tarife oranını üç katına çıkarmayı değerlendirmeye çağırdığı belirtilen açıklamada, belirli çelik ve alüminyum ürünlere ilişkin mevcut ortalama tarife oranının yüzde 7,5 olduğu anımsatıldı.

Ayrıca açıklamada, 5 işçi sendikasının dilekçesi üzerine USTR'nin Çin'in gemi inşası, denizcilik ve lojistik sektörlerindeki "adil olmayan" ticaret uygulamalarına ilişkin bir soruşturma başlattığı kaydedildi.

ABD Ticaret Bakanlığının da kurallara uymayan ve piyasayı ucuz ürünle dolduran ülkeler ile ithalatçılara karşı harekete geçeceği aktarılan açıklamada, ayrıca Biden'ın Çin'in ve diğer ülkelerin Meksika'dan ABD'ye ithal edilen çelik ve alüminyuma yönelik gümrük vergilerinden kaçınmasını önlemek için üst düzey ekibini Meksika ile ortak çalışmaya yönlendirdiği aktarıldı.


BM'den Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze için 2,8 milyar dolarlık yardım çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BM'den Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze için 2,8 milyar dolarlık yardım çağrısı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler (BM) işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün yanı sıra Gazze Şeridi'ndeki 3,3 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılamak için 2,8 milyar dolar yardım çağrısında bulundu.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisinden (OCHA) Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi'ne yönelik yardım çağrısına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, BM ve ortaklarının bu çağrısının, Nisan-Aralık 2024 dönemini kapsadığı belirtildi.

Bunun, ilk olarak 12 Ekim 2023'te başlatılan ve Kasım 2023'te revize edilen yardım çağrısının devamı olduğu kaydedildi.

BM ve ortaklarının, talep edilen 2,8 milyar dolar ile ihtiyaç sahibi 3,3 milyon kişinin ihtiyaçlarını karşılamayı, acılarını azaltmayı ve daha fazla can kaybını önlemeyi planladığı bildirildi.


İsrail ordusu Refah'ta bir evi bombaladı, 4'ü çocuk 7 Filistinli öldü

Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
TT

İsrail ordusu Refah'ta bir evi bombaladı, 4'ü çocuk 7 Filistinli öldü

Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bir evi bombalaması sonucu 4'ü çocuk 7 Filistinli hayatını kaybetti.

Sağlık alanından kaynaklar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun, Refah'taki Yebna Mülteci Kampı'nda "Ebu el-Hunud" ailesine ait evi hedef aldığını söyledi.

Kaynaklar, İsrail ordusunun bombardımanında 4'ü çocuk 7 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, cenazelerin Kuveyt Hastanesi'ne getirildiğini aktardı.

Görgü tanıkları da İsrail'in bombaladığı bölgede yerinden edilen çok sayıda Filistinlinin bulunduğunu, büyük bir yıkımın yaşandığını belirtti.

- Gazze'de yerinden edilen Filistinlilerin son sığınağı Refah

İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırıları nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi'nde 1,9 milyon kişi yerinden edildi. Bu Filistinlilerin çoğu, İsrail'in daha önce "güvenli bölge" olduğunu iddia ettiği Refah kentine sığındı.

Gazze Şeridi'nin en güneyinde, Mısır sınırında yer alan Refah'ın İsrail saldırılarından önce 280 bin olan nüfusu, 5 kattan fazla artarak yaklaşık 1,5 milyona ulaştı.

İsrail'in saldırılarından kaçarak, yeterli kalacak yerin bulunmadığı ve altyapının yetersiz olduğu Refah'a sığınan Filistinlilerin büyük bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor.

İsrail ordusunun sık sık hava saldırıları düzenlediği Refah'a kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi'nde sığınacak yerinin kalmayacağından endişe ediliyor.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560'ı kadın olmak üzere 33 bin 843 Filistinli öldürüldü, 76 bin 575 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.


Filistin'in BM'ye tam üyeliği BMGK'de oylamaya sunulacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Filistin'in BM'ye tam üyeliği BMGK'de oylamaya sunulacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Filistin'in BM'ye tam üyeliğine ilişkin karar tasarısı oylanacak.

Filistin'in BM Daimi Temsilciliği, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, karar tasarısının Arap Grubu adına Cezayir tarafından hazırlandığını bildirdi.

Karar tasarısı metninde, "BM Genel Kurulu'na Filistin'in tam üye olarak kabul edilmesi tavsiye edilir." ifadesi yer alıyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, tasarının 18 Nisan'da BMGK'de düzenlenecek bakanlar düzeyindeki Filistin toplantısında oylanması bekleniyor.

- ABD veto sinyali verdi

Ancak, ABD yönetimi üyelik gündeme geldiğinde veto sinyali vermişti.

ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı Robert Wood, ABD'nin konuya ilişkin tutumunun değişmediğini belirterek, "Filistin'in tam üyeliği hususunun, İsrail ve Filistinliler arasında müzakere edilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyoruz" açıklamasında bulunmuştu.

Karar tasarısının geçmesi için 15 üyeli BMGK'de 5 daimi üyenin veto yetkisini kullanmaması ve tasarının 9 "evet" oyu alması gerekiyor.

Konseyden olumlu karar çıkarsa, konu BM Genel Kuruluna sevk ediliyor. 193 üyeli BM Genel Kurulunda da üyeliğin onaylanması için oyların 3'te 2'sinin alınması gerekiyor.

- Filistin'in üyelik başvurusu

Filistin, 2011'de de BM'ye tam üyelik başvurusu yapmış ancak bu müracaat, BM Güvenlik Konseyinde gereken desteği alamamıştı. Filistin 2012 yılında "gözlemci statüsü" almıştı.

Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, 2 Nisan'da yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bir mektup göndererek, üyelik başvurularının yeniden ele alınması için talepte bulunmuştu.

Guterres de 3 Nisan'da BM Güvenlik Konseyine mektup yazarak, Filistin'in talebini gündeme alma çağrısında bulunmuştu.

BMGK ise 8 Nisan'da Filistin'in talebini "Yeni Üyelerin Kabulü Komitesi'ne" iletmişti.

BMGK'ye üyelikle ilgili dönüş yapması gereken Komite, iki toplantının ardından mutabakata varamadığını duyurmuştu.


BAE'de 75 yılın en yüksek yağış miktarı kayda geçti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BAE'de 75 yılın en yüksek yağış miktarı kayda geçti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE), son 75 yılın en yüksek yağış miktarının kayda geçtiği açıklandı.

BAE haber ajansı WAM'ın haberine göre, Ulusal Meteoroloji Merkezi, ülkenin çeşitli bölgelerinde devam eden ve uçuşların ertelenmesine, uzaktan eğitim ve çalışma yöntemine geçilmesine sebep olan şiddetli yağışlar hakkında açıklamada bulundu.

Açıklamada, "Çeşitli bölgelerde, son 24 saatte modern tarihin en yüksek yağış miktarı görüldü. İklim verilerinin toplanmaya başlandığı 1949'dan bu yana en yüksek miktar kaydedildi." ifadesi kullanıldı.

En yüksek yağış miktarının El Ayn şehrinin Hatm eş-Şikle bölgesinde 24 saatten kısa sürede 254,8 milimetreye ulaşmasıyla kayda geçtiği ifade edildi.

Dün akşam saatlerine kadar ülke tarihinde "olağanüstü bir olay" olarak kayda geçen yağış miktarının, artmasının beklendiği aktarıldı.

BAE İslami İşler Kurumu, sağanaktan etkilenen bölgelerde evde namaz kılma çağrısında bulundu.

Etihad Havayollarından yapılan açıklamada, başkent Abu Dabi'de hava muhalefeti nedeniyle uçuşlarda gecikmenin yaşanmasının öngörüldüğünü duyurdu.

BAE Ulusal Acil Durum, Kriz ve Afet Yönetimi Heyeti, yağışın etkili olduğu bölgelerde "zorunlu olmadıkça evden çıkmama" çağrısında bulundu.


ABD Başkanı Biden, İsrail'e verdiği destek nedeniyle memleketinde protesto edildi

Fotoğraf: Kyle Mazza / AA
Fotoğraf: Kyle Mazza / AA
TT

ABD Başkanı Biden, İsrail'e verdiği destek nedeniyle memleketinde protesto edildi

Fotoğraf: Kyle Mazza / AA
Fotoğraf: Kyle Mazza / AA

ABD Başkanı Joe Biden, Gazze'ye saldırılarını sürdüren İsrail'e verdiği destek nedeniyle doğduğu yer olan Pensilvanya'nın Scranton kentinde Filistin destekçisi göstericiler tarafından protesto edildi.

Biden, ülkede 5 Kasım'da düzenlenecek başkanlık seçimleri için yürüttüğü kampanya kapsamında bulunduğu Scranton Kültür Merkezi'nden ayrılırken Filistin destekçisi bir grupla karşılaştı.

Göstericiler, "Biden, Biden saklanamazsın, seni soykırımla suçluyoruz." sloganları attı.

Ellerinde Filistin bayrakları taşıyan ve Biden'ı İsrail'e verdiği destek nedeniyle protesto eden göstericiler, "Özgür, özgür, özgür Filistin" diye seslendi.

Joe Biden, 20 Kasım 1942'de Scranton'da dünyaya geldi.

- İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560'ı kadın olmak üzere 33 bin 843 Filistinli öldürüldü, 76 bin 575 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 260’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere, 604 askerinin öldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail askerleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 468 Filistinli hayatını kaybetti.

Son verilere göre, İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalarda 276 Hizbullah mensubu, 54 Lübnanlı sivil, 17 Emel Hareketi, 13 Hamas, 12 İslami Cihad mensubu ile 7 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.


Uluslararası hava yolu şirketleri İsrail uçuşlarını askıya alıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Uluslararası hava yolu şirketleri İsrail uçuşlarını askıya alıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Uluslararası hava yolu şirketlerinin İsrail uçuşları güvenlik endişesi nedeniyle askıya alınıyor veya erteleniyor.

İsrail ve İran arasında yaşanan gerilim nedeniyle, uluslararası hava yolu şirketleri bölgeye yönelik uçuşlarında yeniden planlamaya gidiyor.

İngiliz hava yolu firması Wizz Air, İran'ın 13 Nisan'da İsrail'e saldırısının ardından 14 ve 15 Nisan'daki Tel Aviv uçuşlarını iptal etti.

Dün uçuşlarını devam ettiren Wizz Air'den AA muhabirine yapılan açıklamada, "16 Nisan itibarıyla uçuşlarımızı devam ettirdik ancak yolcular bazı program değişiklikleri yaşayabilir. Şirket ilgili yetkililerle durumu yakından takip ediyor ve yolcularını tüm program değişikliklerinden haberdar ediyor. Yolcularımız ve ekibimizin güvenliği birinci önceliğimiz. Umuyoruz ki bölgede kısa sürede normalleşme yaşanır." ifadeleri kullanıldı.

İngiliz hava yolu şirketi easyJet de İsrail'de "devam eden durum" nedeniyle yaz sezonu da dahil olmak üzere Tel Aviv'e uçuşlarını 27 Ekim'e kadar askıya aldı.

Alman KLM, İsrail'e uçuşlarını 21 Nisan'a kadar iptal ederken, uçuşlarının İran ve İsrail üzerinden yapılmayacağını duyurdu.

Almanya merkezli Lufthansa Group, Tel Aviv, Amman ve Erbil'e uçuşlarını askıya almasının ardından bugün itibarıyla devam etti. Şirket, Tahran ve Beyrut'a uçuşlarını 18 Nisan'a kadar iptal ederken, İran hava sahasını kullanmayacağını bildirdi.

Air India, Tel Aviv'e uçuşlarını geçici olarak askıya almaya karar verdi.

ABD'li United Airlines, Tel Aviv uçuşlarını askıya aldı ve 1 Mayıs'a kadar bölgeye bileti olan yolcularına tam ücret iadesi yapılabileceğini bildirdi.

Air Canada, Tel Aviv'e cumartesi günü olan uçuşunu iptal etmesinin ardından bölgedeki durumu izlemeye devam edeceklerini ve ona göre uçuş programlarını ayarlayacaklarını duyurdu.

- Rota değiştiren uçuşlar

Avustralyalı hava yolu firması Qantas, uçaklarının İran hava sahasını kullanmamak için güzergah değişikliği yaptığını bildirirken, Virgin Atlantic şirketi Irak, İran ve İsrail üzerinden uçmadığını ve operasyonları üzerindeki olası etkilere karşı durumu izlemeye devam ettiklerini duyurdu.

Iberia Express ise 14 ve 15 Nisan'da Tel Aviv'e uçuşlarını iptal etmişti.


Türk asıllı siyasetçi Karanfil, Belçika'da belediye meclisini terör örgütü PKK'ya karşı uyardı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türk asıllı siyasetçi Karanfil, Belçika'da belediye meclisini terör örgütü PKK'ya karşı uyardı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Belçika'nın Gent kentinin Belediye Meclis üyesi Mehmet Sadık Karanfil, terör örgütü PKK ve yandaşlarının provokasyonlarına karşı uyarılarda bulundu.

Türk asıllı siyasetçi Karanfil, Gent Belediye Meclisi'nde, terör örgütü PKK yandaşlarının geçen ay Belçika'da çıkardığı olaylarla ilgili konuştu.

Olayların ertesi günü Gent Belediye Başkanı'na konuyla ilgili soru ilettiğini ve yanıtlarını geçen hafta aldığını belirten Karanfil, "Öncelikle önleyici ve iyileştirici müdahalelerinden dolayı Belediye Başkanımıza ve Gent polisimize teşekkür ediyorum. Ayrıca çeşitli topluluklardaki derneklere ve akil kişilere de teşekkür etmek istiyorum. Polisle yapıcı istişarelerde bulunarak olayların daha fazla tırmanmamasını sağladılar." diye konuştu.

Karanfil, şöyle devam etti:

"Arkadaşlar, Nevruz Bayramı'nı kutlamak herkesin hakkıdır. Baharın gelişini müjdeleyen bir bayramdır. 21 Mart tesadüf değil. Orta Asya'da yüzlerce, hatta binlerce yıldır kutlanan bir bayram bu ama aynı zamanda İran, Irak, Suriye ve Türkiye gibi ülkelerde de kutlanmaktadır. Bu aynı zamanda Gent gibi dünyanın başka yerlerinde de geçerlidir. Nevruz'u kutlamanın hiçbir sakıncası yoktur. Keşke bu kutlama, terör örgütü sempatizanları tarafından kullanılmamış olsaydı. Görüntüler ortada, hepimiz gördük. Gent’te, Dok-Noord'un avlusunda terör örgütü PKK ile elebaşı Abdullah Öcalan'ın sembolleri gösterildi. Bu, faaliyetin kamuya açık alanda gerçekleştirilmesine izin verilmemesine rağmen oldu."

"Bir terör örgütüne sempati duyulmasına, onun sembollerinin açıkça ve gösterişli şekilde kamusal alanda sergilenmesine göz yumamayız." diyen Karanfil, Belçika Başbakanı Alexander de Croo'nun olaylara ilişkin açıklamasında PKK'nın terör örgütü olduğunu açıkça ifade ettiğine dikkati çekti.

Karanfil, "Terör örgütü PKK, hem ABD'nin hem de Avrupa Birliği'nin (AB) terör örgütleri listesinde yer alıyor. Belçika Başbakanı da bunu dile getirdi. Arkadaşlar, lütfen PKK parametresini başka bir terör örgütüyle değiştirin. Ne yazık ki bu dünyada bunlardan çok sayıda var. Nasıl karşılık verirdik? Hepimiz sempatizan dernekleri suçlamak için sıraya girerdik. O da yetmezdi, değil mi?" değerlendirmesini yaptı.

Şiddeti kesinlikle tasvip etmediklerini vurgulayan Karanfil, şunları kaydetti:

"Hiç kimsenin meseleyi kendi eline alma hakkı yoktur. Açıkçası esnafa yönelik misilleme çağrılarını tasvip etmiyoruz. Sonuçta şehrimizde Türk ve Kürt vatandaşlarımız yıllardır barış içinde yaşıyorlar. Bu nedenle meydana gelen birkaç olay tamamen kınanabilir niteliktedir. Uluslararası çatışmalar, her ne olursa olsun, buralara asla taşınmamalıdır. Sonuçta bu durumdan hiç kimse yararlanamayacaktır."

- PKK yandaşlarının saldırıları

Terör örgütü PKK/YPG destekçisi yaklaşık 150 kişilik grup, 25 Mart'ta Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu önünde barikatları sökerek polise saldırmıştı. Önce Türkiye'nin Brüksel Büyükelçiliğinin bulunduğu caddeye, ardından AB kurumlarının yer aldığı Schuman Meydanı'na doğru yürümek isteyen kalabalık, polis engeliyle karşılaşmıştı.

Ülkedeki şiddet olaylarına devam eden örgüt yandaşları, Liege'e bağlı, nüfusunun büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Cheratte köyünde de aynı gece boyunca taşkınlık çıkarmıştı. Ülkü Ocakları binasını ateşe veren grup, camiye de saldırarak camlarını kırmıştı. Yüzlerini örten, terör örgütü lehine slogan atarak sokaklarda dolaşan grup, Türklere ait evlere, dükkanlara ve araçlara zarar vermişti.

24 Mart'ta da Brüksel'e yaklaşık bir saat uzaklıktaki Heusden-Zolder kentinde nevruzla ilgili sözde kutlamalardan dönen PKK yandaşları, arabalarında terör örgütünü simgeleyen bez parçaları ve elebaşı Abdullah Öcalan'ın posterleriyle tur atarak, Türk asıllı vatandaşların yoğun olduğu caddeden geçmişti. Kentte yerleşik Türk asıllı vatandaşlar buna tepki göstermiş, ardından arbede yaşanmıştı.

Belçika Başbakanı De Croo, "PKK gibi, terör örgütü olarak sınıflandırılan bir örgüte sempati gösterisi yapmak ve provokasyonda bulunmak tolere edilemez." ifadesini kullanmıştı.


ABD, Gazze'nin kuzeyine havadan insani yardım indirdi

ABD, Gazze'nin kuzeyine havadan insani yardım indirdi
TT

ABD, Gazze'nin kuzeyine havadan insani yardım indirdi

ABD, Gazze'nin kuzeyine havadan insani yardım indirdi

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Gazze'nin kuzeyine yaklaşık 25 bin 300 öğüne denk gelen insani yardımı havadan indirdiklerini duyurdu.

CENTCOM'un X sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, Gazze'deki halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla bölgenin kuzeyine dün yerel saatle 11.57'de "C-130" tipi askeri uçaklarla havadan insani yardım indirildiği belirtildi.

Operasyonla yaklaşık 25 bin 300 öğüne tekabül eden gıdanın bırakıldığı aktarılarak, ABD'nin havadan insani yardım yapmaya devam edeceği bildirildi.